Olayların bitmek bilmediği İgiliz kraliyet ailesinden yeni bir tartışma haberi geldi..Kral Charles'ın karısı Kraliçe Camilla ile Veliaht Prens William'ın karısı Kate Middleton birbirine girdi! Böyle anlatınca ilk anda inanılmaz gibi geliyor ama durum böyle.Öncelikle elbette öyle fiziksel anlamda birbirlerine girmiş değiller. Sadece aralarında soğuk bir savaş yaşanıyor.Bu kavganın sebebi de bir taç. Ama öyle böyle bir taç değil... Yıllardır kimsenin kullanmadığı, kısa bir süre önce bir resmi davette Galler Prensesi Kate'in başını süsleyen o göz alıcı taç: Oryantal çember tacı!Kaynaklara bakılırsa Kate'in Alman Cumhurbaşkanı ve karısı onuruna verilen yemekte bu tacı takmasını, Kraliçe Camilla 'cüretkar bir güç gösterisi' olarak gördü ve son derece öfkelendi.Bu durum da Kate ile Camilla arasında bütün aileye yansıyan bir gerilime yol açtı.RESMİ YEMEĞİN YILDIZI KATE OLDUAile içindeki yeni gerilimin fitilini ateşleyen bu olay 3 Aralık'ta Alman Cumhurbaşkanı Frans Walter Steinmeier ve karısı onuruna verilen resmi yemekte Kate'in oryantal çember tacını kullanması oldu.Aslında genellikle kayınvalidesi Prenses Diana ile özdeşleşen Cambridge Aşıklar Düğümü tacını kullanan arada yine nadiren yıllarca kapalı kapılar ardında kalan taçları takan Kate'in bu seçimi Camilla için büyük bir öfke kaynağı oldu.Kate yıllardır ortada görünmeyen bu tacı takıp bir de üstüne gösterişli bir elbise giyince Kraliçe Camilla da gölgede kaldı. İşte onun dayanamadığı ayrıntı da bu oldu.Buna ek olarak Kate ile kocası William'ın o gece çekilen neşeli halleri, Galler Prensesi'nin gördüğü ilgi Camilla'nın kendini dışlanmış hissetmesine neden oldu.Yorumlara göre Camilla, Kate'in bu gece için bu tacı seçmesini dikkatleri üzerine çekmek için bariz bir hamle olarak gördü. Zaten hiç taç takmasa bile yine dikkat çekecek olan Kate o gecenin yıldızı oldu. İşte bu durum da Camilla'nın öfkeden küplere binmesine neden oldu. Çünkü Camilla, o tacın Kate'in başında olmasını, kendisi gibi kıdemli bir aile üyesine yönelik bir yok sayma olarak gördü.
Gerçekten de iyi günde kötü günde hep yan yana oldular. Ama elbette insanın ömrü sınırlı, sonsuza kadar sürmüyor. Onca yıllık kocası ilerleyen yaşına yenildi ve dünya sahnesinden çekilip gitti. Ünlü şarkıcı da geride kaldı.. Ama kolu kanadı kırık bir halde. Sanki ruhunun yarısı yok olmuş gibi. Kendi yaşı da ilerledi ve doğal olarak sağlığı da eskisi gibi değil. Yakın çevresine bakılırsa da şarkıcı, artık usul usul kendi cenaze törenini hazırlamaya başladı bile. Hatta önemli bir vasiyeti de var: Cenaze törenimde kimse arkamdan ağlamasın... Bunun yerine kutlama yapılsın! 59 YILLIK KOCASI ÖLDÜKTEN SONRA ONUN DA HAYATI DEĞİŞTİKocasını kaybettikten sonra fiziksel sağlığı da ruh sağlığı da sarsılan bu ünlü şarkıcı Dolly Parton… 79 yaşındaki Parton, bu yılın mart ayında, 1966'da evlendiği kocası Carl Thomas Dean'i kaybetti.82 yaşındaki Dean'in sağlığı bozuktu ama yine de Parton hayatını onunla paylaşmaktan mutluydu. Hayatı boyunca aşık olduğu tek erkek olan Dean'in ölümünden sonra hiçbir şey onun için eskisi gibi olmadı. Daha birkaç ay önce sağlık sorunları nedeniyle konserlerini ve etkinliklerini iptal etti. Hatta kız kardeşi sosyal medya hesabından "Ablam için dua edin" paylaşımı yaptı. Her ne kadar Dolly Parton, hayranlarının yüreğini ağzına getiren bu paylaşımdan sonra sanıldığı kadar kötü olmadığını açıklasa da durum o kadar da güllük gülistanlık değil. Parton, böbrek taşıyla bağlantılı bir enfeksiyon yaşadığını söylese de hala tam olarak iyileşebilmiş değil.TABUTUNU ALDI... CENAZE TÖRENİNİ PLANLIYORHatta yine bazı etkinliklerini ve konserlerini iptal etmek zorunda kaldı. Şimdi ise yakın çevresi ünlü şarkıcının kendi cenaze törenini hazırladığını söylüyor. Onların ileri sürdüğüne göre Parton, tabutunu bile çoktan hazırladı.Ayrıca cenaze töreninin bazı ayrıntıları hakkında da yakın çevresini haberdar etti. Buna göre Parton, cenaze töreninin memleketi olan Tennessee'deki Sevierville'de yapılmasını istiyor. Elbette 11 kardeşinden hayatta kalan 8'i de törene katılacak. Yeğenleri, onların çocukları, uzak ve yakın kuzenler hepsinin törende buluşması en büyük dileği. KİMSENİN ARKASINDAN AĞLAMASINI İSTEMİYORDolly Parton "Kimsenin cenaze törenimde üzgün olmasını istemiyorum" diyor. "Bu törenin bir kutlama gibi olmasını arzu ediyorum." Yakınlarına göre, tabutunun çevresinde toplanıp ağlayan aile üyelerine ve akrabalara, dostlara da sıcak bakmıyor Dolly Parton. Ünlü şarkıcı, epeydir fiziksel sağlığıyla ilgili sorunlar yaşıyor. Ama öncesinde de yakınlarını ruh sağlığı konusunda endişelendiren bazı açıklamalar yapmıştı. KOCASININ HAYALETİYLE KONUŞTUĞUNU SÖYLEDİDolly Parton hayata dönmeye çalışsa da bir itirafı yakınlarını endişelendirdi. Ünlü şarkıcı, kocasının hayaletiyle konuştuğunu ileri sürüyor çünkü. Elbette durum böyle olunca arkadaşları da onun için kaygıya kapılıyor. Fakat bir arkadaşı Dolly Parton'ın ölümden sonraki hayata inandığını söyleyip "Sanki Carl hala onun yanındaymış gibi onunla konuşuyor" dedi. Bu arkadaşına göre üç ay önce ölen kocasının, attığı her adımı izlediğine inanıyor Dolly Parton. Ayrıca ölmüş kocasıyla konuşmanın kendisine iyi geldiğini de düşünüyor.
Şimdi şöyle bir hayal kuralım... Diyelim ki bir ülkenin kralının tek çocuğusunuz... İnanılmaz bir nüfuz ve varlığın içine gözlerinizi açtınız... Sizi bekleyen gelecek nasıl olur?Tek çocuk olduğunuza göre el bebek gül bebek büyüyeceğinizi, günü gelince de babanızın tahtına kurulacağınızı düşünürsünüz... Bazı ülkelerde olan da bu zaten.Ama biliyor musunuz ki ülkenin hükümdarının tek çocuğu olarak dünyaya gelen herkes günün birinde tahta oturup tacını kuşanmaz...Hele kız çocuğuysa...Tıpkı Japon İmrapatoru Naruhito ile karısı Masako'nun tek çocuğu Prenses Aiko gibi..1 ARALIK'TA 24 YAŞINA GİRDİBüyük bir sükunet içinde hayatını sürdüren genç kız, geçtiğimiz pazartesi günü 24 yaşına girdi... Hayatında açılan bu yeni sayfayı da ailesiyle birlikte kutladı... "Dünyanın en yalnız prensesi" ya da "dünyanın en şanssız prensesi" olarak anılan Aiko da günü geldiğinde tahta çıkamayacak olan tek çocuklardan biri. Çünkü ülkesi Japonya'da tek çocuk da olsa kızların tahta çıkma hakkı bulunmuyor.Ama daha kısa süre önce yaşananlar bu geleneğin de sorgulanmasına ve 'değişse ne olur acaba?" diye sorular sorulmasına neden oldu. HALK ONU TAHTTA GÖRMEK İSTİYORGüleç yüzlü Prenses Aiko, kısa bir süre önce babası İmparator Naruhito ve İmparatoriçe Masako ile birlikte Okinawa ve Nagasaki'yi ziyaret etti. İşte o sırada aile, halkın sevgi gösterileriyle karşılandı. Diğer yandan dikkati çeken başka bir ayrıntı vardı... Etrafta toplanıp hükümdarlara sevgi gösterisinde bulunan halkın bir ismi çığlık çığlığa tekrarlaması dikkat çekti. Elbette İmparator ve karısı da bu sevgi gösterisinden nasibini aldı. Ama o anlarda en çok "haykırılan" isim Prenses'in adı oldu... Aiko! Halktan gördüğü bu ilginin ardından tahta sadece erkek çocukların geçebileceğine dair kural bir kez daha sorgulanmaya başladı. MUHAFAZAKARLAR ERKEK VELİAHT KONUSUNDA ISRARLIUzmanlar, eğer artık çağa uyum sağlamayan bu kural kaldırılmazsa bunun Japon imparatorluk ailesinin de sonunu getireceğine inanıyor. Ancak diğer yandan başta Başbakan Sanae Takaiçhi olmak üzere muhafazakarlar bu kuralın devamını savunuyor. Bu durumda Aiko'nun asla erişemeyeceği tahta amcasının oğlu yani İmparator Naruhito'nun yeğeni oturacak zamanı geldiğinde. Diğer yandan halka sorarsanız çoğunluk epeydir Aiko'nun ve gelecek kuşaklardaki kız çocuklarının da tahta çıkma hakkı olması gerektiğine inanıyor.'ONUN GÜLÜMSEMESİNE BAYILIYORUM'Aiko'nun annesi ve babasıyla çıktığı Nagasaki ve Okinawa'ya yaptığı geziyi takip eden 82 yaşındaki Setsuko Matsuo "Prenses Aiko'nun taç giymesini her zaman desteklerim. Onun her şeyini seviyorum, özellikle de gülümsemesini. İnsanı rahatlatıyor" diye konuştu. Ondan farklı bir kuşağa mensup olan 58 yaşındaki bir başka kişi Mari Maehira da Aiko'nun artık büyüdüğünü ve artık onu geleceğin imparatoriçesi olarak görmek istediğini saklamadı. Prenses Aiko'nun halktan gördüğü bu ilgi ve sevgi, yüz yıllardır süren kız çocuklarının tahta çıkmamasına dair gelenek üzerinde büyük bir baskı yarattı. Prenses Aiko, halktan bunca ilgi ve destek görüyor görmesine ama hayatının yani söz konusu yasanın değişmesi de öyle hemen olmayacak gibi. 'KRİZANTEM İMPARATORLUĞU'NDA KURALLAR ZOR DEĞİŞİRÇünkü bakılırsa 'krizantem imparatorluğu' olarak tanınan Japon İmparatorluğu'nda kurallar hiç değişmiyor.Söz gelimi İngiliz kraliyet ailesinin üyeleri artık halktan insanlarla evlenebiliyor. Kate Middleton bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Sıradan bir ailede doğdu ama geleceğin İngiltere kraliçesi. Ya da Harry'nin karısı Meghan Markle… Eğer yüzyıllar önce olsaydı Harry'nin evlenip boşanmış olan Markle ile yuva kurması için ailesinden daha o zaman ayrılması gerekirdi. Ama Japonya imparatorluk ailesinde durum böyle değil. SOYLU BİRİYLE EVLENMEK ZORUNDAMensuplarının eş seçimi ile ilgili sert kurallar, hâlâ varlığını sürdürüyor Japon imparatorluk ailesinin üyeleri için. Yani bu ailenin mensupları, tıpkı kendileri gibi soylu kanı taşıyan biriyle evlenmek zorunda. Fakat kadınlar için durum daha da zor. Eğer yaşıtı olan; soylu bir talibi kalmamışsa bu kız çocuklarının sadece iki seçeneği var. "Krizantem imparatorluğu"nda geçerli olan bu sıkı kurallar nedeniyle, gencecik bir prenses şu anda çok zor bir seçimle yüz yüze... Ailesinin geleneği olarak Prenses Toshi olarak bilinen Aiko'nun neden "dünyanın en yalnız prensesi" olarak anıldığına gelirsek... Kısaca şöyle söyleyelim ki eğer katı kurallar değişmezse Aiko'yu çok özenilecek bir gelecek beklemiyor. TAHT ONA YASAKHer ne kadar İmparator'un tek çocuğu olsa da ülkede geçerli olan yasalar nedeniyle babasından sonra tahta çıkması mümkün değil. Anne ve babasıyla Tokyo'daki imparatorluk sarayında yaşayan Aiko, zorbalık gördüğü için doğru dürüst okula da gidemedi. Eğitiminin hatırı sayılır bir bölümünü evde gördü. Şimdi de gencecik yaşına rağmen yaşıtlarından izole olmuş bir şekilde anne ve babasıyla sarayın dört duvarı arasında yaşıyor. Ama hayatını kısıtlayan tek sorun bu değil. SIRADAN BİRİYLE EVLENİRSE BEDELİ VARAiko yakında evlenme çağına gelecek. Geleneklere göre sıradan biriyle evlenmesi zor, çünkü bunun bir bedeli var. Yani kocasının mutlaka soylu bir aileden gelmesi gerekiyor. Fakat Japonya'da Aiko'nun evlenebileceği uygun ve soylu bir eş adayı da artık yok. İşte bu yüzden prenses, gelecekteki hayatı için önemli bir karar vermek zorunda kalacak. Ya sıradan biriyle evlenecek ya da hiç evlenmeyip iffetini korumak için bir tapınağa kapanacak. Bu ikinci seçenek için zorlu bir dizi fiziksel ve ruhsal eğitimden geçmesi ve ardından da dini inançları gereği bir Şinto tapınağının hizmetkarı olarak kalan ömrünü geçirmesi gerekecek. Prenses Aiko'nun önündeki diğer seçenek ise halktan biriyle evlenmek ama, imparator soyundan geldiği için elinde bulunan bütün unvanları ve ayrıcalıklardan vazgeçmesi gerekecek bu durumda da. TAHTIN VARİSİ AMCASININ OĞLUEğer ailede uygulanan kurallar değişmezse 2001 yılında dünyaya gelen Aiko'nun tahta çıkmak için hiçbir şansı olmayacak. Babasının varisi 59 yaşındaki amcası Prens Fumihito. Ondan sonra ise Fumhito'nun oğlu Hisahito geliyor. Genç prens şu anda 18 yaşında. Bu arada 2006'da doğan Prens Hisohito'nun ailede 41 yıl içinde dünyaya gelen ilk erkek çocuk olması nedeniyle de el üstünde tutulduğunu hatırlatalım.
O yakın tarihin en usta sinema yıldızlarından biri olarak hafızalara kazındı... Daha doğrusu beyazperdenin güldüren yüzü, gezegenin modern çağlardaki en usta komedi oyuncusuydu milyonlarca kişi için... Özellikle de yüzünü kullanma konusundaki ustalığı sayesinde hem büyük bir hayran kitlesi edindi hem de servet kazandı.Ama işin aslına bakılırsa bir süredir her şeyi geride bırakıp kelimenin tam anlamıyla 'kaçtı...' İnzivaya çekildi ve artık bambaşka bir hayatı var.Hollywood'un parlak ışıklarının çok uzağında üstelik sahte bir isimle ve bazen de haftanın hangi günü olduğunu bile bilmeden yaşıyor. Yazıyor, resim çiziyor, çok gerekmedikçe eski hayatına adım bile atmıyor.HAYATINI DEĞİŞTİRDİBu münzevi ünlünün kim olduğuna gelirsek... Maske, Grinch, Salak ile Avanak başta olmak üzere sayısız filmde kamera karşısına geçen Jim Carrey!Bugün 63 yaşında olan Jim Carrey, bir dönem Hollywood'un paylaşılamayan yıldızlarından biriydi. Özellikle mimiklerini kullanma konusundaki ustalığıyla yapımcıları peşinden koşturuyordu.O dönemde de hayatı bir setten diğerine giderek geçti zaten.Fakat sonra 2010'lu yılların ortalarına gelindiğinde hem rol aldığı filmlerin sayısı azaldı hem de kırmızı halıda görünürlüğü.Son olarak da geçen yıl Kirpi Sonik filminde çalıştıktan sonra bu kez gerçekten sırra kadem bastı. Halkın karşısına çıkmaz oldu. Ta ki bu ayın başında gerçekleşen özel bir etkinliğe kadar.İNZİVAYA ÇEKİLDİ... BAZEN HANGİ GÜN OLDUĞUNU BİLE BİLMİYORİngiliz The Sun gazetesinin ortaya çıkardığına göre Carey, bir tür inzivaya çekildi... Artık Hawai'de Maui adasında yaşıyor.Sürdürdüğü hayat ise 180 milyon dolarlık servetine hiç uygun değil. Sahte bir isim kullanıyor ve bazen haftanın hangi günü olduğunu bile bilmeden yaşıyor.Anlatılanlara göre sık sık plajda çıplak ayakla dolaşırken görülüyor. Yazı yazıyor, resim çiziyor.The Sun'a konuşan yakınlarının anlattığına göre Jim Carrey'in hayata bakışındaki bu değişim bundan üç yıl önce 60 yaşına girdiğinde başladı. Carrey, zamanın ne kadar hızlı geçtiğini fark etti ve modern dünyadan kopmak istedi. Artık bu dünyanın bir parçası olmak hoşuna gitmez oldu.Bu durum bir tür kendini keşfetme yolculuğuna dönüştü...SEVGİLİSİNİN CANINA KIYMASI ONUN HAYATINI ETKİLEDİAma onun yaşadığı basit bir emekli olma isteğinden farklı... Carrey'in hayata bakışının değişmesinde sevgilisinin kendi canına kıymasının da büyük etkisi var.Ondan ayrılma kararı, sonrasında genç kadının ölümü ve kaleme aldığı notlarda ona yönelttiği suçlamalar derken hayat Carrey için eskisinden çok farklı bir hale geldi.İrlandalı makyaj sanatçısı Cathriona White ile Jim Carrey, 2012'de tanıştılar. O sırada White bir başkasıyla evliydi.Ama ikisi de aşka direnemedi. Yine de inişli çıkışlı bir ilişkileri oldu... İkinci kez ayrılmalarının ardından Cathriona henüz 30 yaşındayken kendi canına kıydı.SUÇLAMALARI REDDETTİDoğrusu, onun bu dünyadan çekip gitmesi Jim Carrey'i de büyük bir vicdan muhasebesiyle ve ciddi suçlamalarla karşı karşıya bıraktı.Öncelikle olay Jim ile Cathriona'nın ikinci kez ayrılmasından dört gün sonra gerçekleşti. Genç kadın geride bıraktığı notta da Jim'in ilişkilerini bitirme isteğinin kalbini ne kadar kırdığını hiç saklamadı.Ama bu kadarla sınırlı kalmadı. Cathriona'nın IPad'inde bulunan notlara göre Carrey onu kötü alışkanlıklarla tanıştırmıştı... Ayrıca zihinsel olarak da istismarda bulunmuştu iddiasına göre.KARİYERİ DUVARA TOSLADIJim Carrey, kendisine yönelik bu suçlamaları reddetse de kariyeri bu durumdan büyük yara aldı. 2016'da vizyona giren Dark Crimes ve The Bad Batch adlı filmleri başarısızlık duvarına tosladı.Carrey sonradan Sonic The Hedgehog (Kirpi Sonik) filminde görev aldı. Ama doğrusu artık kendini tükenmiş hissediyordu. O zamandan sonra da bir daha kamera karşısına geçmek istemedi.Yakınlarının The Sun'a anlattığına göre Jim Carrey, yılda 5 ya da altı tane film teklifi alıyor. Ama hepsini de reddediyor. Yapılan yorumlara göre bu sektör onu tüketti ve mesleğine olan sevgisini kaybetti Carrey.
Özetlemek gerekirse Prens William'ın eşi Kate Middleton, geleneksel yardım gecesindeki giyimi kuşamıyla kardeşi Prens Harry'nin eşi Meghan Markle da yaptığı ilginç açıklamalarla bir kez daha dünya sahnesine çıktı. Hem de aynı anda. Aslına bakılırsa Kate konumu gereği konuşup herhangi bir açıklama yapmadı. Ama Meghan Markle, Harper's Bazaar dergisinin Aralık 2025- Ocak 2026 sayısına hem dikkat çeken pozlar verdi hem de çok konuşulacak açıklamalar yaptı. KENDİNİ DEFİLEYE DAVET ETTİRMİŞ44 yaşındaki Meghan Markle'ın değindiği konulardan biri de geçtiğimiz eylül ayında Paris Moda Haftası kapsamında arkadaşı Pierpaolo Piccioli'nin tasarımlarının sergilendiği Balenciaga defilesine gidişi oldu. Prens Harry ile evlendikten sonra aldığı unvanla Sussex Düşesi Meghan Markle, o defileye kendi kendini davet ettirdiğini söyledi. Markle, arkadaşı Piccioli'yi kast ederek "Onun için heyecanlıydım" dedi. Ona telefonundan yazılı mesaj göndererek "Oraya gelip seni desteklemekten mutluluk duyarım" dedi. Sonuçta da kendi kendini defileye davet ettirmiş oldu. Söylediğine göre Pierpaolo Piccioli de kendisi de son ana kadar defileye katılacağını sürpriz olarak sakladı. "Bunu sır olarak sakladık. İkimiz de çok eğlendik" diye konuştu Markle.ÇOCUKLARI CESARETİN DEĞERİNİ ÖĞRENSİN İSTİYORDüşes, röportajda Harry ile evliliğinden dünyaya gelen 6 yaşındaki oğlu Archie ve 4 yaşındaki kızı Lilibet ile yaşantısından da söz etti. Annelik ile çalışma hayatı arasında nasıl denge kurduğunu anlattı.Evden çalıştığını, iki çocuğu ve kocası Harry ile evde vakit geçirebildiği için şanslı olduğunu anlatan Markle "Ofisim mutfağın hemen yanında. Evden çalışabilmeyi seviyorum" diye anlattı durumu. Bunu da "Büyük bir lüks" olarak tanımladı. Markle, kendi çalışma hayatının çocuklarına esin kaynağı olup olmadığına ilişkin bir soruya da As Ever markasının bir ürünü olarak çıkardığı reçelleri örnek gösterdi. "Umarım çocuklarım cesaretin ne kadar büyük bir değer olduğunu görebilir. Reçeli ocakta kaynar haliyle bile gördüler" dedi.'BU DÜNYADA KİMSE BENİ HARRY'DEN ÇOK SEVEMEZ'Meghan Markle, röportajda 41 yaşındaki kocası Prens Harry'ye de övgüler yağdırdı.Harry'de dikkatini çeken ilk özelliğin "çocuksu bir şaşkınlık ve şakacılık olduğunu" anlattı. "Bu özelliğine çok kapıldım" diye Harry'ye olan sevgisini anlattı Meghan Markle. Sonra da sıra kocasının, kendisini nasıl sevdiğine geldi. Bunu da "Beni çok cesurca, tüm benliğiyle seviyor" diyerek özetledi. Ama bununla yetinmedi: "Bu dünyada hiç kimse beni Harry'den daha fazla sevemez. Yani ben biliyorum ki o her zaman beni yeterince desteklediğinden emin olmak isteyecek."ODAYA GİRERKEN BİLE KENDİNİ ANONS ETTİRİYORBu arada Meghan'ın Harper's Bazaar'a verdiği röportajda onunla ilgili tuhaf bir ayrıntı da ortaya çıktı... Markle ile röportaj yapan gazeteci Kaitlyn Greenidge'in anlattığına göre Markle, sadece iki kişinin bulunduğu bir odaya girerken bile kendini anons ettiriyor. Hem de kocası Prens Harry ile birlikte ayrıldıktan sonra eleştiri yağmuruna tuttuğu İngiliz kraliyet ailesinin kendisine verdiği unvanla!Gazeteci Kaitlyn Greenidge, katıldığı bir programda bu ilginç durumu anlattı. Söylediğine göre röportaj için Meghan'ın bir arkadaşına ait olan New York'taki bir eve gittiler. O sırada odada yalnızca kendisi ve Markle olacaktı. Gerisini Kaitlyn Greenidge şöyle anlattı: " Eve girdiğimde, evin görevlisi 'Sussex Düşesi Meghan" diye anons etti. Gazeteci, Markle'ın Los Angeles'ta bir doğa tarihi müzesine yaptığı bir ziyaret sırasında da benzer bir olaya tanık olduğunu anlattı. "Bir golf arabası yanaştı. Lastiklerinin altındaki çakıllar çıtırdıyordu. O sırada da birisi "Sussex Düşesi" diye anons ederek onun geldiğini haber verdi" dedi Greenidge.UZMAN DEĞERLENDİRDİOnun bu açıklamalarından sonra kraliyet yorumcusu Richard Fitzwilliams da bir değerlendirmede bulundu. Williams "Meghan'ın, Oscar Wilde'ın 'Kendini sevmek, ömür boyu sürecek bir aşkın başlangıcıdır' sözlerini ciddiye aldığını hep hissettim" diye ilginç bir yorum getirdi. Sonra da daha ciddi bir şekilde "Bu durum Meghan'ın, kraliyet statüsüne verdiği önem hakkında çok şey anlatıyor" diye sürdürdü sözlerini. Fitzwilliams'ın yorumuna göre Meghan ile gazeteci Greenidge'in ilk karşılaştıkları evde birbirlerine bu şekilde anons edilmeleri zaten gerekirb Ama asıl sorun bunun tek taraflı gerçekleşmesi. "Gazetecinin de Meghan Markle'a aynı şekilde tanıtılması gerekirdi. Ayrıca bu tek taraflı anons Meghan'ı akılsız konumunda gösteriyor" diye değerlendirdi durumu Fitzwilliams.
Sinemanın ünlü oyuncularından Arnold Schwarzenegger'ı nasıl bilirsiniz? Elbette birbirinden sürükleyici filmleri, bu yaşına gelmesine rağmen köşesine çekilmemesi... Tabii bir de karısını, evdeki hizmetliyle aldatıp ondan bir çocuk sahibi olması skandalıyla.Ama onun çok bilinmeyen bir başka özelliği daha varmış. Onu da eski karısı Maria Shriver ile evliliğinden dünyaya gelen dört çocuğunun en büyüğü olan Katherine Schwarzenegger Pratt katıldığı bir programda anlattı.ÇOK KATI BİR BABAYDIOyuncu Chris Pratt ile evli olan Katherine, babası Arnold'un, kendilerini çocukken çok katı bir disiplinle büyüttüğünü söyledi.35 yaşındaki Katherine, Hoda Kotb'un Making Space adlı podcast yayınına konuk oldu. Orada da babasının çok katı kurallara sahip olduğunu, eğer uymazlarsa bunun sonuçları olduğunu anlattı.Katherine Schwarzenegger "Babam çok katıydı... Ev işlerine çok önem verirdi. Her sabah yatağımızı toplamak, çamaşırlarımızı kirliye atmak ya da yıkamak, perdeleri açmak, ışıkları söndürmek, banyolarımızı temizleme ve kıyafetlerimizi toplamak zorundaydık" dedi.Üç çocuk annesi Katherine, eğer bütün bunları yapmazlarsa babaları Arnold'un gayet sert bir karşılık verdiğini de saklamadı.ORTADA BULDUĞU EŞYALARI ATEŞE ATARDIGenç kadın "Eğer eşyalarımızı ortada bırakırsak babam hepsini ateşe atardı" dedi. Sonra da şunları söyledi: "Babam 'Bunları toplamadığına göre demek önemsemiyordum. Sorumluluk sahibi olmalısınız' derdi."Katherine, bir keresinde kurutucudaki çamaşırları makineden çıkarmadan bir okul etkinliğine gittiği günü de hatırladı. Söylediğine göre Arnold gidip onu etkinliğin yapıldığı yerden aldı ve eve götürdü. Sonuçta Katherine de çamaşırları kurutucudan çıkardı.O dönemde babasına çok sinirlendiğini gizlemedi Katherine. Ama kendisi de üç çocuk sahibi olduktan sonra aslında babasının yöntemlerinin ne kadar yararlı olduğunu düşünmeye başladığını itiraf etti.'BEN DE ÇOCUKLARIMA AYNISINI YAPACAĞIM': Chris Pratt ile evliliğinden iki kız bir erkek üç çocuğu bulunan Katherine "Ben de çocuklarıma aynısını yapacağım. Yani her şey bir döngüye giriyor" diye konuştu.
Tom Cruise denilince aklınıza ne geliyor? Elbette öncelikle başarılı ve öyle herkese nasip olmayacak bir kariyer... Hırs, disiplin, azim... Ve elbette resmi kayıtlara göre şimdilik 600 milyon dolarlık diğer yandan her geçen gün giderek büyüyen bir servet.Hollywood'un, 63 yaşına gelmesine rağmen, yarı yaşındaki gençlere meydan okuyan "ebedi" delikanlısı Cruise son dönemde filmleri kadar aşk hayatıyla da gündemde.ASLINDA HİÇ GERÇEK AİLE SICAKLIĞINI HİSSEDEMEDİBugüne kadar Mimi Rogers, Nicole Kidman ve Katie Holmes ile üç evlilik yapan Cruise ikisi evlatlık biri biyolojik üç çocuk babası oldu. Diğer yandan da hiç gerçek bir ailenin sıcaklığını hissedemedi.Üç evliliği de domino taşları gibi yıkılıp gitti. Katie Holmes ile evliliğinden dünyaya gelen tek biyolojik kızı Suri'yi bile boşandıktan sonra bağrına basmadı.Zaten bu üçüncü boşanmasından sonra da hayatında öyle uzun süreli ciddi bir ilişkisi olmadı.Yaklaşık iki yıldır adı Kübalı genç yıldız Ana de Armas ile anıldı. Hatta onunla el ele görüntü bile verdi. Nişandan, evlilik anlaşmalarına hatta düğüne kadar çok sayıda söylenti dolaştı haklarında.Ama o da elinden uçup gitti. Bir kez daha yalnız kaldı.HAYATINA GİREN KADINLARIN İŞİ KOLAY DEĞİLİşte bu konuda söylentiler çeşitli. Öncelikle ve en çok konuşulan ayrıntı Cruise'un ileri gelenlerinden biri olduğu Scientology tarikatının ilkelerine göre yaşaması. Bu yüzden de hayatına giren kadınları öyle kolay bir hayat beklemiyor.Buna en basit örnek de Katie Holmes'un kızı Suri'yi, ağrı kesici kullanmadan ve tek bir çığlık bile atmadan dünyaya getirdiğine dair söylenenler. Daha da ötesinde Suri'nin annesi ve babası boşanıncaya kadar tek bir arkadaşının bile olmaması.Katie Holmes de zaten Cruise'dan boşandıktan sonra evliliğine dair tek kelime etmedi.Tom Cruise'un sahip olduğu onca servete, şöhrete ve yıllara meydan okuyan fiziğine rağmen yalnız kalmasının en önemli nedeninin, mükemmeliyetçiliğinin yanı sıra Scientology tarikatının inanışlarına sıkı sıkı bağlı yaşaması olduğu söyleniyor.SON AYRILIK ESKİ MENAJERİNİN SÖZLERİNİ AKILLARA GETİRDİAna de Armas ayrılığının ardından da onun gençlik yıllarına dair Hollywood'daki ilk menajerinin anlattıkları hatırlara geldi.Bunları kısaca özetlemek gerekirse Tom Cruise aslında kimseleri sevebilecek biri değil. Kendine ve dış görünüşüne takıntılı, başarı hırsıyla yanıp tutuşan ve zor çocukluğunun izlerini bir türlü silemeyen biri.Henüz 18 yaşında Hollywood'a ilk adımını attığı dönemde onun menajerliğini üstlenen hatta evindeki bir odayı bir süreliğine ona veren Eileen Berlin önceki yıl ünlü yıldızla ilgili çok da bilinmeyen gerçekleri dile getirmişti.Berlin'in anlattığına göre o yıllarda Tom Cruise hırslıydı ama bir yandan da kendine güveni yoktu.'İNSANLARI SEVEBİLDİĞİNİ SANMIYORUM'İlk menajeri Tom Cruise'un gençlik yıllarında onda görmediği tek şeyin "Mutluluk" olduğunu hiç gizlemedi.Ayrıca Cruise zaman zaman öfke nöbetlerine kapılıyor. Görevimiz Tehlike filminin setinde çalışanlara bağırıp çağırdığını gözler önüne seren ses kaydı da ortaya çıkmıştı zaten.Eski menajerinin söylediğine göre bunun nedeni çocukluk yıllarında yaşadıkları. Özellikle de babasının ona karşı sergilediği zorbalık.Bunlardan birine göre babası, Tom'un kendisine aldığı doğum günü hediyesini bile kalkıp onun yüzüne fırlattı. İşte o yaralı çocukluğun etkisi de bu yaşında bile Cruise'un yakasını bırakmadı.Tom Cruise'un insanlarla özellikle de aşk hayatına dair yorumları da oldu Eileen Berlin'in... Eski menajer Tom'un, her üç evliliğinin de yıkılmasına hiç şaşırmadığını anlattı. Çünkü ona göre aslında Tom Cruise birilerini gerçekten sevmeyi bilmiyor. Tek sevdiği yaptığı iş.BOŞANDI... TEK BİYOLOJİK KIZINI BİR KERE BİLE BAĞRINA BASMADITom Cruise, bugüne kadar üç kez evlendi. İlk evliliğini 1987 ile 1990 arasında Mimi Rogers ile yaptı. Ardından 1990 ile 2001 arasında Nicole Kidman ile evli kaldı.Bu süreçte çift, Isabel ve Connor adında iki çocuk evlat edindi. Boşanmalarının ardından çocuklar Cruise ile yaşamaya devam etti. Cruise, üçüncü evliliğini 2006 ile 2012 arasında Katie Holmes ile yaptı.Bu evlilikten de bugün 19 yaşında bir genç kız olan tek biyolojik çocuğu dünyaya geldi. Ama Holmes ile boşandıktan sonra Tom'u kızının yanında gören olmadı.Bütün bu yorumlara ve onu gençlik yılalarında evinde bile misafir eden eski menajerinin anlattıklarına göre Tol Cruise'un evlilik ya da ilişkilerinde gerçekten mutlu olması kolay değil.Yine eski menajeri Eileen Berlin'in yorumuna bakalım: " "Onun için üzülüyorum. Yalnız ve bu yüzden endişeleniyorum. Çalışabildiği kadar çalıştığı ve bu tür filmler yaptığı süreçte mutlu olacak. Ama bir gün bunu yapamadığında ne olacak, bilmiyorum."
Her ne kadar korksa da günün birinde gerçekten kaybetmek istemediği birini bulduğunu düşünür ve kendisine uzanan eli tutar. Ama bir yandan da hep içi içini yer... "Ya onu da kaybedersem... Ya o da beni üzerse... Ya kalbim bir kez daha kırılırsa..." diye düşünür durur...DAHA ŞİMDİDEN KAYBETMEKTEN KORKUYOR İşte 9 yıllık nişanlısı Orlando Bloom'dan ayrılan Katy Perry de şu sıralarda böyle kaygılar içinde.Bir yandan Kanada'nın eski başbakanı Justin Trudeau ile dolu dolu bir aşk yaşıyor. İlişkileri çok yeni olmasına rağmen belli ki 41 yaşındaki Perry ile 53 yaşındaki Trudeau, gayet mutlu. Zaten el ele kamera karşısına çıktıkları ilk seferinde yüzlerinde oluşan utangaç gülümsemenin nedeni de bu.Diğer yandan Katy Perry ile ilgili bazı çarpıcı söylentiler dolaşıyor ortalıkta.Bunlara göre ünlü şarkıcı, Justin Trudeau'nun "hayatının aşkı" olduğunu düşünüyor ve onun da elinden uçup gitmesinden korkuyor. Bunu önlemek için de kendince bazı adımlar atıyor...Bunlardan biri gayet normal. Herkes gibi güvendiği arkadaşlarından dostlarından fikir alıyor. Ayrıca Perry duanın gücüne de inanıyor bir yandan.Ama yakın dostlarının söylediğine göre Katy Perry, bir medyumdan da destek alıyor.MEDYUMLARA DANIŞIYOR İngiliz Daily Mail gazetesine konuşan bir arkadaşı "Katy psişik güçlere hayran.. Öyleyse neden bundan yararlanmasın ki! Geçmişte medyumlar onun için çok iyi çalıştı. Bu yüzden Justin ile ilişkisinde avantajlı olmak için onların harika enerjisine güveniyor" dedi.Aynı arkadaşına göre yeni sevgilisi Justin Trudeau, Katy Perry için gerçekten çok önemli. Onun tam da aradığı insan olduğunu düşünüyor. Bu yüzden de sevgilisine nasıl davrandığına dikkat ediyor.İşte danıştığı medyum da bu işe yarıyor.Arkadaşlarının anlattığı böyle. Ama görünüşe göre bu gibi adımlar her zaman çok da işe yaramıyor. En azından uzun süreli yaramıyor.ORLANDO BLOOM İÇİN BÜYÜ YAPTIĞINI SÖYLEMİŞTİ Çünkü psişik konulara ilgisi bilinen Katy Perry, ayrıldığı nişanlısı Orlando Bloom'u bulmak için "büyü yaptığını" söylemişti. Hatta seçici kurulunda yer aldığı American Idol yarışmasında psişik yetenekleri olan bir katılımcı ona Orlando Bloom'un "ruh eşi" olduğunu bile söylemişti.'ONU GEÇMİŞ YAŞAMLARIMDAN BİRİNDEN TANIYORUM' Aslına bakılırsa Katy Perry, astroloji, numeroloji, geçmiş yaşam şifacıları, tarot gibi konularla çok ilgili olduğunu yakın çevresi yıllardır biliyor.Anlatılarlara göre Katy Perry'nin Justin Trudeau ile ilişkisi yeni olsa da sevgilisiyle ilgili çarpıcı sözler söylüyor. Bir arkadaşı Perry'nin, Justin Trudeau ile geçmiş hayatlarından birinde tanıştığına inandığını söyledi.Katy Perry'nin yakın çevresinin ileri sürdüğüne göre Justin Trudeau ile ilişkisi yeni olsa da çift bu işi gayet ciddiye alıyor.İKİSİNİN DE BAŞINDAN BİR EVLİLİK GEÇTİ Perry, 2010 ile 2012 arasında Russell Brand ile bir evlilik yaşadı. Ardından 2016 yılının Altın Küre töreninde Orlonda Bloom ile tanıştı. Bir yıl sonra flört etmeye başladılar.Bloom 2019'un Sevgililer Günü'nde Perry'ye evlenme teklif etti. Nişanlanan çiftin bir yıl sonra da kızları Daisy Dove dünyaya geldi. Herkes evlenmelerini beklerken onlar ilişkilerinin bittiğini açıkladılar.Justin Trudeau ise Sophie Gregoire ile 18 yıllık evliliğini 2023 yılında bitirmişti.Justin Trudeau, Sophie Gregoire ile 18 yıllık bir evlilik yaşadı. Bu evlilikten üç tane çocukları oldu.