Bir döneme damgasını vuran da Prens Charles, eski karısı Prenses Diana ve evliyken bile aşkını bitirmediği Camilla Parker Bowles arasındaki aşk üçgeni oldu. O dönemleri zaten bilenler bilir... Ama artık Diana hayatta değil, Kraliçe 2. Elizabeth de... Tahtta oturan kişi Charles ve kraliçe de bir zamanlar "öteki kadın" olarak anılan Camilla.Her ne kadar yıllar boyunca sadece İngiltere'de değil tüm dünyada "istenmeyen kadın" ilan edilmiş olsa da ortada bir gerçek var. Diana'nın yuvasını yıkan hatta onun ölümüne yol açan kadın olarak bilinen Camilla artık ailenin en önde gelen kadın üyesi... En azından kocası Charles hayatta olduğu sürece.YILLARCA KÖTÜLENMENİN ACISINI ÇIKARIYORCamilla dün gece de Buckingham Sarayı'nda düzenlenen bir resmi yemekte bütün bakışları üzerinde topladı. Bunun nedeni de başındaki o kocaman, bakanların gözlerini kör eden bir ışıltı yayan taçtı... Boynunda ona uygun gerdanlığı, kolunda bileziği ve kulağında küpeleri vardı... Ama hiçbiri o taç kadar dikkat çekmedi.Camilla, bugüne kadar konumu gereği İngiliz kraliyet ailesinin çok gösterişli ve değerli taçlarıyla da boy gösterdi. Ama bu defaki biraz daha başka. Bir başka deyişle Camilla, geçmişte yıllarca nefretle anılmanın acısını belli ki ailenin en değerli mücevherlerini kullanarak çıkarmaya çalışıyor.Gelin bunun nasıl olduğuna bir bakalım.ÜZERİNDE KIRMIZI KADİFE ELBİSE BAŞINDA AİLENİN EN DEĞERLİ TACIKatar Emiri ile karısı resmi bir ziyaret için Londra'da bulunuyor. Onları uçaktan inince yerleştikleri konuttan almaya Galler Prensesi Kate Middleton ile Galler Prensi William gitti.Gerçekleşen görkemli törenin ardından grup Buckingham Sarayı'nın yolunu tuttu. Orada bir sergi gezildi ve özel bir öğle yemeği yenildi. Bütün o saatlerde kanser tedavisi yeni tamamlanan Kate Middleton ile kocası Prens William da konuklarına eşlik etti.Akşam da Katar Emiri ve eşi onuruna Buckingham Sarayı'nda bir yemek verildi. Karşılama törenine hastalığı nedeniyle katılamayan Kraliçe Camilla ile kocası Kral Charles ile birlikte o yemekte yerini aldı.Kate ise yine sağlığını ön plana alarak akşam yemeğine katılmadı. Onun olmadığı yemekte de Camilla görünümüyle herkesten rol çalmayı kolayca başardı.Kırmızı kadife bir elbise giyen Camilla, başına da İngiliz kraliyet ailesinin en değerli taçlarından biri olan Kokoşnik tacını taktı.SADECE DÖRT KİŞİ KULLANABİLDİKokoşnik tacının 1888 yılına kadar uzanan bir geçmişi var. Bu taç, o dönemde Galler Prensesi sonra da kraliçe olan Alexandra için kadınlardan oluşan bir komite tarafından yaptırılmıştı. Üzerinde sarı ve beyaz altın üzerine yerleştirilmiş tam 488 tane elmas bulunuyor.İlk olarak Alexandra'nın başını süsleyen bu değerli taç, Kraliçe 2. Elizabeth'in de en sevdiği mücevherlerden biriydi. O da zaman zaman özellikle yabancı konuklar onuruna düzenlenen resmi davetlerde bu ünlü tacı kullanıyordu.Bu arada Kokoşnik Tacı ile ilgili başka bir ayrıntıyı daha atlamayalım.Her ne kadar geçmişi çok eskilere uzanıyor olsa da bu değerli taç, bugüne kadar Kraliçe 2. Elizabeth dâhil sadece dört kişi tarafından kullanıldı. İşte onlardan biri de kayınvalidesinin bile zorla kabul ettiği, yıllarca halkın tepkisini çeken Camilla oldu.Bu acın hikayesi de ilginç. İlk anda akla geldiği gibi başka bir zengin kraliyet ailesi tarafından hediye edilmiş değil bu taç.AİLE ONURUNU KURTARAN HEDİYEKokoşnik Tacı, sonradan Kral 7. Edward olarak tahta çıkan Galler Prensi ile karısı Galler Prensesi Alexandra'nın 25'inci evlilik yıl dönümü için toplumun seçkinleri tarafından hazırlanan bir hediye.Bu arada o dönem aynı zamanda ülkenin toprak sahibi soylularının da çöküş dönemiydi. Bu ailelere mensup genç kızların çoğu iflası engellemek için zengin Amerikalılarla evlenmeye başlamıştı.İşte tam o dönemde toplumun seçkin ailelerine mensup dört kadın bu önemli evlilik yıl dönümüne özel bir hediye hazırlamak için bir komite kurarak para topladı. Alexandra'ya görkemli bir evlilik yıl dönümü hediyesi vererek ailelerinin onurunu kurtaracaklarına da inanıyorlardı.Özetle bu dört kadın aristokrat ailelerden 4 bin sterlinin üzerinde para toplamayı başardı. Uzun sözün kısası bu girişimin sonucunda İngiliz kraliyet ailesinin bu en değerli tacı ortaya çıktı.Tabii bu arada Prenses Alexandra'ya da tacın görünümü hakkındaki fikri soruldu.ESİN KAYNAĞI RUS ÇARİÇESİNİN TACIO da Rusya'nın son çarı Nikolai'nin annesi ve aynı zamanda ablası olan Çariçe Maria Feodorovna'nın tacını örnek aldı.... Böylece Kokoşnik Tacı da ortaya çıktıAma sanmayın ki bu değerli taç öyle sıradan kişiler tarafından yapıldı. Garrard beyaz ve sarı altın üzerine bu 400'den fazla elması yerleştirdi. Zaman içinde üzerine biraz daha elmas eklenerek taç bugünkü haline getirildi.Bu taç şimdi tarihi bir değer de taşıyor aynı zamanda. Ama ilk kullanıldığı dönemde Prenses Alexandra'nın ablası, dönemin Rus Çariçesi Maria'nın tacının birebir kopyası olarak nitelendirildi. Fazla da beğenilmedi.Sonradan kralın karısı olarak kraliçe unvanı alan Alexandra hayatı boyunca bu tacı önemli etkinliklerde kullandı. Alexandra'nın ölümünden sonra Kokoşnik Tacı Kraliçe Mary'ye geçti. Ardından da 1953 yılından itibaren Kraliçe 2. Elizabeth'e geçti.Elizabeth genellikle de taç ile benzer bir görünümü olan gerdanlığıyla birlikte kullandı bu parçayı.İşte böyle bir tarihe sahip olan Kokoşnik Tacı'nı Camilla ilk kez Katar Emiri onuruna verilen yemekte kullandı. Yine İngiliz kraliyet ailesinin koleksiyonundan seçtiği bir kolye ve bilekliği kullandı o yemekte. Kulağındaki elmas küpeler ise Camilla'nın kendi koleksiyonundan.
Üstelik fiziksel olarak da çok güzel. Uzun boyu, uzun sarı saçları, parlak mavi gözleri var... Gülüşündeki dikkat çeken sorun da kısa süre önce düzeltildi zaten. Üstelik dünyanın dört bir yanında milyonlarca hayranı var ki kelimenin tam anlamıyla onun için deli oluyorlar Ama 'Her güzelin bir kusuru vardır' deyişini haklı çıkaracak türden bir de sorunu varmış meğer. Babasından ona çok da heveslisi bulunmayacak bir miras kalmış: Bir tuhaf hastalık. DERSTE UYUYAKALDIĞINI İLERİ SÜRDÜHayranları İspanya'nın gelecekteki kraliçesi Veliaht Prenses Leonor'dan söz ettiğimizi çoktan anladı. Geçen yıl 18 yaşına girişi yani artık bir yetişkin oluşu dünyanın gözleri önünde törenlerle kutlanan Prenses Leonor'un popülaritesi her geçen gün artıyor.Özellikle de önce kara, sonra da deniz kuvvetlerinde askeri eğitime başlaması bunu ikiye katladı... Gittiği her törende en çok da üzerinde üniforması olduğunda kimse gözlerini ondan alamıyor. Ama İspanyol kraliyet ailesiyle ilgili kaleme aldığı kitaplarla ve köşe yazılarıyla dikkat çeken Jaime Penafiel'in iddiasına bakılırsa Leonor'un bir hastalığı var. Üstelik bu ona babası Kral Felipe'den geçti. 91 yaşındaki yazarın ileri sürdüğüne göre Leonor narkolepsi hastası. Yani durup dururken uyuyakalıyor. Penafiel'in yazısında ileri sürdüğüne göre Leonor, askeri eğitimini sürdürse de bir yandan da özellikle teorik derslerle sıranın üzerinde aniden uykuya dalıyor. Yazar, bunu da Leonor'un arkadaşlarının ifadelerine dayandırdı.BABASI DA BÖYLEYMİŞBu durum, Leonor'un yaşlarındayken babası Felipe'de de vardı Penafiel'in ileri sürdüğüne göre. O da kızı gibi askeri okulda eğitim gördüğü sırada aniden uyuyakalıyordu. Sabahları da oda arkadaşları onu uyandırmak için epey çaba harcıyordu.Geçmişte İspanyol kraliyet ailesi için çalışan Jose Antonio Alcina'nın anlattıklarına göre Felipe de büyük kızı Leonor'un yaşlarındayken bazen ayakta bile uyuyakalıyordu. Eski bir öğretmeninin ileri sürdüklerine bakılırsa Felipe'nin askeri eğitimi sırasında yine de ayakta durması gerektiği söylenmiş. Çünkü dirseğini sıraya dayadığı anda çok derin bir uykuya dalıyormuş.
Yine de kafalarda hep bu bir soru işareti vardı. Zaten sonuç olarak olaya bir başka kadının karıştığı bir süre önce ortaya çıktı. Yakınları daha ilk dönemde "Evliliğin sonunun geldiği belliydi" yorumunu boşuna yapmamıştı belli ki. Şimdi artık mutlu çiftin yuvası dağıldı... Biri yalnız başına hayatına devam ediyor. Diğeri ise uğruna evliliğini bitirdiği yeni aşkıyla ilgili gerçeği açıklamak için fırsat kolluyor.BU AŞK UĞRUNA BİR DEĞİL İKİ EVLİLİK YIKILDITabii ki hemen anladınız Hugh Jackman ile Sutton Foster'dan söz ettiğimizi... Jackman ile Deborra Lee Furness'in boşanma açıklamasından bu yana ünlü çift mercek altında zaten. Yakın zamanda ortaya çıkan gerçeklere göre de bunun nedeni Jackman'ın, The Music Man adlı müzikaldeki rol arkadaşı Sutton Foster ile yakınlaşması. Bu arada küçük bir not...Bütün bunlardan yola çıkarak Jackman ile Foster yakınlaşmasının bir değil iki evliliği bitirdiğini söylemek yanlış olmaz. Çünkü Foster da bir süre önce eşi Ted Griffin'den boşandı.'YUMUŞAK GEÇİŞ' İÇİN FIRSAT KOLLUYORLARJackman ile Foster'ın yakın çevresine bakılırsa şimdi iki aşık, "yumuşak bir geçiş" yaparak ilişkilerini kamuoyuna da açıklamak için fırsat kolluyor. Durum böyleyken bugüne kadar "iyi aile babası" ya da "sadık aşık" olarak bilinen Hugh Jackman ise sosyal medyada eleştiri oklarını üzerinde toplar oldu. Jackman'ı yuvasını yıkmakla suçlayanların kullandığı platform ise ünlü oyuncunun sosyal medya sayfası. Bunca yıldır bambaşka bir şekilde tanıdıkları Hugh Jackman'ı eleştirenler, yıldızın Instagram sayfasındaki paylaşımlarını ona yanlış yaptığını belirten yorumlarla dolduruyor. Tabii ki ünlü oyuncu bunlar karşısında sessizliğini koruyor.'İŞ ARKADAŞINLA İLİŞKİYE GİRMEK HİÇ PROFESYONEL DEĞİL'Jackman'ı eleştiren bir kullanıcı ona "Hayal kırıklığına uğradım. Senin iyi bir adam olduğunu düşünüyordum. Ama yanılmışım" diye seslendi. Bir başkası "İş arkadaşınla ilişkiye girmek hiç profesyonel değil" cümlesiyle Jackman'ı eleştirdi. Bir başkası ise görüşünü şu satırlarla belli etti: " Ben doğruyu biliyorum. Ve o imajını kurtarmak için bunu saklıyor. Karısı ve çocukları için çok üzgünüm." Hugh Jackman'ın bir başka takipçisi ise belli ki ona fazlasıyla öfkelendi. Çünkü ona şu satırları yazdı: " Karısını aldatan bir adam benim saygımı hak etmez." Ünlü oyuncuyu iş arkadaşıyla yakınlaştığı için eleştirenlerin sayısı epey fazla. Diğer yandan Sutton Foster'a yönelik oklar da azımsanacak gibi değil. FOSTER DA ELEŞTİRİLERDEN NASİBİNİ ALDIFoster'ı Jackman ile Deborra Lee Furness'in yuvasını yıkmakla suçlayan bir kullanıcı "Başkasının kocasını elinden almak vahşice bir hareket" sözleriyle eleştirdi. Bir başkası öfkesine hakim olamayarak "Şimdi anladım Hugh ve sen yuva yıktınız" satırlarını yazdı. Tabii ki bu arada Hugh Jackman ile Sutton Foster'a yönelik bu eleştirilere karşı çıkanlar da oldu. Bu gruptakilerin ortak görüşü ise şu cümlelerle özetlenebilir: "Başkalarının özel hayatlarıyla niye bu kadar ilgileniyorsunuz. Herkesin 'dedikodu' olarak nitelendirdiği şeyleri duyduklarında her şeyi bilmeye yetkili olduklarını düşünüyorlar. Neden herkesi kınamaya ve yargılamaya hakları olduğunu sanıyorlar..."ONLAR HAYATLARINDAN MEMNUNBütün bu eleştiri bombardımanına rağmen yakın çevrelerinin söylediğine göre Hugh Jackman ile Sutton Foster ilişkilerinin gidişinden gayet memnun. Hatta hayatlarının en mutlu dönemlerinden birini yaşıyor ikisi de.. Hatta kamuoyuna birlikte olduklarını açıklamak için de doğru zamanı bekliyorlar. Bu arada Jackman'ın 27 yıllık evlilikten sonra boşandığı karısı Deborra Lee Furness da bir süre önce ilk kez evliliğinin başka bir kadın yüzünden yıkıldığını doğrulayan bir davranışta bulundu. Dedikodu yazarı Tasha Lustig'in Instagram sayfasında paylaştığı ve Jackman ile karısının, Sutton Foster yüzünden boşandığını belirten videosunu beğendi. Hep sessiz kalan Deborra Lee Furness'ın bu davranışı da yuva yıkan ilişkinin doğrulandığı şeklinde yorumlandı.
Onca para, birbirinden güzel bir değil birkaç malikane, çeşit çeşit mücevher, pahalı kıyafetler... Yakışıklı ve zengin bir koca... Biri eski eşinden diğerleri yenisinden sağlıklı ve güzel dört tane çocuk... Kısacası bir insan maddi olarak hayattan ne isterse hepsine sahip. Kocasıyla birbirlerini ilk günkü gibi seviyorlar, aşkları her daim taze... Ama yine de kalbinde sızısı hiç geçmeyen bir yara var. Üstelik bu yara çok eskiden, ilk gençlik yıllarından kalma.... Aradan geçen zamana rağmen hiç kapanmadı derin yarası. Bunun nedeni de daha o gencecik yıllarında yaşadığı acı bir kayıp.TRAFİK KAZASINDA ÖLEN GENÇLİK SEVGİLİSİNİ HİÇ UNUTMADIDışarıdan bakıldığında kusursuz bir hayat sürdüğü düşünülen bu ünlü, top model Miranda Kerr… Snapchat adlı sosyal medya platformunun kurucu ortaklarından biri olan Evan Spiegel ile ikinci evliliğini yapan ve bu evlilikten de üç oğlu olan 41 yaşındaki Kerr, ilk anda hiçbir acısı yokmuş gibi bir hayat sürüyor.İlk kocası Orlando Bloom'dan dünyaya gelen bir oğlu daha olan Kerr, her ne kadar kendisine şöhreti getiren Victoria's Secret firmasından emekli olsa da kariyerini başka bir alanda sürdürüyor... Kendine ait bir organik kozmetik markası kurdu. Ünlü model, kusursuz gibi görünen hayatının en trajik olayını ise katıldığı bir sohbet programında anlattı. Not Alone adlı podcast yayınına konuk olan Miranda Kerr, henüz hayata doyamadan ölen ilk aşkını aradan geçen bunca yıla rağmen hiçbir zaman unutmadığını söyledi.ONUN ÖLÜMÜ MIRANDA'YI DERİNDEN SARSTIKerr programda, Christopher Middlebrook adlı ilk gençlik aşkının trafik kazasında öldüğünü hatırlattı. Sonra da bu acı kaybın kendisinde bir travma yarattığını söyledi. Ünlü modelin anlattığına göre eğer o trajik olay yaşanmasaydı bugün bambaşka bir hayat yaşıyor olacaktı.Bunu da "Erkek arkadaşım genç yaşında öldü. Eğer bu olmasaydı, onunla mutlu bir evliliğim olurdu. Şimdi de eskiden olduğu gibi taşrada yaşayan biri olurdum" diye anlattı Miranda Kerr. Sevgilisinin ani ölümünün kendisini nasım etkilediğini de ifade etti ünlü model. "Bu durum bütün sistemimi etkiledi. Bu bana hayatımda hiçbir şeyin garantisi bulunmadığı konusunda bir ders oldu" dedi.KOCASINDAN İZİN ALIP OĞLUNA ONUN ADINI VERDİMiranda Kerr daha önce de ülkesi Avustralya'da yayınlanan Daily Telegraph Gazetesi'ne verdiği bir röportajda da sevgilisi Christopher'ın ölümünden sonra ona bir mektup yazdığını anlatmıştı. "Ölümünden sonra ona bir mektup yazdım. Orada da ilk çocuğuma onun adını vereceğimi umduğumu belirttim" dedi.Gerçekten de bu sözünü tuttu Kerr. İlk eşi Orlando Bloom'dan dünyaya gelen oğlu Flynn'in ikinci adı Christopher çünkü. "Orlando'ya bunu anlattım ve oğluma Christopher'ın adını vermek istediğimi söyledim. O da bunu kabul etti. Bundan mutluluk duyacağını söyledi" diye anlattı. Bir başka deyişle Miranda Kerr, her ne kadar büyük oğlunu Flynn diye çağırsa da resmi kimliğinde yazılı olan ikinci adı Christopher.. Bu sayede de genç yaşında ölen sevgilisine verdiği sözü tuttu. Onun adını kendi oğlunda yaşatıyor.BLOOM İLE EVLİYKEN BİR DE DÜŞÜK YAPTIMiranda Kerr, konuk olduğu programda Orlando Bloom ile evliliği sırasında bir erkek bebeğini de dünyaya gelmeden kaybettiğini yani düşük yaptığını söyledi. Ünlü modelin anlattığına göre eğer o bebek dünyaya gelseydi büyük oğlundan birkaç yaş küçük olacaktı.Kerr, 2010 yılında evlendiği Orlando Bloom ile yollarını üç yıl sonra ayırdı. Onun adından 2017 yılında Evan Spiegel ile hayatını birleştirdi. Kerr'in kendisinden yedi yaş genç kocası Spiegel ile mutlu bir evliliği var. Çiftin 6 yaşında Hart, 5 yaşında Myles ve bu yılın şubat ayında dünyaya gelen Pierre adında üç oğlu bulunuyor. Kerr'in eski eşi Orlando Bloom ile evliliğinden dünyaya gelen Flynn Christopher ise artık 13 yaşında.
Elbette bunun tersi örnekler de var... Çiftler tanışır... Aralarında usul usul bir aşk başlar ve bu yıllar sürecek bir beraberliğin ilk adımı olur. Bu aşk onları tam bir aile olmaya taşır, yani çoluk çocuğa karışırlar. Üstelik aralarından bazıları da hayatlarını tümden değiştirir. Çocuklarını daha doğal ortamlarda büyütmek isterler... Bir yandan mesleklerini sürdürseler de diğer yandan da hayatlarını temelden değiştirirler.ONLARI ARKADAŞLARI TANIŞTIRDITıpkı sinema ve TV dünyasının ünlü çiftlerinden Hilarie Burton ile kocası Jeffrey Dean Morgan gibi... 2009 yılında arkadaşları aracılığıyla tanışan iki oyuncu, o zamandan bu yana hiç ayrılmadılar... Aradan geçen zamanda saçlarına aklar düştü, ama aşkları katlandı.Bu arada iki çocuklarını da doğal bir ortamda büyütüyorlar. Bütün bunlar olurken bu ünlü çift radikal bir karar aldı. Yine de büyük kentten tamamen kopmadan New York yakınlarında bir çiftlik aldılar ve hayatlarını orada kurdular.DİZİDEKİ ROL ARKADAŞI MUTLULUĞUNUN YOLUNU AÇTIOnların bu mutluluğunun mimarları ise Hilarie Burton'ın One Tree Hill adlı yapımda birlikte kamera karşısına geçtiği rol arkadaşı Danneel Ackles ve kocası. Bir gün kocası Jensen ile birlikte Hilarie ve Jeffrey'i tanıştırdı Danneel. Tabii ki o ilk tanışmanın ardından Burton ile Morgan arasında hızlı bir aşk başladı. "Hızlı" dedik çünkü sadece bir yıl sonra oğulları Augustus dünyaya geldi. Onun doğumundan kısa süre sonra Hilarie Burton bir gazeteye verdiği röportajda "Çok mutluyuz ve biz iyi bir takımız. Ayrıca böyle bir ailemiz olduğu için de çok şanslıyız" diye anlattı durumlarını... Bu arada Burton, o röportajda oğlunun adını daha açıklamamıştı... Bunun nedenini de "Bütün anneler gibi onu korumak istiyorum" diyerek ifade etmişti.ÖZEL HAYATLARIYLA İLGİLİ SER VERİP SIR VERMEDİLERHilarie ile Jeffrey, hayatlarını da meraklı gözlerden uzakta geçirdiler. İlk kez ilişkileri başladıktan bir yıl sonra kırmızı halıya el ele çıktılar. 2017 yılında ikinci bebeklerinin dünyaya geleceğini açıkladılar. Zaten bir süre sonra da kızları George Virginia dünyaya geldi. İkinci bebeğin doğumundan bir yıl sonra da Hilarie Burton ile Jeffrey Dean Morgan bir anda faklı bir adım attı.İKİNCİ ÇOCUK DÜNYAYA GELİNCE ÇİFTLİK SATIN ALDILARNew York kırsalında bir çiftlik satın aldılar. O zamandan beri de bu çiftlikte yaşamlarını sürdürüyorlar.Orada çeşit çeşit hayvanları var ve ayrıca çeşitli sebze ve meyveler de yetiştiriyorlar. Hilarie Burton ile Jeffrey Dean Morgan, aralarındaki aşk giderek şiddetlendiği halde hemen evlenmediler. Bunun için ikinci çocuklarını doğumundan sonrasını beklediler... 2019 yılının ekim ayında New York'ta aile üyelerinin ve çok yakın dostlarının katıldığı bir törenle hayatlarını bu kez resmen birleştirdiler.10 YIL BİRLİKTE YAŞAYIP SONRA EVLENDİLERBurton bu konuda bir sosyal medya paylaşımında şunları yazmıştı. " On yıl kadar bir süre karı- koca gibi yaşadık. Normal bir aile kurduk, bir çiftliğimiz var ve ait olduğumuz toplumu bulduk. Yıllarca bazı yayın organları bizim 2014 ya da 2015'te evlendiğimizi yazdı. Hatta benim daha önce evlenip boşandığım da yazıldı. Ama bütün bunlar gerçeği yansıtmıyordu. Sonuçta biz kendi gerçeğimizi biliyoruz:"Özetle Hilarie Burton ile Jeffrey Dean Morgan, 2019 yılında resmen evlendiler. Şimdi çiftliklerinde iki çocuklarını büyütüp bir yandan da hayvanlarıyla ve bitkileriyle ilgileniyorlar. Hilarie ve Jeffrey, New York yakınlarında Mischief adını verdikleri çiftliklerinde yaşıyorlar. Bu arada Hilarie Burton'ın kırsal yaşamı anlatan bir kitap yazdığını da hatırlatalım.42 yaşındaki Hilarie Burton ile 58 yaşındaki Jeffrey Dean Morgan, kelimenin tam anlamıyla birlikte yaşlandılar.. Bir yandan çiftlikleriyle ilgilenirken diğer yandan da iki çocuklarını büyütüyor ünlü çift. Bu arada Burton artık saçını boyatmayı bıraktığını da söylemişti. Yani gerçekten de doğal bir ortamda yaşıyor ünlü çift.
Şimdi de gösteri dünyasının ünlü çiftiyle ilgili böyle mutlu bir haber geldi... Biri müzik diğeri moda dünyasının belli dönemlerine damga vuran çiftin en büyük kızı yakında anne olacağını sosyal medyadan ilan etti.Bakalım kim bu ünlü çift ve onlara torun sevincini yaşatan kendileri gibi ünlü kızları.SÜRPRİZİ EN SONA SAKLADIYakında üçüncü torunlarını kucaklamaya hazırlanan ünlü çift, müzik dünyasının bir değil birkaç dönemine damgasını vuran Duran Duran müzik grubunun solisti Simon Le Bon ile 80'lerin ve 90'ların en ünlü modellerinden biri olan karısı Yasmin Le Bon.1985 yılından bu yana evli olan ünlü çiftin ilk göz ağrısı, üç kızının en büyüğü olan Amber yakında bir bebek sahibi olacağını sosyal medya hesabından duyurdu.Annesi Yasmin gibi modellik yapan 35 yaşındaki Amber Le Bon, sosyal medya hesabından bir dizi fotoğrafını paylaştı. Üzerinde siyah, mini bir elbise olan genç kadının hamile olduğu ilk anda anlaşılmıyor.Fakat Amber son karede giderek büyüyen karnını gözler önüne seren bir pozuna yer verdi. Zaten paylaşımının mesaj kısmında da takipçilerini fotoğrafların sonuna kadar bakmaları konusunda uyardı.BABASININ KİM OLDUĞUNU AÇIKLAMADI... AMA HERKES TAHMİN ETTİAmber Le Bon bir de 'Yakında birisi geliyor' cümlesini yazdı paylaşımına. Genç modelin mutlu haberine ünlü ve ünsüz takipçilerinden çok sayıda beğeni ve tebrik mesajı geldi.Güzel model, paylaşımında doğacak bebeğinin babasının kim olduğunu açıklamadı. Fakat onun bir süredir yazar Ben Mercer ile birlikte olduğunu bilen hayranları bebeğin babasının da o olduğu düşüncesinde.Bir döneme damgasını vuran annesi Yasmin Le Bon'un izinden giderek moda alanında kariyer yapan Amber, bu duyuruyu yapmadan birkaç saat önce büyüyen karnını Londra'da çıktığı bir gezintide gözler önüne serdi.GÖSTERİ DÜNYASININ EN MUTLU ÇİFTLERİNDENBüyük kızları Amber sayesinde üçüncü torunlarını sevecek olan Yasmin ve Simon Le Bon gösteri dünyasının en mutlu çiftlerinden biri olarak biliniyor.1985 yılından bu yana evli olan ünlü çift, bu süreçte Amber'ın yanı sıra Saffron ve Tallulah adında iki kız çocuk sahibi daha oldu.Bu arada hemen hatırtalım, çiftin 33 yaşındaki ortanca kızı daha önce iki çocuk sahibi olmuştu.Bu hatırlatmanın ardından dönelim Yasmin ve Simon Le Bon çiftine...ÖNCE FOTOĞRAFINA AŞIK OLDUSimon ve Yasmin Le Bon'un adı her ne zaman geçse böyle konular değil çiftin neredeyse "ebedi aşkı" akıllara geliyor.Çünkü onlar gösteri dünyasının parmakla gösterilen çiftlerinden biri. 1984 yılında tanıştılar, bir yıl sonra evlendiler ve bir süredir daha 60'ına bile gelmemiş bir anneanne ile 65'inde iki torun sahibi bir dede olarak anılıyorlar.Aslına bakılırsa ünlü çiftin aşk öyküsü de benzerine filmlerde rastlanacak türden.Her ikisi de kariyerlerinin en parlak dönemini yaşadıkları için Simon Le Bon ile o dönemdeki adıyla Yasmin Parvaneh tabii ki birbirlerini uzaktan ve ismen tanıyorlardı. Fakat tanışmaları öyle klasik şekilde bir partide de ya da bir galada olmadı.Bir gün Simon Le Bon, İranlı bir baba ile İngiliz bir annenin kızı olan ve 80'lerde moda dünyasının yıldızları arasında yer alan Yasmin'in bir derginin kapağında yer alan fotoğrafını gördü. Şimdi kulağa biraz tuhaf gelecek ama o fotoğrafa aşık oldu ünlü şarkıcı. O dönemde takvimler 1984 yılını gösteriyordu.UCUZ YÜZÜKLE EVLİLİK TEKLİFİ... GELİNLİK YERİNE KOT PANTOLONTabii kendisi de gösteri dünyasında ünlü biri olduğu için öyle bir ünlüye uzaktan hayran olup aşkını kalbine gömenlerden olmadı.Hemen Yasmin'in modellik ajansıyla irtibata geçti ve bir tanışma ayarlandı. Şans bu ya Yasmin de bu yakışıklı genç adamdan etkilendi. O yıl tanıştılar ve ertesi yıl da hemen evlendiler.Ama sanmayın ki öyle gösterişli bir tören oldu onlarınki... Tam tersine Simon, aşık olduğu genç kadına sadece 30 sterlinlik bin yüzükle evlenme teklif etti. Nikahta Yasmin de gelinlik yerine Noel tatili olduğu için açık bulduğu tek mağazadan satın aldığı bir kot pantolunu giydi.KİME ULAŞTILARSA DÜĞÜNE ONU ÇAĞIRDILARDüğünün konukları da öyle önceden isimleri listelere yazılmış kişiler değildi. Bir gece önce kime ulaşabildilerse onları çağırdılar.Sonuç olarak 27 Aralık 1984 günü onlar sevgili statüsünden karı- koca statüsünü eriştiler. Nikah onları gerçekten de ölene kadar birleştirdi. Bu süreçte üç tane kız çocukları dünyaya geldi.Kendisi de bir model olarak tanınan Amber 34, Saffron 32 ve Tallulah da 28 yaşında. Kızları Saffron partneriyle birlikte iki çocuk sahibi oldu. Böylece ünlü çift de genç sayılabilecek bir yaşta büyükanne ve dede rolüne soyundu.
Tam her şey yerli yerine oturdu, istediği gibi bir sevgili buldu diye düşünülürken gelen "artık bekarım" itirafları...Kısacası hem güzelliği hem de kazancıyla dikkat çeken ünlü yıldızın özel hayatı neredeyse bir yıldır gündemin alt sıralarına düşmek bilmedi. Doğrusu o da bu konuda herhangi bir önlem almış değil.ÖNCE KOCASI GİTTİ SONRA SEVGİLİSİ... BÜTÜN İLGİSİ OĞLUNUN ÜZERİNDE Bu ünlü yıldızın Sofia Vergara olduğunu, Kolombiyalı güzelin hayranları daha ilk satırdan itibaren anladı zaten.52 yaşındaki Vergara, 8 yıllık kocası Joe Manganiello'dan boşandıktan sonra ortopedik cerrah Justin Saliman ile yeni bir aşka yelken açmıştı.Tam her şey yolunda diye düşünülürken o ilişkisinin de bittiğini "artık yarı bekarım" diyerek ima etti Vergara.Ama arkadaşları tarafından "hayat enerjisi hiç bitmeyen bir insan" olarak nitelendirilen Vergara, tabii ki bir başına yapayalnız kalmadı.Tam tersine henüz 18 yaşındayken lise aşkı Joe Ganzalez ile yaptığı ilk evliliğinden dünyaya gelen tek oğlu Manolo ile daha da yakınlaştı. Artık onun kurduğu yiyecek içecek işine eskisinden daha fazla destek oluyor.HAYAT YOLCULUĞUNDA HEP ANNESİNİN YANINDA Aslına bakılırsa henüz küçücük bir çocuk olduğu dönemden itibaren bütün kariyer ve hayat yolculuğunda hep yanında olan 33 yaşındaki Manolo, Vergara'nın da en yakın dostu.Aralarında anne ile oğul ilişkisi dışında çok iyi bir dostluk ilişkisi de var çünkü.Sofia Vergara, tek çocuğu Manolo'yu henüz 18 yaşındayken dünyaya getirdi. Onun doğumundan iki yıl sonra da kocası Joe Gonzalez ile boşandı. Ondan sonrasında ise Manolo hep yanındaydı.Hatta Kolombiya'dan ABD'ye taşındığı sırada henüz yedi yaşında bir çocuktu Manolo.YILDIZINI ALIRKEN DE YANINDAYDISofia, Hollywood'da şansını denemeye hazırlanan bir yıldız adayıyken oğlu Manolo ile ziyaret ettiği Los Angeles'taki ünlü Şöhretler Kaldırımı'nda çekilen fotoğraflarını da bir süre önce sosyal medya hesabından paylaştı.Tabii aradan yıllar geçtikten sonra bir gün kendisinin de o kaldırımda adının yazıldığı bir yıldızı oldu. O törende de Manolo yanındaydı.Çok genç yaşta kucağına aldığı oğlunun Sofia Vergara'nın hayatındaki önemi çok büyük.Bunu da People dergisine verdiği bir röportajda şu sözlerle anlattı ünlü oyuncu: " O doğduğunda daha 20 yaşında ile değildim. Anne olmadan önceki hayatımı hatırlamıyorum bile" diyerek anlattı.Söylediğine göre zaman zaman anne olduğunda daha ileri bir yaşta olmayı hayal etmiş Vergara.'BEN OĞLUMLA BİRLİKTE BÜYÜDÜM'Daha olgun ve anne olmaya daha hazır hissettiği bir dönemde bebek sahibi olmanın nasıl bir şey olduğunu hep düşünmüş geçmişte.Ama zaman geçtikçe bu konudaki fikirleri de değişmiş.Bunu da bir röportajında "Sonra elimden geldiğince geriye dönüp bakmamaya çalıştım. Çünkü olan olmuştu. Ama aynı zamanda genç yaşta anne olmak eğlenceliydi de. Çünkü oğlumla birlikte büyüdüm" diye anlattı.Son dönemde anne ile oğul artık iş ortağı da oldular. Kolombiya geleneklerini yansıtan TOMA adında bir yiyecek içecek markası kurdular. Şimdi bütün enerjilerini de bu girişime odaklamış durumdalar.ARTIK TORUNUNU SEVMEK İSTİYORHer ne kadar kendi özel hayatını milyonlarca hayranının gözleri önünde yaşasa da Vergara'ın oğlu Manolo'nun hayatı kapalı kapılar ardında.Ama Joe Manganiello'dan boşandığı dönemde de itiraf ettiği gibi Vergara, artık büyükanne olma vaktinin geldiğine inanıyor.Bir röportajında söylediği gibi "eğlenceli bir babaanne " olacağını düşünüyor Vergara. Hatta bunun provasını Manolo'nun köpeğiyle de yapıyorlar söylediğine göre.Manolo annesine bazen hafta sonlarında köpeğini bırakıyor. Vergara da onunla torunu gibi ilgileniyor."ÇOCUK YÜZÜNDEN BOŞANDIKLARINI İLERİ SÜRMÜŞTÜVergara, eski eşi Joe Manganiello'dan boşandığı dönemde onun bir çocuk sahibi olmak istediğini ama kendisinin böyle bir arzusu bulunmadığını açıklamıştı. Hatta o sırada "Benim için artı çocuk doğurma değil torun sevme zamanı geldi" demişti.Manganiello ise onun bu sözlerini "Bu konuyu ilişkimizin başında konuşmuştuk. Çocuk isteği olmayınca karısını terk eden adam gibi gösterildim" diyerek yalanlamıştı.
Gerçekten de öyle oldu... Bir gün bir futbol maçına gitti. Sonra hiç beklemediği bir anda saha kenarı kamerasının dikkatini çekti. Artık bütün stadyum onu izliyordu. O andan sonra da şöhrete giden yol onun için açıldı.Ünlü oldu olmasına ama öyle sakin bir hayat da sürmedi. Gösteri dünyasının ne kadar çılgınlığı, olaylı aşkı, evliliği boşanması varsa hepsini yaşadı. Sonunda artık 50'li yaşlarının ikinci yarısında bütün o spot ışıklarına, kırmızı halılara hatta yıllarca yüzünden eksik etmediği makyajına bile veda etti. Bütün bunlardan önce ünlülerin rağbet ettiği bir bölgede satın aldığı lüks evini çoktan satmıştı bile.Özetle bir zamanların en parlak yıldızı şimdi ana vatanında büyüdüğü uzak bir adada bir başına ve doğanın kollarında bir hayat sürdürüyor.60'INA YAKLAŞIRKEN KENDİNE BAMBAŞKA BİR HAYAT KURDUBu ünlü ismin kim olduğuna gelirsek...Bir zamanlar gösteri dünyasının en ünlü ve en olaylı kahramanlarından biri olan Pamela Anderson. Bugün artık 57 yaşında olan Anderson, Hollywood ile çoktan vedalaştı... Malibu'daki lüks evini zaten birkaç yıl önce satmıştı.Anderson, tasını tarağını topladı ve Kanada'da büyüdüğü Vancouver adasındaki Ladysmith adlı küçük kasabada yalnız başına ama huzurlu bir şekilde yaşamını sürdürüyor.Aslında tamamen emekli olmayıp zaman zaman bazı etkinliklerde makyajsız haliyle boy gösterse de artık hayatının merkezi Hollywood değil, o sakin ve huzurlu ada.WWD.com adlı internet sitesine konuşan Pamela Anderson, yıllarını geçirdiği California'nın ışıltılı dünyasına neden veda ettiğini anlattı.'GERÇEKTEN KİM OLDUĞUMUN FARKINA VARDIM'Anderson "Sanırım eve dönmek benim için hayatıma gerçekten bakmak ve gerçekten kim olduğunu hatırlamaktı. İnsanların bana olduğumu söylediği kişi değil aslında kim olduğumu görmekti" diye konuştu.'GERÇEKTEN KİM OLDUĞUMUN FARKINA VARDIM'Anderson "Sanırım eve dönmek benim için hayatıma gerçekten bakmak ve gerçekten kim olduğunu hatırlamaktı. İnsanların bana olduğumu söylediği kişi değil aslında kim olduğumu görmekti" diye konuştu.GÜL BAHÇESİ ONA İLHAM VERDİYıldız,internet sitesine verdiği röportajda her güne kendisine ait gül bahçesinde başladığını da söyledi. Aslında bu güller ona yeni girişimi için de ilham verdi. Ünlü yıldız şu sıralarda bahçesindeki güllerin ilhamıyla üretilen yeni yüz temizleme jelinin tanıtımıyla meşgul bir yandan da.Bu yeni girişimi de onun için çok önemli... Çünkü kendine yeni bir kariyer yolu açan bu gül bahçesinde aynı zamanda kendini de yeniden keşfettiğini saklamadı Anderson.Bu arada Pamela Anderson, büyüdüğü kentte yaşarken bütün işlerden elini eteğini de çekmedi. Aynı zamanda orada bulduğu boşlukta yeni hayatına I Love You (Seni Seviyorum) adını verdiği bir yemek kitabını da sığdırdı.HAMİLEYKEN BİLE ŞİDDET GÖRDÜOyuncu olarak ilk büyük çıkışını Baywatch (Sahil Güvenlik) adlı diziyle yapan Pamela Denise Anderson, 1 Temmuz 1967'de Kanada'da dünyaya geldi. 1989 yazında Kanada'da, arkadaşlarıyla birlikte gittiği bir futbol maçında keşfedildi. O an onun hayatını değiştirdi. Modellik anlaşması imzaladı ve adını Playboy modeli olarak duyurdu. Ondan sonra da ABD'de, ışıltılı dünyada yükselmeye başladı.Pamela Anderson kariyerinin yanı sıra özel hayatıyla da çok konuşuldu. Hep gündemde kalmasını sağlayan evliliklerinin ilkini Tommy Lee ile yaptı. İki çocuk sahibi olduğu bu evliliğinde her türden şiddeti gördü Anderson. Hatta karnında bebeği varken bile Tommy Lee ona eziyet etmekten geri durmadı.ARDI ARDINA EVLİLİKLER: Pamela Anderson, 2006 ile 2007 arasında Kid Rock ile evli kaldı. Daha sonra Rick Salomon ile ilk evliliğini 2007 ile 2008 arasında yaptı. Çift, 2014 ile 2015 arasında bir kez daha evlenip boşandı. Pamela Anderson, Jon Peters ile 2020 yılında sürpriz şekilde evlendi ve yine aynı yıl boşandı.İNŞAAT İŞÇİSİYE EVLİLİĞİNDE SKANDAL SON: Pamela Anderson son evliliğini Kanadalı inşaat işçisi Dan Hayhurst ile yaptı. Fakat skandala dönüşen bu evlilik sadece 13 ay sürdü. Hayhurst ile memleketi olan Kanada'nın Ladysmith kasabasında evlenmişti Pamela Anderson. Ama sonradan evlendiği adamın nişanlısı ortaya çıktı. Anderson'ın 'yuva yıkan kadın' damgasını yediği bu evlilik kısa sürede bitti.12 GÜNLÜK EVLİLİKTEN 10 MİLYON DOLAR: Pamela Anderson'ın bu kadar konuşulan özel hayatıyla ilgili çarpıcı bir ayrıntıya daha değinelim. Anderson en kısa evliliğini sonradan film yapımcısı olan eski kuaför Peters ile 2020 yılında yaptı. Bu evlilik sadece 12 gün sürdü. Ama buna rağmen mirasından yıldıza 10 milyon dolar bıraktığını açıkladı. Bu sırada da Pamela Anderson ile yaptığı evliliğin gerekli evrak başvurusu yapılmadığı için kayda geçmediğini de itiraf etti.