Ama bu haberin asıl "dudak uçuklatan" kısmı burası değildi tabii. Çünkü ünlülerin, sık sık sevgili ya da eş değiştirmesi gayet sıradan bir durum. Buradaki ayrıntı çok daha farklı ve çarpıcıydı.AŞK ÇOCUĞUNU SAKLAMAK KOLAY MI?Çünkü bu ünlü çiftin erkek tarafı, karısını aldatmıştı. Evinde çalışan hizmetlilerden biriyle kaçamak bir ilişki yaşamış, üstelik ondan bir de çocuk sahibi olmuştu.Tabii ki bu kadar değil.Ünlü ile evinde çalışan hizmetli, bu gerçeği uzun süre eşlerinden saklamıştı. Hizmetlinin kocası, o süre boyunca bu çocuğun kendisinin olduğunu sanmıştı. Ama sonunda gerçek ortaya çıktı. Daha doğrusu ünlü oyuncu, daha fazla kendini tutamadı ve hizmetlisinin oğlunun kendisinden olduğunu açıkladı.Magazin dünyasına yakın duruyorsanız eğer bu olayın ana kahramanının Arnold Schwarzenegger olduğunu anladınız zaten.Taraflardan diğeri eski eşi Maria Shriver, üçüncüsü de kaçamak ilişkiden doğan oğlunun annesi Mildred BaenaUzun süre sakladığı bu gerçeği sonunda karısına itiraf eden Arnold Schwarzenegger, bu konuda zaman zaman yaptığı açıklamalarla çok konuşuldu zaten.Şimdi de söz sırası boşanmanın ardından uzun süre sessiz kalan eski karısı Maria Shriver'a geldi. Hayatının önemli olaylarını satırlara döktüğü I Am Maria (Ben Maria) adlı bir kitap kaleme alan Maria Shriver, Arnold Schwarzenegger ile 25 yıllık evliliğinin bitişinde neler yaşadığını neler hissettiğini anlattı.HİZMETÇİSİNDEN EVLİLİK DIŞI ÇOCUĞU OLDUArtık herkesin çok iyi bildiği gibi bu evliliğin yıkılmasına Schwarzenegger'ın evlerinde çalışan hizmetli Mildred Baena ile arısını aldatması hatta ondan bir çocuk sahibi olması yol açtı. Maria Shriver kitabında bu nedenle boşanmanın kendisini nasıl etkilediğini şöyle satırlara döktü: "Bu benim kalbimi kırdı, ruhumu kırdı, benden geriye kalan ne varsa hepsini kırdı." Shriver, bir yandan 2009'da kaybettiği annesi , ondan iki yıl sonra ölen babası, biten evliliği ve işi olmadan nasıl yaşayabileceği konusunda bir karmaşa hissettiğini de saklamadı. Maria Shriver "Şimdi, evliliğimin sonu hakkında çok şey yazıldı ve açıkçası bunu burada veya başka bir yerde tartışmam gerektiğini veya istediğimi hissetmiyorum" satırlarına da yer verdi.'ÇOCUKLARIMIN DÜNYASI DA YIKILDI'69 yaşındaki Maria, evliliğinin sona ermesi sırasında "zarafet, yiğitlik ve cesaret" gösterdikleri için çocukları, 35 yaşındaki Katherine, 33 yaşındaki Christina, 31 yaşındaki Patrick ve 27 yaşındaki Christopher'a da övgüler yağdırdı. Shriver'ın belirttiğine göre onların boşanması çocuklarının dünyasını da çok etkiledi. "Çocuklarının bütün dünyalarının yerle bir olduğunu" belirten Shriver, kendisinin de "kederle tükenmiş ve kafa karışıklığı, öfke, korku, üzüntü ve kaygıyla boğuştuğunu satırlarına ekledi. O dönemde kendi kimliğinden bile emin olmadığını satırlarına ekleyen Maria Shriver yaşadıklarının acımasız olduğunu da saklamadı. Bir keresinde karanlıkta tek başına ağlayarak otel odasının zemininde oturduğunu itiraf etti Maria Shriver. Ama sonunda kendi kendine, "Maria, bu senin sonun olmak zorunda değil" diye düşündü. Ondan sonra da hayatına yeni baştan bir düzen verdi zaten.'ESKİ EŞİMLE ARTIK İYİ ARKADAŞIZ'Arnold Schwarzenegger, 1986 yılında evlendiği ve 2011 yılında yollarını ayırdığı eski eşi Maria Shriver hakkında daha önce verdiği röportajlarda da gayet olumlu sözler sarf etti. "Aynı zamanda karımı da seviyorum. O ve ben gerçekten iyi arkadaşız ve birbirimize çok yakınız. Çocuklarımızı büyütme tarzımızla gurur duyuyoruz" diyerek sözlerini sürdürdü. Schwarzenegger; her ne kadar boşanma sırasında büyük bir gerilim ve dram yaşamış olsalar da yine de Anneler Günü, Noel, doğum günleri gibi önemli zamanları hala bir aile olarak birlikte kutladıklarını söyledi. BOŞANMA OSCAR'I OLSAYDI BİZE VERMELERİ GEREKİRDİÜnlü oyuncu sonra da eski eşi Maria Shriver ile birlikte zorlu boşanma süreciyle gayet iyi başa çıktıklarını belirtti. Schwarzenegger'ın bu konudaki sözleri şöyle:" Eğer boşanma konusunda bir Oscar ödülü olsaydı Maria ve ben onu almalıydık." Schwarzenegger, sözünün burasında, evlilikleri sırasında sahip oldukları dört çocuğun bu durumdan en az etkilenmesi için büyük çaba harcadıklarını da hatırlattı. Tecrübeli oyuncu, her ne kadar eski eşi Maria Shriver'ı hala sevdiğini söylese de onunla evli olduğu dönemi hiç özlemediğini de sözlerine ekledi. Fakat bu noktada bir de itirafta bulundu: "Boşanmak tamamen benim hatamdı." KALEME ALDIĞI KİTAPTA GERÇEĞİ ANLATTIArnold Schwarzenegger ile Maria Shriver'ın boşanmasına neden olan evlilik dışı çocuk olayını hatırlamak gerekirse... Bir zamanların California Valisi olan Schwarzenegger, Maria Shriver ile evliyken Mildred Baena da çiftin evinde hizmetli olarak çalışıyordu. Baena ile Schwarzenegger'ın yaşadıkları kaçamak sonucunda Joseph Baena dünyaya geldi. Gerçek babasının kim olduğu da ona 15 yıl boyunca söylenmedi. Sonunda Schwarzenegger, evliliğinin bitmesine neden olan açıklamayı yaptı ve Baena da babasının ünlü oyuncu olduğunu öğrendi. Bu gerçek ortaya çıkınca uzun süre de bir tür skandal olarak anıldı. Schwarzenegger, bu gerçeği Total Recall: My Unbelievably True Life Story" (Herşeyi Hatırlıyorum: Benim İnanılmaz Hayat Hikayem) adlı kitabında satırlara döktü. İhanetin ardından eşini geri kazanmak için çok çabaladığını anlatan Schwarzenegger Shriver'ın boşanma davası açmasını engelleyemediğini belirtti.
Ünlü bir çift birlikteliklerini resmen bitirdiğinde, çok ünlü ve çok zengin olan erkek tarafı, boşandığı eşine kelimenin tam anlamıyla servet ödedi. Bu durumda her ne kadar kocasını kaybetse de maddi açıdan çok rahatlayan eski eşler oldu... Hatta bunlardan bazıları uzun süre konuşuldu. Söz gelimi Michael Douglas, şu an evli olduğu Catherine Zeta Jones uğruna eski karısı Diandra'ya 66 milyon dolar verdi. Aynı şekilde Mel Gibson da boşandığı karısı Robyn Moore'a 425 milyon dolar nafaka ödedi. Şimdi ise bunun tam tersi bir durum söz konusu. Aslına bakılırsa bu kez ortada büyük bir nafaka yok. Ama karısından boşandıktan sonra giderleri azalan ve bu sayede de çok rahat bir şekilde milyonlar biriktiren bir oyuncu var.Gelin, bir bakalım bu ünlü oyuncu kim ve bu duruma nasıl geldi. 25 YILLIK EVLİLİK YOLUN SONUNA GELDİYıllar yılı Downtown Abbey adlı dizide kamera karşısına geçen Hugh Boneville bu oyuncu. İngiliz oyuncu Bonneville, karısı Lucinda Williams ile 25 yıl süren evliliğini 2024'te resmen bitirdi. İşte ondan sonra da maddi olarak çok büyük bir rahatlama yaşamaya başladı. Ünlü oyuncu ve eski karısı Lucinda sadece yuvalarını dağıtmakla kalmadı bu süreçte birlikte kurdukları iş konusunda da yollarını ayırdılar. Daha doğrusu Lucinda Williams, kocasıyla ortak oldukları aile işinden istifa etti. Hugh Bonneville de bütün bu ayrılıkların üzerinden sadece iki ay geçtikten sonra maddi varlığını 1.1 milyon sterlinin üzerine çıkardı.Kayıtlara göre Bonneville ile boşanıncaya kadar karısı Lucinda Williams ile ortak olduğu film şirketinin 2023'teki varlığı 867 bin sterlinken 2024'te 1 milyon sterlinin üzerine çıktı. KARISI HARCAMALARINI SÜRDÜRÜYOREvliliklerinin bitmesinin ardından 61 yaşındaki Bonneville bir bekar evine taşındı. Aile evleri ise Lucinda Williams'ın elinde kaldı.Bu arada Lucinda'nın, bu mülkün arazisinde kendi sebze ve meyvelerini yetiştirmek için 50 bin sterlin harcayarak bir sera kurduğu belirtiliyor. Hatta Lucinda, bütün bu çalışmalar kapsamında Batı Sussex'te bir zamanlar Hugh Bonneville ile birlikte yaşadığı evine güneş panelleri de kurdurdu.2003'TE SATIN ALMIŞTIHugh Bonneville, boşanırken karısına bıraktığı, kırsal bölgede, geniş bir arazi üzerine kurulu olan bu evi 2003'te karısı Lucinda ve o sırada bebek olan oğulları Felix ile birlikte yaşamak için 1 milyon dolara satın almıştı.Bazıları Hugh Bonneville'in maddi varlığındaki bu artışı eski karısı Lucinda'nın harcamalarının ortadan kalkmasına bağladı.İLK GENÇLİK DÖNEMİNDE TANIŞIP YILLAR SONRA EVLENDİLEREvlilikleri tarihe karışan Hugh Bonneville ile Lucinda Williams, aslında ilk gençlik yıllarında tanıştılar. Fakat 30'lu yaşlarına gelinceye kadar iletişimleri koptu.Sonunda tekrar karşılaştıklarında aşık olup 1998'de evlendiler. Bir erkek evlatları bulunan çift, geçen yıl resmen boşandı.
Ama her zaman bu durum böyle gelişmiyor elbette. Kimi zaman işler yolunda gitmiyor ve yuvalar dağılıyor. Bazen ayrılıklara maddi zorluklar neden oluyor bazen de araya başkalarının girmesi.Eşlerden birinin sağlığını yitirmesi nedeniyle yaşanan ayrılıklar da yabana atılmayacak kadar çok. Kimi zaman insanın, en iyi günlerini bildiği sevdiğini öyle çaresiz ve sağlığını yitirmiş bir şekilde görmesi, bu acıya katlanması hiç kolay olmuyor.Özetle, evlenirken verilen "Hastalıkta ve sağlıkta..:" sözü tutulmuyor.Yine de her ne olursa olsun, eşinin başına ne gelirse gelsin onun yanında durmayı seçenler de var.İşte bunlardan biri de yıllardır ekranlarda herkesi güldüren ünlü komedyen Jay Leno.KARISI ALZHEİMER OLDU... ARTIK ONU BİLE TANIMIYOR... AMA AŞKI YERLİ YERİNDE Yıllarını kamera karşısında geçiren 74 yaşındaki Jay Leno'nun karısı Mavis, bir süredir Alzheimer tedavisi görüyor...1980 yılından bu yana evli olan Jay Leno ile 78 yaşındaki Mavis ortak hayatlarının en büyük sınavından geçiyor bir başka deyişle.Hastalığı nedeniyle hafızasını ve bağlantılı bütün bilişsel yeteneklerini usul usul kaybeden Mavis'in en büyük desteği ise kocası Jay Leno.KARISININ VESAYETİNİ ÜZERİNE ALDI Karısının vesayetini de üstlenen Leno, sürekli Mavis'in yanında olabilmek için kendini kelimenin tam anlamıyla ona adadı.Her ne kadar Mavis, zaman zaman neredeyse yarım asırlık kocasının kim olduğunu hatırlamasa da Jay Leno, büyük acısını kalbine gömüp karısının yüzünü güldürmeye çalışıyor.Onu, sevgisiyle sarıp sarmalıyor.Özetle Jay Leno, yaşam tecrübesinin de yardımıyla hem kendisinin hem karısının hayatını zindana çevirmeden onunla ilgilenmeye çalışıyor.EN ZOR ZAMANLARDA BİLE ONU GÜLDÜRMEYE ÇABALIYOR Kimi zaman da en acı noktalarından bile gülümseyecek bir ayrıntı bulmaya çalışıyor.Leno, bir yandan da çalışıp kariyerini sürdürüyor.Jay Leno, günlerinin önemli bir kısmını karısı Mavis'in kendini iyi hissetmesini sağlamak için çabalayarak geçiriyor.Anlattığına göre bazen Mavis'in ruh durumu pek iyi olmadığında onu alış alışverişe götürüyor. Önceleri hiçbir şey karısının ilgisini çekmezken sonra bir anda sevdiği bir çift mavi renkli spor ayakkabıyı görüp mutlu oluyor.Onun bu mutluluğunun sürmesi için Leno ona bir çift daha seçmesini söylüyor. Bunun ardından Mavis bu kez de sevdiği bir başka renk olan kırmızı renkli olanları görüyor.Her ne kadar bu iki çift ayakkabının fiyatı yüksek olsa da Leno, sırf karısı mutlu olsun, yüzü birazcık gülsün diye ikisini de satın alıyor.'ONUN YÜZÜ GÜLSÜN YETER' Jay Leno'nun söylediğine göre karısı Mavis'i mutlu görmenin bedeli parayla ölçülemez zaten. Bu konuda da "Karımı mutlu edebildiğim için memnunum" diye özetledi bu durumu da.Jay Leno'ya göre bir insanın karşısındakine aşkını ya da sevgisini ifade edebilmesi için öyle büyük sözlere gösterişli davranışlara ihtiyaç yok. Günlük hayat içindeki küçücük anlar, aşkı anlatmaya yeterli,Karısı Mavis ile 44 yıldır evli olduklarını söyleyen Jay Leno'ya göre zaman geçtikçe bu konuda işler de giderek kolaylaşıyor. "Her şeyi birlikte yapıyoruz" diye anlattı Leno...'ONA BAKMAYI SEVİYORUM' Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü: "Her akşam eve gidiyorum, yemek hazırlıyorum ve masaya oturuyoruz. Birbirimizin yoldaşlığından keyif alıyoruz:"Her ne kadar bazı insanlar evliliğin zor olduğunu söylese de Jay Leno hiç öyle düşünmüyor. Ona göre evlilik hiç de zor değil...Bakın bu konuda neler söylüyor Leno: "Ona bakmayı, onunla ilgilenmeyi seviyorum. Birlikte çok eğleniyoruz."Jay Leno, zaten her fırsatta Mavis ile evlenerek hayatının en akıllıca işini yaptığını da tekrarlıyor.KÖTÜ HABERİ GEÇEN YIL AÇIKLADI Leno, karısının demansa yakalandığını geçen yıl kamuoyuna açıkladı. Teşhis konulduktan sonra da hemen dava açarak Mavis'in vesayetini aldı.Tonight Show adlı TV programıyla ünlenen Jay Leno ile eşi Mavis Leno, 1970'lerde ünlü yıldızın Los Angeles'taki bir kulüpte yaptığı gösteri sırasında bir araya geldi ilk kez.Bu gösteriden bir hafta sonra da ortak bir arkadaşları tarafından resmen tanıştırıldılar. Ondan sonrası da zaten bilinen hikaye.HİÇ EVLENMEYECEĞİNİ SANIYORDU Jay ve Mavis Leno, 1980 yılında evlendiler. O zamandan bu yana da birlikteliklerini uyumlu bir şekilde sürdürdüler.Jay Leno'nun karısı Mavis, hayatlarını resmen birleştirmelerinden birkaç yıl sonra verdiği bir röportajda "Kafamda asla evlenmeyeceğime dair bir düşünce vardı. Ama Jay ile birlikte ilk kez biriyle birlikte olduğumu hissettim. Hedefime vardığımı, sakinleştiğimi fark ettim" diye konuşmuştu.Jay ve Mavis Leno bunca yıllık evliliklerine rağmen hiç çocuk sahibi olmadı. Mavis Leno, 2014 yılında Washington Post gazetesine verdiği bir röportajda da bu durumu sanki hayatının çok daha önceki evrelerinden beri bildiğini ifade etmişti:"Sanırım 7 ya da 8 yaşındaydım... Anneme asla evlenmeyeceğimi ve asla çocuk sahibi olmayacağımı söyledim." Bu öngörünün evlilik kısmında yanılsa da çocuk kısmı doğru çıktı. Leno çifti hiç çocuk sahibi olmadı.
Kim onlar kadar zengin olmak istemez ki!Ya da en azından böyle şan, şöhret ve servet içinde yaşayan bir ünlünün çocuğu olmak!Elbette bu ünlülerin bunca varlık içinde dünyaya gelen çocukları da tüm bunlardan nasibini alıyor... Bir elleri yağda, bir elleri balda yaşayıp gidiyorlar.RAHAT YAŞAMANIN GARANTİSİ YOK! Ama bazıları için durum hiç de öyle değil... Onca servete sahip anne ve babaları, tabii ki belli bir yaşa gelinceye kadar onlara bakıyor, her tür imkanı sağlıyor.Peki ya sonra?İşte bazı ünlülere göre çocuklarının da gerçek hayattan kopuk yaşamaması, hayatın gerçekleriyle yüzleşmesi hatta zamanı geldiğinde çalışıp kendi paralarını kazanması gerekiyor.Belki de bu yüzden ünlülerin çocukları daha 20'li yaşlarında ebeveyninin soyadından da yararlanarak kendilerine aynı dünyada kariyer yapmaya başlıyor.Hatta bazıları okumayı bile bir kenara bırakıyor.'HAYATIN GERÇEKLERİNİ KÜÇÜK YAŞTA ÖĞRENSİNLER' İşte böyle çocuklarına hayat dersi veren, onların aile servetine yaslanmadan hayat kurmasını isteyen ünlülerden biri de Kate Hudson.İşin doğrusu Kate Hudson kendisi de ilk gençlik yıllarından bu yana kamera karşısında. Önce oyunculuk bunun ardından şarkıcılık derken henüz 45 yaşında olmasına rağmen gösteri dünyasında hatırı sayılır bir geçmişi var Hudson'ın. Buna bağlı olarak da epey bir birikim yaptı.Üç farklı ilişkisinden üç tane çocuğu bulunan Kate Hudson, Bustler dergisine verdiği röportajda çocuklarını nasıl yetiştirmek istediğine dair açıklamalarda bulundu.Hudson, çocuklarına, maddi konularda ailelerine sırtlarını dayamamayı öğrettiğini söyledi.HAYATINI KAZANMAYA ERKENDEN HAZIRLANSIN Üç çocuk annesi yıldızın, ilk eşi Chris Robinson'dan dünyaya gelen oğlu Ryder şu anda 21 yaşında. Bir süredir de New York Üniversitesi'nde okuyor.Hudson; oğlu Ryder'ın mezun olduktan sonra evden taşınıp kendine yeni bir hayat kurmasına izin vereceğini anlattı. Ama yine onun söylediğine göre eğer böyle bir karar verirse bazı beklentiler olacağını da saklamadı.Oğlunun hayatta neler yapmak istediğini ve bunları başarmanın yollarını bulmaya çalıştığını söyledi Hudson.Sözlerini şöyle sürdürdü: "Bence çocuklara bu gibi ayrıntıları daha erken öğretmek gerekir ki o noktaya geldiklerinde 'Aman Tanrım, hayatımı aileme yaslanmadan nasıl kazanırım?' diye düşünmesinler.KENDİSİ KÜÇÜK YAŞTAN İTİBAREN ÇALIŞIYOR Her ne kadar ünlü bir ailede dünyaya gelmiş olsa da Kate Hudson da gencecik yaşından itibaren çalışıyor.Annesi Goldie Hawn ve üvey babası Kurt Russell, Hollywood'un önde gelen yıldızlarından. Biyolojik babası Bill Hudson da tanınmış bir müzisyen.Bunun da etkisiyle küçük yaşta onlar gibi sinema sektöründe çalışıp kendi parasını kazanmaya başladı. Son dönemde de müzik piyasasına adım attı.Hudson, şu anda 80 milyon dolar civarında bir servete sahip. Bu, Hollywood'un büyük yıldızlarının servetiyle kıyaslanamaz belki ama bunu Hudson kendi emeğiyle elde etti.Hudson'ın Chris Robinson ile genç yaşta yaptığı ilk evliliğinden 21 yaşında Ryder, eski nişanlısı Matt Bellamy'den 13 yaşında Bingham adında iki oğlu var. Şu anda nişanlı olduğu Danny Fujikawa'dan da 4 yaşında Rani adında bir kız annesi.ONLAR DA: 'ÇOCUKLARA MİRAS YOK' DEDİ Gösteri dünyasının, çocukların küçük yaşta hayatlarını kazanma konusunda eğitilmesi gerektiğini düşünen tek ünlüsü Kate Hudson değil.Daha önce de birçok ünlü çocuklarına miras bırakmayacağını söylemişti. Gelin, onlara da bir bakalım.Marie Osmond: 'Fazla para çocuklara zarar verir': Aslında çocuklarının kendi parasına güvenmemesi gerektiğini düşünen tek ünlü Kate Hudson değil. Daha önce Marie Osmond, servetini çocuklarına miras olarak bırakmayacağını açıklamıştı. Henüz 6 yaşındayken adım attığı gösteri dünyasında yıllarını geçiren Osmond, fazla paranın çocuklarına zarar vereceğini savundu.Mick Jagger: 'Bu paraya ihtiyaçları yok': Ünlü müzisyen Mick Jagger da yıllarca çalışıp kazandığı milyonlarını çocuklarına miras bırakmayacağını açık açık söyledi. Çocuklarının buna ihtiyacı olmadığını da ifade etti. Aslında şu anki nişanlısı Melanie Hamrick'ten dünyaya gelen en küçüğü dışında Jagger'ın diğer 7 çocuğu yetişkinlik çağlarında ve zaten mesleklerini bulup kendi hayatlarını kazanıyorlar.Daniel Craig: 'Parayı harcamak ya da bağışlamak gerek': Sinemanın sarışın James Bond'u Daniel Craig de "Gelecek kuşaklara yüksek miktarda para bırakmayı istemiyorum. Bence miras tatsız bir şey. Benim felsefem bu paradan kurtulmak ya da ölmeden önce harcayıp bitirmek ya da bir yerlere bağışlamak" dedi.Ashton Kutcher- Mila Kunis: 'Destek tamam ama parayı kendileri kazansınlar': Ashton Kutcher ile Mila Kunis de iki çocuklarının kendi hayatlarını kendi emekleriyle kurması gerektiği görüşünde. Kutcher, eğer çocukları herhangi bir iş kurmaya karar verip bunun için yardım isterse elbette onlara yardım edeceğini ama bunun dışında hayatlarını kendilerinin kazanmasını istediğini söyledi. Kutcher ve Kunis, sahip oldukları maddi birikimi yardım vakıflarına bağışlayacaklarını da ekledi.
Bu mesleğe yıllarını veren bazı oyuncular ise kimi zaman işleri ters gittiğinde para konusunda büyük zorluk yaşıyor. Rol aldıkları yapım bittiğinde ya da onlar ayrıldığında bir daha kolayca iş bulamıyorlar. O zaman da o pırıltılı dünya kelimenin tam anlamıyla başlarına yıkılıyor. İşte bu talihsizliğin örneklerinden birini de rol aldığı diziyle tanınan deneyimli oyuncu yaşıyor. Söylediğine göre para kazanmak için bulduğu işleri küçük ya da büyük demeden kabul etmek zorunda artık. Hatta karnını bile yardımlar sayesinde doyuruyor.DİZİDE CANLANDIRDIĞI KARAKTER ÖLDÜ, ONUN DA HAYATI DEĞİŞTİBu talihsizliği yaşayan oyuncu, İngiltere'de ekranın en çok izlenen ve en uzun ömürlü dizilerinden biri olarak bilinen EastEnders ile tanınan Cheryl Fergison. 60 yaşındaki Fergison, beş yıl boyunda dizideki Heather Trott karakterine hayat verdi. 2012'de canlandırdığı karakter ölünce o da diziden ayrıldı. İşte ondan sonra da düzenli ve kalıcı bir iş bulamadığı için mali olarak bir krize girdi. Daha birkac hafta önce Cleveleys'daki bir Çin lokantasının açılışında şarkı söyleyeceğini sosyal medya hesabından duyuran Fergison, bu tür geçici işlerde çalışarak hayatını kazanmaya çabalıyor. MALİ DURUMUMU TOPARLAMAM ZAMAN ALACAKThe Sun gazetesine konuşan oyuncu bazı kişilerin para kazanmak için yaptığı işleri yargıladığını söyleyerek "Benim mali durumumu toparlamam uzun zaman alacak" dedi. Kalıcı bir iş buluncaya kadar kendini rahat hissetmeyeceğini söyleyen Fergison, yaptığı küçük ve düzensiz işlerden kazandığı paranın sadece hayatta kalmasını sağladığını anlattı. Tecrübeli oyuncu, artık emeğinin hakkı olan parayı kazanmasının zamanı geldiğini de sözlerine ekledi. Yıllarca aynı dizide rol alan oradan ayrılınca mali krize giren Fergison, karnını da yardım kuruluşlarından doyurduğunu saklamadı. Cheryl Fergison son zamanlarda para kazanmak için küçük restoranlarda şarkı söylediğini de kimseden saklamıyor. 'İSTEYEN ELEŞTİRSİN, ŞARKI SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİM'Oyuncu "Vazgeçmeyeceğim.. Şarkı söylemeye devam edeceğim. Eğer insanlar beni bu yüzden eleştiriyorlarsa eleştirsinler" dedi. Eninde sonunda gösteri dünyasının bir mensubu olduğunu belirten Fergison karşısına çıktığı seyircinin az ya da çok olmasının kendisi için önem taşımadığını ifade etti. Bu konuda "Sadece iki kişi bile olsa benim için fark etmez" diye konuştu. UMUDUNU HEP KORUYORAma görünüşe göre umudunu ve direncini hiç kaybetmedi Fergison. Çünkü sosyal medyadan ilan ettiğine göre yakında "gizli bir proje için" Londra'nın yolunu tutmaya hazırlanıyor. Hatta söylediğine göre bu proje de yine BBC çatısı altında gerçekleşecek. KENDİ KENDİNİ DE ELEŞTİRDİ: Fergison, 2012'de Eastenders'dan ayrıldıktan sonra kariyeri çok inişli çıkışlı bir yol izledi. Oyuncu bu konuda kendi hatası olduğunu da saklamadı. İyi para kazanırken birikim yapmadığını bu yüzden de bulduğu geçici işlerde çalışmak zorunda kaldığını ve karnını bile zor doyurduğunu anlattı.
Olup biteni herkes biliyor aslında... Jackman ile Furness'in 27 yıllık evliliği önceki yılın sonlarında bitti. Bunun nedeninin Hugh Jackman'ın The Music Man adlı Broadway müzikalinde birlikte rol aldığı Sutton Foster ile aşk yaşamaya başlaması olduğu da ortaya çıktı. Zaten Jackman ile Foster çok uzun süredir konuşulan bu söylentileri, geçtiğimiz ay el ele kamera karşısına çıkarak doğruladı. Her ikisi de eşlerinden ayrılan Sutton Foster ile Hugh Jackman, aşklarını artık özgürce yaşamaya başladı. Böyle düşününce her şey zamanla yoluna girecek gibi görünüyor. Ama Jackman'a yakın kaynaklara bakarsanız ihanetle başlayan bu ilişkinin üzerinde çok da aydınlık olmayan bulutlar dolaşıyor. BÜTÜN HAYATININ KONTROLÜNÜ SEVGİLİSİNİN ELLERİNE BIRAKTIBir bakalım Jackman'a yakın kaynaklar bu konuda neler anlatıyor. Onların anlattıklarını özetlersek Hugh Jackman sevgilisinin elinde oyuncak olmuş durumda! Radar adlı internet sitesine konuşan bir kaynak Jackman'ın hem kariyerinin hem de hayatının kontrolünü sevgilisinin ellerine bıraktığını söyledi. Söz konusu kaynak bu konuda "Hugh hayatında güçlü bir kadın figürüne ihtiyaç duyuyor. Her şeyi paylaşabileceği, hem mesleki hayatında hem de özel hayatında gereken sert adımları atabilecek, karar verebilecek bir kadına ihtiyacı var" diye konuştu. İşin daha da ilginci söylenenlere göre Hugh Jackman'ın yollarını ayırdığı eski karısı Deborra Lee Furness ile ilişkisi de tam anlamıyla böyleydi... Bunun nedeni de aslında insanın yüreğini burkacak türden. Hugh Jackman henüz 8 yaşındayken annesi onu terk etmişti. Sonradan onu affedip yeniden görüşmeye başlasa da hayatında annesi olmadan büyümek Jackman'ın hayatında 56 yaşına gelmesine rağmen dolmayan bir boşluk bıraktı. KÜÇÜKKEN ANNESİ TARAFINDAN TERK EDİLMİŞTİGelin, yıllar öncesine gidelim ve Hugh Jackman'ın "çocukluğumun travması" diye nitelendirdiği o olayı hatırlayalım. Jackman'ın annesi Grace, Christopher Jackman ile evliliğinden toplam beş çocuk sahibi oldu. Aile, Avustralya'da yaşıyordu. Ancak Grace McNeill, hayatından memnun değildi ve bir gün ailesini terk edip kendi anavatanı olan İngiltere'ye geri döndü. O dönemde 8 yaşında olan Jackman, sabah kendisini okula uğurlayan annesinin kafasından geçenleri bilmiyordu. Eve döndüğünde annesi yoktu, iki gün sonra gelen telgrafla onun İngiltere'ye döndüğünü öğrendi aile. BABASI YILLARCA GERİ DÖNMESİ İÇİN DUA ETMİŞJackman terk edildiği günü hiç unutmamış. Annesinin başına bir havlu sarıp kendisini okula uğurladığını hala hatırlıyor. Okuldan döndüğünde evde kimsenin olmadığını da. Her gün annesinin geri dönmesini beklediğini söyleyen Jackman, babasının da bunun için her gece dua ettiğini sanki olay bugün olmuş gibi hatırlıyor. Bu beklenmedik olayın ardından Jackman'ın iki kız kardeşi Zoe ve Sonya anneleriyle birlikte yaşamak için İngiltere'ye gitti. Hugh ile ağabeyleri Ian ve Ralph ise babaları Christopher ile birlikte Avustralya'ya kaldı. Üç erkek çocuğunu baba Jackman büyüttü. 13 YAŞINA GELİNCEYE KADAR HEP ANNESİNİN YOLUNU GÖZLEMİŞHugh Jackman, hep annesinin bir gün geri dönmesini beklemiş. Fakat 13 yaşına geldiğinde artık annesinin asla eve gelmeyeceğini kabullenmiş. Ünlü oyuncu, zor geçen çocukluk ve gençlik yıllarından sonra kendisi de bir aile sahibi olunca annesine olan bakışı da değişmiş. Jackman yıllar önce verdiği bir röportajda annesini affettiğini ve onunla barış yaptıklarını açıklamıştı. Ünlü oyuncu her ne kadar kendisini terk etse de annesinin kendisini uzaktan bile sevdiğine inanmış hep. Bu konuda bir röportajında "Yani kulağa garip gelebilir ama annemin beni sevmediğini hiç düşünmedim" diye konuştu.
Bir insanı sevip onunla hayatınızı birleştirdiğinizde onunla ilgili her şeyi de baştan kabullenmiş oluyorsunuz.Sadece sevinçleri ve mutlulukları değil aynı zamanda hastalıkları da!ÜNLÜLER DÜNYASININ VEFALI ÇİFTİİşte gösteri dünyasının ünlü çiftlerinden biri tam da bunun örneğini sergiliyor...1982 yılında resmen hayatlarını birleştirdiler. Üç çocukları dünyaya geldi. Yıllar içinde torunları da oldu.Bu arada bu çiftin erkek tarafı karısına ihanet bile etti. Ama karısı öyle kolay kolay ondan vazgeçmedi.. İhaneti affetti ve onunla evliliğini sürdürdü.Tabii ki gençlik tatlı bir meltem gibi esip geçti... Şimdi o çift belli bir yaşa geldi ve sağlıkları da usul usul bozulmaya başladı.İHANETİ BİLE AFFETTİ Bir başka deyişle artık birbirlerine destek olacak çağa geldiler...İçlerinden birinin kesin tedavisi bulunmayan bir hastalığı var ve hayatı giderek zorlaşıyor. Hareket yeteneği bile kısıtlandı.Ama yıllar önce ihanete rağmen onu bırakmayan karısı tam da söylediği gibi onu pamuklara sarıp sarmalayıp bakıyor.Üstelik bunu kendini zorunlu hissettiği için değil onu sevdiği için yapıyor.1982 YILINDAN BERİ BİR YASTIĞA BAŞ KOYUYORLARÜyelerinin şöhrete ve servete boğulduğu gösteri dünyasında böylesine vefalı eş bulmak kolay değil ama imkansız da değil.Bunun örneği de bir zamanlar "Karanlıklar prensi" olarak anılan Ozzy Osbourne ile karısı Sharon Osbourne.1982 yılında bu yana aynı yastığa baş koyuyor Osbourne çifti.Bir ara Ozzy, hiç acımadan karısını aldatsa da Sharon aşkına sahip çıktı ve onu bırakmadı.Şimdi ünlü çift zor günlerden geçiyor.PARKİNSON, ÜNLÜ ŞARKICININ HAYATINI KISITLIYOR2003 yılında Parkinson teşhisi konulan OzzY Osbourne giderek hareket yeteneğini de kaybetti. Bir dönem bastonla ve bir yardımcı eşliğinde yürüyen Ozzy Osbourne, artık tekerlekli sandalye ile geziyor.Tabii ki yanında karısı Sharon var.Şöhretin keyfini çıkardıkları iyi günlerde olduğu gibi bakıma muhtaç olduğu günlerde de onun yanında Sharon.Kendisi de son dönemde aşırı zayıflığıyla konuşulan Sharon, sağlığı giderek bozulan kocasının heyecanına da ortak aynı zamanda.BLACK SABBATH GRUBUNUN VEDA KONSERİNDE SAHNEYE ÇIKACAKOzzy Osbourne, önümüzdeki temmuz ayında eski grubu Black Sabbath ile son kez bir araya gelip sahneye çıkacak.Bu, 1968 yılında kurulan grubun veda konseri aynı zamanda. 76 yaşındaki Ozzy Osbourne da o konserde dostlarıyla birlikte olacak.Karısı Sharon da bu buluşma için en az kocası Ozzy kadar heyecanlı.Bu konuda da "Parkinson yüzünden artık yürüyemiyor, ama sesi hala eskisi kadar güzel" diye konuştu.TAM BİR VEFAKAR EŞ ÖYKÜSÜAslına bakılırsa Osbourne çiftinin öyküsü gerçekten dokunaklı.Bir zamanlar sahnede bir "ateş parçası" gibi olan Ozzy Osbourne, artık eski günlerini geride bıraktı, hareket bile edemiyor.Ama karısı Sharon son ana kadar onun yanında olmaya kararlı.Bu konuyu da son birkaç yıldır verdiği röportajlarda ifade ediyor zaten.Kocası Ozzy'yi değerli bir Çin vazosuna benzeten Sharon "Bu yüzden onu pamuklara sarıp sarmalayıp bakıyorum" diye anlattı.Üstelik bunu da mecbur olduğu için değil kocasını gerçekten sevdiği için yaptığını da vurguluyor.'ONA TAPIYORUM... BANA ÇOCUKLARIMI VERDİ'Sharon için kocası Ozzy hayatındaki en değerli varlık.Bunu da bir röportajında şu sözlerle ifade etti zaten: "Ben ona tapıyorum. O bana çocuklarımı verdi."Görüldüğü gibi gösteri dünyasındaki bütün aşklar öyle saman alevi gibi parlayıp sönmüyor... Çiftler ilk zorlukta birbirlerine veda etmiyor...Genç kuşak biraz böyle olsa da daha yaş almış kuşak için aşk şekil değiştirse de ortaya çıkan sevgi ve vefanın gerçekten büyük anlamı var.
İlk duyulduğunda bu sözler kulağa hiç de nazik gelmiyor değil mi? Hele kızını bu şekilde iddialı giyinmeye cesaretlendiren bir annenin bunları söylediğini düşünürsek... Kızının eğitimli, kendine güvenen ve ayakları yere sağlam basan bir kadın olması için ona yol göstermek yerine 'gözüne kestirdiği" bir damat adayına hazırlamak çok da hoş karşılanacak bir durum değil. Ama o bütün bunlara yıllardır alışık... Elbette herkesin değil ama hatırı sayılır bir kitlenin gözünde o, sosyal açıdan sınıf atlamak için her şeyi yapan, acımasız ve biraz da açgözlü biri olarak görülüyor. Daha da ötesi TV ekranlarından tam da bu şekilde gösteriliyor. Peki bütün bunlar onun umurunda mı? Büyük olasılıkla pek değil... Bir bakalım kimmiş bu kızını 'sınıf atlama' aracı olarak gördüğü ileri sürülen kişi. KIZI DAHA KÜÇÜKKEN WILLIAM İLE EVLENDİRMEYİ PLANLADIĞI İLERİ SÜRÜLÜYORBöylesine ilginç ve çok da hoş olmayan bir şekilde resmedilen bu kişi İngiltere'nin gelecekteki kraliçesi, Galler Prensesi Kate Middleton'ın annesi Carole Middleton. Büyük kızı Kate'i İngiltere'nin gelecekteki kralı Prens William ile evlendirdi, küçük kızı Pippa'nın da ülkenin hatırı sayılır zenginlerinden biri olan James Matthews ile yuva kurmasının sevincini yaşadı Carole Middleton. Tek oğlu James de aşık olduğu Alizee Thevenet ile evlendi ve çocuk sahibi de oldu. Zaten epeydir de dünyanın en ünlü kaynanası Carole Middleton. Yani bir başka deyişle İngiltere'nin gelecekteki kralı William'ın kayınvalidesi... Gelecekteki kraliçe Kate Middleton'ın da annesi... Aynı zamanda kızıyla flört ettiği dönemde William'a çok erken kaybettiği annesi Diana'nın sıcaklığını da hatırlatan kişi. Orta sınıf bir aileden gelip kızı sayesinde kraliyet ailesine giren Carole Middleton, 31 Ocak'ta 70 yaşına girdi. HAKKINDA SÖYLENMEDİK SÖZ KALMADIAslında kızının Prens William ile flört ettiği ortaya çıktığından bu yana hep göz önünde Carole. Ama son dönemde bu durum biraz daha ön plana çıktı. Hayranlarının hatırlayacağı gibi Kate, kanser tedavisinin bittiğini duyurduğu videosunda annesi Carole ile babası Michael'a da yer verdi. Üstelik William'ın babası Charles hiç ortalıkta görünmedi o videoda. Özetle artık 70'li yaşlarına başlayan ve hayatında yeni bir sayfa açan Carole Middleton, öyle herkesi beğenmeyen bu aile tarafından öyle ya da böyle kabul edildi. Bugün Carole, kızı Kate ile damadı William'ın en büyük desteği. Kate'in hastalığı sırasında hastane dışındaki dönemlerde ona kendisi baktı. Kocası Michael ile birlikte torunlarıyla ilgilendi. Üzüntüsünden kilo kaybeden William'a bu konuda destek oldu. Tabii bu kadar göz önünde biri olunca Carole'un da çeşitli söylentilerden ve hakkındaki iddialardan uzak kalması mümkün olmadı. Kate ile William'ın ilişkilerinin başından bu yana hep adı anıldı Carole'un. Daha kızı küçücükken onu William ile evlendirmeyi planladığı, Prens'in okuduğu St. Andrews Üniversitesi'ne kayıt olması için bu yüzden ısrar ettiği bile konuşuldu. Öyle ya da böyle eğer Carole günün birinde kızı Kate'i ülkenin kraliçesi olarak görmek istemişse bile bu konuda başarılı oldu diyebiliriz. DAMADI ANNE SICAKLIĞINI ONDA BULUYORİngiliz kraliyet ailesini uzun süredir takip eden gazetecilere göre kendi annesini çok genç yaşta yitiren Prens William, kayınvalidesini "ikinci anne" olarak görüyor. Bu gazetecilere göre Carole Middleton "tıpkı William'ın annesi Diana tarzında" bir anne. Prens, eşinin babası ve iki kardeşiyle de iyi geçiniyor. Kraliyet gazetecilerine göre Carole Middleton, özellikle de Prens Harry ve eşinin aileden ve ülkeden ayrılmasıyla yaşanan "Megxit" krizinden çok etkilenen damadı ve kızının rahatı için önemli bir güç kaynağı. Kendisine ihtiyaç duyulduğunda üç torununun bakımı konusunda dadılarına yardımcı oluyor. Yine uzmanlara bakılırsa Middleton ailesi, Prens William gibi "mavi kanlı" bir aile olmasa da damatları için "bir orta sınıf aile cenneti" yaratıyor. Bu yüzden de William her fırsatta çoluğunu çocuğunu alp onların yanına koşuyor. KRALİYET AİLESİNDE DE AYRICALIKLARI VARCarole Middleton, kızı Kate, Prens William ile evlenip üç tane de çocuk dünyaya getirdikten sonra kraliyet ailesi içinde de bazı ayrıcalıklar elde etti. Ailesiyle birlikte birçok kraliyet etkinliğine katılıp üstelik de protokol sıralarında oturma hakkı kazanması bir yana öyle her isteyenin elini kolunu sallayıp giremeyeceği bir yere istediği gibi gitme hakkı da var. İngiliz basınında yer alan haberlere göre 69 yaşındaki Carole Middleton'ın kızının yaşadığı Kensington Sarayı'nın herkese açık olmayan bölümüne girmesi için güvenlik, ona özel olarak gevşetildi. Böylece Carole Middleton'ın, üç torunu George, Charlotte ve Louis'nin bakımında kızına istediği gibi yardımcı olmasının da yolu açılmış oldu. Aynı durum elbette eşi Michael Middleton için de geçerli. İFLAS ETTİLER AMA DAMATTAN YARDIM GELMEDİHer ne kadar Carole ve Michael Middleton'ın böylesine ayrıcalıkları olsa da bazı durumlarda İngiliz kraliyet ailesinden onlara hiç destek gelmiyor. Bunun örneklerinden biri de geçen yıl yaşandı. Middleton çiftinin kurduğu ve parti malzemeleri satan aile şirketi iflas etti. Hatta alacakları yaşadıkları bölgenin dört bir yanına onlar aleyhine posterler bile astı. Ama bütün bunlar olup biterken damatları William'dan çifte herhangi bir destek gelmedi. Elbette bu halkın gözünde yaşanan durum. Bazı çevrelere göre William, eşi Kate'in ailesine gizliden gizliye yardım etmiş bile olabilir. Öyle ya da böyle Carole Middleton, Kate'in annesi olarak hep göz önünde. Görünüşe göre kendisi de bu durumdan şikayetçi değil. Gelecekte kızı kraliçe olduğunda hem yine onun sayesinde hem de gelecekteki kral George'un anneannesi olarak ilgi çekmeyi sürdürecek.