Büyüse de hep onların bebeği olarak kalacak... Küçüğünün alnına bu silinmez lekeyi asla sürmez!

26 Ekim 2025

Dışarıdan bakıldığında kraliyet ailelerinin hayatı kusursuz bir mutlulukla dolu gibi görünür... Belli açılardan refah içinde olsalar da bu hayatta kimsenin sonsuz bir mutluluğa sahip olması mümkün değil. Taçları, tahtları ve mücevherleri olan kraliyet ailelerinin bile!Bunun en çarpıcı örneği de İngiliz kraliyet ailesi... Asırlardır korunan taht ve tacın bedeli öyle kolay ödenmedi elbette. Üstelik aile üyeleri de herhangi bir sorun yaşadıklarında bunu bütün dünya biliyor.Sıradan ailelerde bir tür kardeş kavgası olarak "kol kırılır yen içinde kalır" misali saklı tutulacak William ile Harry çekişmesi bile gözler önünde yaşanıyor.Son dönemde de ailenin başında aslında yıllardır bitmeyen bir sorun var... Daha doğrusu bir kişi: Prens Andrew.Gençlik yıllarından beri zaman zaman ailesinin başını ağrıtan Andrew; geçtiğimiz hafta unvanlarını bırakacağını açıkladı. Bunun nedeni de Jeffrey Epstein skandalına adının karışmış olması.Bu işin bir yanı. Bir de diğer yanı var: Andrew, doğumundan itibaren York Dükü unvanını taşıyordu. Şimdi konuşulan ve hakkında teoriler üretilen konu York Dükü unvanının kime geçeceği.Geleneksel olarak bu unvan hükümdarın ikinci sırada dünyaya gelen oğluna veriliyor. Ama York Dükü unvanı tarih boyunca bakıldığında öyle çok da güzel çağrışımlar yapmıyor.Asırlar öncesine bakıldığında bu unvan zaten 'lanetli' olarak anılıyordu. Şimdi ise Prens Andrew'nun yaptıkları nedeniyle aynı zamanda "zehirli" olarak da anılır oldu.Aile içinde süregelen kurala göre Prens William tahta çıktığında York Dükü unvanını küçük oğlu Louis'ye vermesi gerekiyor aslında. Ama kraliyet uzmanlarının ileri sürdüğüne göre William, bu konuda bir geleneği yerle bir edecek ve oğluna bu 'uğursuz ve lekeli' unvanı vermeyecek.Kraliyet uzmanı Hilary Fordwich, Fox News Digital'a yaptığı açıklamada, "Korkunç derecede lekelenmiş York Dükü unvanı, ne Prens Louis'ye ne de başka bir kraliyet ailesi üyesine, muhtemelen bizim ömrümüz boyunca veya öngörülebilir gelecekte verilmeyecek" yorumunda bulundu.Uzmana göre York Dükü unvanının kullanımı halkın gözünde çağrıştırdığı olumsuzlukların kamuoyunun zihninden tamamen silinmesi için uzun bir süreliğine kullanılmayacak.York Dükü unvanının, hükümdarın ikinci doğan çocuğuna verilmesi geleneği Kral 4. Edward ile 1474 yılında başladı.Ama sonrasında bu unvanı taşıyan prensler hiç de öyle hoş bir şekilde anılmadı. Bazılarının başına tüyler ürperten olaylar geldi. York Dükü unvanı da bu yüzden "lanetli" olarak anılmaya başladı.York Dükü unvanını Andrew'dan önce Kraliçe 2. Elizabeth'in babası taşıyordu. Fakat ağabeyi Kral 8. Edward, Wallis Simpson uğruna tahtını bırakınca Elizabeth'in babası, Kral 6. George olarak tahta çıktı.Babasından sonra tahta çıkan Kraliçe 2. Elizabeth bu unvanı Charles'tan sonra dünyaya gelen ikinci oğlu Andrew'ya, Sarah Ferguson ile evlendiği 1986 yılında verdi.Aile içinde her şey normal seyrinde ilerleseydi Prens William tahta çıktığında küçük oğlu yani veliaht olan George'dan sonra dünyaya gelen ikinci oğlu Louis York Dükü unvanını alacaktı.Ama uzmanlara bakılırsa William böyle bir adım atmayacak.Yine kraliyet uzmanı Hilary Fordwich'e göre "yüzyıllardan beri süregelen bu unvandan kopuş fikri bile Andrew skandalının ne kadar ciddi olduğunun bir göstergesi.Fordwich "William, oğlunun itibarsız büyük amcasının anılarıyla lekelenmesini istemez. Amcasının unvanının kalıcı olarak iptal edilmesinin arkasında o vardı ve bu iğrenç skandalın kesin bir disiplin cezasıyla sonuçlanması için güçlü bir şekilde savunuculuk yaptı" dedi.York Dükü unvanına William'ın hiç sıcak bakmayacağı tahminleri de nedensiz değil. Çünkü bu unvan, tarih boyunca hep uğursuz olarak anıldı.Kral 4. Edward'ın ikinci doğan oğlu Richard bu unvanı devralmıştı. Fakat Richard ve büyük erkek kardeşi, babalarının ölümünden sonra Gloucester Dükü olan amcaları tarafından Londra kulesine kapatıldı. İki kardeşten bir daha da haber alınamadı.Bir sonraki York Dükü, kardeşi Arthur'un zamansız ölümünden sonra Kral 8. Henry olarak tahta çıktı. Ama o da kindar ve savurgan kişiliğinin yarı sıra hepsi mutsuz geçen altı evliliği ve bir dizi kanlı savaşla hatırlanıyor bugün.İlerleyen yıllarda dönemin hükümdarı 6. James'in ikinci oğlu olan Charles, York Dükü unvanını aldı. Veliaht ağabeyinin ölümünün ardından 1. Charles olarak tahta çıktı. Ama kanlı bir iç savaşta kafası kesilerek hayata veda etti.Bir sonraki York Dükü'nün hikayesi de pek parlak değil. Dönemin kralı 2. Charles'ın evlilik dışı ilişkilerinden bir dizi çocuğu vardı... Ama karısı Catherine'den hiç çocuğu olmamıştı.. Bu yüzden taht kardeşi James'e yani o zamana kadar York Dükü unvanını taşıyan kişiye geçti.James 2 adıyla tahta çıkan kral üç yıl sonra parlamento tarafından azledildi ve taht kız kardeşi Mary'ye geçti. Hayatı da sürgünde bitti.İşte tarihte yaşanan bütün bu kötü ününe rağmen Kralize Elizabeth en gözde oğlu oldu söylenen ikinci oğlu Andrew'ya evlenirken bu unvanı vermişti. Ama onun döneminde de York Dükü unvanı pek de olumlu şekilde anılmadı.Bütün bunlar yüzünden de William'ın küçük oğluna bu unvanı vermeyeceği ileri sürülüyor.

Devamını Oku

Güzel kadınla yakışıklı adamın ailesine üçüncü bebek de geldi!

18 Ekim 2025

Evlenmelerinden bu yana tam 10 yıl geçti. Ama onlar hala ilk günkü gibi birbirlerine aşık olduklarını her fırsatta gösteriyorlar. Bir yandan da iki erkek evlatlarını büyütüyorlar. İşte şimdi bu mutlu çiftten güzel bir haber geldi... Kız bebekleri de aralarına katıldı.10 YILDA ÜÇ ÇOCUK SAHİBİ OLDULARBu anlattığımız ünlü çift, Monako Prensliği'nin bir zamanlar güzelliğiyle parmak ısırtan prensesi Caroline ile genç yaşta kaybettiği kocası Stefano Casiraghi'nin üç çocuğunun en küçüğü olan Pierre ile karısı Beatrice Borromeo… 2015 yılında bir dizi gösterişli törenle evlenen Beatrice ile Pierre'in iki oğluna ek olarak bir de kız bebekleri dünyaya geldi.Böylece 38 yaşındaki Pierre ile 40 yaşındaki Beatrice, ailelerini biraz daha genişletmiş oldu. Çift bebeklerine Bianca Carolina Marta adını verdi. Bebeğin Carolina ismi ise babaannesi yani Pierre'in annesi Prenses Caroline'i bir saygı duruşu niteliğinde. Her ne kadar Monako Prensliği'nin başındaki Grimaldi ailesine gelin gitse de kendisi de varlıklı bir aileye mensup olan Beatrice üçüncü bebeğini beklediğini geçen mayıs ayında katıldığı bir moda etkinliğinde gözler önüne sermişti.Sonunda bebek de aralarına katıldı.İKİ TANE ERKEK EVLATLARI VARBeatrice ile 39 yaşındaki Pierre Casiraghi'nin ilk oğlu, 2017'de düğünlerinden iki yıl sonra dünyaya geldi. Çift, bu bebeği Pierre'in babasının anısına Stefano adını verdi. İkinci bebekleri Francesco ise ondan bir yıl sonra aralarına katıldı. Şimdi de kızları doğdu. Beatrice, her ne kadar Monako Prenslik ailesine sonradan katılmış olsa da güzelliği ve zarafetiyle kendisini görenlere "Tam da bir dönemin güzellik simgesi Grace Kelly'nin gelini" dedirtiyor. İtalyan kökenli aristokrat bir aileden gelen Beatrice Milano'daki Bocconi Üniversitesi'ni bitirdikten sonra Columbia Üniversitesi'nde gazetecilik eğitimi aldı.AŞKIYLA MAGAZİN BASINININ MANŞETLERİNE ÇIKTI2013 yılında Newsweek ve Daily Beast'e katkıda bulundu. 2009 yılında Il Fatto Quotidiano'da muhabir olarak çalıştı. Politik içerikli röportajlar yaptı. İtalya'da birçok TV kanalında sunucu ve muhabir olarak görev aldı. Son olarak yönettiği The King Who Never Was adlı belgeselle konuşulan Beatrice Borromeo, benzer türde başka birçok filme de imzasını attı. Ülkesinde bilinen bir gazeteci ve belgeselci olan Borromeo, 2008 yılında magazin gazetelerinin manşetlerine çıkmaya başladı. Bunun nedeni de Prenses Caroline ile genç yaşta hayata veda eden Stefano Casiraghi'nin evliliğinden dünyaya gelen üç çocuğundan biri olan Pierre ile olan beraberliğiydi. Çift, 2015'te Manaco Sarayı'nda düzenlenen resmi bir törenle evlendi. Beatrice ile Pierre'in nikah töreni 1 Ağustos'ta yapıldı. Düğünleri ise çiftin ailesinin sahip olduğu adada gerçekleşti. Çift, bazı kesimler tarafından çok da sempatiyle bakılmayan Monaco prenslik ailesinin en gözde üyelerinden.BABASINI DA BABAANNESİNİ DE TRAJİK ŞEKİLDE KAYBETTİGrace ile Prens Rainier'ın kızı yani Pierre Casiraghi'nin annesi Prenses Caroline, Philippe Junot ile sonu hüsranla biten bir evlilik yaşadı. Sonra Pierre'in babası Stefano Casiraghi ile evlendi. Üç çocukları olan çift mutlu bir hayat sürüyordu. Fakat Stefano Casiraghi'nin katıldığı bir tekne yarışında kaza geçirerek ölmesi, bu mutluluğu sonsuza kadar bitirdi. Prenses Caroline 2001 yılında Honover Prensi Ernst August ile evlendi. Grace Kelly, bir dönem Hollywood'un en parlak yıldızlarından biriydi. Monako Prensi Rainier ile evlenince mesleğine veda etti. Güzellik ve zarafet sembolü olarak görülen Kelly, 1982 yılında 52 yaşında geçirdiği trafik kazası sonucu öldü.

Devamını Oku

Dört çocuklu ünlü oyuncudan itiraf geldi: Bir erkek çocuğu üç tane kız çocuğuna bedelmiş!

11 Ekim 2025

Ama artık olgun bir aile babası olan ünlü oyuncudan ilginç bir itiraf geldi: "Eğer ilk çocuğum böyle olsaydı asla dört çocuk yapmazdım."ERKEK ÇOCUK DOĞDU EVDE KARMAŞA BAŞLADIBu ilginç itirafın sahibi Kanadalı oyuncu Ryan Reynolds… 2012 yılından bu yana Blake Lively ile evli olan Reynolds, artık eski hareketli günlerini geride bıraktı ve tam bir aile babası oldu.Blake Lively ile birlikte dört çocuklarını büyütüyorlar. 48 yaşındaki Reynolds, konuk olduğu Late Night With Seth Meyers adlı programda ailesiyle ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı.Oyuncu dördüncü çocuğunu kast ederek "Eğer ilk çocuğum Olin olsaydı asla dört çocuk yapmazdım" dedi.Reynolds ile Blake Lively'nin en küçük oğlu Olin 2023 yılında dünyaya geldi. Onun dışında da 10 yaşında James, 9 yaşında Ines, 6 yaşında Betty adında üç tane daha çocuğu var ünlü çiftin.'KIZLARI BÜYÜTMEK DAHA KOLAYDI'Ryan Reynolds, dört çocuğun kendileri için "sarsıcı bir deneyim" olduğunu itiraf etti.Oğlu Olin'in öncesinde dünyaya gelen üç kızı büyütmenin çok kolay olduğunu anlattı oyuncu. Ama iş tek oğulları Olin'e gelince durumun değiştiğini itiraf etti."Olin dünyaya gelmeden önce New York'taki evimizde tuhaf olan hiçbir şey yoktu. Üç kızı büyütmek, her şeyi kırıp dökmek isteyen bir erkek çocuğu büyütmekten çok daha kolaydı" diye konuştu.Özetle Ryan Reynolds, dört çocuğunun en küçüğü olan oğlu Olin'in kız kardeşlerine oranla epey yaramaz olduğunu anlattı. Eğer en büyük çocuğu Olin olsaydı, dört çocuk yapmayı hiç düşünmeyeceğini de sözlerine ekledi.ANNESİNE GÖRE İSE ROMANTİK BİR BEBEK: 38 yaşındaki Blake Lively ise geçen aylarda katıldığı bir programda küçük oğlu Olin'in çok romantik bir çocuk olduğunu anlatmıştı. Güzel oyuncu o röportajında "Ne zaman odaya girsem bana 'Anne, aşkım' diye sesleniyor. Sanki ben onun için bütün zamanların en büyük aşkıymışım gibi davranıyor. Bu dünyada hissedilebilecek en güzel duygu" diye anlatmıştı.DERT YANDI AMA BU HAYATA MİNNETTARAslına bakılırsa Ryan Reynolds her ne kadar erkek çocuk büyütmenin zorluğundan dert yansa da yine de Lively ile birlikte kurdukları bu hayattan çok memnun...Bunu da bir röportajında açık açık söyledi zaten: "Birlikte inşa ettiğimiz bu hayata minnettarım" diye konuştu.Dört çocuklarından bazılarının kendisinin ve Blake Lively'nin yatağında yatmazlarsa uyuyamadıklarını anlattı Reynolds.Ardından da "Tekrar yayılıp normal bir şekilde uykuya dalmayı nasıl da isterdim" diye konuştu.Fakat sohbet sırasında söylediği bir ayrıntıyı tekrarlayıp bu durumun sonsuza kadar sürmeyeceğinin bilincinde olduğunu da ekledi: "Bundan 30 ya da 40 yıl sonra şu ana geri dönmek ve tadını çıkarmak için neler verebileceğimi de biliyorum.

Devamını Oku

Halasından yana bir umudu vardı ama o da soldu: Ayrılmayı sen istedin... Artık aile desteğini unut!

4 Ekim 2025

 Zaten geçmişi de çalkantılarla dolu olan aile öyle ya da böyle bir istikrar oturtmuştu... Ama gençliğinden beri ailesinin başına türlü çeşitli "çoraplar ören" Harry'nin, 2018'de Amerikalı oyuncu Meghan Markle ile evlenmesinden sonra bu düzen değişmeye başladı. Önce Prens William'ın karısı Kate Middleton ile Prens Harry'nin karısı Meghan Markle arasındaki anlaşmazlık olarak lanse edilen durumun hiç öyle olmadığı kısa sürede ortaya çıktı. Yaşanan, öyle bilindik bir elti çekişmesi değildi... Asıl sorun William ile Harry arasındaydı... Zaten bunun ortaya çıkmasından bir süre sonra Harry ve karısı Meghan, oğullarını da alıp ABD'ye taşındı. Ayrılığın ardından Oprah Winfrey'e verdikleri röportaj, Londra'daki hayatlarını anlatan TV programı, Harry'nin Spare (Yedek) adlı kitabı derken aileyi öyle bir eleştiri bombardımanına tuttular ki aralarındaki uçurum giderek derinleşti. İpler kopma noktasına geldi. ÇOK PİŞMAN OLDU, BARIŞMAK İSTİYORDiğer yandan Harry, özellikle son zamanlarda ailesiyle, hiç değilse kanser olan babasıyla arasını yumuşatmak için elinden geleni yapıyor. Zaten William onu çoktan 'defterinden sildi.' Babası Kral Charles'ın da görünüşe göre onunla eskisi gibi olma gibi bir fikri yok. Elbette oğlunu tamamen gözden çıkarmadı ama ona artık durması gereken noktayı da acı biçimde hissettiriyor. İşte bütün bu karmaşa içinde Harry'nin güvendiği bir dal vardı iddialara göre... Ailesiyle arasını düzeltme konusunda kendisine yardım edebileceğine inandığı, işin aslına bakılırsa böyle bir gücü de olan biri: Halası Prenses Anne. GÜVENDİĞİ TEK DAL DA KIRILDIKral Charles'ın, 75 yaşındaki kardeşi Anne, gerçekten de ailenin en çok saygı duyduğu, kendini monarşinin ayakta kalmasına adamış, bugüne kadar hayatını hep ailenin katı kurallarına göre yaşamış biri. Üstelik sözü dinlenen bir kişi. Belki de Anne bu işe karışmış olsaydı, Harry ile Kral Charles arasında da bir yumuşama olurdu. Ama söylenenlere göre Anne, yeğeni Harry ile kardeşi Charles'ı barıştırmak için hiçbir girişimde bulunmadı. Buna yanaşmadı bile. Böylece de Harry'nin bu konudaki umutlarını kırdı. 'MADEM GİTTİ... ARTIK AİLE DESTEĞİ ARAMAMALI'Kendisine yakın kaynakların belirttiğine göre Anne, kardeşinin ailesiyle ilgili bu dramanın içine karışmak istemedi. Üstelik büyük kardeşi Charles'ın kanserle mücadelesini bildiği halde. Yine aynı kaynak "Prenses Anne, Harry'nin ailesiyle sorunlarını çözmenin kendi rolü olmadığına inanıyor" dedi. Ailesi söz konusu olduğunda taviz vermek tavrıyla bilinen Prenses Anne, "Harry madem kendi tercihiyle aile içindeki görevlerini bıraktı, artık ailesinin her an arkasında durmasını da beklememeli" diyerek bu konuyu kendi açısından kestirip attı. Başka bazı kaynaklara göre aslında Prenses Anne, Harry için çok iyi bir rehber olabilirdi. Ona 'yedek' bir prens olarak kraliyet hayatına nasıl adapte olacağını öğretebilirdi. HARRY'NİN HALASI DA ASLINDA BİR 'YEDEK'Çünkü Anne aslında kendisi de 'yedek'... Kraliçe Elizabeth ile Prens Philip'in tek kızı olan Anne, günün birinde tahta çıkma olasılığının zayıflığını bilmesine rağmen görevlerini hiç bırakmadı.  80 yaşına merdiven dayadığı şu günlerde bile! Onun bu duyarlılığı da aile içinde yüksek saygı görmesini sağlıyor. Üstelik tahttaki hükümdarın kızı olmasına rağmen ilk evliliğinden dünyaya gelen iki çocuğu Zara ve Peter'ın prens ve prenses gibi unvanlar almasını da istemedi. Bu hakkını kullanmadı. Bunun yerine çocuklarının, gerektiği zamanlarda aile ile bazı etkinliklere katılsalar da normal ve daha rahat bir hayat sürmelerinin de yolunu açtı. Aileye yakın kaynaklara göre eğer Harry de bir anda galeyana gelmek yerine Anne Hala'dan gerekli dersleri alsaydı bugün hem ailesiyle arası iyi olurdu hem de karısı ve iki çocuğuyla birlikte daha farklı bir hayat sürdürürdü.. Harry, özellikle babası Kral Charles'ın kansere yakalanmasından sonra ailesine yakın olabilmek için ciddi çaba göstermeye başladı. İddialara göre Harry, ABD'deki ilk heyecanını yitirdi, İngiltere'deki arkadaşlarını ve hayatını özlemeye başladı. Geçen ay Londra'ya gittiğinde de babasıyla sadece 55 dakika görüşebildi.

Devamını Oku

O ketum adam ilk kez bu kadar açık konuştu: Karımı kanserle boğuşurken görmek çok zordu!

27 Eylül 2025

Aslında evlerinde yatıp dinlenmek isterken bir toplantıya katılmak ve zinde görünmek zorunda kalabilirler... Bazen acı içinde olduklarında ya da eşleriyle tartıştıklarında bile bunu kendilerine saklamaları gerekir... Yüzlerinde kibar bir gülümsemeyle sanki her şey yolundaymış gibi davranmak görevlerinin bir parçasıdır. İngiliz kraliyet ailesinin göz önünde üyeleri Galler Prensi William ile karısı Galler Prensesi Kate Middleton da bunlar arasında... GEÇEN YIL ZOR BİR DÖNEM ATLATTILARHayatın insana çok büyük gibi görünen o sıradan sorunları bir yana Galler çifti geçen yıl çok zor bir dönem atlattı... Önce karın bölgesinden bir operasyon geçiren Kate Middleton sonra da kanser tedavisi görmek zorunda kaldı.O, sağlığı için mücadele ederken kocası William da kısa bir süre dışında genellikle işlerinin başındaydı... Elbette karısının hastalığı onu çok etkiledi. Üstelik çiftin üç tane küçük çocuğu da var... Ama yine de William duygularını fazla dışa vurmadı... Katıldığı etkinliklerde sanki her şey çok sıradanmış gibi davrandı. HİÇ BU KADAR SAMİMİ KONUŞMAMIŞTIKonumu gereği bunu yapmak zorundaydı ama o anlarda içinde nasıl fırtınalar koptuğunu bir kendisi bilir bir de Tanrı! Zorlu günlerinde epey kilo veren William, yine karısının tedavisi sürerken sakal bıraktı. Görünüşe göre o sakalından vazgeçmeye de şimdilik niyeti yok. Öyle ya da böyle Kate iyileşti ve eski hayatına dönmeye başladı. Geçen yaz katıldığı bir etkinlikte tedavinin etkilerini samimi bir şekilde anlattığı anlar dışında da hastalığını çok göz önüne çıkarmadı. O süreçte kocası William da fazla konuşmadı. Sadece zaman zaman gittiği yerlerde karısını soranlara "iyiye gidiyor" tarzı yanıtlar verdi.İLK KEZ İTİRAF ETTİHenüz 15 yaşındayken annesi Diana'yı toprağa veren William, o zaman da acısını dışarıya çok yansıtmamıştı. Ama karısı Kate'in hastalığıyla ilgili dile geldi... Kate hastalığı ve onun getirdiği zorlu tedavi sürecinde güçlü durmaya çalışırken neler hissettiğini ilk kez anlattı. 2024 yılının kendisi ve ailesi açısından bir değerlendirmesini yaptı. Galler Prensi William, bir dijital yayın kuruluşu için hazırlanan The Reluctant Traveler adlı programda Eugene Levy'nin konuğu oldu. Orada da Kate'in hastalığı sırasında yaşadıklarını belki de bugüne kadar örneğini görülmeyen bir şekilde açıkça anlattı. Prens William, karısının kanser tedavisi gördüğü 2024 yılını değerlendirirken "Şimdiye kadar geçirdiğim en zor yıl olduğunu söyleyebilirim" dedi. William'ı en çok zorlayan ayrıntı ise karısı Kate'in kanserle mücadelesini izlemek zorunda kalması.  Hayatın herkesi zaman zaman sınadığını belirten William "Bunun üstesinden gelebilmek de bizi biz yapan şeydir" diye sürdürdü sözlerini...EVDE NE YAPTIĞIYLA İLGİLİ SORUYA ÇARPICI YANIT: Prens William, Eugene Levy'nin "Evde olduğunuz zaman ne yapıyorsunuz?" sorusuna da uyuduğunu söyleyerek yanıt verdi. Bu konuda " Üç küçük çocuğunuz olduğunda uyku hayatınızın önemli bir parçası oluyor" dedi.

Devamını Oku

Yarattığı skandal tarihe geçmişti: Karımın en büyük hayranıyım!

21 Eylül 2025

Hem ünlüler dünyasında hem de sıradan hayatta karmaşık aşk ilişkileri yaşanır elbette... Eşlerini en yakın arkadaşlarıyla aldatanlar, arkadaşlarının karısını ya da kocasını elinden alanlar... Ama bütün bunlar modern çağlara damgasını vuran bir skandalın yanında "çocuk oyuncağı" gibi kalır.Çünkü bu, eşine benzerine çok rastlanır bir durum değil...1990'lı yıllarda yaşanan ve hafızalardan hiç çıkmayan bu skandalın kahramanlarından biri, sinemanın usta yönetmenlerinden Woody Allen… Diğeri de şimdiki karısı Soon Yi Previn.Bugün 89 yaşında olan Allen, o dönemde oyuncu Mia Farrow ile birlikteydi. Aslına bakılırsa kalabalık ve karmaşık bir aileydiler.... Woody Allen, Mia Farrow'un oğulları Moses ve Isaiah ile kızları Dylan ve Tam'i de evlat edinmişti. Woody ile Mia'nın bir de Ronan adında bir biyolojik çocuğu oldu.Bütün bu çocukların yanı sıra Mia Farrow'un eski kocası Andre Previn ile birlikte evlat edindiği bir de kızı vardı... Koreli bir yetim olan Soon Yi…. Genç kız kendisini evlat edinen Andre Previn'in soyadını taşıyordu.Zaten ne yaşandıysa Woody Allen ile Soon Yi Previn'in birbirlerine aşık olmasıyla yaşandı.KARISINA NE KADAR HAYRAN OLDUĞUNU ANLATTIAllen, tam da Mia Farrow ile sevgili olduğu sırada onu evlatlık kızı Soon Yi ile aldatmaya başladı. Bu gerçek elbette uzun süre gizli kalmadı.Bir gün Mia Farrow, Woody Allen tarafından saklanan şoke edici bir şeyi gördü: O sırada 20 yaşında olan Soon Yi'nin erotik fotoğraflarını...Bütün bunlar da Mia Farrow ile Woody Allen ilişkisinin sonunu getirdi.1992 yılında ayrıldılar. Bundan beş yıl sonra da Soon Yi ile Woody Allen evlendi.İşte emektar yönetmen Woody Allen, konuk olduğu bir programda ilk kez böyle bir skandalla başlayan evliliği hakkında konuştu.'YILLAR ÖNCE BİRİ SÖYLESEYDİ İNANMAZDIM'Yeni kitabı Whad's With Baum?'un tanımı için Wall Street Journal'a birröportaj veren Allen, 54 yaşındaki Soon Yi Previn'i anlattı.Karısını "disiplinli, kararlı, harika bir anne" olarak tanımladı Woody Allen. Ayrıca onun inatçı kişiliğine olan hayranlığını da saklamadı.Allen "Eğer bundan yıllar önce birisi bana benden çok genç ve New York geçmişi, benim büyüme çağlarımla hiçbir benzerliği olmayan Koreli bir yetimle evleneceğimi söyleseydi 'Hiç yolu yok.. New Yorklu bir oyuncuyla evleneceğim derdim" diye konuştu.ONLAR DA İKİ KIZ ÇOCUĞUNU EVLAT EDİNDİWoody Allen, 2020 yılında piyasaya çıkan "Apropos of Nothing" adlı anı kitabında da Soon Yi ile ilişkisinin ilk dönemlerini "İlişkimizin ilk dönemlerinde ellerimizi birbirimizden ayıramıyorduk" diye anlatmıştı.Allen yine o kitabında Mia Farrow'un, kendisinin sakladığı Soon Yi'nin erotik pozlarını bulduğunda neler olduğunu da anlattı. "Elbette onun öfkesini, büyük şaşkınlığını, kapıldığı dehşeti anlıyorum... Doğru tepkiydi."Woody Allen ile Soon Yi Previn, 1997 yılından bu yana uyumlu bir evlilik sürdürüyor. Evlendiklerinde Soon Yi 27, Woody Allen ise 62 yaşındaydı. Çift, Uzakdoğu kökenli iki kız çocuğu evlat edindi.  

Devamını Oku

Sarı saçlarından sen suçlusun Kate! Peruk taktığı iddialarına son noktayı koydu

13 Eylül 2025

 Kim bilir belki de insanlar onun peri masalına benzeyen hayatına bakıp bu dünyada iyi şeyler de olabileceğine dair umutlarını koruyorlar... O yüzden de nefes bile almadan attığı her adımı takip ediyorlar.HASTA BİLE OLSA PERİ MASALI PRENSESİAttığı bir adımla dünya gündemini değiştiren bu kişi İngiliz kraliyet ailesinin gelini, geleceğin kralı Galler Prensi William'ın karısı, Galler Prensesi Catherine.Tarih sahnesinde Kraliçe Catherine olarak anılacak ama halk ve basın onu yıllardır Kate Middleton olarak biliyor... Geçen yıl kanser tedavisi göreceğini açıkladığı dönemde milyonların gözündeki "masal prensesi" görüntüsü biraz gölgelense de başına gelen bu olumsuzlukla da mücadele etmesini bildi Kate. Uzun bir süre gözlerden uzak kalıp sağlığına odaklandı ve sonra yeniden işinin başına döndü... Yaz aylarında tatile çıkıp sessiz kalsa da eylülün gelmesiyle birlikte yine eski haline döndü. Hatta geçen hafta bir değil birkaç ziyaret yaparak onun sağlığı için endişe duyanların da içini rahatlattı. 'SARI SAÇLARINDAN SEN SUÇLUSUN KATE'Geçtiğimiz hafta içinde Kate Middleton, yine dünya gündeminin ilk sıralarına yerleşti. Her ne kadar kendisi bunu istemese de yine görüntüsüyle damgasını vurdu haftaya. Ama bu kez giyimi kuşamı bile geride kaldı. Başrolde Kate'in saçları vardı. Önce geçtiğimiz hafta cuma günü kocası Prens William ile birlikte Doğal Tarih Müzesi'ni ziyaret etti... Aylar sonra ilk kez kamuoyu karşısına çıkan Kate bugüne kadar hiç denemediği kadar açık sarı renge boyadığı saçlarıyla konuşuldu. Saçının rengi bir yana duruşu ve uzunluğu nedeniyle belki de hiç olmadığı kadar yoğun eleştiri aldı. Ondan bir gün sonra bu kez de İngiliz rugby takımının maçını izlemeye gitti Galler Prensesi. Yine saçı dikkat çekti. Kate bu kez saçını yarım toplamıştı... Bir gün önceki gibi çok da dikkat çekmiyordu. DEMEK Kİ ELEŞTİRİLER ONUN KULAĞINA DA GİTTİBir sonraki ziyaretinde ise kocası Prens William ile birlikteydi. Ve bir kez daha saç rengiyle herkesi şaşırttı. O çok eleştirilen açık sarı renge veda etmiş daha koyu bir renge boyatmıştı. Belli ki hem kendisi hem de stil danışmanları dünyanın dört bir yanından yönelen eleştirileri duymuş, o kadar açık sarı saçın Kate'e hiç yakışmadığı söylemlerini dikkate almıştı. Durum böyleyken birkaç gün sonra Kate yeni bir ziyarette ortaya çıktı. Bu kez de yalnızdı, kocası Prens William yanında yoktu. KIYAFETİNDE MESAJ VARDIKate Middleton, Suffolk'taki Sudbury İpek Fabrikaları'nı ziyaret etti. 300 yılı aşkın süredir jakarlı kumaşlar üreten aile işletmesi bir dokuma firması olan Suffolk'taki fabrikayı ziyaret ederek Britanya tekstil endüstrisini ön plana çıkardı. Oraya gittiğinde üzerinde son yıllarda sık giydiği pantolon ceket takım vardı. Elbette o kıyafet de bir mesaj veriyordu. Bazı hayranları fazla beğenmese de Kate'in üzerindeki kumaşın deseni "Galler Prensi" adını taşıyordu. Kate o ziyaretin ardından bu kez rotayı bir başka kumaş fabrikasına çevirdi. Kent'te bulunan Marina Mill'e gitti. Orada yaptığı basit bir hareketle de bir anda yine dünyanın gündemine oturdu. Galler Prensesi bu ikinci ziyaretinde ceketini çıkardı, üzerindeki siyah kazakla kaldı. Önüne önlüğünü de taktı ve işte o sırada günlerdir konuşulan hareketini yaptı. KENDİ ELLERİYLE SAÇINI TOPUZ YAPTI... YER YERİNDEN OYNADIO sırada Kate, kumaş deseni yapmayı deneyecekti.. Bundan önce de açık bıraktığı uzun saçlarını saniyeler içinde toplayıverdi.. Ne bir saç tokası kullandı, ne bir aynaya baktı... Usta işi birkaç hareketle uzun saçlarını sade bir topuz yapıverdi. Sonra da bu topuzu eliyle düzeltip kumaş baskısı yapmaya girişti. Üstelik öyle sağlam bir şekilde topuz yapmıştı ki Kate orada çalıştığı sürece saçları hiç açılmadı. İşte Kate'in o saç toplama anları da sosyal medyada gündem oldu. Galler Prensesi'nin saçını hızlıca topuz yaptığı o anları gösteren bir video sosyal medyada paylaşıldı. Elbette o görüntülere de yorum yağdı. DERS VİDEOSU OLMALIBazı kişiler uzun saçlı her kadının bunu bildiğini ileri sürdü. Bazıları da "Ben de yıllardır uzun saçlıyım. Ama böyle kusursuz bir topuzu toka kullanmadan asla yapamıyorum" yorumunda bulundu. Bazı kişiler "Bunu ben yapsam saçım iki saniyede açılır" derken "Görünüşe göre Kate bunu sık sık yapıyor" diye görüş bildirdi. Bir grup kadın sosyal medya kullanıcıları "Bu görüntüleri ağır çekimde birkaç kez izlemek gerek. Topuz yapma dersi olarak kullanılabilir" diye yazdı. Kate Middleton, geçen cuma günü açık sarı renkteki saçlarıyla çok eleştiri almıştı. Bazıları Kate'in kanser tedavisi yüzünden saç kaybı yaşadığını bile ileri sürmüştü. Belki de Kate, bu söylentileri yalanlamak için böyle bir yöntem seçti. Saçının peruk olmadığını bu şekilde kanıtlamayı seçti. Ama her ne olursa olsun Galler Prensesi Kate Middleton birçok kişiye göre "saçıyla bir sihir yarattı ve dünyayı büyüledi."

Devamını Oku

Kısacık bir set aşkı yaşadı... Hem karısını hem dostunu kaybetti

6 Eylül 2025

Sinema ya da televizyon dünyasında yaşanan set aşklarını bilirsiniz büyük olasılıkla... Bu aşklar bazen ikisi de kamera karşısında olanlar arasında yaşanır bazen de biri kamera önü biri kamera arkası çalışan iki kişi arasında.Aylar boyunca aynı ortamda olmak, o süre içinde aile üyeleriyle olduğundan daha fazlasını paylaşmak hatta belki yalnızlık duygusu bu yakınlaşmaya neden olur.Eğer sette aşka düşen iki kişi de bekarsa sorun yok. Bir ilişki başlar ve belki de evliliğe uzanır. Ama taraflardan biri ya da her ikisi birden evliyse o zaman işler karışır...KISACIK SET AŞKININ BEDELİ AĞIR OLDUTıpkı yıllar önce aynı filmde kamera karşısına geçen John Malkovich ile Michelle Pfeiffer'a olduğu gibi...İki ünlü oyuncu, 1988 yılında Dangerous Liasions (Tehlikeli İlişkiler) adlı filmde birlikte kamera karşısına geçti...O sırada Malkovich, Glenne Headly ile evliydi... Pfeiffer da Peter Horton ile yuvasını kurmuştu. Yaşadıkları ilişki kısa sürdü... Yine de sonuç olarak her ikisinin de evliliği dağıldı.John Malkovich, aradan geçen bunca yılın ardından yaşadığı bu ilişkinin kendisi açısından neye mal olduğunu itiraf etti.Söylediğine göre rol arkadaşı Michelle Pfeiffer ile yaşadığı bu kısa ilişkinin bedeli onun tahmin ettiğinden de ağır oldu.'BAZEN DUYGUSAL BAĞLAR İŞİN ÖTESİNE GEÇİYOR'Fashion Neurosis adlı programa konuk olan Malkovich, "Bu aslında benim hiç konuşmak istediğim bir şey değil" dedi...Ama sonra yaşadığı o yasak ilişki hakkında birkaç kelime söylemekten de kendini alamadı.Yılların oyuncusu, böyle bir durumun neden ve nasıl başına geldiğini de şöyle anlattı: "Bizim yaptığımız işte insanlarla çok çabuk duygusal bağ kurabiliyorsunuz... Bu da işin bir parçası... Çok nadir olarak da bu duygusal bağlar iş ortamının ötesine geçiyor."SETEKİ DUYGUSAL BAĞ GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR ÇİZGİYİ AŞTIMalkovich, Tehlikeli İlişkiler filminde birlikte çalıştığı Michelle Pfeiffer için de "Benim için meslektaşım çok değer verdiğim, birlikte eğlendiğimiz, duygu dolu ve bana karşı çok adil biriydi... Ama ben kesinlikle öyle değildim" dedi.Malkovich'e göre Pfeiffer ile aralarında derin bir dostluk olarak başlayan bu yakınlaşma sonradan geri dönüşü olmayan bir çizgiyi aştı...İtirafına göre bunun sonucunda da harika bir meslektaşının dostluğunu kaybetti.."Hayatım boyunca harika bir iş arkadaşının dünyadaki her şeyden daha nadir bulunduğunu öğrendim" dedi John Malkovich.Ardından da sözlerini şöyle sürdürdü: "Ve bu ilişki meslektaşlıktan ve arkadaşlıktan öteye geçtiğinde benim deneyimime göre harika bir meslektaşı kaybedersiniz... Bu benim o andaki psikolojik durumumdan, aptallığımdan, beceriksizliğimden ya da bunların hepsinden dolayı gerçekleşmiş olabilir."33 YILLIK İŞ ARKADAŞIYLA MESAFESİNİ KORUYORBu arada Malkovich, tam 33 yıldır birlikte çalıştığı meslektaşı Ingeborga Dapkunaite ile bu dostluğu ve iş ortaklığını nasıl koruduklarını da özetledi..."Onunla iki harika arkadaş, iş ortağı olarak kaldık... Çünkü belirli bir çizgiyi hiç aşmadık... Öğrendiğim şu ki eğer bu çizgi aşılırsa bu geri dönüşsüz oluyor..."John Malkovich'in Glenne ile altı yıllık evliliği, Michelle Pfeiffer ile yasak ilişkisinin ortaya çıkmasından sonra bitti. Glenne sonradan Byron McCulloch ile evlendi. 2017 yılında 62 yaşında hayatını kaybetti. Malkovich şimdi İtalyan yapım tasarımcısı Nicoletta Peyran ile birlikte. Onunla ilişkisi ise büyük ölçüde geçmişte yaşadığı deneyimlerin de etkisiyle gayet başarılı bir şekilde devam ediyor.PFEIFFER BU İLİŞKİ HAKKINDA HİÇ KONUŞMADI: Michelle Pfeiffer ise bu yasak ilişkinin ardından o sırada evli olduğu Peter Horton'dan boşandı. 1993 yılından bu yana da yapımcı David E. Kelley ile mutlu bir evlilik sürdürüyor.

Devamını Oku