DÜN gece harika bir futbol akşamıydı. G.Saray bu sezonun en önemli maçında müthiş konsantreydi. Terim’in oyun planı ve sahaya çıkardığı kadro kusursuzdu. Melo, Semih, Amrabat, Riera ve Hamit sezonun en iyi futbolunu ortaya koydu.RAKİP eksik gelmiş, Ferguson maçı ciddiye almamış hiç umrumda değil. 1-2 pozisyonda kendini yere bırakan ve kart gören Burak bile inanılmaz sempatik geldi bana.G.SARAY çok mu iyi oynadı, hayır. Çok mu pozisyona girdi, hayır. Ama ilk defa takım gibi oynadı, inanılmaz koştu, kusursuz bir yardımlaşma içindeydi sarı-kırmızılı futbolcular. Müthiş bir savunma yaptılar. Direkten dönen kafa şutu dahil Manchester’ın bir tane “eyvah” dedirtecek pozisyonu yoktu.SORU şu; Bu G.Saray madem dünkü gibi kollektif, arzulu ve zaman zaman tempolu oynayabiliyorsa, bunu niye ligde, niye Braga maçında ortaya koymadı?DÜN gecenin kahramanı Terim, neden dün geceki gibi motive etmedi diğer maçlarda futbolcularını?NEYSE belki de soru sormak için yanlış bir gün seçtim. Şimdi sevinelim ve artık son 90 dakikaya kilitlenelim. Gün eleştirme günü değil.EN İYİSİ AMRABATÖZELLİKLE defansta Semih, orta alanda Melo ve 70 dakika Hamit çok iyi oynadı. Selçuk ve Elmander dışında tüm takım harikaydı. Eee bir takımda da 1-2 futbolcu da vasat olsun artık.BURAK iyi pozisyon alamamasına rağmen zor bir kafa vurdu ve top da çatala gitti. Seyirciden isteğim artık Burak’ı iyisiyle kötüsüyle kabul etsin ve kötü oynadığında da desteklesin. Moralli Burak her maçta gol de atar, gol de attırır.BRAGA’DA ne mi olur? G.Saray Manchester’dan gelecek skoru beklemeden kendi işini kendi görür.AMRABAT bu sezon ilk defa bu kadar çok koştu, defanstan top çıkardı, hücuma hızlı ve kontrollü çıktı. G.Saray’ın bu tip bir oyuncuya, yani topu rakip kaleye hızlı götürecek bir oyuncuya ihtiyacı vardı ve bu işi en iyi yapabilecek ismin Amrabat olduğu anlaşıldı.SEYİRCİNİN koreografisi, top rakipteyken ve G.Saraylı oyunculardayken baskısı, coşkusu tek kelimeyle süperdi.
ÖNCELİKLE Fatih Terim zor durumda olan tüm maçlarda hakemi inanılmaz derecede taciz ediyor. Kontrolünü kaybetmiş bir şekilde faturayı her defasında ya hata yapan genç futbolculara ya da hakemlere kesiyor. Mücadeleyi yöneten orta hakem, fırçayı yiyen 4. hakem! Ne yapacak 4. hakem? Hakemden düdüğü alıp veya bayrağı kapıp müdahale mi edecek? Bunun adı çaresizlik. GEÇEN seneki futbolu göremediği için kendisi de durumun vahametini anlamış durumda ve istem dışı hareketlerde bulunuyor. Bence kafasında şunlar var... ‘AVRUPA’DA en uç noktaya gitmek için istediğim her transferi aldırdım ama maya tutmadı. Keşke geçen seneki takımı hiç ellemeseydim, Melo’da bu kadar ısrar etmeseydim’ der gibi. Yani kurdurduğu bu takımında şu andaki istikrarsızlığını bir türlü kabullenemiyor.
SALI akşamı bu yılın en zor maçına Manchester karşısında çıkacak olan G.Saray bu haftaya kadar ligde lider kalabiliyorsa, Ş.Ligi umudunu hala sürdürebiliyorsa inanın bu sarı-kırmızılı futbolcuların ve Terim’in başarısı kesinlikle değil. Bu göreceli başarı, ligimizin aslında ne kadar kalitesiz ve rezil durumda olduğunu gösteriyor. Bana sakın G.Saray, Avrupa’da da iddialı demeyin. Bu da ancak Manchester’ın içerde dışarda herkesi yenmesiyle anlatılabilir. Cluj dışında kimi yendi ki G.Saray? Cluj dışında kimden puan aldı ki sarı-kırmızılılar?Yazımın başında vah G.Saray vah dedim, neden mi?UMUT, Amrabat, Burak, Hamit, Melo, Dany, Cris transferlerine rağmen seyirci Engin’in oyuna girmesini sabırsızlıkla bekledi ve o Engin oyuna girince inanılmaz bir alkış koptu. Bunun anlamı, seyirci sahadaki oyunculardan bir şey olmayacağını çok iyi biliyor. Düşünün Avrupa’da finali, en kötü çeyrek finali hedefleyen G.Saray’da seyirci Trabzon’dan gönderilen Engin’i kurtarıcı gibi görüyor. Daha bir şey anlatmaya gerek var mı?TARİHİ FARK OLURDU!ÖNCELİKLE Terim kenarda futbolcuları acayip geriyor. Emre, Burak, H.Balta gibi isimler hata yapınca Terim çıldırıyor ve bu isimlere demediğini bırakmıyor. Melo, Eboue, Selçuk gibi daha kalbur üstü isimler hata yapınca Teim’den ses seda yok. Bir başka önemli konu da Terim’in hakemleri sürekli fırçalaması... Maçı hemen Terim’in arkasında izledim ve her pozisyonda çok ağır ifadeler kullandı. Bunların yarısını Avrupa’da yapsın, iddia ediyorum bir daha sahaya giremez. Ama 4.hakem Taner Gizlenci bunları ya görmezden geldi ya da duymazlıktan! Tolga Özkalfa bir defa olsun Terim’i korkusundan uyaramıyorsa bu onun ayıbıdır.G.Saraylı futbolcular ve Fatih Terim dünkü maçtan sonra acilen ya Eyüp Sultan’a gidip kurban kessin ya da en yakınlarındaki camiiye,türbeye gidip dua etsinler. Dünkü maçın skoru 1-3 yerine en az 1-5, hatta 1-8 Karabükspor lehine bitmeliydi. Abartmıyorum, M.Yıldız, Mabiala, Lualua, İ.Parlak ve diğerleri, biraz şanslı olsa, son vuruşları iyi yapabilse 6 Kasım’daki 6-0’lık hezimet dün gece unutulurdu.BEN yeni gelen teknik direktörden her zaman çekinirim hele bu Mesut Bakkal gibi bir isimse. Helal olsun Bakkal ve arkadaşlarına. G.Saray’ı müthiş çözmüşler ve hiç boş alan bırakmadılar. Bu ülke artık Skibbe, Lorant, Carvalhal ve daha adını unuttuğum bir çok kalitesiz yabancı teknik adama artık dur demeli.SALI günü ne mi olur? Müthiş taraftar ve arzulu G.Saray göreceğimiz kesin ama 3 puan gelir mi? Bu defansla, bu Melo ile formsuz Umut’la zor. Karabük maçından sonra Terim ve futbolcular Eyüp Sultan’a gidip en az 100 kurban kimsesizler, yetimler için kestirirse belki şansımız olabilir.
MİLLET uzaydan paraşütle atlıyor biz hâlâ G.Saraylılar oynamalı mı oynamamalı mı tartışmasındayız. Millet uzaya turistik gezi yapıyor biz hâlâ Türk Telekom 6 günde 3 maçı kaldırır mı yoksa zemin tarla mı olur tartışmasını yapıyoruz. Eeee bizim siyasetçiler bahtsız bedeviyi tartışırsa Türk futbolundaki tartışmalarda bu kadar sığ ve anlamsız olur.500. maçı oynasak ne olur oynamasak ne olur? Maçı izledik, koskoca ülkede Arda Turan dışında bir tane elle tutulur, bir tane maçın sonucunu değiştirebilecek yıldız oyuncu çıkmaz mı? BUGÜNE kadar Abdullah Avcı’ya yaptığım tüm ağır eleştirileri geri alıyorum. Çünkü bu tabloyu yaratan o değil ki? Ne yapsın Avcı? Bizim oyuncular 3 metreden arkadaşına pas atamıyorsa, stoperlerin topu kesmekten başka özelliği yoksa, gurbetçisi de yerlisi de aynı kafadaysa, Burak bir maç harika bir maç rezilse ve en önemlisi aynı Burak geçen hafta yılın asistini yapıp dün gece takımın en egoisti oluyorsa bırakın Avcı’yı Mourinho’yu getirsen ne yazar.KOSKOCA maçta bütün kritik hamleler, keyif veren görüntüler, bizleri heyecanlandıran pozisyonlar Arda Turan’dan geldi. İyi ki gitmiş İspanya’ya. Aklın varsa futbol hayatın bitene kadar Avrupa’da kal, hocalık da yapacaksan, menajer de olacaksan sakın İstanbul’a gelme derim. Arda bu pozitif görüntüsüyle bu sezon Atletico’dan Barcelona veya Real’a giderse kimse şaşırmasın.BİR başka sözüm seyircilere. Türkiye’de gerçek futbol seyircisi, özellikle de milli maç seyircisi kesinlikle yok. Demirören’e kesinlikle katılıyorum, bu ülkenin Milli Takım seyircisi olmalı. İddia ediyorum dün 3 binden fazla bilet satılmamıştır. En az 7 bin bilet 3 Büyükler’in seyircisine bedavadan verilmiştir, geri kalanlar da avantadan, tanıdık eş dost sayesinde girmişlerdir. Zaten 2 bin kişi de federasyonun özel davetlisiydi. 3 BİN BİLET SATILMAMIŞTIRAMA gel gör ki bu statta salı günü M.United maçı var ve şimdiden herkes bilet bulma derdinde. Milli maç olunca “Hava soğuk, üstelik TV’de Muhteşem Yüzyıl var. Niye gideyim ki?” de G.Saray, F.Bahçe olunca bilet için bir yerlerini yırt. Yok arkadaş, Türk futbolunu yükseltmek istiyorsak, futbolumuz tat vermese de oyuncu ve teknik adam kalitemiz de düşse de İngiltere’de, Almanya’da, İspanya’da olduğu gibi maça para vererek gitmeyi, o takımın lisanslı ürününü almayı öğreneceğiz. Biz bunları yapalım, futbolumuz yerinde saymaya devam ederse, o zaman futbolcudan da, teknik adamdan da yöneticilerden de hesap soralım. En azından buna hakkımız olsun.
CLUJ’U rahat bir oyundan sonra farklı geçen G.Saray’dan elbette daha iyi bir futbol ve galibiyet bekliyordum. Ama Türkiye’de kaybedilen maçlardan sonra zemine, maç fazlalığına ve doğal olarak yorgunluğa, sakat ve cezalı oyuncuların eksikliğine bahane bulmak moda oldu. KİM puan kaybetse hemen mazereti hazır.. “Evet, kötü oynadık, kazanmayı haketmiyorduk” diyen teknik direktör, futbolcu ve yönetici bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az. Kimse gerçekleri açık olarak ifade etmiyor, herkes karnından konuşuyor. MAÇTAN sonra kim ne söyledi inanın tek kelime dinlemeden yazıyorum. Ama büyük ihtimalle yöneticiler ve futbolcular, Cluj maçındaki futboldan dolayı yorgun olacaklarını söyleyecekler. Aksi olup “2.yarı döküldük ve kazanmayı haketmedik, hakem rakibimizin de bir penaltısını vermedi” derlerse, yine isim vererek kendilerinden özür dileyeceğim.MAÇA gelelim. Mersin İY ligin sonuna demir atmış, bu görüntüsü ile ligde kalması zor bir görüntü çizdi 10 haftada. Nobre’ye bir şey olsa pozisyona girecek oyuncusu yok gibi. Şartlar böyle olunca, son 3 maçını farklı kazanan, son 4 maçında 3’er gol atan G.Saray’ın, bu kadar kötü futbol oynamasına anlam veremedim. İLK yarı haydi neyse, 2. yarıya ne demeli? Durarak oynayan G.Saray’ın gol yiyeceği aşikardı. Terim uzun süredir dinlenen Melo’ya, Amrabat’a görev verebilirdi. Ama o Melo’yu kulübede unuttu, Amrabat’ı da geç oyuna soktu. Muslera golde yüzde yüz hatalı, Dany, Selçuk, Yekta yok gibiydi. Burak gayretli ama inanılmaz bencildi. Şahsi oyunu ilerleyen haftalarda sıkıntı yaratabilir.BU YOL DOĞRU DEĞİLHAKEM M.İlker Coşkun’u beğenmedim. G.Saraylılar’a toleranslı davrandı, kolladı. Belli ki bu hakem kardeşimiz ligde çok maç almak istiyor ve bazı hakemlerin sıkça yaptığı gibi büyük takım lehine düdük çalmanın kendisine fayda sağlayacağına inanmış. Bu yol doğru bir yol değil İlker Coşkun!SONUÇ olarak ileride çok arayabileceği 2 puanı Mersin’de kaybetti G.Saray. Rakibin tek tehlikeli silahı Nobre’yi tutamayan, 2. yarı oyundan hızla düşen sarı-kırmızılıların elbette kredisi var ve onlar da puan kaybedecek. Benim takıldığım nokta, 2. yarıdaki kötü futbol ve Terim’in geniş kadroyu olumlu ve efektif kullanamaması.
UMUT ve Selçuk biraz iyi oynasa, biraz hareketli olsa maçı daha farklı bile kazanabilirdi G.Saray. Dün akşam aslında G.Saray ile Cluj arasındaki kalite farkı çok net ortaya çıktı. Cluj bizim ligde oynasa ilk 10’a zor girer. Kapetanos ve golü atan Sougou dışında hiçbir etkili silahı yok Romen takımının. Buna rağmen ilk yarıda Cris, Riera ve Dany’nin riskli ve savruk oyunları bize pahalıya patlayacaktı. Hele hele Riera’yı anlamak mümkün değil. İyi mi kötü mü çözemedim ama dün gece G.Saray 3 puanın yanında çok şeyler kazandı.YEKTA’YI, Burak’ı, Emre’yi, Hamit’i kazandı G.Saray. Şimdi yöneticiler kafalarını taşlara vursa yeridir. Neden mi? Tüm olumsuzluklara rağmen yönetim Melo için her türlü fedakârlığı yaptı. Ve o Melo, bonservisi Juventus’tan alınmadığı için gönülsüz geldi. Tatilde de hiç çalışmadığı için G.Saray’ın tüm dengesini bozdu. Şimdi yokluğunda Yekta’nın ne kadar faydalı olduğu ortaya çıktı. Fatih Terim Yekta-Selçuk ikilisini bozmamalı.HAMİT çok mu iyi oynadı, hayır ama 2 nefis asisti ve son bölümdeki efektif futbolu alkışlanmalı. 1-2 haftaya kalmaz Hamit bu takımın en formda adamı olur.VE Burak. Dünün kahramanı. Belediye maçında iyi oynamıştı dün ise harika. Hep doğru yerlerdeydi. Sahanın en etkisizi Umut’a rağmen inanılmaz motiveydi ve orta alan elemanlarıyla çok iyi anlaştı, adeta golü kokladı ve 3 güzel gol attı. Golden sonraki sevinçleri de bize Cristiano Ronaldo’yu hatırlattı. Ama kesin olan, Dortmund karşısındaki Ronaldo’dan çok daha etkiliydi dün geceki Burak.MANU’YA TEŞEKKÜRLERBİR teşekkür de M.United’a. İngilizler, G.Saray’ı Şampiyonlar Ligi’nden uzaklaştırmamak için her şeyi yapıyor. Oldu olacak bir de bize Telekom’da yenilirlerse tüm Türkiye’nin hayır dualarını ve alkışlarını alacaklar. Dün gece müthiş bir keyif, mutluluk yaşadık. İstanbul’da yine sağanak yağmur Bükreş’de müthiş bir futbol havası ve zemin vardı. İyi ki maç Romanya’da oynandı. Bir gözüm de Braga maçındaydı. Elektrikler kesilip maça ara verilince “İşte şimdi oldu, bu maç dönecek ve Cimbom sevinecek” dedim ve arka arkaya gelen gollerden sonra beklentim gerçek oldu.Artık en büyük arzum Manchester’la G.Saray’ın el ele tur atlamaları. Biliyorum bu da gerçekleşecek, yeter ki Terim ve futbolcular dünkü gibi formda ve istekli olsun.
YAĞMURA rağmen drenajı mükemmel bir saha, ılık bir hava ve az sayıda seyirci. 2 takımın da mazereti yok ama gel gör ki, yerden kalkmayan, ilk bakışta “Eyvah çocuğun ayağı kırıldı galiba” diye endişelenip sonrasında kalkıp hiçbir şey olmamış gibi oyuna devam eden futbolcular beni yine hayâl kırıklığına uğrattı. Türkiye’de gerçekten futbol kalitesi yok. 2 takımın da defansı evlere şenlik. Oyuncular nerede duracaklarını, nasıl kademeye girileceğini bilmiyorlar. G.Saray’ın en maliyetli oyuncularından Riera yedikleri golde adeta uyuyordu. Terim’in yerinde olsam dün gece 3 kritik topta süper müdahaleler yapan Cris’i Şampiyonlar Ligi’nde de oynatırdım.YA stoper Zayatte’ye ne demeli? G.Saray’ın ilk golünde Efe’yi bozdu, 3. golde de “Siz atamazsınız, ben atayım” dedi ve altın vuruşu yapıp Belediye’nin suyunu, elektriğini her şeyini kesti.ISRARLA ‘G.Saray’ın oyuncusu değil’ dediğim Burak yılın asistini Umut’a yaptı, 2. golde şutu etkiliydi. Ayrıca Umut’a al da at dediği pas bize onun olumlu anlamda değiştiğini gösteriyor. MELO’NUN olmaması Selçuk’u rahatlatmış. Kötü başlayan Yekta o kadar çok koştu ki, bu Selçuk’u ofansa yöneltti ve takibinin kaşılığını golle aldı.CRIS MUTLAKA OYNAMALIUMUT-Burak-Elmander üçlüsü, bunlardan hangisi oynarsa oynasın her maç pozisyona rahatlıkla girer ve atarlar. Bu arada saç baş da yoldururlar ama G.Saray’ı taşırsa bu isimler taşır.DANY ile Webo’nun 5. dakikadaki pozisyonuna faul ve kırmızı kart demiştim. Ama 35. dakikada Cris’in dokumamasına rağmen kendini öyle bir yere bıraktı ki Webo, işte bu anda “Tamam Webo da bizim oyunculara benzemiş” dedim. Webo’nun 2 aldatmaca hareketten dolayı oyundan atılması gerekirdi. Yine Göçek, 24. dakikada Efe’nin ayağın kasıtlı vuran Amrabat’a en az sarı, doğrusu da kırmızıyı çıkartmalıydı. FATİH Terim defansa biraz çare bulur, Cris’e görev verirse G.Saray kazanır. Hamit son 10 dakika hariç yine kayıplarda, Cluj maçında oynamayacak olan Melo niye oyuna alındı, anlamadım. Bu arada Terim manken gibi. Her hafta G.Saray’ın ürünlerini müthiş kombinasyonla herkese tanıtıyor.
FATİH Terim belki bana değil ama tüm G.Saraylılar’a şu sorunun cevabını vermeli; Bu G.Saray’ın saha içindeki işlerinde kararı kim alıyor? Mesela kornerleri, taçları kim kullanıyor? Duran toplarda sorumluluk kimin? Kimin nerede, nasıl oynaması gerektiğine kim karar veriyor? Saha içinde patron kim?Biliyorum bu sorular Fatih hocayı kızdıracak ama yanıtlarını istiyorum. Böyle saçmalık olur mu? G.Saray bu sezon iki penaltı kazandı. Biri Süper Kupa finalinde F.Bahçe’ye, diğeri de ligde Beşiktaş’a karşı. Bu iki maç da maçların babası. Ve iki kritik penaltıda topun başına gelen ve ikisini de gol yapan Selçuk. Aynı Selçuk geçen sezon da 3 penaltının tamamını gole çevirmişti.Peki ya dün gece? Melo’nun kaçırdığı penaltının sorumlusu Terim’dir. Bu takımın patronu Terim olduğuna göre Melo’ya “Sen çekil, Selçuk atacak” demesi gerekmez miydi? Eğer Selçuk F.Bahçe’ye, Beşiktaş’a atıyor, Cluj’dan korkup “Ben atmayacağım, sen at Melo kardeş” diyorsa o zaman Selçuk’un bu takımda işi ne?BELKİ de dün kaçan penaltı ve 2 puanla G.Saray Avrupa defterini kapattı, büyük paralardan oldu. Terim şunu iyi bilmeli, bu takıma gönül veren herkes Türkiye’den çok Avrupa’da başarı istiyor. Üstelik kalıcı başarılar. Böyle ciddiyetsizlik olur mu? Bu sezon kazanılan iki penaltıyı da gol yapan adam dün ayağı kopmadıysa, kulübede veya tribünde değilse penaltıyı atmalı. Belki Selçuk da kaçıracaktı ama yine de o kullanmalıydı.HAKEM G.SARAYLIYDI!KİMSE bana ‘Yağmur yağdı, saha G.Saray’ı bozdu’ demesin. İtalyan hakem ilk yarı üzerinde sarı-kırmızılı formayla oynar gibiydi. Biraz daha ileri götüreyim, hakem, Eboue, Umut, Selçuk gibi isimlerden daha etkiliydi. 3 dakika içinde Aguirregaray’ı atması ve G.Saray lehine verdiği penaltı doğru değildi. Ama G.Saray yine kazanamadıysa herkes şapkasını önüne koyup düşünmeli.TERİM’İN bir başka önemli hatası, Hamit’i çıkarmasaydı. Hamit’i ilk defa bu kadar hırslı ve arzulu görürken, 39’da oyundan alınması büyük hataydı. Üstelik sakatlığı da yoktu.Sonuç olarak, G.Saray Şampiyonlar Ligi’nde ilk golünü attı ve ilk puanını aldı ama bu yeterli olmayacak. Büyük ihtimalle grubu sonuncu bitirecek. G.Birliği maçında ‘Terim formda, futbolcular formsuz’ dedik. Dün gece tam tersi oldu.Terim inanılmaz garip ve ters işler yaptı.