Gözümle gördüm, Tayfur Hoca turp gibi!

31 Ağustos 2011

ÖNCEKİ gece televizyonda bir Tayfur Havutçu haberi izledim. Aynen şöyle denmiş: “Havutçu, 76 kilodan 45 kiloya düşmüş, sağlığı iyi değil.” Kulaklarıma inanamadım.. Niyetim kimseyi yalanlamak değil, sadece gördüklerimi anlatacağım..BUNDAN 4-5 gün önce Beşiktaş’ın vefalı kaptanı İbrahim Üzülmez ile Tayfur Hoca’yı, Serdal Adalı’yı ve Ahmet Ateş’i ziyarete gittik, hem de 2 kez..ÖNCELİKLE şunu söyleyeyim, moralleri çok bozuk ve bu da son derece normal.. Daha “Nasılsın, iyi misin? Faslına girmeden 5-10 saniye suratlarına baktım ve üçünün de yüzünde aynı ifade vardı: “BİZ NEDEN BURADAYIZ?” AMA hiçbirinin suratında “Ben bunları nasıl yaptım, keşke bunları yapmasaydık” diyen bir pişmanlık ifadesi kesinlikle yoktu. Üçüyle de 45 dakikaya yakın bir süre detaylı olarak konuştuk.. Fakat detayları bize görüşme izni veren sayın savcım Hadi Salihoğlu’na ayıp olur diye anlatmak istemiyorum. Sadece İbrahim Üzülmez ve kendi adıma savcıma teşekkür ediyorum..GELELİM Tayfur Hoca’nın 76 kilodan 45 kiloya düştü haberlerine... İnanın uzaktan, yakından ilgisi yok.. Evet, hoca zayıflamış (Normal değil mi?) ancak söylenildiği gibi 31 kilo değil.. Hocamı en fazla 5-6 kilo kaybetmiş olarak gördüm.. Ahmet Ateş de öyle... En fazla kiloyu Serdal Adalı vermiş... (10 kilo kadar)1 SAAT SPOR YAPIYORLARADALI, Havutçu, Ateş, Mecnun Başkan, kaleci Korcan, Ü.Karan, İskender Alın ve İ.Akın, 7-8 kişi aynı koğuştalar. Her koğuşun günde 1 saat salonda spor yapma hakkı var.. Özellikle bu koğuş bu 1 saati son dakikasına kadar değerlendiriyor. Günlük gazeteleri geliyor, bazı televizyon kanalları açık.. Şike soruşturmasından içeride olanların arzu ettikleri en çok şey de “LİG TV” izleyebilmek. Fakat Adalet Bakanlığı “Hemen hemen bütün mahkûmların isteği Lig TV izlemek.. Size bu hakkı verirsek diğer mahkûmlara haksızlık ederiz” diyerek bu isteklerini reddetmiş.. ÖZETLEMEK gerekirse Tayfur Hoca bir deri, bir kemik değil.. Aksine morali hariç son derece sağlıklı ve diri.. Hem İbrahim Üzülmez, hem de ben bunu 3-4 gün önce gözlerimizle gördük..

Devamını Oku

Kötü oynasa da Pektemek!

19 Ağustos 2011

BEŞİKTAŞ Avrupa Kupaları’nda süper sayılacak bir skor alarak rövanşa bırakmadan tur atladı. Şimdi ben maçı seyretmeyen birisi olsam bu skora bakıp derim ki “Beşiktaş mükemmel oynadı.” Ama canlı izleyen biri olarak diyorum ki, farklı kazanmasına rağmen bir futbolsever olarak futbola doyurmadı. Karşısında hiçbir yönüyle Beşiktaş’ın eline su dökecek bir rakip yoktu. Çok tecrübesiz ve acemiydiler. Tek olumlu yönleri mücadeleleriydi.EGEMEN’İ çok beğendim. Havadan ve yerden kuş uçurmadı. Sivok’u gol attığı için tebrik ediyorum. Golden sonra gördüğü sarı kart için de eleştiriyorum. İlk defa mı sahaya çıkıyorsun Sivok? Korner bayrağına tekme atmanın cezasının sarı kart olduğunu bilmiyor musun? Bu ne acemilik, bu ne sorumsuzluk? Guti’nin geçmişine ve kariyerine saygım çok fazla. Ama böylesine iyi bir geçmişe ve kariyere sahip bir futbolcunun takımına çok daha fazla katkısı olması gerekir. Mustafa Pektemek dün kötü oynadı. Hatta oynamadı bile diyebilirim. Ama Pektemek’in dünkü kötü futbolu benim şu fikrimi değiştirmez. Pektemek hem iyi futbolcu hem iyi golcü. Bunu ilerleyen maçlarda hep beraber göreceğiz.BEŞİKTAŞ’IN dün en olumlu yönlerinden biri 90 dakika boyunca oyun disiplinine uymalarıydı. Top ayağındayken 4-1-2-3 oynayan Beşiktaş, top rakibe geçtiğinde hemen 4-5-1’e dönüyor. Bu da olumlu. Beşiktaş dün 3-0 kazandı ama beni sahadaki takımdan çok tribündeki Beşiktaş taraftarı daha çok coşturdu, daha çok heyecanlandırdı. Önce taraftarı, sonra her şeye rağmen farklı kazanan Beşiktaş’ı kutluyorum.

Devamını Oku

AYIP size!

11 Ağustos 2011

MİLLİ Takımımız Kazakistan maçı öncesi yaptığı son hazırlık maçını 3-0 gibi net bir skorla kazandı. Peki sahada doyurucu bir futbol var mıydı? Hayır. Ama ben Milli Takımımız’ın özel maç olmasına rağmen hırsını, isteğini ve arzusunu çok beğendim. Maç 34. dakikada 3-0, Milli Takımımız 0-0’mış gibi aynı şekilde istekli ve arzulu. Sinan’ı çok beğendim. Diyeceksiniz ki, ne yaptı, süper kurtarışlar mı yaptı? Hayır, süper kurtarışlar yapmadı ama pozisyon kendisinden çok uzakta olmasına rağmen pozisyonun içinde olması, yaşaması, kazandığı topları çok önceden nasıl kullanacağına karar vermesi ve özellikle eliyle topu oyuna sokuşu birinci sınıf kaleci görüntüsü verdi.ÖNCELİKLE güzelliklerden söz edelim, sonra çirkinliklere geleceğiz. Gökhan Gönül hep iyi, eskiden olduğu gibi. Serdar Kesimal çok sakin. Orta sahamızdaki iki Selçuk da iyi performans gösterdiler. Güzel futbol beklediğimiz Arda ve Burak performanslarının çok altında kaldılar. Burak’ın bu tür kapanan takımlara karşı bundan daha iyi oynayacağını zannetmiyorum. Dün maç boyu bir pozisyon buldu. Kazım’ın attığı 2 gol de enfesti. Özellikle 2. golde topu alışı, dönüşü ve vuruşu, ‘Ben bu Milli Takım’ın değişilmez oyuncusuyum’ diyordu.YAZIK, GÜNAHGELELİM maçın keyfini kaçıran Emre Belözoğlu olayına... Topu her ayağına alışında yuhalandı. Emre bu tepkilere, yuhlara attığı ve Kazım’a attırdığı golle en iyi cevabı verdi. Ayıptır, günahtır, yazıktır. Giydiği forma ne olursa olsun üzerinde Milli Takım forması olan bir futbolcu yuhalanmaz. O yuhları, yuhalayanlara aynen iade ediyorum. O yuhalayanların utandığını zannetmiyorum. Ama Emre’nin oynadığı futbola, attığı ve attırdığı gollere üzüldüklerine adım gibi eminim.ÖZETLE; bizden her yönüyle eksik bir rakibi yendik. Galibiyetten çok Milli Takımımız’ın ciddiyetini, disiplinini ve hırsını beğendim.

Devamını Oku

İçime sinmedi

4 Ağustos 2011

TAYFUR Hoca’nın başına gelenler malum. İnanmak istemiyorum ve kimse de beni inandıramaz. Hatta gözümle görsem bile “Allah Allah, ne kadar Tayfur Havutçu’ya benziyor” derim.ÖZETLE Tayfur Havutçu’nun durumu henüz belli değil. Tahliyesi talep edilecek. Dilerim kabul edilir. Bana göre edilmesi de gerekir. Edilip de çıkarsa dahi nasıl bir psikolojiyle teknik direktörlük yapar doğrusu o da kafamda bir soru işareti. Başkan Yıldırım Demirören ve Beşiktaş yönetimi şike soruşturması süresince her konuda Beşiktaşlı duruşunu son derece iyi bir şekilde ortaya koydular. Önceki gün yönetim kurulunda “Tayfur hocayla devam yanına da yardımcı olarak Carlos Carvalhal’i getirme kararı” aldılar.. Öncelikle hayırlı uğurlu olsun. Dilerim başarılı olur. UMARIM BENİ YANILTIRTÜRKİYE Futbol Federasyonu eski başkanı Mahmut Özgener, Hiddink’i Milli Takım’ın başına getirmeden önce “Herkesin içine sinecek bir teknik adam gelecek” demişti. Başkalarını bilmem ama Hiddink geldiğinde içime sinmemişti. Aynı şeyleri bugün Beşiktaş’ın yeni teknik direktörü Carvalhal için söylüyorum; “İÇİME SİNMEDİ”..İNŞALLAH başarılı olur da ben yanılırım. O zaman da hem başkandan hem de Carvalhal’den özür dilerim. Hiç ama hiç de gocunmam. Bunu G.Saray formasıyla efsaneleşen Hakan Şükür de yaşadım. Hakan Bursa’dan G.Saray’a transfer olduğunda “Bu çocuk G.Saray’da 5 maç oynayamaz” diye yazmıştım. Hakan bana inat yıllarca bırakın G.Saray’ı milli takımın da vazgeçilmezi olmuştu. Üstüne bir de inanılmaz rekorlara imza atmıştı. Adeta benim gözüme sokar gibi. “Al sana Hakan, Ömer Güvenç” der gibi. Ben de Hakan’ın G.Saray formasıyla bitirdiği ilk sezonun sonunda, “Özür dilerim Hakan” diye yazmıştım.. Dilerim Hakan için yazdıklarımı Beşiktaş’ın yeni hocası Carlos Carvalhal için de yazarım.KOCH NE OLACAK?GELELİM Roland Koch’a. Koch ne olacak? Takımı kim yapacak? Taktiği kim verecek? İkinci adam olmayı kabul edecek mi? Yahu nereden çıktı bu? Koch Türkiye’ye geldiği günden beri teknik anlamda ikinci, hatta üçüncü adam olmadı. Zaten adamın da böyle bir iddiası yok. Koch kimdir? Nedir? En kısa yoldan söyleyeyim. Roland Koch = kondisyoner.. NOT: Carvalhal ile herşey yolunda giderse sorun olmaz. Ama başkan bir başarısızlık, özellikle otorite boşluğu görürse hatta hissederse anında müdahale eder ve acilen teknik kadroda değişikliğe gider. Bu da böyle biline.

Devamını Oku

Etiğin kralı

16 Temmuz 2011

Yani 14 gündür futboldaki pisliklerle beraber yatıyor beraber kalkıyoruz. Yatıyoruz gözaltında, kalkıyoruz tutuklanmış. Her topun altından bir pislik çıkıyor.. Topu değiştiriyoruz, yerine koyduğumuz top da pisliğe bulanmış. ‘Mahkemeler sonuçlanana kadar kimse suçlu değildir’ dememiz bile mide bulantımızı geçirmiyor.İSMİ cismi, şanı şöhreti, büyüklüğü küçüklüğü kim olursa olsun, suçlular cezalarını bulsun da her topun altından bu pislikler çıkmasın. Yeter artık! Beşiktaş’ta Serdar Adalı ve Tayfur Havutçu tutuklandı.. Buna da bir türlü inanamıyorum. Suçlu mu, suçsuz mu? Adalet karar verecek.BEŞİKTAŞ Başkanı Yıldırım Demirören ve yönetimi bu isimler aklanıncaya kadar gerçekten alkışlanacak her türlü övgüye layık bir büyüklük yaptı ve kazandıkları Ziraat Türkiye Kupası’nı , kulpundan tuttuğu gibi Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’a götürdü, “Bu kupayı Beşiktaş müzesinde barındırmayacağız” dedi.DİYORLAR ya ‘Beşiktaş duruşu’ diye, işte dedikleri bu duruştur. Beşiktaş kendisine yakışanı yapmıştır. Şimdi 2. bölüm başlıyor. Beşiktaş teknik direktör arayışına girecek mi? Eğer Tayfur Havutçu’nun tutukluk hâli uzun sürerse Beşiktaş doğal olarak teknik direktör arayışına başlayacaktır. İlk akla gelen isim de 2008-2009’da iki kupayı kazandıran Mustafa Denizli’dir.AMA tanıdığım Denizli, her şey aydınlığa kavuşmadan öldürseler ‘Varım’ demez. Ama her şey belli olduktan sonra Beşikltaş, Denizli’ye “Hocam gel sana ihtiyacımız var” derse tecrübeli hoca da iki eli kanda olsa bu görevden kaçmaz, kaçamaz. Özetliyorum:1- Beşİktaş iade-i kupa hareketiyle etiğin kralını yapmıştır.2- Eğer Tayfur Havutçu’nun tutukluk hâli uzarsa (inşallah uzamaz) Beşiktaş’ın yeni teknik direktörü Mustafa Denizli olur.

Devamını Oku

Nasıl takım olunur?

6 Temmuz 2011

BEŞİKTAŞ TV’de, Beşiktaş TV Müdürü Tuğrul Yenidoğan’ın moderatörlük yaptığı ve başkan Yıldırım Demirören’in gazetecilerin sorularını yanıtladığı açık oturumdayız. Kadro çok güçlü. VATAN Gazetesi Ekonomi Müdürü Ercan İnan, Reha Muhtar, Bilal Meşe, Sinan Engin ve ben. Sorular peş peşe, güm güm geliyor.. Başkan da çatır çatır cevap veriyor. Başkana gelen sorulardan biri şu: ‘Guti kötü oynadığı için, oyundan alınıyor (Ki bana göre çok daha erken alınmalıydı) ve bu değişikliğe çok sinirlenen Guti yedek kulübesine gitmediği gibi maç bitminde de futbolcu arkadaşlarını beklemeden stadı terk ediyor. Ve siz Guti’ye ceza vermediniz, neden?’YILDIRIM Başkan sanki Guti’nin yaptığı çok normalmiş gibi “Olabilir, yerliler de aynısını yapıyor” diye yanıt veriyor. Aslında çok önemli ve ciddi olan bu konuyu başkan adeta teğet geçiyor. Başkanın fikridir, saygım var. Ama kesinlikle başkanla aynı görüşte değilim. Hayır başkan, olamaz. Ne yerliler yapabilir, ne de ismi, cismi, şöhreti, kariyeri ne olursa olsun yabancılar. O gün Guti’ye yanlışı söylemiyor, cezası verilmiyorsa yarın böyle bir yanlışta kimseye ceza veremezsiniz. Böyle hareketler cezasız kalırsa, takımda ne saygı, ne sevgi ne de disiplin olur. Bu saydıklarımın olmadığı bir takım da iyi takım olamaz.ALLAH’I var başkan ve yöneticiler en iyi yabancıları transfer etti. Aldıkları yabancılar sadece Türkiye’de değil yurt dışında da ses getirdi. Ama iyi takım olmak için sadece iyi futbolcular yeterli olmuyor. Geçen sezon iyi takım olamadıklarını başkan da itiraf etti zaten. İyi takım olmak için yalnız sahanın içinde değil, antrenmanda, seyahatlerde, kamplarda da iyi olacaksın.TAVİZ YOK!ÜSTÜNE basa basa söylüyorum. Geçen sezon yapılan bu tür hatalara yine hiçbir şey olmamış gibi göz yumulur, taviz verilirse Beşiktaş bu sene de iyi takım olamaz. Kimsenin gözünün yaşına bakmayın sayın başkan, ama kimsenin. Ne Ekrem’in ne Guti’nin, ne Toraman’ın ne de Quaresma’nın. Çünkü, kimse Beşiktaş’tan büyük değildir!TAYFUR hocam, iyi futbolculardan kurulu bir takımın tek sorumlu, teknik patronusun. Bu görev Beşiktaş’ta oynayan her futbolcunun rüyasıdır. Başkan ve yönetim sana bu şansı verdi. Hiçbir Beşiktaşlı sana bu takımı garanti şampiyon yapacaksın, buna mecbursun diyemez. Ama senden şunu isterler: ‘Hocam bu takımı iyi bir takım yap.’ O isteklerinde de son derece haklılar. İyi takım olursan, zaten istediğini alırsın. Bu takımın şampiyon olamama lüksü yok. Buna rağmen olamazsan işte o zaman Beşiktaş bunun faturasını ne başkana ne yönetime ne de taraftara keser. Faturanın geleceği adres teknik heyet ve futbolculardır. Böyle biline.ERSAN’A ÜZÜLDÜMERSAN Gülüm’ün sakatlığına en az kendisi kadar üzüldüm. Üzüntüm sadece Beşiktaş için değil, Türk futbolu için de geçerli. Dilerim en kısa zamanda gerçekErsan Gülüm’ü tekrar sahalarda görürüz.

Devamını Oku