Geleceğin kralı Prens William, hayatının aşkıyla evlenecekti...Bu, 1981 yılında William'ın babası Charles ile annesi Diana'nın evlilik töreninden sonraki en büyük nikah olacaktı.Daha da ötesinde William, üniversitede tanıştığı, kendisi gibi soylu bir aileden gelmeyen genç bir kızla evlenecekti.Sonuç olarak Kate Middleton ile Prens William hayatlarını birleştirdi. Hiçbir anı unutulmayan törenin üzerinden yıllar geçti.Çiftin üç tane çocuğu oldu... Kate kanser tedavisi gördü ve tekrar hayata döndü... Hayat onlar için de akıp gitti kısacası.BÜYÜK GÜNÜN YIL DÖNÜMÜ YAKLAŞIYORArtık Galler Prensi ve Galler Prensesi unvanlarını taşıyan Kate ile William, gelecek hafta evlilik yıl dönümlerini kutlayacak. Bunun için de çok özel bir yeri tercih ettiler..Geçen yıl Kate'in kanser tedavisi nedeniyle bu özel günü sönük bir şekilde kutladı çift. Bu yıl ise bunun acısını çıkaracaklar.Kate Middleton ile Prens William, İskoçya'daki St. Andrews Üniversitesi'nde okurken tanıştılar. Evlilik yıl dönümü için de yine kendileri için özel olan İskoçya'ya gidecekler. Ama bu kez işin içinde hem ziyaret hem ticaret var...Kate ile William, hem kutlama yapıp aşklarının ilk günlerini hatırlarken hem de İskoçya'da bulunan Mull Adası'na gidecekler...Sahildeki rengarenk evleriyle bilinen başkent Tobermory'de konaklayacak çift. Orada bazı resmi ziyaretlerde bulunacak olan çift, geri kalan zamanlarında da romantik bir ikinci balayı yapacak.O GÜN DÜNYADA HAYAT DURDUModern çağların Cinderella'sı Kate Middleton; İngiltere'nin gelecekteki kralı Prens William ile hayatını birleştirdi.Westminster Abbey'teki o töreni her iki ailenin de seçtiği konuklar yerinde izledi. Ama dünyanın dört bir yanında 162 milyon kişi de TV ve internet aracılığıyla benzerine her zaman rastlanmayan bu kraliyet düğününe tanıklık etti.Aksi olması da mümkün değildi zaten. Annesi Diana'yı henüz yetişme çağındayken kaybeden Prens William, hayatının aşkı Kate Middleton'ı bulup evleniyordu.Aslında o dönemde dünyanın en gözde bekarı olarak bilinen William kimle evlense çok büyük ilgi çekecekti. Ama beyaz gelinliği içinde koluna taktığı Kate Middleton'ın bambaşka bir özelliği vardı. YILLARCA 'BEKLEYEN KATE' OLARAK ANILDIİnsanların onu Külkedisi'ne benzetmesine neden olan bir özellikti bu. Kate sıradan bir aileden geliyordu. Yani soylu değildi.Üstelik üniversite yıllarında tanıştığı William'dan evlilik teklifi alabilmek için de yıllarca beklemişti.İlişkileri ortaya çıktıktan sonra basının bir türlü rahat vermediği Kate; nişanlanıncaya kadar biraz alaylı bir şekilde "Bekleyen Katie" lakabıyla anıldı.Hatta bir ara genç çift yollarını ayırdı sonra tekrar bir araya geldi. Nihayetinde de evlendiler. Aradan geçen zamanda üç tane çocukları oldu.Evlendiklerinde Kraliçe 2. Elizabeth tarafından kendilerine Cambridge Dükü ve Cambridge Düşesi unvanları verildi.Halktan bir aileden gelen Kate kısa sürede milyonlarca kişinin sevgisini ve sempatisini kazandı.Bu arada William'ın kendisini aile dostlarının karısı Rose Hanbury ile aldattığı iddiaları sık sık gündeme gelse de çift artık giderek yaşlanan İngiliz kraliyet ailesinin genç yüzü olarak hayatını sürdürüyordu.DIANA'DAN SONRA İLK 'RESMİ' GALLER PRENSESİKraliçe 2. Elizabeth'in ölümünden sonra Kate ile William tahta bir adım daha yaklaştı. Hatta William veliahtlara verilen Galler prensi unvanını aldı, karısı Kate de otomatik olarak Gallar Prensesi oldu.Bu unvanı taşıyan Prenses Diana'nın ölümünden tam 23 yıl sonra Galler Prensesi olarak anılan Kate bu anlamda da tarihe geçti.Küçük bir not... Charles'ın ikinci karısı Camilla da resmi olarak bu unvana sahipti. Fakat onun yerine diğer unvanlarından biri olan Cornwall Düşesi'ni kullandı tahta çıkıncaya kadar.KESİNTİSİZ MUTLULUK SADECE MASALLARDA OLURBütün bunlar oldu olmasına ama Kate Middleton, yıllarca bekleyip gelinliğiyle kapısından girdiği Buckingham Sarayı'nda öyle masallardaki gibi kesintisiz bir mutluluk bulamadı.Özellikle de bu yıl evlilik yıl dönümlerini eskisinden daha farklı bir şekilde kutluyor çift. Çünkü Kate Middleton geçen mart ayının sonlarında kanser tedavisi gördüğünü açıkladı.Ondan sonra da ortadan kayboldu. Özetle Kate ile William bu yıl biraz boynu bükük bir kutlama yapıyorlar.Ama herkesin umudu Kate'in en azından önümüzdeki aylarda sağlığına kavuşacağı ve tekrar eskisi gibi görevlerinin başına döneceği yolunda.OKULDAKİ GÜZEL KIZIN DA KENDİSİNİN DE HAYATI DEĞİŞTİAnnesi Prenses Diana'yı henüz 14 yaşındayken yitiren Prens William, duygusal anlamda bir bocalama geçirdiyse de söz dinledi. Ardından da İskoçya'da kraliyet ailesi üyelerinin ve aristokratların çocuklarının devam ettiği St. Andrews College'a başladı. Sanat tarihi dalında eğitim görüyordu William.Ama duygusal dünyasındaki karmaşa bitmek bilmiyordu. Hatta bir dönem okulu bırakmayı bile düşündü.Okul defilesini izleyince fikrini değiştirdi. Çünkü orada, karşısında hayatının kadını duruyordu: Kate Middleton.Middleton'ın hayatını değiştiren olay ise Prens William ile tanışması oldu. 2001 yılında, St Andrews Üniversitesi'ndeki St Salvator's Hall'da öğrenciyken Prens William ile tanıştı.Bundan bir yıl sonra ise ikisinin de kaderini değiştiren olay meydana geldi. 2002'de üniversitede düzenlenen hayır amaçlı bir defilede bu transparan elbiseyle podyuma çıktı ve işte o anda William'ı da "kalbinden" vurdu. O elbise çiftin evlendiği 2011 yılında bir müzayedede satışa çıktı ve 65 bin pounda satıldı.BAŞKASIYLA FLÖRT EDİYORDU: Ardından düzenlenen partide Kate Middletom ile tanıştılar. Aslında bir sorun vardı: Kate o sıralarda Rupert Finch ile flört ediyordu. Prens'in ilgisi hoşuna gitse de başlarda onunla sadece arkadaş olmaya karar verdi. Ama bu kararını uygulayamadı. Çünkü o da Prens William'ın cazibesine dayanamadı ve ona gönlünü kaptırdı. İşte çiftin aşk öyküsü böyle başladı. Sonra da bugünlere geldi.
Tıpkı Microsoft'un kurucularından Bill Gates'in eski karısı Melinda Gates ya da boşandıktan sonraki soyadıyla Melinda French gibi.Bill Gates ile 1994 yılında evlenip bu süreçte üç tane çocuk sahibi olan Melinda, 2021 yılında resmen boşandı. Ama yollarını ayırmaya 2019 yılında karar verdiler.GECELER BOYU BİTMEYEN KABUSLAR GÖRDÜİşte Melinde French, bu sürece de anılarını bir araya getirdiği The Next Day adlı kitabında yer verdi. Melinda French, kitabında kendisini Bill Gates'ten boşanmaya götüren sürecin üzerindeki sır perdesini de araladı bu şekilde.60 yaşındaki Melinda, kitabında boşanmaya karar verdiği 2019 yılında haftalar boyunca aynı kabusu gördüğünü itiraf etti.Gördüğü kabusu da şöyle satırlara döktü: "Başlarda güzel bir evde duruyordum. Sonra evin dağıldığını, temelinin oyulduğunu, okyanus tarafından aşındırıldığını fark ediyordum. Altımdaki zemin çökmeye başlıyordu.AİLESİ UÇURUMUN KENARINDAYDIBu tekrarlayan kabusu gördüğü her gece panik içinde uyanıp titrediğini ve sakinleşmek için derin nefesler almak zorunda kaldığını anlattı Melinda kitabında.Melinda French, bu gördüğü rüyanın aslında ne anlama geldiğini ve kendisini hangi konuda uyardığını zaten biliyordu kitabında yazdığına göre. Çünkü o dönemde Bill Gates'in sadakatsizliğine dair haberler çoktan dalgalar halinde yayılmıştı.Bu yüzden de gördüğü kabusun neyle ilgili olduğunu anlaması için çok da uğraşması gerekmedi.HAYATININ KARARINI BÖYLE VERDİFakat ilerleyen zamanda Melinda'nın kabusları şekil değiştirip daha da sertleşmeye başladı.Özellikle bir tanesinde kendisini ve ailesinin bir uçurumun kıyısında durduğunu görüyordu. Bir keresinde de üzerinde durduğu toprak parçası çatladı ve Melinda ailesinden ayrı düştü.O kabustan uyandıktan sonra bile yalnızlık ve korku duygusundan kurtulamadı Melinda.Kitabında anlattığına göre o anda da artık bir karar vermesi gerektiğini fark etti. Ve bunu tek başına yapması gerekiyordu.SONRA İÇİNDEN BİR SES 'BOŞAN' DEDİYine kitabındaki satırlara bakılırsa Melinda bir süre sonra da kafasının içinden bir ses duymaya başladı.O ses yumuşacık bir otoriterlikle kendisine evliliğiyle ilgili yürek parçalayan bir mesaj veriyordu: "Bu artık doğru değil.."Elbette böyle bir durum kimin başına gelse onu korkutur. Melinda'ya olan da buydu... Bu sesi susturmak için elinden geleni yaptı. Uzun bir iş gezisine çıktı, Güney Afrika'da okuyan kızı Phoebe'yi ziyarete gitti. Kış tatillerine çıktı.PHatta bir keresinde dönüşte uçak yolculuğunda kendisine eşlik etmesi için bir arkadaşına yalvardı. O yolculukta içindeki sesle başa çıkmak zorunda kalmaktan korkuyordu.GERÇEKLERDEN KAÇAMADIAma o kafasının içindeki sesi susturmaya çalıştıkça ses giderek yükseldi. Sürekli aynı mesajı tekrarlamaya başladı. Sonunda o sesi susturmaya çalışmak yerine onu iyice dinlemeye karar verdi Melinda French.O dönemde Bill Gates ile birlikte evliliğini kurtarmak için bir New Mexico tatiline çıkmaya karar verdi. Ama ses eskisinden de fazla duyulmaya başladı.O tatilin ilk döneminde Bill ve Melinda sıradan bir tatile gitmiş gibi davrandılar. Doğa yürüyüşlerine çıktılar, birlikte akşam yemekleri yediler.Ama sonra bir gece Melinda tek başına kaldığında aslında New Mexico'ya neden gittiğini birden anladı.Gelin Melinda'nın kitabındaki satırlarda bir bakalım: "İç sesim tekrar konuşmaya başladı ve bu seferki sözleri kesindi: "Bill'den ayrılmanın zamanı geldi." Zaten 2019 yılında alınan bu kararın ardından çiftin boşanması 2021 yılında resmen tamamlandı.BOŞANIRKEN SERVET KAZANDIMelinda, BilL Gates ile 1987 yılında onun şirketi olan Microsoft'ta çalışırken tanıştı. 1994 yılında evlendiler. Bill Gateş boşanırken karısına 76 milyar dolar ödedi. Böylece eski çift tarihin en pahalı boşanmasının kahramanları olarak tarihe geçti.İKİ TANE TORUNLARI VAR: Bill Gates ile Melinda French Gates'in bu evlilikten 28 yaşında Jennifer, 25 yaşında Rorry ve 22 yaşında Phoebe adında üç tane çocuğu bulunuyor. Çiftin en büyük kızı Jennifer 2021 yılında Mısırlı jokey Nayel Nassar ile evlendi. Çiftin bu evlilikten iki tane çocuğu bulunuyor.
Soylu olmayan bir aileye mensup olup geleceğin kralının gönlünü çelmek daha da ötesinde onu hayatının geri kalanını birlikte geçirmeye ikna edecek özelliklere sahip olmak hiç kolay değil. Kapalı kapılar ardından gelen haberlere bakılırsa arada sırada her karı- koca gibi tartışsalar da üç çocuklarını güzel bir şekilde geleceğe hazırlıyorlar. William'ın, aile dostlarının karısı Rose Hanbury ile karısını aldattığı söylentileri bile onların yuvasını sarsmadı. Üstelik Kate'in hastalığı sırasında kendisi de dertten sararıp soldu. Şimdilik Galler çiftinin cephesinde işler yolunda gibi görünüyor. İngiliz kraliyet ailesinin geleceği, onların ellerine emanet bir başka deyişle. BÜTÜN KURALLARI SONRADAN ÖĞRENDİPrens William'ın hayatının nasıl şekilleneceği daha dünyaya geldiği anda belliydi zaten. Kate Middleton da onunla evlenerek geleceğini çizmiş oldu. Özetle sorumlulukları büyük olsa da ileride onları taçlar, tahtlar bekliyor. William ile aynı üniversitede okumasaydı, onunla tanışmasaydı sıradan bir hayat sürecek olan Kate ona yıllar önce halk tarafından verilen "Modern Külkedisi" unvanını hak ederek yaşıyor kısacası. Ama diğer yandan elbette bu hayatın da bir bedeli var... Üstelik bunu başından beri ödeyen kişi de Kate. William, zaten İngiliz kraliyet ailesinde dünyaya geldiği için yüzyıllardan beri süregelen geleneklere ve katı kurallara alışkındı. Kate ise hepsini teker teker başından öğrenmek zorunda kaldı. Hatta aileye uygun bir aksanla konuşabilmek için ders bile aldı. Yine de Kate'in ödemek zorunda olduğu bedel sadece bu değil. HER İSTEDİĞİNİ GİYİP İNSAN İÇİNE ÇIKAMAZKendisi her ne kadar artık bir moda ikonu olsa da giyimi kuşamı konusunda bazı kurallara uymak zorunda. Özellikle de halkın karşısına çıktığı zaman. Her ne kadar günlük hayatında istediğini giyebilse de yine de Kate'i ailesiyle kapalı kapılar ardında geçirdiği zaman dışında aşırı abartılı bir giysiyle görmek mümkün değil. Özellikle de William ile gittikleri balayı tatilinde bikinili fotoğraflarının çekilmesinden sonra büyük olasılıkla tatilde bile gözlerini dört açıyor Galler Prensesi. Birçok kişinin hatırlayacağı üzere Kate aslında Kraliçe 2. Elizabeth'in ölümünden sonra kendi çapında bir devrim yapmıştı bile diyebiliriz. Herkes bunun böyle süreceğini düşünürken pek de öyle olmadı. KOYU KIRMIZI OJELERİ OLAY OLMUŞTU2023 yılındaki Paskalya ayininde Kate, William ile evlendikten sonra hiç yapmadığı bir şeyi yaptı. Tırnaklarını koyu kırmızı ojeyle renklendirdi. Üzerinde yine ailenin kurallarına uygun bir kıyafet vardı ama o gün kimse onu bile görmedi. Bütün dikkatler Kate'in tırnaklarına yöneldi. Kraliçe 2. Elizabeth'in hiç sevmediği hatta ailenin önde gelen kadınlarına yasakladığı o koyu renk ojeler Kate'in tırnaklarını süslüyordu. Hatta o dönemde Kate'in artık bazı hayranları tarafından sıkıcı diye nitelendirilen etek boyları uzun, yaşından çok daha olgun giysilerini değiştirip daha rahat giyineceğini hatta rengarenk ojeler süreceğini belki de makyaj tarzını değiştireceğini düşündü. Ama sonuç olarak öyle bir şey olmadı. Kate, koyu kırmızı ojelerini sildi ve yoluna eskisi gibi devam etti. Giyim tarzı da değişmedi. Aileye gelin gittiği ilk dönemde giydiği mini etekler de dolapta kaldırıldıkları yerde tozlanmaya bırakıldı. UYMASI GEREKEN BİR DİZİ KATI KURAL VARBir kraliyet gelini olarak Kate'in giyim konusunda uyası gereken birçok kural var. Çarpıcı renklerde oje sürememek bunlardan sadece biri. Her ne kadar üniversite yıllarında bir yardım defilesinde giydiği şeffaf bir kıyafet nedeniyle William'ın ilgisini çektiği söylense de artık ailenin gelini olduğu için o kadar iddialı giyinmesi mümkün değil. Etek boyunun ise belli bir düzeyde olması gerekiyor. Daha önce başına geldiği gibi eteklerin rüzgarda uçuşmaması için Kraliçe'nin de kullandığı bir taktik uygulanıyor: Eteklerinin içine dışarıdan gözle görülmeyen ağırlıklar dikiliyor. Böylece rüzgar kazaları önleniyor. 'DÖŞEMELİK KUMAŞ'TAN KIYAFET GİYİYORAma Kate daha çok ağır kumaşlardan yapılmış kıyafetler giyiyor son zamanlarda. Hayranları tarafından "döşemelik kumaş" diye eleştirilse de bu tür kumaşlar, rüzgara karşı daha dayanıklı. Bu arada yeri gelmişken söyleyelim. Kate Middleton, özellikle bazı etkinliklere giderken öyle elbise dolabını açıp canı ne istiyorsa onu giymiyor. Elbette kendi tercihleri var ama bu konuda ona yol gösteren bir danışmanı var. Dış gezilerinde ise o ülkenin tasarımcılarından birine ait bir parça seçiyor. Çoğunlukla da ülke bayrağının renklerinde bir kıyafeti bulunuyor bavulunda.
Ama bu haberin asıl "dudak uçuklatan" kısmı burası değildi tabii. Çünkü ünlülerin, sık sık sevgili ya da eş değiştirmesi gayet sıradan bir durum. Buradaki ayrıntı çok daha farklı ve çarpıcıydı.AŞK ÇOCUĞUNU SAKLAMAK KOLAY MI?Çünkü bu ünlü çiftin erkek tarafı, karısını aldatmıştı. Evinde çalışan hizmetlilerden biriyle kaçamak bir ilişki yaşamış, üstelik ondan bir de çocuk sahibi olmuştu.Tabii ki bu kadar değil.Ünlü ile evinde çalışan hizmetli, bu gerçeği uzun süre eşlerinden saklamıştı. Hizmetlinin kocası, o süre boyunca bu çocuğun kendisinin olduğunu sanmıştı. Ama sonunda gerçek ortaya çıktı. Daha doğrusu ünlü oyuncu, daha fazla kendini tutamadı ve hizmetlisinin oğlunun kendisinden olduğunu açıkladı.Magazin dünyasına yakın duruyorsanız eğer bu olayın ana kahramanının Arnold Schwarzenegger olduğunu anladınız zaten.Taraflardan diğeri eski eşi Maria Shriver, üçüncüsü de kaçamak ilişkiden doğan oğlunun annesi Mildred BaenaUzun süre sakladığı bu gerçeği sonunda karısına itiraf eden Arnold Schwarzenegger, bu konuda zaman zaman yaptığı açıklamalarla çok konuşuldu zaten.Şimdi de söz sırası boşanmanın ardından uzun süre sessiz kalan eski karısı Maria Shriver'a geldi. Hayatının önemli olaylarını satırlara döktüğü I Am Maria (Ben Maria) adlı bir kitap kaleme alan Maria Shriver, Arnold Schwarzenegger ile 25 yıllık evliliğinin bitişinde neler yaşadığını neler hissettiğini anlattı.HİZMETÇİSİNDEN EVLİLİK DIŞI ÇOCUĞU OLDUArtık herkesin çok iyi bildiği gibi bu evliliğin yıkılmasına Schwarzenegger'ın evlerinde çalışan hizmetli Mildred Baena ile arısını aldatması hatta ondan bir çocuk sahibi olması yol açtı. Maria Shriver kitabında bu nedenle boşanmanın kendisini nasıl etkilediğini şöyle satırlara döktü: "Bu benim kalbimi kırdı, ruhumu kırdı, benden geriye kalan ne varsa hepsini kırdı." Shriver, bir yandan 2009'da kaybettiği annesi , ondan iki yıl sonra ölen babası, biten evliliği ve işi olmadan nasıl yaşayabileceği konusunda bir karmaşa hissettiğini de saklamadı. Maria Shriver "Şimdi, evliliğimin sonu hakkında çok şey yazıldı ve açıkçası bunu burada veya başka bir yerde tartışmam gerektiğini veya istediğimi hissetmiyorum" satırlarına da yer verdi.'ÇOCUKLARIMIN DÜNYASI DA YIKILDI'69 yaşındaki Maria, evliliğinin sona ermesi sırasında "zarafet, yiğitlik ve cesaret" gösterdikleri için çocukları, 35 yaşındaki Katherine, 33 yaşındaki Christina, 31 yaşındaki Patrick ve 27 yaşındaki Christopher'a da övgüler yağdırdı. Shriver'ın belirttiğine göre onların boşanması çocuklarının dünyasını da çok etkiledi. "Çocuklarının bütün dünyalarının yerle bir olduğunu" belirten Shriver, kendisinin de "kederle tükenmiş ve kafa karışıklığı, öfke, korku, üzüntü ve kaygıyla boğuştuğunu satırlarına ekledi. O dönemde kendi kimliğinden bile emin olmadığını satırlarına ekleyen Maria Shriver yaşadıklarının acımasız olduğunu da saklamadı. Bir keresinde karanlıkta tek başına ağlayarak otel odasının zemininde oturduğunu itiraf etti Maria Shriver. Ama sonunda kendi kendine, "Maria, bu senin sonun olmak zorunda değil" diye düşündü. Ondan sonra da hayatına yeni baştan bir düzen verdi zaten.'ESKİ EŞİMLE ARTIK İYİ ARKADAŞIZ'Arnold Schwarzenegger, 1986 yılında evlendiği ve 2011 yılında yollarını ayırdığı eski eşi Maria Shriver hakkında daha önce verdiği röportajlarda da gayet olumlu sözler sarf etti. "Aynı zamanda karımı da seviyorum. O ve ben gerçekten iyi arkadaşız ve birbirimize çok yakınız. Çocuklarımızı büyütme tarzımızla gurur duyuyoruz" diyerek sözlerini sürdürdü. Schwarzenegger; her ne kadar boşanma sırasında büyük bir gerilim ve dram yaşamış olsalar da yine de Anneler Günü, Noel, doğum günleri gibi önemli zamanları hala bir aile olarak birlikte kutladıklarını söyledi. BOŞANMA OSCAR'I OLSAYDI BİZE VERMELERİ GEREKİRDİÜnlü oyuncu sonra da eski eşi Maria Shriver ile birlikte zorlu boşanma süreciyle gayet iyi başa çıktıklarını belirtti. Schwarzenegger'ın bu konudaki sözleri şöyle:" Eğer boşanma konusunda bir Oscar ödülü olsaydı Maria ve ben onu almalıydık." Schwarzenegger, sözünün burasında, evlilikleri sırasında sahip oldukları dört çocuğun bu durumdan en az etkilenmesi için büyük çaba harcadıklarını da hatırlattı. Tecrübeli oyuncu, her ne kadar eski eşi Maria Shriver'ı hala sevdiğini söylese de onunla evli olduğu dönemi hiç özlemediğini de sözlerine ekledi. Fakat bu noktada bir de itirafta bulundu: "Boşanmak tamamen benim hatamdı." KALEME ALDIĞI KİTAPTA GERÇEĞİ ANLATTIArnold Schwarzenegger ile Maria Shriver'ın boşanmasına neden olan evlilik dışı çocuk olayını hatırlamak gerekirse... Bir zamanların California Valisi olan Schwarzenegger, Maria Shriver ile evliyken Mildred Baena da çiftin evinde hizmetli olarak çalışıyordu. Baena ile Schwarzenegger'ın yaşadıkları kaçamak sonucunda Joseph Baena dünyaya geldi. Gerçek babasının kim olduğu da ona 15 yıl boyunca söylenmedi. Sonunda Schwarzenegger, evliliğinin bitmesine neden olan açıklamayı yaptı ve Baena da babasının ünlü oyuncu olduğunu öğrendi. Bu gerçek ortaya çıkınca uzun süre de bir tür skandal olarak anıldı. Schwarzenegger, bu gerçeği Total Recall: My Unbelievably True Life Story" (Herşeyi Hatırlıyorum: Benim İnanılmaz Hayat Hikayem) adlı kitabında satırlara döktü. İhanetin ardından eşini geri kazanmak için çok çabaladığını anlatan Schwarzenegger Shriver'ın boşanma davası açmasını engelleyemediğini belirtti.
Ünlü bir çift birlikteliklerini resmen bitirdiğinde, çok ünlü ve çok zengin olan erkek tarafı, boşandığı eşine kelimenin tam anlamıyla servet ödedi. Bu durumda her ne kadar kocasını kaybetse de maddi açıdan çok rahatlayan eski eşler oldu... Hatta bunlardan bazıları uzun süre konuşuldu. Söz gelimi Michael Douglas, şu an evli olduğu Catherine Zeta Jones uğruna eski karısı Diandra'ya 66 milyon dolar verdi. Aynı şekilde Mel Gibson da boşandığı karısı Robyn Moore'a 425 milyon dolar nafaka ödedi. Şimdi ise bunun tam tersi bir durum söz konusu. Aslına bakılırsa bu kez ortada büyük bir nafaka yok. Ama karısından boşandıktan sonra giderleri azalan ve bu sayede de çok rahat bir şekilde milyonlar biriktiren bir oyuncu var.Gelin, bir bakalım bu ünlü oyuncu kim ve bu duruma nasıl geldi. 25 YILLIK EVLİLİK YOLUN SONUNA GELDİYıllar yılı Downtown Abbey adlı dizide kamera karşısına geçen Hugh Boneville bu oyuncu. İngiliz oyuncu Bonneville, karısı Lucinda Williams ile 25 yıl süren evliliğini 2024'te resmen bitirdi. İşte ondan sonra da maddi olarak çok büyük bir rahatlama yaşamaya başladı. Ünlü oyuncu ve eski karısı Lucinda sadece yuvalarını dağıtmakla kalmadı bu süreçte birlikte kurdukları iş konusunda da yollarını ayırdılar. Daha doğrusu Lucinda Williams, kocasıyla ortak oldukları aile işinden istifa etti. Hugh Bonneville de bütün bu ayrılıkların üzerinden sadece iki ay geçtikten sonra maddi varlığını 1.1 milyon sterlinin üzerine çıkardı.Kayıtlara göre Bonneville ile boşanıncaya kadar karısı Lucinda Williams ile ortak olduğu film şirketinin 2023'teki varlığı 867 bin sterlinken 2024'te 1 milyon sterlinin üzerine çıktı. KARISI HARCAMALARINI SÜRDÜRÜYOREvliliklerinin bitmesinin ardından 61 yaşındaki Bonneville bir bekar evine taşındı. Aile evleri ise Lucinda Williams'ın elinde kaldı.Bu arada Lucinda'nın, bu mülkün arazisinde kendi sebze ve meyvelerini yetiştirmek için 50 bin sterlin harcayarak bir sera kurduğu belirtiliyor. Hatta Lucinda, bütün bu çalışmalar kapsamında Batı Sussex'te bir zamanlar Hugh Bonneville ile birlikte yaşadığı evine güneş panelleri de kurdurdu.2003'TE SATIN ALMIŞTIHugh Bonneville, boşanırken karısına bıraktığı, kırsal bölgede, geniş bir arazi üzerine kurulu olan bu evi 2003'te karısı Lucinda ve o sırada bebek olan oğulları Felix ile birlikte yaşamak için 1 milyon dolara satın almıştı.Bazıları Hugh Bonneville'in maddi varlığındaki bu artışı eski karısı Lucinda'nın harcamalarının ortadan kalkmasına bağladı.İLK GENÇLİK DÖNEMİNDE TANIŞIP YILLAR SONRA EVLENDİLEREvlilikleri tarihe karışan Hugh Bonneville ile Lucinda Williams, aslında ilk gençlik yıllarında tanıştılar. Fakat 30'lu yaşlarına gelinceye kadar iletişimleri koptu.Sonunda tekrar karşılaştıklarında aşık olup 1998'de evlendiler. Bir erkek evlatları bulunan çift, geçen yıl resmen boşandı.
Ama her zaman bu durum böyle gelişmiyor elbette. Kimi zaman işler yolunda gitmiyor ve yuvalar dağılıyor. Bazen ayrılıklara maddi zorluklar neden oluyor bazen de araya başkalarının girmesi.Eşlerden birinin sağlığını yitirmesi nedeniyle yaşanan ayrılıklar da yabana atılmayacak kadar çok. Kimi zaman insanın, en iyi günlerini bildiği sevdiğini öyle çaresiz ve sağlığını yitirmiş bir şekilde görmesi, bu acıya katlanması hiç kolay olmuyor.Özetle, evlenirken verilen "Hastalıkta ve sağlıkta..:" sözü tutulmuyor.Yine de her ne olursa olsun, eşinin başına ne gelirse gelsin onun yanında durmayı seçenler de var.İşte bunlardan biri de yıllardır ekranlarda herkesi güldüren ünlü komedyen Jay Leno.KARISI ALZHEİMER OLDU... ARTIK ONU BİLE TANIMIYOR... AMA AŞKI YERLİ YERİNDE Yıllarını kamera karşısında geçiren 74 yaşındaki Jay Leno'nun karısı Mavis, bir süredir Alzheimer tedavisi görüyor...1980 yılından bu yana evli olan Jay Leno ile 78 yaşındaki Mavis ortak hayatlarının en büyük sınavından geçiyor bir başka deyişle.Hastalığı nedeniyle hafızasını ve bağlantılı bütün bilişsel yeteneklerini usul usul kaybeden Mavis'in en büyük desteği ise kocası Jay Leno.KARISININ VESAYETİNİ ÜZERİNE ALDI Karısının vesayetini de üstlenen Leno, sürekli Mavis'in yanında olabilmek için kendini kelimenin tam anlamıyla ona adadı.Her ne kadar Mavis, zaman zaman neredeyse yarım asırlık kocasının kim olduğunu hatırlamasa da Jay Leno, büyük acısını kalbine gömüp karısının yüzünü güldürmeye çalışıyor.Onu, sevgisiyle sarıp sarmalıyor.Özetle Jay Leno, yaşam tecrübesinin de yardımıyla hem kendisinin hem karısının hayatını zindana çevirmeden onunla ilgilenmeye çalışıyor.EN ZOR ZAMANLARDA BİLE ONU GÜLDÜRMEYE ÇABALIYOR Kimi zaman da en acı noktalarından bile gülümseyecek bir ayrıntı bulmaya çalışıyor.Leno, bir yandan da çalışıp kariyerini sürdürüyor.Jay Leno, günlerinin önemli bir kısmını karısı Mavis'in kendini iyi hissetmesini sağlamak için çabalayarak geçiriyor.Anlattığına göre bazen Mavis'in ruh durumu pek iyi olmadığında onu alış alışverişe götürüyor. Önceleri hiçbir şey karısının ilgisini çekmezken sonra bir anda sevdiği bir çift mavi renkli spor ayakkabıyı görüp mutlu oluyor.Onun bu mutluluğunun sürmesi için Leno ona bir çift daha seçmesini söylüyor. Bunun ardından Mavis bu kez de sevdiği bir başka renk olan kırmızı renkli olanları görüyor.Her ne kadar bu iki çift ayakkabının fiyatı yüksek olsa da Leno, sırf karısı mutlu olsun, yüzü birazcık gülsün diye ikisini de satın alıyor.'ONUN YÜZÜ GÜLSÜN YETER' Jay Leno'nun söylediğine göre karısı Mavis'i mutlu görmenin bedeli parayla ölçülemez zaten. Bu konuda da "Karımı mutlu edebildiğim için memnunum" diye özetledi bu durumu da.Jay Leno'ya göre bir insanın karşısındakine aşkını ya da sevgisini ifade edebilmesi için öyle büyük sözlere gösterişli davranışlara ihtiyaç yok. Günlük hayat içindeki küçücük anlar, aşkı anlatmaya yeterli,Karısı Mavis ile 44 yıldır evli olduklarını söyleyen Jay Leno'ya göre zaman geçtikçe bu konuda işler de giderek kolaylaşıyor. "Her şeyi birlikte yapıyoruz" diye anlattı Leno...'ONA BAKMAYI SEVİYORUM' Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü: "Her akşam eve gidiyorum, yemek hazırlıyorum ve masaya oturuyoruz. Birbirimizin yoldaşlığından keyif alıyoruz:"Her ne kadar bazı insanlar evliliğin zor olduğunu söylese de Jay Leno hiç öyle düşünmüyor. Ona göre evlilik hiç de zor değil...Bakın bu konuda neler söylüyor Leno: "Ona bakmayı, onunla ilgilenmeyi seviyorum. Birlikte çok eğleniyoruz."Jay Leno, zaten her fırsatta Mavis ile evlenerek hayatının en akıllıca işini yaptığını da tekrarlıyor.KÖTÜ HABERİ GEÇEN YIL AÇIKLADI Leno, karısının demansa yakalandığını geçen yıl kamuoyuna açıkladı. Teşhis konulduktan sonra da hemen dava açarak Mavis'in vesayetini aldı.Tonight Show adlı TV programıyla ünlenen Jay Leno ile eşi Mavis Leno, 1970'lerde ünlü yıldızın Los Angeles'taki bir kulüpte yaptığı gösteri sırasında bir araya geldi ilk kez.Bu gösteriden bir hafta sonra da ortak bir arkadaşları tarafından resmen tanıştırıldılar. Ondan sonrası da zaten bilinen hikaye.HİÇ EVLENMEYECEĞİNİ SANIYORDU Jay ve Mavis Leno, 1980 yılında evlendiler. O zamandan bu yana da birlikteliklerini uyumlu bir şekilde sürdürdüler.Jay Leno'nun karısı Mavis, hayatlarını resmen birleştirmelerinden birkaç yıl sonra verdiği bir röportajda "Kafamda asla evlenmeyeceğime dair bir düşünce vardı. Ama Jay ile birlikte ilk kez biriyle birlikte olduğumu hissettim. Hedefime vardığımı, sakinleştiğimi fark ettim" diye konuşmuştu.Jay ve Mavis Leno bunca yıllık evliliklerine rağmen hiç çocuk sahibi olmadı. Mavis Leno, 2014 yılında Washington Post gazetesine verdiği bir röportajda da bu durumu sanki hayatının çok daha önceki evrelerinden beri bildiğini ifade etmişti:"Sanırım 7 ya da 8 yaşındaydım... Anneme asla evlenmeyeceğimi ve asla çocuk sahibi olmayacağımı söyledim." Bu öngörünün evlilik kısmında yanılsa da çocuk kısmı doğru çıktı. Leno çifti hiç çocuk sahibi olmadı.
Kim onlar kadar zengin olmak istemez ki!Ya da en azından böyle şan, şöhret ve servet içinde yaşayan bir ünlünün çocuğu olmak!Elbette bu ünlülerin bunca varlık içinde dünyaya gelen çocukları da tüm bunlardan nasibini alıyor... Bir elleri yağda, bir elleri balda yaşayıp gidiyorlar.RAHAT YAŞAMANIN GARANTİSİ YOK! Ama bazıları için durum hiç de öyle değil... Onca servete sahip anne ve babaları, tabii ki belli bir yaşa gelinceye kadar onlara bakıyor, her tür imkanı sağlıyor.Peki ya sonra?İşte bazı ünlülere göre çocuklarının da gerçek hayattan kopuk yaşamaması, hayatın gerçekleriyle yüzleşmesi hatta zamanı geldiğinde çalışıp kendi paralarını kazanması gerekiyor.Belki de bu yüzden ünlülerin çocukları daha 20'li yaşlarında ebeveyninin soyadından da yararlanarak kendilerine aynı dünyada kariyer yapmaya başlıyor.Hatta bazıları okumayı bile bir kenara bırakıyor.'HAYATIN GERÇEKLERİNİ KÜÇÜK YAŞTA ÖĞRENSİNLER' İşte böyle çocuklarına hayat dersi veren, onların aile servetine yaslanmadan hayat kurmasını isteyen ünlülerden biri de Kate Hudson.İşin doğrusu Kate Hudson kendisi de ilk gençlik yıllarından bu yana kamera karşısında. Önce oyunculuk bunun ardından şarkıcılık derken henüz 45 yaşında olmasına rağmen gösteri dünyasında hatırı sayılır bir geçmişi var Hudson'ın. Buna bağlı olarak da epey bir birikim yaptı.Üç farklı ilişkisinden üç tane çocuğu bulunan Kate Hudson, Bustler dergisine verdiği röportajda çocuklarını nasıl yetiştirmek istediğine dair açıklamalarda bulundu.Hudson, çocuklarına, maddi konularda ailelerine sırtlarını dayamamayı öğrettiğini söyledi.HAYATINI KAZANMAYA ERKENDEN HAZIRLANSIN Üç çocuk annesi yıldızın, ilk eşi Chris Robinson'dan dünyaya gelen oğlu Ryder şu anda 21 yaşında. Bir süredir de New York Üniversitesi'nde okuyor.Hudson; oğlu Ryder'ın mezun olduktan sonra evden taşınıp kendine yeni bir hayat kurmasına izin vereceğini anlattı. Ama yine onun söylediğine göre eğer böyle bir karar verirse bazı beklentiler olacağını da saklamadı.Oğlunun hayatta neler yapmak istediğini ve bunları başarmanın yollarını bulmaya çalıştığını söyledi Hudson.Sözlerini şöyle sürdürdü: "Bence çocuklara bu gibi ayrıntıları daha erken öğretmek gerekir ki o noktaya geldiklerinde 'Aman Tanrım, hayatımı aileme yaslanmadan nasıl kazanırım?' diye düşünmesinler.KENDİSİ KÜÇÜK YAŞTAN İTİBAREN ÇALIŞIYOR Her ne kadar ünlü bir ailede dünyaya gelmiş olsa da Kate Hudson da gencecik yaşından itibaren çalışıyor.Annesi Goldie Hawn ve üvey babası Kurt Russell, Hollywood'un önde gelen yıldızlarından. Biyolojik babası Bill Hudson da tanınmış bir müzisyen.Bunun da etkisiyle küçük yaşta onlar gibi sinema sektöründe çalışıp kendi parasını kazanmaya başladı. Son dönemde de müzik piyasasına adım attı.Hudson, şu anda 80 milyon dolar civarında bir servete sahip. Bu, Hollywood'un büyük yıldızlarının servetiyle kıyaslanamaz belki ama bunu Hudson kendi emeğiyle elde etti.Hudson'ın Chris Robinson ile genç yaşta yaptığı ilk evliliğinden 21 yaşında Ryder, eski nişanlısı Matt Bellamy'den 13 yaşında Bingham adında iki oğlu var. Şu anda nişanlı olduğu Danny Fujikawa'dan da 4 yaşında Rani adında bir kız annesi.ONLAR DA: 'ÇOCUKLARA MİRAS YOK' DEDİ Gösteri dünyasının, çocukların küçük yaşta hayatlarını kazanma konusunda eğitilmesi gerektiğini düşünen tek ünlüsü Kate Hudson değil.Daha önce de birçok ünlü çocuklarına miras bırakmayacağını söylemişti. Gelin, onlara da bir bakalım.Marie Osmond: 'Fazla para çocuklara zarar verir': Aslında çocuklarının kendi parasına güvenmemesi gerektiğini düşünen tek ünlü Kate Hudson değil. Daha önce Marie Osmond, servetini çocuklarına miras olarak bırakmayacağını açıklamıştı. Henüz 6 yaşındayken adım attığı gösteri dünyasında yıllarını geçiren Osmond, fazla paranın çocuklarına zarar vereceğini savundu.Mick Jagger: 'Bu paraya ihtiyaçları yok': Ünlü müzisyen Mick Jagger da yıllarca çalışıp kazandığı milyonlarını çocuklarına miras bırakmayacağını açık açık söyledi. Çocuklarının buna ihtiyacı olmadığını da ifade etti. Aslında şu anki nişanlısı Melanie Hamrick'ten dünyaya gelen en küçüğü dışında Jagger'ın diğer 7 çocuğu yetişkinlik çağlarında ve zaten mesleklerini bulup kendi hayatlarını kazanıyorlar.Daniel Craig: 'Parayı harcamak ya da bağışlamak gerek': Sinemanın sarışın James Bond'u Daniel Craig de "Gelecek kuşaklara yüksek miktarda para bırakmayı istemiyorum. Bence miras tatsız bir şey. Benim felsefem bu paradan kurtulmak ya da ölmeden önce harcayıp bitirmek ya da bir yerlere bağışlamak" dedi.Ashton Kutcher- Mila Kunis: 'Destek tamam ama parayı kendileri kazansınlar': Ashton Kutcher ile Mila Kunis de iki çocuklarının kendi hayatlarını kendi emekleriyle kurması gerektiği görüşünde. Kutcher, eğer çocukları herhangi bir iş kurmaya karar verip bunun için yardım isterse elbette onlara yardım edeceğini ama bunun dışında hayatlarını kendilerinin kazanmasını istediğini söyledi. Kutcher ve Kunis, sahip oldukları maddi birikimi yardım vakıflarına bağışlayacaklarını da ekledi.
Bu mesleğe yıllarını veren bazı oyuncular ise kimi zaman işleri ters gittiğinde para konusunda büyük zorluk yaşıyor. Rol aldıkları yapım bittiğinde ya da onlar ayrıldığında bir daha kolayca iş bulamıyorlar. O zaman da o pırıltılı dünya kelimenin tam anlamıyla başlarına yıkılıyor. İşte bu talihsizliğin örneklerinden birini de rol aldığı diziyle tanınan deneyimli oyuncu yaşıyor. Söylediğine göre para kazanmak için bulduğu işleri küçük ya da büyük demeden kabul etmek zorunda artık. Hatta karnını bile yardımlar sayesinde doyuruyor.DİZİDE CANLANDIRDIĞI KARAKTER ÖLDÜ, ONUN DA HAYATI DEĞİŞTİBu talihsizliği yaşayan oyuncu, İngiltere'de ekranın en çok izlenen ve en uzun ömürlü dizilerinden biri olarak bilinen EastEnders ile tanınan Cheryl Fergison. 60 yaşındaki Fergison, beş yıl boyunda dizideki Heather Trott karakterine hayat verdi. 2012'de canlandırdığı karakter ölünce o da diziden ayrıldı. İşte ondan sonra da düzenli ve kalıcı bir iş bulamadığı için mali olarak bir krize girdi. Daha birkac hafta önce Cleveleys'daki bir Çin lokantasının açılışında şarkı söyleyeceğini sosyal medya hesabından duyuran Fergison, bu tür geçici işlerde çalışarak hayatını kazanmaya çabalıyor. MALİ DURUMUMU TOPARLAMAM ZAMAN ALACAKThe Sun gazetesine konuşan oyuncu bazı kişilerin para kazanmak için yaptığı işleri yargıladığını söyleyerek "Benim mali durumumu toparlamam uzun zaman alacak" dedi. Kalıcı bir iş buluncaya kadar kendini rahat hissetmeyeceğini söyleyen Fergison, yaptığı küçük ve düzensiz işlerden kazandığı paranın sadece hayatta kalmasını sağladığını anlattı. Tecrübeli oyuncu, artık emeğinin hakkı olan parayı kazanmasının zamanı geldiğini de sözlerine ekledi. Yıllarca aynı dizide rol alan oradan ayrılınca mali krize giren Fergison, karnını da yardım kuruluşlarından doyurduğunu saklamadı. Cheryl Fergison son zamanlarda para kazanmak için küçük restoranlarda şarkı söylediğini de kimseden saklamıyor. 'İSTEYEN ELEŞTİRSİN, ŞARKI SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİM'Oyuncu "Vazgeçmeyeceğim.. Şarkı söylemeye devam edeceğim. Eğer insanlar beni bu yüzden eleştiriyorlarsa eleştirsinler" dedi. Eninde sonunda gösteri dünyasının bir mensubu olduğunu belirten Fergison karşısına çıktığı seyircinin az ya da çok olmasının kendisi için önem taşımadığını ifade etti. Bu konuda "Sadece iki kişi bile olsa benim için fark etmez" diye konuştu. UMUDUNU HEP KORUYORAma görünüşe göre umudunu ve direncini hiç kaybetmedi Fergison. Çünkü sosyal medyadan ilan ettiğine göre yakında "gizli bir proje için" Londra'nın yolunu tutmaya hazırlanıyor. Hatta söylediğine göre bu proje de yine BBC çatısı altında gerçekleşecek. KENDİ KENDİNİ DE ELEŞTİRDİ: Fergison, 2012'de Eastenders'dan ayrıldıktan sonra kariyeri çok inişli çıkışlı bir yol izledi. Oyuncu bu konuda kendi hatası olduğunu da saklamadı. İyi para kazanırken birikim yapmadığını bu yüzden de bulduğu geçici işlerde çalışmak zorunda kaldığını ve karnını bile zor doyurduğunu anlattı.