Öncel Öziçer

Öncel Öziçer

oncelozi@gmail.com

Hocam ayıp oluyor ama!

23 Aralık 2014

Hülya Avşar-Kaya Çilingiroğlu görüşmesini kimileri medeni bir tavır, kimileri mide genişliği olarak yorumladı ya...Haliç Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Özkan Pektaş da bu söyleşiyi derslerinde “örnek davranış” olarak okutacakmış.Sayın hocamın bu röportajı gözünde fazla büyüttüğünü düşünüyorum.Eski sevgilileri ve eski eşiyle yıllardır dost kalabilmiş biri olarak benim direkt kürsümü yapmaları lazım o zaman.Gerçi ben ilişkilerimde kazık yeme-atma olayı yaşamadığım için bitişler kavgalı bile olsa sonrasında kin gütmeye gerek kalmadı.***O medeni çizgi hep korundu, saygıda kusur edilmedi.Ama ayrıldığı insanlarla her zaman dost kalabilmiş ben bile Hülya adına empati yaptığımda o Kaya’yı değil karşıma alıp heyecandan tir tir titreyerek “ama beni neden aldattın yaa?” diye sormak, imdat istese telefonlarına çıkmam!Gerçi şöyle bir düşününce bu iki insanın evliliği sürerken de, Hülya’nın tavırları kadın ırkı açısından son derece gurur kırıcıydı.Kaya’nın onu aldattığı her ortaya serildiğinde gülerek “amaan erkeğin elinin kiri, gelip geçici hevesler için yuvamı yıkamam ben” derdi.Ortada bir yuva kalmış gibi...“Ben aşiret kızıyım, bizde boşanma olmaz” falan derdi bir de...Sanki biz, aldatılmaya müsaade etmeyenler olarak şunun bunun kızıyız!***Kocam bütün memlekete göstere göstere gidip başka kadınlarla beraber olacak, sonra ben onun bana dokunmasına izin vereceğim ve bununla da neredeyse gurur duyacağım öyle mi?Neyse, evlilikleri nasıl kötü bir örnek idi ise, ayrılık sonrası bu geniş halleri de o kadar olumsuz bir örnek olmalı diye düşünüyorum.Evlilikleri boyunca karısını aldatmakta mahsur görmeyen Kaya Çilingiroğlu o programda da her zamanki zarafetiyle, “sen hamile kalmadan önceki aldatmalarıma pişmanım ama çocuktan sonrakilere değilim” dedi!Hülya da “ihhihih ihihi nasıl yani?” diye yine güldü.Beyefendi yine aynı özen ve kibarlıkla ikinci karısından söz ederken lafa ‘öteki de’ diye girdi vs...***Bu insanların bir oğlu bir de kızı var değil mi?Çocukların rol modelleri enteresan...Anne defalarca aldatılmış, gıkını çıkarmamış, ayrıldıktan sonra bu konular açıldığında fıkra dinlemiş liseli kız gibi gülmüş.Baba gerine gerine ihanetlerinden bahsetmiş, iki eşini de ne kadar küçülttüğünün farkına bile varmamış.Sonra bir profesör çıksın ve ilişkilerde medeni tavır bu olmalı diye ders versin, öyle mi?Hocam isterseniz bir kez daha düşünün...Kadına şiddet sadece fiziksel bir eylem değildir.Psikolojik şiddeti normalleştirmeye çalışanlara bir de siz destek vermeyin.NOEL!İzmir’de doğan, büyüyen ve yaşayanlar için Noel kutlamaları sadece Amerikan filmlerinde görülen bir bayram değildir.Burada Levanten kültürüyle o kadar iç içe yaşıyoruz ki bütün bayramlarımızı hep beraber kutlamaya çok alıştık.Benim de en yakınlarımdan bazıları o ailelere mensuplar ve bu yüzden bayram yemeklerine keyifle katılacağım.Tıpkı onların da benim bayramlarımda evimde misafir olmaları gibi...Herkes birbirinin adetini bilir, ayak uydurur, saygı gösterir burada...Ve ben bayılıyorum bu karma hayata...Bu nedenle bu topraklarda yüzlerce yıldır omuz omuza yaşadığımız tüm Hristiyan dostlarımızın Noel’ini kutlarım.Benim de kutsal kitabımın kabul ettiği bir peygamberin doğumu kutlanıyor ayrıca... Ne olur artık herkes kendine gelsin.Yeteri kadar dağıldık, ayrıldık. Böyle özel günlerde hiç olmazsa, kendimize ve bir araya gelelim.Kimse başka bir dine mensup arkadaşının bayramını kutlayınca dinden çıkmaz, korkmayın!

Devamını Oku

Aman zahmet olmasın

20 Aralık 2014

Dünyada daha önce yapıldı mı bilmiyorum ama Türkiye’de ilk kez bir televizyon dizisinin sergisi açıldı: “Muhteşem Yüzyıl: Teşhir-i İhtişam”Ankaralı sanatçı Murat Daşkın’ın hazırladığı silikon heykeller ve dönemin ihtişamını sergileyen diğer objeler eminim büyük ilgi görecek. Sergide, daha sonra eklenecek isimler dışında şimdilik Halit Ergenç, Vahide Perçin, Meltem Cumbul, Mehmet Günsur ve Tuncel Kurtiz heykelleri bulunuyor. Eee? Hani nerede Meryem Uzerli? O önümüzdeki ay kadroya dahil olacakmış? Aman, zahmet olmasın!Sokağa çıkıp insanlara ‘Muhteşem Yüzyıl deyince aklınıza gelen ilk ismi söyleyin’ diye sorulsa acaba kim söylenir?Hele Meltem Cumbul, ilk 11 kadrosuna bile zor girer.Kadıncağız, Meryem yani, bu dizi uğruna aklını yitirecekti garibim. Türkiye’den yarı deli kaçtı, memleketine kendini zor attı.Bunu kendisi söylüyor. Dizi çekimlerinin yoğunluğu bir yandan, Türkçe’sinin belini doğrultma çabaları bir yandan, evsizliği, bir otel odasına tıkılı kalması bir yandan... O dönem akıl sağlığını bir miktar kaybettiğini röportajlarında kendi ağzından duyduk.Evet Vahide Perçin’e de bayılıyorum, bu dizide kendisine verilen görevi de layıkıyla yerine getirdiğini düşünüyorum tamam ama, bu ülkede artık sittin sene “Hürrem” denildiğine akla ilk gelecek isim Meryem Uzerli olacaktır. O yüzden “Onun heykelini de daha sonra yapacağız” demek yerine serginin ilk açılış gününde baş köşede olmalıydı. Gerçi eminim bu vefasızlık Uzerli’nin pek de umurunda değildir. Temiz kalpli, egosuz ve hazımlı bir kadın çünkü o... Böyle şeyleri takmaz gibi duruyor. Bu açıdan bakılınca da yazdıklarım tamamen benim işgüzârlığım gibi görünüyor.Bu arada yeri gelmişken, Ozan Güven-Meryem Uzerli ilişkisi benim pek içime sindi. İki telaşsız, sakin ama eğlenceli ruh birbirini buldu gibi görünüyor.Maşallah dediğim ineğin süt vermeye devam ettiği bu zamana kadar pek görülmemiştir gerçi, dilimi ısırayım ama umarım bu ilişki uzun ömürlü olur.Darısı isteyip de bulamayanların başına...YİNE GOL DEĞİL...Hülya Avşar tırnaklarını geçirdiği Acun ekranından ayrılmak istemiyor. En büyük kozlarından birini Cuma akşamı oynadı, programına eski kocasını davet edip, içli içli bakarak “Beni niye aldattın?” diye sordu.“Vay ne büyük cesaret, büyüksün Hülya!” tepkilerini bekliyordu muhtemelen ama işte gel gör ki yineolmadı...Reyting sıralamasında AB’de 21’inci, Total’de 29’uncu sırada kaldı.Sosyal medyada gençlerin klavyesinde makara konusu olması ise başka trajediydi.Televizyon, sahne, şımarık küçük kız tavırlarından bir kopsa, kibrini, egosunu bir taşa bağlayıp denize atsa da sinemaya tekrar geri dönse artık...Abuk sabuk komedi filmleriyle değil ama...‘Benim Sinemalarım’la...HIRSLI HEMŞİRELERYahu bu Şeyda-Tuğba Coşkun kardeşler de ne hırslı çıktı maşallah!Kendi kendilerine iş yöntemleri icat edip dünyanın parasını kazanıyorlar, helal olsun!Şeyda ünlülere “Sen şimdi ne yiyip içeceğini bilemezsin” diyerek sabah-öğle akşam kap kap yemeklerini ayağına götürerek işe başladı.Sonra onları ellerinden tutup sahilde yürüterek zayıflatmaya devam etti.Bu iş öyle tuttu ki artık adım başı bir yürütücü ve diyet pişirici var.Şimdi de kardeşi Tuğba emlak sektörüne yeni bir boyut getirmiş.İddialara göre önce gözüne kestirdiği evleri emlakçılara başvurup geziyor, beğenirse evlerin sahibini bulup, o emlakçıları da aradan çıkarıp kendi tanıdıklarına satıyor, komisyonunu alıyormuş.Bu durumda o emlakçılar ayağa kalkmış tabii... Bizi kullandı, kandırıldık diye...Siz de uyanık olun efendim, Allah Allaaah! Devir bu devir, ekmek aslanın ağzında! Herkes tuttuğunu kazanıyor...

Devamını Oku