Olup biteni herkes biliyor aslında... Jackman ile Furness'in 27 yıllık evliliği önceki yılın sonlarında bitti. Bunun nedeninin Hugh Jackman'ın The Music Man adlı Broadway müzikalinde birlikte rol aldığı Sutton Foster ile aşk yaşamaya başlaması olduğu da ortaya çıktı. Zaten Jackman ile Foster çok uzun süredir konuşulan bu söylentileri, geçtiğimiz ay el ele kamera karşısına çıkarak doğruladı. Her ikisi de eşlerinden ayrılan Sutton Foster ile Hugh Jackman, aşklarını artık özgürce yaşamaya başladı. Böyle düşününce her şey zamanla yoluna girecek gibi görünüyor. Ama Jackman'a yakın kaynaklara bakarsanız ihanetle başlayan bu ilişkinin üzerinde çok da aydınlık olmayan bulutlar dolaşıyor. BÜTÜN HAYATININ KONTROLÜNÜ SEVGİLİSİNİN ELLERİNE BIRAKTIBir bakalım Jackman'a yakın kaynaklar bu konuda neler anlatıyor. Onların anlattıklarını özetlersek Hugh Jackman sevgilisinin elinde oyuncak olmuş durumda! Radar adlı internet sitesine konuşan bir kaynak Jackman'ın hem kariyerinin hem de hayatının kontrolünü sevgilisinin ellerine bıraktığını söyledi. Söz konusu kaynak bu konuda "Hugh hayatında güçlü bir kadın figürüne ihtiyaç duyuyor. Her şeyi paylaşabileceği, hem mesleki hayatında hem de özel hayatında gereken sert adımları atabilecek, karar verebilecek bir kadına ihtiyacı var" diye konuştu. İşin daha da ilginci söylenenlere göre Hugh Jackman'ın yollarını ayırdığı eski karısı Deborra Lee Furness ile ilişkisi de tam anlamıyla böyleydi... Bunun nedeni de aslında insanın yüreğini burkacak türden. Hugh Jackman henüz 8 yaşındayken annesi onu terk etmişti. Sonradan onu affedip yeniden görüşmeye başlasa da hayatında annesi olmadan büyümek Jackman'ın hayatında 56 yaşına gelmesine rağmen dolmayan bir boşluk bıraktı. KÜÇÜKKEN ANNESİ TARAFINDAN TERK EDİLMİŞTİGelin, yıllar öncesine gidelim ve Hugh Jackman'ın "çocukluğumun travması" diye nitelendirdiği o olayı hatırlayalım. Jackman'ın annesi Grace, Christopher Jackman ile evliliğinden toplam beş çocuk sahibi oldu. Aile, Avustralya'da yaşıyordu. Ancak Grace McNeill, hayatından memnun değildi ve bir gün ailesini terk edip kendi anavatanı olan İngiltere'ye geri döndü. O dönemde 8 yaşında olan Jackman, sabah kendisini okula uğurlayan annesinin kafasından geçenleri bilmiyordu. Eve döndüğünde annesi yoktu, iki gün sonra gelen telgrafla onun İngiltere'ye döndüğünü öğrendi aile. BABASI YILLARCA GERİ DÖNMESİ İÇİN DUA ETMİŞJackman terk edildiği günü hiç unutmamış. Annesinin başına bir havlu sarıp kendisini okula uğurladığını hala hatırlıyor. Okuldan döndüğünde evde kimsenin olmadığını da. Her gün annesinin geri dönmesini beklediğini söyleyen Jackman, babasının da bunun için her gece dua ettiğini sanki olay bugün olmuş gibi hatırlıyor. Bu beklenmedik olayın ardından Jackman'ın iki kız kardeşi Zoe ve Sonya anneleriyle birlikte yaşamak için İngiltere'ye gitti. Hugh ile ağabeyleri Ian ve Ralph ise babaları Christopher ile birlikte Avustralya'ya kaldı. Üç erkek çocuğunu baba Jackman büyüttü. 13 YAŞINA GELİNCEYE KADAR HEP ANNESİNİN YOLUNU GÖZLEMİŞHugh Jackman, hep annesinin bir gün geri dönmesini beklemiş. Fakat 13 yaşına geldiğinde artık annesinin asla eve gelmeyeceğini kabullenmiş. Ünlü oyuncu, zor geçen çocukluk ve gençlik yıllarından sonra kendisi de bir aile sahibi olunca annesine olan bakışı da değişmiş. Jackman yıllar önce verdiği bir röportajda annesini affettiğini ve onunla barış yaptıklarını açıklamıştı. Ünlü oyuncu her ne kadar kendisini terk etse de annesinin kendisini uzaktan bile sevdiğine inanmış hep. Bu konuda bir röportajında "Yani kulağa garip gelebilir ama annemin beni sevmediğini hiç düşünmedim" diye konuştu.
Bir insanı sevip onunla hayatınızı birleştirdiğinizde onunla ilgili her şeyi de baştan kabullenmiş oluyorsunuz.Sadece sevinçleri ve mutlulukları değil aynı zamanda hastalıkları da!ÜNLÜLER DÜNYASININ VEFALI ÇİFTİİşte gösteri dünyasının ünlü çiftlerinden biri tam da bunun örneğini sergiliyor...1982 yılında resmen hayatlarını birleştirdiler. Üç çocukları dünyaya geldi. Yıllar içinde torunları da oldu.Bu arada bu çiftin erkek tarafı karısına ihanet bile etti. Ama karısı öyle kolay kolay ondan vazgeçmedi.. İhaneti affetti ve onunla evliliğini sürdürdü.Tabii ki gençlik tatlı bir meltem gibi esip geçti... Şimdi o çift belli bir yaşa geldi ve sağlıkları da usul usul bozulmaya başladı.İHANETİ BİLE AFFETTİ Bir başka deyişle artık birbirlerine destek olacak çağa geldiler...İçlerinden birinin kesin tedavisi bulunmayan bir hastalığı var ve hayatı giderek zorlaşıyor. Hareket yeteneği bile kısıtlandı.Ama yıllar önce ihanete rağmen onu bırakmayan karısı tam da söylediği gibi onu pamuklara sarıp sarmalayıp bakıyor.Üstelik bunu kendini zorunlu hissettiği için değil onu sevdiği için yapıyor.1982 YILINDAN BERİ BİR YASTIĞA BAŞ KOYUYORLARÜyelerinin şöhrete ve servete boğulduğu gösteri dünyasında böylesine vefalı eş bulmak kolay değil ama imkansız da değil.Bunun örneği de bir zamanlar "Karanlıklar prensi" olarak anılan Ozzy Osbourne ile karısı Sharon Osbourne.1982 yılında bu yana aynı yastığa baş koyuyor Osbourne çifti.Bir ara Ozzy, hiç acımadan karısını aldatsa da Sharon aşkına sahip çıktı ve onu bırakmadı.Şimdi ünlü çift zor günlerden geçiyor.PARKİNSON, ÜNLÜ ŞARKICININ HAYATINI KISITLIYOR2003 yılında Parkinson teşhisi konulan OzzY Osbourne giderek hareket yeteneğini de kaybetti. Bir dönem bastonla ve bir yardımcı eşliğinde yürüyen Ozzy Osbourne, artık tekerlekli sandalye ile geziyor.Tabii ki yanında karısı Sharon var.Şöhretin keyfini çıkardıkları iyi günlerde olduğu gibi bakıma muhtaç olduğu günlerde de onun yanında Sharon.Kendisi de son dönemde aşırı zayıflığıyla konuşulan Sharon, sağlığı giderek bozulan kocasının heyecanına da ortak aynı zamanda.BLACK SABBATH GRUBUNUN VEDA KONSERİNDE SAHNEYE ÇIKACAKOzzy Osbourne, önümüzdeki temmuz ayında eski grubu Black Sabbath ile son kez bir araya gelip sahneye çıkacak.Bu, 1968 yılında kurulan grubun veda konseri aynı zamanda. 76 yaşındaki Ozzy Osbourne da o konserde dostlarıyla birlikte olacak.Karısı Sharon da bu buluşma için en az kocası Ozzy kadar heyecanlı.Bu konuda da "Parkinson yüzünden artık yürüyemiyor, ama sesi hala eskisi kadar güzel" diye konuştu.TAM BİR VEFAKAR EŞ ÖYKÜSÜAslına bakılırsa Osbourne çiftinin öyküsü gerçekten dokunaklı.Bir zamanlar sahnede bir "ateş parçası" gibi olan Ozzy Osbourne, artık eski günlerini geride bıraktı, hareket bile edemiyor.Ama karısı Sharon son ana kadar onun yanında olmaya kararlı.Bu konuyu da son birkaç yıldır verdiği röportajlarda ifade ediyor zaten.Kocası Ozzy'yi değerli bir Çin vazosuna benzeten Sharon "Bu yüzden onu pamuklara sarıp sarmalayıp bakıyorum" diye anlattı.Üstelik bunu da mecbur olduğu için değil kocasını gerçekten sevdiği için yaptığını da vurguluyor.'ONA TAPIYORUM... BANA ÇOCUKLARIMI VERDİ'Sharon için kocası Ozzy hayatındaki en değerli varlık.Bunu da bir röportajında şu sözlerle ifade etti zaten: "Ben ona tapıyorum. O bana çocuklarımı verdi."Görüldüğü gibi gösteri dünyasındaki bütün aşklar öyle saman alevi gibi parlayıp sönmüyor... Çiftler ilk zorlukta birbirlerine veda etmiyor...Genç kuşak biraz böyle olsa da daha yaş almış kuşak için aşk şekil değiştirse de ortaya çıkan sevgi ve vefanın gerçekten büyük anlamı var.
İlk duyulduğunda bu sözler kulağa hiç de nazik gelmiyor değil mi? Hele kızını bu şekilde iddialı giyinmeye cesaretlendiren bir annenin bunları söylediğini düşünürsek... Kızının eğitimli, kendine güvenen ve ayakları yere sağlam basan bir kadın olması için ona yol göstermek yerine 'gözüne kestirdiği" bir damat adayına hazırlamak çok da hoş karşılanacak bir durum değil. Ama o bütün bunlara yıllardır alışık... Elbette herkesin değil ama hatırı sayılır bir kitlenin gözünde o, sosyal açıdan sınıf atlamak için her şeyi yapan, acımasız ve biraz da açgözlü biri olarak görülüyor. Daha da ötesi TV ekranlarından tam da bu şekilde gösteriliyor. Peki bütün bunlar onun umurunda mı? Büyük olasılıkla pek değil... Bir bakalım kimmiş bu kızını 'sınıf atlama' aracı olarak gördüğü ileri sürülen kişi. KIZI DAHA KÜÇÜKKEN WILLIAM İLE EVLENDİRMEYİ PLANLADIĞI İLERİ SÜRÜLÜYORBöylesine ilginç ve çok da hoş olmayan bir şekilde resmedilen bu kişi İngiltere'nin gelecekteki kraliçesi, Galler Prensesi Kate Middleton'ın annesi Carole Middleton. Büyük kızı Kate'i İngiltere'nin gelecekteki kralı Prens William ile evlendirdi, küçük kızı Pippa'nın da ülkenin hatırı sayılır zenginlerinden biri olan James Matthews ile yuva kurmasının sevincini yaşadı Carole Middleton. Tek oğlu James de aşık olduğu Alizee Thevenet ile evlendi ve çocuk sahibi de oldu. Zaten epeydir de dünyanın en ünlü kaynanası Carole Middleton. Yani bir başka deyişle İngiltere'nin gelecekteki kralı William'ın kayınvalidesi... Gelecekteki kraliçe Kate Middleton'ın da annesi... Aynı zamanda kızıyla flört ettiği dönemde William'a çok erken kaybettiği annesi Diana'nın sıcaklığını da hatırlatan kişi. Orta sınıf bir aileden gelip kızı sayesinde kraliyet ailesine giren Carole Middleton, 31 Ocak'ta 70 yaşına girdi. HAKKINDA SÖYLENMEDİK SÖZ KALMADIAslında kızının Prens William ile flört ettiği ortaya çıktığından bu yana hep göz önünde Carole. Ama son dönemde bu durum biraz daha ön plana çıktı. Hayranlarının hatırlayacağı gibi Kate, kanser tedavisinin bittiğini duyurduğu videosunda annesi Carole ile babası Michael'a da yer verdi. Üstelik William'ın babası Charles hiç ortalıkta görünmedi o videoda. Özetle artık 70'li yaşlarına başlayan ve hayatında yeni bir sayfa açan Carole Middleton, öyle herkesi beğenmeyen bu aile tarafından öyle ya da böyle kabul edildi. Bugün Carole, kızı Kate ile damadı William'ın en büyük desteği. Kate'in hastalığı sırasında hastane dışındaki dönemlerde ona kendisi baktı. Kocası Michael ile birlikte torunlarıyla ilgilendi. Üzüntüsünden kilo kaybeden William'a bu konuda destek oldu. Tabii bu kadar göz önünde biri olunca Carole'un da çeşitli söylentilerden ve hakkındaki iddialardan uzak kalması mümkün olmadı. Kate ile William'ın ilişkilerinin başından bu yana hep adı anıldı Carole'un. Daha kızı küçücükken onu William ile evlendirmeyi planladığı, Prens'in okuduğu St. Andrews Üniversitesi'ne kayıt olması için bu yüzden ısrar ettiği bile konuşuldu. Öyle ya da böyle eğer Carole günün birinde kızı Kate'i ülkenin kraliçesi olarak görmek istemişse bile bu konuda başarılı oldu diyebiliriz. DAMADI ANNE SICAKLIĞINI ONDA BULUYORİngiliz kraliyet ailesini uzun süredir takip eden gazetecilere göre kendi annesini çok genç yaşta yitiren Prens William, kayınvalidesini "ikinci anne" olarak görüyor. Bu gazetecilere göre Carole Middleton "tıpkı William'ın annesi Diana tarzında" bir anne. Prens, eşinin babası ve iki kardeşiyle de iyi geçiniyor. Kraliyet gazetecilerine göre Carole Middleton, özellikle de Prens Harry ve eşinin aileden ve ülkeden ayrılmasıyla yaşanan "Megxit" krizinden çok etkilenen damadı ve kızının rahatı için önemli bir güç kaynağı. Kendisine ihtiyaç duyulduğunda üç torununun bakımı konusunda dadılarına yardımcı oluyor. Yine uzmanlara bakılırsa Middleton ailesi, Prens William gibi "mavi kanlı" bir aile olmasa da damatları için "bir orta sınıf aile cenneti" yaratıyor. Bu yüzden de William her fırsatta çoluğunu çocuğunu alp onların yanına koşuyor. KRALİYET AİLESİNDE DE AYRICALIKLARI VARCarole Middleton, kızı Kate, Prens William ile evlenip üç tane de çocuk dünyaya getirdikten sonra kraliyet ailesi içinde de bazı ayrıcalıklar elde etti. Ailesiyle birlikte birçok kraliyet etkinliğine katılıp üstelik de protokol sıralarında oturma hakkı kazanması bir yana öyle her isteyenin elini kolunu sallayıp giremeyeceği bir yere istediği gibi gitme hakkı da var. İngiliz basınında yer alan haberlere göre 69 yaşındaki Carole Middleton'ın kızının yaşadığı Kensington Sarayı'nın herkese açık olmayan bölümüne girmesi için güvenlik, ona özel olarak gevşetildi. Böylece Carole Middleton'ın, üç torunu George, Charlotte ve Louis'nin bakımında kızına istediği gibi yardımcı olmasının da yolu açılmış oldu. Aynı durum elbette eşi Michael Middleton için de geçerli. İFLAS ETTİLER AMA DAMATTAN YARDIM GELMEDİHer ne kadar Carole ve Michael Middleton'ın böylesine ayrıcalıkları olsa da bazı durumlarda İngiliz kraliyet ailesinden onlara hiç destek gelmiyor. Bunun örneklerinden biri de geçen yıl yaşandı. Middleton çiftinin kurduğu ve parti malzemeleri satan aile şirketi iflas etti. Hatta alacakları yaşadıkları bölgenin dört bir yanına onlar aleyhine posterler bile astı. Ama bütün bunlar olup biterken damatları William'dan çifte herhangi bir destek gelmedi. Elbette bu halkın gözünde yaşanan durum. Bazı çevrelere göre William, eşi Kate'in ailesine gizliden gizliye yardım etmiş bile olabilir. Öyle ya da böyle Carole Middleton, Kate'in annesi olarak hep göz önünde. Görünüşe göre kendisi de bu durumdan şikayetçi değil. Gelecekte kızı kraliçe olduğunda hem yine onun sayesinde hem de gelecekteki kral George'un anneannesi olarak ilgi çekmeyi sürdürecek.
Peki ya gerçekten öyle mi?Bütün bu güzelliklerin varlığı doğru elbette. Ama bir de madalyonun diğer yüzü var. Eğer bir Hollywood ünlüsüyseniz hele de bir kadınsanız işiniz çok zor...Tek bir gün bile bakımsız şekilde sokağa çıkamazsınız... Hele kilo almak! Bir kadın yıldız bunu aklına bile getirmemeli...Ama en kötüsü de yaşlanmak...Hayatın değişmez kuralı bile Hollywood'da geçerliliğini yitiriyor... Yüzdeki en ufak bir kırışıklık hemen magazin sayfalarında "Ne hale geldi" başlığı altında boy boy fotoğraflarınızın yayınlanmasına neden olabiliyor.Zaten ünlülerin daha 20'li yaşlarında estetik kliniklerinin kapısını çalması hep bu yüzden. Yaptırılan uygulamalar nedeniyle ünü yıldızların yüzlerinin tanınmaz hale gelmesi de bu yüzdenAma Hollywood'un kadın yıldızları bir anda kesip atmaya yarayan bu kurallarına başkaldıranlar da var elbette.66 YAŞINDA... ÜÇ ÇOCUĞU ŞİMDİLİK İKİ TORUNU VARİşte Andie MacDowell bunlardan biri... 66 yaşındaki üç çocuk ve hatta iki torun sahibi MacDowell, uzun süredir saçlarına boya bile sürmüyor. Hatta gözlerinin çevresindeki kırışıklıklarda da bir derdi yok... Olduğundan daha genç görünmek için estetik kliniklerin kapısını çalmıyor ünlü oyuncu. İşte bu yüzden de gerçekten çok güzel yaş alıyor.Andie MacDowell, Hollywood'un kadın yıldızlara dayattığı güzellik anlayışına da karşı geliyor. Bu yüzden Los Angeles gibi insanın her an spot ışıkları altında yaşadığı bir kenti terk etti ve Güney Carolina'ya taşındı. Söylediğine göre orada kendi yaşıtlarıyla gayet mutlu bir hayat var yıldızın.Andie MacDowell, geçtiğimiz günlerde meslektaşı Drew Barymore'un sunduğu sohbet programına konuk oldu... Orada sağlık sorunlarından bile söz etti.Dört Nikah Bir Cenaze adlı filmle hafızalara kazınan MacDowell "Piriformis sendromum var. Bu, siyatik sinirimi sıkıştıran ve bacağımdan aşağı doğru ilerleyen bir kas. Bu kas sıkıştığında bacağın arkasında ağrı, uyuşma ve karıncalanmaya neden oluyor" dedi.Bu sendroma yakalanan bazı kişilerin kalça protezi yaptırmak zorunda kaldığını hatırlatan MacDowell, kendisinin ise henüz öyle bir gereksinim duymadığını sözlerine ekledi.Güzel oyuncu söylediğine göre ağrılara dayanabilmek için özel bir spor eğitmeniyle birlikte çalışıp egzersiz yapıyor. Böylece bu hastalığın yarattığı ağrılardan korunuyor. Zaman zaman söylediğine göre Andie MacDowell, yaş aldıkça sanıldığı gibi kendini daha az çekici hissetmiyor. Kadınların böyle bir baskı altında tutulmasını da desteklemediğini ifade ediyor. Erkeklerin, kadınlardan daha iyi yaş aldığı konusunda insanların beyninin yıkandığını savunan MacDowell'a göre bu da kadınlara dayatılan psikolojik bir durum.Bu konudaki düşüncelerini şöyle anlatmıştı MacDowell: "Biz kadınlara olduğumuz gibi iyi hissettemize izin verilmiyor. Yaşlı erkekler çekici olarak algılanıyor. Çünkü bize öğretilen bu."YAKINDA YENİ TORUN GELİYORAndie MacDowell'ın Paul J. Qualley ile 1986 ile 1999 arasında süren evliliğinden iki kızı bir oğlu var.Şu anda 38 yaşında olan ilk çocuğu Justin, 2022 yılında ünlü oyuncuya ilk kez babaanne olma mutluluğunu yaşatmıştı. Söylediğine göre Andie MacDowell yakında bir kez daha babaanne olacak.Ünlü oyuncunun iki kızından biri olan 35 yaşındaki Rainey Qualley de geçen yılın son ayında sevgilisi Anthony Wilson ile birlikte bir bebek sahibi oldu. Böylece MacDowell bir de anneanne oldu.MacDowell'ın diğer kızı Margaret Qualley de 2023 yılında Jack Antonoff ile evlendi. Yakın bir gelecekte onların da bir bebeği olduğunda ünlü oyuncu ailesini iyice genişletmiş olacak.
Ama bütün bunların yanında ABD yeni yıla gerçekten de alevler içinde girdi.GÖSTERİ DÜNYASININ KALBİ ALEV ALEVÜlkenin koca bir kenti, gösteri dünyasının merkezi olarak bilinen Los Angeles günlerdir sonu gelmeyen alevlerle boğuşuyor... Özellikle Hollywood yıldızları başta olmak üzere ülkenin en zenginlerinin milyon dolarlık malikaneleri de bu alevlere çoktan teslim olmuş durumda.Los Angeles'taki, felaket boyutuna ulaşan orman yangını bu sözünü ettiğim.Milyonlarca kişinin filmlerini ya da dizilerini izlediği ünlü yıldızların yaşadığı bölge kelimenin tam anlamıyla alevler tarafından yutuldu.Belki de hayatlarının en zor gerçeğiyle yüzleşen ünlüler de lüks evlerini kuşatan alevlerden canlarını zor kurtardı.Kimi otel odalarında aldı soluğu kimi de başka kentlerdeki evlerinde.Ama onların arasında bile gidecek yeri olmadığı için boşandığı kocasının yanına sığınanlar bile oldu.MİLYON DOLARLIK LÜKS EVLER YANDI GİTTİ Yangının çıkış nedeni bilinmiyor. Ayrıca neden bunca zamandır bir türlü kontrol altına alınamadığı da bir muamma.Sonuç olarak her ne kadar hepsi dünya nüfusunun genelinden daha varlıklı olsa da ünlülerin yanıp giden evleri de onların yıllar süren emeklerinin, döktükleri alın terinin bir ürünü.Çoğundan geriye kalan ise sadece kocaman bir yıkıntı. Bu da evini kaybeden ünlülerin canını yaktı elbette.İşte onlardan biri de Paris Hilton...Aileden zengin olan Hilton'un Malibu'daki lüks evi de yandı, bitti... Kelimenin tam anlamıyla kül oldu gitti...EVİNİN YANDIĞINI TV HABERLERİNDE GÖRDÜKocası Carter Reum, çocukları Phoenix, London ve evcil hayvanlarıyla birlikte yangının ilk saatlerinde evini terk etti Hilton.Sonradan evinin yandığını da TV haberlerinde gördü. Yangın o bölgede kontrol altına alındıktan sonra da evini daha doğrusu evinden geriye kalan yıkıntıları ziyaret etti.İşte o sırada gördüklerini videoya çekip sosyal medyadan paylaştı. Bir zamanlar evi olan yıkıntıda gezerken hissettiklerini de satırlara döktü.Paris Hilton, 2021 yılında 8.4 milyon dolara satın aldığı evinin yıkıntıları arasında gezinirken, kalbinin milyonlarca parçaya bölündüğünü anlattı.Görüntü karşısında büyük ve derin bir şaşkınlığa düştüğünü de saklamadı.Sosyetik güzel, mesajında "Burada bir zamanlar evim olan bu yerde dururken hissettiğim kalp kırıklığını anlatmaya kelimeler yetmez" diye yazdı.KALBİ MİLYONLARCA PARÇAYA BÖLÜNDÜHaberi ilk duyduğunda şoke olduğunu belirten Hilton, olup biteni kendi gözleriyle görmenin kalbini milyonlarca parçaya böldüğünü saklamadı."Burası benim sadece yaşadığım yer değildi.. Burası hayaller kurduğum, kahkahalar attığım ve bir aile olarak en güzel anıları biriktirdiğim yerdi" diye yazdı Hilton.Sosyetik güzel sonra da evinin yıkıntıları arasında gezinirken her köşe hakkında takipçilerine bilgi verdi: "Burası Phoenix'in küçük elleriyle, sonsuza kadar saklayacağım sanat eserlerini yarattığı yerdi. Sevginin ve hayatın her köşeyi doldurduğu yerdi. Burayı küle dönmüş bir halde görmek kelimelerle anlatılamayacak kadar yıkıcı."Hilton'un söylediğine göre onu daha da büyük bir üzüntüye boğan ayrıntı bu felaketin bir tek kendi başına gelen bir durum olmaması.Bunu da şöyle anlattı Paris Hilton: "Birçok insan her şeyini kaybetti. Bu da sadece duvarlar ve çatılardan ibaret değil. Bu evleri yuva yapan anılar, eski fotoğraflar, hayatımızın yeri doldurulamayacak parçaları..."Hilton yaşadığı bu büyük acıya rağmen yine de kendini şanslı hissettiğini saklamadı. "Sevdiklerim, bebeklerim ve evcil hayvanlarım güvende. Bu en önemli şey ve ben bunlara sahip olduğum için minnettarım" diyerek ifade etti bu konudaki duygularını.AMA UMUDUNU YİTİRMEDİParis Hilton, büyük felaketle mücadele etmek için hayatlarını riske atan tüm itfaiye ekiplerine ve gönüllülere ne kadar müteşekkir olduğunu da belirtti.Hilton, bu felaket sonrasında yangını yaşayan ve her şeyini kaybeden insanlara yönelen sevginin, duaların ve nezaketin dünyada hala güzelliklerin var olduğunu hatırlattığını da saklamadı.Paris Hilton, Los Angeles bölgesini yakıp kül eden yangından etkilenen herkese şöyle seslendi: "Bu acıyla mücadele eden herkes bilsin... Yalnız değilsiniz... Bu olayda birlikteyiz. Yeniden inşa edeceğiz ve iyileşeceğiz. Eskisinden daha güçlü bir şekilde ayağa kalkacağız."
Ama öyle olmadı...Güzelliği sayesinde tanıştığı zengin ve güçlü erkeklerin yardımıyla bambaşka bir hayata sahip oldu.Kedilere tutkun olan milyarder kocasını elinde tutmak için ardı ardına geçirdiği estetik operasyonlar nedeniyle herkes onu "Kedi Kadın" olarak tanıdı... Üstelik hiç estetik geçirmediğini iddia edecek kadar da bu bağımlığını inkar etti.Belki kocasını elinde tutamadı ama sonradan yaşına hiç aldırmadan genç sevgililer edindi... Zaten son nefesini de onlardan biriyle uzandığı bir 'şekerleme' sırasında verdi...Geride de onun magazin dünyasında bıraktığı rengarenk izler kaldı.DÜNYA ONU 'KEDİ KADIN' OLARAK TANIYORBu kısa öyküsünü anlattığımız kişi tüm dünyada "Kedi Kadın" olarak tanınan Jocelyn Wildenstein.Bir süredir kendisinden 27 yaş genç olan Lloyd Klein ile birlikte yıl başı partisine enerji toplamak için bir şekerleme yapmaya yatağına uzandı Wildenstein.Bu onun son uykusu oldu...Nişanlısı uyanıp ona seslendi ama karşısında buz gibi bir ölüm sessizliği buldu. Wildenstein'in 84 yıllık hayatı Paris'te lüks bir otel odasında sona ermişti.Oysa bu olaydan birkaç hafta önce yine Paris'te nişanlısı Lloyd Klein ile el ele görüntülenmişti. Gayet şık giyinmişti, saçları yine yapılıydı.YANINDA CANSIZ BEDENİNİ BULAN NİŞANLISI YIKILDI Daha da ötesinde gayet formda ve iyi görünüyordu. Kısacası ölüm onu kimsenin hazır olmadığı bir anda yakalamıştı.Bu beklenmedik olay nedeniyle şok geçiren Klein'ın tahminine göre "Kedi Kadın" Wildenstein'ın ölüm nedeni bir süredir boğuştuğu damar iltihabıydı.Onun söylediğine göre bu sağlık sorunu ani pıhtıya neden oluyordu. Bu durum da kimi zaman felç kimi zaman ani ölüm nedeniydi.Klein, onun ardından yaptığı ilk açıklamada bu olup bitenin "Üzücü, hem de çok üzücü" olduğunu söyledi.Öyle ya da böyle bu dünyadan bir "Kedi Kadın" geldi ve geçti. Geride de rengarenk, benzerine az rastlanır bir hayat bıraktı.İSVİÇRE'DE DÜNYAYA GELDİ... BİR YÖNETMEN HAYATINI DEĞİŞTİRDİUluslararası magazin dünyasına damgasını vurup bu dünyadan gelip geçen Jocelyn Wildenstein'ın hayat öyküsü İsviçre'nin Lozen kentinde başladı.Doğum adıyla Jocelyn Alice Perisset, ev hanımı bir anne ile spor eşyaları satan bir mağaza işleten babanın kızıydı.Bir gün dönemin önde gelen sinema yönetmenlerinden Cyrill Piguet, bu mağazaya girdi ve kelimenin tam anlamıyla Jocelyn Wildenstein'ın hayatını değiştirdi.Piquet ile Jocelyn Wildenstein sevgili oldular. Yönetmen, onu Lozan kentindeki durağan hayatından çıkarıp daha sonraki renkli hayatının merkezi olan New York'a götürdü.O dönemi bir röportajında "Çok heyecanlı insanlarla tanışmaya başladım. Kabuğumu kırmış gibiydim” diyerek anlatmıştı Wilderstein.Yönetmen Cyrill Piguet ile ilişkisi sırasında Avrupa ülkelerini gezdi Jocelyn Wildenstein.Sonra ondan ayrıldı ve hayatına İtalyan yönetmen Sergio Gobbi girdi. Onun sayesinde de bu kez Afrika kıtasını karış karış gezdi.'KEDİ KADIN' OLMAYA GİDEN YOLO sırada soyadı Perisset olan Kedi Kadın, bir dönemin ünlü iş insanı Adnan Kaşıkçı ile tanıştı. Bu da ona sonradan soyadını bırakmayacağı milyarder kocası Alec Wildenstein ile tanışmanın yolunu açtı.Zaten onu "Kedi Kadın" olmaya götüren süreç de böyle başladı. Kenya'da bir safaride tanışan Alec Wildenstein ile Jocelyn Wildenstein arasında büyük bir aşk doğdu. Çift evlendi.Avrupa'nın önde gelen zengin ailelerinden birine gelin gitti bu şekilde Jocelyn Wildenstein. Her ne kadar Wildenstein'ın ailesi bu durumu onaylamasa da!Wildenstein çiftinin iki çoucuğu oldu. Bu arada Jocelyn Wildenstein da kendisini "kedi kadın" olmaya götüren sürece girdi.Bunun nedeni büyük bir aşkla sevdiği kocasının kedilere ve kedigiller familyasından hayvanlara duyduğu büyük aşktı.Jocelyn Wildenstein, bu nedenle kedigiller familyasına benzemek için başladığı estetik operasyonlar için milyonlarca dolar harcadı.KOCASINI BİR BAŞKA KADINLA YATAKTA BASTI Fakat bu durum kocasını kaybetmesine de neden olacaktı.Kocası Alec onun bu kadar estetik bağımlı olmasından hoşlanmıyordu. Yani Jocelyn Wildenstein'ın sırf kocasına kendisini beğendirmek için yaptırdığı bu estetikler sonunda ters tepti. Çift, 1997 yılında boşandı.Boşanmalarına giden yol da olaylıydı. Wildenstein bir gün kocasını genç bir Rus modelle yatakta bastı. O kadar öfkelendi ki kocasına silah çekti ve gözaltına alındı.Boşanmaları da uzun sürdü.İki yılın sonunda Jocelyn Wildenstein, eski eşinden 2 buçuk milyar dolar tazminat aldı. Kullanılması konusunda da davaya bakan hakim "bu parayı estetik cerrahide kullanılmaması" şartını koştu.Ama tabii ki Wildenstein bu şartı yerine getirmedi.Jocelyn Wildenstein, dünya magazin sahnesinden silinmeyecek izler bırakarak hayata veda etti.Geride ise onu birlikte yattıkları şekerlemeden uyanıp buz gibi bedenini bulan nişanlısında yarattığı şok ve birbirinden ilginç görüntüler bıraktı.
İşte bu türden olaylara yeni ve çok acı bir halka eklendi. Daha ufacık bir çocukken oyunculuk kariyerine başayan Hudson Joseph Meek hayata veda etti.HER ÖLÜM ERKEN ÖLÜMDÜR... AMA BU GERÇEKTEN ÇOK ERKEN OLDUHer ölüm erken ölümdür elbette. Hayata veda eden herkesin yakınları onunla geçirdikleri zamana doyamamış olur.Ama Meek'in durumu biraz daha trajik. Çünkü genç oyuncu sadece 16 yaşındaydı!Üstelik olayı daha trajik hale getiren başka bir ayrıntı daha var.Hudson Joseph Meek, bilindik bir şekilde de hayata veda etmedi. Bir hastalığı yoktu, kötü alışkanlıklarının da kurbanı olmadı.ARAÇTAN DÜŞTÜ VE AĞIR YARALANDI Meek, bir araçtan düştü ve bunun neden olduğu travma onu hayattan kopardı.Bu korkunç olay geçtiğimiz hafta cumartesi akşamı yaşandı. ABD'deki Vestavia Hills'te meydana gelen kazada hareket halindeki araçtan düşen Meek ağır yaralandı.Genç oyuncu hemen hastaneye kaldırıldı. Hayata tutunması için doktorlar, hemşireler seferler oldu. Ama Meek gencecik yaşında hayata veda etti.Geride de gözü yaşlı ailesini bıraktı.ÇOCUKLUĞUNDAN BERİ KAMERA KARŞISINDA Ölümüyle herkesi şoke eden Meek, 2014 tarihli The Santa Con adlı filmde Melissa Joan Hart ile birlikte rol almıştı.2017 yılında Baby Driver adlı yapımda ana karakterin küçüklüğünü canlandırarak kariyerinde dikkat çekti Meek.Bu rol, onun için önemli bir dönüm noktası oldu. Sonra da MacGyver adlı ünlü dizinin çağdaş versiyonu için kamera karşısına geçti.Küçücük yaşında böylesine başarılı bir kariyer oluşturan genç oyuncudan geriye rol aldığı yapımlar ve tarifsiz bir acıya boğulan ailesi kaldı.AİLESİ ADINI YAŞATACAK Hudson Meek'in kısacık hayatının sona erdiğini ailesi duygu dolu bir paylaşımla duyurdu.Bu açıklamada "Onun yeryüzündeki 16 yıllık hayatı çok kısa sürdü. Ama çok şey başardı ve tanıştığı herkesi de çok derinden etkiledi" denildi.Gencecik yaşında hayata veda eden Meek için ailesi büyük acısının yanında onun adını yaşatacak bir girişimde bulundu.Hudson J. Meek adına bir burs kuruldu. Ailesi de genç oyuncunun cenaze töreninde çiçek göndermek isteyenlerin bunun yerine bu bursa destek olunmasını istedi.Belki film senaryolarında bile yazılmayacak kadar trajik bir sonla hayata veda etti Meek. Büyük olasılıkla hep bu acı olayla hatırlanacak.
Hatta bazen durum öyle bir hale gelir ki eşlerden biri ortak çocuklarını "silah" olarak kullanır... En çok yapılan da eşine olan öfkesini çıkarmak için çocukları ondan koparmak olur. En azından eski eşine ve ailesine onları göstermemek için elinden geleni yapar. Bazen olaylar hukuksal sürece bile neden olur. BAZEN ÜNLÜLER DE AYNI YÖNTEMİ KULLANIRAma bunların sadece sıradan insanlar arasında yaşandığını sanıyorsanız bir kez daha düşünün... Çünkü iş hiç öyle değil... Gösteri dünyasının anlı- şanlı ünlüleri de kimi zaman eşlerinden intikam almak için benzer bir yöntem kullanır. Bu konudaki en çarpıcı örnek Angelina Jolie.Büyük bir aşkla yıllarını verdiği Brad Pitt ile artık düşman olan Jolie, üçü biyolojik üçü evlatlık altı çocuğunu da kendi cephesine çekti çoktan. Zaten en büyük oğulları Maddox ile diğer oğulları Pax Thien, Brad Pitt'e olan düşmanlıklarını dünyaya ilan ettiler. İlk biyolojik çocukları Shiloh, babasından gelen Pitt soyadını kullanmamak için hukuksal yollara başvurdu. Kızları Zahara, bir okul etkinliğinde, biyolojik ikizlerinden Vivienne de annesiyle çalıştığı bir tiyatro oyununda babasının soyadını kullanmadı. Şimdilik böyle bir adım atmayan tek çocuk kaldı: İkizlerden erkek olanı Knox Leon. Bir zamanlar Brangelina olarak anılan eski çiftle ilgili durum böyle. Hatta iddialara göre Pitt, en azından Noel gibi önemli bir günde hiç değilse ikizleriyle vakit geçirmek için eski karısına neredeyse yalvardı. Sonuç henüz bilinmiyor. Ama eski eşinden çocuklarıyla intikam alan tek kişi Angelina Jolie değil. İHANETİN ACISINI BÖYLE ÇIKARIYORHugh Jackman ile 27 yıllık evliliği geçen yıl sona eren Deborra Lee Furness de aynı şekilde davranıyor iddialara göre. Ama onun bunu yapma nedeni Angelina Jolie'den biraz daha farklı. Çünkü onun yuvasını yıkan Jackman'ın ihaneti... Artık herkesin bildiği gibi Hugh Jackman, The Music Man adlı müzikalde birlikte rol aldığı Sutton Foster ile yasak aşk yaşamaya başladı. Bu yüzden de çeyrek asrı geride bırakan evliliği sona erdi. Diğer yandan Foster da ikinci kocasından kısa süre önce boşandı. Yuvalar yıkıldı, söylenenlere göre şimdi Jackman ve Foster aşklarını gözler önüne sermek için uygun zamanı bekliyor. Ama Hugh Jackman'ın eski karısı Deborra Lee Furness, kocasının yaptıklarını henüz içine sindirebilmiş değil... Aldatılmak bir yana Jackman'ın evliliklerini kurtarmak için hiçbir adım atmamasına da çok içerlemiş durumda. Bu yüzden de intikam için o geleneksel yöntemi yani ihanet eden eski eşini çocuklarından mahrum bırakmayı seçti. ESKİ KOCASININ YAPTIKLARI CANINI ÇOK YAKTINoel'in dünyanın bir bölümü için ne kadar önemli olduğunu bilmeyen yok. O gün sadece çekirdek aile değil bütün geniş aileler de bir araya gelir ve bu özel günü kutlar. İşte Deborra Lee Furness, bu özel günde iki çocuğu Oscar ve Ava'yı babalarına göndermemeye karar verdi. Bunun hiç iyi bir fikir olmadığını düşünüyor Furness… Aslında ilk bakışta çift, gayet dostane bir şekilde boşanmış gibi görünüyor. Ama yakın çevresinin anlattığına göre Deborra Lee Furness, Hugh Jackman'ın rol arkadaşı Sutton Foster ile yasak aşk yaşayarak kendisini küçük düşürdüğüne inanıyor. Onun açısından bakıldığında haksız da sayılmaz bu görüşü. Zaten Deborra Lee Furness, daha bu aşk bu kadar dile düşmeden kocasının ihanetinden şüpheleniyordu... Bir yandan da belki içten içe yanılmayı diliyordu. Ama sonunda hiç istemediği gerçek gün yüzüne çıktı. Gittikleri her yerde kırmızı halıda, etkinliklerde hatta alışverişte bile gözünün içine bakan kocası onu aldatmıştı. Üstelik bu durumu en son öğrenen de kendisiydi. Yakın çevreleri, Jackman ile Foster'ın ilişkisinin iş arkadaşlığından çıkıp aşka dönüştüğünü ondan önce fark etmiş ama bu konuda ağızlarını sıkı tutmuştu. İhaneti en son öğrenen kişi olmak, bu durumun kendisinden aylarca gizlenmesi ama en çok da yıllarını verdiği kocasının yaptıkları Deborra Lee Furness'in canını çok yaktı. İşte bu yüzden o da Jackman'ın canını yakmak istiyor. Seçtiği yol da birçok kadının yaptığı gibi onu ailelerin bir araya geldiği bu günde çocuklarından mahrum bırakmak. Şimdilik durum böyle... Bir dönem aşkın yaşayan örneği olarak gösterilen Deborra Lee Furness ile Hugh Jackman da pek belli etmeseler de birbirlerine düşman oldu. Jackman'ın Sutton Foster ile başladığı aşkın geleceğini ise zaman gösterecek!