Ellerine sağlık Rüştü!

4 Ekim 2011

PERŞEMBE günü Stoke City karşısında yenilmesine rağmen mükemmel performans sergileyen ve mücadele eden Beşiktaş alkışlanmıştı. İşte Stoke karşısında alkışlanan Beşiktaş, dün 4 maçta 0 puanı olan G.Antep karşısında Stoke’taki performansının yarısını bile gösteremedi. Beşiktaş nederdeyse tüm maçlarında Fernandes-Necip ve Aurelio’dan kurulu orta sahayla oynuyor ve bu orta sahanın en ucunda forvete yardımcı olan Fernandes oluyordu. DÜN Carvalhal tersini yaptı. Fernandes’i oyun kurucu olarak orta sahanın gerisine aldı ve Necip’i ilerde oynattı. Düşüncesi Fernandes’in oyun kurmasaydı. Ama Fernandes oyun kuruculuğu yapamadığı gibi inanılmaz pas hataları yaptı. Bütün topları almaya giderek bana verin dedi ama aldığı o topları rakibe verdi. Sayıyorum, Simao, Mustafa, Holosko, Fernandes. Beşiktaş’ın bu yetenekli ayaklarının hiçbiri dün sahada yoktu. Bir takımda da 4 kişi kötü oynarsa ne o takım iyi mücadele eder ne de maç kazanır. Ancak 1 puan alır. Beşiktaş yatsın kalsın takla atsın Rüştü’ye dua etsin. EKSİK Q7 DEĞİL!BEŞİKTAŞ’IN tek ayakta kalan oyuncusu Rüştü’ydü. İnanılmaz toplar çıkardı. Bütün yan topları armut gibi topladı. Adeta tek başına G.Antep’e karşı koydu. Kimse bana dün Quaresma yoktu böyle oldu demesin. Onlarda da Olcan yoktu. Q7 tamam etkili oyuncu ama Beşiktaş demek Quaresma demek değil. Beşiktaş maçı kazanacak bir şey yapmadı. 1 puanı nasıl aldığını ise zaten söyledim. Beşiktaşlılar 1 puana ellerine sağlık Rüştü deyip dua etsinler.G.ANTEP’E gelince tahminimden çok daha iyi ve diri oynadılar. Kazanmak istediler ama Rüştü’ye takıldılar.HALİS Özkahya ise mükemmel maç yönetti. 2 kırmızı da haklıydı. İsmail’in gördüğünün öncesi pozisyon net ofsayttı ama yardımcı görmedi. Bunda Özkahya’nın suçu yoktu.

Devamını Oku

Hiç ama hiç hak etmedik

30 Eylül 2011

Bu sezonki en iyi Beşiktaş’ı izledim dün gece. Mücadele eden, koşan, yardımlaşan, maçı bırakmayan, inanan ve rakibinden asla korkmayan cesur yürek bir Kartal vardı İngiltere’de. Bu tür maçlarda böylesi zorlu bir deplasmana giden takım, önce defans, sonra hücum anlayışını kafasına sokar. Ama siyah-beyazlılar bizleri olduğu gibi Stoke’luları da şaşırttı.SANKİ kendi evinde oynuyormuşcasına 3-4 oyuncuyla rakip yarı sahaya yüklendi ve gol aradı. Yürekliliğinin karşılığını da 13’te gördü. Quaresma’nın harika pasını Hilbert sağ ayağının dışıyla köşeye bıraktı. Hem Q7’nin pası hem de Hilbert’in golü muhteşemdi. Beraberlik golü çok erken geldi. 2 dakika dayanamadık. Duran toptan gol yedik. Bu golde kaleci Rüştü’nün hatası da vardı.RÜŞTÜ ya o topa çıkmayacaktı, çıkıyorsa da yumrukla uzaklaştıracaktı. 37’de Q7 yine mükemmel ara pasını bu kez İsmail’in önüne bıraktı. İsmail bu pası iyi kullansa belki ikiyi bulacaktık. Kısacası 45’te onlardan fazlamız vardı, azımız yoktu. İkinci yarıya da Beşiktaş aynı hırs ve istekle başladı. Yine 3-4 oyuncuyla rakip kaleye yüklenip gol arıyorduk.AMA eksik oynadığımız için bu beklenen golü bir türlü bulamadık. Beşiktaş’a cesur yürekli futbol oynatan Carvalhal’i tebrik eder alkışlarken, Beşiktaş’ın en zayıf halkası Edu’yu da 90 dakika oyunda tutmasını şiddetle eleştiriyorum. Q7 hem çok güzel hareketler yaptı hem de güzel ortalar. Ama Beşiktaş’ın bu güzel ortaları değerlendirecek santrforu yoktu.AURELIO, Fernandes ve Necip hem defansa yardım ettiler hem de ataklara katıldılar. Fernandes takım atağa kalkmışken çok kritik yerlerde inanılmaz toplar kaybediyor. Bu alışkanlığından bir an önce sıyrılmalı. Kaptırdığı toplar Beşiktaş kalesinde büyük tehlike yaşatıyor. Özetle yenilmesine rağmen Beşiktaş bana bir futbolsever olarak çok büyük keyif verdi. Ayağınıza ve yüreğinize sağlık çocuklar.

Devamını Oku

Cenk+defans= 3 puan

26 Eylül 2011

A.GÜCÜ 3 puan, Bursa deplasmanı 3 puan, Antalya 3 puan.. 3’te 3. Tabela gerçekten güzel. Peki bu 3 karşılaşmada alınan 9 puanın futbol olarak karşılığı ne? 10 üzerinden 5. O da tam değil 4.5’tan 5.. Böyle olmaz. Bu futbolla gitmez. Beşiktaş’ta yetenekli ve kaliteli futbolcular var. Bu oyuncuların bu kadar kötü oynamaya hakkı yok. DÜNKÜ maça bakın ve bana Beşiktaş ne yaptı söyleyin. Koştu, mücadele etti diyebilsiniz. Buna biraz katılırım. Ama nasıl futbol oynadı derseniz cevabım iyi veya kötü olmaz. Cevabım Beşiktaş futbol oynamadı olur. Bir ara baktım Beşiktaş üst üste kaç pas yapacak diye. Saymaya başladım en fazla 3’te kaldılar. Pas yapamayan bir takımın iyi futbol oynaması mümkün mü? Tabii ki değil! Ernst eski formundan kilometrelerce uzakta. Necip de Ernst’i aratmadı. Veli, Beşiktaş formasını giyiyor. Ama hâlâ Beşiktaş’ta oynadığına inanamıyor. Kendine hiç güveni yok. KARTAL’IN gol beklediği ayak Mustafa dün hem golden, hemde gol yerlerinden oldukça uzaktı. Holsoko’yu çok çalışkan ve istekli gördüm. Yeterli mi? Hayır! Kötünün iyisiydi. İlk yarıda Egemen inanılmaz kademe yaparak Beşiktaş’ın gol yemesine engel oldu. Kaleci Cenk ilk yarıda Necati’nin vuruşunda çok iyi yer tutarak bir gole engel oldu. MUTLU ETMİYORANTALYA kesinlikle bu mağlubiyeti haketmedi. Futbol adına Beşiktaş’tan çok daha olumlu harekeler içindeydiler. Beşiktaş’tan daha çok topa sahiptiler ve daha çok pas yaptılar. Özetle şunu söyleyebilirim; Kartal kazanıyor ama hiçbir Beşiktaşlı’yı futbol olarak mutlu etmiyor. Beşiktaş dün 3 puan aldıysa bunu başta kaleci Cenk ve Egemen olmak üzere savunma oyuncularına borçlu. Hakem Fırat Aydınus’un Beşiktaş lehine çaldığı penaltı kesinlikle doğru ama Tita’ya yapılan pozisyonda da karar penaltı olmalıydı.

Devamını Oku

Kafataş!

23 Eylül 2011

İNANILMAZ bir maç izledik. 1-0 öne geçen Bursa, o dakikaya kadar tek golün sahibi olan Bangura’nın ‘kızarması’yla 10 kişi kaldı. Sonra Beşiktaş adeta tek kale oynadı. Ama hem sağdan hem de soldan gelen ortalara vuracak santrfor olmadığı için Kartal bir türlü Timsah’ın kalesini vuramadı. EDU çok iyi niyetli koşan mücadele eden bir oyuncu. Ama kesinlikle Beşiktaş’ın santrforu değil. Teknik direktör Carvalhal’in 3 stoperle oyuna başlaması ‘Ben Bursa’dan korkuyorum’ anlamı taşıyordu. Doğru, Bursa korkulacak bir ekip. Ama sen de Beşiktaş’sın. Bu kadar korkuya ne gerek var? Ayrıca Simao takımın rakip kaledeki en tehlikesi isimlerinin başında geliyor. Orta sahada ne işi var? İsmail’in sol açıkta ne işi var? Yanlış üzerine yanlış! Fakat kabul etmek gerekir ki yanlış 11, yanlış dizilişle sahaya çıkan Portekizli hocanın müdahaleleri çok doğruydu. Fernandes hariç...YILDIRIM HARİKAQUARESMA kaptanı çıktı ve kırmızı görerek takımını 10 kişi bıraktı. Daha sorumlu olması gerekirdi. Beşiktaş’ın en iyisi inanılmaz mücadele eden Sivok ve özellikle Aurelio’ydu. ‘Maç 1-0 bitti’ denilirken Beşiktaş aynı A.Gücü maçında olduğu gibi yine 2 kafa gölüyle yine 3 puan aldı. Beşiktaş’a karşı maçın büyük bölümünü 10 kişi oynamak kabul ediyorum ki çok zor. Ama herşeye rağmen Bursa’nın bu kadar geri yaslanması çok yanlıştı. Adeta Beşiktaş’a ‘Gel gol at’ diyordu. Maçın hakemi Yunus Yıldırım ve yardımcılarına gelince.. Harika bir maç yönettiler. Onları tebrik ediyorum. Beşiktaş son 3 maçta 10 golün 8’ini kafayla attı. Mübarek Beşiktaş değil kafataş. 3 puanda iki golün ortasını yapan İsmail’in de galibiyette büyük payı vardı.

Devamını Oku

3 kafa 3 gol 3 Puan

20 Eylül 2011

ESKİŞEHİR mağlubiyeti lige kötü başlayan Beşiktaş, dün evinde belki de ligin en güçsüz, en hazır olmayan takımı A.Gücü ile karşılaştı. Herkes Maccabi maçını düşünürek Beşiktaş rahat alır diyordu. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. EVET Beşiktaş kazandı ama yürekleri de ağıza getirdi. Eğer Sidnei’nin 2 kafa golü olmasa Kartal evinde 2 puan bırakacaktı. Almeida’nın yerine Edu oynadı. Benim dün izlediğim Edu bu performansla Beşiktaş’ın santrforu olamaz. Carvalhal buna bir çare bulmalı. Bana göre çaresi de var Mustafa Pektemek! EDU’YU oynatacağıma Pektemek’i oynatırım diyordum dün, golünü de attı. Ama dünkü performansıyla o da tam hazır değil. Eğer siyah-beyazlılar gol ve goller atmak istiyorsa Pektemek’i kesinlikle hazırlamalı. Q7 çok etkili ortalar yaptı. Güzel trivelalarından bir tane daha gerçekleştirdi. Pektemek de bu ortanın hakkı gol dedi ve kafayla topu ağlara gönderdi. Necip, Aurelio ve Fernandes’ten kurulu orta saha inanılmaz mücadele etti ve koştu. Ama Fernandes dışında karşı kaleyi zorlayan yoktu.AH CENK AH!GELELİM Cenk’e. Ah Cenk ah. Yiyeceksen adam gibi gol ye! Ne işin var senin orda? 100 gol ye ama bir tane böyle gol yersen sana olan güven azalır. A.Gücü’nü tahminimden çok daha iyi buldum. Ziya Doğan’a maddi ve manevi imkân verilirse takımı yola sokar. Bu arada üstüne düşen görevi yapan hatta fazlasıyla yapan A.Gücü kalecisi Özden’i alkışlamamak hem ayıp olur hem de haksızlık. Bravo Özden. Beşiktaşlılar’ın hakeme itirazı çoğu kez gereksizdi. Evet Beşiktaş kazandı ama yürekleri de ağızlara getirdi.

Devamını Oku

Nereye baksam Aurelio var!

16 Eylül 2011

5 gün önce Eskişehir karşısında çok kötü futbol oynayarak kaybeden Beşiktaş, dün Maccabi Tel Aviv karşısında kötü futbolu orasda bırakmış, golleriyle Dolmabahçe’ye dönmüştü. Tribünlerdeki Beşiktaşlılar’ın maçtan önce kafasında şu soru işareti vardı: “Eskişehir’deki gibi kötü bir Beşiktaş mı izleyeceğiz.”AMA Beşiktaş, oynadığı futbol ve attığı gollerle tarftarlarının akıllarındaki soru işaretlerini de silip attı. Ne olursa olsun bir Avrupa takımına 5 gol atmak kolay değil. Özellikle gollerden çok hazırlanışını beğendim. Özellikle Quaresma’nın de 2 asistini.Q7, Eskişehir maçına oranla hem daha çok mücadele etti hem de kendine değil takıma oynadı. Yeterli mi, değil! Beşiktaşlılar Quaresma’dan çok daha fazlasını bekliyorlar. Defans dörtlüsünü de beğendim. Ama en çok ne zaman nerede olması gerkiyorsa orada belire Aurelio’ya bayıldım.İKİ gol atan Almeida sakatlanıp çıktı, yerine Edu girdi. Ben Carlos’un yerinde olsam Edu’yu değil Mustafa Pektemek’i oyuna alırdım. Özetle ve özellikle Beşiktaş’ı 2. yarı çok daha fazla beğendim. ‘Daha’ bir takım gibi oynadılar.GELELİM fizik gücüne, Beşiktaş’ın fizik gücü şu an için kesinlikle yeterli seyivede değil! Peki fizik gücü nerede? Bence şu an 60-70’lerde.NECİP’İ dikkatle izledim. Biraz daha yürekli olup daha çok atağı düşünmeli. Çünkü orda da iyi işler yapıyor. Dün perşembeydi, buna rağmen Beşiktaş tarftarları tribünleri doldurmuştu ve sonuna kadar destek verdiler. Bir ‘bravo’ da onlara!

Devamını Oku

Yürüye yürüye bu kadar!

11 Eylül 2011

GEÇEN sezonu Beşiktaşlılar’ı mutlu etmeyecek şekilde bitiren siyah-beyazlılar, bu sezona da taraftarlarını üzerek başladı ve Eskişehir’de 3 puanı bırakarak İstanbul’a döndü. Peki Beşiktaş neden kaybetti? Nedeni basit, iyi oynamadı. Pardon iyi oynamadı sözleri bile çok iyimser, Beşiktaş oynamadı. Mücadele yok, kazanma hırsı yok, inancı yok, yardımlaşması yok. Futbolda tüm bunları yapamıyorsan kazamaya da hakkın yok demektir.90 dakika boyunca resmen yürüdü Beşiktaş. Veteranlar maçında bile yürüyerek maç kazanamazsın. Beşiktaş’ın bir de yediği gollere bakalım. İlk gol 35 metreden serbest vuruş. Ah be güzel kardeşim Cenk. Baraj kurdurmaya ne gerek var? Kurşun atsalar göğsünle kontrol eder, oyuna sokardın. 2. yediği gole ise söyleyecek bir şey yok. Orada senin hatandan çok, güzel bir gol vuruşu yapan Batuhan’ı alkışlamalı.VELİ’Yİ dünkü futboluyla Beşiktaş’ın 11’inde oynayacak kapasitede görmedim. Gerçi dünkü performansıyla yalnız Veli’nin değil hiçbir ismin ideal Beşiktaş’ın kadrosunda yeri yoktu.DEFANS İÇLER ACISIQ7’YE ayrı bir paragraf açmalı. Adam yıldız, lafım yok. Ayrıca Beşiktaş’ın oynadığı maçlarda Quaresma da sahadaysa o maç 2 topla oynanmalı. Biri diğer futbolcular diğeri de Quaresma için. Bu kadar bencillik olmaz..BU arada Beşiktaş’ın defansı da içler acısı. Rakip ilk 45 dakikada en az 4 net gol pozisyonu buldu. Beşiktaş’ın yediği 2. gol ise komedi. Serdar yerde kahvesini içti, çayını içti, baktı gelen yok, bir de nargilesini tüttürdü.. Baktı yine rakip yok, ‘Bari Batuhan’a pas vereyim de atsın’ dedi aynen de öyle oldu.HAKEM Bünyamin Gezer ve yardımcılarına gelince, üçünü de fizik kondisyon olarak çok beğendim. En azından Beşiktaşlı futbolculardan daha diriydiler ve daha çok koştular.

Devamını Oku

Beşiktaş taraftarı dikkat

9 Eylül 2011

3 Temmuz-30 Ağustos.. Yani yaklaşık 2 aydır şikeydi teşvikti, düşmeliydi kalkmalıydı sakız gibi hepimizin ağzında bunlar konuşuluyor. Yani futbol’un “F”si yok. Konuşulmuyor. Hatta artık bıktırdı. Resmen “öö..” geldi. Bu nedenle diyorlar ki bu sezon Süper Lig’in tadı tuzu olmaz. Olur beyler olur. Öyle bir olur ki bunların hepsi unutulur.NEYSE benim esas derdim yalnız Türkiye’nin değil ‘Dünyanın’ en ateşli seyircisi olarak bilinen Beşiktaş taraftarı. Açık açık söylüyorum maç öncesi yaptıklarınızla resmen takımı yerliler ve yabancılar diye ikiye bölüyorsunuz. DURUN durun. Nerden çıkardın bunu diye öfkelenip küplere binmeyin. Anlatayım.GEÇEN sezon hemen hemen her maç aynısını yaptınız. Ama özellikle Kayseri Kadir Has’ta İstanbul BŞB’yle oynanan Türkiye Kupası finalinde bunu zirveye çıkardınız. Hatta abarttınız. Merak ediyorsunuz ne yaptık diye. Anlatayım.BAKIN sevgili Beşiktaşlılar ben o maçtaydım. Futbolcuları tribünlere çağırdınız. Çok güzel. Bundan tüm futbolcular memnun olur. Ama açık açık söyleyeyim yerli futbolcular hiç de memnun değil. Onlar belki söyleyemiyorlar ama önce yabancıları tribünlere çağırmanızdan son derece rahatsızlar. Hadi bir yabancıyı çağırdınız hadi ikinciyi de çağırdınız ama siz tüm yabancıları tribünlere çağırdıktan sonra ayıp olmasın diye lütfen yerlileri de çağırıyorsunuz. Bunu bilin ki alınıyorlar kırılıyorlar. Yapacağınız gayet basit. Diyelim ki Quaresma’yı çok seviyorsunuz önce onu çağırdınız. Ama ondan sonra bir yerli bir yabancıyı bir yerli bir yabancıyı bağrınıza basın. Bu o kadar zor değil. Siz yabancıları çağırdığınızda yerliler psikolojik olarak yabancılara karşı bunu açık açık belli etmeseler bile gönül koyuyorlar. Hem size hem de yabancı futbolculara.BİRAZ UTANSINLAR!BEŞİKTAŞ’I düşünüyorsanız, seviyorsanız lütfen bu sezon bu tavrınızı değiştiriniz. Belki farkında değilsiniz aklınıza bile gelmiyor. Hele hele bunu yaparken kötü niyetli olduğunuz aklımın ucundan dahi geçmiyor. Ama siz de şunu bilin ki yerli futbolcular bu tavrınızdan son derece rahatsızlar.BAŞKAN Yıldırım Demirören ve yönetim, Beşiktaş camiası iyi takım izlesin diye futbolculara milyonlarca Euro döküyorlar. Peki Beşiktaşlı taraftarlar, Beşiktaş’a ne kadar maddi katkı sağlıyor? Ben bir şey söylemeyeceğim. Sadece bir tablo yazacağım. Bu tabloya bakıp ne kadar katkı sağladıklarını görsünler. Maalesef üzülerek söylüyorum utansınlar:F.BAHÇE 30 bin 400 kombine satmış. G.SARAY 29 bin 700, TRABZON 15 bin, BEŞİKTAŞ 3 bin 800. Tablo bu. Yorum sizin...

Devamını Oku