Mersin'den çıktı, dünya birincisi oldu! 300 yıllık sır bütün ülkeleri solladı
Londra'daki dev jüri tek bir kaşık tattı, kararı verdi: Bütün dünya ülkelerini geride bırakıp şampiyon oldu. Mersin'in yaylalarından İngiltere'ye uzanan o mucizevi lezzet, 103 yıllık National Honey Show'da altın madalyayı kazandı. 300 yıldır babadan oğula aktarılan o gizli yöntemin ve dünyanın en iyi balı seçilen Eğriçayır balının filmleri aratmayan hikayesi...

İngiltere'de bu yıl 95'incisi düzenlenen ve 103 yıllık geçmişe sahip National Honey Show, dünyanın farklı ülkelerinden bal üreticilerini bir araya getirdi. Londra yakınlarındaki Sandown Park'ta gerçekleştirilen organizasyonda, Britanya Adaları, Manş Adaları ve İrlanda Cumhuriyeti dışındaki ülkelerde üretilen balların yarıştığı uluslararası Class 11 kategorisinde, Türkiye'yi Mersin Erdemli ile Silifke arasında yer alan Eğriçayır Yaylası'nda arıcılık yapan Celal Çay temsil etti. Yarışmada, Eğriçayır'da üretilen (Toplam Aktivite) TA değerli bal, birinci seçilerek altın madalya kazandı.1923 yılından itibaren bir asrı aşkın süredir devam eden yarışmada kazanılan altın madalya, Türk arıcılığının uluslararası alandaki başarılarına bir yenisini ekledi.

Toroslar'ın 2 bin rakımındaki Eğriçayır Yaylası, zengin bitki çeşitliliği, yüksek rakımı ve kendine özgü iklim şartlarıyla arıcılık açısından önemli üretim alanları arasında yer alıyor. Bölgede yaz aylarında etkili olan kurak iklim ve yaylaya özgü bitki örtüsü, çiçeklerin nektar özelliklerini şekillendiriyor. Arıların farklı bitki türlerinden topladığı nektarlarla üretilen polifloralı çiçek balı, yoğun aroması, kendine özgü kokusu ve lezzetiyle dikkati çekiyor. Yaylanın doğal florasında bulunan çeşitli çiçeklerden elde edilen nektarlar, arıların kovanlarda işleyerek bala dönüştürdüğü zengin bir kaynak oluşturuyor. Eğriçayır balının karakteristik aroması, Torosların bitki çeşitliliği ve bölgenin iklim özellikleriyle ilişkilendiriliyor. Balın içeriğindeki doğal bileşenlerin biyolojik etkinliğini gösteren yüksek TA değerinin, Eğriçayır Yaylası balının dünya birinciliğine uzanan başarısındaki önemli etkenlerden biri olduğu belirtiliyor. 2019 yılında da Apimondia'da dünyanın en iyi balı seçilen Eğriçayır balı bu kez National Honey Show'da dünyanın en iyi balı olması Türkiye'nin arıcılıktaki kalitesini tescilledi.

İngiltere'de kazanılan altın madalyayı değerlendiren arıcı Celal Çay, uluslararası yarışmada Türkiye'yi temsil etmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek şöyle konuştu:
"Londra'da düzenlenen National Honey Show yarışmasında birinci olduk. Altın madalya aldık. Bu klasmanın özelliği İngiltere dışında üretilmiş tüm dünya ballarının yarıştığı bir sınıf. Biz bu sınıfta dünyanın en iyi balı seçildik ve birinci sırada yer aldık ve altın madalyayla ödüllendirildik. Mersin Torosları'nda Eğriçayır yaylasında ürettiğimiz için bu madalyayı kazandık. Çünkü balımız çok aromatik. Bu bölgede yazın çok kurak geçtiği için Mersin Torosları, bitkiler çok aromatik nektar salgılıyor. Bu nektarı da kovana taşıyarak arılarımız çok lezzetli ve sağlıklı bir bal üretiyor. Bu balla da nereye götürsek zaten ödül alıyoruz. Bugün yaklaşık 100 yıldır bu düzenlenen bu organizasyonda da altın madalya almamız bizi gerçekten mutlu ediyor."

Kazanılan altın madalyanın Türk arıcılığı açısından taşıdığı öneme dikkati çeken Çay, "Altın madalyayı kazandığımız için çok mutlu oldum. Çünkü burada sadece kendi balımızı değil aynı zamanda memleketimizin, tüm Türkiye'nin ballarını temsil ediyoruz. Çünkü Türk arıcıları olarak Türkiye'de çok güzel ballar üretiyoruz. Biz de bu üretmiş olduğumuz balları uluslararası platformda temsil ediyoruz. Böyle altın madalya ülkemize götürmek bizi gerçekten mutlu ediyor" diye konuştu.Ailesinin 300 yıldır arıcılıkla uğraştığına da değinen Çay, "Biz aile olarak 300 yıldır arıcılık yapıyoruz. Dededen toruna. Bu arıcılık geleneğimiz bize bu başarıyı da getirdi aynı zamanda. Bu geleneği koruyup çocuklarımıza aktarmak istiyoruz. Çünkü güzel bal üretmek, üretmiş olduğumuz bala böyle uluslararası ortamlarda değer verilmesi bizi gerçekten mutlu ediyor. Bu duyguyu çocuklarımın, torunlarımın, sonraki nesillerimizin de yaşamasını istiyorum. Onun için arıcılığı sürdürmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.







