İLK yarıda uyuduk, 2. yarıda kendimize geldik. Kalite yoktu ama heyecan üst seviyedeydi. Fatih Terim’in doğru hamlelerine rağmen G.Saray bu maçı kazanamadıysa futbolcuların artık kendini sorgulama zamanı gelmiştir. Milli maç arası Terim ve bazı futbolculara yaramış, bazılarını da hepten bitirmiş.DÜNKÜ karşılaşma bir defa daha göstermiştir ki, Burak G.Saray’ın oyuncusu değildir. Verilen para çöpe atılmıştır ve bu oyuncu G.Saray’ı bozmuştur. Zamanında Beşiktaş ve F.Bahçe’nin yaptığı gibi devre arasında gönderilmesi veya takasta kullanılması G.Saray’ın menfaatine olacaktır.AYNI düşüncelerim Hamit Altıntop için de geçerlidir. Yenilen son iki golde de önemli hatalar Hamit’ten gelmiştir. Sadece hücumu düşünüp defansını eksik bırakmıştır. Bu iş de tüccar gibi düşüneceksin! Sana faydası yoksa, kalması diğer oyuncuları da bozuyorsa üçe beşe bakmadan göndereceksin. G.Saray büyük hata yapmıştır ve ilk önce Türkiye’ye gelmek istemeyen, sonrasında gönülsüz bir tavır sergileyen 30 yaşındaki Hamit, paraya tav olup zoraki gelmiştir. Hatırlayın aynı şey Nihat Kahveci’nin gelişinde de yaşanmıştır. Zorla güzellik olmaz ve gönülsüz gelen oyuncudan fayda gelmez.TERİM formda ama oyuncuları değil. 2. yarı Umut’un alınması, Elmander’in gerçek kişiliğine dönmesi, sahanın en kötü ismi Eboue’nin çıkarılması ve Aydın ile Riera’nın sahaya sürülmesi Terim’in artılarıydı.İLK yarıda G.Birliği Azofeifa ve Cem Can’la soyunma odasına 3-0’la girmeliydi ama yapamadılar. 2. yarıda 4 numaralı Aykut Demir maça damgasını vurdu. Umut’un golünde asisti yapan, bu arada G.Saray’a 3. golü atan ve son olarak Riera’nın ortasında ofsaytı bozan da Aykut Demir’di. Aykut, arkadaşlarına ayak uydurup ileri çıksa H.Balta’nın beraberlik golü ofsayta takılacaktı. MİLLİ TAKIM ORTADA!BİR baktım 24 yaşındaki Aykut da Hollanda doğumlu çıktı. NAC Breda’da başlamış sonra yolu Ankara’ya düşmüş. Son zamanlarda bu gurbetçilerden çok çekmeye başladık. Mesut Özil’i Almanya’ya kaptırdıktan sonra neredeyse tüm gurbetçilere “buyur gel” dedik ve demeye de devam ediyoruz. İşte Milli Takımımızın hâli ortada.İDDİALI bir sözle bitirmek istiyorum; G.Saray, salı günü Cluj’u yener, maçın yıldızı da oynarlarsa Melo ve Elmander olur.
‘DEVAM mı tamam mı’ konusunu tartışmak bile yanlış. Avcı Macaristan maçının ardından orada bırakmalıydı görevi. Bundan sonra bir santim bile uzama şansımız yok. Hatta iyice kısalırız. Ben zaten Futbol Federasyonu’nun onu görevden alacağını düşünüyorum. Milli Takım son 20 yılda hiç bu kadar kötü olmamıştı. Alman doğumlu oyunculara bel bağlarsan, kendi futbolcularını unutursan, kişisel egolarını ön planda tutup bazı oyuncuları ‘kasıtlı olarak’ oynatmazsan o koltukta oturma şansın da kalmaz!DAHA KÖTÜSÜ DE YOLDATABİİ sadece faturayı Avcı’ya da kesmemek lazım. Bu ülke Fatih Terim, Şenol Güneş’in yanına bir başka hoca sokamadığı sürece, altyapıya ‘sıfır’ yatırım yaptığı sürece iddia ediyorum bugünlerden daha kötülerini de göreceğimizi düşünüyorum. Sahalarımız rezil. Yöneticilerimiz vermeye değil, almaya geliyor. Futbolcu kolay yoldan zengin olma hayali içinde. Durum böyle olunca da dünya futbol arenasında sürünüyorsun. İşin özeti bu.
Macaristan Milli Takımı’na karşı dün, kırmızı forma, şort ve çoraplı, göğsünde Ay-yıldız amblem taşıyan Alman takımı vardı sahada. Bu Alman takımı birkaç Türk futbolcusunu takviye amaçlı kadrosuna almış, bir de Fransız eklemişti.İşte Alman(!) takımının kadrosu ve oyuncuların doğum yerleri:Volkan: İstanbul Egemen: Balıkesir(Almanca biliyor)Hasan Ali: Neuwied AlmanyaÖmer: Ravensburg AlmanyaEmre: İstanbulHamit: Gelsenkirchen AlmanyaMehmet Ekici: Münih AlmanyaNuri: Lüdenscheid AlmanyaCaner: Edremit (Almanca biliyor)Tunay: Hamburg AlmanyaMevlüt: Saint Claude FransaSercan: Nürnberg AlmanyaSONUÇ: 2 İstanbul doğumlu, 2 Almancası olan Türkiye doğumlu,7 halis muhlis Alman ve 1 Fransız.YABANCI AŞIĞIYIZ!Pardon bu Alman(!) takımının dahi teknik direktörü Abdullah Avcı’yı unuttum. O’nun doğum yeri olarak İstanbul gözüküyor ama biraz araştırılırsa Alman insanına, Almanya’ya, Almanca’ya ve Alman futbolcusuna hayranlığı bulunabilir. Yıl 2012, Türkiye’nin nüfusu 80 milyon, Almanya’nın nüfusu 80 milyon. Biraz doğru sayım yapılsa Almanya’yı belki kıl payı da olsa geçeriz.NE bonkör, ne yabancı aşığı bir ülkeyiz. Kendi oyuncumuza, antrenörümüze hakaret eder, takımdan kovarız, elin Brezilyalı’sının heykelini yapar efsane deriz. İşte bu zihniyet, sonunda bizi bitirdi. Şimdi yukarıda saydığım oyunculardan kurulu Milli Takım, maçı kaybedince ben niye üzüleyim ki? İnanıyorum ki Türk halkı da benim gibi düşünüyordur.YEMİN ederim zerre kadar üzülmedim sonuca hatta sevindim desem yeridir. Neden mi? Rüyasında bile görse inanmayacağı Milli Takım’a Göksel Gümüşdağ tarafından paraşütle getirilen Avcı bu maçtan sonra kesin gider, federasyon kendine çeki düzen verir, birkaç kişinin kellesi uçar, bir memurun hayatı boyunca kazanamayacağı primler de kasada kalır.BU hafta göreceğiz, Milli Takım’dan kaçanların bakalım kaçı kendi takımlarında oynayacak? Dün oynayanların da halini gördük. Biraz utanmaları varsa, aynaya bakacak halleri varsa, Macaristan’dan önce istifalarını göndersinler sonra da çok sevdikleri Almanya’ya yerleşsinler.
ROMANYA maçına saatler kala gelen haber aynen şöyle; Burak ve Selçuk sakatlıkları nedeniyle kadroda yok. Kim ne anlatır bilmem ama ben huylandım. Gerçekten de sakatlıkları oynamalarına engel mi? Acaba yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen bu ikili, 11’de başlamayacaklarını anlayınca mı sakatlanıverdiler! Adeleleri mi çekti! Yoksa kılları mı döndü! Bekleyip göreceğiz.SELÇUK 7 Eylül’deki Hollanda maçından beri sahalarda yok. Yani var da yok. Bir şey oynamıyor. Bugün ağrısı olmasa bile kendisine takık olan Abdullah Avcı zaten oynatmayacaktı.TELEVİZYONDAN izlediğim bir görüntüyü sizlere aktarmak istiyorum. 2. yarı başlamak üzere, Arda iki ellerini açıp tribünleri coşturmaya çalışıyor. Beşikaşlı Alen’den farksız. Ama tribünler Arda gibi düşünmüyor ve tepkisizler. Şimdi maçı izleyen herkese soruyorum; 20. dakikada bu maçı alamayacağımız belli oldu. Çünkü kim nerede oynuyor, kim orta yapacak, Umut’a kim yardım edecek, kademeye kim girecek belli değil. KISACASI ruh yok bu takımda ve hocasında. Avcı’nın milli takımını 270 dakikadır izliyoruz ama ben bir şey görmüş değilim. Brezilya 2014 bileti kaçtı. Dünkü sonuçtan sonra bence havlu attık. Salı günü Macaristan maçı da üç aşağı beş yukarı dünkü gibi biter.YÜZÜNE BAKMADIEN acısı, dün bir tek net pozisyonumuz yoktu ama Rumenler’in 1 golü, 3 de kaçırdıkları vardı. Ama bundan da acısı, Avcı’nın anlam veremediğim saplantıları. F.Bahçe son 2 maçında harikalar yaratıp farklı kazandı ve bu iki maçın da yıldızı tartışmasız Caner idi. Nuri, R.Madrid’deki kötü sezonundan sonra Liverpool’da golleri ve oyunuyla Gerrard’ı bile gölgede bırakırken Avcı onların yüzüne bile bakmadı.EVET golde Volkan’ın inanılmaz hatası vardı ama Avcı bu koltukta oturmak istiyor ve A Milli Takımı çocuk oyuncağı gibi görmekten vazgeçerse, Selçuk, Caner, Nuri ve Burak gibi oyunculara da kafayı takmazsa Milli Takım grupta belki 3. olur. Avcı “Yok yaptığım her şey doğru” demeye devam ederse Macaristan’ın da altında kalırız.
DÜNKÜ açıklamalara bakarsak ben Alex’in samimi olduğunu düşünüyorum. Kendi hatalarını da söyleyerek lafa başlaması son derece doğru bir politika. Ben F.Bahçe 2 maç kazandıktan sonra Aykut Kocaman’ın bırakmasının daha doğru olacağı fikrini taşıyorum. Özellikle Alex’e, geldiği ilk günden beri takık olduğuna katılanlardanım. Ali Şen zamanında doğru yapmıştır. Aykut Kocaman’ı sinsi ve içten pazarlıklı birisi olarak görüyorum. Bu fikre şimdi varmadım. Futbol oynadığı dönemde de bu tip hareketlerini görmüştüm.ALEX her zaman taraftarın gözünde bir efsane olarak kalacaktır. Tüm sorulara verdiği yanıtlarda ve anlattıklarında yüzde yüz samimi olduğuna inancım tam. Dünkü açıklamarıyla benim gözümde 10 üzerinden 10 almıştır. Ama ben bir şekilde Alex’in Aziz Yıldırım ve Aykut Kocaman bu kulüpten gittikten sonra geri döneceğine inanıyorum.
ÇÜNKÜ maçtan çok anlatacak bir şey yok. İlk yarı taraftarlar tribünde bende televizyon karşısında uyuklayıp durdum. Bu kadar sıkıcı bir maç olamazdı. Kaleye atılan ilk şut 17. dakikada, onda da Melo adeta dağlara taşlara vurdu. İlk yarıda bir tane insanı heyecanlandıracak, vay be dedirtecek pozisyon olmaz mı? Vallahi billahi olmadı. İlk yarının son saniyelerinde Melo’nun cılız yarım volesi ve Necati’nin yaklaşık 10 metre Cris tarafından çekilerek düşürülmesi ve hakemin devam demesi dışında hiçbir şey yoktu sahada.BU tabloda G.Saray tribünleri hızla boşalır. Sebebi, futbolcular hiç risk almıyor. Sahaya baktığın zaman biraz hareketli olan, sonucu değiştirirse bu adam değiştirir diyebileceğimiz bir Emre bir de Amrabat var. Melo hala bitik, Selçuk istekli ama etkili değil. Ersun Yanal rakipten korkmasa, takımını daha cesaretli oynatsa sonuç böyle olmazdı.VAKİT DARALIYOR!İKİNCİ yarı Amrabat’ın girmesiyle tribünler de, biz de havaya girdik. Evet Amrabat Braga maçında çok kötüydü ama ben yine de onunla başlardım maça. Faslı futbolcu dağınık ve biraz tembel ama gününde olursa rakibi tek başına dağıtabilir. Kanatta oynamayıp biraz içe girdiğinde inanılmaz etkili. Hamit hala Bayern Münih’teki görüntüsünden çok uzak. Sahada var mı yok mu inanın 2 metreden auta attığı pozisyon sonrası kendisinin maçta olduğunu anladım.VE gelelim İlker Meral ve yardımcılarına. Maçta 2 gol oldu ikisi de net ofsayt. G.Saray golünde Umut ayağını sokup geriye çıkardığında, Eskişehir golünde de soldan orta yapıldığında Necati’nin vuruş anında Nuhiu bariz ofsaytta. Evet golleri ne Umut attı, ne de Nuhiu ama pozisyonlarda bu iki oyuncu aktif alanda ve bulundukları yer ofsayt kararını gerektiriyor. İlker Meral fena değil ama iki yardımcı Bülent Gökçü ve Serkan Akarca maçın skorunu tayin etti. Kimse kimseye fatura çıkarmasın, maçın hakkı beraberlikti. G.Saray’daki çöküş sürüyor. Yedikleri golde Muslera ve Cris dışında herkesin golü izlemesi futbolcuların maçtan ne kadar kopuk olduklarını gösterdi. Terim için vakit daralıyor. Takım geçen seneden çok kötü ama yapılan transferlerin maliyeti ez az 50 milyon Euro. Terim bunun hesabını nasıl verecek inanın bilmiyorum.
ARTIK sakalım var hem de aralarında beyazı da var ama kimseye G.Saray’ın kötü oynadığını, Fatih Terim’in inanılmaz formsuz olduğunu anlatamıyorum. Dün itibariyle G.Saray Şampiyonlar Ligi’ne veda etti. Aslında G.Saraylılar dünkü rakibe ve sonuca şükretmeliler. Rakip Manchester olsaydı temiz 4 olurdu, Cluj olsaydı da 3 olurdu. Braga bu kadrosuyla 2 attı, 2 net fırsatı kaçırdı. G.Saray’ın yüzde yüz diyebileceğimiz bir tane net pozisyonu yok. DÜN iyi ki maçı tribünden izlemişim. Her iki yarıyı iki ayrı locada izledim ve bu localarda eski-yeni yöneticiler ve her G.Saraylı’nın sokakta rahatlıkla tanıyabileceği isimler vardı. Ve onların aslında Fatih Terim’i hiç sevmediklerini, bazılarının nefret edercesine tepki gösterdiğini, G.Saray gol yediğinde bazılarının gözlerinin içinin güldüğünü gördüm. Sevdiğim Fatih Hoca bu kafayla giderse F.Bahçeliler’in şu günlerde Aykut Kocaman’a duydukları sevgiyi(!) G.Saraylılar aynen kendisine de göstereceklerdir. Yani ikinci bir Aykut Hoca vakası G.Saray’da da görülebilir. MELO&EMRE ÇIKMAZHOCAM, seni severim, sayarım. Ama sen dün G.Saray’ın o dakikaya kadar en iyi oyuncusu Melo ve Emre’yi oyundan aldın ve sana olan tepkiler 10 kat fazlalaştı. Sokaktaki çocuğa bile maçı izletsen herhalde ‘Emre ve Melo sahada kalsın, diğerleri oynamasa da olur’ derdi. Bu hatayı nasıl yaptın anlamış değilim. Yardımcıların Hasan Şaş ve Ümit Davala, Braga kulübesiyle kavga edip, 4. hakemi taciz ederek, senin bu yanlışları yapmana çanak tutmuş oldular. ASLINDA seyirci her şeyin farkında. Onlar da ruhlarını yenilen ilk golden sonra teslim ettiler. Baktılar futbolcular o kadar korkak ve arzusuz ki 70. dakikada stadı terk etmeye başladılar. Esasında Burak’ın neden Beşiktaş ve F.Bahçe’den gönderildiğini dün çok net anladım. Bu kadar savruk, dengesiz oynayan, her pozisyonda ağzını açıp, ellerini başına götüren bir oyuncunun G.Saray’ın oyuncusu olmadığına şahit oldum. Burak iyi bir oyuncu, iyi bir golcü olabilir ama 3 Büyükler’in futbolcusu olamaz. SELÇUK ‘AV’LANDISELÇUK’U anlatmama gerek yok. Çünkü her kritik pozisyonda rakibinin arkasına saklandı ve ciddi anlamda ağırlaşmış. Milli takım hocası Abdullah Avcı’nın da müthiş bir akıl oyunuyla duygusal Selçuk’u nasıl bitirdiği ortada. Ersun Yanal, Hakan Şükür‘ü nasıl bitirdiyse, Avcı da Selçuk’un üzerinde bunu uyguluyor.BİLİYORUM biraz ağır oldu ama G.Saray’da herkesin gerçeklerle yüzleşmesi gerekir artık. Yönetime de Fatih Terim’e de futbolculara da taraftara da ‘Biz nerede yanlış yaptık?’ sorusunu kendilerine sormalarını tavsiye ediyorum.
G.SARAY gibi,hele hedeflerini bu yıl için fazlasıyla büyütmüş bir takım böyle gol yemez. Yememeli. Futbol hatalar oyunu olabilir,kabul. Takımlar arasında güç farkı çok azaldı,ona da kabul. Ama rakip 2 kişiyle gelip 5 kişinin arasında gol buluyor ve oyuncuların tamamına yakını bu golü seyrediyorsa, o takımda ciddi problem vardır. Düşünün H.Kabze, 2 saniye ara ile 2 rövaşata deniyor ve kendisine Semih dışında müdahale eden yok. Melo,Selçuk, H.Balta, Cris ve Muslera vuruşun güzelliğine hayran kalmış(!) olacak ki yerlerinde çakılı kaldı. Muslera gibi çevik bir kaleci soluna adım atmaz mı? Atmadığı için golü yedi zaten. Bu anlayış G.Saray’ı ilerleyen haftalarda çok zorlar. Stancu’nun golü ayrı bir komedi. Tam 90 metre bütün takım uyur mu? Cris’in yediği çalım, Balta’nın yalandan koşusu ve Semih-Muslera’nın zamanlama hatası 2. golü getirdi.G.Saray bu sezon 4 lig, 1 Süper Kupa maçı kazandı. Beşiktaş’la berabere kaldı, M.United’a yenildi. Kazandığı maçlarda da iyi oynamadı. Koşan, defansı sağlama alan takımlara karşı çok zorlanıyor sarı-kırmızılar. Her rakip Akhisar BG gibi sana boş alan bırakmaz, defansını orta sahaya kadar çıkarmaz.ORDU ve Cuper ne yaptı dün gece? Maça hızlı başladılar ve G.Saray’ın en zayıf halkası, H.Balta’nın kanadına yıktılar maçı. Erken gol ve sonrasında kendi alanlarında kabul ettikleri oyun doğru bir hamleydi. 2. yarı panik yapmasalar bir-iki gol daha atabilirlerdi.BÖYLE ÇARPILIRSINBEN, bu sezon tüm maçlarda eleştirdim G.Saray’ı. Seyircinin ateşlemesi ve biraz da hakem yardımıyla herkesi yenebilirsin ama dışarıda çok zor kazanırsın. Bu anlayışla fark bile yiyebilirsin. Adın, forman, yıldızların, hocan, taraftarın büyük olabilir ama koşmazsan, şımarıklık yapar rakibi ciddiye almazsan, defansı unutursan dünkü gibi çarpılırsın.SELÇUK, Burak, Amrabat, Melo, H.Balta ne oynuyor belli değil. Selçuk tüm topları rakibe attı, Burak ve Amrabat da boş alan bulamayınca G.Saray’ın gol bulması mucizelere kaldı. Öncelikle F.Terim’in bazı gerçekleri görmesi lazım. Umut iyiyse kulübede değil sahada olmalı. Burak gol de atsa ilk 11’de başlamamalı. SONUÇTA Braga ve Cluj maçları öncesi çok faydalı bir ders aldı Terim. Umarım dünkü maçı iyi çok iyi analiz ederler ve aynı hataları tekrarlamazlar. Ama içimde kötü hisler var. Bu yılın transfer şampiyonu, rüya takım(!) için asıl şimdi başlıyor lig.