Yıllar önce sular altında kalan köyü herkes birer birer terk etti o ise 23 yıldır yerinden ayrılmadı! Kalmak için tek bir sebebi vardı
Kayseri’de Yamula Barajı’nın yapılmasıyla bir kısmı sular altında kalan ve sakinleri tarafından terk edilen kırsal Taşhan Mahallesi, yürek ısıtan bir vefa hikayesine ev sahipliği yapıyor. Geçirdiği kaza sonucu bacağında protez bulunan 73 yaşındaki Abdullah Özdemir, 23 yıldır boşalan mahallede tek başına kalarak 1962 yapımı Taşhan Büyük Camisi'nin temizlik ve bakımını gönüllü olarak yürütüyor.

Kayseri'de Yamula Barajı'nın yapılmasıyla bir kısmı su altında kaldığı için terk edilen kırsal Taşhan Mahallesi'nin az sayıdaki sakininden biri olan 73 yaşındaki Abdullah Özdemir, 23 yıldır mahalle camisinin temizliğini ve bakımını gönüllü olarak yapıyor.
Kent merkezine yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta bulunan Kocasinan ilçesine bağlı kırsal Taşhan Mahallesi'nin bir kısmı, 2003'te Kızılırmak Nehri üzerinde Yamula Barajı'nın inşa edilmesiyle su altında kaldı.
Köyün su altında kalmasıyla bazıları kent merkezine göç eden köylülerden bir kısmı da eski köye yaklaşık bir kilometre mesafede kurulan yeni yerleşim alanına taşındı.

Çalıştığı fabrikada 1990 yılında geçirdiği kaza sonucu bacağına diz altı protez takılan 73 yaşındaki Abdullah Özdemir ise mahallede yaşamını sürdürerek 1962 yılında inşa edilen Taşhan Büyük Camisi'nin bakımını üstlendi.
Engeline ve ilerleyen yaşına rağmen 23 yıldır caminin bakım ve temizliğini aksatmayan Özdemir, ibadethaneyi süpürüyor, tozunu alıyor ve çevre düzenlemesini yapıyor.
Özdemir, camide zaman zaman Kur'an-ı Kerim okuyup, dua ediyor.

"BU MAHALLEDE DOĞDUM, BURADA ÖLECEĞİM"
Mahallesinin geçmişini AA muhabirine anlatan Özdemir, Yamula Barajı'nın yapılmasıyla komşularının mahalleyi terk ettiğini yarısının şehre diğer yarısının da yeni yerleşim birimine göç ettiğini anlattı.
Çocukluğu ve gençliğinin Taşhan'da geçtiğini dile getiren Özdemir, burada hatıralarının olduğunu söyledi.
Terk edilen köyde kışın sadece 3-4 kişinin kaldığını belirten Özdemir, kronik bronşit olduğu için bölgenin temiz havasının kendisine iyi geldiğini, bu nedenle de mahallede yaşamaya devam ettiğini dile getirdi.

"Burada doğdum, burada öleceğim. Buradan da mezara gideceğim. Burası benim vatanım." diyen Özdemir, kendisinin gençken din eğitimi aldığı camiye kötü niyetli kişi ve definecilerin zarar vermeye çalıştığını anlattı.
Caminin ayakta kalıp, hizmetine devam etmesi için elinden geleni yaptığını anlatan Özdemir, şunları kaydetti:

"Camimizi rahat bırakmıyorlar, yok etmeye çabalıyorlar. Mahallede 2 camimiz var diğeri uzak tarafta olduğu için camlarını kırıp zarar vermişler. Bu cami yakında olduğu için buraya fazla dokunamıyorlar. Benim başka bir işim yok hem sağlığım hem de camiler için burada bekliyorum. Burası ikinci evim, her gün gelip temizliğini yapıyorum, eksikliklerini gideriyorum. İçimden gelmese bunu yapmam. Camiyi temizlerken ruhumu da temizliyorum. Benim Allah'tan isteğim, birisi çıkıp gelse temizliğini yapsa daha memnun olurum ama yok. Camimizi yok etmeye çabalıyorlar ben de ayakta durdurmaya. Bu ömür bende olduğu müddetçe ayakta tutmaya çalışıyorum."

Gönüllü olarak 23 yıldır caminin hem bakımını hem de temizliğini yaptığını dile getiren Özdemir, terk edilmiş mahallelerine yurt içinden ve dışından ziyaretçilerin geldiğini, onlara rehberlik ederek mahallenin tarihi ve geçmişi hakkında bilgi verdiğini sözlerine ekledi.










