Halasından yana bir umudu vardı ama o da soldu: Ayrılmayı sen istedin... Artık aile desteğini unut!

4 Ekim 2025

 Zaten geçmişi de çalkantılarla dolu olan aile öyle ya da böyle bir istikrar oturtmuştu... Ama gençliğinden beri ailesinin başına türlü çeşitli "çoraplar ören" Harry'nin, 2018'de Amerikalı oyuncu Meghan Markle ile evlenmesinden sonra bu düzen değişmeye başladı. Önce Prens William'ın karısı Kate Middleton ile Prens Harry'nin karısı Meghan Markle arasındaki anlaşmazlık olarak lanse edilen durumun hiç öyle olmadığı kısa sürede ortaya çıktı. Yaşanan, öyle bilindik bir elti çekişmesi değildi... Asıl sorun William ile Harry arasındaydı... Zaten bunun ortaya çıkmasından bir süre sonra Harry ve karısı Meghan, oğullarını da alıp ABD'ye taşındı. Ayrılığın ardından Oprah Winfrey'e verdikleri röportaj, Londra'daki hayatlarını anlatan TV programı, Harry'nin Spare (Yedek) adlı kitabı derken aileyi öyle bir eleştiri bombardımanına tuttular ki aralarındaki uçurum giderek derinleşti. İpler kopma noktasına geldi. ÇOK PİŞMAN OLDU, BARIŞMAK İSTİYORDiğer yandan Harry, özellikle son zamanlarda ailesiyle, hiç değilse kanser olan babasıyla arasını yumuşatmak için elinden geleni yapıyor. Zaten William onu çoktan 'defterinden sildi.' Babası Kral Charles'ın da görünüşe göre onunla eskisi gibi olma gibi bir fikri yok. Elbette oğlunu tamamen gözden çıkarmadı ama ona artık durması gereken noktayı da acı biçimde hissettiriyor. İşte bütün bu karmaşa içinde Harry'nin güvendiği bir dal vardı iddialara göre... Ailesiyle arasını düzeltme konusunda kendisine yardım edebileceğine inandığı, işin aslına bakılırsa böyle bir gücü de olan biri: Halası Prenses Anne. GÜVENDİĞİ TEK DAL DA KIRILDIKral Charles'ın, 75 yaşındaki kardeşi Anne, gerçekten de ailenin en çok saygı duyduğu, kendini monarşinin ayakta kalmasına adamış, bugüne kadar hayatını hep ailenin katı kurallarına göre yaşamış biri. Üstelik sözü dinlenen bir kişi. Belki de Anne bu işe karışmış olsaydı, Harry ile Kral Charles arasında da bir yumuşama olurdu. Ama söylenenlere göre Anne, yeğeni Harry ile kardeşi Charles'ı barıştırmak için hiçbir girişimde bulunmadı. Buna yanaşmadı bile. Böylece de Harry'nin bu konudaki umutlarını kırdı. 'MADEM GİTTİ... ARTIK AİLE DESTEĞİ ARAMAMALI'Kendisine yakın kaynakların belirttiğine göre Anne, kardeşinin ailesiyle ilgili bu dramanın içine karışmak istemedi. Üstelik büyük kardeşi Charles'ın kanserle mücadelesini bildiği halde. Yine aynı kaynak "Prenses Anne, Harry'nin ailesiyle sorunlarını çözmenin kendi rolü olmadığına inanıyor" dedi. Ailesi söz konusu olduğunda taviz vermek tavrıyla bilinen Prenses Anne, "Harry madem kendi tercihiyle aile içindeki görevlerini bıraktı, artık ailesinin her an arkasında durmasını da beklememeli" diyerek bu konuyu kendi açısından kestirip attı. Başka bazı kaynaklara göre aslında Prenses Anne, Harry için çok iyi bir rehber olabilirdi. Ona 'yedek' bir prens olarak kraliyet hayatına nasıl adapte olacağını öğretebilirdi. HARRY'NİN HALASI DA ASLINDA BİR 'YEDEK'Çünkü Anne aslında kendisi de 'yedek'... Kraliçe Elizabeth ile Prens Philip'in tek kızı olan Anne, günün birinde tahta çıkma olasılığının zayıflığını bilmesine rağmen görevlerini hiç bırakmadı.  80 yaşına merdiven dayadığı şu günlerde bile! Onun bu duyarlılığı da aile içinde yüksek saygı görmesini sağlıyor. Üstelik tahttaki hükümdarın kızı olmasına rağmen ilk evliliğinden dünyaya gelen iki çocuğu Zara ve Peter'ın prens ve prenses gibi unvanlar almasını da istemedi. Bu hakkını kullanmadı. Bunun yerine çocuklarının, gerektiği zamanlarda aile ile bazı etkinliklere katılsalar da normal ve daha rahat bir hayat sürmelerinin de yolunu açtı. Aileye yakın kaynaklara göre eğer Harry de bir anda galeyana gelmek yerine Anne Hala'dan gerekli dersleri alsaydı bugün hem ailesiyle arası iyi olurdu hem de karısı ve iki çocuğuyla birlikte daha farklı bir hayat sürdürürdü.. Harry, özellikle babası Kral Charles'ın kansere yakalanmasından sonra ailesine yakın olabilmek için ciddi çaba göstermeye başladı. İddialara göre Harry, ABD'deki ilk heyecanını yitirdi, İngiltere'deki arkadaşlarını ve hayatını özlemeye başladı. Geçen ay Londra'ya gittiğinde de babasıyla sadece 55 dakika görüşebildi.

Devamını Oku

O ketum adam ilk kez bu kadar açık konuştu: Karımı kanserle boğuşurken görmek çok zordu!

27 Eylül 2025

Aslında evlerinde yatıp dinlenmek isterken bir toplantıya katılmak ve zinde görünmek zorunda kalabilirler... Bazen acı içinde olduklarında ya da eşleriyle tartıştıklarında bile bunu kendilerine saklamaları gerekir... Yüzlerinde kibar bir gülümsemeyle sanki her şey yolundaymış gibi davranmak görevlerinin bir parçasıdır. İngiliz kraliyet ailesinin göz önünde üyeleri Galler Prensi William ile karısı Galler Prensesi Kate Middleton da bunlar arasında... GEÇEN YIL ZOR BİR DÖNEM ATLATTILARHayatın insana çok büyük gibi görünen o sıradan sorunları bir yana Galler çifti geçen yıl çok zor bir dönem atlattı... Önce karın bölgesinden bir operasyon geçiren Kate Middleton sonra da kanser tedavisi görmek zorunda kaldı.O, sağlığı için mücadele ederken kocası William da kısa bir süre dışında genellikle işlerinin başındaydı... Elbette karısının hastalığı onu çok etkiledi. Üstelik çiftin üç tane küçük çocuğu da var... Ama yine de William duygularını fazla dışa vurmadı... Katıldığı etkinliklerde sanki her şey çok sıradanmış gibi davrandı. HİÇ BU KADAR SAMİMİ KONUŞMAMIŞTIKonumu gereği bunu yapmak zorundaydı ama o anlarda içinde nasıl fırtınalar koptuğunu bir kendisi bilir bir de Tanrı! Zorlu günlerinde epey kilo veren William, yine karısının tedavisi sürerken sakal bıraktı. Görünüşe göre o sakalından vazgeçmeye de şimdilik niyeti yok. Öyle ya da böyle Kate iyileşti ve eski hayatına dönmeye başladı. Geçen yaz katıldığı bir etkinlikte tedavinin etkilerini samimi bir şekilde anlattığı anlar dışında da hastalığını çok göz önüne çıkarmadı. O süreçte kocası William da fazla konuşmadı. Sadece zaman zaman gittiği yerlerde karısını soranlara "iyiye gidiyor" tarzı yanıtlar verdi.İLK KEZ İTİRAF ETTİHenüz 15 yaşındayken annesi Diana'yı toprağa veren William, o zaman da acısını dışarıya çok yansıtmamıştı. Ama karısı Kate'in hastalığıyla ilgili dile geldi... Kate hastalığı ve onun getirdiği zorlu tedavi sürecinde güçlü durmaya çalışırken neler hissettiğini ilk kez anlattı. 2024 yılının kendisi ve ailesi açısından bir değerlendirmesini yaptı. Galler Prensi William, bir dijital yayın kuruluşu için hazırlanan The Reluctant Traveler adlı programda Eugene Levy'nin konuğu oldu. Orada da Kate'in hastalığı sırasında yaşadıklarını belki de bugüne kadar örneğini görülmeyen bir şekilde açıkça anlattı. Prens William, karısının kanser tedavisi gördüğü 2024 yılını değerlendirirken "Şimdiye kadar geçirdiğim en zor yıl olduğunu söyleyebilirim" dedi. William'ı en çok zorlayan ayrıntı ise karısı Kate'in kanserle mücadelesini izlemek zorunda kalması.  Hayatın herkesi zaman zaman sınadığını belirten William "Bunun üstesinden gelebilmek de bizi biz yapan şeydir" diye sürdürdü sözlerini...EVDE NE YAPTIĞIYLA İLGİLİ SORUYA ÇARPICI YANIT: Prens William, Eugene Levy'nin "Evde olduğunuz zaman ne yapıyorsunuz?" sorusuna da uyuduğunu söyleyerek yanıt verdi. Bu konuda " Üç küçük çocuğunuz olduğunda uyku hayatınızın önemli bir parçası oluyor" dedi.

Devamını Oku

Yarattığı skandal tarihe geçmişti: Karımın en büyük hayranıyım!

21 Eylül 2025

Hem ünlüler dünyasında hem de sıradan hayatta karmaşık aşk ilişkileri yaşanır elbette... Eşlerini en yakın arkadaşlarıyla aldatanlar, arkadaşlarının karısını ya da kocasını elinden alanlar... Ama bütün bunlar modern çağlara damgasını vuran bir skandalın yanında "çocuk oyuncağı" gibi kalır.Çünkü bu, eşine benzerine çok rastlanır bir durum değil...1990'lı yıllarda yaşanan ve hafızalardan hiç çıkmayan bu skandalın kahramanlarından biri, sinemanın usta yönetmenlerinden Woody Allen… Diğeri de şimdiki karısı Soon Yi Previn.Bugün 89 yaşında olan Allen, o dönemde oyuncu Mia Farrow ile birlikteydi. Aslına bakılırsa kalabalık ve karmaşık bir aileydiler.... Woody Allen, Mia Farrow'un oğulları Moses ve Isaiah ile kızları Dylan ve Tam'i de evlat edinmişti. Woody ile Mia'nın bir de Ronan adında bir biyolojik çocuğu oldu.Bütün bu çocukların yanı sıra Mia Farrow'un eski kocası Andre Previn ile birlikte evlat edindiği bir de kızı vardı... Koreli bir yetim olan Soon Yi…. Genç kız kendisini evlat edinen Andre Previn'in soyadını taşıyordu.Zaten ne yaşandıysa Woody Allen ile Soon Yi Previn'in birbirlerine aşık olmasıyla yaşandı.KARISINA NE KADAR HAYRAN OLDUĞUNU ANLATTIAllen, tam da Mia Farrow ile sevgili olduğu sırada onu evlatlık kızı Soon Yi ile aldatmaya başladı. Bu gerçek elbette uzun süre gizli kalmadı.Bir gün Mia Farrow, Woody Allen tarafından saklanan şoke edici bir şeyi gördü: O sırada 20 yaşında olan Soon Yi'nin erotik fotoğraflarını...Bütün bunlar da Mia Farrow ile Woody Allen ilişkisinin sonunu getirdi.1992 yılında ayrıldılar. Bundan beş yıl sonra da Soon Yi ile Woody Allen evlendi.İşte emektar yönetmen Woody Allen, konuk olduğu bir programda ilk kez böyle bir skandalla başlayan evliliği hakkında konuştu.'YILLAR ÖNCE BİRİ SÖYLESEYDİ İNANMAZDIM'Yeni kitabı Whad's With Baum?'un tanımı için Wall Street Journal'a birröportaj veren Allen, 54 yaşındaki Soon Yi Previn'i anlattı.Karısını "disiplinli, kararlı, harika bir anne" olarak tanımladı Woody Allen. Ayrıca onun inatçı kişiliğine olan hayranlığını da saklamadı.Allen "Eğer bundan yıllar önce birisi bana benden çok genç ve New York geçmişi, benim büyüme çağlarımla hiçbir benzerliği olmayan Koreli bir yetimle evleneceğimi söyleseydi 'Hiç yolu yok.. New Yorklu bir oyuncuyla evleneceğim derdim" diye konuştu.ONLAR DA İKİ KIZ ÇOCUĞUNU EVLAT EDİNDİWoody Allen, 2020 yılında piyasaya çıkan "Apropos of Nothing" adlı anı kitabında da Soon Yi ile ilişkisinin ilk dönemlerini "İlişkimizin ilk dönemlerinde ellerimizi birbirimizden ayıramıyorduk" diye anlatmıştı.Allen yine o kitabında Mia Farrow'un, kendisinin sakladığı Soon Yi'nin erotik pozlarını bulduğunda neler olduğunu da anlattı. "Elbette onun öfkesini, büyük şaşkınlığını, kapıldığı dehşeti anlıyorum... Doğru tepkiydi."Woody Allen ile Soon Yi Previn, 1997 yılından bu yana uyumlu bir evlilik sürdürüyor. Evlendiklerinde Soon Yi 27, Woody Allen ise 62 yaşındaydı. Çift, Uzakdoğu kökenli iki kız çocuğu evlat edindi.  

Devamını Oku

Sarı saçlarından sen suçlusun Kate! Peruk taktığı iddialarına son noktayı koydu

13 Eylül 2025

 Kim bilir belki de insanlar onun peri masalına benzeyen hayatına bakıp bu dünyada iyi şeyler de olabileceğine dair umutlarını koruyorlar... O yüzden de nefes bile almadan attığı her adımı takip ediyorlar.HASTA BİLE OLSA PERİ MASALI PRENSESİAttığı bir adımla dünya gündemini değiştiren bu kişi İngiliz kraliyet ailesinin gelini, geleceğin kralı Galler Prensi William'ın karısı, Galler Prensesi Catherine.Tarih sahnesinde Kraliçe Catherine olarak anılacak ama halk ve basın onu yıllardır Kate Middleton olarak biliyor... Geçen yıl kanser tedavisi göreceğini açıkladığı dönemde milyonların gözündeki "masal prensesi" görüntüsü biraz gölgelense de başına gelen bu olumsuzlukla da mücadele etmesini bildi Kate. Uzun bir süre gözlerden uzak kalıp sağlığına odaklandı ve sonra yeniden işinin başına döndü... Yaz aylarında tatile çıkıp sessiz kalsa da eylülün gelmesiyle birlikte yine eski haline döndü. Hatta geçen hafta bir değil birkaç ziyaret yaparak onun sağlığı için endişe duyanların da içini rahatlattı. 'SARI SAÇLARINDAN SEN SUÇLUSUN KATE'Geçtiğimiz hafta içinde Kate Middleton, yine dünya gündeminin ilk sıralarına yerleşti. Her ne kadar kendisi bunu istemese de yine görüntüsüyle damgasını vurdu haftaya. Ama bu kez giyimi kuşamı bile geride kaldı. Başrolde Kate'in saçları vardı. Önce geçtiğimiz hafta cuma günü kocası Prens William ile birlikte Doğal Tarih Müzesi'ni ziyaret etti... Aylar sonra ilk kez kamuoyu karşısına çıkan Kate bugüne kadar hiç denemediği kadar açık sarı renge boyadığı saçlarıyla konuşuldu. Saçının rengi bir yana duruşu ve uzunluğu nedeniyle belki de hiç olmadığı kadar yoğun eleştiri aldı. Ondan bir gün sonra bu kez de İngiliz rugby takımının maçını izlemeye gitti Galler Prensesi. Yine saçı dikkat çekti. Kate bu kez saçını yarım toplamıştı... Bir gün önceki gibi çok da dikkat çekmiyordu. DEMEK Kİ ELEŞTİRİLER ONUN KULAĞINA DA GİTTİBir sonraki ziyaretinde ise kocası Prens William ile birlikteydi. Ve bir kez daha saç rengiyle herkesi şaşırttı. O çok eleştirilen açık sarı renge veda etmiş daha koyu bir renge boyatmıştı. Belli ki hem kendisi hem de stil danışmanları dünyanın dört bir yanından yönelen eleştirileri duymuş, o kadar açık sarı saçın Kate'e hiç yakışmadığı söylemlerini dikkate almıştı. Durum böyleyken birkaç gün sonra Kate yeni bir ziyarette ortaya çıktı. Bu kez de yalnızdı, kocası Prens William yanında yoktu. KIYAFETİNDE MESAJ VARDIKate Middleton, Suffolk'taki Sudbury İpek Fabrikaları'nı ziyaret etti. 300 yılı aşkın süredir jakarlı kumaşlar üreten aile işletmesi bir dokuma firması olan Suffolk'taki fabrikayı ziyaret ederek Britanya tekstil endüstrisini ön plana çıkardı. Oraya gittiğinde üzerinde son yıllarda sık giydiği pantolon ceket takım vardı. Elbette o kıyafet de bir mesaj veriyordu. Bazı hayranları fazla beğenmese de Kate'in üzerindeki kumaşın deseni "Galler Prensi" adını taşıyordu. Kate o ziyaretin ardından bu kez rotayı bir başka kumaş fabrikasına çevirdi. Kent'te bulunan Marina Mill'e gitti. Orada yaptığı basit bir hareketle de bir anda yine dünyanın gündemine oturdu. Galler Prensesi bu ikinci ziyaretinde ceketini çıkardı, üzerindeki siyah kazakla kaldı. Önüne önlüğünü de taktı ve işte o sırada günlerdir konuşulan hareketini yaptı. KENDİ ELLERİYLE SAÇINI TOPUZ YAPTI... YER YERİNDEN OYNADIO sırada Kate, kumaş deseni yapmayı deneyecekti.. Bundan önce de açık bıraktığı uzun saçlarını saniyeler içinde toplayıverdi.. Ne bir saç tokası kullandı, ne bir aynaya baktı... Usta işi birkaç hareketle uzun saçlarını sade bir topuz yapıverdi. Sonra da bu topuzu eliyle düzeltip kumaş baskısı yapmaya girişti. Üstelik öyle sağlam bir şekilde topuz yapmıştı ki Kate orada çalıştığı sürece saçları hiç açılmadı. İşte Kate'in o saç toplama anları da sosyal medyada gündem oldu. Galler Prensesi'nin saçını hızlıca topuz yaptığı o anları gösteren bir video sosyal medyada paylaşıldı. Elbette o görüntülere de yorum yağdı. DERS VİDEOSU OLMALIBazı kişiler uzun saçlı her kadının bunu bildiğini ileri sürdü. Bazıları da "Ben de yıllardır uzun saçlıyım. Ama böyle kusursuz bir topuzu toka kullanmadan asla yapamıyorum" yorumunda bulundu. Bazı kişiler "Bunu ben yapsam saçım iki saniyede açılır" derken "Görünüşe göre Kate bunu sık sık yapıyor" diye görüş bildirdi. Bir grup kadın sosyal medya kullanıcıları "Bu görüntüleri ağır çekimde birkaç kez izlemek gerek. Topuz yapma dersi olarak kullanılabilir" diye yazdı. Kate Middleton, geçen cuma günü açık sarı renkteki saçlarıyla çok eleştiri almıştı. Bazıları Kate'in kanser tedavisi yüzünden saç kaybı yaşadığını bile ileri sürmüştü. Belki de Kate, bu söylentileri yalanlamak için böyle bir yöntem seçti. Saçının peruk olmadığını bu şekilde kanıtlamayı seçti. Ama her ne olursa olsun Galler Prensesi Kate Middleton birçok kişiye göre "saçıyla bir sihir yarattı ve dünyayı büyüledi."

Devamını Oku

Kısacık bir set aşkı yaşadı... Hem karısını hem dostunu kaybetti

6 Eylül 2025

Sinema ya da televizyon dünyasında yaşanan set aşklarını bilirsiniz büyük olasılıkla... Bu aşklar bazen ikisi de kamera karşısında olanlar arasında yaşanır bazen de biri kamera önü biri kamera arkası çalışan iki kişi arasında.Aylar boyunca aynı ortamda olmak, o süre içinde aile üyeleriyle olduğundan daha fazlasını paylaşmak hatta belki yalnızlık duygusu bu yakınlaşmaya neden olur.Eğer sette aşka düşen iki kişi de bekarsa sorun yok. Bir ilişki başlar ve belki de evliliğe uzanır. Ama taraflardan biri ya da her ikisi birden evliyse o zaman işler karışır...KISACIK SET AŞKININ BEDELİ AĞIR OLDUTıpkı yıllar önce aynı filmde kamera karşısına geçen John Malkovich ile Michelle Pfeiffer'a olduğu gibi...İki ünlü oyuncu, 1988 yılında Dangerous Liasions (Tehlikeli İlişkiler) adlı filmde birlikte kamera karşısına geçti...O sırada Malkovich, Glenne Headly ile evliydi... Pfeiffer da Peter Horton ile yuvasını kurmuştu. Yaşadıkları ilişki kısa sürdü... Yine de sonuç olarak her ikisinin de evliliği dağıldı.John Malkovich, aradan geçen bunca yılın ardından yaşadığı bu ilişkinin kendisi açısından neye mal olduğunu itiraf etti.Söylediğine göre rol arkadaşı Michelle Pfeiffer ile yaşadığı bu kısa ilişkinin bedeli onun tahmin ettiğinden de ağır oldu.'BAZEN DUYGUSAL BAĞLAR İŞİN ÖTESİNE GEÇİYOR'Fashion Neurosis adlı programa konuk olan Malkovich, "Bu aslında benim hiç konuşmak istediğim bir şey değil" dedi...Ama sonra yaşadığı o yasak ilişki hakkında birkaç kelime söylemekten de kendini alamadı.Yılların oyuncusu, böyle bir durumun neden ve nasıl başına geldiğini de şöyle anlattı: "Bizim yaptığımız işte insanlarla çok çabuk duygusal bağ kurabiliyorsunuz... Bu da işin bir parçası... Çok nadir olarak da bu duygusal bağlar iş ortamının ötesine geçiyor."SETEKİ DUYGUSAL BAĞ GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR ÇİZGİYİ AŞTIMalkovich, Tehlikeli İlişkiler filminde birlikte çalıştığı Michelle Pfeiffer için de "Benim için meslektaşım çok değer verdiğim, birlikte eğlendiğimiz, duygu dolu ve bana karşı çok adil biriydi... Ama ben kesinlikle öyle değildim" dedi.Malkovich'e göre Pfeiffer ile aralarında derin bir dostluk olarak başlayan bu yakınlaşma sonradan geri dönüşü olmayan bir çizgiyi aştı...İtirafına göre bunun sonucunda da harika bir meslektaşının dostluğunu kaybetti.."Hayatım boyunca harika bir iş arkadaşının dünyadaki her şeyden daha nadir bulunduğunu öğrendim" dedi John Malkovich.Ardından da sözlerini şöyle sürdürdü: "Ve bu ilişki meslektaşlıktan ve arkadaşlıktan öteye geçtiğinde benim deneyimime göre harika bir meslektaşı kaybedersiniz... Bu benim o andaki psikolojik durumumdan, aptallığımdan, beceriksizliğimden ya da bunların hepsinden dolayı gerçekleşmiş olabilir."33 YILLIK İŞ ARKADAŞIYLA MESAFESİNİ KORUYORBu arada Malkovich, tam 33 yıldır birlikte çalıştığı meslektaşı Ingeborga Dapkunaite ile bu dostluğu ve iş ortaklığını nasıl koruduklarını da özetledi..."Onunla iki harika arkadaş, iş ortağı olarak kaldık... Çünkü belirli bir çizgiyi hiç aşmadık... Öğrendiğim şu ki eğer bu çizgi aşılırsa bu geri dönüşsüz oluyor..."John Malkovich'in Glenne ile altı yıllık evliliği, Michelle Pfeiffer ile yasak ilişkisinin ortaya çıkmasından sonra bitti. Glenne sonradan Byron McCulloch ile evlendi. 2017 yılında 62 yaşında hayatını kaybetti. Malkovich şimdi İtalyan yapım tasarımcısı Nicoletta Peyran ile birlikte. Onunla ilişkisi ise büyük ölçüde geçmişte yaşadığı deneyimlerin de etkisiyle gayet başarılı bir şekilde devam ediyor.PFEIFFER BU İLİŞKİ HAKKINDA HİÇ KONUŞMADI: Michelle Pfeiffer ise bu yasak ilişkinin ardından o sırada evli olduğu Peter Horton'dan boşandı. 1993 yılından bu yana da yapımcı David E. Kelley ile mutlu bir evlilik sürdürüyor.

Devamını Oku

Onun bile tek derdi sevdiğine iyi görünmek! Evlenecek ama önce göğüslerini küçülttürmek istiyor

30 Ağustos 2025

 Öncelikle şunu belirtelim ki Tom Cruise elbette fiziksel görüntüsünün güzel olması için elinden geleni yapıyor. Sahip olduğu bütün olanakları değerlendiriyor... Estetik, kozmetik müdahale bir yana o inci gibi dişlerinin de doğal olmadığını herkes biliyor. Ama diğer yandan onunla ilgili bilinen başka bir ayrıntı da Cruise'un kendine çok iyi baktığı. Yani yaşına meydan okuyan o fiziksel görünümü korumak için düzenli egzersiz yapıyor, sağlıklı besleniyor. Belki canının çektiği bazı yiyecekleri ağzına bile koyamıyor. Hayatta her şeyin bir bedeli var! OĞLU YAŞINDAKİLER BİLE ONU KISKANIYOR... AMA ÖYLE BİR DERDİ VAR Kİ!Sonuç olarak Tom Cruise, bırakın yaşıtlarını ve kuşaktaşlarını, kendisinden çok gençleri bile kıskandıracak bir görünüme sahip. Ama sanmayın ki Cruise aynaya baktığında "Tamam... Ben kusursuzum" diye düşünüyor. Tam tersine onun da içini kemiren, çare bulmaya çalıştığı bir sorunu var.. Gelin, bunun ne olduğuna ve Cruise'un bunu neden bu kadar dert ettiğine bir bakalım. Artık herkesin bildiği gibi 2012 yılında üçüncü karısı Katie Holmes'tan boşandıktan sonra Cruise'un hayatına öyle göğsünü gere gere kamera karşısına çıkacağı biri girmemişti.. Elbette adı birçok aşk söylentisine karıştı ama Cruise, bunlar hakkında hep sessiz kaldı.GENÇ YILDIZLA AŞK YAŞAMAYA BAŞLADI KENDİNE BAKIŞI DEĞİŞTİSonunda Küba'dan Hollywood'a gelen Ana de Armas ile gerçekten aşk yaşamaya başladı Cruise… Hatta ikili, artık el ele kameralar tarafından görüntülenmekten bile çekinmiyor. Daha da ötesinde Cruise ile Ana de Armas'ın evleneceği bile konuşuluyor. Diğer yandan söylentilere göre Tom Cruise'un bütün bunların öncesinde içini kemiren bir sorundan kurtulması gerekiyor. Film setlerindeki mükemmeliyetçiliği bilinen Cruise, özel hayatında da farklı değil. En çok da sevgilisinin yanında ve ona kusursuz görünme amacında. Mission Impossible (Görevimiz Tehlike) serisiyle kariyerinin en zirve dönemini yaşayan Tom Cruise, göğüslerini bir erkek için fazla büyük buluyor. Bunları operasyonla küçültmeyi istiyor.  KURTULMAK İÇİN HER YOLU DENEDİ AMA OLMADIRadar adlı internet sitesine konuşan bir kaynağa göre Cruise, bir erkek için fazla büyük bulduğu bu göğüs bölgesi yağlarından kurtulmak için her şeyi yapıyor yıllardır. O bölgeye özel egzersizler ve diyet programları uyguluyor. Ama ne çare ki bir türlü istediği görüntüye kavuşabilmiş değil. Söz konusu kaynak "Tom'un yaşına göre gayet formda olduğu inkar edilemez... Ama vücudundaki bir bölge ona gerçekten üzüntü veriyor. O da göğüsleri" diye konuştu. Bütün çabalarına rağmen bir türlü kurtulamadığı bu sorun için bir kerelik ve net bir çözüm arıyor Cruise söylenenlere göre. Bunun için de ameliyat masasına yatmayı bile göze almış durumda. Tom Cruise her ne kadar kendisi göğüs bölgesini iri bulup kurtulmaya çalışsa da sevgilisi Ana de Armas onun fiziksel görüntüsünden hiç rahatsızlık duymuyor. FİLM PROJESİ İÇİN YAKINLAŞTI SONRA ROMANTİK İLİŞKİ BAŞLADIKısaca Cruise ile Ana de Armas'ın aşk öyküsüne değinirsek... Söylenenlere göre başlangıçta Cruise Kübalı yıldıza bir film projesi nedeniyle yakınlaştı. Ama sonra romantik olarak da ilgi duymaya başladı. Kaynaklara göre de Ana'yı etkilemek için bütün gücünü kullandı. Sonuçta görünüşe göre de bu konuda başarılı oldu. Cruise'u rahatsız eden tek ayrıntı ise büyük bulduğu büyük göğüsleri. Genellikle aklına koyduğunu yapan Cruise'un bu sorununa da çözüm bulacağı konuşuluyor. 

Devamını Oku

Bunlar hep annesiz kaldıkları için oldu! Yaşasaydı iki oğlu başka türlü olurdu

22 Ağustos 2025

28 yıl... Dile kolay tam 28 yıl... İngiliz kraliyet ailesinin 'talihsiz' eski gelini Diana Spencer'ın ölümünün üzerinden bir insanın gençliğinin bitip orta yaşa doğru hızla yol aldığı kadar zaman geçti... Ama birçok kişiye nasip olmayacak şekilde gencecik yaşta hayata veda eden Prenses Diana'nın hatırası hep canlı kaldı.31 Ağustos 1997'de Paris'teki ölümünün yıl dönümüne sadece 10 gün kala Diana yine gündemin ilk sıralarına yerleşti. Ama bu kez artık düşman haline gelen iki oğlu William ve Harry nedeniyle. Konuyu takip edenler için uzun uzun anlatmaya gerek yok. Ama kısaca hatırlamak gerekirse, Harry 2018'de Meghan Markle ile evlendikten sonra o zamana kadar en azından dışarıdan görünüşte gayet iyi olan ilişkileri de bozulmaya başladı. Sonunda 2020'de Harry ve Meghan, aileyle ve ailedeki resmi görevleriyle yollarını ayırıp ABD'ye taşındı. Ardından da Sussex çifti, İngiliz kraliyet ailesi hakkında "kavgada söylenmeyecek" eleştirilerde bulunmaya başladı. Sonuç olarak William ile Harry artık iki düşman haline geldi... Fakat bazı kraliyet uzmanlarına bakılırsa eğer anneleri Diana hayatta olsaydı iki kardeş bu hale düşmeyebilirdi. Bunlardan biri de Diana hakkında kaleme aldığı Diana: Her True Story (Diana: Onun Gerçek Öyküsü) adlı biyografiyle tannan Andrew Morton. 70 yaşındaki Morton, eğer Diana hayatta olsaydı iki oğlunun arasında gerilim yaşansa bile bunu ortadan kaldırıp bir çözüm yolu bulabileceğini savundu. Morton bu konuda şunları söyledi: "Diana her zaman iki erkek evlat annesi olmasının bir nedene dayandığını söylerdi. Küçük oğlu, geleceğin kralına her zaman destek vermek için oradaydı. Hiç şüphe yok ki Diana iki oğlu arasında bir barış elçisi olmak için çaba harcayacaktı..." Andrew Morton, Diana bu kadar erken ölmeseydi  William ile Harry arasındaki bu kavgayı da bir şekilde çözeceğini ileri sürdü. Morton; iki kardeşin geçmişte ne kadar iyi geçindiğini de hatırlattı: "Herkes William ile Harry'nin birbirleriyle şakalaştığı günleri hatırlıyor. İlişkileri ve gelecekleri için her şey hazır gibi görünüyordu" dedi. Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü: "Diana her zaman Harry'nin, William'ın sağ kolu olacağını söylendi. Bu olanlar monarşi için büyük kayıp." William ile Harry, artık çok zorunlu olmadıkça aynı ortamda bile bulunmuyorlar. Mecburen bir araya geldiklerinde de birbirleriyle tek kelime etmiyorlar. İngiliz kraliyet ailesine yakın bir kaynak bu konuda "Bu çok üzücü... Çünkü onlar artık olması gerektiği gibi birbirlerini desteklemiyorlar. Oysa her annenin isteyeceği şey budur. Çocuklarının birbirlerinin yanında, birbirlerine destek olması..." diye konuştu.    

Devamını Oku

Kendisi bu hayata uyum sağlamak için canını dişine takmıştı... Özenle büyüttüğü 'şımarık kızı' annesinin yüzünü kara çıkardı! Kendisi bu hayata uyum sağlamak için canını dişine takmıştı... Özenle büyüttüğü 'şımarık kızı' annesinin yüzünü kara çıkardı!

10 Ağustos 2025

Bir de bu tür ailelere sonradan katılanlar var... Elbette bunların birçoğu da taçlı aile mensuplarıyla evlenenler. Her ne kadar bambaşka dünyalardan geliyor olsalar da bu evlilik onların da hayatını değiştirir.'Modern çağların külkedileri' olarak anılan bu kişilerin en çarpıcı örneği İngiliz kraliyet ailesinin gelini Kate Middleton.Kolay değil... Sıradan bir ailenin kızı olarak dünyaya gelip, İngiltere'nin gelecekteki kraliçesi olmak, halkın sevgisini kazanmak öyle küçümsenecek bir durum sayılmaz.Kate henüz "beklemedeki kraliçe" ama onun geleceğini daha şimdiden yaşayan biri var dünyanın bir ucunda... Ki o da kimi zaman giyimi, kuşamı ve görüntüsüyle 'Kate'in kız kardeşi' olarak anılıyor.Kim mi bu kişi?O DA BİR MODERN KÜLKEDİSİ Danimarka Kraliçesi Mary.Onun öyküsü, Kate'in yanında biraz daha masal gibi.Çünkü Danimarka'dan çok uzaklarda, Avustralya'da dünyaya gelip bambaşka bir coğrafyada "kraliçe" oldu...Üstelik, dilini bile sonradan öğrendiği Danimarka'nın geçmişteki veliaht prensi, şimdinin kralı Frederik'ten bile daha çok sevildi halk tarafından.Dünyanın hayatta kalan ilk gerçek kraliçesi yani tahtı babasından devralan soydan kraliçesi Margrethe'nin yerini erkenden oğluna devretmesinin nedeni de gelinini korumaktı söylenenlere göre.Frederik'in adı ihanet söylentilerine karışınca hem onu gerçek hayata döndürmek hem de halkın bunca sempatisini kazanan Mary'yi kaybetmemek için hiç beklenmedik bir anda tahtını evladına verdi.Bu şekilde de Avustralya'da dünyaya gelip aslında veteriner olmayı hayal eden Mary,  Danimarka Kraliçesi tacını giydi.Tamamen başka bir ortamda yetişen eski adıyla Mary Elizabeth Donaldson, Frederik'in kim olduğunu bile bilmeden onun ilgisini çekti, sonra aşka düşüp evlendiler. Bu süreçte Mary, hiç kolay olmayan bir değişimden geçti.Kraliyet ailesine uygun giyinmeyi, yürümeyi hatta gülümsemeyi öğrendi. Daha da ötesinde ülkenin hiç bilmediği dilini bile akıcı şekilde konuşur hale geldi. Zaten daha tahta çıkmadan önce de halkın sempatisini çoktan kazanmıştı. Son durumda kocası tahta çıkıp kendisi de kraliçe olduktan sonra ona yönelik sempati de arttı.BÜYÜK KIZ BİRAZ BAŞLARINI AĞRITACAK GİBİMary ile Frederik'in 19 yaşındaki Veliaht Prens Christian dışında 18 yaşında Isabella adında bir kızları ve Vincent ile Josephine adında biri erkek diğeri kız ikizleri var.Bu dört çocuk, özellikle de veliaht olan Christian geleceklerine özel olarak hazırlanıyorlar.Elbette çocuklar yaşlarının gereğini yerine getiriyor hayatın keyfini çıkarıyor olsa da bugüne kadar onları magazin basınına düşüren herhangi bir konu olmamıştı.En büyük çocuk Christian'ın adının aşk söylentisine karıştığını saymazsak tabii. Ama bu da o yaşta ve göz önünde bir genç için son derece normal.Ama görünüşe göre Mary ile Elizabeth'in ikinci çocuğu Isabella çiftin başını biraz ağrıtacak gibi.. Hatta buna şimdiden başladı bile.GİYDİĞİ TİŞÖRT OLAY YARATTI18 yaşına girişi daha kısa süre önce "prenseslere" layık bir şekilde kutlanan Isabella epeydir fazla rahat, kraliyet ailesine çok yakıştırılmayan hatta bazıları tarafından "şımarık" diye nitelendirilen davranışlarıyla gündeme geliyordu.Ama genç prenses son yaptığıyla artık kraliyet yorumcularının da "diline" düştü.Isabella; Danimarka'nın Skandenborg kentinde düzenlenen Smukfest adlı müzik festivaline izleyici olarak katıldı. Yanında ağabeyi Christian ve arkadaşları vardı.Buraya kadar normal... Her genç gibi onlar da eğlenme haklarını kullandı. Hatta Christan'ın yanındaki Emma adlı okul arkadaşıyla samimiyeti aşk söylentilerine bile yol açtı.Ama Isabella'nın o festivalde giydiği tişört kelimenin tam anlamıyla olay oldu.. Çünkü genç kızın tişörtünün üzerinde alenen Danimarka dilinde küfürlü ve kaba sözler yazılıydı.İşte bu durum, Isabella'nın eleştiri oklarını üzerine çekmesine, Danimarka kraliyet ailesinin de bundan nasibini almasına kadar uzandı.'RAHATLIĞIN DA SINIRI VAR'Kraliyet yorumcusu Jarl Cordua, Isabella'yı eleştiri yağmurunu tuttu...Köşesinde genç kızın giydiği tişörtün önündeki küfürlü ve kaba sözleri masaya yatıran Cordua "Zenginler, kraliyet ailesinin ikinci çocuğunun giydiği tişörtün üzerindeki sözler nedeniyle parti düzenliyor" diye yazdı.Aslında kraliyet ailesi üyelerinin de zaman zaman gevşemeye ve rahat davranmaya hakkı olduğunu hatırlatan Cordua "Buna elbette izin verilmeli. Ama sınırlar var..." diye devam etti satırlarına.Cordua, kraliyet ailesi üyesi olmanın bazı zorunlulukları beraberinde getirdiğini hatırlatıp birinin Isabella ile oturup konuşması gerektiğini de ekledi. 'ŞAPKALI HANIMLARIN DEVRİ BİTTİ... CESUR PRENSES GELDİDeneyimli kraliyet yazarı Jim Lyngvild de Isabella'nın bu tavrının kendisini şaşırttığını belirtmeden geçemedi.Ama onun düşüncesi bambaşka... Kısaca söylersek Isabella'nın bu davranışını olumlu bile buldu.Lyngvild "Kraliyet ailesi için uzun yıllardır yapılan en iyi halkla ilişkiler girişimi" diye nitelendirdi durumu.Bunun nedenini de şöyle açıkladı: "Böylece kralımız da birçok açıdan günümüz değerlerini temsil eden bir ailesi olduğunu gösteriyor. Şapkalı hanımların zamanı geçti, Prenses Isabella geldi."Onun yorumuna göre dünyada böyle bir şeye cesaret edebilecek tek prenses de Isabella.AİLEYİ ZOR DURUMDA BIRAKTIĞINI SAVUNANLAR ÇOĞUNLUKTAHer ne kadar özellikle genç kesim Isabella'nın bu giyim tercihini onaylasa da daha tutucu olanlar genç kızın ailesini zor durumda bıraktığı görüşünde.Genç kız zaten bir süredir gerçekten de dünyanın farklı ülkelerindeki kraliyet ailesi üyelerinin örneğini çok sergilemediği kadar rahat tavırlarıyla konuşuluyor.Özellikle de bambaşka bir dünyadan gelip hiç bilmediği kurallara uyum sağlayan annesi Mary'nin olup bitenlerden rahatsız olduğu da konuşulanlar arasında. 

Devamını Oku