Yaşlanınca da beni böyle sevecek misin sevgilim!

25 Ocak 2026

Evliliğe bakış toplumdan topluma değişir elbette. Bazı toplumlarda evlenmeden birlikte yaşamak, hatta çocuk sahibi olmak pek hoş karşılanmaz.Ama bazıları için bu durum farklı. Tabii söz konusu Hollywood olunca orada özgürlüklerin sınırı yok.İki ünlü oyuncu Goldie Hawn ile Kurt Russell da tam 42 yıldır nikahsız olarak bir yastığa aş koyuyorlar. Eski evliliklerinden doğan çocukları, kendi ortak çocukları, onların eşleri, sevgilileri ve torunları derken kocaman bir aile olarak yaşıyorlar.Nikah yok ama 42 yıldır aynı çatı altındalarBirçok çift nikah defterine imza attığı halde aynı çatı altında yaşayamazken onlar bu işi gayet iyi götürüyorlar.İşte Goldie Hawn da bu işin sırrını anlatmış. Özetle birbirimizi özgür bırakıyoruz, ikimiz de birer birey olduğumuzu kabul edip ona göre davranıyoruz demiş.Bunun da ötesinde aradan geçen yıllara kendisi 81, sevgilisi de 74 yaşına geldiği halde hala birbirlerine çekici geldiklerini eklemiş.Ne dersiniz?İnsanların eşleri yaşlandığı için onlardan boşanıp genç aşklara yelken açtığı Hollywood gibi bir ortamda gayet iddialı bir ilişki değil mi Goldie Hawn ile Kurt Russell'ın yaşadığı?Onların evlenmeden yıllar boyu bir aile olarak yaşamasını beğenen de olur onaylamayan da. Ama görünüşe göre Hawn ve Russell, kadın- erkek ilişkilerinde mutluluğun sırrını çoktan bulmuş!O ÜNLÜ SOYADLARINA ÇOK DA GÜVENMEMEK GEREKBütün dünya Victoria ve David Beckham'ın dört çocuğunun en büyüğü olan Brooklyn'in sosyal medya paylaşımını konuşuyor. Özel olarak takip etmeseniz bile mutlaka bir yerde karşınıza çıkmıştır.Amerikalı milyarder Nelson Peltz ile karısı Claudia Heffner'ın sekiz çocuğundan biri olan Nicola ile evlendiğinden bu yana kendi ailesine sırt çeviren Brooklyn sonunda eteğindeki taşları döktü. Ailesiyle barışmak istemediğini söyleyip bir de annesi Victoria'nın karısıyla düğün dansını sabote ettiğini de sonunda anlattı.Ki o düğünde görev yapan ve 2022'den beri susan iki DJ de bu durumu doğruladı. Aslında Nicola ile Brooklyn'in yapması gereken düğün dansını Victoria ile Brooklyn'in yaptığını ilk elden anlattı.Bütün dünya bu konuyla çalkalanırken Beckham çifti fazla ses çıkarmadı.Ama sonra kendilerini reddettiğine, karısıyla da evlilik anlaşması imzaladığına göre günün birinde boşanırsa oğullarının halinin ne olacağı konusunda endişeye kapılmadan da edemedi.Ailesine kafa tutarken sonunu hiç düşünmedi"Artık ailemle görüşmek istemiyorum" diyen Brooklyn, imzaladığı evlilik anlaşmasıyla da karısının ailesine ait milyarlarla bağını kesmeyi çoktan kabullendi.Şimdi Victoria ile David'in tasası "Bir gün Nicola oğlumuzu boşarsa bu çocuk nasıl para kazanır? oldu...Hiç de haksız değiller aslında. Brooklyn yaptığı bazı anlaşmalarla para kazanıyor. Hatta kendini mutfak ustası bir şef olarak da tanıttı.Ama bütün bunlar babasından gelen o ünlü Beckham soyadı sayesinde... O olmadan Brooklyn kelimenin tam anlamıyla bir "hiç"Bu da nedensiz değil elbette. Çünkü büyük olasılıkla Brooklyn, ailesinin müthiş varlığına ve ününe güvenip doğru dürüst bir eğitim bile almadı. Hangi işi yapıyorsa "kulaktan dolma" yapıyor.İşte bu yüzden annesi ve babası gün gelir de alıştığı yaşam tarzını sürdüremezse oğullarının ne yapacağı konusunda endişe duyuyor.Görünüşe göre insan ne kadar ünlü olursa olsun, dünyanın tanıdığı soyadına pek de güvenmemeli. Gün gelir o soyadının pırıltısı solar, insan bir başına kalır!   

Devamını Oku

Madem yarın kraliçe olacağım bugün yatırımı bugünden yapayım: Masal prensesinin strateji oyunları

18 Ocak 2026

Krallar, kraliçeler, prensler ve prensesler... Onların görkemi sarayları, taçları, mücevherleri... Bütün bunların sadece çocuklukta anlatılan masallarda kaldığını düşünmüyorsunuz büyük olasılıkla... Çünkü "modern peri masalları" olarak varlıklarını hala sürdürüyorlar. Bu masal kahramanlarının en çarpıcı örneği de İngiliz kraliyet ailesinin gelini Kate Middleton. Daha Prens William'ın sevgilisi olduğunun duyulduğu andan itibaren 'Çağdaş Külkedisi olarak anıldı Kate. Sonra William ile evlendi... Önce düşes, sonra prenses oldu. Şimdi de kraliçe olmaya hazırlanıyor. Aslına bakılırsa halktan yani sıradan, soylu olmayan bir aileden gelen Kate Middleton, gerçekten de kanlı canlı bir masal prensesi olduğunu her adımıyla kanıtlıyor zaten. Geleceği de belli... Kocası  William kral olduğunda o da kraliçe olacak. Masalı da mutlu sona, daha doğrusu yeni bir başlangıca ulaşacak. ONUN BİLE SEMPATİ TOPLAMAYA İHTİYACI VAR Kate genel olarak halk tarafından seviliyor. Ama öte yandan omuzlarında büyük bir sorumluluk da var. İngiliz kraliyet ailesinin özellikle son dönemde sık sık sarsılan imajını düzeltmek. Aileyi daha sevimli göstermek... Haydi daha açık söyleyelim: Halkın gözüne girmek!   O da bu konuda elinden geleni yapıyor elbette... Bunun son örneğini de daha birkaç gün önce sergiledi. Galler Prensesi Kate, Windsor Kalesi'nde İngiltere'nin kadın rugby milli takımını ağırladı. Kırmızı Güller adıyla anılan takımı, bir anlamda kendi evinde konuk etti. Geçen yılın son döneminde, ailesiyle birlikte Windsor arazisinde bulunan yeni konutuna taşınan Kate, için kadın rugby milli takımıyla buluşmak bir anlamda komşu ziyaretine gitmek gibiydi. Evinden çıktı, birkaç direksiyon hareketiyle, biraz gaz biraz da fren pedalına basarak buluşma yerine ulaştı. İŞE GİDERKEN ARABAYI KENDİSİ KULLANDI Bunu yaparken de görünümde protokol kurallarını çiğnedi. Çünkü Kate çalışan bir kraliyet ailesi üyesi. Patronu olduğu kulübün oyuncularıyla buluşmak da işinin bir parçası. Normalde çalışan kraliyet ailesi üyeleri bu tür görevlere giderken yanlarında mutlaka şoför olur.. Hiçbiri arabasını kendi kullanmaz. Ama Kate bunun tam tersini yaptı. Sadece bununla yetinmedi... Yağmurlu havada arabadan indikten sonra da şemsiyesini kendisi taşıdı... Üzerinde kırmızı Alexander McQueen pantolon ve ceketi, ayağında yüksek ökçeli ayakkabılarıyla koşar adım rugby milli takımıyla buluşacağı binaya girdi. Elbette bu kendi kendine yeter tavırlarıyla da hayranlarını bir kez daha sevindirdi... Halkın da sempatisini kazandı. TABİİ Kİ O KADAR DA ASİ OLAMAZ Peki ama ya bütün bunları yaparak yani arabasını kendisi kullanıp şemsiyesini kendisi taşıyarak gerçekten protokol kurallarını yıktı mı? Görünüşte öyle... Ama elbette ki bunu öyle habersiz şekilde yapmadı. Tabii ki bu sevimli asiliği yapacağından, ilgili kişilerin haberi vardı. Sosyal medyada "Bakın Kate ne kadar mütevazı" dedirten o görüntüler, stratejinin bir parçası. Çünkü Kate her ne kadar halktan bir aileden gelse de sırf bu yüzden halktan sempati toplasa da onun bile geleceğine yatırım yapması şart. Milyonlar Kate'i bir peri masalını okur gibi uzaktan izliyor. "KRALİYET OYUNUNUN" BİTMESİNİ İSTEYENLER SESLERİNİ YÜKSELTİYOR Ama diğer yandan bu çağda kraliyet ailesinin gerekliliğini sorgulayan, ülkede monarşinin sonunun geldiğini iddia eden hatta artık bu "krallık" oyununun artık bitmesi gerektiğini düşünen hatırı sayılır bir kitle var. İşte bu yüzden Mountbatten- Windsor ailesinin de halka "gerekli" görünmesi, "biz de sizin gibiyiz" mesajı vermesi gerekiyor. Büyük olasılıkla Kate'in arabasını kendi kullanması, şemsiyesini taşırken yardım istememesi de bu küçük, sempati toplama oyununun bir parçası. Geleceğine, kraliçe olacağı günlere yaptığı bir yatırım. Sonuç olarak onun bile bütün bunlara ihtiyacı var. Tıpkı bir giydiğini defalarca giymesi ve bunun dikkat çekmesi için elinden geleni yapması gibi... Ya da halkla buluştuğunda onlarla sanki hepsini gerçekten seviyormuşçasına sohbete dalması gibi.... Galler Prensesi'nin bu durumu da aslında peri masallarının bile herkesin bilmediği ya da bilse bile görmezden geldiği bir perde arkası olduğunun bir kanıtı! 

Devamını Oku

Gedik dişli kaynanalar, şişe bacaklı gelinler... Bir yanda zengin ünlüler, bir yanda sıradan aileler... Yok aslında bir farkları

10 Ocak 2026

O ünlü türküyü bilmeyen yoktur büyük olasılıkla... Hani şu gelin ile kaynana arasında yaşanan, insanlık tarihi kadar eski gerilimi biraz esprili bir şekilde anlatan türküyü.Sözleri; her iki tarafı da bir ağlatıp bir güldürecek türden...Hemen bir hatırlayalım:Aman, aman kaynana, dişleri gedik kaynana, oğlun kebap getirdi, sensiz yedik kaynana...Tabii bunun bir de karşılığı var:Eli etekli gelin, başı saçaklı gelin, sen de mi adam oldun, şişe bacaklı gelin?Bu böyle devam edip gider... Nesilden nesile aktarılan bu türkü, gelinler ile kaynanaları arasındaki o artık sıradan hale gelen gerilimi çok da güzel anlatıyor.KOMŞU DEDİKOSUNUN ÖTESİNDE... DÜNYANIN DİLİNDEAma bu gerilimin sadece sıradan insanlar arasında yaşandığını sanıyorsanız işte bu büyük bir yanılgı...Çünkü ünlüler dünyasında da böyle derin, insanı yıpratan, bitmek bilmeyen gelin kaynana tartışmaları yaşanıyor....Üstelik sıradan insanların gerilimini sadece aile ve yakınlar biliyor... En fazla komşular arasında dedikodu malzemesi oluyor bu durum.Ama ünlülerin yaşadığı bu türden gerilimler basın ve sosyal medya aracılığıyla bütün dünyanın diline düşüyor. Konu sakız gibi uzadıkça uzuyor...Belki de ailenin bilinmesini bile istemediği ayrıntılar yayılıyor.DAHA EVLENMEDEN KAVGA BAŞLADIİşte bunun son örneklerinden biri de İngiltere'de yaşanıyor.Dünyanın en ünlü ve zengin şeflerinden Gordon Ramsay ile eşi Tana, altı çocuklarından biri olan kızları Holly'yi evlendirdi geçen yılın aralık ayında.Damatları da öyle sıradan biri değil üstelik. Madalyalı yüzücü Adam Peaty. Bu işin bir kısmı...Düğün görkemliydi, gelin çok güzel damat da yakışıklıydı. Ama büyük bir sorun vardı...Holly'nin kaynanası ile kayınpederi yani Peaty'nin annesi ve babası düğünde yoktu..Neden mi?GELİN HOLLY, DAHA EVLENMEDEN KAYNANASINA KAFA TUTTUGelin Holly, kaynanası Caroline'i bekarlığa veda partisine çağırmamıştı. Bunun üzerine Caroline'in kardeşi de sosyal medyadan Holly'ye veryansın etmişti.İşte bu durum Adam Peaty'yi çileden çıkardı. Bazı erkeklerin evlenirken yaptığı gibi kendi ailesine resti çekti ve Holly'nin ailesine yanaştı...Bu durum anne ve baba Peaty için büyük bir şok oldu. Ama artık olan olmuştu bir kere. Adam Peaty, annesinin düğününe katılmasını yasakladı.Babası Mark'a da "Düğüne sen gelebilirsin. Ama arka sıralarda otur, fazla göze görünme" dedi...Tabii ki baba Mark da düğüne gitmedi.Uzun lafın kısası gelin Holly, daha kocasının soyadını almadan Peaty evine yıldırım gibi düştü.Ama işin ilginci, düğünde Adam'ın kız kardeşi Bethany düğünde gelinin nedimelerinden biri oldu.Özetle koskoca madalyalı yüzücü Adam Peaty, ünlü Ramsay ailesinden kız aldı ve bir anda kendi ailesini de defterinden sildi..SON YILLARIN EN ÜNLÜ GELİN VE KAYNANA KAVGASITıpkı Brooklyn Beckham gibi.Ramsay çiftinin yakın dostu olan Victoria ve David Becham da Peaty'nin ailesiyle benzer bir kaderi yaşadı.Binbir emekle büyüttükleri evlatları Brooklyn, evlendikten sonra değişti. Son noktada annesi Victoria ve babası David'e "Bundan sonra benimle görüşmek isterseniz avukatımı arayın" diyecek kadar.Tabii ki bu gerilimin başrolünde de gelin ile kaynana var. .Nicola'nın anlattığına göre artık bir moda devi olan Victoria ona "Gelinliğini ben dikeceğim" sözünü verdi ama bunu yerine getirmedi.  Nicola Peltz'e gelinlik dikmek yerine düğüne çağırdığı  arkadaşlarına gece elbisesi dikti.Gelin ile kaynana arasında başlayan bu gerilim de büyüdü, büyüdü ve iki ailenin arasına buz dağları girmesine neden oldu.'CADI GELİN' ANGELINAPeki ya Angelina'ya ne dersiniz?Brad Pitt'in olaylı boşandığı karısı Angelina da o kavgalı gürültülü süreçte Pitt'in annesini ve babasını cezalandırdı.Altı çocuğunu eski kocası Brad Pitt'den uzaklaştırdığı yetmedi, onları babaanneleri ve dedelerine de göstermedi.Angelina yüzünden Brad'in annesi Jane son nefesini torun hasretiyle verdi.Bunlar en çarpıcı örnekler... Şöyle bir yaldızları kazıdığımızda başka gelin kaynana kavgalarını da görmek mümkün.İŞİ İNADA BİNDİRDİ... DOĞURDUKÇA DOĞURUYORİşi inada bindirelerden biri de ünlü model Karlie Kloss oldu.ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'ın kardeşi Joshua ile evli Karlie Kloss…Hem de ne evlilik!Kloss da kaynanasıyla hiç iyi geçinemiyor... Daha Joshua ile sevgiliyken kaynanası onu gelin olarak istemediğini beyan etti.Hatta bir aile yemeğinde gelin ile kaynananın sokak ortasında tartıştıı bile görüldü düğün öncesinde.Ama işte aşk mı desek hatta biraz da inat mı,  Karlie ile Joshua evlendi. Ama top modelin intikamı bununla bitmedi...Kendisini istemeyen kaynanasına inat olsun diye doğurdukça doğuruyor. Karlie ile Joshua'nın şimdilik üç çocuğu var.Belli olmaz daha doğurganlık çağı bitmediğine göre inat daha da süyürse çiftin çocuk sayısı da artabilir.Durum böyle... Bunlar ünlüler dünyasındaki en çok bilinen gelin ve kaynana kavgaları..EN AZINDAN SİZİN KAVGANIZ DÜNYANIN AĞZINA SAKIZ OLMUYOR: BU DA BİR TESELLİSiz de gelininizle geçinemiyor munuz? Ya da gelininizin, biricik oğlunuzu sizden kopardığını mı düşünüyorsunuz?Belki de gelin tarafı sizsiniz... Kocanızın annesiyle yıldızınız bir türlü barışmıyor... O zaman boş yere üzülmeyi bırakın.Gördüğünüz gibi o lüks malikanelerde yaşayıp pahalı otomobillere binen zengin ünlüler de benzer sorunlar yaşıyor.Şöyle bir teselli verelim size.... Sizin aile içinde yaşadığınızı bilenlerin sayası az... Ya ünlü biri olsaydınız da gelin- kaynanan kavganız dünyanın diline düşmüş olsaydı! 

Devamını Oku

İbretlik bir çöküş hikayesi: Ünlü oyuncunun son hali yürek burktu

4 Ocak 2026

Sinema perdesinde devleşen bazı yıldızlar vardır... Kuşaklar boyunca canlandırdıkları karakterlerle milyonlarca kişinin hafızasına kazınırlar.Öyle ki birçok kişinin hayatının en kişisel, en parlak dönemlerinin de simgesi olurlar. Gençlik gibi ya da ilk aşklarını yaşadıkları dönem gibi.İşte böylesine bir simge haline gelen ünlüler bazen hiç akla hayale gelmeyecek şekilde kameralara yansır. O zaman da onları yıllar yılı uzaktan takip edenlerin hayatının da bir dönemi yıkılmış gibi olur.EN KARİZMATİK OYUNCUNUN SON HALİ İÇLER ACISITıpkı Mickey Rourke gibi!Steven Spielberg'in yönettiği 1941 adlı filmde küçük bir rolle başladığı kariyerine Body Heat, Diner, The Outsiders, Siyam Balığı, Dokuz Buçuk Hafta, Bar Kelebeği gibi bir döneme damga vuran, bir değil birkaç kuşağın hafızasına yerleşen filmlerde rol alan 73 yaşındaki Rourke; o parlak günlerini çoktan geride bırakmış gibi görünüyor artık.Geçtiğimiz hafta yaşadığı maddi sorunlarla bir kez daha gündeme geldi Mickey Rourke…Aslında yıllardır sürdürdüğü Hollywood kariyeri boyunca iyi bir birikim elde ettiği düşünülen Rourke'un durumu bambaşkaydı bu iddialara göre.Yaşadığı hızlı hayatın sonuçlarını görüyordu. Öyle ki kirada oturduğu evinden bile atılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı.Tam da çalışmasının karşılığını alacağı bir dönemde başına gelenler Micky Rourke'u bir kez daha gündemin ilk sıralarına taşıdı.ESKİ HALİNİN YERİNDE YELLER ESİYORRourke, kirasını ödeyemediği ileri sürülen evinin kapısına bırakılan yiyecekleri alırken görüntülendi.Oyuncuyla ilgili ilk dikkat çeken ayrıntı saçlarının olmamasıydı. Bu durum da Mickey Rourke'un kanser tedavisi görüyor olabileceği iddialarının ortaya atılmasına neden oldu.Bazı yorumlara göre de zaten saçları yaşından dolayı döküldüğü için uzun süredir peruk kullanıyordu aktör.Başka bir yoruma göre de sürdürdüğü kötü alışkanlıklarla dolu hayatı Rourke'un saçlarıyla vedalaşmasına neden olmuştu.Bir eşofman altı ve çizgili kazağıyla kapıya çıkan Rourke'un ayağında sadece beyaz çorapları vardı. Terlik ya da ayakkabı yoktu.EVSİZ KALABİLİRBelgeye göre 73 yaşındaki Rourke, 18 Aralık'ta evinin biriken kira borcunu ödemesi aksi halde üç gün içinde evi boşaltması gerektiği konusunda yasal olarak uyarıldı.Davacı kişi Eric T Goldie'nin avukatı ise Mickey Rourke'un kendilerine henüz bir dönüş yapmadığını söyledi.Mickey Rourke, söz konusu üç yatak odalı evini 30 Mart 2025'te ayda 5 bin 200 dolarlığına kiralamıştı.Bu arada dava dilekçesinde evin kirasının Rourke taşındıktan iki ay sonra 7 bin dolara çıktığı bilgisi de yer alıyor.Ancak görünüşe göre 9 aydır kiranın tek kuruşunu bile ödemiş değil.PARA İÇİN YARIŞMAYA KATILDI... ORADAN DA KOVULDUMickey Rourke son olarak geçtiğimiz nisan ayında İngiltere'de yayınlanan Celebrity Big Brother yarışmasına katıldı.Fakat orada da uzun süre kalamadı. Yarattığı saygı sınırını aşan olaylar nedeniyle yarışmadan diskalifiye edildi. O yarışmanın ardından da Mickey Rourke, onun eski halini bilen hayranlarının içini sızlatan bu görüntülerle ortaya çıktı.EN GÜZEL KADINLAR ONA AŞIK OLDU... UNUTULMAZ FİLMLERDE OYNADISteven Spielberg'in yönettiği 1941 filmiyle sinemaya adım attı. Body Heat, The Outsiders, Siyam Balığı, Dokuz Buçuk Hafta, Bar Kelebeği gibi filmlerle kariyerinde zirveye çıktı.1991 yılında boksa geri döndü. Ama bu da fazla uzun sürmedi. Soluğu yeniden sinemada aldı Rourke. 2009 yılında oynadığı Güreşçi filmiyle birçok ödül kazandı. Hatta en iyi oyuncu dalında Oscar'a bile aday gösterildi.Mickey Rourke, bir dönemin ünlü modeli Carre Otis ile olaylı bir evlilik yaşadı. Onun öncesinde Debre Feuer ile evlenip boşandı. Gia Carangi, Sasha Volkova, Elena Kuletskaya, Anastassija Makarenko ile yaşadığı ilişkilerle de konuşuldu.    

Devamını Oku

Ünlüler dünyası bile böyle ihanet görmemişti... Karısını evdeki hizmetçiyle aldattı... Yıllar sonra dönüp dolaştı, yine onun yakınına sığındı

28 Aralık 2025

Şöyle bir bakıldığında modern çağların en çok konuşulan ihanetlerinden birinin kahramanı o... Bir kere hiçbir şey olmasaydı da çok ünlü olduğu için karısına ihaneti zaten çok konuşulur, hiç hafızalardan çıkmazdı.ama onun yaptığı sıradan bir ihanetin birkaç basamak üstüydü. Evinde çalışan hizmetliyle karısını aldatmıştı.Üstelik tesadüfe bakın ki karısıyla onu aldattığı kadın, aynı anda hamile kalmıştı... Doğum yapmaları bile birkaç gün arayla oldu.O bu büyük ihaneti uzun süre sakladı. Ama sonra iş gerçeği gizleyemeyeceği bir noktaya geldi ve her şeyi itiraf etti. Tabii ki uzun yıllardır aynı yastığı baş koyduğu karısı ondan boşandı. 25 yıllık yuvaları dağıldı...Aradan geçen bunca zamanın ardından hayatını toparladı yine de.  Eski karısıyla dost kalıp aile için önemli günlerde bir araya geliyor onunla şimdi.EŞİNE AZ RASTLANIR İHANETKonuyu takip edenler Arnold Schwarzenegger ile Maria Shriver'dan söz ettiğimizi çoktan anladı. Çiftin 1986 yılında kurduğu dört çocuklu yuva 2011 yılında dağıldı.Bunun nedeni de Scnwarzenegger'ın karısı Maria'yı evlerinde hizmetli olarak çalışan Mildred Baena ile aldatmasıydı... Üstelik bu ihanetten bir de çocuk dünyaya gelmişti.Maria Shriver ile Arnold'un en küçük çocuğu Christopher ve yıldız oyuncunun Baena ile yasak ilişkisinden doğan oğlu Joseph aynı yaşta olduğunu da hatırlatalım.Schwarzenegger'ın uzun süre sakladığı bu gerçek sonunda ortaya çıktı. Maria Shriver da hemen boşanma adımını attı.RESMEN BOŞANMALARI ÇOK UZUN SÜRDÜAslında evlilikleri 2011'de bitti ama resmen boşanmaları 2021'de tamamlandı. Eski çiftin aralarındaki mali anlaşmayı sağlaması uzun zaman aldı.Durumun kısa özeti bu... Yine de Maria Shriver ile Arnold Schwarzenegger, boşandıktan bir süre sonra dört çocuklarının hatırına dostane bir ilişki geliştirdi.Eski çift zaman zaman çocuklarıyla ilgili özel günlerde bir araya geliyor. Bunun örneklerinden birini de kızları Katherine, Aralık ayının nasıl geçtiğini özetleyen bir sosyal medya paylaşımında gözler önüne serdi.Arnold Schwarzenegger'ın ihaneti yüzünden yuvaları dağılan eski çift, sadece bir ay içinde defalarca kızlarının evinde buluştu bu paylaşımlara göre.O karelerden edinilen izlenim de her ne kadar yaşanan ihanetin acısı tamamen silinmeyecek olsa da yine de çocuklarına iyi birer ebeveyn olmak için ellerinden geleni yaptıkları.Aslına bakılırsa Arnold Schwarzenegger da öyle ya da böyle hem kendi 25 yıllık yuvasını hem de yasak ilişki yaşadığı Mildred Baena'nın yuvasını yıktığı için o kadar da memnun değil..Bundan bir süre önce verdiği bir röportajda "Evliliği değil ama karımı özlüyorum" diyerek bu konuda bir ipucu da verdi.Schwarrzengger yine aynı röportajda "Keşke bir boşanma Oscar'ı olsaydı Maria ile ben onu alırdık" bile dedi.Eski karısını hala sevdiğini söyleyen Schwarzenegger "Onunla evli olduğumuz dönemi değil ama Maria'yı özlüyorum" bile dedi.Hatta "Boşanmak tamamen benim hatamdı "sözleriyle bu konudaki sorumluluğu da üstlendi.Arnold Schwarzenegger'ın Mildred Baena ile ilişkisinin ortaya çıkmasından sonra bir başka çarpıcı gerçek de gazete manşetlerinde yer almıştı.Bu durum da Joseph Baena'nın annesi yani Arnold Schwarzenegger'in kaçamak yaşadığı hizmetçisi Mildred ve o dönem evli olduğu Maria Shriver ile ilgiliydi.Basına yansıyan haberlere göre 1997 yılında Schwarzenegger'ın karısı Maria Shriver ile sevgilisi Mildred Baena beşer gün arayla doğum yaptı. Shriver oğlu Christopher'ı, Baena da oğlu Joseph'i dünyaya getirdi.  

Devamını Oku

Gelin ile kaynana büyük taç yüzünden kavgaya tutuştu .

21 Aralık 2025

Olayların bitmek bilmediği İgiliz kraliyet ailesinden yeni bir tartışma haberi geldi..Kral Charles'ın karısı Kraliçe Camilla ile Veliaht Prens William'ın karısı Kate Middleton birbirine girdi! Böyle anlatınca ilk anda inanılmaz gibi geliyor ama durum böyle.Öncelikle elbette öyle fiziksel anlamda birbirlerine girmiş değiller. Sadece aralarında soğuk bir savaş yaşanıyor.Bu kavganın sebebi de bir taç. Ama öyle böyle bir taç değil... Yıllardır kimsenin kullanmadığı, kısa bir süre önce bir resmi davette Galler Prensesi Kate'in başını süsleyen o göz alıcı taç: Oryantal çember tacı!Kaynaklara bakılırsa Kate'in Alman Cumhurbaşkanı ve karısı onuruna verilen yemekte bu tacı takmasını, Kraliçe Camilla 'cüretkar bir güç gösterisi' olarak gördü ve son derece öfkelendi.Bu durum da Kate ile Camilla arasında bütün aileye yansıyan bir gerilime yol açtı.RESMİ YEMEĞİN YILDIZI KATE OLDUAile içindeki yeni gerilimin fitilini ateşleyen bu olay 3 Aralık'ta Alman Cumhurbaşkanı Frans Walter Steinmeier ve karısı onuruna verilen resmi yemekte Kate'in oryantal çember tacını kullanması oldu.Aslında genellikle kayınvalidesi Prenses Diana ile özdeşleşen Cambridge Aşıklar Düğümü tacını kullanan arada yine nadiren yıllarca kapalı kapılar ardında kalan taçları takan Kate'in bu seçimi Camilla için büyük bir öfke kaynağı oldu.Kate yıllardır ortada görünmeyen bu tacı takıp bir de üstüne gösterişli bir elbise giyince Kraliçe Camilla da gölgede kaldı. İşte onun dayanamadığı ayrıntı da bu oldu.Buna ek olarak Kate ile kocası William'ın o gece çekilen neşeli halleri, Galler Prensesi'nin gördüğü ilgi Camilla'nın kendini dışlanmış hissetmesine neden oldu.Yorumlara göre Camilla, Kate'in bu gece için bu tacı seçmesini dikkatleri üzerine çekmek için bariz bir hamle olarak gördü. Zaten hiç taç takmasa bile yine dikkat çekecek olan Kate o gecenin yıldızı oldu. İşte bu durum da Camilla'nın öfkeden küplere binmesine neden oldu. Çünkü Camilla, o tacın Kate'in başında olmasını, kendisi gibi kıdemli bir aile üyesine yönelik bir yok sayma olarak gördü.

Devamını Oku

Hayatının tek aşkını kaybeden ünlü şarkıcı tabutunu bile hazırladı: Arkamdan ağlamayın, kutlama yapın!

13 Aralık 2025

Gerçekten de iyi günde kötü günde hep yan yana oldular. Ama elbette insanın ömrü sınırlı, sonsuza kadar sürmüyor. Onca yıllık kocası ilerleyen yaşına yenildi ve dünya sahnesinden çekilip gitti. Ünlü şarkıcı da geride kaldı.. Ama kolu kanadı kırık bir halde. Sanki ruhunun yarısı yok olmuş gibi. Kendi yaşı da ilerledi ve doğal olarak sağlığı da eskisi gibi değil. Yakın çevresine bakılırsa da şarkıcı, artık usul usul kendi cenaze törenini hazırlamaya başladı bile. Hatta önemli bir vasiyeti de var: Cenaze törenimde kimse arkamdan ağlamasın... Bunun yerine kutlama yapılsın! 59 YILLIK KOCASI ÖLDÜKTEN SONRA ONUN DA HAYATI DEĞİŞTİKocasını kaybettikten sonra fiziksel sağlığı da ruh sağlığı da sarsılan bu ünlü şarkıcı Dolly Parton… 79 yaşındaki Parton, bu yılın mart ayında, 1966'da evlendiği kocası Carl Thomas Dean'i kaybetti.82 yaşındaki Dean'in sağlığı bozuktu ama yine de Parton hayatını onunla paylaşmaktan mutluydu. Hayatı boyunca aşık olduğu tek erkek olan Dean'in ölümünden sonra hiçbir şey onun için eskisi gibi olmadı. Daha birkaç ay önce sağlık sorunları nedeniyle konserlerini ve etkinliklerini iptal etti. Hatta kız kardeşi sosyal medya hesabından "Ablam için dua edin" paylaşımı yaptı. Her ne kadar Dolly Parton, hayranlarının yüreğini ağzına getiren bu paylaşımdan sonra sanıldığı kadar kötü olmadığını açıklasa da durum o kadar da güllük gülistanlık değil. Parton, böbrek taşıyla bağlantılı bir enfeksiyon yaşadığını söylese de hala tam olarak iyileşebilmiş değil.TABUTUNU ALDI... CENAZE TÖRENİNİ PLANLIYORHatta yine bazı etkinliklerini ve konserlerini iptal etmek zorunda kaldı. Şimdi ise yakın çevresi ünlü şarkıcının kendi cenaze törenini hazırladığını söylüyor. Onların ileri sürdüğüne göre Parton, tabutunu bile çoktan hazırladı.Ayrıca cenaze töreninin bazı ayrıntıları hakkında da yakın çevresini haberdar etti. Buna göre Parton, cenaze töreninin memleketi olan Tennessee'deki Sevierville'de yapılmasını istiyor. Elbette 11 kardeşinden hayatta kalan 8'i de törene katılacak. Yeğenleri, onların çocukları, uzak ve yakın kuzenler hepsinin törende buluşması en büyük dileği. KİMSENİN ARKASINDAN AĞLAMASINI İSTEMİYORDolly Parton "Kimsenin cenaze törenimde üzgün olmasını istemiyorum" diyor. "Bu törenin bir kutlama gibi olmasını arzu ediyorum." Yakınlarına göre, tabutunun çevresinde toplanıp ağlayan aile üyelerine ve akrabalara, dostlara da sıcak bakmıyor Dolly Parton. Ünlü şarkıcı, epeydir fiziksel sağlığıyla ilgili sorunlar yaşıyor. Ama öncesinde de yakınlarını ruh sağlığı konusunda endişelendiren bazı açıklamalar yapmıştı. KOCASININ HAYALETİYLE KONUŞTUĞUNU SÖYLEDİDolly Parton hayata dönmeye çalışsa da bir itirafı yakınlarını endişelendirdi. Ünlü şarkıcı, kocasının hayaletiyle konuştuğunu ileri sürüyor çünkü. Elbette durum böyle olunca arkadaşları da onun için kaygıya kapılıyor. Fakat bir arkadaşı Dolly Parton'ın ölümden sonraki hayata inandığını söyleyip "Sanki Carl hala onun yanındaymış gibi onunla konuşuyor" dedi. Bu arkadaşına göre üç ay önce ölen kocasının, attığı her adımı izlediğine inanıyor Dolly Parton. Ayrıca ölmüş kocasıyla konuşmanın kendisine iyi geldiğini de düşünüyor. 

Devamını Oku

O bir prenses... Ama kimse onun yerinde olmak istemez!

7 Aralık 2025

Şimdi şöyle bir hayal kuralım... Diyelim ki bir ülkenin kralının tek çocuğusunuz... İnanılmaz bir nüfuz ve varlığın içine gözlerinizi açtınız... Sizi bekleyen gelecek nasıl olur?Tek çocuk olduğunuza göre el bebek gül bebek büyüyeceğinizi, günü gelince de babanızın tahtına kurulacağınızı düşünürsünüz... Bazı ülkelerde olan da bu zaten.Ama biliyor musunuz ki ülkenin hükümdarının tek çocuğu olarak dünyaya gelen herkes günün birinde tahta oturup tacını kuşanmaz...Hele kız çocuğuysa...Tıpkı Japon İmrapatoru Naruhito ile karısı Masako'nun tek çocuğu Prenses Aiko gibi..1 ARALIK'TA 24 YAŞINA GİRDİBüyük bir sükunet içinde hayatını sürdüren genç kız, geçtiğimiz pazartesi günü 24 yaşına girdi... Hayatında açılan bu yeni sayfayı da ailesiyle birlikte kutladı... "Dünyanın en yalnız prensesi" ya da "dünyanın en şanssız prensesi" olarak anılan  Aiko da günü geldiğinde tahta çıkamayacak olan tek çocuklardan biri. Çünkü ülkesi Japonya'da tek çocuk da olsa kızların tahta çıkma hakkı bulunmuyor.Ama daha kısa süre önce yaşananlar bu geleneğin de sorgulanmasına ve 'değişse ne olur acaba?" diye sorular sorulmasına neden oldu. HALK ONU TAHTTA GÖRMEK İSTİYORGüleç yüzlü Prenses Aiko, kısa bir süre önce babası İmparator Naruhito ve İmparatoriçe Masako ile birlikte Okinawa ve Nagasaki'yi ziyaret etti. İşte o sırada aile, halkın sevgi gösterileriyle karşılandı. Diğer yandan dikkati çeken başka bir ayrıntı vardı... Etrafta toplanıp hükümdarlara sevgi gösterisinde bulunan halkın bir ismi çığlık çığlığa tekrarlaması dikkat çekti. Elbette İmparator ve karısı da bu sevgi gösterisinden nasibini aldı. Ama o anlarda en çok "haykırılan" isim Prenses'in adı oldu... Aiko! Halktan gördüğü bu ilginin ardından tahta sadece erkek çocukların geçebileceğine dair kural bir kez daha sorgulanmaya başladı. MUHAFAZAKARLAR ERKEK VELİAHT KONUSUNDA ISRARLIUzmanlar, eğer artık çağa uyum sağlamayan bu kural kaldırılmazsa bunun Japon imparatorluk ailesinin de sonunu getireceğine inanıyor. Ancak diğer yandan başta Başbakan Sanae Takaiçhi olmak üzere muhafazakarlar bu kuralın devamını savunuyor. Bu durumda Aiko'nun asla erişemeyeceği tahta amcasının oğlu yani İmparator Naruhito'nun yeğeni oturacak zamanı geldiğinde. Diğer yandan halka sorarsanız çoğunluk epeydir Aiko'nun ve gelecek kuşaklardaki kız çocuklarının da tahta çıkma hakkı olması gerektiğine inanıyor.'ONUN GÜLÜMSEMESİNE BAYILIYORUM'Aiko'nun annesi ve babasıyla çıktığı Nagasaki ve Okinawa'ya yaptığı geziyi takip eden 82 yaşındaki Setsuko Matsuo "Prenses Aiko'nun taç giymesini her zaman desteklerim. Onun her şeyini seviyorum, özellikle de gülümsemesini. İnsanı rahatlatıyor" diye konuştu. Ondan farklı bir kuşağa mensup olan 58 yaşındaki bir başka kişi Mari Maehira da Aiko'nun artık büyüdüğünü ve artık onu geleceğin imparatoriçesi olarak görmek istediğini saklamadı. Prenses Aiko'nun halktan gördüğü bu ilgi ve sevgi, yüz yıllardır süren kız çocuklarının tahta çıkmamasına dair gelenek üzerinde büyük bir baskı yarattı. Prenses Aiko, halktan bunca ilgi ve destek görüyor görmesine ama hayatının yani söz konusu yasanın değişmesi de öyle hemen olmayacak gibi. 'KRİZANTEM İMPARATORLUĞU'NDA KURALLAR ZOR DEĞİŞİRÇünkü bakılırsa 'krizantem imparatorluğu' olarak tanınan Japon İmparatorluğu'nda kurallar hiç değişmiyor.Söz gelimi İngiliz kraliyet ailesinin üyeleri artık halktan insanlarla evlenebiliyor. Kate Middleton bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Sıradan bir ailede doğdu ama geleceğin İngiltere kraliçesi. Ya da Harry'nin karısı Meghan Markle… Eğer yüzyıllar önce olsaydı Harry'nin evlenip boşanmış olan Markle ile yuva kurması için ailesinden daha o zaman ayrılması gerekirdi. Ama Japonya imparatorluk ailesinde durum böyle değil. SOYLU BİRİYLE EVLENMEK ZORUNDAMensuplarının eş seçimi ile ilgili sert kurallar, hâlâ varlığını sürdürüyor Japon imparatorluk ailesinin üyeleri için. Yani bu ailenin mensupları, tıpkı kendileri gibi soylu kanı taşıyan biriyle evlenmek zorunda. Fakat kadınlar için durum daha da zor. Eğer yaşıtı olan; soylu bir talibi kalmamışsa bu kız çocuklarının sadece iki seçeneği var. "Krizantem imparatorluğu"nda geçerli olan bu sıkı kurallar nedeniyle, gencecik bir prenses şu anda çok zor bir seçimle yüz yüze... Ailesinin geleneği olarak Prenses Toshi olarak bilinen Aiko'nun neden "dünyanın en yalnız prensesi" olarak anıldığına gelirsek... Kısaca şöyle söyleyelim ki eğer katı kurallar değişmezse Aiko'yu çok özenilecek bir gelecek beklemiyor. TAHT ONA YASAKHer ne kadar İmparator'un tek çocuğu olsa da ülkede geçerli olan yasalar nedeniyle babasından sonra tahta çıkması mümkün değil. Anne ve babasıyla Tokyo'daki imparatorluk sarayında yaşayan Aiko, zorbalık gördüğü için doğru dürüst okula da gidemedi. Eğitiminin hatırı sayılır bir bölümünü evde gördü. Şimdi de gencecik yaşına rağmen yaşıtlarından izole olmuş bir şekilde anne ve babasıyla sarayın dört duvarı arasında yaşıyor. Ama hayatını kısıtlayan tek sorun bu değil. SIRADAN BİRİYLE EVLENİRSE BEDELİ VARAiko yakında evlenme çağına gelecek. Geleneklere göre sıradan biriyle evlenmesi zor, çünkü bunun bir bedeli var. Yani kocasının mutlaka soylu bir aileden gelmesi gerekiyor. Fakat Japonya'da Aiko'nun evlenebileceği uygun ve soylu bir eş adayı da artık yok. İşte bu yüzden prenses, gelecekteki hayatı için önemli bir karar vermek zorunda kalacak. Ya sıradan biriyle evlenecek ya da hiç evlenmeyip iffetini korumak için bir tapınağa kapanacak. Bu ikinci seçenek için zorlu bir dizi fiziksel ve ruhsal eğitimden geçmesi ve ardından da dini inançları gereği bir Şinto tapınağının hizmetkarı olarak kalan ömrünü geçirmesi gerekecek. Prenses Aiko'nun önündeki diğer seçenek ise halktan biriyle evlenmek ama, imparator soyundan geldiği için elinde bulunan bütün unvanları ve ayrıcalıklardan vazgeçmesi gerekecek bu durumda da. TAHTIN VARİSİ AMCASININ OĞLUEğer ailede uygulanan kurallar değişmezse 2001 yılında dünyaya gelen Aiko'nun tahta çıkmak için hiçbir şansı olmayacak. Babasının varisi 59 yaşındaki amcası Prens Fumihito. Ondan sonra ise Fumhito'nun oğlu Hisahito geliyor. Genç prens şu anda 18 yaşında. Bu arada 2006'da doğan Prens Hisohito'nun ailede 41 yıl içinde dünyaya gelen ilk erkek çocuk olması nedeniyle de el üstünde tutulduğunu hatırlatalım. 

Devamını Oku