O yakın tarihin en usta sinema yıldızlarından biri olarak hafızalara kazındı... Daha doğrusu beyazperdenin güldüren yüzü, gezegenin modern çağlardaki en usta komedi oyuncusuydu milyonlarca kişi için... Özellikle de yüzünü kullanma konusundaki ustalığı sayesinde hem büyük bir hayran kitlesi edindi hem de servet kazandı.Ama işin aslına bakılırsa bir süredir her şeyi geride bırakıp kelimenin tam anlamıyla 'kaçtı...' İnzivaya çekildi ve artık bambaşka bir hayatı var.Hollywood'un parlak ışıklarının çok uzağında üstelik sahte bir isimle ve bazen de haftanın hangi günü olduğunu bile bilmeden yaşıyor. Yazıyor, resim çiziyor, çok gerekmedikçe eski hayatına adım bile atmıyor.HAYATINI DEĞİŞTİRDİBu münzevi ünlünün kim olduğuna gelirsek... Maske, Grinch, Salak ile Avanak başta olmak üzere sayısız filmde kamera karşısına geçen Jim Carrey!Bugün 63 yaşında olan Jim Carrey, bir dönem Hollywood'un paylaşılamayan yıldızlarından biriydi. Özellikle mimiklerini kullanma konusundaki ustalığıyla yapımcıları peşinden koşturuyordu.O dönemde de hayatı bir setten diğerine giderek geçti zaten.Fakat sonra 2010'lu yılların ortalarına gelindiğinde hem rol aldığı filmlerin sayısı azaldı hem de kırmızı halıda görünürlüğü.Son olarak da geçen yıl Kirpi Sonik filminde çalıştıktan sonra bu kez gerçekten sırra kadem bastı. Halkın karşısına çıkmaz oldu. Ta ki bu ayın başında gerçekleşen özel bir etkinliğe kadar.İNZİVAYA ÇEKİLDİ... BAZEN HANGİ GÜN OLDUĞUNU BİLE BİLMİYORİngiliz The Sun gazetesinin ortaya çıkardığına göre Carey, bir tür inzivaya çekildi... Artık Hawai'de Maui adasında yaşıyor.Sürdürdüğü hayat ise 180 milyon dolarlık servetine hiç uygun değil. Sahte bir isim kullanıyor ve bazen haftanın hangi günü olduğunu bile bilmeden yaşıyor.Anlatılanlara göre sık sık plajda çıplak ayakla dolaşırken görülüyor. Yazı yazıyor, resim çiziyor.The Sun'a konuşan yakınlarının anlattığına göre Jim Carrey'in hayata bakışındaki bu değişim bundan üç yıl önce 60 yaşına girdiğinde başladı. Carrey, zamanın ne kadar hızlı geçtiğini fark etti ve modern dünyadan kopmak istedi. Artık bu dünyanın bir parçası olmak hoşuna gitmez oldu.Bu durum bir tür kendini keşfetme yolculuğuna dönüştü...SEVGİLİSİNİN CANINA KIYMASI ONUN HAYATINI ETKİLEDİAma onun yaşadığı basit bir emekli olma isteğinden farklı... Carrey'in hayata bakışının değişmesinde sevgilisinin kendi canına kıymasının da büyük etkisi var.Ondan ayrılma kararı, sonrasında genç kadının ölümü ve kaleme aldığı notlarda ona yönelttiği suçlamalar derken hayat Carrey için eskisinden çok farklı bir hale geldi.İrlandalı makyaj sanatçısı Cathriona White ile Jim Carrey, 2012'de tanıştılar. O sırada White bir başkasıyla evliydi.Ama ikisi de aşka direnemedi. Yine de inişli çıkışlı bir ilişkileri oldu... İkinci kez ayrılmalarının ardından Cathriona henüz 30 yaşındayken kendi canına kıydı.SUÇLAMALARI REDDETTİDoğrusu, onun bu dünyadan çekip gitmesi Jim Carrey'i de büyük bir vicdan muhasebesiyle ve ciddi suçlamalarla karşı karşıya bıraktı.Öncelikle olay Jim ile Cathriona'nın ikinci kez ayrılmasından dört gün sonra gerçekleşti. Genç kadın geride bıraktığı notta da Jim'in ilişkilerini bitirme isteğinin kalbini ne kadar kırdığını hiç saklamadı.Ama bu kadarla sınırlı kalmadı. Cathriona'nın IPad'inde bulunan notlara göre Carrey onu kötü alışkanlıklarla tanıştırmıştı... Ayrıca zihinsel olarak da istismarda bulunmuştu iddiasına göre.KARİYERİ DUVARA TOSLADIJim Carrey, kendisine yönelik bu suçlamaları reddetse de kariyeri bu durumdan büyük yara aldı. 2016'da vizyona giren Dark Crimes ve The Bad Batch adlı filmleri başarısızlık duvarına tosladı.Carrey sonradan Sonic The Hedgehog (Kirpi Sonik) filminde görev aldı. Ama doğrusu artık kendini tükenmiş hissediyordu. O zamandan sonra da bir daha kamera karşısına geçmek istemedi.Yakınlarının The Sun'a anlattığına göre Jim Carrey, yılda 5 ya da altı tane film teklifi alıyor. Ama hepsini de reddediyor. Yapılan yorumlara göre bu sektör onu tüketti ve mesleğine olan sevgisini kaybetti Carrey.
Özetlemek gerekirse Prens William'ın eşi Kate Middleton, geleneksel yardım gecesindeki giyimi kuşamıyla kardeşi Prens Harry'nin eşi Meghan Markle da yaptığı ilginç açıklamalarla bir kez daha dünya sahnesine çıktı. Hem de aynı anda. Aslına bakılırsa Kate konumu gereği konuşup herhangi bir açıklama yapmadı. Ama Meghan Markle, Harper's Bazaar dergisinin Aralık 2025- Ocak 2026 sayısına hem dikkat çeken pozlar verdi hem de çok konuşulacak açıklamalar yaptı. KENDİNİ DEFİLEYE DAVET ETTİRMİŞ44 yaşındaki Meghan Markle'ın değindiği konulardan biri de geçtiğimiz eylül ayında Paris Moda Haftası kapsamında arkadaşı Pierpaolo Piccioli'nin tasarımlarının sergilendiği Balenciaga defilesine gidişi oldu. Prens Harry ile evlendikten sonra aldığı unvanla Sussex Düşesi Meghan Markle, o defileye kendi kendini davet ettirdiğini söyledi. Markle, arkadaşı Piccioli'yi kast ederek "Onun için heyecanlıydım" dedi. Ona telefonundan yazılı mesaj göndererek "Oraya gelip seni desteklemekten mutluluk duyarım" dedi. Sonuçta da kendi kendini defileye davet ettirmiş oldu. Söylediğine göre Pierpaolo Piccioli de kendisi de son ana kadar defileye katılacağını sürpriz olarak sakladı. "Bunu sır olarak sakladık. İkimiz de çok eğlendik" diye konuştu Markle.ÇOCUKLARI CESARETİN DEĞERİNİ ÖĞRENSİN İSTİYORDüşes, röportajda Harry ile evliliğinden dünyaya gelen 6 yaşındaki oğlu Archie ve 4 yaşındaki kızı Lilibet ile yaşantısından da söz etti. Annelik ile çalışma hayatı arasında nasıl denge kurduğunu anlattı.Evden çalıştığını, iki çocuğu ve kocası Harry ile evde vakit geçirebildiği için şanslı olduğunu anlatan Markle "Ofisim mutfağın hemen yanında. Evden çalışabilmeyi seviyorum" diye anlattı durumu. Bunu da "Büyük bir lüks" olarak tanımladı. Markle, kendi çalışma hayatının çocuklarına esin kaynağı olup olmadığına ilişkin bir soruya da As Ever markasının bir ürünü olarak çıkardığı reçelleri örnek gösterdi. "Umarım çocuklarım cesaretin ne kadar büyük bir değer olduğunu görebilir. Reçeli ocakta kaynar haliyle bile gördüler" dedi.'BU DÜNYADA KİMSE BENİ HARRY'DEN ÇOK SEVEMEZ'Meghan Markle, röportajda 41 yaşındaki kocası Prens Harry'ye de övgüler yağdırdı.Harry'de dikkatini çeken ilk özelliğin "çocuksu bir şaşkınlık ve şakacılık olduğunu" anlattı. "Bu özelliğine çok kapıldım" diye Harry'ye olan sevgisini anlattı Meghan Markle. Sonra da sıra kocasının, kendisini nasıl sevdiğine geldi. Bunu da "Beni çok cesurca, tüm benliğiyle seviyor" diyerek özetledi. Ama bununla yetinmedi: "Bu dünyada hiç kimse beni Harry'den daha fazla sevemez. Yani ben biliyorum ki o her zaman beni yeterince desteklediğinden emin olmak isteyecek."ODAYA GİRERKEN BİLE KENDİNİ ANONS ETTİRİYORBu arada Meghan'ın Harper's Bazaar'a verdiği röportajda onunla ilgili tuhaf bir ayrıntı da ortaya çıktı... Markle ile röportaj yapan gazeteci Kaitlyn Greenidge'in anlattığına göre Markle, sadece iki kişinin bulunduğu bir odaya girerken bile kendini anons ettiriyor. Hem de kocası Prens Harry ile birlikte ayrıldıktan sonra eleştiri yağmuruna tuttuğu İngiliz kraliyet ailesinin kendisine verdiği unvanla!Gazeteci Kaitlyn Greenidge, katıldığı bir programda bu ilginç durumu anlattı. Söylediğine göre röportaj için Meghan'ın bir arkadaşına ait olan New York'taki bir eve gittiler. O sırada odada yalnızca kendisi ve Markle olacaktı. Gerisini Kaitlyn Greenidge şöyle anlattı: " Eve girdiğimde, evin görevlisi 'Sussex Düşesi Meghan" diye anons etti. Gazeteci, Markle'ın Los Angeles'ta bir doğa tarihi müzesine yaptığı bir ziyaret sırasında da benzer bir olaya tanık olduğunu anlattı. "Bir golf arabası yanaştı. Lastiklerinin altındaki çakıllar çıtırdıyordu. O sırada da birisi "Sussex Düşesi" diye anons ederek onun geldiğini haber verdi" dedi Greenidge.UZMAN DEĞERLENDİRDİOnun bu açıklamalarından sonra kraliyet yorumcusu Richard Fitzwilliams da bir değerlendirmede bulundu. Williams "Meghan'ın, Oscar Wilde'ın 'Kendini sevmek, ömür boyu sürecek bir aşkın başlangıcıdır' sözlerini ciddiye aldığını hep hissettim" diye ilginç bir yorum getirdi. Sonra da daha ciddi bir şekilde "Bu durum Meghan'ın, kraliyet statüsüne verdiği önem hakkında çok şey anlatıyor" diye sürdürdü sözlerini. Fitzwilliams'ın yorumuna göre Meghan ile gazeteci Greenidge'in ilk karşılaştıkları evde birbirlerine bu şekilde anons edilmeleri zaten gerekirb Ama asıl sorun bunun tek taraflı gerçekleşmesi. "Gazetecinin de Meghan Markle'a aynı şekilde tanıtılması gerekirdi. Ayrıca bu tek taraflı anons Meghan'ı akılsız konumunda gösteriyor" diye değerlendirdi durumu Fitzwilliams.
Sinemanın ünlü oyuncularından Arnold Schwarzenegger'ı nasıl bilirsiniz? Elbette birbirinden sürükleyici filmleri, bu yaşına gelmesine rağmen köşesine çekilmemesi... Tabii bir de karısını, evdeki hizmetliyle aldatıp ondan bir çocuk sahibi olması skandalıyla.Ama onun çok bilinmeyen bir başka özelliği daha varmış. Onu da eski karısı Maria Shriver ile evliliğinden dünyaya gelen dört çocuğunun en büyüğü olan Katherine Schwarzenegger Pratt katıldığı bir programda anlattı.ÇOK KATI BİR BABAYDIOyuncu Chris Pratt ile evli olan Katherine, babası Arnold'un, kendilerini çocukken çok katı bir disiplinle büyüttüğünü söyledi.35 yaşındaki Katherine, Hoda Kotb'un Making Space adlı podcast yayınına konuk oldu. Orada da babasının çok katı kurallara sahip olduğunu, eğer uymazlarsa bunun sonuçları olduğunu anlattı.Katherine Schwarzenegger "Babam çok katıydı... Ev işlerine çok önem verirdi. Her sabah yatağımızı toplamak, çamaşırlarımızı kirliye atmak ya da yıkamak, perdeleri açmak, ışıkları söndürmek, banyolarımızı temizleme ve kıyafetlerimizi toplamak zorundaydık" dedi.Üç çocuk annesi Katherine, eğer bütün bunları yapmazlarsa babaları Arnold'un gayet sert bir karşılık verdiğini de saklamadı.ORTADA BULDUĞU EŞYALARI ATEŞE ATARDIGenç kadın "Eğer eşyalarımızı ortada bırakırsak babam hepsini ateşe atardı" dedi. Sonra da şunları söyledi: "Babam 'Bunları toplamadığına göre demek önemsemiyordum. Sorumluluk sahibi olmalısınız' derdi."Katherine, bir keresinde kurutucudaki çamaşırları makineden çıkarmadan bir okul etkinliğine gittiği günü de hatırladı. Söylediğine göre Arnold gidip onu etkinliğin yapıldığı yerden aldı ve eve götürdü. Sonuçta Katherine de çamaşırları kurutucudan çıkardı.O dönemde babasına çok sinirlendiğini gizlemedi Katherine. Ama kendisi de üç çocuk sahibi olduktan sonra aslında babasının yöntemlerinin ne kadar yararlı olduğunu düşünmeye başladığını itiraf etti.'BEN DE ÇOCUKLARIMA AYNISINI YAPACAĞIM': Chris Pratt ile evliliğinden iki kız bir erkek üç çocuğu bulunan Katherine "Ben de çocuklarıma aynısını yapacağım. Yani her şey bir döngüye giriyor" diye konuştu.
Tom Cruise denilince aklınıza ne geliyor? Elbette öncelikle başarılı ve öyle herkese nasip olmayacak bir kariyer... Hırs, disiplin, azim... Ve elbette resmi kayıtlara göre şimdilik 600 milyon dolarlık diğer yandan her geçen gün giderek büyüyen bir servet.Hollywood'un, 63 yaşına gelmesine rağmen, yarı yaşındaki gençlere meydan okuyan "ebedi" delikanlısı Cruise son dönemde filmleri kadar aşk hayatıyla da gündemde.ASLINDA HİÇ GERÇEK AİLE SICAKLIĞINI HİSSEDEMEDİBugüne kadar Mimi Rogers, Nicole Kidman ve Katie Holmes ile üç evlilik yapan Cruise ikisi evlatlık biri biyolojik üç çocuk babası oldu. Diğer yandan da hiç gerçek bir ailenin sıcaklığını hissedemedi.Üç evliliği de domino taşları gibi yıkılıp gitti. Katie Holmes ile evliliğinden dünyaya gelen tek biyolojik kızı Suri'yi bile boşandıktan sonra bağrına basmadı.Zaten bu üçüncü boşanmasından sonra da hayatında öyle uzun süreli ciddi bir ilişkisi olmadı.Yaklaşık iki yıldır adı Kübalı genç yıldız Ana de Armas ile anıldı. Hatta onunla el ele görüntü bile verdi. Nişandan, evlilik anlaşmalarına hatta düğüne kadar çok sayıda söylenti dolaştı haklarında.Ama o da elinden uçup gitti. Bir kez daha yalnız kaldı.HAYATINA GİREN KADINLARIN İŞİ KOLAY DEĞİLİşte bu konuda söylentiler çeşitli. Öncelikle ve en çok konuşulan ayrıntı Cruise'un ileri gelenlerinden biri olduğu Scientology tarikatının ilkelerine göre yaşaması. Bu yüzden de hayatına giren kadınları öyle kolay bir hayat beklemiyor.Buna en basit örnek de Katie Holmes'un kızı Suri'yi, ağrı kesici kullanmadan ve tek bir çığlık bile atmadan dünyaya getirdiğine dair söylenenler. Daha da ötesinde Suri'nin annesi ve babası boşanıncaya kadar tek bir arkadaşının bile olmaması.Katie Holmes de zaten Cruise'dan boşandıktan sonra evliliğine dair tek kelime etmedi.Tom Cruise'un sahip olduğu onca servete, şöhrete ve yıllara meydan okuyan fiziğine rağmen yalnız kalmasının en önemli nedeninin, mükemmeliyetçiliğinin yanı sıra Scientology tarikatının inanışlarına sıkı sıkı bağlı yaşaması olduğu söyleniyor.SON AYRILIK ESKİ MENAJERİNİN SÖZLERİNİ AKILLARA GETİRDİAna de Armas ayrılığının ardından da onun gençlik yıllarına dair Hollywood'daki ilk menajerinin anlattıkları hatırlara geldi.Bunları kısaca özetlemek gerekirse Tom Cruise aslında kimseleri sevebilecek biri değil. Kendine ve dış görünüşüne takıntılı, başarı hırsıyla yanıp tutuşan ve zor çocukluğunun izlerini bir türlü silemeyen biri.Henüz 18 yaşında Hollywood'a ilk adımını attığı dönemde onun menajerliğini üstlenen hatta evindeki bir odayı bir süreliğine ona veren Eileen Berlin önceki yıl ünlü yıldızla ilgili çok da bilinmeyen gerçekleri dile getirmişti.Berlin'in anlattığına göre o yıllarda Tom Cruise hırslıydı ama bir yandan da kendine güveni yoktu.'İNSANLARI SEVEBİLDİĞİNİ SANMIYORUM'İlk menajeri Tom Cruise'un gençlik yıllarında onda görmediği tek şeyin "Mutluluk" olduğunu hiç gizlemedi.Ayrıca Cruise zaman zaman öfke nöbetlerine kapılıyor. Görevimiz Tehlike filminin setinde çalışanlara bağırıp çağırdığını gözler önüne seren ses kaydı da ortaya çıkmıştı zaten.Eski menajerinin söylediğine göre bunun nedeni çocukluk yıllarında yaşadıkları. Özellikle de babasının ona karşı sergilediği zorbalık.Bunlardan birine göre babası, Tom'un kendisine aldığı doğum günü hediyesini bile kalkıp onun yüzüne fırlattı. İşte o yaralı çocukluğun etkisi de bu yaşında bile Cruise'un yakasını bırakmadı.Tom Cruise'un insanlarla özellikle de aşk hayatına dair yorumları da oldu Eileen Berlin'in... Eski menajer Tom'un, her üç evliliğinin de yıkılmasına hiç şaşırmadığını anlattı. Çünkü ona göre aslında Tom Cruise birilerini gerçekten sevmeyi bilmiyor. Tek sevdiği yaptığı iş.BOŞANDI... TEK BİYOLOJİK KIZINI BİR KERE BİLE BAĞRINA BASMADITom Cruise, bugüne kadar üç kez evlendi. İlk evliliğini 1987 ile 1990 arasında Mimi Rogers ile yaptı. Ardından 1990 ile 2001 arasında Nicole Kidman ile evli kaldı.Bu süreçte çift, Isabel ve Connor adında iki çocuk evlat edindi. Boşanmalarının ardından çocuklar Cruise ile yaşamaya devam etti. Cruise, üçüncü evliliğini 2006 ile 2012 arasında Katie Holmes ile yaptı.Bu evlilikten de bugün 19 yaşında bir genç kız olan tek biyolojik çocuğu dünyaya geldi. Ama Holmes ile boşandıktan sonra Tom'u kızının yanında gören olmadı.Bütün bu yorumlara ve onu gençlik yılalarında evinde bile misafir eden eski menajerinin anlattıklarına göre Tol Cruise'un evlilik ya da ilişkilerinde gerçekten mutlu olması kolay değil.Yine eski menajeri Eileen Berlin'in yorumuna bakalım: " "Onun için üzülüyorum. Yalnız ve bu yüzden endişeleniyorum. Çalışabildiği kadar çalıştığı ve bu tür filmler yaptığı süreçte mutlu olacak. Ama bir gün bunu yapamadığında ne olacak, bilmiyorum."
Her ne kadar korksa da günün birinde gerçekten kaybetmek istemediği birini bulduğunu düşünür ve kendisine uzanan eli tutar. Ama bir yandan da hep içi içini yer... "Ya onu da kaybedersem... Ya o da beni üzerse... Ya kalbim bir kez daha kırılırsa..." diye düşünür durur...DAHA ŞİMDİDEN KAYBETMEKTEN KORKUYOR İşte 9 yıllık nişanlısı Orlando Bloom'dan ayrılan Katy Perry de şu sıralarda böyle kaygılar içinde.Bir yandan Kanada'nın eski başbakanı Justin Trudeau ile dolu dolu bir aşk yaşıyor. İlişkileri çok yeni olmasına rağmen belli ki 41 yaşındaki Perry ile 53 yaşındaki Trudeau, gayet mutlu. Zaten el ele kamera karşısına çıktıkları ilk seferinde yüzlerinde oluşan utangaç gülümsemenin nedeni de bu.Diğer yandan Katy Perry ile ilgili bazı çarpıcı söylentiler dolaşıyor ortalıkta.Bunlara göre ünlü şarkıcı, Justin Trudeau'nun "hayatının aşkı" olduğunu düşünüyor ve onun da elinden uçup gitmesinden korkuyor. Bunu önlemek için de kendince bazı adımlar atıyor...Bunlardan biri gayet normal. Herkes gibi güvendiği arkadaşlarından dostlarından fikir alıyor. Ayrıca Perry duanın gücüne de inanıyor bir yandan.Ama yakın dostlarının söylediğine göre Katy Perry, bir medyumdan da destek alıyor.MEDYUMLARA DANIŞIYOR İngiliz Daily Mail gazetesine konuşan bir arkadaşı "Katy psişik güçlere hayran.. Öyleyse neden bundan yararlanmasın ki! Geçmişte medyumlar onun için çok iyi çalıştı. Bu yüzden Justin ile ilişkisinde avantajlı olmak için onların harika enerjisine güveniyor" dedi.Aynı arkadaşına göre yeni sevgilisi Justin Trudeau, Katy Perry için gerçekten çok önemli. Onun tam da aradığı insan olduğunu düşünüyor. Bu yüzden de sevgilisine nasıl davrandığına dikkat ediyor.İşte danıştığı medyum da bu işe yarıyor.Arkadaşlarının anlattığı böyle. Ama görünüşe göre bu gibi adımlar her zaman çok da işe yaramıyor. En azından uzun süreli yaramıyor.ORLANDO BLOOM İÇİN BÜYÜ YAPTIĞINI SÖYLEMİŞTİ Çünkü psişik konulara ilgisi bilinen Katy Perry, ayrıldığı nişanlısı Orlando Bloom'u bulmak için "büyü yaptığını" söylemişti. Hatta seçici kurulunda yer aldığı American Idol yarışmasında psişik yetenekleri olan bir katılımcı ona Orlando Bloom'un "ruh eşi" olduğunu bile söylemişti.'ONU GEÇMİŞ YAŞAMLARIMDAN BİRİNDEN TANIYORUM' Aslına bakılırsa Katy Perry, astroloji, numeroloji, geçmiş yaşam şifacıları, tarot gibi konularla çok ilgili olduğunu yakın çevresi yıllardır biliyor.Anlatılarlara göre Katy Perry'nin Justin Trudeau ile ilişkisi yeni olsa da sevgilisiyle ilgili çarpıcı sözler söylüyor. Bir arkadaşı Perry'nin, Justin Trudeau ile geçmiş hayatlarından birinde tanıştığına inandığını söyledi.Katy Perry'nin yakın çevresinin ileri sürdüğüne göre Justin Trudeau ile ilişkisi yeni olsa da çift bu işi gayet ciddiye alıyor.İKİSİNİN DE BAŞINDAN BİR EVLİLİK GEÇTİ Perry, 2010 ile 2012 arasında Russell Brand ile bir evlilik yaşadı. Ardından 2016 yılının Altın Küre töreninde Orlonda Bloom ile tanıştı. Bir yıl sonra flört etmeye başladılar.Bloom 2019'un Sevgililer Günü'nde Perry'ye evlenme teklif etti. Nişanlanan çiftin bir yıl sonra da kızları Daisy Dove dünyaya geldi. Herkes evlenmelerini beklerken onlar ilişkilerinin bittiğini açıkladılar.Justin Trudeau ise Sophie Gregoire ile 18 yıllık evliliğini 2023 yılında bitirmişti.Justin Trudeau, Sophie Gregoire ile 18 yıllık bir evlilik yaşadı. Bu evlilikten üç tane çocukları oldu.
Dışarıdan bakıldığında kraliyet ailelerinin hayatı kusursuz bir mutlulukla dolu gibi görünür... Belli açılardan refah içinde olsalar da bu hayatta kimsenin sonsuz bir mutluluğa sahip olması mümkün değil. Taçları, tahtları ve mücevherleri olan kraliyet ailelerinin bile!Bunun en çarpıcı örneği de İngiliz kraliyet ailesi... Asırlardır korunan taht ve tacın bedeli öyle kolay ödenmedi elbette. Üstelik aile üyeleri de herhangi bir sorun yaşadıklarında bunu bütün dünya biliyor.Sıradan ailelerde bir tür kardeş kavgası olarak "kol kırılır yen içinde kalır" misali saklı tutulacak William ile Harry çekişmesi bile gözler önünde yaşanıyor.Son dönemde de ailenin başında aslında yıllardır bitmeyen bir sorun var... Daha doğrusu bir kişi: Prens Andrew.Gençlik yıllarından beri zaman zaman ailesinin başını ağrıtan Andrew; geçtiğimiz hafta unvanlarını bırakacağını açıkladı. Bunun nedeni de Jeffrey Epstein skandalına adının karışmış olması.Bu işin bir yanı. Bir de diğer yanı var: Andrew, doğumundan itibaren York Dükü unvanını taşıyordu. Şimdi konuşulan ve hakkında teoriler üretilen konu York Dükü unvanının kime geçeceği.Geleneksel olarak bu unvan hükümdarın ikinci sırada dünyaya gelen oğluna veriliyor. Ama York Dükü unvanı tarih boyunca bakıldığında öyle çok da güzel çağrışımlar yapmıyor.Asırlar öncesine bakıldığında bu unvan zaten 'lanetli' olarak anılıyordu. Şimdi ise Prens Andrew'nun yaptıkları nedeniyle aynı zamanda "zehirli" olarak da anılır oldu.Aile içinde süregelen kurala göre Prens William tahta çıktığında York Dükü unvanını küçük oğlu Louis'ye vermesi gerekiyor aslında. Ama kraliyet uzmanlarının ileri sürdüğüne göre William, bu konuda bir geleneği yerle bir edecek ve oğluna bu 'uğursuz ve lekeli' unvanı vermeyecek.Kraliyet uzmanı Hilary Fordwich, Fox News Digital'a yaptığı açıklamada, "Korkunç derecede lekelenmiş York Dükü unvanı, ne Prens Louis'ye ne de başka bir kraliyet ailesi üyesine, muhtemelen bizim ömrümüz boyunca veya öngörülebilir gelecekte verilmeyecek" yorumunda bulundu.Uzmana göre York Dükü unvanının kullanımı halkın gözünde çağrıştırdığı olumsuzlukların kamuoyunun zihninden tamamen silinmesi için uzun bir süreliğine kullanılmayacak.York Dükü unvanının, hükümdarın ikinci doğan çocuğuna verilmesi geleneği Kral 4. Edward ile 1474 yılında başladı.Ama sonrasında bu unvanı taşıyan prensler hiç de öyle hoş bir şekilde anılmadı. Bazılarının başına tüyler ürperten olaylar geldi. York Dükü unvanı da bu yüzden "lanetli" olarak anılmaya başladı.York Dükü unvanını Andrew'dan önce Kraliçe 2. Elizabeth'in babası taşıyordu. Fakat ağabeyi Kral 8. Edward, Wallis Simpson uğruna tahtını bırakınca Elizabeth'in babası, Kral 6. George olarak tahta çıktı.Babasından sonra tahta çıkan Kraliçe 2. Elizabeth bu unvanı Charles'tan sonra dünyaya gelen ikinci oğlu Andrew'ya, Sarah Ferguson ile evlendiği 1986 yılında verdi.Aile içinde her şey normal seyrinde ilerleseydi Prens William tahta çıktığında küçük oğlu yani veliaht olan George'dan sonra dünyaya gelen ikinci oğlu Louis York Dükü unvanını alacaktı.Ama uzmanlara bakılırsa William böyle bir adım atmayacak.Yine kraliyet uzmanı Hilary Fordwich'e göre "yüzyıllardan beri süregelen bu unvandan kopuş fikri bile Andrew skandalının ne kadar ciddi olduğunun bir göstergesi.Fordwich "William, oğlunun itibarsız büyük amcasının anılarıyla lekelenmesini istemez. Amcasının unvanının kalıcı olarak iptal edilmesinin arkasında o vardı ve bu iğrenç skandalın kesin bir disiplin cezasıyla sonuçlanması için güçlü bir şekilde savunuculuk yaptı" dedi.York Dükü unvanına William'ın hiç sıcak bakmayacağı tahminleri de nedensiz değil. Çünkü bu unvan, tarih boyunca hep uğursuz olarak anıldı.Kral 4. Edward'ın ikinci doğan oğlu Richard bu unvanı devralmıştı. Fakat Richard ve büyük erkek kardeşi, babalarının ölümünden sonra Gloucester Dükü olan amcaları tarafından Londra kulesine kapatıldı. İki kardeşten bir daha da haber alınamadı.Bir sonraki York Dükü, kardeşi Arthur'un zamansız ölümünden sonra Kral 8. Henry olarak tahta çıktı. Ama o da kindar ve savurgan kişiliğinin yarı sıra hepsi mutsuz geçen altı evliliği ve bir dizi kanlı savaşla hatırlanıyor bugün.İlerleyen yıllarda dönemin hükümdarı 6. James'in ikinci oğlu olan Charles, York Dükü unvanını aldı. Veliaht ağabeyinin ölümünün ardından 1. Charles olarak tahta çıktı. Ama kanlı bir iç savaşta kafası kesilerek hayata veda etti.Bir sonraki York Dükü'nün hikayesi de pek parlak değil. Dönemin kralı 2. Charles'ın evlilik dışı ilişkilerinden bir dizi çocuğu vardı... Ama karısı Catherine'den hiç çocuğu olmamıştı.. Bu yüzden taht kardeşi James'e yani o zamana kadar York Dükü unvanını taşıyan kişiye geçti.James 2 adıyla tahta çıkan kral üç yıl sonra parlamento tarafından azledildi ve taht kız kardeşi Mary'ye geçti. Hayatı da sürgünde bitti.İşte tarihte yaşanan bütün bu kötü ününe rağmen Kralize Elizabeth en gözde oğlu oldu söylenen ikinci oğlu Andrew'ya evlenirken bu unvanı vermişti. Ama onun döneminde de York Dükü unvanı pek de olumlu şekilde anılmadı.Bütün bunlar yüzünden de William'ın küçük oğluna bu unvanı vermeyeceği ileri sürülüyor.
Evlenmelerinden bu yana tam 10 yıl geçti. Ama onlar hala ilk günkü gibi birbirlerine aşık olduklarını her fırsatta gösteriyorlar. Bir yandan da iki erkek evlatlarını büyütüyorlar. İşte şimdi bu mutlu çiftten güzel bir haber geldi... Kız bebekleri de aralarına katıldı.10 YILDA ÜÇ ÇOCUK SAHİBİ OLDULARBu anlattığımız ünlü çift, Monako Prensliği'nin bir zamanlar güzelliğiyle parmak ısırtan prensesi Caroline ile genç yaşta kaybettiği kocası Stefano Casiraghi'nin üç çocuğunun en küçüğü olan Pierre ile karısı Beatrice Borromeo… 2015 yılında bir dizi gösterişli törenle evlenen Beatrice ile Pierre'in iki oğluna ek olarak bir de kız bebekleri dünyaya geldi.Böylece 38 yaşındaki Pierre ile 40 yaşındaki Beatrice, ailelerini biraz daha genişletmiş oldu. Çift bebeklerine Bianca Carolina Marta adını verdi. Bebeğin Carolina ismi ise babaannesi yani Pierre'in annesi Prenses Caroline'i bir saygı duruşu niteliğinde. Her ne kadar Monako Prensliği'nin başındaki Grimaldi ailesine gelin gitse de kendisi de varlıklı bir aileye mensup olan Beatrice üçüncü bebeğini beklediğini geçen mayıs ayında katıldığı bir moda etkinliğinde gözler önüne sermişti.Sonunda bebek de aralarına katıldı.İKİ TANE ERKEK EVLATLARI VARBeatrice ile 39 yaşındaki Pierre Casiraghi'nin ilk oğlu, 2017'de düğünlerinden iki yıl sonra dünyaya geldi. Çift, bu bebeği Pierre'in babasının anısına Stefano adını verdi. İkinci bebekleri Francesco ise ondan bir yıl sonra aralarına katıldı. Şimdi de kızları doğdu. Beatrice, her ne kadar Monako Prenslik ailesine sonradan katılmış olsa da güzelliği ve zarafetiyle kendisini görenlere "Tam da bir dönemin güzellik simgesi Grace Kelly'nin gelini" dedirtiyor. İtalyan kökenli aristokrat bir aileden gelen Beatrice Milano'daki Bocconi Üniversitesi'ni bitirdikten sonra Columbia Üniversitesi'nde gazetecilik eğitimi aldı.AŞKIYLA MAGAZİN BASINININ MANŞETLERİNE ÇIKTI2013 yılında Newsweek ve Daily Beast'e katkıda bulundu. 2009 yılında Il Fatto Quotidiano'da muhabir olarak çalıştı. Politik içerikli röportajlar yaptı. İtalya'da birçok TV kanalında sunucu ve muhabir olarak görev aldı. Son olarak yönettiği The King Who Never Was adlı belgeselle konuşulan Beatrice Borromeo, benzer türde başka birçok filme de imzasını attı. Ülkesinde bilinen bir gazeteci ve belgeselci olan Borromeo, 2008 yılında magazin gazetelerinin manşetlerine çıkmaya başladı. Bunun nedeni de Prenses Caroline ile genç yaşta hayata veda eden Stefano Casiraghi'nin evliliğinden dünyaya gelen üç çocuğundan biri olan Pierre ile olan beraberliğiydi. Çift, 2015'te Manaco Sarayı'nda düzenlenen resmi bir törenle evlendi. Beatrice ile Pierre'in nikah töreni 1 Ağustos'ta yapıldı. Düğünleri ise çiftin ailesinin sahip olduğu adada gerçekleşti. Çift, bazı kesimler tarafından çok da sempatiyle bakılmayan Monaco prenslik ailesinin en gözde üyelerinden.BABASINI DA BABAANNESİNİ DE TRAJİK ŞEKİLDE KAYBETTİGrace ile Prens Rainier'ın kızı yani Pierre Casiraghi'nin annesi Prenses Caroline, Philippe Junot ile sonu hüsranla biten bir evlilik yaşadı. Sonra Pierre'in babası Stefano Casiraghi ile evlendi. Üç çocukları olan çift mutlu bir hayat sürüyordu. Fakat Stefano Casiraghi'nin katıldığı bir tekne yarışında kaza geçirerek ölmesi, bu mutluluğu sonsuza kadar bitirdi. Prenses Caroline 2001 yılında Honover Prensi Ernst August ile evlendi. Grace Kelly, bir dönem Hollywood'un en parlak yıldızlarından biriydi. Monako Prensi Rainier ile evlenince mesleğine veda etti. Güzellik ve zarafet sembolü olarak görülen Kelly, 1982 yılında 52 yaşında geçirdiği trafik kazası sonucu öldü.
Ama artık olgun bir aile babası olan ünlü oyuncudan ilginç bir itiraf geldi: "Eğer ilk çocuğum böyle olsaydı asla dört çocuk yapmazdım."ERKEK ÇOCUK DOĞDU EVDE KARMAŞA BAŞLADIBu ilginç itirafın sahibi Kanadalı oyuncu Ryan Reynolds… 2012 yılından bu yana Blake Lively ile evli olan Reynolds, artık eski hareketli günlerini geride bıraktı ve tam bir aile babası oldu.Blake Lively ile birlikte dört çocuklarını büyütüyorlar. 48 yaşındaki Reynolds, konuk olduğu Late Night With Seth Meyers adlı programda ailesiyle ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı.Oyuncu dördüncü çocuğunu kast ederek "Eğer ilk çocuğum Olin olsaydı asla dört çocuk yapmazdım" dedi.Reynolds ile Blake Lively'nin en küçük oğlu Olin 2023 yılında dünyaya geldi. Onun dışında da 10 yaşında James, 9 yaşında Ines, 6 yaşında Betty adında üç tane daha çocuğu var ünlü çiftin.'KIZLARI BÜYÜTMEK DAHA KOLAYDI'Ryan Reynolds, dört çocuğun kendileri için "sarsıcı bir deneyim" olduğunu itiraf etti.Oğlu Olin'in öncesinde dünyaya gelen üç kızı büyütmenin çok kolay olduğunu anlattı oyuncu. Ama iş tek oğulları Olin'e gelince durumun değiştiğini itiraf etti."Olin dünyaya gelmeden önce New York'taki evimizde tuhaf olan hiçbir şey yoktu. Üç kızı büyütmek, her şeyi kırıp dökmek isteyen bir erkek çocuğu büyütmekten çok daha kolaydı" diye konuştu.Özetle Ryan Reynolds, dört çocuğunun en küçüğü olan oğlu Olin'in kız kardeşlerine oranla epey yaramaz olduğunu anlattı. Eğer en büyük çocuğu Olin olsaydı, dört çocuk yapmayı hiç düşünmeyeceğini de sözlerine ekledi.ANNESİNE GÖRE İSE ROMANTİK BİR BEBEK: 38 yaşındaki Blake Lively ise geçen aylarda katıldığı bir programda küçük oğlu Olin'in çok romantik bir çocuk olduğunu anlatmıştı. Güzel oyuncu o röportajında "Ne zaman odaya girsem bana 'Anne, aşkım' diye sesleniyor. Sanki ben onun için bütün zamanların en büyük aşkıymışım gibi davranıyor. Bu dünyada hissedilebilecek en güzel duygu" diye anlatmıştı.DERT YANDI AMA BU HAYATA MİNNETTARAslına bakılırsa Ryan Reynolds her ne kadar erkek çocuk büyütmenin zorluğundan dert yansa da yine de Lively ile birlikte kurdukları bu hayattan çok memnun...Bunu da bir röportajında açık açık söyledi zaten: "Birlikte inşa ettiğimiz bu hayata minnettarım" diye konuştu.Dört çocuklarından bazılarının kendisinin ve Blake Lively'nin yatağında yatmazlarsa uyuyamadıklarını anlattı Reynolds.Ardından da "Tekrar yayılıp normal bir şekilde uykuya dalmayı nasıl da isterdim" diye konuştu.Fakat sohbet sırasında söylediği bir ayrıntıyı tekrarlayıp bu durumun sonsuza kadar sürmeyeceğinin bilincinde olduğunu da ekledi: "Bundan 30 ya da 40 yıl sonra şu ana geri dönmek ve tadını çıkarmak için neler verebileceğimi de biliyorum.