Ölüp ölüp dirildiler

20 Şubat 2012

BEŞİKTAŞLI taraftarlar dün 90 dakika boyunca adeta öldüler öldüler dirildiler. Yürekleri ağızlarında maç seyrettiler. Gerçi bu ilk değil. Beşiktaşlı taraftarlar haftalardır bu heyecanı yaşıyor. Bir rahat maç seyredemediler. Rakip kim olursa olsun bu maçı rahat kazanırız havasında tribünde ve TV başında oturamadılar. Dün de aynı filmi izlediler.ÖZELLİKLE ilk 45 dakikada öylesine futboldan uzak, futbolla yakından uzaktan alakası olmayan bir Beşiktaş izledik. İnsan bir pas yapamaz mı? Bir pozisyona giremez mi? Rakibe bu kadar pozisyon mu verir? Bu kadar top mu kaptırır, böylesine basit gol mü yenir? İnanılır gibi değil. Dün açık ve net bir kez daha görüldü ki Hilbert, Egemen, Sivok veya Toraman yani defans bloğu Beşiktaş’ın yarısı demekmiş... Ersan henüz fizik olarak hazır değil. Onu hiç suçlamıyorum çünkü çok ağır iki sakatlık geçirdi. Sağ bekte dahi sağ açık gibi bindirme yapan Ekrem dün bu alışkanlıklarının sadece 3-4 tanesini gösterdi.ALMEIDA’NIN attığı goldeki ortası harikaydı. İkinci yarıda iyi futbol oynayan değil ama inanılmaz koşan, mücadele eden, maçı bir an olsun bırakmayan Beşiktaş izledik. Quaresma, diğer maçlarına oranla biraz daha hareketliydi. Veli, zaman zaman hatalar yapmasına rağmen Beşiktaş’ın en iyi oyuncularından biriydi. Sol bekteki kiritik müdahalelerle Beşitaş’ın gol yemesini engelledi.BÜYÜK KAYIP!CENK’İN koltuğunun altından yediği gole söyleyecek bir şey bulamıyorum. Herhalde Cenk bunun muhasebesini yapar. Kart cezalısı durumuna düşen Fernandes, G.Saray maçında oynamayacak. Büyük kayıp. G.Birliği’ni ise tebrik ediyorum. Helal olsun. Ne Beşiktaş taraftarından korktular ne de atmosferden. Maçı çirkinleştirmek için ne tekme attılar ne yerde yattılar ne de ‘Çanakkale geçilmez duvarı’ ördüler. Açık ve net söyleyeyim, onların da yaptığı mücadelenin hakkı en az 1 puandı. Beşiktaş çok önemli bir maç kazandı. Eğer puan kaybetseydi belki play-off’u da zora sokacak, moralleri bozulacaktı.

Devamını Oku

Büyük moral oldu

15 Şubat 2012

“Beşiktaş 2-0’lık net skorla hem avantajı eline geçirdi hem de taraftarlarının moralini yerine getirdi.”SPOR Toto Süper Lig’de oynadığı son 4 maçta sadece 1 puan alan Beşiktaş bu nedenle taraftarının hem tepkisini çekmiş hem de moralini bozmuştu. Aynı Beşiktaş dün Avrupa Ligi’nde Braga’yı 2-0 gibi net skorla yenerek tur için büyük avantaj sağladığı gibi hem kendilerinin hem de taraftarların gitmekte olan morallerini de yerine getirdi.-DİYECEKSİNİZ ki rakip takım Braga 1 saat 10 kişi oynadı. Doğru bu tür maçlar da 1 saat 10 kişi oynamak hiç de kolay değil. Ama inanıyorum ki Beşiktaş 11’e 11’de oynasa kazanamasa bile kesinlikle Braga’ya kaybetmezdi. Çünkü Beşiktaş, Braga’dan daha iyi futbolculardan kurulu daha iyi bir takım.-SAĞ bek oynamayı sevmeyen Toraman yandı. Çünkü 2 maçtır son derece iyi oynuyor. Artık Carvalhal’e ‘Ben sağ bekte oynamak istemiyorum’ da diyemez. Ernst, Necip, Veli inanılmaz bir yardımlaşma içerisindeydiler.-SIVOK yine yapacağını yaptı. Defansta hatasız oynayan Sivok yine alıştığımız kafa gollerinden birini attı. Tabii Sivok’un kafa golünü alkışlarken mükemmel asist yapan Fernandes’i de alkışlamak lazım. Fernandes demişken devam edelim. Şu anda Beşiktaş’ın en iyi oynayan, izleyenlere en çok keyif veren oyuncusu. En azından nerede olursa olsun Beşiktaş serbest vuruş kazandığında siyah-beyazlı taraftarı ayağa kaldırıyor, o heyecanı yaşatıyor. Ayrıca Fernandes, Sivok’a attırdığı golün daha güzelini Simao’ya attırdı, ara pası mükemmeldi.-RAKİP 10 kişiydi de biz de onlardan aşağı değildik, biz de neredeyse 10 kişiydik. Neden mi diyeceksiniz, çünkü Quaresma da yoktu. Böylesine yetenekli bir futbolcunun yeteneklerini sahaya yansıtamamasını ben şahsen içime sindiremiyorum. Quaresma fizik gücü olarak hazır değil. Fizik olarak hazır olsa ilk yarı da iki tane istediği gibi pozisyon yakaladı, bildiğimiz Quaresma olsa o pozisyonunu ikisini de gol yapardı, en azından çerçeveyi bulurdu.-ÖZETLE futbolun içinde her şey var ama ben Beşiktaş’ın bu turu geçeceğine inanıyorum. Hatta geçti bile diyebilirim. Şu an rakibi düşünüyorum, Lazio mu, Atletico Madrid mi diye.

Devamını Oku

Emreee! Yetiş artık

13 Şubat 2012

“Dün bir kez daha gördük ki Emre F.Bahçe için çok önemli. Kanarya Emre’yi çok aradı.”KÜMEDE kalmak için hayati bir mücadele veren Korkmaz’ın talebeleri verdikleri bu mücadelenin karşılığını 3 puan olarak aldılar. Bülent hoca F.Bahçe’yi ezberlemiş ve futbolcularına da ezberletmiş. Ne yapıyor F.Bahçe? Alex’in attığı kısa-uzun paslarla veya kendisinin yarattığı pozisyonlarla etkili oluyor. Bülent hoca buna çareyi bulmuş. Ragued’i Alex’e yapıştırmış. Değirmenin suyunu kesmiş.NE yapıyor F.Bahçe? Son haftaların formda oyuncusu Stoch’la rakibin sağ kanadını adeta felç ediyor, ya gol atıyor ya asist yapıyor. Bülent hoca onun yolunu da Uğur’la kesmiş. Hem sağa hem de sola iyi oynayabilen bir oyuncuyu nasıl durdurdursun? Top onun ayağına gelmeden basacaksın ve yüzünü kaleye döndürmeyeceksin. İşte Uğur dün bunu çok iyi yaptı. Stoch’u ne oynattı ne gol attırdı. Stoch asist yaptı mı yaptı ama kime? Cernat’a...CERNAT’A öyle bir asist yaptı ki böyle bir asisti takım arkadaşları değil babası yapmaz! Ama Cernat’ı da kutlamak gerekir. Asistin hakkını verdi ve çok güzel bir vuruşla topu ağlara gönderdi.BOĞA GİBİ GÜÇLÜ...BAŞLIĞIM neden Emreee yetiş? Dün bir kez daha gördük ki Emre, F.Bahçe için çok önemli. En kötü gününde ve performansında bile olan Emre’yi dün F.Bahçe çok aradı. Fener’in göbeğinde oynayan M.Topuz ve Cristian sadece koşuyorlar. Bir ara Mehmet, oynuyor mu oynamıyor mu diye tereddüte düştüm. Caner sağa, sola gitti ama iki tarafta da son derece etkisizdi. Nerede yaratıcılık ve üretkenlik? İşte dün F.Bahçe bunu yapamadı. Ama burada Karabüklü oyuncuların hakkını yemeyelim, bu yaratıcılık ve üretkenliklere de müsade etmediler.GÖKHAN Gönül ve Emre’den hangisini daha çok aradı F.Bahçe derseniz, hiç düşünmeden Emre derim. KOŞMAYAN, mücadele etmeyen futbolcu yoktu. Ama M.Yıldız’a ayrı bir parantez açmak istiyorum. Kızılderili filmlerinde sık sık ‘Oturan Boğa’ ismini duyarız. Dün Mehmet’i bir boğaya benzettim ama oturan değil çoğu zaman ilerde tek başına kalmasına rağmen inanılmaz mücadele eden, omzunu, baldırını, vucudunu ve fizik gücünü kullanarak Yobo ve Serdar’la inanılmaz boğuşan oyuncu olarak. 2. goldeki güzel asistini de unutmayalım. Ve 85’te oyundan çıktı. Boğa olsa bu kadar koşmaya ve mücadeleye yıkılır kalırdı. MAÇIN hakemi Fırat Aydınus F.Bahçe lehine bir penaltı verdi. Ömer Güvenç, “Sen verir miydin?” deseler cevabım kesinlikle hayır olurdu.

Devamını Oku

Popov, Abitoğlu ve Karaman

11 Şubat 2012

BAŞLIKTAKİ 3 isim dünkü maçın özetiydi aslında.. Popov’dan başlayalım. Dakika 5, Trabzon korner kullanıyor ve Popov takım arkadaşlarına yardım etmek için iyi niyetle yardıma geliyor ama topu kendi ağlarına gönderiyor. Dakika 20’de Popov bu sefer kendisini affetirmek için penaltı kullanıyor ve direğin dibinden topu auta atıyor. Ve dakika 56, yine Popov sahnede. Mustafa’yı ceza sahası içinde yaka paça indiriyor. Burak penaltıyı atıyor ve maç bitiyor: 3-0.-GELELİM hakem Kamil Abitoğlu’na. 18’de Popov ceza sahası içinde düşüyor. Penaltıyla bırakın yakından uzaktan akrabalığı yok. 54’te Burak Karcemarskas ile karşı karşıya. Kaleci çıkıyor ve topu ayağıyla uzaklaştıryor. Abitoğlu yine uzaktan bile akrabalığı olmadığı pozisyonda ‘penaltı’ gösteriyor..-GELELİM deneyimli hoca Hikmet Karaman’a. Öncelikle şunu söylemek gerek, şimdiye kadar kulübede yerinde duramayan hoca dün sanki afyon yutmuş gibi durgundu. Takımı 4 dakika 7 yabancıyla oynatarak affedilmez bir hatanın altına imza attı. Hadi diyelim ‘Affı yok ya’ Karaman daldı, peki yardımcıları ne yapıyor. İsimleri üzerinde ‘Yardımcı’ hocalar.NEYE YARDIMCILAR!-SKOR tabelasında Trabzon’nun 4-1 kazandığı yazıyordu. Peki oynadığı futbolun karşılığını mı aldı Karadeniz ekibi? Kesinlikle hayır. Trabzon’da sadece kaleci Tolga, Mustafa Yumlu ve Aykut’u beğendim. Havada adeta uzayarak inanılmaz bir gole engel olan Aykut dikkat ediyorum rakip kim olursa olsun her maçı aynı ciddiyet ve konsantrasyon ile oyunuyor. Her geçen maç üstüne koyarak performansını yükseltiyor. Bravo Aykut. 4YUMLU’YU oynadığı futbol ve attığı golden dolayı kutluyorum ama öylesine gereksiz bir sarı gördü ki o affedilmez. Popov penaltı kaçırıyor ve o hakeme gidip yukarda Allah var diyor. Yukarda Allah olduğunu herkes biliyor Yumlu ama hakemin de sarısı var. -G.ANTEP futbol olarak kesinlikle Trabzon’dan kötü değildi bana göre. En büyük hataları Trabzon’da Olcan, Volkan ve Burak gibi süratli oyunculara rağmen defansı çok önde kurmalarıydı. Trabzon’un yediği golde Cech’e sormak istiyorum; Kardeşim adam topu kontrol ediyor, kaleye doğru depar atıyor, vuruyor ve sen nerdesin..-ÖZETLE hakem, futbolcu ve teknik direktör hatalarıyla dolu entersan bir maç izledik. Güzel hareketlerden çok her türlü hata ve yanlışa şahit olduk.

Devamını Oku

Devir 3 puan devri

6 Şubat 2012

CUMARTESİ gecesi Nevzat Demir Tesisleri’nde Carlos’la yaptığım röportajda, “2 cezalı, 4 tane de sakatınız var. Bu oyuncuların hepsi de banko oynayan isimler. Buna rağmen kazanmaya mı kaybetmemeye mi oynayacaksınız?” diye sorduğumda, “Beşiktaş her zaman her yerde kazanmak için oynar. Teknik direktör olarak düşüncem benimde aynı. Hep kazanmak” dedi.AMA ilk 45 dakikada kazanmak için oynayan bir Beşiktaş izleyemedik. Buna rağmen ilk 10 dakika net pozisyonlar buldu Kartal. Holosko eğer final paslarını ve vuruşlarını iyi yapabilse Beşiktaş’ın öne geçerdi. Beşiktaş’ın yediği gol yine duran top. Vuruş F.Bahçe stoperinden. Pektemek neredesin? Cenk yine aynı çıkış hatasını yapıyosun!İKİNCİ yarıda bambaşka bir Beşiktaş vardı sahada. Neredeyse F.Bahçe’yi kendi yarı sahasına hapsederek adeta tek kale oynadı. Pozisyonlar da buldu. Ernst’in kaçırdığı gol akıllara durgunluk vericiydi. Bir topu da direkten döndü. F.Bahçe 1-0’ı korumaya çalışıyor, Beşiktaş gol bulmak için bastırıyordu. Ceza sahasının içine kamp kurdu. Ama yine final pasları, son vuruşlar vasata bile ulaşamadı. Böyle olunca Beşiktaş golü de bulamadı. Beşiktaş bastırdıkça F.Bahçe kontraya dönerek golü aradı. Nitekim o golü de maçın sonlarında buldu.BANA göre Beşiktaş’ın en iyisi hem Alex’i pasifize eden, hem de ileri çıkan Toraman’dı. Olağanüstü goller kaçıran Ernst’i de kutlamak lazım. Ya ikizi var ya da 3 ciğeri. Tanju’nun iyi niyetinden şüphem yok. Ama Stoch çok hızlı. Yapması gereken yakın oynayıp top gelmeden hamle yapması. Ama o hep boş bıraktı. Stoch da aldı götürdü. Yakın oynasa en fazla faul yapardı.YARATICILIK YOKSON 3 maçta 9 puan kaybetti Kartal. ‘Ben şampiyonluk istiyorum’ diyen takımın böyle bir lüksü yok. Ben zaten play-off’a girerim hesabı yapıyorsa, orda puanların çok önemli olduğunu aklından çıkarmamalı. Q7, Fernandes, özellikle Hilbert çok arandı.DİYECEKSİNİZ ki Q7 zaten kötü. Ama Q7 durur durur 2 hareket yapar tabela değişir. Beşiktaş’ın orta sahası çok koştu. Ama nerede yaratıcılık? Yok! Devir 3 puan devri. Beşiktaş 2. yarıda iyi oynamış.. Ama 3 puan aldığı için F.Bahçe’yi, 2. yarıda da agresif ve iştahlı Beşiktaş’ı tebrik ediyorum.

Devamını Oku

Beşiktaş’ta neler oluyor?

4 Şubat 2012

SENİN rakiplerin G.Saray 2, F.Bahçe 3 puan kaybetmiş. Mersin İY ile kendi sahanda oynuyorsun. Onlara inat sen de 3 puan kaybediyorsun. “Nasılsa play-off garanti” dersen ve iki maçta 6 puan kaybedersen böyle de devam edersen play-off’u rüyanda görürsün.-BİR gerçek var Beşiktaş kötü oynuyor ayrıca tribündeki ve televizyon başındaki taraftar da bu futboldan keyif almıyor. Kazandığı maçlar da dahil.-GELELİM cezalara. Önce tribünlerden başlayalım. Adım gibi biliyorum ki Beşiktaş taraftarı takımlarına aşık. Onlar için tek aşk, Beşiktaş. Hani derler ya, “Adam sevdiğini yerden yere vururmuş.” Beşiktaş taraftarı vurmuyor, öldürüyor. Yaptığınız kötü tezahürat yüzünden takımınıza maddi manevi büyük zarar veriyorsunuz. İddiaya girerim Mersin maçında tribünde olsanız Beşiktaş bu kadar kötü oynamaz ve kötü oynasa bile kazanırdı. Tıpkı G.Antep maçında olduğu gibi.-SADECE küfür eden suçlu değil. Yanında olup küfür edilmesine izin veren de suçlu. Bakın hatırlatayım, bundan sonra küfredilen her maçın ardından seyircisiz oynama cezası bir kez daha gelecek. Çok seviyorum dediğiniz (ki öyle) takımınıza maddi manevi zarar veriyorsunuz..-GELELİM hakemlere.. Hakemler için konuşmayı hiç ama hiç sevmem. Onların işlerinin çok ama çok zor olduğunu en iyi bilenlerden biri benim. Ama artık sabır taştı. Kimse “Beşiktaş da kötü oynuyor ama” demesin. Bu Beşiktaş’ın sorunu. Dürüstlüğüne son derece inandığım Kamil Abitoğlu, Kayseri maçında Fernandes’e iki sarıdan kırmızı kart gösteriyor.. (O kartın rengi direkt kırmızı olmalı) Ama aynı Abitoğlu Kayserili Pekarik’in elle oynadığı pozisyonu görmüyor. Hem de yapışık kadar yakınken.. Sarı kartı gösterse ikinci sarıdan Kayserispor 10 kişi kalacak.YÖNETİMDEN ÇIT YOK-İKİ sarıdan kırmızı kartın karşılığı 1 maç. Fernandes’e 2 maç. Nedenini öğrendim. Çıktıktan sonra kendi soyunma odasının kapısını tekmelemiş. Komik!.-GELELİM Mersin maçına. Simao ceza sahası içinde resmen yaka paça indiriliyor. Karşılığı, penaltı ve kırmızı kart. Dakika 36. Rakip 10 kişi. Beşiktaş penaltıyı atarsa 1-0 önde.-BU tür hareketler sadece Beşiktaş’a değil, her takıma oluyor. Ama Beşiktaş’a çok fazla olmaya başladı. Futbolcular her maç atılıyor. Beşiktaş yönetimi ceza vermiyor. Yabancı oldukları için mi? Bugün yabancılara veremezsen, yarın Türk futbolculara nasıl vereceksin?-DEDİĞİM gibi hakem hataları Beşiktaş’ın canını yakıyor ancak Beşiktaş yönetiminden çıt yok. Acaba Demirören’in Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı olması, yönetimin elini ve dilini mi bağlıyor?

Devamını Oku

Giray kaçtı Bursa tutamadı

2 Şubat 2012

BÖYLE bir havada, böyle bir zeminde belki çok kaliteli değil ama heyecanlı, zevkli, temposu yüksek ve gol pozisyonu çok olan bir maç izledik. Vallahi helal olsun iki takımın oyuncularına. Herkes Trabzon’un gollerini Burak’tan beklerken Giray Kaçar belki akıllara bile gelmedi. Öylesine 2 kafa golü attı ki birbirinin kopyası.-BURSA defansı hadi Giray’ı 1. golde hesaba katmadı. Ehh be kardeşim 1. golde olduğu gibi yine Olcan korner atıyor ve yine Giray kafayla topu ağlara gönderiyor. Bursaspor defansında Stepanov ve İbrahim gibi hava topalara hakim ve tecrübeli oyuncular var.-BU gollerin dışında hem İbrahim hem de Stepanov çok iyi oynadılar. Bursa’nın golüne gelince, hani derler ya göstere göstere attı diye. Aynen öyle oldu. Turgay, Batalla’ya o da Sestak’a verdi. O da Ozan’ın önüne al da at dercesine asistledi. Gol bağıra bağıra geliyorum dedi. Ve sonuç olarak geldi de. 2-1’den sonra Bursa 2. golü yakalamak için Trabzonspor’un üstüne daha da yüklendi. Hele son saniyelerde Turgay’ın atamadığı diyemiyorum ama Tolga’nın kurtardığı bir pozisyon var ki, Trabzon’un yüreği ağzına geldi. Turgay demişken bana göre bu futbolcu sakat veya cezalı olmadığı sürece Bursa’da banko oynamalı.BURAK’IN KAÇIRMA HAKKI VAR-TRABZON’UN golcüsü Burak istediği topları alamadı. Daha doğrusu İbrahim ve Stepanov bu şansı tanımadı. Burak böyle bir poisyonu bir kere yakaladı ve onu da Carson’a nişanladı. 84’te mutlak golü kaçıran Burak, (ki 25 tane atan bir futbolcunun bunları kaçırmaya hakkı var diye düşünüyorum) 91’de yakaladığı pozisyonda pas yerine şut atmakla bence egoistlikten başka bir şey yapmadı. Özetle Giray’ın kafası ve Tolga’nın elleri Trabzon’a 3 puanı getiren kafalar ve ellerdi. Mücadelenin hakemi Özgür Yankaya bu havaya rağmen iyi bir maç idare etti. Ama 41’de kasıtlı olarak topu elle oynayan Vederson’a neden sarı kartını çıkarmadığını anlayamadım.

Devamını Oku

Kötü futbol kötü skor

31 Ocak 2012

15 haftadır yenilgi yüzü görmeyen Beşiktaş, Kayseri’de mağlubiyetle tanıştı. Hemen söyleyelim haketti mi? Evet haketti. Beşiktaş belki de sezonun en kötü futbolunu oynadı. Daha 47. saniyede gol yedi. Hani derler ya dakika 1 gol 1 diye... Daha 1. dakika olmamıştı bile. Beşiktaş’ın 90 dakikada oynadığı oyuna ‘futbol’ demek fazla iyimserlik olur. Dün Beşiktaş formasına yakışır futbol oynayan oyuncu saymaya kalksanız 2’yi zor bulursunuz. 1.5 aydır oynamayan Quaresma ne fizik ne de kafa olarak hazır bir görüntü çizmedi. Sadece Q7 mi! Simao, Mustafa, Necip, Ernst ve özellikle 2. yarıda takımını yalnız bırakan Fernandes.PROFESYONEL bir oyuncu böyle bir kart görerek takımını yalnız bırakmaz. Orta sahada sana faul yapılıyor, doğru. Ehh, hakem faulü çalıyor ve sen hırsını alamayıp rakibin bileğine kasıtlı basıp 2. sarıdan kımızı görüyorsun. Aslında hareketin karşılığı direkt kırmızı olmalıydı. Dün Beşiktaş’ta yardımlaşma adına da hiçbir şey göremedim. Herkes adeta top bana gelmesin diye rakibin arkasına gizlenmiş, saklanbaç oyunuyor. Ayağına topu olan futbolcu kime pas atacak? Kimseye, çünkü bir arakadaşını bile göremiyor. O zaman da ya topu kaptırıyor yada yanlış kullanıyor.HAKEMİN 2 HATASIİSMAİL, güzel kardeşim.. İyi niyetinden hiç şüphem yok. Hücumdaki arkadaşlarına destek vermen süper. Oraya kadar gidip yardım etme çabana şapka çıkarıyorum. Ama al şu tape’i bir kez seyret. Kaç orta, kaç pasın olumluydu. Senin için söylediklerim Ekrem için de geçerli.KAYSERİ’YE gelince.. Önce 15 maçtır yenilmeyen bir takımı yendikleri için tebrik edelim. Hem de o kadar sakat ve cezalı oyuncuya rağmen. Ama zannetmesinler ki; ‘Süper oynadılar ve yendiler. 10 kişi kalmış ve sezonun en kötü Beşiktaş’ını yakalamışsın. 2 hatta 3’ü bulmalısın. Ya son dakikada yeseydin. Nitekim Edu kötü vurmasa o da olacaktı. Hakem Kamil Abitoğlu’nun 2 hatası vardı. İlki Fernandes’i 2. sarıdan değil direkt kırmızıyla atmalıydı. 2.’si Topa elle müdahale eden Pekarik’i 2. sarıdan atmaması.

Devamını Oku