Adana'nın geçmişe açılan kapısı: Akören Antik Kenti
Bizans Dönemi’nden kalma kalıntıların bulunduğu Akören Antik Kenti'nde yapılan çalışmalarla buradaki tarihi eserler gün yüzüne çıkarılıyor.

Gövören olarak adlandırılan birinci kısım köyün üst rafında güney batı yamacındadır. Bulgulara göre burada yaklaşık 30’dan fazla hane bulunuyor.

Bu kalıntıların Bizans dönemine ait olduğu düşünülmekte ve günümüzde de tarih meraklılarının ilgisini çekmektedir. Köy merkezinde bulunan üç kubbeli kilise, bölgenin dini mimarisinin bir örneği olarak karşımıza çıkıyor. Kilisenin güney kapısındaki kalker taşlar üzerinde 572 tarihi yazılı olup, Bizanslılar tarafından birkaç kez restore edilmiştir.

Ayrıca, bölgede günlük yaşamda kullanılan yağ yapımında kullanılan taşlar da keşfedilmiştir.

Bu bölgede, doğu ve batıda yan yana sıralanmış 50'ye yakın ev bulunmuştur. Ayrıca, bölgenin güney batısında, kiliseye ait bir haç simgesi dikkat çekiyor.

Akören ve çevresi, yazılı tarihten önceki dönemlere dayanan zengin bir geçmişe sahip. Çatalhüyük’te yapılan arkeolojik kazılarda elde edilen bulgular, M.Ö. 7000-6500 yıllarına dayanmakta ve bölgenin neolitik çağa ait olduğunu göstermektedir. Akören'in de Çatalhüyük'e yakınlığı göz önüne alındığında, tarihi çok eskilere dayanıyor olabilir. Ayrıca, Alibeyhüyüğü, Karahüyük ve Çomaklar höyüklerinde yapılan araştırmalar, bölgenin Hitit ve eski Tunç çağına kadar uzanan bir tarihe sahip olduğunu ortaya koyuyor. Akçeşme’de bulunan Grek alfabesi ile yazılmış eserler, Roma ve Bizans dönemlerinde de bölgenin iskâna sahne olduğunu gösteriyor.

