SEZON bitti... Eli kulağında, neredeyse yeni sezon başlayacak. Ancak siyah beyazlılar, hâlâ teknik direktör sorununu çözemedi. Neyi, neden ve kimi bekliyorlar anlayamadım. Bu kadar zor mu?... Tayfur Hoca ile devam edecek misiniz?... Cevabınız evet ya da hayır ise de Tayfur Hoca’ya bunu söylemeniz gerekmiyor mu?... Bunu söylemelisiniz ki; o da kendi yolunu çizsin.-ANLADIĞIM kadarıyla siz, hâlâ “teknik direktörüm kim olsun?” kararını veremediniz. Yanlış yapıyorsunuz, geç kalıyorsunuz. Bir an önce ismi belirleyip, kendisine “Kardeşim bu takım sana emanet. Bize kimler kalsın, kimler gitsin diye raporunu getir” demeniz lazım.-ŞU anda bir sürü bonservisi elinde olan futbolcu var. (Zaten şu mali şartlarda büyük bonservis bedeli ödeyecek durumda değilsiniz) Erken karar verirseniz, belki takımın başına geçecek olan teknik adam bu işleri halleder. Her geçen gün hatta saat aleyhinize işliyor. Başka takımların eli armut toplamıyor. Siz geç kaldığınız ve geç kalmaya devam ettiğiniz sürece bonservisi elinde olan futbolcuları başka takımlar toplayacak.-EĞER Tayfur Hoca ile devam etmeyecekseniz ve iyi bir yabancı teknik adam almayacaksanız, bir an önce Samet Aybaba’yı alın ve takımın başına getirin. Öğrendiğime göre Samet Hoca, yarın Beşiktaş’ın teknik direktörü olacakmış gibi, yardımcılarını, alacağı, göndereceği futbolcuları belirlemiş bile.-AHMET, Mehmet, Hüseyin, Michel, Peter, Markoher kim ise bir an önce karar verin. Yine söylüyorum; GEÇ KA-LI-YOR-SUN-UZ...
F.BAHÇE dün güçlü rakibi Burasapor’u 4-0 gibi farklı bir skorla yenerken, 29 yıl hasret kaldığı Türkiye Kupası’nı da müzesine götürdü. Dikkat ettiğiniz başlığım 3 tane Alex.. Bunun nedenini herhalde izleyenler rahatlıkla anlamıştır. 3 asist, 1 gol.. Eh ben Alex, Alex, Alex, Alex demeyim de ne diyeyim? Herhalde Aykut hocam hazır olduğu halde ‘Ya ben bu Alex’i G.Saray maçında nasıl oynatmadım’ diye açık açık söylemese bile içinde kesinlikle geçirmiştir. -Eğer Alex sakat değilse, eğer Alex cezalı değilse, Alex bu takımda, takım elbise ve kravatıyla bile oynar. F.Bahçe’de var mı alternatifi? Yok.. 3 tane inanılmaz asist yapan Alex, bir de şık gol attı. Bu golde, gol vuruşu yapan Alex kadar golün mükemmel ortasını yapan Semih Şentürk’ün de büyük katkısı var. Cristian’ın golü de harika.-F.BAHÇE takımına söyle bir bakarsak dün görevini yapmayan tek bir futbolcu bile yoktu. Volkan hariç.. Ama bunda Volkan Demirel’in hiçbir suçu yok. Çocuğa görevini yapacak bir tek şut bile gelmedi. Şimdi Volkan ne yapsın? Bu filmin başrol oyuncusu Alex’in dışında Bekir İrtegün’ü de çok beğendim. -Ziegler-Caner uyumu mükemmel. Birbirlerini çok iyi tamamlıyorlar. Ziegler gidiyor, Caner kalıyor. Caner gidiyor, Ziegler kalıyor. Ve Caner gittiğinde boş dönmüyor. Muhakkak birşeyler yapıyor. Attığı goldeki vuruş tekniğini de çok beğendim. Gökhan’ın sakat sakat oynaması bence profesyonellik değil. İnşallah yanılırım ama büyük bir ihtimalle Milli Takım kadrosundan da çıkartılacaktır. BURSA TARAFTARINA HELAL-GELELİM son haftaların en iyi futbol takımlarından biri olan Bursa’ya. Doğrusunu isterseniz beni tam hayâl kırıklığına uğrattı. Ertuğrul hoca ‘Bu maçı kötü oynayın’ diye taktik verseydi Bursa’lı futbolcular bu kadar kötü oynamayı beceremezlerdi. Çok şeyler beklenen Batalla ve Pinto’yu 90 dakika boyunca hiç görmedim. F.Bahçe’de Alex’in bu kadar başıboş bırakılmasına bir anlam veremedim. -Sahanın hakimi F.Bahçe, tribünlerin hakimi ise Bursa taraftarıydı. Helal olsun onlara. 4-0 yenilmelerine rağmen önce F.Bahçe’yi alkışlayıp, sonra tribünleri terketmeleriyle adeta bir fair-play dersi verdiler.
F.BAHÇE Stadı’nda gerçek bir Süper Final izledik. Maçın 0-0 bitmesine rağmen birinci dakikadan 90+7. dakikaya kadar gerek tribünlerde gerekse televizyonu başında izleyen hop oturup hop kalktılar. Çok gol pozisyonu olduğu için mi? Hayır, dünkü derbide her iki takım da çok net gol pozisyonu bulmadılar.-İKİ takım da maça son derece dikkatli ve temkinli başladı. G.Saray’a gol lazım değildi, onun için haklı olarak önce gol yememeyi düşündü. F.Bahçe’ye mutlak gol gerekmesine rağmen onlar da ya bir kaza golü yersem diye en az G.Saray kadar dikkatli ve kontrollüydüler. G.Saray, F.Bahçe’nin Trabzon’da oynadığı gibi son derece sakin ve akıllıydı. Kademeli defansları mükemmeldi. Bence maçın kırılma anı, Semih’in kafa şutunda Muslera’nın inanılmaz hamlesiydi. Bana bu pozisyon Taffarel’in 2000 yılındaki UEFA Kupası finalinde Henry’nin kafa şutunu çıkartmasını hatırlattı.-F.BAHÇE’DE özellikle maçın skorunu etkileyecek adamlar; Emre, Cristian ve Selçuk’un performanslarının altında kalması Kanarya’nın golü bulamamasında en önemli etkendi.ÇAKIR’A HELAL OLSUN-G.SARAY şampiyon oldu... Birinci maçtan, 40. maça kadar birkaç maç hariç sezonun en iyi futbolunu oynayan takımdı. Ve en iyi oynayan takımın da bu şampiyonluk sonuna kadar hakkıydı. Bu şampiyonlukta en büyük pay futbolcular. Alkışlıyorum ama bu futbolcuları oynayanıyla yedeğiyle hep hazır tutan, Fatih Terim’i ayrıca kutluyor ve alkışlıyorum. Onun hakkını görmemezlikten gelmek, futbola ihanet olur.-F.BAHÇE’YE gelince 2. oldular. Futbolcusuyla, taraftarıyla, yöneticisiyle öylesine çalkantılı bir sezon yaşadılar ki; böyle bir final oynamaları bile ayakta alkışlanır. Keşke Spor Toto Süper Lig’den iki şampiyon çıksa ama bu mümkün değil. Bu şartlar altında takımı finale taşıyan Kocaman’ı da can- gönülden kutluyorum. -BİLEĞİNİN hakkıyla, futboluyla şampiyonluğu sonuna kadar hak eden G.Saray’ı ayakta alkışlıyor, 2. F.Bahçe’yi ise aynı duygularla tebrik ediyorum.-HAKEM Cüneyt Çakır’a gelince Süper Final’e yakışan süper bir maç yönetti. Hocama da kocaman bir alkış.
SON maçın çok önemli olduğunu biliyorsun, kazanırsan Avrupa’ya gideceksin! Kendi sahanda oynuyorsun, kendi taraftarının önündesin. En az Trabzonspor’da oynayanlar kadar iyi futbolcuların var. En az onlar kadar iyi takımsın, üstüne üstlük rakibinin en önemli silahı Burak Yılmaz, kırmızı kart görüyor ve sen koca 45 dakikayı 11’e 10 oynuyorsun. Ve berabere kalıp Avrupa’ya gidemiyorsun! Biraz ayıp olmadı mı?-CENK GÖNEN.. Harika kurtarışlar yapıyorsun, son dakikada barajı kurdurduğun yerden gol yiyorsun. Bir çuval inciri de berbat ediyorsun!-MUSTAFA PEKTEMEK.. Beğendiğim isim... Dün neredeydin çok merak ediyorum. Seni bir maça başlarken bir de oyundan çıkarken gördüm.’-ALMEIDA.. O golü rakip defans oyuncusu olsan dışarıya atamazsın be kardeşim!KÖTÜSÜN İSMAİL-İSMAİL.. Nerdeyse sakatlığın hariç bütün sezon banko oynadın. Kendi kendine sor bakalım! Bu sezon nasıldım diye.. Kendine 10 üzerinden 5 verirsen yalan söylemiş olursun. İyi bir sol beksin ama kötü oynuyorsun. Hâlâ doğru dürüst orta yapamıyorsun. Yazık bu kadar koşup çalışmana, yürekten oynamana..-HOLOSKO.. Alkışlanacak bir gol attı. Çok da çalıştı.BOŞA GİTTİ!-TRABZONSPOR’A gelince; kocaman ama kocaman bir alkışı ve bravoyu hak ettiler. 45 dakika 10 kişi kalmalarına rağmen son derece akıllı oynadılar ve inanılmaz mücadele ettiler. Her bir futbolcu adeta 2 kişilik oynadı. Olcan mükemmel bir frikik golü attı. Vuruşunu alkışlıyorum Olcan’ın ve o golü yiyen Cenk’e de teşekkür etmesi gerekir diye düşünüyorum.-DÜN son haftaların kötü performans sergileyen Fernandes’ini bile aradı Beşiktaş çünkü ilerde hiç top tutan yoktu. Beşiktaş kalecisinin, defansının uzaklaştırdığı toplar, duvara çarpar gibi onlara geri geldi. Özetle Beşiktaş, koca bir sezonu boşa geçirdi. Maddi manevi büyük kayıplarla.-MAÇIN hakemi Fırat Ayldınus’a gelince... Genelinde iyi bir yönetim gösterdi. Yardımcısının uyarısıyla Burak’a gösterdiği kırmızı kart bana biraz ağır gibi geldi.
Bir senedir derbi kazanamayan Beşiktaş, şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olan F.Bahçe’yi yenerek şeytanın bacağını kırmasını bildi. Her iki takımda maça son derece istekli ve arzulu başladılar. İlk 15 dakikada Beşiktaş rakip kalede daha çok göründü. Gol çabaları F.Bahçe’den daha çoktu. Ama ondan sonra F.Bahçe dengeyi sağladı. Beşiktaş defansının arkasına atılan toplarla gol aradı F.Bahçe. Daha çok Stoch’u kullanan sarı-lacivertliler soldan Beşiktaş kalesini zorladı. Stoch çoğu zaman Hilbert’ie geçmekte zorlanmadı. Ama yaptığı ortalar ve paslar günün başarılı oyuncuları İbrahim Toraman ve Egemen tarafından uzaklaştırıldı.KADER ADAMI Q7MAÇIN kader adamlarından Quaresma, Ziegler’i geçip yaptığı ortayı çok sert bir kafa şutuyla ağlara gönderdi. Aslında hemen kalenin içinde olan Gökhan Gönül bu topu kaleyle değil, göğsüyle uzaklaştırabilirdi. Ve ilk yarı golün santrası yapılmadan bitti.İKİNCİ 45 dakikada her iki takımın temposu düşmedi. Karşılıklı inanılmaz goler kaçtı, kaleciler inanılmaz kurtarışlar yaptı. Sakat sakat oynayan Volkan’ı ve uzun zamandır oynamaya Cenk’i dünkü performanslarından dolayı tebrik ediyorum. F.Bahçeliler’in çok şey beklediği Alex sakatlığı nedeniyle etkisizdi. Ama şunu da kabul etmek lazım ki sahanın en iyisi Ernst, bırakın adım attırmayı Brezilyalı’ya nefes bile aldırmadı.STOCH NERDEN ÇIKTI?TAYFUR Havutçu’nun ve İsmail’in hamleleri son derece yerindeydi. Ama kazandığı topları iyi kullananamadı. F.Bahçe’de Aykut Kocaman’ın Beşiktaş kalesine en çok tehlike yaratan oyuncu olan Stoch’u neden oyundan çıkardı anlamadım. Bu arada Mehmet Topuz da performansının çok altında bir top oynadı. Karşılaşma 1-0 bitti ama kaçıran futbolcuların beceriksizliği ve kalecilerin müthiş kurtarışları olmasa mücadele 3-2 ya da 4-2 Beşiktaş lehine biterdi.BEŞİKTAŞ hem 3 puanı hem de bir derbi kazanmanın sevincini yaşarken F.Bahçe, G.Saray’ın 2 puan kaybetmesiyle bugün ayağına gelen çok önemli fırsatı tepmiş oldu.ÖZETLE çok keyifli, heyecanlı ve pozisyonu bol olan bir derbi maçı izledik. Fırat Aydınus yine süperdi. Maşallah hocam nazar değmesin.
“Trabzonlular sanki gol yememeye yemin etmiş.”DAHA 3 gün önce güzel futbol ve farklı bir skorla rakibini farklı yenen G.Saray dün Arena’da ‘Laz inadına’ takıldı ve tek gol atamadı. Trabzons’da kalecisinden sol açığına kadar görevini yapmayan tek bir oyuncu dahi yoktu. Sanki ‘Biz bugün G.Saray’dan gol yemeyeceğiz’ diye birbirlerine söz vermişlerdi.-VE laz inatları tuttu. Gol yemediler. Orta saha ve ve defanstan geçen toplara da kaleci Tolga ‘dur’ dedi. G.Saray’ın özellikle Selçuk ve Melo’yla etkili olduğunu bilen Şenol Güneş önce bu ikiliyi durdurmasını bildi. Colman, Zokora ve Celustka, G.Saray orta saha oyuncularına daha top gelmeden nizami ve gayri nizami engel oldu. Giray ve Mustafa da Elmander ve Necati’yi çok iyi paylaştılar.-OLCAN’A ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Her yerdeydi. Basmadık yer bırakmadı. İstediği topları alabilseydi gol atması işten bile değildi. Ligin gol kralı Burak ise pozisyona girmesine rağmen dünü boş geçti. Burak gibi bir golcünün Muslera’yla karşı karşıya kaldığında artık o topu ağalara göndermesi gerek. Vur dibine gol olsun. Burak’ın dün biraz da egoist olduğunu söylemeliyim. Ama hakkını da vermek lazım. Tek başına bir sağa bir sola boş depar atarak G.Saray defansının dengesini bozdu.ALANZINHO HEP OYNAR-2. yarıda Fatih Terim bütün riskleri göze aldı. Zaten yapması gereken de buydu. O gerekeni yaptı ama golcüleri gününde değildi. Alanzinho bana göre çok önemli bir oyuncu. Fakat ne hikmettir Şenol Hoca kendisini ya 65. dakikada çıkarıyor ya da 65’te oyuna alıyor. Sen bilirsin hocam ama bence bu çocuk sakat ve cezalı değilse bu takımda her zaman banko oyanar. Dün futbol olarak pek keyif aldığımız söylenemez ama Trabzonspor’un inadını ve mücadelesini alkışlamak gerekir.
BEŞİKTAŞ bu sezon oynadığı 6. derbiyi de kazanamadı. Derbi fakiri diyip geçelim ve maça dönelim. Futbol kalitesi olarak hiç keyif almadım. Mücadele var mıydı, evet hem de dibine kadar. Kıran kırana bir maç oldu. 8’de Edu-Volkan pozisyonunda Edu’nun kasıtlı hareketi yoktu. Niyeti tamamen topa vurup gol atabilmekti. Volkan sakatlandı, aynı şey ayağını sokan Edu’nun da başına gelebilirdi.-BEŞİKTAŞ’IN golü deyim yerindeyse ‘defans kendi pişirdi kendi yedi’ gibi oldu. Sol bek İsmail ortaladı, Beşiktaş’ın iki stoperinden biri olan İbrahim indirdi diğer stoper Egemen topu ağlara gönderdi. Ben tekrar Edu-Volkan pozisyonuna dönmek istiyorum. Herkes bir anda birbirine girdi. İtiştiler-kakıştılar ve ayrıldılar. Ama Cristian’ın kabadayı gibi Egemen’e eliyle ‘hadi gelsene’ diyerek 5 kez tekrarlaması provakatörlüktü. Arkadaşları Egemen’i tutmasa belki de vuracaktı zaten Cristian’ın da istediği buydu. - İKİtakım da inanılmaz mücadele etti. Beşiktaş’ın bu mücadelesinin karşılığı kesinlikle mağlubiyet değildi. Bu futbolun değil ama mücadelenin karşılığı beraberlikti.KANKIRMIZI OLMALI-GELELİM Rüştü’nün canlı yayından söylediklerine. Bence söyledikleri maçın da önüne geçti. Canlı yayında hakem Halis Özkahya’ya ‘Sen adam değilsin’ diyerek hakaret ettiğini itiraf etti. Öncelikle sahaların beyefendi ismi Rüştü’ye bu yakışmadı. Ama eğer sahaların beyefendi, uzlaştırıcı futbolcusu bu hakareti yaptıysa demek ki Halis Özkhya, çocuğun boğazına kadar getirmiş. Bu hakaretin karşılığı direkt kırmızı değil, hani kankırmızı portakal olur ya işte öylesine kırmızı olmalıydı. Ama Halis Özkahya kırmızı kart göstereceği yerine Rüştü’ye ‘Sen de adam değilsin’ demesi disiplininin, otoritesinin bittiği yerdi. Sonra Rüştü devam ediyor, yüreğin varsa atsana diyor, Özkahya da yine tık yok.-HALİS Özkahya kötü maç yönetti, yanlış düdükler çaldı... Detaylara girmek istemiyorum. Beni üzen, kendisine hakaret edilen hakemin kırmızı kartla bu oyuncuyuatamamasıdır. Üstüne basarak söylüyorum. 1-Hakem çok kötü maç yöneti. 2- Beşiktaş kesinlikle ama kesinlikle mağlubiyeti hak etmedi.
TARİH 27 Şubat 2012 Pazartesi. Futbol Federasyonu Seçimli Genel Kurulu. Yer Ankara Meriot Otel. Can İpekçi, Loran Vayloyan ve ben kongreyi takip ediyor, kongrenin nabzını Lig TV izleyicileri için tutuyoruz. Bir ara Can, Loran ve Tayfun (Bayındır) canlı yayındayken yanlarına geliyorum ve Can “Bana taze haber var mı?” diye soruyor, “Evet var” diyorum. “Nedir?” diyor, anlatıyorum.-YEMEK yerken yanımdaki masada 3-4 kişi arasında şunları konuşuyordu: “Önce UEFA ile ilişklerimizi düzeltmemiz şart. Çok problemler yaşadık. Adamlar bize hiçte iyi niyetli değiller. Hele en sonuncusu -F.Bahçe’ nin CAS’a dava açması- işin tuzu biberi oldu. İsmini söyleyemeceğim UEFA ’da ağırlığı olan bir şahıs galiba o iş halledilecek. F.Bahçe CAS ’tan davasını geri çekecek, çekmeli de” dedi.İSİM VERMEDİM!-BEN de bu duyduklarımı Can ’a söyledim. Ama ağzımdan ne Yıldırım Demirören, ne Mehmet Ali Aydınlar ne de başka tek bir isim çıkmadı. Sadece duyduklarımı böyle bir ihtimalin olabileceğini söyleyince İpekçi ve Bayındır, “Abi bu çok önemli bir haber ve gelişme” dediler. Daha sonra birçok gazeteci meslektaşım yanıma gelerek “Ömer Abi yayında F.Bahçe’nin CAS’tan davasını geri çekeceğini söylemişsin, doğru mu?” diye sordular.-BEN de onlara sadece yukarıda yazdıklarımı duyduğumu söyledim. Ertesi gün çoğu gazete (VATAN hariç) ‘Lig TV’nin CAS haberi fos çıktı’ diye yalanladılar. Bugün (dün) 26 Nisan 2012. F.Bahçe Kulübü’nün açıklaması: “UEFA VE Türkiye Futbol Federasyonu’na karşı CAS’ta açılmış olan davadan feragat edilmiştir.”-NOT: Bu arada o gün Ata Aksu’nun adaylıktan çekildiği haberini atladık. Bu da bizim ayıbımızdı. Haberi ilk veren CNN Türk’ten Ertem Şener’i de kutlarım.