DAHA 3 gün önce dünyanın en iyi takımlarından Liverpool’u eleyen Beşiktaş, dün Ankara’da ligin dibindeki Balıkesirspor’a 2 puan verdi. Verdi dersek Balıkesir’e de haksızlık yapmış oluruz. Daha iyisi biz aldı diyelim; çünkü gerçekten iyi mücadele ettiler, maçı bırakmadılar. Hatta son dakikalarda galibiyeti bile kaçırdılar diyebiliriz.TABİİ iyi mücadelelerinin yanında karşılarında çok yorgun bir Beşiktaş’ın olması da şanslarıydı. Beşiktaş’a gelince son derece yorgun oyduğu her halinden belliydi. Ön sahadaki oyuncuların bırakın koşmayı ayakta duracak halleri bile yoktu.MESELA Sosa. Hemen bu futbolcu üzerine 2 laf edeyim. Sosa kardeşim iyi oyuncusun ama 2-3 haftadır çok kötüsün. Kötü oyuncunun kötü oynaması kabul edilebilir de senin gibi iyi bir futbolcunun bu durumu kabul edilemez. Mesela Olcay devam. Devam Damba Ba. Devam Kerim. Devam Atiba... Kısacası say say bitmez. Karşı takımı zorlayan, taraftarı heyecanlandıran bir tek Gökhan Töre’ydi. Ama onun da yorgun olduğu halde inatla topu ayağından çıkarmaması en büyük hatasıydı.KÖTÜLER SAY SAY BİTMEZOYUNA sonradan giren Tolgay, Kerim Frei ve Mustafa da yorgun göründü. Neden yorgundular anlamak mümkün değil. Dikkat edin F.Bahçe ve G.Saray duran toplarda hep tehlikeli oluyor. Çoğu zamanda da gollerle buluşuyorlar. Beşiktaş’ta bu var mı? Yok. Süper Lig’de hiçbir maçın kolay olmadığını, hele hele bu saatten sonra hiç te kolay olmayacağını gördük.DENİZE düşen yılana sarılıyor. Tıpki dün Balıkesir’in 1 puana hatta; biraz da şansı olsa 3 puana sarıldığı gibi. Balıkesir’i mücadelesinden dolayı kutluyorum. Bana göre maçın hakemi Halis Özkahya ve yardımcılarını tebrik ediyorum. Özetle; yorgun savaşçılar, bu yorgunluğun bedelini Ankara’da 2 puan bırakarak ödediler.
HİÇ kimse mırın kırın etmesin, zaten edemezler de! Beşiktaş, resmen tarih yazdı. Arsenal ile oynadılar, aşağı kalmadılar; Tottenham ile oynadılar, aşağı kalmadılar; Liverpool ile oynadılar, elediler. Bence Beşiktaş, dün akşamki maçta 75 dakika rakibi Liverpool’dan çok ama çok üstündü.BU maçın penaltılara dahi kalmaması gerekiyordu. Ahmet iyi oynadı, Mehmet böyleydi, Hüseyin süperdi, bunlara hiç girmeyeceğim. Beşiktaş, Beşiktaşlılık ruhunu ortaya koyarak inanılmaz bir zafere imza attı. Ersan Gülüm ve Ramon Motta yoktu. Böyle bir maçta herkes Necip’in ve sağ bek olarak Opare’nin ne yapacağını merak ediyordu. İkisi de mükemmeldi. Neredeyse sıfır hata ile oynadılar. Ve yiğidi öldürüp hakkını verelim, mükemmel oynayan Serdar’ı ayrıca alkışlıyorum.HELAL OLSUN LAN HEPİNİZEİLK 45 dakikada her iki takım da birbirini kontrol ederek bitirdi. 2. devrede Beşiktaş uzatmaların son dakikasına kadar rakibi Liverpool’dan çok üstündü. Gökhan-Demba Ba paslaşmasından Tolgay’ın mükemmel gol vuruşu ağlara gitti. Özetle bu golü anlatmak gerekirse; şahane paslaşma, mükemmel gol vuruşu diyebiliriz.TABİİ bu turda teknik direktör Slaven Biliç’in de çok ama çok büyük katkısı var. Futbolcuları gerek fiziksel, gerekse de psikolojik olarak hazırlaması ve en önemlisi Jose Sosa gibi (Dün hiçbir şey oynamadı) bir oyuncuyu, kenara alıp Tolgay’ı oyuna sokması çok cesurca bir hamleydi. Bana göre turu getiren unsurların başında bu değişiklik geliyor.ASLINDA tur penaltılara kalmazdı. Demba Ba’nın şutunun direğin içinde patlayıp geri dönmesi beceriksizlik değil şanssızlıktı. Beşiktaşlılar’ın yüreği ağzına geldi. Ama doğrusunu söylemek gerekirse değdi. Özetle; Beşiktaş büyük bir zafere imza attı. Teknik heyetten futbolculara, tribünleri dolduran ve son penaltıya kadar futbolcularını hiç ama hiç umutlarını kesmeden destekleyen Beşiktaşlı taraftarlara söyleyecek tek sözüm var: Helal olsun lan hepinize!
LİGDE 4 maçtır kaybetmeyen Beşiktaş bu unvanını dün Eskişehir’de bıraktı. Maçın geneline baktığımızda Beşiktaş’ın özellikle 2. yarıda adeta tek kale oynadığını görüyoruz. Tüm hatlarıyla Eskişehir yarı sahasına yerleşen siyah-beyazlılardı ama böyle olmasına rağmen Beşiktaş’ı kurtaran isim de kalecisi Cenk’ti. Yenilen golde önce Serdar’ın daha sonra da kaleci Cenk’in hatası vardı. Cenk, daha sonra yaptığı harika kurtarışlarla da en az 4-5 golü önleyen isimdi.BEŞİKTAŞ’A şöyle bir bakacak olursak, skoru değiştirecek oyuncuları Olcay, Gökhan, Oğuzhan ve özellikle futbolculuğuna kimsenin söz söyleyemeyeceği Sosa. Ama bu isimler gerçek performanslarından uzaktaydılar. Beşiktaş’ın Demba Ba’yı da aradığı bir gerçek. Mustafa’nın maç ve fizik eksikliği olduğu her yönüyle belli oluyordu.DEVAMLI atak oynayan Beşiktaş rakip kalede net pozisyon bulamadı. Kaleci Boffin neredeyse yere yatmadı. Gökhan ve Atiba sonradan oyuna girdiler. Herhalde Biliç’in düşüncesi bu ikiliyi dün dinlendirip perşembe günü çok önemli olan Liverpool maçına diri çıkarmaktı. Bu düşüncesi bir yerde doğru olabilir ama keşke baştan bu isimlerle başlayıp, öne geçtikten sonra oyundan alsaydı. Ama tabii ki onlarla da kesin öne geçecek diye bir şey yok.PERŞEMBE O STAT DOLMALI!BEŞİKTAŞLILAR şöyle bir mazeret uydurabilir. 1-Yorgunduk, 2-Perşembe günkü maçı düşündük. Birincisine yüzde 100 katılıyorum ama ikincisine katlmıyorum. Futbolcu ilk önce oynadığı maçı kazanmayı düşünür, halı saha maçı bile olsa.ŞİMDİ perşembe günü Beşiktaş’ın oynayacağı çok önemli bir Liverpool maçı var. Bu maça futbolcular kadar taraftarlar da hazır olmalı. Uzakmış, bilet pahalıymış, saati geçmiş, bunların hiçbiri mazeret değil. O stat perşembe günü dolmazsa adama sorarlar, ‘Kardeşim bu maça gelmeyip de hangi maça geleceksin’.ESKİŞEHİR’E gelince yiğidi öldürüp hakkını verelim. Kazanmayı hak eden futbolu değilse bile mücadeleyi gösterdiler. Oyun alanın her yerinde Beşiktaşlı oyunculara basarak pas trafiğini engellediler. Zaten bu rezil zeminde pas falan yapılmayacağı da belliydi.
BEŞİKTAŞ’IN bu sezon Avrupa’da oynadığı maçları gözümün önüne getirdiğimde -özellikle de Tottenham ve Arsenal maçları- dün akşam Kartal’ın Liverpool’dan iyi bir sonuçla döneceği düşüncesindeydim. Aklımdan geçen skor 0-0 veya 1-1’di. Nitekim penaltıdan gole kadar, bu tahmininm de tutmuştu. Ama Motta’nın acemice yaptığı penaltı benim tahminimi de yok etti. Motta’nın yaptığı penaltıdan önce çok kolay çalım yemesi sebeti ki maç içinde böyle çalımları ve oyundan düşmeleri çok sık yaşadı.MAÇIN geneline baktığımızda hiç de keyfili bir maç izlediğimizi söyleyemem. Her iki kaleciye de iş düşmedi. Çünkü her iki takım da kalecileri zor durumda bırakacak pozisyonlar üretemedi. Doğrusunu isterseniz Beşiktaş’tan çok daha etkili futbol bekliyordum. Bunu beklerken Sosa’nın, Olcay’ın, Demba Ba’nın, Gökhan’ın gerçek performanslarında olmasını bekliyordum.ÖZELLİKLE Sosa beni hayâl kırıklığına uğrattı. Demba Ba gerçek performansında olmamasına rağmen az da olsa rakip defansı zorlayan oyuncuydu. Ama çok da top kaybetti. Atiba, Beşiktaş’ın en çok koşan oyuncusuydu. Ersan zaman zaman çok kritik pozisyonlarda yaptığı kritik hamlelerle Beşiktaş daha fazla gol yemesini engelleyen isimdi.TARAFTAR DOLDURMALIBEŞİKTAŞ’IN dünkü genel görüntüsü, gol atmaktan çok gol yememekti. Bunu da yaptıkları yardımlaşma ile kademeli defansla başardılar. Ta ki penaltıya kadar. Evet, ama her şey bitmedi. Bu maçın bir de rövanşı olacak. Bu rövanşta Beşiktaşlı futbolculara çok iş düşecek. Büyük bir imtihan verecekler.AMA bir gerçek var ki Beşiktaşlı taraftarlara da çok büyük görev düşecek. 1-0 altından kalkılamayacak bir sonuç değil. Bu nedenli rövanşta iyi bir Sosa’ya, Olcay’a, Gökhan’a ve Demba Ba’ya ihtiyaç olduğu kadar iyi bir taraftara da ihtiyaç olacak. Ben inanıyorum ki bunun bilincinde olan Beşiktaşlı taraftarlar Olimpiyat’ı dolduracaktır ve doldurmalılar da...
MAÇ öncesi futbolseverlerin ortak görüşü şöyleydi: Hem Beşiktaş hem de Bursaspor ligin en iyi futbol oynayan takımları. Bu takımın maçı mutlaka heyecanlı, tempolu ve bol gollü olmalı. Gerek Beşiktaş, gerekse de Bursalı futbolcular bu beklentiyi boşa çıkarmayıp böyle düşünenleri hayâl kırıklığına uğratmadılar.DAHA 1. dakikada iki takımın da kazanmak için oynadığı belliydi. Bursa, 12’de Bakambu ile öne geçti. Sevgili Tolga’ya önce geçmiş olsun diyorum, sonra da soruyorum: Sevgili Tolga acaba yediğin golde timing hatası yok muydu?BEŞİKTAŞ bu gole 11 dakika sonra cevap verdi. Gökhan’ın asisti, Demba Ba’nın vuruşu durumu eşitledi. Yalnız burada bir topuk hareketiyle 3 kişiyi oyundan düşüren ve Gökhan pas veren Sosa’nın da hakkını vermek lazım. 2. devresi de zevkli geçeceği belli olan maçta Beşiktaş’ın 2. golü sahanın en iyilerinden olan Gökhan’dan geldi. Bu Gökhan, iyi futbolcunun yapabileceği her şeyi yapıyor. Allah nazardan saklasın.JUDO HAKEMİ BİLE ATARBEŞİKTAŞ bastırıyordu ama pes etmeyen Bursa, Ozan’la durumu eşitledi. Ozan için de bir iki kelime söylemek lazım: Ozan eğer boşvermek yerine daha çok çalışırsa şimdiden söyleyeyim; bu çocuk Türkiye’ye sığmaz.BEŞİKTAŞ’I kazandığından Bursa’yı da cesur futbolundan dolayı alkışlıyorum. Tabii ki bunda Şenol Güneş’in çok büyük rolü var. Maçın hakemi Mustafa Kamil Abitoğlu’na gelince; ben sahanın içinde verdiği penaltıyı biraz ağır bulmuştum. Ama televizyondan izledim ve yanıldığımı anladım. Şener’in orada bir teması var. Abitoğlu’nun bana göre en büyük hatası, Franco’ya adeta bir judocu gibi giren Fernandao’ya kırmızı göstermemesiydi. Hocam, sana yemin ediyorum o harekete judo hakemleri bile kırmızı kart verirdi.
KAZANAN kim? Kayserispor. O halde ne yapmamız gerekir? Kazananı alkışlamamız. Biz de Kayserispor’u tur atladığından dolayı alkışlıyoruz, tebrik ediyoruz. Tesadüfen de değil, Beşiktaş’tan daha iyi oynadığı, daha çok mücadele ettiği, bu turu daha çok istediği için kazandı. Ayrıca şunu açık ve net söyleyeyim, Kayseri’nin PTT 1. Lig’de de birkaç maçını izledim ve şunu gördüm; bu takım PTT 1. Lig’e çok fazla. Büyük bir aksilik, şanssızlık olmazsa umuyorum gelecek sezon Süper Lig’de olacaktır.BEŞİKTAŞ’IN önünde düne kadar 3 hedefte başarılı olmak vardı; Lig, Avrupa Ligi ve Ziraat Türkiye Kupası... Dünden sonra artık 2 hedef kaldı. Belki de Beşiktaşlılar, ‘Her işte bir hayır vardır’ deyip, önündeki 2 hedefe daha çok kilitleneceklerdir.SÜPER Lig’de Beşiktaş’ın oynadığı maçlara dikkat edin. Kazanamadığı maçlarda bile tüm futbolcular çok hırslı ve istekli ve maçı bırakmayan bir takım hüviyetindeler. Bir de dünkü maça bakın; ‘Olursa olur, olmazsa olmaz’ değil sanki ‘Olmazsa da olmasın, ne yazar!’ havasındaydılar.DÜNKÜ maçta sonradan girenlere hangisi daha iyi diye şöyle bir bakıyorum; şu, şundan daha iyiydi diyemiyorum. Hepsi gerçek performanslarının çok altındaydılar. Kısacası bir boşvermişlik vardı. Tabii ki bunları söylerken Kayseri’nin hırsını, isteğini bir kenara bırakmıyorum.ERSAN’IN YERİNE ATINÇ OLUR BEŞİKTAŞ’IN en yetenekli oyuncularından Oğuzhan haftalardır düşüş içinde. Haftalardır söylediğim gibi; “Haydi Oğuzhan eski günlerine geri dön! Biz seni eski Oğuzhan olarak görmek istiyoruz. Sen de şunu çok iyi biliyorsun, ‘Evet, ben eski Oğuzhan değilim.’ O zaman ol! Ol çünkü bu takımın o Oğuzhan’a ihtiyacı var.PAZAR günü ligin en iyi oynayan takımlarından biri olan Bursa’yla maç var. Kimse Beşiktaş’ı dünkü gibi düşünmesin. O maçın havası başka olacak. Takımın 11’i o maçta neredeyse belli. En önemli soru şu; Ersan yok, rakip takımda da Fernandao gibi golcü rakip defansı yıpratan bir forvet var. Peki o zaman Beşiktaş’ın göbeğinde ikili kim olacak? Biliç’in kafasındaki isimleri bilememama ben olsam ‘Franco-Atınç’ derim.
BEŞİKTAŞ, tekrar liderlik oturmak için geldiği Çaykur Rizespor’dan istediğini alarak dönüyor. İki ayrı 45 dakika izledik. İlkinde uyuduk, ikincisinde ise gözlerimiz fal taşı gibi açıldı.İLK yarıya şöle bir bakarsak, her iki takımın da futbol adına çok olumlu işler yaptığını söyleyemeyiz. Beşiktaş’ta pas yüzdeleri çok fazla olan Sosa, Gökhan, Olcay ve Oğuzhan kendilerine yakışmayacak pas hataları yaptığı için oyunun kontrolünü eline alamadı. Ne ekran başındaki ne de tribündeki izleyicileri hop oturtup, hop kaldırtan pozisyon yok denecek kadar azdı.2. yarıda çok değişik bir oyun izledik. 1. yarının aksine daha tempolu, daha istekli, daha çok golü arayan bir Beşiktaş vardı. Ve bu gol isteği ve arzusu golü de getirdi. İki usta ayak Demba Ba ve Sosa’nın duvar pasından Sosa çok şık bir gole imza attı. Gol Sosa’nındı ama şurası bir gerçek ki Demba Ba’nın golde inanılmaz bir katkısı vardı.BRAVO HİKMET HOCABU arada 65. dakikadan itibaren 9 kişi kalan Rizespor inanılmaz bir direniş gösterdi. Ve golü de buldu. İlk yarıda inanılmaz bir refleksle Rizespor’un golüne engel olan Tolga, bu golde boşa çıkarak inanılmaz bir hata yaptı. Eşitlikten sonra Beşiktaş, adeta rakip kalede kamp kurdu. Sağdan soldan ataklarla rakip kaleyi adeta bunalttı. Gol, geliyorum diyordu. Ve penaltıdan beklenen gol geldi. Bu penaltı golünde de ortayı yapan Sosa’nın büyük rolü vardı.Ç.RİZESPOR’A gelince en az kazanan Beşiktaş kadar, onları da, 9 kişi kalmalarına rağmen gösterdikleri mücadeleyi de alkışlıyorum, tebrik ediyorum. Hikmet hoca geleli daha dün bir, bugün iki... Önemli oyuncuları sakat ama buna rağmen mücadele eden, teslim olmayı kabullenemeyen bir takım. Kocaman bir bravo da Hikmet Karaman’a.MAÇIN hakemleri Cüneyt Çakır, Bahattin Duran ve Tarık Ongun’a da bir alkış. Mükemmel maç yönettiler. Sahanın içerisinde birbirlerini öylesine tamamlıyorlar ki alkışlamamak büyük haksızlık olur.
EŞİKTAŞ son 10 maçının 9.’sunu dün Mersin İY karşısında zor da olsa kazanarak bir engeli daha aştı. Osmanlı Stadı’nı dolduran 20 bine yakın Beşiktaş taraftarı “Ankara, Beşiktaş’a deplasman değil” tezahüratını söylerken son derece haklıydı. Sivas maçı da orada oynanmış ve tribünler tıklım tıklım dolmuştu.MAÇIN geneline bakarsak Beşiktaş hep üstündü. Daha çok oyuncuyla hücum eden, daha fazla isteyen Beşiktaş’tı. Ama “Göze hoş gelen futbol oldu mu?” diye sorarsanız, “Evet” dersek abartmış oluruz. Tabii güzellikler vardı. Mesela Beşiktaş’ın attığı ilk gol. Göstere göstere derler ya. Demba Ba’nın pasını, Gökhan’ın topukla Olcay’a bırakması ve Olcay’ın gol vuruşu... Film gibi seyrettik.KALECİ Tolga’ya iş düşmedi desek yeridir. Sinan’ın golünde yapacak bir şeyi yoktu. Beşiktaş defansı rakiple mücadelede, kademelerde ve top kazanmada çok yanlış yapmıyor. Ama kazandıkları topu iyi kullandıkları söylenemez. Mesela Ersan, Beşiktaş’ın en canlılarından biriydi. Ama kazandığı topları iyi kullanamadı. Beşiktaş’ın ve milli takımın oyuncusu kazandığı topları daha iyi kullanmalı.BANA GÖRE PENALTIYDIATIBA yerine oynayan Oğuzhan iyi bir görüntü çizdi. Geçen haftakinden daha iyi bir görüntü çizdi. Yeter mi, yetmez. Oğuzhan çok daha iyi olmalı. Bunun için gerekli yeteneklere sahip.DEMBA Ba gol atmasına rağmen çok fazla etkili değildi. Zaten golü nasıl attığını kendisi de bilmiyordur herhalde. Peki Demba Ba’yı bu kadar etkisiz kılan neydi? Kanatlardan ve orta sahadan gelen pasların azlığı.. Töre yine Beşiktaş’ın en çok çalışan, üreten, defansı zorlayan oyuncuların başındaydı. Olcay’ı da kutlamak lazım. Golü de asisti de çok şıktı.METE Kalkavan ve yardımcıları genelde iyi maç yönettiler. Yanlız Pedro Franco’ya yapılan hareket bana penaltı gibi geldi. Ama düdük bende değil Kalkavan’ndaydı. O da güvenip çalmadı.