GRUPLAR açıklandığında genel görüş şuydu: Tottenham birinci olur, Beşiktaş’la Partizan gruptan çıkmak için mücadele eder. Beşiktaş herkesi yanılttı. Ve grubu 1. olarak bitirdi. Hak etti mi? Oynadığı futbolla anasının ak sütü gibi hak etti. Dün akşam maç başlarken Beşiktaşlılar sakatı çok diye endişeliydi. Gerçekten de Kara Kartal’ın çok sakatı ve cezalısı vardı. Ama dün sahaya çıkan futbolcular öyle bir karakter ortaya koydular ki, adeta “Beşitaş’ın ruhu yeter” dedirtti.İLK 45 dakika rakip Tottenham’ın kontrolü altındaydı. 2. devre ise Beşiktaş ortaya öyle bir futbol, öyle bir enerji koydu ki, trafoyu bile patlattı. Beşiktaş’ın 2. yarıdaki enerjisine trafo bile 90’da “Yeter artık ben bittim!” dedi. Tüm futbolcular özelikle 2. yarıda inanılmaz mücadele ettiler. Demba Ba sakatlandı, Mustafa Pektemek dedi ki “Ben varım.” Pektemek sakatlandı, Cenk dedi ki “Ben varım.”BU TAKIMI ALKIŞLAYINBİLİÇ çok şanslı. Türkiye’nin en iyi forvetlerinden üçü kendi takımında. Cenk’in müthiş füzesi direkte patlarken adeta şunu söylüyordu: “Bu şanssızlık ama dikkatli olun, kesin gol atacağım.” Dediğini de yaptı. Sahadaki tüm futbolcular hangi arkadaşının yardıma ihtiyacı varsa, “Benim işim değil” demeden sağdan sola, soldan sağa koştular. Güzel bir gol izledik. Gökhan’ın Olcay’a harika pasını Olcay, Cenk’e “Al da at” dercesine aktarınca Cenk de ağlara gönderdi. Tabi ki turu getiren golü atmak çok anlamlı ama Cenk’in golden sonra Mustafa Pektemek’in formasıyla sevinmesi daha anlamlıydı.BEŞİKTAŞ’I alkışlayın, gruptan çıkıp Avrupa’da sesimizi duyuracağı için. Beşiktaş’ı alkışlayın, ülke puanına kazandırdıkları için. Çünkü başta Slaven Biliç ve yardımcıları olmak üzere futbolcusuyla, yönetimiyle ve taraftarıyla Beşiktaş bu alkışı çok ama çok fazla hak ediyor.
KONYA’DA son haftaların iki formda ve golcü ekibi karşı karşıya geldi. Zemin ve atmosfer süperdi. İyi futbolculardan kurulu iki iyi takımdan izleyici olarak gollü ve keyifli bir maç beklemek hakkımızdı. Öyle de oldu. Tabi ön plana çıkan ve farklı kazanan Beşiktaş’tı.SON 3 maçta 10 gol atan bir takıma 3 gol atacaksın, bir 3 de kaçıracaksın ve hiç pozisyon vermeyeceksin. Büyük başarı. Beşiktaş 3 puanı seyircisinin de desteğiyle sonuna kadar hak etti. Beşiktaş’ta kimler iyi oynadı diye sorarsanız, 3’ünü 5’ini söylersem diğerlerine haksızlık yapmış olurum. Herkes görevini tam anlamıyla yaptı. Sağdan başlamak üzere Beşiktaş defans 4’lüsüne “Kocamaaaaan bir bravo” diyorum.İNSAN BU KADAR KOŞAR MI?Bu bravoyu onlar arasında bölüşsün. Ersan ve Serdar’a artı alkış gönderiyorum. 3. golün sahibi Cenk, ama mimarı Serdar. Tıpkı 2. golde olduğu gibi. O golün sahibi Demba Ba, mimarı da Olcay’dı.SAHADA 5-6 tane Veli vardı. Bu çocuk sanki dublörlü oynuyor, her yerde... Veli misin, deli misin? İnsan bu kadar koşar mı kardeşim? Rakiplerine yazık. Sosa izleyenlere büyük keyif veriyor. Herkes istiyor ki, top ona gelsin ve futboldan keyif alalım. Gökhan Töre, Beşiktaş’ın en çok çalışan oyuncularındandı. Ama öyle bir gol kaçırdı ki, herhalde bir daha böylesini beceremez.Geçmiş olsun PektemekMUSTAFA benim tanıdığım en yi santrforlardan biri. Artı benim tanıdığım en düzgün insanlardan biri. Oyna diyorlar, oynuyor. Oynama diyorlar kulübede oturuyor. Dedikodusu yok. Kötü bir hayatı yok. Biliç çok şanslı. Demba Ba, Mustafa ve Cenk gibi 3’ü de birbirinden yetenekli forvetlere sahip. Mustafa Pektemek önemli bir sakatlık geçirmişti, dün bir tane daha geçirdi. Üst üste bu kadar şansızlık ters doğrusu. Trabzon’a gelince... Son 3 maçta 10 gol atan bir takımın dün bırakın golü pozisyon bile bulamaması beni hayâl kırıklığına uğrattı. Ama kimse “Trabzon da hiçbir şey oynamadı, Beşiktaş farklı kazandı” sakın demesin. Bir şey söyleyecekse şunu rahatlıkla söyleyebilir: “Beşiktaş, Trabzon’u oynatmadı.” Mete Kalkavan ve triosunu yürekten kutluyorum, hatasız maç yönettiler.
ZİRAAT Türkiye Kupası'ndaki F.Bahçe-Kayseri maçında kimin kazanacağından daha çok merak ettiğim F.Bahçe'de uzun süredir oynama şansı bulamayan futbolcularla, gençlerin ne yapacağıydı. Zannediyorum İsmail Kartal da bunu görmek istiyordu. Hocam neler gördü bilemem ama ben gördüklerimi anlatayım.İLK 11'de oynayan 4-5 tane 18-19 yaşında genç bebeler vardı. Hepsi de heyecanlıydı. Tribünlerde kimse olmasa da -ki yoktu- F.Bahçe formasını giyip o sahaya çıkmak hiç de kolay değil. Açıkça söyleyeyim yarın, öbür gün bırakın 11'de oynamayı yedek kulübesine girecek oyuncu göremedim. Dikkatimi çekenler de vardı tabii. Mesela Savaş... Sağ bek oynadı. Hızlı, çabuk, atağa kalkmayı seven ve iyi orta yapan bir bebe. Muhammed ise top tekniği yüksek, futbol zekası üst düzeyde bir oyuncu.VE uzun süredir oynayamayan Alves, Egemen, Selçuk, M.Topuz... Egemen, Türkiye'de kazandığı topları iyi kullanan en başarılı stoperlerden biri. 9 ay sonra sahaya çıktı. Fizik gücünü kazandığı takdirde kadroya kesin girer. Selçuk bildiğimiz Selçuk. Beni en çok şaşırtan ve hayâl kırıklığına uğratan ise M.Topuz'du.KAYSERİ GERİ DÖNERTOPUZ beğendiğim bir oyuncu. O da uzun zamandır oynamıyor. Dün gördüğüm Topuz, adeta futbol oynamayı unutmuştu. Hatta bence şunu bile düşünüyordu: "Ben bu takımda bu kadronun içinde oynayamam." Sevgili Topuz, eğer futbol oynamak istiyorsan ve ben bu takımda oynayamam diyorsan -ki dün bu havadaydın- bence başka takıma git ve futbolunu oyna.GELELİM Kayseri'ye.. 39'da Turgut Doğan'ın attığı bir gol var ki, tek kelime ile süper. Ama Alves'e bir çift laf da söyleyelim. Ben Nişantaşı'nda oturuyorum ve maçı televizyonda izliyorum. Karşılaşma Kadıköy'de. Ben Nişantaşı'ndan Turgut Doğan'ın topu sağa çekip sağ ayağının içiyle uzak köşeyle plase yapacağını süzüyorum ama sen burnunun dibindeki pozisyonu süzemiyorsun.PTT 1. Lig'de 3-4 tane maç izledim. Kayserispor hırsıyla, isteğiyle tekrar Süper Lig'e gelecek takımların başında. Bu arada başkanların, futbolcuların, taraftarların, teknik direktörlerin angarya olarak gördükleri Türkiye Kupası -ki nasıl yapılır bilmiyorum ama- daha cazip hale getirilmeli.
BEŞİKTAŞ’IN lider olması için kesinlikle kazanması gerekiyordu. Ve kazanarak liderlik koltuğuna tekrar oturdu. Peki 3 puanı hak edecek futbol oynadı mı? İlk 45 dakika kesinlikle hayır. Bırakın gol atmayı, pozisyonu bile yoktu. Eğer 2. yarı da böyle başlayıp maç bitseydi, başlığım ‘Ne yazalım ki!’ olacaktı. Ve gerçekten yazacak hiçbir şey yoktu. Her iki takımın da ne pozisyonu, ne organizasyonlu atakları, ne keyif verecek hareketleri... Ara ki bulasın.İKİNCİ 45 dakikada Beşiktaş, futbol olarak yine vasatın üstüne çıkamadı. Ama öyle güzel goller attı ki, yeme de yanında yat. Sosa’dan mükemmel asistler, Demba Ba’dan mükemmel gol vuruşları... İşte maçın özeti bu. Bir de her zaman olduğu gibi Beşiktaşlılar’ın son 10 dakikayı yine yürekleri ağızlarında izlemeleri. Eh bu 1 değil, 2 değil, 3 değil... Öyle görünüyor ki son da olmayacak. 2 farklı öndesin, maçın bitmesine var 25 dakika. Rahat olup oynayacağına bir panik gidiyorsun.YA arkadaş bu takımda “Kendinize gelin”, “Telaşı, paniği bırakın” diyecek bir futbolcu yok mu? Çoğu maçların son 10 dakikası böyle bitiyorsa demek ki yok. Ama olmalı böyle gitmez. 2-0 önde götürdüğün maçı Cenk’in mükemmel kurtarışı olmasa kazanamayacaksın.KARABÜK’ÜN GOLÜ YENDİBU arada Beşiktaş’ın yediği gol komedi filmi gibi. Gol yenmiş, olan olmuş. Ersan’la Cenk birbirine giriyor. Ya güzel kardeşlerim, kim hatalıysa hatalı. Bunu maç oynanırken tartışmanın anlamı var mı. Maç bitince, sakinleşince oturur konuşursunuz. Bunun kime ne faydası var?BEŞİKTAŞ kazanmasına kazandı tebrik edelim. Liderliğini kutlayalım. Ama Beşiktaşlılar da şunu diyor ki, “Biz hep yüreğimiz ağzımızda mı maç seyredeceğiz?” Haklılar. Hem de tepeden tırnağa haklılar. Beşiktaş’ı önümüzdeki haftalar çok zor maç periyodu bekliyor. Peki Beşiktaş’ın kadrosu bunun için yeterli mi? Bence yeterli.KAMİL Abitoğlu maçın genelinde iyi bir yönetim gösterdi. Mustafa’nın rakibe yaptığı hareket net kırmızı karttı. Zaten Abitoğlu da gerekine yaptı. Bu arada maç 2-0’ken Karabük’ün golü ofsayt gerekçesiyle sayılmadı ki, bana göre ofsaytla yakından uzaktan alakası yoktu. Nihat Mızrak bu pozisyona bayrak kaldırarak bal gibi golü afiyetle yedi.
BEŞİKTAŞ’IN hedefi gruptan çıkmaktı. Becerdi mi, becerdi. Beşiktaş’ı önce gruptan çıktığı için ve ülke puanını artırdığı için tebrik edelim bir tarafa koyalım. Peki, ya dünkü futbola ne demeli? Pardon, pardon futbol falan değil oynadığı oyuna ne demeli?BEŞİKTAŞ’IN oynadığı Avrupa takımları içinde Asteras en kötüsüydü. Beşiktaş’ın da Avrupa takımlarına karşı oynadığı en kötü futbol Asteras’a karşıydı. İnanılır gibi değil. Cenk dışında elle tutulacak tek futbolcusu yoktu. Sanki söz birliği etmişçesine kötü oynadılar. Maçın ilk 10 dakikasında Asteras 2-0 öne geçebilirdi. Beceriksizlikleri ve direk olmasa...BEŞİKTAŞ bu kadar kötü oynamasına rağmen Gökhan’ın süper pası ve Demba Ba’nın klas vuruşuyla öne geçti. Daha sonra da Töre’nin penaltısı geldi. Bu kadar kötü futbolun karşılığı böyle bir skor olmamalıydı ama oldu. Beşiktaş hâlâ ısrarla kötü oynuyordu. Gökhan Töre inatla ayağında top tutmaya devam etti. Ya kaptırdı ya da yanlış kullandı. Olcay, Oğuzhan, Sosa, Demba Ba gibi oyuncular performanslarının çok altında futbol oynadılar.HÂLÂ LİDERLİK ŞANSI VARVE gelelim maçın kırılma dakikası olan Atiba’nın atılmasına. Be kardeşim sarı kartın var, ısrarla 2. sarıyı görüyor ve atılıyorsun. Zaten takım kötü oynuyor, sen takımı 10 kişi bırakıyorsun. Kusura bakma yaptığın iş değil. 2-1’i bulan sonra 2-2’yi yakalayan Asteras, Beşiktaş’ın 10 kişi kalmasından dolayı atak üstüne yapıyordu ve Beşiktaş’ın ceza sahası içine iyice yerleşmişti. 3. golün olması işten bile değildi. Beşiktaş dağılmış ama hiçbir oyuncu da “Ne oluyor kardeşim” demiyordu. Her futbolcuda panik vardı. Biliç ve kulübedekiler de dahil.ÖZETLE Beşiktaş, Asteras’tan 1 puanla dönüyor. Bu kadar kötü futbola 1 puan çok iyi. Bu maç öncesi grup liderliğini hesabını yapıyordu. Yine olur tabi kendi sahasında Tottenham’ı yenme şartıyla. Peki bu futbolla başarabilir mi? Mümkün değil. Peki Beşiktaş bir daha bu kadar kötü oynar mı? Hiç zannetmiyorum.
İYİ futbolculardan kurulu iki iyi takımın maçını izlemeye geldi siyah-beyazlı taraftarlar. Bu şartlardaki bir karşılaşmadan ne beklersin? Çok güzel hareketler, karşılıklı goller, hepsinden önemlisi keyif verecek bir maç. Peki oldu mu? Hayır. 90 dakika her iki takımın iyi mücadelesine şahit olduk ama doğrusunu söylemek gerekirse oynanan futbol şahsen bana hiç keyif vermedi.HER iki takım adına da çok net pozisyonlar yoktu. Zaten maçta olan iki gol de penaltıdan ve karambolden oldu.SLAVEN Biliç, Beşiktaş'ın önemli silahı olan Olcay Şahan'ı yanında oturtup Kerim Frei'ı sahaya sürmüştü. Olcay kötü mü? Hayır. Kenarda olmasının nedeni kötülüğünden değil, Kerim'in bundan önceki maçlarda gösterdiği performans. Bir anlamda Hırvat hoca Kerim'i ödüllendirdi. Kerim bunu hak etti mi? Hem de fazlasıyla.SOSA baştan aşağı futbolcu. Adamdan futbol zekası fışkırıyor. Daha top ayağına gelmeden kime, hatta kimlere pas atacağı belli. Dün çok mu ekstra işler yaptı? Hayır. Ama diyorum ya adam futbolcu, futbolcunun tillahı.HELAL OLSUN NECİP'EDEMBA Ba'nın işi gol atmak. Dün Beşiktaş'ın iki golünde de imzası vardı. Yani bu demek oluyor ki, Demba işini yapmaya devam ediyor. Bence dün Beşiktaş'ta maçın alkışlanacak oyuncusu Necip'ti. Helal olsun bu çocuğa. ‘Kulübede otur’ diyorlar, oturuyor. ‘Tribüne çıkacaksın’ diyorlar, çıkıyor. ‘Hadi gel 11 oynayacaksın’ diyorlar, oynuyor. İyi bir profesyonel. Elinden geleni yapıyor. Dün de bence Beşiktaş'ın en iyisiydi. Çizgi üzerinden top çıkararak maçın gidişatını değiştirdi. Serdar Kurtuluş da yavaş yavaş kendini buluyor.MAÇIN ikinci devresinde iki takımın da neredeyse hop oturup hop kaldıracak gol pozisyonları yoktu. Beşiktaşlı taraftarlar da bunun farkında olacaklar ki, 'üç, üç' diye bağırdılar da Beşiktaş'ın aklına atak yapmak geldi.KASIMPAŞA'DAN daha iyi futbol ve pozisyonlar bekliyordum. Bu beklentim de gayet doğal. Hem iyi hocaları ve hem de iyi oyuncuları var.ÖZETLE Beşiktaş 3 puan alarak yoluna devam etti. Kazanırken iyi futbol oynadı mı? Hayır. Hani nerede futbol?
VE nihayet A Milli Takımımız grubunda 3 puanla tanıştı. Rakip kim olursa olsun, kazanmak kazanmaktır. Eğer bu maçı da kazanamasaydık, moral olarak dibe vururduk. Futbolda moral demek, fizik-kondisyon ve teknik-taktik kadar önemli. Maça geleceğiz ama önce maçın başına gidelim.VOLKAN Demirel ısınmak için sahaya çıkmış, tribünlerden bir futbolsever(!) kalecimiz Volkan'a verip veriştiriyor. Nereden bileceksin verip veriştirdiğini diyeceksiniz, belli belli. La Fontaine'den masallar anlatmıyor herhalde. Volkan 2 kez uyarıyor, futbolsever(!) devam. Ve yanında boylu poslu ve de elinde telsiz olan bir güvenlik görevlisi seyrediyor. Güvenlik görevlisi olmasa bile sağduyulu bir insanın, milli takım futbolcusuna sayıp sayıştırırken müdahale etmemesi bile kepazelik!Be kardeşim! Görüyorsun, kolundan tutup adamı uzaklaştırsana! Hadi uzaklaştıramıyorsun, bir iki kelime söylesene! Böyle vurdumduymazlık olur mu! Volkan; yüzde 100 haklıyken eldiveni çıkarıp gitmekle yanlış yaptın. Pireye kızıp yorgan yakmak gibi.OZAN'A HELAL OLSUNTABİİ ki kararı TFF Başkanı ve yönetimiyle futbol direktörü Fatih Terim verir ama ben olsam Saracoğlu'nda da Arena'da da maç oynatmam. Neden olduğunu herhalde anlatmama gerek yok. O sahneler baştan aşağı rezillik ve kepazelik.MAÇA gelince yazının başında da söylediğim gibi 3 puan çok önemliydi ve biz bu 3 puanı aldık. Çok mu iyi oynadık? Hayır. Çok mu gol kaçırdık? Evet. E nasıl oluyor da çok gol kaçırıp çok iyi oynayamamamız. Çünkü karşımızda bize rakip olacak bir takım yoktu.OZAN'I çok beğendim. Fatih hoca onu öyle bir hale sokar ki, kaleci hariç her yerde oynatır. Ozan'ın da çok çalışmak şartıyla milli takımımıza uzun yıllar hizmet edeceğine inanıyorum. Ozan kardeşim parolan "Durmak yok, yola devam" olsun. Fatih Terim inanıyorum ki 3 puana çok sevinmiştir. Ama maç öncesi Volkan meselesine ve yenilen gole en az o kadar üzülmüştür.
SÜPER Lig'de 2 hafta üst üste 3 puan bırakan Beşiktaş, dün akşam Beşiktaşlı futbolcuların 2. yarıdaki inanılmaz performansı ve kazanma isteği olmasa 3. maçı da puansız bitireceklerdi ki, bu "Ben şampiyon olacağım" diyen bir takımın kabul edeceği bir tablo olmazdı.BEŞİKTAŞ aynı golleri yemeye devam ediyor. Kör gözüne parmak gibi. Duran top, orta, gol... Sevgili Biliç, Beşiktaş'ın bu zaafiyetine acilen çare bulmalı. Hep mi aynı gol yenir arkadaş! Önemli eksikleri vardı Kartal'ın... Tolga gibi, Gökhan gibi, Olcay gibi, Veli gibi, Mustafa gibi... Eksiklik dedim de aklıma geldi, bir takımın futbolcuları neredeyse her hafta birer ikişer kırmızı kart görüp takımı yalnız bırakmaz. Biliç buna da bir çare bulmalı. Ne oluyor arkadaş! Her hafta 1-2 kırmızı kartBEŞİKTAŞ, Cenk ve Demba Ba'yı çift santrfor oynatarak 4-4-2 düzeniyle sahaya çıktı. Kartal, Veli’yi çok fazla aradı. Peki Gökhan’ı aramadı mı? Aradı. Olcay’ı aramadı mı? Aradı. Bu arada şunu söylemeden de geçemeyeceğim; Sosa da yerinde oynamamasına rağmen çok iyi işler yaptı. Orta sahada yalnız kalan Atiba'nın neredeyse dili çıkıyordu. Bu maçın kazanılmasında bence en büyük rolü, Kerim oynadı. Hem 1. golde, hem de attığı 2. golde başrol oyuncusuydu. Ama Demba Ba'nın da bir gol vuruşu var ki, vay anam vay... Kaleci Volkan'ın yapacağı hiçbir şey yoktu.HELAL OLSUN CENK GÖNENBEŞİKTAŞ 2-1 öndeyken yine Beşiktaşlılar'ın yüreği ağzındaydı. Erciyes maçı geldi akıllara... Hele Oğuzhan son dakikada bir hata yaptı ki, Cenk olmasa golle sonuçlanıyordu. İnanılmaz bir refleksle tıpkı Partizan maçındaki gibi gole engel oldu. Bravo bu çocuğa! Oynamıyor, hiç sesi çıkmıyor. Oynuyormuşçasına çalışıyor. Ne zaman görev verilse de çıkıp görevini yapıyor.BAŞAKŞEHİR'E gelince ilk yarıda çok pozisyonları olmamasına rağmen Beşiktaş'tan daha iyi top yaptılar. Bana göre 2. golü bulamamalarının tek nedeni ileride yeteri kadar çoğalamamalarıydı. Mossoro ile Semih'e yardıma gelen yoktu. Özetle Beşiktaş Başakşehir gibi zor bir deplasmandan hem 3 puanı hem de morali buldu. Bu maçı kaybetselerdi, yine zirveden kopmazlardı, son 3 maç 0 puan biraz can sıkardı.