Babaların ‘BA’bası

26 Ocak 2015

BEŞİKTAŞ deplasman maçlarını kazanmaya devam ediyor. Dün kazandığı maçla dış sahada 9’da 8 yaptı. Çok büyük başarı. Tabii böyle deplasmanda kazanınca özgüvenleri de fazlalaşıyor. Kötü bir ilk 45 dakika izledik. Her iki takım için de pozisyon yoktu dersek yeridir. Bu nedenle de keyifsiz bir devreydi.2. yarı sahada bambaşka bir Beşiktaş vardı. Çok istekli, çok iştahlı, çok arzulu... Adeta tek kale oynamasına rağmen pozisyon bulamıyordu. Bunda G.Birliği’nin tüm takım olarak kademeli defans yapmasının rolü de büyüktü. G.Birliği sadece defansıyla değil, orta saha ve forvetiyle etten bir duvar örmüştü. Ta ki Demba Ba’nın frikiğine kadar...EV sahibinin barajı da neredeyse tam taktım halindeydi. Belki de Demba Ba ancak oradan vurursa gol olurdu ve oradan vurdu. Topu iğne deliğinden geçirdi. 2. gol Olcay’ındı. Ama bu golde golün sahibi Olcay’dan çok inatla topu taşıyan ve çok güzel ortalayan Serdar’ın rolü büyüktü. Tabii ki kalecinin mutlak hatası vardı ama Olcay’ın ön direğe hamlesi çok akıllıcaydı.OĞUZHAN KENDİNE GEL!GÖKHAN Töre inanılmaz bir oyuncu. Dün de Beşiktaş’ın en iyisiydi. Orta saha oynadı, forvette oynadı, defansa yardım etti. Bir ara kaleci olarak da görürseniz hiç şaşırmayın!BEŞİKTAŞ’TA bir oyuncuya iki çift lafım var. Oğuzhan yetenekli mi yetenekli, futbol zekası üst düzeyde. Ama düşüşü devam ediyor. Oğuzhan; kimse senden şapkadan tavşan çıkarmanı beklemiyor. Eski Oğuzhan gibi oyna yetersin hatta fazla bile gelirsin. Bir an önce kendine gelirsin. Çünkü bu takımın Oğuzhan gibi Oğuzhan’a ihtiyacı var.BEŞİKTAŞ bu maçı da kırmızısız geçemedi. Franco gole giden rakibini arkadan hamle yaparak haklı bir kırmızı kart gördü. Zaten o hamleyi yaptığında vücut dili “Eyvah ben ne b.k yedim” der gibiydi. Ama bu arada bana göre bir kırmızı kart daha hak eden bir futbolcu vardı. O da Demba Ba’ya arkadan çok sert giren Ahmet Çalık’tı.

Devamını Oku

Yine derbi kazanamadı

4 Ocak 2015

VE 6. derbisini oynayan Biliç’li Beşiktaş yine kazanamadı. Ama şöyle bir gerçek var; Beşiktaş gerektiği kadar gol pozisyonu bulamasa bile 10 kişi kaldıktan sonra dahi tüm maç boyunca daha çok kazanmayı isteyen ve daha iyi oynayan takım görüntüsü verdi.ATIBA dün sahada olsa, skor değişir miydi? Bence çok fazla bir şey farketmezdi. Ama sahaya çıkan 11’de Selçuk-Melo ikilisine karşı Veli evet ama Oğuzhan tercihi yanlıştı. Ben bir futbolsever olarak eski Oğuzhan’ı arıyorum. Eminim ki kendisi de eski halini arıyordur. Dün kafamdaki 11’de Oğuzhan değil, sol tarafta Kerim, göbekte de Olcay olmalıydı. Bu durumda daha çok koşan, mücadele eden diri bir Beşiktaş orta sahası olurdu.DEMBA Ba kötü günündeydi ama ne olursa olsun senin en büyük gol umudun. Bence oyundan çıkmaz. Gökhan Töre Beşiktaş’ın en çok koşan oyuncusuydu. Biliç, bana göre iyi bir teknik direktör. Ama 6 derbiden birini kazanamıyorsan şapkasını önüne koyup nedenlerini düşünmeli.VELİ’NİN KIRMIZISI AĞIRSEZONUN ilk yarısı bitti. Ve Beşiktaş 2. sırada. Her zaman inanıyorum ki her zaman yarışın içinde olacak. Bence Beşiktaşlılar’ı mağlubiyetten çok 6 derbiden birini kazanamamaları üzüyor.Üzünülmeyecek gibi değil, taraftarlar haklı. Beşiktaş’ın yediği gole bir bakalım. G.Saray’ın organize bir atağından mı geldi? Hayır. Beşiktaş yine klasik gollerinden birini yedi. Adama derler ki, “Yeter artık. Böyle gol yemeyin!” Her duran topta Beşiktaşlılar’ın yüreği ağzında.G.SARAY’A gelince... Kazanan her zaman tebrik edilir. Biz de ediyoruz. Ama hemen arkasından da şunu ilave ediyoruz. G.Saray oynadığı futbolla kazanmayı kesinlikle hak etmedi. Veli’nin kırmızı ise bana biraz ağır gibi geldi. Ama Veli Kavlak; sen de çanak tutmayacaksın be kardeşim.HATIRLATMADAN geçmeyelim.. Maçın 2. yarısında Selçuk, Tolga’nın ileri çıktığını görüyor ve çok akıllıca bir açıdan vuruş yapıyor. Tolga Zengin de bu inanılmaz aşırtma vuruşa, aynı güzellikle karşılık veriyor. Ki bence 90 dakikanın seyrine doyum olmayacak en güzel enstantanesiydi.

Devamını Oku

Atiba’nın sorumsuzluğu

28 Aralık 2014

BEŞİKTAŞ lider olarak geldiği Konya’dan 3 puan alarak koltuğunu korudu. Ne olursa olsun kazanan takım tebrik edilir ama sadece kazandığı için. Futbol olarak hiçbir şey yapmadılar desek abartmış olmayız. Peki nasıl kazandı? 2 tane klas futbolcusu Gökhan ve Sosa’nın derslik gol vuruşlarıyla.GÖKHAN güzel gol vuruşunun dışında Beşiktaş’ın en çok koşan ve mücadele eden 3 oyuncusundan birisiydi. Bu yazıda Sosa için hiç görmedim diye yazacaktım ama adam öyle bir gol attı ki, yazamadım. Hayır, söylüyorum. Golün dışında Sosa’yı göremedim. Bakın görün bu Olcay’ın bir gün koşmaktan ciğerleri dışarı çıkacak.ASLINDA Beşiktaş’tan çok Konya’nın oynadığı baskılı futboldan söz etmek gerekiyor. Tüm oyuncularıyla Beşiktaşlılar’a oyun alanının her yerinde baskı yaparak pas akışını kestiler. Böyle olunca da Beşiktaş bir türlü organize atakla rakip kaleye gidemedi. Açık ve net söyleyeyim; Konya’nın oynadığı futbolun karşılığı en az 1 puan olmalıydı.PENALTI TAM BİR KOMEDİMAÇ 2-1’ken devamlı ve çok oyuncuyla Beşiktaş kalesine yüklendiler ama golü bulamadılar. Çünkü hem final pasları ve final vuruşları yeterli değildi. Maçın hakemi Halis Özkahya’ya gelince; kötü bir günündeydi. Bir ara ipin ucunu iyice kaçırdı. Beşiktaş’ın ilk golünden önce Serdar’la Djalma arasındaki mücadelede Kartal’ın lehine faul çaldı ki uzaktan yakından alakası yoktu. Ve o pozisyon devam etse ev sahibinin golü bulması işten bile değildi.Özkahya daha sonra Serdar Kurtuluş, Torje mücadelesinde penaltı verdi ki, tam komedi. Evet faul vardı ama yapan Serdar değil Torje’ydi. Atiba’nın atılışı ise tam bir sorumsuzluk. Bir futbolcu böyle kırmızı kart görüp takım arkadaşlarını yüzüstü bırakamaz.

Devamını Oku

Kartal koltuğa yapıştı

21 Aralık 2014

BEŞİKTAŞ, lider geldiği Başakşehir Fatih Terim Stadı’ndan lider olarak ayrıldı. Ama yine çoğu zaman olduğu gibi taraftarlarını fıtık ederek! Dakika 68, Beşiktaş 2-0 önde ama çok enteresandır taraftarlar diken üstünde. Eee haklılar da... Çünkü Beşiktaş’ın bu skorlarda taraftarını geçmişte huzursuz ettiği maçlar çok. Maçın ilk 25 dakikasında Beşiktaş istenilen futbolu çok tempolu olmasa bile oynadı. Ama ondan sonraki dakikalarda yaptığı pas hataları ile bir türlü üstünlük dengesini kendi lehine çeviremedi.İLK gol Beşiktaş’ın golcüsü Cenk’ten geldi. Kafayla attığı gol darbesi mükemmeldi. Ama bir gerçek var ki, gol vuruşu kadar Olcay’ın yaptığı asisti de alkışlamak lazım. Nitekim Cenk gol attıktan sonra adeta “Golü ben attım ama siz Olcay’ı alkışlayın” diyerek Olcay’ı alkışlattı.BEŞİKTAŞ 2. yarıya 1-0’ın avantajıyla çıktı. Daha rahat, daha çok pozisyon üretmesi, daha çok topa sahip olması gerekirken topa sahip olan Akhisar’dı. Evet, Akhisar topa çok sahip oldu ama çok fazla pozisyona girdiği de söylenemez. Beşiktaşlılar’ı rahatlatan gol Sosa’nın mükemmel serbest vuruşundan geldi. Beşiktaşlılar tam “Ohh be!” derken bu sefer Bilal’in yine bildiğimiz müthiş gollerinden birine şahit olduk. İşte bu golden sonra Beşiktaşlılar “Eyvah, yine mi?” diye maçın bitmesine oflayarak poflayarak beklediler.Gökhan bir başkaBEŞİKTAŞ’IN çok önemli ve yetenekli oyuncuları var ama Gökhan bir başka... Ne zaman ne yapacağı hiç belli olmuyor. Beşiktaş takımı, Slaven Biliç ve taraftarlar, Gökhan Töre gibi bir oyuncuya sahip oldukları için çok mutlu olmalılar.Tolga’dan süper mesajMAÇ sonunda Beşiktaş’ın başarılı kalecisi Tolga Zengin yanıma geldi ve “Ömer ağabey, bir şeyler söyleyeceğim ama maçla alakası yok” dedi. Acaba ne söyleyecekti, merak ettim. Tolga da zaman zaman olduğu gibi çok önemli mesajlarından birini daha verdi. Maç başında sahaya çıkarken minik çocukların heyecandan değil soğuktan titrediğini, buna birilerinin çare bulmasını adeta yalvararak dile getirdi. Gerçekten mükemmel bir tespit. Ama merak ediyorum bu tespiti yapması gereken Tolga mı, yoksa başkaları mı? Dilerim bir daha bu minik yavruları titreyerek görmeyiz.

Devamını Oku

Helal olsun hepinize...

20 Aralık 2014

YAZININ başlığı dün izleyenlere inanılmaz keyifli, gollü bir maç izleten, oynatmamak için değil oynamak için mücadele eden, önce yememeyi değil atmayı düşünen, futbolu çirkinleştirmeyen her iki takım futbolcularına. Ben son zamanlarda böylesine tempolu, böylesine heyecanlı bir maç izlemedim. Yemin ediyorum bir pozisyon kaçırırım diye tuvalete bile gidemedim. MAÇI G.Saray kazandı. Alkışlıyor, tebrik ediyorum. Ama kazanan G.Saray’dan çok Mersin’in yürekli ve cesur futbolunu alkışlıyor ve tebrik ediyorum. İki kez öne geçtiler, hâlâ gol atmayı düşünüyorlar...G.SARAY maça yediği şok golle başladı. Golü atan Güven ama hamallığını yapan Nakoulma’ydı. Güven, Mersin’in ilk golünü attığı gibi G.Saray’ın ilk golünün de sahibiydi. Kimse bu çocuğu kalesine gol attı diye eleştirmesin. Bilakis özveriyle defansa geldiği için tebrik etsin.İKİNCİ yarıya G.Saray çok hızlı başladı ve golü de buldu. Sonrasında her iki takımın bir o kalede, bir bu kalede gol arayışlarına şahit olduk. Eğer Mersinli futbolcular final paslarını ve vuruşlarını iyi yapabilseler G.Saray’dan daha çabuk öne geçerlerdi.VEDERSON’UN İHANETİMAÇ 3-2’yken Hakan Balta’nın 2 müdahalesi var ki; inanılmaz. Bravo Hakan... Bir koca bravo da Sabri’ye. Bu çocuğu kimler A2’ye gönderdi. Allah onları bildiği gibi yapsın. Sabri oynadığı futbolla onları utandırıyordur. Tabii utanmaları varsa.FIRAT Aydınus’a gelince, verdiği ve vermediği penaltıların hepsinde haklıydı. Burak’la Mitrovic’in mücadelesinde top Mitrovic’in eline çarptı ama Burak’ın ona müdahalesi faul. O kadar itmeyle oyuncu düşer mi? Evet, eğer oyuncu havadaysa, üfleseniz bile düşer ve karar faul olur.VEDERSON atıldı... Bir oyuncu takımına nasıl ihanet eder, cevabı Vederson’un atıldığı pozisyonda var.AYDINUS’UN en büyük hatası Selçuk’un Murat’ın bileğine yaptığı darbeye sarı kart bile göstermemesiydi ki; kırmızıya da kimse isyan etmezdi.

Devamını Oku

Çok geç olmadan

19 Aralık 2014

G.ANTEP-Beşiktaş maçı sonrası saat 22:45 uçağıyla İstanbul’a dönüyoruz... Havaalanında yüzlerce Beşiktaşlı taraftarlar da var. Lider dönmenin keyfini yaşıyorlardı. Biz de gazeteciler CIP salonunda uçağın kalkış saatini bekliyoruz. G.Antepspor Başkanı İbrahim Kızıl ve arkadaşları da orada. Daha sonra salona maçın hakemi Çağatay Şahan ve yardımcıları da geliyor. İbrahim Başkan’ın, Çağatay Şahan’a ilk sözü: “Hocam o pozisyonu herkes gördü, sen nasıl görmedin?” diyince sohbet başlıyor. Ben de yanlarından ayrılıyorum. 5-10 dakika konuşuyorlar.KONUŞMA belli ki seviyeli… Çünkü yüksek ses yok, bağırma, çağırma, hakaret yok. Olsa yalnız ben değil herkes duyardı.gelelim asıl meseleye… TFF ve Merkez Hakem Komitesi’ni uyarıyorum! Lütfen hakemleri özellikle F.Bahçe, G.Saray, Beşiktaş ve Trabzon’un deplasman maçlarından sonra nereye döneceklerse maç akşamı göndermeyin. Onların gideceği havaalanında ve uçakta taraftarlar, yöneticiler var. Taraftarı hemen hemen tüm deplasmanlara gidiyor.LÜTFEN TEDBİR ALINSINMESELA o maçı Beşiktaş kazandı veya G.Saray, F.Bahçe, Trabzon kazandı… Hiçbir şey olmaz. Peki bir de madalyonun tersine bakalım… 3 büyüklerden biri maçı hakem hatasıyla (onlara göre) kaybetse? Yüzlerce taraftar hakemlerle aynı havaalanının salonunda ya da uçağın içindeler. Hakemi sözlü belki de fiziki tacizde bulunurlarsa olacakları, rezilliği düşünemiyorum. ‘Yok yahu’ böyle şey olmaz diyebilir misiniz? Ya olursa? Bu ihtimal yüzde 10 bile olsa böyle riske değer mi?BÖYLE riske, tatsızlığa, rezilliğe imkan vermemek için TFF Başkanı Sayın Yıldırım Demirören ve MHK’nın çiçeği burnunda başkanı Yusuf Namoğlu’ndan rica ediyorum. “Yok yok olmaz” yerine “Ya olursayı” hesap ederek düşünün. Ve çok geç olmadan lütfen tedbirini alın.

Devamını Oku

Çaykur Rize oynatmadı

18 Aralık 2014

SÜPER Lig’de ve Avrupa Ligi’nde fırtına gibi esen Beşiktaş, dün Ç.Rizespor karşısında ‘frene bastı’ diyeceğim ama o zaman Ç.Rizespor’un emeğine mücadelesine emeğine haksızlık etmiş olurum. 3 Büyükler berabere kaldığında ya da kazanamadığında hep deriz ki: “Beşiktaş, F.Bahçe, G.Saray iyi değildi.” Çok az aklımıza gelir “Rakip takım iyiydi, oynatmadı” demek. Ama dün öyleydi.RİZE takımı, Beşiktaşlı oyunculara sahanın her alanında pres yaparak oynatmadı. Baskı yiyen Beşiktaşlı futbolcular bir türlü istenilen futbolu oynayamadılar. Eksikleri çoktu, kabul etmek gerekir. Furkan, Ümit ve Atınç gibi genç futbolcular yetenekliler ama henüz Beşiktaş’ın ilk 11’inde yer bulacak kıvamda değiller. Atınç her ikisinden de bu anlamda çok önde. Adeta santrforsuz oynayan Beşiktaş oyun kuramadığı için organize ataklardan pozisyon da bulamadı. Buldukları ise özellikle duran toplardan ve karambollerden oluştu. Onda da final şutları başarılı değildi.ATINÇ’A YAPILAN PENALTIYDIAYRICA dün Beşiktaşlı futbolcuları çok isteksiz gördüm. Üstüne basa basa söylüyorum; Oğuzhan, Beşiktaş için çok ama çok önemli bir futbolcu. Ama bu dünkü Oğuzhan değil. Beşiktaş’ın penaltıdan yediği tek golde Tolga tecrübesinde bir kaleci böyle bir çıkış yapmaz. Yaptıysa da yapmaz, yapmamalı. Rizespor oynadığı futbolla değil ama ortaya koyduğu mücadele ile galibiyeti hak etti. Maçta 2 ceza sahası içinde tartışılacak pozisyon vardı. Birisi Olcay’a, diğeri Atınç’a... Olcay’ınki değil ama Atınç’a yapılan hareket penaltıydı. Ama bu pozisyonun dışında gerçeği söylemek gerekirse hakem Yaşar Kemal Uğurlu’yu beğendim.

Devamını Oku

Aferin Atınç

14 Aralık 2014

BEŞİKTAŞ, lider geldiği G.Antep'ten yine lider olarak dönüyor. Öncelikle Beşiktaş'ı kazanıp da liderliğini sürdürdüğü için tebrik ediyorum. Ama şu gerçeği de görmemezlikten gelemeyiz. Dün Beşiktaş kazanmasına rağmen bizim bildiğimiz göze hoş gelen futbolu oynayan bir Beşiktaş değildi. Bir kere bunun altını çizelim.DÜN Beşiktaş'ın liderliğini sürdüren golü Oğuzhan adeta kendisi üretip, kendisi yaptı. Tüm bunlara rağmen Oğuzhan da bildiğimiz Oğuzhan değildi. Gökhan Töre, Beşiktaş'ın en çok koşan, rakip kalede tehlikeli olan, yaptığı ortalarla takımına pozisyon hazırlayan oyuncuların başındaydı. Ama aşırı hırsı ve isteği yüzünden zaman zaman kendini kaybediyor. Dün de bu sahnelerden biri yaşandı. Gökhan'ın Şenol'a yaptığı hareket Allah'ın emri sarı karttı. Kırmızı da çıksa kimse bir şey diyemezdi. Aman Gökhan sakin olmalısın. Cenk ise iyi oynasa da bitirici vuruşları çok iyi değildi.DÜN şuna inanıyorum, Beşiktaş en çok Veli'yi aradı. Atiba yalnız kaldı. Oğuzhan da yeteri kadar ona yardımcı olmayınca Beşiktaş'ın en büyük gücü olan orta sahası düştü. Sosa'yı da, Olcay'ı da çok fazla göremedik. En fazla gördüğüm oyuncu genç Atınç'tı. Uzun zamandır oynamamasına rağmen dün Beşiktaş'ın en iyilerindendi. Havadan kuş uçurmadı, kazandığı topları son derece iyi kullandı. Bunlar için tebrik ediyorum ama ayrıca sakinliği ve soğukkanlılığı için de alkışlıyorum. Bravo Atınç. Bu çocuk oynadıkça çok daha iyi yerlere gelecek.ANTEP'İN GÜCÜ YETMEDİG.ANTEP'E gelince en az Beşiktaş kadar mücadele ettiler ve kazanmayı istediler. Ama güçleri yetmedi. Beşiktaş yorgun... Beşiktaş'ın sakatlıklar ve cezalılarla başı dertte... Tüm bu olumsuzluklara rağmen "Ben şampiyon olacağım arkadaş!" diyor. Dünkü futbolla değil ama bu inançla da bu arzusunu sonuna kadar sürdürecek gibi gözüküyor.

Devamını Oku