Ana kız aynı tezgahta buluştu: Tekirdağ'ın Karacakılavuz dokuma geleneği geleceğe taşınıyor!
Tekirdağ’da Karacakılavuz dokuma kursuna birlikte katılan anne ve kız, çocukluk yıllarında ailelerinden gördükleri kadim dokuma geleneğini aynı tezgahta yaşatıyor. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Süleymanpaşa Halk Eğitim Merkezi iş birliğinde açılan kurs, hem aile bağlarını güçlendiriyor hem de unutulmaya yüz tutmuş kültürel mirası geleceğe aktarıyor.

Tekirdağ'da Karacakılavuz dokuma kursuna birlikte katılan anne kız, çocukluk yıllarında ailelerinden gördükleri dokuma geleneğini öğrenerek gelecek kuşaklara aktarmak istiyor.
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Süleymanpaşa Halk Eğitim Merkezi tarafından açılan Karacakılavuz dokuma kursuna katılan 42 yaşındaki yoğun bakım hemşiresi Zehra Altındağ ile 64 yaşındaki emekli annesi Mukadder Altındağ, aynı tezgahta geleneksel motifleri dokuyor.
Yoğun çalışma hayatını sürdüren kızı ile emekliliğinin ardından kendisine yeni bir uğraş edinen anne, kurs sayesinde hem daha fazla vakit geçiriyor hem de ailelerinden miras kalan dokuma kültürünü yaşatıyor.

Kursa 2 ay önce başlayan Zehra Altındağ, AA muhabirine, 21 yıldır yoğun bakım hemşiresi olarak görev yaptığını söyledi.
Nöbetlerinden fırsat buldukça kursa geldiğini belirten Altındağ, annesinin dokumaya başlamasının ardından kendisinin de bu sanata ilgi duyduğunu anlattı.
"Başta annem başladı. Daha sonra buradaki sıcak ortamı görünce 'Niye olmasın?' diye düşündüm." diyen Altındağ, dokumanın yoğun iş temposunun oluşturduğu stresten uzaklaşmasına yardımcı olduğunu ifade etti.

"ANNE KIZ ZAMANIMIZ DAHA FAZLA OLUYOR"
Altındağ, kursun kendisi için dinlenme ve günlük hayatın stresinden uzaklaşma alanına dönüştüğünü belirterek, "Benim için burası günlük hayatın stresinden uzaklaşmak, kafayı boşaltmak için bir aktivite alanı. Gerçekten çok işe yarıyor." dedi.
Nöbetler nedeniyle ailesine ve annesine istediği kadar zaman ayıramadığını dile getiren Altındağ, kurs sayesinde annesiyle daha fazla birlikte olduğunu söyledi.
Altındağ, geleneksel dokumacılığı öğrenmeye devam ettiğini anlatarak, "Atalarımızdan gelen bir bağ ve geçmişle bağ kurmak benim için önemli. Burada ustalaşanların bir kilimi yapması 1 hafta sürüyor, benim 15 gün kadar sürüyor. Daha çok yeniyim, çok fazla hata yapıyorum ama destekliyorlar. Öğrendikten sonra merakı olan insanları destekleyip öğrendiklerimi aktarmayı isterim." diye konuştu.

"EMEKLİLİKTEN SONRA DOKUMA TEZGAHINA OTURDU"
Zehra Altındağ’ın annesi Mukadder Altındağ da 14 yıllık emekliliğinin ardından kendisine yeni bir uğraş ararken Karacakılavuz dokumacılığıyla tanıştı.
Kursu araştırarak bulduğunu belirten Altındağ, dokumaları ilk gördüğünde çocukluk yıllarına döndüğünü söyledi.
Anne ve babasının da geçmişte dokuma yaptığını anlatan Altındağ, "Biz göçmenler boş durmayı pek sevmiyoruz. Kurs araştırdım, burayı keşfettim. Buraya geldiğimde dokumaları görünce çocukluğuma döndüm. Eskiden anne ve babalarımız dokuma yapıyordu. Çok zevk aldım, heyecanlandım. Evde durmayıp burada çok zaman geçirmeye çalışıyorum. Çok zevkli bir iş." ifadelerini kullandı.
Altındağ, dokuma yaparken hem üretmenin hem de geçmişten gelen kültürü yaşatmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.

KIZINI DA KURSA DAVET ETTİ
Çocukluğunda gördüğü dokuma geleneğinin kaybolmasını istemediğini belirten Altındağ, bu nedenle kızını da kursa davet ettiğini anlattı.
Geleneksel dokumacılığın çocuklara ve torunlara aktarılmasını istediklerini vurgulayan Altındağ, "Geleneklerimizi, göreneklerimizi çocuklarımıza yaşatmak amacıyla kızımı da çağırdım. O da meraklandı ve başladı. Çocuklarımıza, torunlarımıza hepsine göstermeye çalışıyoruz. Onlar da gelip öğrensinler. Birlikte olmaktan çok keyif alıyoruz. Burası aile ortamı, çok samimi olduk." dedi.




