Toplumların gerçek niyetine bakılmalı (9)

8 Şubat 2003

"Yahudiler de müminlerle savaşanlara karşı müminlere yardım edecekler, müminlerle birlikte savaş giderlerine katılacaklardır. Bu antlaşmada taraf olan Müslümanlar ve Yahudiler, aralarında iyiliği öğütleyecekler, günah işlere girmeyecekler, birbirlerine iyi davranacaklardır."Bu antlaşmaya göre Yahudiler kendi dinlerinde serbest olacaklar; Evs ve Hazreç kabileleriyle yapmış oldukları antlaşmalar yürürlükte kalacak; Müslümanlara bir saldırı durumunda Yahudiler, Müslümanların yanında yer alacak, Müslümanlara karşı düşmanca bir tutum izlemedikleri takdirde Müslümanlar da bir saldınya maruz kalan Yahudilere yardım edeceklerdi. Peygamber (s.a.v.), Hıristiyan Ukaydir ibn Abdi'l-Melik; Eyle Emîri İbn Ru'be; Cerbâ ve Ezruh; Yahudi Gadya Oğulları ve Arîd Oğullan ile de antlaşmalar yapmıştır.Daima ihtiyatlı olunHz. Peygamber'in bu ittifakları, ayetlerin, Müslümanların, kendileriyle savaşmayan gayrimüslimlerle dostluk kurmalarına, ittifak yapmalarına engel olmadığını kanıtlar. Hz. Peygamber'in bu antlaşmalarından ve ayetlerin ruhundan anlıyoruz ki Müslüman yöneticiler, Müslüman olmayan toplumlarla iyi ilişkiler kurabilirler. Ancak böyle bir ilişki kurarken iki şeye dikkat etmeleri gerekir:1- İlişki kuracakları toplumların esas niyetlerine bakmak, Müslümanlara karşı kötü niyet taşımayan kimselerle irtifak yapmak,2- İttifak yaptıkları gayrimüslimlere karşı daima ihtiyatlı bulunmak, bütün sırlarını onlara açmamak, onlara fazla güvenmemek, uyanık bulunmak.İnsanlarla iyi geçininŞunu da iyi bilmek lazımdır ki ittifaklar, karşılıklı çıkarlara dayanır. Tefsirini yapmakta olduğumuz ayet, kafirlerle antlaşma "yapmayın" demiyor, "Müslümanları bırakıp onlan veli tutmayın" diyor. Antlaşma yapıp iyi geçinmek başka şey, veli edinmek başka şeydir. Mümtehine Suresi'nin 8-9'uncu ayetlerinde de bu husus, gayet açıklıkla ortaya konmuştur. Bu ayetlerde sıkı fıkı dost tutulmaması emredilen kimseler, kendi halinde, iyi niyetli gayrimüslimler değil, Müslümanların birliğini ve dirliğini, refah ve saadetlerini istemeyen, onların dinleriyle alay eden İslâm düşmanlarıdır. Yoksa Kur' ân, Müslümanları, Müslüman olmayan tarafsız, iyi insanlarla dost olmaktan menetmemiş, tersine öyle insanlarla iyi geçinmeyi emretmiştir. Biraz önce mealini yazdığımız Mümtehine: 111/8'nci ayet ve birçok benzeri ayet bunun kanıtıdır.

Devamını Oku