Terim’in ofisi

29 Ocak 2012

G.SARAY Teknik Direktörü Fatih Terim’in Florya’daki ofisine girdiniz mi bilmiyorum. Gerçi ben de girmedim ama milli takımı çalıştırırken Beylerbeyi’ndeki ofisinde oturduğu masanın sol tarafında bir kara tahta vardı ve bu kara tahtada Terim’in futbolculardan istediği 8-9 maddelik bir listesi vardı. 1.’sini okuyorum: “Oynadığın futboldan önce kendin zevk al.” Bunu ofisine giren tüm futbolcular görüp okumuştur. Görüp okumasına da gerek yok çünkü Terim’in futbolcularına söylediği ilk şey budur.-G.SARAYLI futbolculara soruyorum. Dün oynadığınız futboldan zevk aldınız mı? Onların adına cevap veriyorum. HAYIR. Terim’e soruyorum. Hocam oyuncularınızın oynadığı futboldan zevk aldınız mı? Yine cevabı ben vereyim HAYIR. Bu şartlarda izleyenlerin keyif almasına imkan var mı? HAYIR.-DÜN kazanmak için maça konsantre olan, daha çok mücadele eden takım Bursa’ydı. İnanılmaz oyun disiplini içersindeydiler (özellikle defans). Yardımlaşma mükemmeldi. G.Saraylı futbolcu top kazandığında yaptığı tek hareket ellerini açıp adeta ‘Nerdesiniz, topu kime atayım’ diyordu.-KAZANMAK için iyi mücadele etmek lazım, bunun için de iyi futbolculara sahip olmak lazım. G.Saray’da iyi futbolcu var mı var, hem de fazlasıyla. İşte sayıyorum: Elmander, Sercan, Selçuk, Melo, Emre...-Pekİ bu oyuncular dün sahada ne yaptılar, hiçbir şey. Bu takımın teknik patronu Fatih Terim. Tabii ki benden de senden de onlardan da kimi oynatıp kimi oynatmayacağını daha iyi bilir. Ama yine de ben Fatih hocama, “Hocam şu Riera’yı haddim olmayarak soruyorum neden oynatıyorsun?” diyorum. (Bu hesap sormak için değil, bilgilendirilmek için sorulmuştur)VASATIN ALTINDA!-BURSA’YA gelince söylediğim gibi mücadele ve inançla bu maçı kazanmayı hak eden taraftı ve hak yerini buldu. G.Saray bir daha bu kadar kötü oynar mı, izleyenlerine ‘Bu nasıl futbol?’ dedirtir mi, hiç zannetmiyorum.-Bİr takımda yetenekli ve iyi sayılabilecek 5-6 futbolcu vasatın çok altında performans gösteriyorsa o maçı kazanamazsın arkadaş.

Devamını Oku

Tribünde taraftarlar sahada futbolcular

25 Ocak 2012

DÜN oynanan Beşiktaş-G.Antep maçı son zamanlarda gerek golleriyle, gerek her iki takımın pozitif futboluyla gerekse iki takım futbolcularının fair-play çerçevesindeki mücadelesiyle izlediğim en keyifli karşılaşmalardan biriydi. Kısacası dün akşam çok güzel bir film izledik.-Gerçİ bu Beşiktaşlılar için heyecan ve maceradan daha çok adeta bir korku filmi gibiydi. Aslında Beşiktaş maçı ilk 45 dakikada kopartabilirdi. Bu gollük fırsatları yakaladı. Hem de fazlasıyla. Ancak Edu ve Almeida gol kaçırma yarışına girince Beşiktaş kalesine 1 kez gelen G.Antep devreyi de 1-0 önde bitirdi. Golde zincirleme hata vardı. 1- Tanju o topu ortalatmayacaksın. 2- Cenk kardeşim o topa çıkmayacaksın. Çıkıyorsan, vurup uzaklaştıracaksın..-2. devreye Beşiktaş neredeyse golle başladı. Simao’nun ortasında Almeida klasik kafa gollerinden birini attı. Maç 1-1 olunca Beşiktaş daha çok ama şuursuzca G.Antep kalesine yüklendi. Bu arada Carlos’un bir değişikliği oldu ve Simao’yu oyundan çıkardı. İkinci yarıya iyi başlayan ve Almeida’nın attığı golün pasını veren moralli bir Simao neden çıkartıldı, onu bir türlü anlayamadım. Beşiktaş’tan gol beklenirken Sosa’nın güzel vuruşuyla G.Antep golü geldi. Ki bu golde de Cenk’in hatası var. Ama Sosa’nın da vuruşunu alkışlamak gerekli.OFSAYT KOKUSU-KARŞILAŞMA adeta tenis maçına dönmüştü. Top bir o kalede, bir bu kaledeydi. Ve Fernandes’in ortasında Almeida golü attı, benim de burnuma biraz ofsayt kokusu geldi. Herkes ‘Maç 2-2 bitecek’ diye düşünürken Beşiktaşlı futbolcular ve taraftarlar adeta ‘Hayır bu maçı biz kazanacağız’ dercesine inatla ve hırsla maça asıldılar. Tribünün gücüyle futbolcuların inancı birleşince muzize galibiyet geldi.-BU arada Antep’i de tebrik etmek istiyorum. ‘1 puan yeter’ düşüncesiyle 8-9 kişi defans yapmadan, vurup kırmadan, pozistif futbolu düşündükleri için. Eğer mecburi değişikler olmasaydı G.Antep İnönü’den en az 1 puan ayrılabilirdi.

Devamını Oku

Korkmaz korkmadı!

22 Ocak 2012

İYİ ki ‘iddaa’ oynamamışım. Zaten istesem de oynayamazdım.. Çünkü nasıl oynanacağını bile bilmiyordum. Ama bilseydim ve oynasaydım kupona banko ‘2’ yazardım. Ve tabii iki seksen yatardım. Ligin dibindeki Karabük’ün Trabzon’u yenmesi sürpriz mi? Evet sürpriz. Bu maçı izlemeseydim ‘Nasıl oldu bu iş?’ derdim.. Nasıl olduğunu sizlere anlatayım.-ÖNCELİKLE rakibinden korkmayan, Trabzon’u iyi etüt eden ve mükemmel taktik veren Bülent Korkmaz’ı kutluyorum. Korkmaz korkmadı ve kazandı. Peki ne yaptı? Öncelikle Burak gibi Trabzon’un attığı her golde katkısı olan golcü bir oyuncuyu Muhammet ve Jahic’le iyice kilitledi.-Burak gollerini önüne atılan uzun toplarla atıyor. Bülent hoca bunu bildiği için Muhammet ve Jahic’i Burak Yılmaz’a karşı kademeli bir defans anlayışıyla durdurmayı düşündü. Yani göbekte oynayan bir oyuncu Burak’la uğraşırken, diğeri 2-3 metre geride duracak, milli oyuncu birinden kopsa diğerine yakalanacaktı. Bülent hocanın bu planı tuttu. Diyeceksiniz ki ‘Ama Burak gol attı’.. Ama dikkatinizi çekerim Burak’ın attığı gol, diğer attıklarına benzemiyor.-Pekİ Burak’a bu topları kim atıyordu? Gustavo Colman ve Alanzinho.. Bülent hoca bu oyunculara da daha ayağına topu almadan baskı yaptırttı. Bu nedenle değirmene gelen suyun da yolunu kesti. Takım halinde mükemmel kademeli defans yapan Karabükspor, topu kazandıktan sonra hiç korkmadan en az 3 kişiyle Trabzonspor kalesine yüklendi.YÜREKLİ OYNADILAR-İLK yarıda daha çok pozisyon bulan Karabük’tü.. İşte bunlardan birkaç tanesi.. 23 ve 37’de Mehmet Yıldız. 32’de Cernat.. 41. dakikada Güven.. İlk yarıda Trabzon adına da sadece Colman’ın kaçırdığı pozisyonu hatırlıyorum. Özetle Korkmaz’ın taktiği, Karabüklü futbolcuların yüreklerini koyması 3 puanı getiren faktörlerdi.-MAÇIN hakemi Fırat Aydınus’a gelirsek eğer sezon başından beri devamlı artan performansını dün de devam ettirdi. Allah nazardan saklasın hocam.. Aynen devam..

Devamını Oku

Beşiktaş özüne dönünce

21 Ocak 2012

-BEŞİKTAŞ seri galibiyetlerine dün Antalya’da da devam etti. Maçı madalyonun önü ve arkası olarak adlandıralım ve önce ön yüzüne, yani ilk 45 dakika’ya bakalım.. İlk 45’te Beşiktaş kendisine yakışmayacak bir futbol ortaya koydu. Bir tek Edu’yla pozisyon bulabildi. Rakip Antalya net sayılmayan golü ve Necati’nin karşı karşıya kaçırdığı pozisyonla soyunma odasına 2-0 önde gidebilirdi. Necati’nin attığı golde kaleci Cenk müdahale ettiğinde top net bir şekilde çizgiyi geçmişti. 2. yardımcı Asım Yusuf Öz olması gereken yere geç gelince Antalya’nın buz gibi golü güme gitti. Zaten ilk 45 dakikada topa daha çok sahip olan, pas yapan, sahada daha çok gol atma iştahı gösteren ev sahibi ekip oldu.-ANCAK 2. 45’te roller tamamen değişti. Basan, rakibe top kullanma fırsatı vermeyen, sağlı sollu ataklarla gol arayan ve kaptırdığı topu kapmak için mücadele veren tanıdığımız Beşiktaş vardı sahada. Bu baskının golü de getireceği kesindi. Ama doğrusunu isterseniz başkaları gibi bende nerdeyse bedavadan bir gol beklemiyordum.‘YARDIM YOK’-Tabİİ burada Deniz’in hatasını eleştirirken Almeida’nın fırsatçılığını ve kolay görünen zor vuruşu da alkışlamamak haksızlık olur. Almeida’dan devam edelim.. Çok büyük bir dikkatle izledim. Top rakipteyken ve Beşiktaş’a geçince gözüm hep ondaydı.-İnanılmaz koştuğunu ve mücadelesini gördüm. Açık ve net şunu da tespit ettim; Yeteri kadar arkadaşlarından yardım görmediği ortada. Dünkü maçtan sonra ben dahil şunu itiraf edeyim Almeida’yı biraz fazla ve haksız eleştiriyormuşuz.*****ANTALYASPOR’A gelince..Özellikle ilk yarıda ortaya koydukları futbolla hiç de mağlubiyeti hak etmediler. Mağlubiyetteki en büyük pay Beşiktaş’ın 2. yarıda özüne dönmesi. 2. neden ise yardımcının net golü vermediği andan itibaren oyunun kaderi değişmesi. Ve tabii ki Deniz Barış gibi tecrübeli bir futbolcunun büyük hatası.

Devamını Oku

Mustafa yoksa Semih mi olacak?

16 Ocak 2012

SÜPER Lig’in güçlü ekiplerinden Beşiktaş ve Bursa maçları hep ilginç, heyecanlı ve zevkli olur. Dün de böyle bir maç izledik. Maça hızlı başlayan, daha çok oyuncuyla gol arayan takım evsahibi Beşiktaş’tı. Necip, Fernandes ve Ernst’ten kurulu orta saha hem ataklarda hem de defansta dengeli oynadı ve Beşiktaş’ın baskısı golü getirdi. Hakan’ın hatasını Necip değerlendirdi.ÖNCE inatla Hakan’ın ayağındaki topu kazandı ve hemen sonra da yaptığı süper ortayla Almeida’ya golü attırdı. Burada Hakan’ın hatasını eleştirirken Necip’in topu kapmaktaki ısrarını ve ortasını alkışlamak lazım. Beşiktaş’ın 1-0’dan sonra biraz daha geriye yaslanması Bursa’yı cesaretlendirdi ve bu cesaret golü de getirdi. Fernandes-İsmail ortaklaşa hatasında Bursa, Batalla’yla beraberliği sağladı. Bursa bastırırken Beşiktaş 2. golü buldu. Bu golde Ernst’in 30 metre pasını ve mükemmel gol vuruşu yapan Edu’yu alkışlamak gerekiyor.2. devreye Beşiktaş anlaşılamaz bir nedenle iyice geriye yaslandı, sanki 4-1 öndeymiş gibi. Beşiktaş’ın geriye yaslanması Bursa’yı daha da cesaretlendirdi, pozisyonlarda buldu ama golü bulamadı. Çünkü Bursa’nın bir santrforu yok... BU arada Bursa’nın baskısında Rüştü’nün adeta uzayarak kurtardığı gol belki de maçın kırılma noktasıydı. İsmail ve Ekrem dün kendi performanslarının altında bir oyun sergilediler. İbrahim Toraman ve Egemen ikilisi görevlerini yaptı. Egemen’in kart cezalısı olması nedeniyle Antalya maçında oynayamayacak olması Beşiktaş adına şanssızlık.CARLOS’UN yorulan Beşiktaş’ta daha erken oyuncu değişikliğine gitmesi gerekiyordu. Oyuncu değişikliklerinde biraz geç kaldı. Almeida çıkıp Mustafa girdiğinde yanındakiler ‘Mustafa girer, golü atar bizi de rahatlatır’ diyordu ve Mustafa bunu diyenleri yanıltmayarak 3. golü attı. Mustafa sonradan girdiği hemen hemen her maçta golünü atıyor. Onun bu halini F.Bahçeli Semih’e benzetiyorum. Dilerim ve umut ederim ki o da Semih gibi yıllarca yedek kulübesinde oturmaz.TABELADA Beşiktaş’ın 3-1 kazandığı yazıyor ama özellikle 2. yarı Bursalı oyuncular biraz becerikli olabilselerdi skor hiç de göründüğü gibi olmazdı. Beşiktaş ilk yarıda oynadığı baskılı, istekli oyunuyla galibiyeti hak ederken Bursa 2. yarıdaki hırslı, arzulu rakip kalede daha çok gol pozisyonu bulan takım olarak mağlubiyeti hak eden takım değildi.ÖZETLE Beşiktaş, taraftarlarının zaman zaman yüreklerini ağzına getirse de çok zor bir maçı kazanmasını bildi. Zaten bu saatten sonra da bence mühim olan iyi futboldan çok 3 puan almak.

Devamını Oku

Stoch, Stoch, Miroslav Stoch

13 Ocak 2012

ZİRAAT Türkiye Kupası başladı, 4-5 maçı izleyebildim. Hiç tahmin etmediğim kadar da oynanan futboldan, yapılan mücadeleden büyük keyif aldım. Doğrusunu isterseniz bu kadarını beklemiyordum. Dün akşam da son derece zevkli, keyifli, tempolu, bol pozisyonlu ve bol gollü bir maç izledik. Zannetmeyin ki bu sadece F.Bahçe’nin sayesinde oldu. Hayır. Eğer dünkü maçtan keyif aldıysak bunu F.Bahçe’den çok Konya Torku Şekerli futbolculara borçluyuz. Çocuklar “Aman fazla gol yemeyelim, rezil olmayalım, hezimete uğramayalım” düşüncelerini bir kenara bırakarak aslanlar gibi, tekme tokat atmayan, 7-8 kişiyle defans yapmayan ve topu kazandıklarında en az 3 kişiyle F.Bahçe kalesinde gol arayan, kısacası aslanlar gibi oynayan bir Konya Torku Şeker izledik. Bu çocuklar eğer yukarıda yazdıklarımın aksini yapsalardı keyifsiz, heyecansız, pozisyonsuz bir maç izlerdik. Ve F.Bahçe de bu maçı 1-0 veya 2-0 zor kazanırdı.-ÇOK eleştirilen Bienvenu hat-trick yaptı. Eğer Aykut hoca ve F.Bahçe yönetimi bu Bienvenu’nün attığı 3 gole aldanır da “Bizim forvete ihtiyacımız yok” derlerse sonradan “Yandım Allah” diye bağırırlyar. Açık ve net söylüyorum; F.Bahçe’nin santrfora ihtiyacı var. Emre’yi isteksiz ve etkisiz gördüm. Genç Özgür’ü çok beğendim. Özgür dünkü futboluyla en azından Aykut hocanın kafasının bir köşesinde yer etmiştir. Alex oyuna girdikten sonra attığı paslarla ve akıl dolu golüyle maçın kalitesini daha da artırdı.KONYA BİRAZ TECRÜBELİ OLSA! -TECRÜBELİ F.Bahçe, gençlerden ve tecrübesizlerden kurulu Konya Torku’yu farklı yenmeyi başardı. Konyalılar da F.Bahçe gibi bir takım karşısında en az 3-4 tane net gol pozisyonu buldular. Biraz tecrübeli ve sakin olsalardı F.Bahçe kalesinde en az 2-3 tane gol olurdu.-VE maçın yıldızı... Tek kelimeyle Stoch’tu. 1. dakikadan 90. dakikaya kadar inanılmaz koştu, mücadele etti. F.Bahçe’yi rakip kaleye en çabuk taşıyan oyuncuydu. Kanarya’nın attığı 4 golde de kenarından köşesinden payı vardı. Özetle soğuk bir gecede oynanan heyecanlı, zevkli, tempolu, gollü bir maç içimizi ısıttı. Bu nedenle önce F.Bahçe’nin isminden, formasından korkmadan yürekli oynayan Konya Torku Şeker’i, sonra da farklı skorla kazanan F.Bahçe’yi kutluyorum.

Devamını Oku

Ayakta kalan tek adam Fernandes

9 Ocak 2012

LİGİN dibindeki A.Gücü’nü nasılsa yenerim diye Ankara’ya giden Beşiktaş hem aldığı skor hem de oynadığı futbolla taraftarlarını hayâl kırıklığına uğrattı. Bu oyun anlayışıyla Beşiktaş 3 tane 90 dakika oynasa A.Gücü’ne gol atması mümkün değildi. Bırakın gol atmasını pozisyona girmesi bile mümkün değildi. Nitekim taraftarı ‘Ah ah bu gol kaçar mı?’ diyecek kadar bile ayağa kaldırmadı. 9 kişiyle defans yapan A.Gücü’nü çözmek ve gol atmak Amerika’yı yeniden keşfetmek gibi bir şey değil. Adamlar 8 kişi kalenin önüne birikmişler, Beşiktaş da 7-8 kişiyle hücum ediyor, bırakın ağları bulucak topu, topun geçeceği delik bile yok. Ne yapacaksın? Oyunu kanatlara yıkıp sağlı sollu orta yapacaksın. Beşiktaş bunu zaman zaman denedi ama sadece denemekle kaldı, beceremedi.SIMAO ÇOK KÖTÜ!NE sağdan Ekrem ne de soldan İsmail. Akılda kalacak tek bir orta yapmadılar. Veli çok koşuyor, çok çalışıyor, rakibi bozuyor. Aynı tür bir oyuncu daha var Ernst. O da oynı şeyleri yapıyor. Aynı şeyi yapan iki oyuncunun bir arada oynamasının mantığını da çözmüş değilim.SIMAO tanınmayacak kadar kötü. Sanki maça çıkmadan kendine uyuşturucu vurulmuş, ayakta duramıyor. Bir de üstüne üstlük Mustafa Pektemek oyundan çıkıyor. Bak Carlos benim naçizane fikrim Mustafa santrfor oynar. Mustafa oynasın diye sağ açığa, sol açığa koyuyorsan hiç zahmet etme. Çünkü ne sağ açık ne de sol açık kıyafeti üstüne uymuyor. Oynayatacaksan santrfor oynat oynatmayacaksan da yanında oturt.A.GÜCÜ’NE HELÂL!BEŞİKTAŞ’IN defans oyuncularını ve kalecisini değerlendirmiyorum. Çünkü karşılarında sadece en fazla 2 futbolcuyla gol arayan bir takım vardı. Carlos neden üçlü defansa dönmedi onu da anlayamadım. Beşiktaş’ta tek elle tutulacak, adam gibi oynayan Fernandes vardı. Pas attı, top çaldı, rakibi bozdu, orta yaptı, şut attı. Nerdeyse bütün takım arkadaşları yerine o oynadı. Ama tabii ki bir tek Fernandes yetmedi. Edu’nun kumaşı iyi ama ağır.A.GÜCÜ’NE gelince adamlarda ne para var ne de pul. Futbolcuları dört bir yana dağılmış. Hakan Kutlu hiçbir teknik direktörün kabul etmeyeceği A.Gücü teknik direktörlüğünü kabul etmiş, hem teknik adam hem ağabey olmuş. Dün akıllıca da bir iş yaptı. Beşiktaş’tan ancak böyle oynayarak puan alabilirdi. Kimse Hakan Kutlu’ya 9 kişi defans yaptı diye kızmasın. Hem Hakan Kutlu’yu hem de büyük emek sarf eden A.Güçlü futbolcuları kutluyorum.

Devamını Oku

Kaleciler olmasa..

5 Ocak 2012

DÜNKÜ maç gösterdi ki artık bundan sonra Spor Toto Süper Lig’de kolay maç yok. Beşiktaş dün işte bu çok zor maçlardan birini kazandı. Fakat şunu itiraf etmek gerekir ki kazanırken de taraftarının yüreğini azına getirdi. Kartal 1-0 öne geçtikten sonra Eskişehir’li futbolcular öyle pozisyonlar buldu ki taraftarlar bile ‘Bu maç böyle bitse de rahat bir nefes alabilsek’ derdiler. Haklıydılar da. Öncelikle şunu söylemek gerekir, Maçın 1. dakikasından bitiş dakikasına kadar son derece tempolu ve tansiyonu yüksek bir maç izledik. Gol pozisyonları da her iki takım adına oldukça fazla sayıdaydı..-PEKİ gol sayısı bitiş düdüğüyle birlikte neden sadece 2. Bunun 1. nedeni 2 gol yemesine rağmen Ivesa’nın inanılmaz kurtarışlarıydı. Cenk de müthiş toplar çıkardı. İki kaleci de dün gününde olmasa skor çok daha farklı olurdu. Daha sonra başta Almeida olmak üzere Beşiktaş’lı futbolcuların adeta gol kaçırma yarışına girmeleri ve Ekrem’in direkten dönen şansız pozisyonu. Ayrıca Beşiktaş’ın orta sahasında Veli, Ekrem, Fabian Ernst gibi çok koşan, mücadeleyi bırakmayan, top çalan futbolcular var. Ancak yaratıcı, pozisyon üretebilen futbolcu sayısının yeterli olduğunu söylemek iyimserlik olur. Tabii ki Fernandes dışında.-ALMEIDA’YA gelince, çok geri gidiyor ve takım arkadaşlarına yardımcı oluyor. Buna saygı göstermek lazım. Ama Beşiktaş’ın hızlı hücumlarında istenilen pozisyonlara giremiyor. Daha doğrusu fizik gücü, hızlı hareket etmesini engelliyor. Almeida’nın çok geri gelmesi büyük bir lüks gibi..Pektemek girdi Beşiktaş rahatladı-BEŞİKTAŞ tarftarları bu maç 1-1 bitecek korkusu yaşarken Carlos, Almeida’nın yerine Pektemek’i alarak ‘Hayır 1-0 bitmeyecek çünkü Mustafa’yı sokuyorum’ diyerek hem kendini hem de taraftarları rahatlattı. O da her zaman olduğu gibi yine golcülüğünü gösterdi. Bu gol yalnız Beşiktaş’lı futbolculara değil taraftarların da yüreğine su serpti. İyi ki Beşiktaş’ın Mustafa’sı var. Özetle Beşiktaş çok zor bir maçı kazanarak 3 puanı hanesine yazdırdı ve ‘Ben bu şampiyonluk yarışının içinde hep olacağım’ dedi. Eskişehir’e gelince. 1-0 geriye düştükten sonra golü düşünmeye başladılar. Daha çok yüklendiler. Pozisyon da buldular. Ersun hocanın neden bu taktiği daha maç 0-0 devam ederken uygulatmadığını anlayamadım..

Devamını Oku