Peki ya gerçekten öyle mi?Bütün bu güzelliklerin varlığı doğru elbette. Ama bir de madalyonun diğer yüzü var. Eğer bir Hollywood ünlüsüyseniz hele de bir kadınsanız işiniz çok zor...Tek bir gün bile bakımsız şekilde sokağa çıkamazsınız... Hele kilo almak! Bir kadın yıldız bunu aklına bile getirmemeli...Ama en kötüsü de yaşlanmak...Hayatın değişmez kuralı bile Hollywood'da geçerliliğini yitiriyor... Yüzdeki en ufak bir kırışıklık hemen magazin sayfalarında "Ne hale geldi" başlığı altında boy boy fotoğraflarınızın yayınlanmasına neden olabiliyor.Zaten ünlülerin daha 20'li yaşlarında estetik kliniklerinin kapısını çalması hep bu yüzden. Yaptırılan uygulamalar nedeniyle ünü yıldızların yüzlerinin tanınmaz hale gelmesi de bu yüzdenAma Hollywood'un kadın yıldızları bir anda kesip atmaya yarayan bu kurallarına başkaldıranlar da var elbette.66 YAŞINDA... ÜÇ ÇOCUĞU ŞİMDİLİK İKİ TORUNU VARİşte Andie MacDowell bunlardan biri... 66 yaşındaki üç çocuk ve hatta iki torun sahibi MacDowell, uzun süredir saçlarına boya bile sürmüyor. Hatta gözlerinin çevresindeki kırışıklıklarda da bir derdi yok... Olduğundan daha genç görünmek için estetik kliniklerin kapısını çalmıyor ünlü oyuncu. İşte bu yüzden de gerçekten çok güzel yaş alıyor.Andie MacDowell, Hollywood'un kadın yıldızlara dayattığı güzellik anlayışına da karşı geliyor. Bu yüzden Los Angeles gibi insanın her an spot ışıkları altında yaşadığı bir kenti terk etti ve Güney Carolina'ya taşındı. Söylediğine göre orada kendi yaşıtlarıyla gayet mutlu bir hayat var yıldızın.Andie MacDowell, geçtiğimiz günlerde meslektaşı Drew Barymore'un sunduğu sohbet programına konuk oldu... Orada sağlık sorunlarından bile söz etti.Dört Nikah Bir Cenaze adlı filmle hafızalara kazınan MacDowell "Piriformis sendromum var. Bu, siyatik sinirimi sıkıştıran ve bacağımdan aşağı doğru ilerleyen bir kas. Bu kas sıkıştığında bacağın arkasında ağrı, uyuşma ve karıncalanmaya neden oluyor" dedi.Bu sendroma yakalanan bazı kişilerin kalça protezi yaptırmak zorunda kaldığını hatırlatan MacDowell, kendisinin ise henüz öyle bir gereksinim duymadığını sözlerine ekledi.Güzel oyuncu söylediğine göre ağrılara dayanabilmek için özel bir spor eğitmeniyle birlikte çalışıp egzersiz yapıyor. Böylece bu hastalığın yarattığı ağrılardan korunuyor. Zaman zaman söylediğine göre Andie MacDowell, yaş aldıkça sanıldığı gibi kendini daha az çekici hissetmiyor. Kadınların böyle bir baskı altında tutulmasını da desteklemediğini ifade ediyor. Erkeklerin, kadınlardan daha iyi yaş aldığı konusunda insanların beyninin yıkandığını savunan MacDowell'a göre bu da kadınlara dayatılan psikolojik bir durum.Bu konudaki düşüncelerini şöyle anlatmıştı MacDowell: "Biz kadınlara olduğumuz gibi iyi hissettemize izin verilmiyor. Yaşlı erkekler çekici olarak algılanıyor. Çünkü bize öğretilen bu."YAKINDA YENİ TORUN GELİYORAndie MacDowell'ın Paul J. Qualley ile 1986 ile 1999 arasında süren evliliğinden iki kızı bir oğlu var.Şu anda 38 yaşında olan ilk çocuğu Justin, 2022 yılında ünlü oyuncuya ilk kez babaanne olma mutluluğunu yaşatmıştı. Söylediğine göre Andie MacDowell yakında bir kez daha babaanne olacak.Ünlü oyuncunun iki kızından biri olan 35 yaşındaki Rainey Qualley de geçen yılın son ayında sevgilisi Anthony Wilson ile birlikte bir bebek sahibi oldu. Böylece MacDowell bir de anneanne oldu.MacDowell'ın diğer kızı Margaret Qualley de 2023 yılında Jack Antonoff ile evlendi. Yakın bir gelecekte onların da bir bebeği olduğunda ünlü oyuncu ailesini iyice genişletmiş olacak.
Ama bütün bunların yanında ABD yeni yıla gerçekten de alevler içinde girdi.GÖSTERİ DÜNYASININ KALBİ ALEV ALEVÜlkenin koca bir kenti, gösteri dünyasının merkezi olarak bilinen Los Angeles günlerdir sonu gelmeyen alevlerle boğuşuyor... Özellikle Hollywood yıldızları başta olmak üzere ülkenin en zenginlerinin milyon dolarlık malikaneleri de bu alevlere çoktan teslim olmuş durumda.Los Angeles'taki, felaket boyutuna ulaşan orman yangını bu sözünü ettiğim.Milyonlarca kişinin filmlerini ya da dizilerini izlediği ünlü yıldızların yaşadığı bölge kelimenin tam anlamıyla alevler tarafından yutuldu.Belki de hayatlarının en zor gerçeğiyle yüzleşen ünlüler de lüks evlerini kuşatan alevlerden canlarını zor kurtardı.Kimi otel odalarında aldı soluğu kimi de başka kentlerdeki evlerinde.Ama onların arasında bile gidecek yeri olmadığı için boşandığı kocasının yanına sığınanlar bile oldu.MİLYON DOLARLIK LÜKS EVLER YANDI GİTTİ Yangının çıkış nedeni bilinmiyor. Ayrıca neden bunca zamandır bir türlü kontrol altına alınamadığı da bir muamma.Sonuç olarak her ne kadar hepsi dünya nüfusunun genelinden daha varlıklı olsa da ünlülerin yanıp giden evleri de onların yıllar süren emeklerinin, döktükleri alın terinin bir ürünü.Çoğundan geriye kalan ise sadece kocaman bir yıkıntı. Bu da evini kaybeden ünlülerin canını yaktı elbette.İşte onlardan biri de Paris Hilton...Aileden zengin olan Hilton'un Malibu'daki lüks evi de yandı, bitti... Kelimenin tam anlamıyla kül oldu gitti...EVİNİN YANDIĞINI TV HABERLERİNDE GÖRDÜKocası Carter Reum, çocukları Phoenix, London ve evcil hayvanlarıyla birlikte yangının ilk saatlerinde evini terk etti Hilton.Sonradan evinin yandığını da TV haberlerinde gördü. Yangın o bölgede kontrol altına alındıktan sonra da evini daha doğrusu evinden geriye kalan yıkıntıları ziyaret etti.İşte o sırada gördüklerini videoya çekip sosyal medyadan paylaştı. Bir zamanlar evi olan yıkıntıda gezerken hissettiklerini de satırlara döktü.Paris Hilton, 2021 yılında 8.4 milyon dolara satın aldığı evinin yıkıntıları arasında gezinirken, kalbinin milyonlarca parçaya bölündüğünü anlattı.Görüntü karşısında büyük ve derin bir şaşkınlığa düştüğünü de saklamadı.Sosyetik güzel, mesajında "Burada bir zamanlar evim olan bu yerde dururken hissettiğim kalp kırıklığını anlatmaya kelimeler yetmez" diye yazdı.KALBİ MİLYONLARCA PARÇAYA BÖLÜNDÜHaberi ilk duyduğunda şoke olduğunu belirten Hilton, olup biteni kendi gözleriyle görmenin kalbini milyonlarca parçaya böldüğünü saklamadı."Burası benim sadece yaşadığım yer değildi.. Burası hayaller kurduğum, kahkahalar attığım ve bir aile olarak en güzel anıları biriktirdiğim yerdi" diye yazdı Hilton.Sosyetik güzel sonra da evinin yıkıntıları arasında gezinirken her köşe hakkında takipçilerine bilgi verdi: "Burası Phoenix'in küçük elleriyle, sonsuza kadar saklayacağım sanat eserlerini yarattığı yerdi. Sevginin ve hayatın her köşeyi doldurduğu yerdi. Burayı küle dönmüş bir halde görmek kelimelerle anlatılamayacak kadar yıkıcı."Hilton'un söylediğine göre onu daha da büyük bir üzüntüye boğan ayrıntı bu felaketin bir tek kendi başına gelen bir durum olmaması.Bunu da şöyle anlattı Paris Hilton: "Birçok insan her şeyini kaybetti. Bu da sadece duvarlar ve çatılardan ibaret değil. Bu evleri yuva yapan anılar, eski fotoğraflar, hayatımızın yeri doldurulamayacak parçaları..."Hilton yaşadığı bu büyük acıya rağmen yine de kendini şanslı hissettiğini saklamadı. "Sevdiklerim, bebeklerim ve evcil hayvanlarım güvende. Bu en önemli şey ve ben bunlara sahip olduğum için minnettarım" diyerek ifade etti bu konudaki duygularını.AMA UMUDUNU YİTİRMEDİParis Hilton, büyük felaketle mücadele etmek için hayatlarını riske atan tüm itfaiye ekiplerine ve gönüllülere ne kadar müteşekkir olduğunu da belirtti.Hilton, bu felaket sonrasında yangını yaşayan ve her şeyini kaybeden insanlara yönelen sevginin, duaların ve nezaketin dünyada hala güzelliklerin var olduğunu hatırlattığını da saklamadı.Paris Hilton, Los Angeles bölgesini yakıp kül eden yangından etkilenen herkese şöyle seslendi: "Bu acıyla mücadele eden herkes bilsin... Yalnız değilsiniz... Bu olayda birlikteyiz. Yeniden inşa edeceğiz ve iyileşeceğiz. Eskisinden daha güçlü bir şekilde ayağa kalkacağız."
Ama öyle olmadı...Güzelliği sayesinde tanıştığı zengin ve güçlü erkeklerin yardımıyla bambaşka bir hayata sahip oldu.Kedilere tutkun olan milyarder kocasını elinde tutmak için ardı ardına geçirdiği estetik operasyonlar nedeniyle herkes onu "Kedi Kadın" olarak tanıdı... Üstelik hiç estetik geçirmediğini iddia edecek kadar da bu bağımlığını inkar etti.Belki kocasını elinde tutamadı ama sonradan yaşına hiç aldırmadan genç sevgililer edindi... Zaten son nefesini de onlardan biriyle uzandığı bir 'şekerleme' sırasında verdi...Geride de onun magazin dünyasında bıraktığı rengarenk izler kaldı.DÜNYA ONU 'KEDİ KADIN' OLARAK TANIYORBu kısa öyküsünü anlattığımız kişi tüm dünyada "Kedi Kadın" olarak tanınan Jocelyn Wildenstein.Bir süredir kendisinden 27 yaş genç olan Lloyd Klein ile birlikte yıl başı partisine enerji toplamak için bir şekerleme yapmaya yatağına uzandı Wildenstein.Bu onun son uykusu oldu...Nişanlısı uyanıp ona seslendi ama karşısında buz gibi bir ölüm sessizliği buldu. Wildenstein'in 84 yıllık hayatı Paris'te lüks bir otel odasında sona ermişti.Oysa bu olaydan birkaç hafta önce yine Paris'te nişanlısı Lloyd Klein ile el ele görüntülenmişti. Gayet şık giyinmişti, saçları yine yapılıydı.YANINDA CANSIZ BEDENİNİ BULAN NİŞANLISI YIKILDI Daha da ötesinde gayet formda ve iyi görünüyordu. Kısacası ölüm onu kimsenin hazır olmadığı bir anda yakalamıştı.Bu beklenmedik olay nedeniyle şok geçiren Klein'ın tahminine göre "Kedi Kadın" Wildenstein'ın ölüm nedeni bir süredir boğuştuğu damar iltihabıydı.Onun söylediğine göre bu sağlık sorunu ani pıhtıya neden oluyordu. Bu durum da kimi zaman felç kimi zaman ani ölüm nedeniydi.Klein, onun ardından yaptığı ilk açıklamada bu olup bitenin "Üzücü, hem de çok üzücü" olduğunu söyledi.Öyle ya da böyle bu dünyadan bir "Kedi Kadın" geldi ve geçti. Geride de rengarenk, benzerine az rastlanır bir hayat bıraktı.İSVİÇRE'DE DÜNYAYA GELDİ... BİR YÖNETMEN HAYATINI DEĞİŞTİRDİUluslararası magazin dünyasına damgasını vurup bu dünyadan gelip geçen Jocelyn Wildenstein'ın hayat öyküsü İsviçre'nin Lozen kentinde başladı.Doğum adıyla Jocelyn Alice Perisset, ev hanımı bir anne ile spor eşyaları satan bir mağaza işleten babanın kızıydı.Bir gün dönemin önde gelen sinema yönetmenlerinden Cyrill Piguet, bu mağazaya girdi ve kelimenin tam anlamıyla Jocelyn Wildenstein'ın hayatını değiştirdi.Piquet ile Jocelyn Wildenstein sevgili oldular. Yönetmen, onu Lozan kentindeki durağan hayatından çıkarıp daha sonraki renkli hayatının merkezi olan New York'a götürdü.O dönemi bir röportajında "Çok heyecanlı insanlarla tanışmaya başladım. Kabuğumu kırmış gibiydim” diyerek anlatmıştı Wilderstein.Yönetmen Cyrill Piguet ile ilişkisi sırasında Avrupa ülkelerini gezdi Jocelyn Wildenstein.Sonra ondan ayrıldı ve hayatına İtalyan yönetmen Sergio Gobbi girdi. Onun sayesinde de bu kez Afrika kıtasını karış karış gezdi.'KEDİ KADIN' OLMAYA GİDEN YOLO sırada soyadı Perisset olan Kedi Kadın, bir dönemin ünlü iş insanı Adnan Kaşıkçı ile tanıştı. Bu da ona sonradan soyadını bırakmayacağı milyarder kocası Alec Wildenstein ile tanışmanın yolunu açtı.Zaten onu "Kedi Kadın" olmaya götüren süreç de böyle başladı. Kenya'da bir safaride tanışan Alec Wildenstein ile Jocelyn Wildenstein arasında büyük bir aşk doğdu. Çift evlendi.Avrupa'nın önde gelen zengin ailelerinden birine gelin gitti bu şekilde Jocelyn Wildenstein. Her ne kadar Wildenstein'ın ailesi bu durumu onaylamasa da!Wildenstein çiftinin iki çoucuğu oldu. Bu arada Jocelyn Wildenstein da kendisini "kedi kadın" olmaya götüren sürece girdi.Bunun nedeni büyük bir aşkla sevdiği kocasının kedilere ve kedigiller familyasından hayvanlara duyduğu büyük aşktı.Jocelyn Wildenstein, bu nedenle kedigiller familyasına benzemek için başladığı estetik operasyonlar için milyonlarca dolar harcadı.KOCASINI BİR BAŞKA KADINLA YATAKTA BASTI Fakat bu durum kocasını kaybetmesine de neden olacaktı.Kocası Alec onun bu kadar estetik bağımlı olmasından hoşlanmıyordu. Yani Jocelyn Wildenstein'ın sırf kocasına kendisini beğendirmek için yaptırdığı bu estetikler sonunda ters tepti. Çift, 1997 yılında boşandı.Boşanmalarına giden yol da olaylıydı. Wildenstein bir gün kocasını genç bir Rus modelle yatakta bastı. O kadar öfkelendi ki kocasına silah çekti ve gözaltına alındı.Boşanmaları da uzun sürdü.İki yılın sonunda Jocelyn Wildenstein, eski eşinden 2 buçuk milyar dolar tazminat aldı. Kullanılması konusunda da davaya bakan hakim "bu parayı estetik cerrahide kullanılmaması" şartını koştu.Ama tabii ki Wildenstein bu şartı yerine getirmedi.Jocelyn Wildenstein, dünya magazin sahnesinden silinmeyecek izler bırakarak hayata veda etti.Geride ise onu birlikte yattıkları şekerlemeden uyanıp buz gibi bedenini bulan nişanlısında yarattığı şok ve birbirinden ilginç görüntüler bıraktı.
İşte bu türden olaylara yeni ve çok acı bir halka eklendi. Daha ufacık bir çocukken oyunculuk kariyerine başayan Hudson Joseph Meek hayata veda etti.HER ÖLÜM ERKEN ÖLÜMDÜR... AMA BU GERÇEKTEN ÇOK ERKEN OLDUHer ölüm erken ölümdür elbette. Hayata veda eden herkesin yakınları onunla geçirdikleri zamana doyamamış olur.Ama Meek'in durumu biraz daha trajik. Çünkü genç oyuncu sadece 16 yaşındaydı!Üstelik olayı daha trajik hale getiren başka bir ayrıntı daha var.Hudson Joseph Meek, bilindik bir şekilde de hayata veda etmedi. Bir hastalığı yoktu, kötü alışkanlıklarının da kurbanı olmadı.ARAÇTAN DÜŞTÜ VE AĞIR YARALANDI Meek, bir araçtan düştü ve bunun neden olduğu travma onu hayattan kopardı.Bu korkunç olay geçtiğimiz hafta cumartesi akşamı yaşandı. ABD'deki Vestavia Hills'te meydana gelen kazada hareket halindeki araçtan düşen Meek ağır yaralandı.Genç oyuncu hemen hastaneye kaldırıldı. Hayata tutunması için doktorlar, hemşireler seferler oldu. Ama Meek gencecik yaşında hayata veda etti.Geride de gözü yaşlı ailesini bıraktı.ÇOCUKLUĞUNDAN BERİ KAMERA KARŞISINDA Ölümüyle herkesi şoke eden Meek, 2014 tarihli The Santa Con adlı filmde Melissa Joan Hart ile birlikte rol almıştı.2017 yılında Baby Driver adlı yapımda ana karakterin küçüklüğünü canlandırarak kariyerinde dikkat çekti Meek.Bu rol, onun için önemli bir dönüm noktası oldu. Sonra da MacGyver adlı ünlü dizinin çağdaş versiyonu için kamera karşısına geçti.Küçücük yaşında böylesine başarılı bir kariyer oluşturan genç oyuncudan geriye rol aldığı yapımlar ve tarifsiz bir acıya boğulan ailesi kaldı.AİLESİ ADINI YAŞATACAK Hudson Meek'in kısacık hayatının sona erdiğini ailesi duygu dolu bir paylaşımla duyurdu.Bu açıklamada "Onun yeryüzündeki 16 yıllık hayatı çok kısa sürdü. Ama çok şey başardı ve tanıştığı herkesi de çok derinden etkiledi" denildi.Gencecik yaşında hayata veda eden Meek için ailesi büyük acısının yanında onun adını yaşatacak bir girişimde bulundu.Hudson J. Meek adına bir burs kuruldu. Ailesi de genç oyuncunun cenaze töreninde çiçek göndermek isteyenlerin bunun yerine bu bursa destek olunmasını istedi.Belki film senaryolarında bile yazılmayacak kadar trajik bir sonla hayata veda etti Meek. Büyük olasılıkla hep bu acı olayla hatırlanacak.
Hatta bazen durum öyle bir hale gelir ki eşlerden biri ortak çocuklarını "silah" olarak kullanır... En çok yapılan da eşine olan öfkesini çıkarmak için çocukları ondan koparmak olur. En azından eski eşine ve ailesine onları göstermemek için elinden geleni yapar. Bazen olaylar hukuksal sürece bile neden olur. BAZEN ÜNLÜLER DE AYNI YÖNTEMİ KULLANIRAma bunların sadece sıradan insanlar arasında yaşandığını sanıyorsanız bir kez daha düşünün... Çünkü iş hiç öyle değil... Gösteri dünyasının anlı- şanlı ünlüleri de kimi zaman eşlerinden intikam almak için benzer bir yöntem kullanır. Bu konudaki en çarpıcı örnek Angelina Jolie.Büyük bir aşkla yıllarını verdiği Brad Pitt ile artık düşman olan Jolie, üçü biyolojik üçü evlatlık altı çocuğunu da kendi cephesine çekti çoktan. Zaten en büyük oğulları Maddox ile diğer oğulları Pax Thien, Brad Pitt'e olan düşmanlıklarını dünyaya ilan ettiler. İlk biyolojik çocukları Shiloh, babasından gelen Pitt soyadını kullanmamak için hukuksal yollara başvurdu. Kızları Zahara, bir okul etkinliğinde, biyolojik ikizlerinden Vivienne de annesiyle çalıştığı bir tiyatro oyununda babasının soyadını kullanmadı. Şimdilik böyle bir adım atmayan tek çocuk kaldı: İkizlerden erkek olanı Knox Leon. Bir zamanlar Brangelina olarak anılan eski çiftle ilgili durum böyle. Hatta iddialara göre Pitt, en azından Noel gibi önemli bir günde hiç değilse ikizleriyle vakit geçirmek için eski karısına neredeyse yalvardı. Sonuç henüz bilinmiyor. Ama eski eşinden çocuklarıyla intikam alan tek kişi Angelina Jolie değil. İHANETİN ACISINI BÖYLE ÇIKARIYORHugh Jackman ile 27 yıllık evliliği geçen yıl sona eren Deborra Lee Furness de aynı şekilde davranıyor iddialara göre. Ama onun bunu yapma nedeni Angelina Jolie'den biraz daha farklı. Çünkü onun yuvasını yıkan Jackman'ın ihaneti... Artık herkesin bildiği gibi Hugh Jackman, The Music Man adlı müzikalde birlikte rol aldığı Sutton Foster ile yasak aşk yaşamaya başladı. Bu yüzden de çeyrek asrı geride bırakan evliliği sona erdi. Diğer yandan Foster da ikinci kocasından kısa süre önce boşandı. Yuvalar yıkıldı, söylenenlere göre şimdi Jackman ve Foster aşklarını gözler önüne sermek için uygun zamanı bekliyor. Ama Hugh Jackman'ın eski karısı Deborra Lee Furness, kocasının yaptıklarını henüz içine sindirebilmiş değil... Aldatılmak bir yana Jackman'ın evliliklerini kurtarmak için hiçbir adım atmamasına da çok içerlemiş durumda. Bu yüzden de intikam için o geleneksel yöntemi yani ihanet eden eski eşini çocuklarından mahrum bırakmayı seçti. ESKİ KOCASININ YAPTIKLARI CANINI ÇOK YAKTINoel'in dünyanın bir bölümü için ne kadar önemli olduğunu bilmeyen yok. O gün sadece çekirdek aile değil bütün geniş aileler de bir araya gelir ve bu özel günü kutlar. İşte Deborra Lee Furness, bu özel günde iki çocuğu Oscar ve Ava'yı babalarına göndermemeye karar verdi. Bunun hiç iyi bir fikir olmadığını düşünüyor Furness… Aslında ilk bakışta çift, gayet dostane bir şekilde boşanmış gibi görünüyor. Ama yakın çevresinin anlattığına göre Deborra Lee Furness, Hugh Jackman'ın rol arkadaşı Sutton Foster ile yasak aşk yaşayarak kendisini küçük düşürdüğüne inanıyor. Onun açısından bakıldığında haksız da sayılmaz bu görüşü. Zaten Deborra Lee Furness, daha bu aşk bu kadar dile düşmeden kocasının ihanetinden şüpheleniyordu... Bir yandan da belki içten içe yanılmayı diliyordu. Ama sonunda hiç istemediği gerçek gün yüzüne çıktı. Gittikleri her yerde kırmızı halıda, etkinliklerde hatta alışverişte bile gözünün içine bakan kocası onu aldatmıştı. Üstelik bu durumu en son öğrenen de kendisiydi. Yakın çevreleri, Jackman ile Foster'ın ilişkisinin iş arkadaşlığından çıkıp aşka dönüştüğünü ondan önce fark etmiş ama bu konuda ağızlarını sıkı tutmuştu. İhaneti en son öğrenen kişi olmak, bu durumun kendisinden aylarca gizlenmesi ama en çok da yıllarını verdiği kocasının yaptıkları Deborra Lee Furness'in canını çok yaktı. İşte bu yüzden o da Jackman'ın canını yakmak istiyor. Seçtiği yol da birçok kadının yaptığı gibi onu ailelerin bir araya geldiği bu günde çocuklarından mahrum bırakmak. Şimdilik durum böyle... Bir dönem aşkın yaşayan örneği olarak gösterilen Deborra Lee Furness ile Hugh Jackman da pek belli etmeseler de birbirlerine düşman oldu. Jackman'ın Sutton Foster ile başladığı aşkın geleceğini ise zaman gösterecek!
Diğer yandan gönül hayatı da çok hareketliydi... Döneminin bütün güzel ve ünlü kadınlarıyla sevgili oldu, evlilik yaptı... İşin ilginci eski sevgilileri bile yıllar geçmesine rağmen onu bir türlü unutamadıklarını saklamıyorlar.Bu arada uzun ilişkisinden iki tane çocuğu dünyaya geldi. Bunlardan kız olanı hem annesi hem de kendisi gibi gösteri dünyasında kariyer yapmaya başladı. Oğlu ise şu ana kadar sakin bir hayat yaşamayı seçti. Kendine bambaşka bir yol çizdi.Uzun sözün kısası ünlü oyuncunun ve kendisi kadar ünlü olan şarkıcı ve oyuncu eski sevgilisinin oğlu bir restoranda iki yıl boyunca kelimenin tam anlamıyla gizli gizli çalıştı.İKİ YIL BİR RESTORANDA ÇALIŞMIŞBöyle uzun uzun anlattığımız bu ünlü Johnny Depp. Son eşi Amber Heard ile olaylı bir boşanma davası yaşayan Depp, bu sırada sarsıntıya giren kariyerini de sonunda toparladı ve eski günlerine dönmeye başladı.Depp'in Amber Heard uğruna terk ettiği Fransız şarkıcı ve oyuncu Vanessa Paradis'den iki tane çocuğu var. 25 yaşındaki kızı Lily Rose, model ve oyuncu olarak kariyer yapıyor.Johnny Depp ile Vanessa Paradis'nin 22 yaşındaki oğlu Jack'e gelirsek... İşte işin o kısmı biraz farklı. Jack, ablası Lily Rose'un tam tersine öyle kalabalıklar karşısında, spot ışıklarının altında bir hayat sürmüyor.Aslında babasına olan fiziksel benzerliğiyle çok dikkat çeken Jack Depp'in iki yıl boyunca Pariste bir Lübnan restoranında çalıştığı ortaya çıktı!BARMENLİK VE GARSONLUK YAPTI... MÜŞTERİLER İÇİN MEZE HAZIRLADIParis'in Bastille bölgesinde bulunan bu restoranın gedikli müşterileri arasında Jack Depp'in annesi Vanessa Paradis ile ablası Lily Rose da bulunuyor.Ama bu kadar değil. Johnny Depp'in tek oğlunun çalıştığı restoran, kentin kendi alanında gözde mekanlarından biri. Müzik, moda ve sinema dünyasından ünlüler de sık sık bu restoranda buluşuyor. Bunlar arasında yolu Paris'e düştükçe buraya giden Matt Damon ve Matt Dillon da var üstelik.Büyükbabasının adını taşıyan Jack Depp, restoranda vardiyalı olarak çalışmış. Barmenlik ve garsonluğun yanı sıra restoranın alt katında yer alan mutfakta müşteriler için mezeler hazırlamış.ESKİ PATRONU GERİ DÖNMESİNİ UMUYOR: ÖYLE ÇALIŞAN BULMAK ZORJack Depp'in iki yıl boyunca gözlerden uzak bir şekilde çalıştığı restoranın 15 yıllık bir geçmişi var.Jack, birkaç ay önce buradaki işinden ayrılmış olsa da restoranın sahibi Edouard Chueke, onun harika bir çalışan olduğunu belirtip, kapılarını her zaman açık tuttuklarını ve ne zaman dönerse işinin hazır olduğunu söyledi.Chueke "Çok iyi bir çalışandı... Birkaç ay önce ayrıldı. Ama onun önümüzdeki yıl geri dönmesini bekliyorum. Çünkü böyle iyi çalışan birini bulmak kolay değil" dedi.
79 yaşındaki Selleck, dizinin yayınlandığı kanal kendilerine final kararını bildirdiğinden bu yana ne kadar büyük bir hüsrana uğradığını hiç saklamıyor. Yapımın aslında çok iyi izlenmesine rağmen 15 yıllık serüveninin bitmiş olmasını bir türlü kabullenemiyor.Bu konunun gündeme geldiği ilk dönemde Selleck, maddi durumunu öne sürmüştü. Yıllar önce kendisine şöhreti getiren Magnum dizisinden kazandığı parayla bir çiftlik aldığını artık bilmeyen yok.İşte Selleck de dizi biter de kazancı kesilirse bu çiftliği satmak zorunda kalacağından endişe ettiğini söylemişti. Sonradan ise gerçek ortaya çıktı...Aslında onun sorunu maddiyat değildi... Hayatı boyunca kısa bir dönem hariç durmadan çalışan Selleck, emekli olmaya hazır değildi...Buna ek olarak 15 yılını birlikte geçirdiği dizideki çalışma arkadaşlarından ayrı kalmayı da istemiyordu. Çünkü onları ailesi olarak görüyordu.Öyle ya da böyle Blue Bloods'ın sonu geldi... Bu ay bitmeden final bölümü yayınlanacak ve dizi de ekran tarihinin tozlu sayfalarına karışacak. HAYATINI SATIRLARA DÖKTÜSelleck son aylarda genellikle Blue Bloods adlı dizi nedeniyle konuşuluyor ama bu yıl içinde bir de hayatını konu alan bir anı kitabı yayınlandı.You Never Know: A Memoir adlı bu otobiyografide usta oyuncu, hayatından önemli kesitleri satırlara döktü.Tom Selleck, Hollywood'a tam 50 yıldır emek harcıyor. Asıl büyük çıkışını da 35 yaşına geldiğinde; kendisine bir dolu ödül de kazandıran Magnum adlı diziyle yaptı.Sonra da çıktığı kariyer basamaklarından hiç inmeden bugünlere kadar geldi.1 metre 94 santimlik boyuyla Hollywood'un en heybetli yıldızlarından biri olan Selleck, bunca yıldır aktif olarak çalışmasına rağmen hala emekli olmak için de kendini hazır hissetmiyor. 'ÖYLE TRAJİK BİR HAYATIM OLMADI... ÇOK ŞANSLIYDIM'Kendisi her ne kadar "Dizi biterse çiftliğimi satmam gerekir" dese de kariyerinin başında öyle ünlü olmak gibi bir düşüncesi yoktu kitapta anlattığına göre.Yine kitabına göre hayatında öyle çok büyük olaylar da olmadı. "Kendimi rehabilite etmedim, öyle trajik bir yaşamım da olmadı. Hayatın iniş çıkışlarından nasibimi aldım ama yine de çok şanslıydım" diyerek bu konudaki fikrini ifade etti Selleck.Özetle, hayatını kaleme alma fikri bu yüzden de başlarda ona çok çekici gelmemiş. Ama sonra kağıdı kalemi alıp yaşadıklarını satırlara dökmüş. Evet, yanlış okumadanız... Selleck, kitabını daktilo ya da bilgisayar başında değil el yazısıyla yazdı.O satırlarda da kendisi gibi oyuncu olmak isteyen gençlere öğütler verdi: "Eğer oyunculuk işine girecekseniz bu işe hevesli olmanız gerekir. Bu biraz uzun bir yol çünkü. Ben de bunu anlatmaya çalıştım."KAZARA ÜNLÜ OLMUŞ!Tom Selleck, kitapta yazdığına göre kazara ünlü oldu. İşletme bölümünde okurken bir basketbol bursu kazandı. O sırada aklında oyuncu olmak gibi bir fikir de yoktu.Fakat bir gazlı içecek reklamından sonra The Dating Game adlı program için seçildi. Zaten kitabında bütün bunlara da değiniyor Tom Selleck:"Bu aslında kazara gelişen bir kariyerin hikayesi. Hiç oyunculuk dersi almadım, hiçbir eğitimim yoktu. Zaten böyle bir arzum da yoktu."Ama yine de hayatın kendisine açtığı bu yolda yürümeyi sürdürdü Tom Selleck. Önce 1967 yılında The Young and the Restless adlı dizide oynaodı. Sonra Western filmleri için kamera karşısına geçti. 1980'lerde de kariyeri için bir dönüm noktası olan Magnum dizisi geldi.'BİR İŞİM OLSUN ÇALIŞIP PARAMI KAZANAYIM İSTEDİM'Tom Selleck bütün bunların ardından herkesin kendisi hakkında "İşte bakın oyunculuk böceği onu da ısırdı. Yıldız olmak istiyor" gibi yorumlar yapıldığını anlattı.Fakat kendi ifadesine göre durum hiç öyle "uzun boylu" değildi: "Ben hayatımda hiç bu şekilde bir ifadede bulunmadım. Sadece bir işim olmasını ve çalışmayı istedim" satırlarıyla da bu durumu ifade etti ünlü oyuncu.Tom Selleck her anlamda istikrarlı bir hayat sürdürdü. 1983 yılında Londra'da sahnelenen Cats müzikalinde rol alan Jillie Mack ile tanıştı. 1987 yılında evlendi ve çiftin evliliği hala sürüyor. Evlenmelerinden bir yıl sonra da kızları Hannah dünyaya geldi. Bu arada yeri gelmişken Selleck'in Jacqueline Ray ile yaptığı ilk evliliğinden şu anda 58 yaşında olan Kevin adında bir oğlu bulunduğunu da hatırlatalım. BİR DÖNEM MESLEĞİNE ARA VERDİAslında diğer yandan bu Tom Selleck için alışılmadık bir durum değil. Ünlü oyuncu daha önce de bir süre mesleğe ara verip çiftliğinde vakit geçirmişti.Selleck, 1998 yılında unutulmazlar arasına girmesini sağlayan Magnum P.I adlı dizi sayesinde zirvedeyken de böyle bir karar almıştıO dönemde meslekten uzaklaşan oyuncu "Yorgundum ve daha önce sahip olmadığım üç boyutlu bir hayat istiyordum. Çünkü hiç öyle yaşamamıştım. Haftada 90 saat çalışıp dizi çekiyordum. Geride kalan boşluklarda da sinema filmlerinde oynuyordum" diye konuşmuştu.Tom Selleck bu ilk arada bugünkünden daha gençti ve bir süre sonra mesleğine geri dönmüştü. AKIL SAĞLIĞINI EVLİLİĞİ VE ÇİFTLİĞİ SAYESİNDE KORUYOR Zaten onu tanıyanların söylediğine göre Selleck, Hollywood tarzı hayatı öyle çok da sevmiyor. Kendisini de "evcimen" olarak tanımlıyor.Tom Selleck bir röportajında Hollywood'un bunca karmaşası arasında akıl sağlığını korumayı başarmasını da öncelikle eşiyle olan evliliğine sonra da çiftliğinde vakit geçirmesine bağlamıştı.Çiftliğinde toprakla bütünleşmeyi, bitkilerin büyüyüp olgunlaşmasını izlemeyi sevdiğini söyleyen Selleck, belki de bu yüzden orayı kaybetmekten çok korkuyor. Yeri gelmişken hemen hatırlatalım... Tom Selleck çiftliğini kendisinden önceki kuşaklar için efsane bir oyuncu olan Dean Martin'den 1988 yılında 5 milyon dolara satın almıştı.
Kate'in kanser tedavisinin bitmesinden birkaç ay sonra, Londra'ya resmi bir ziyarette bulunan Katar Emiri ve eşini karşıladı Galler çifti.Neredeyse her yıl bu tür bir konuğu karşılayan hatta sonrasında tacı ve nişanlarıyla resmi yemeğe katılan Kate için bu günün ayrı bir önemi vardı yine de.Çünkü hayata bakışını değiştiren kanser deneyiminin ardından ilk kez bu kadar önemli bir etkinlikte yerini aldı.Dünkü o karşılama töreni sadece Kate için değil aynı zamanda kocası William için de çok önemliydi.Sonuç olarak aylar boyunca nice zorluklar yaşamalarına neden olan o deneyimi birlikte yaşamışlardı.KARISINA HER ZAMANKİNDEN DAHA YAKINDIİşte bunun da etkisiyle William, genel olarak nadiren yaptığı bir jesti tekrarladı tören sırasında.Hem de bir değil birkaç kez...Karısı Kate'in omuzuna usulca dokundu ve ona desteğini sundu.Çünkü her ne kadar 2011 yılından bu yana ailenin gelini olsa da bu tür görevlere katılsa da Kate dünkü törende geçmişe oranla biraz tutuk bir görüntü sergiliyordu.İşte William'ın, karısı Kate'in sırtına birkaç kez dokunarak ona varlığını hissettirmesi de vücut dili uzmanları tarafından masaya yatırıldı.'SENDEN BAŞKASI UMURUMDA DEĞİL'Bu konuda tanınmış uzmanlardan biri olan Judi James, İngiliz Express gazetesine, Prens William'ın bu küçük jestini yorumladı.Onun söylediğine göre Prens'in karısı Kate'in omuzuna birkaç kez hafifçe dokunması bir tür endişe göstergesi değil.Daha çok Kate'e ve hatta sadece ona değil tüm dünyaya "Bunca kalabalığa rağmen bütün dikkatim senin üzerinde ve seninle" mesajı.James'in yorumuna göre William, onca zorluktan, ameliyattan ve hastalıktan sonra yeniden bu tür önemli bir göreve katılan karısına kendini yalnız hissettirmedi.Ona bu kısacık jestiyle "Hayatımdaki en önemli insan sensin" mesajını verdi.'NE KADAR FLÖRTÖZ OLDUKLARINI GÖSTERDİ'Aslına bakılırsa William zaman zaman karısı Kate'in omuzuna ya da beline böyle hafifçe dokunuyor. Ama bu davranışı genellikle bir kere ve çok kısa süreli oluyor.O yüzden de dün karısı Kate'e birden çok kez dokunması, hatta tören sırasında kimi zaman konukları bile unutup onunla konuşması dikkatlerden kaçmadı.Judi James'in vurguladığı bir başka ayrıntı da bu küçücük jestin aslında Kate ve William'ın kapalı kapılar arkasındaki hayatına dair ipuçları verdiği.Judi James'in yorumuna göre Galler çifti, gözlerden uzak yalnız kaldıklarında birbirleriyle fazlasıyla fiziksel temasla bulunuyorlar ve evliliğin üzerinden geçen bunca yıla rağmen gayet flörtöz davranıyorlar.HALKIN KARŞISINDA PEK AZ FİZİKSEL TEMAS KURUYORLARŞöyle bir geçmişe dönüp baktığımız zaman Kate ile William'ın halkın karşısına çıktıklarında birbirleriyle hiç fiziksel temas kurmaması sık sık eleştiri konusu oluyordu.O dönemde henüz aileden ayrılmamış olan Prens Harry ile karısı Meghan Markle ise gittikleri görevlerde bile hep el ele tutuşuyordu.Onların görüntüsünün gerçek bir aşkı simgelediğini savunanlar sırf halkın içinde el ele tutuşmadıkları ya da fiziksel temastan kaçındıkları için Kate ile William'ın evliliğinin iyi gitmediği yorumlarını bile yapıyordu.Diğer yandan konumları gereği Kate ile William'ın birbirleriyle halkın karşısında fazla fiziksel temas kurmaları da doğru değil.Bu yüzden de Galler çifti zaman zaman birbirlerine yönelttikleri derin bakışları dışında herhangi bir sevgi gösterisinde bulunmuyordu.