Bu kadarını gelini bile yapmadı: Anısını yaşatmak istedi ama herkesi kızdırdı: Ne büyük bir saygısızlık!

30 Ekim 2024

Takvimler 1994 yılının 27 Haziran gününü gösteriyordu. İngiliz kraliyet ailesinin iki üyesi hem duygusal hem de fiziksel açıdan hareketli bir gün yaşıyordu. O gün olanların, ağızlardan çıkan sözlerin tarihe geçeceğinden belki kendilerinin bile haberi yoktu.TARİHE GEÇEN SÖZLER... HAFIZALARA KAZINAN GÖRÜNTÜTarihe geçen o gün, deneyimli bir gazeteci olan Jonathan Dimbley, o sırada henüz prens olan Charles'a, evliyken Diana'yı aldatıp aldatmadığını sordu.Önce "hayır" dese de Charles sonra da gazetecinin ısrarlı sorusu üzerine "ilişkileri onarılmayacak noktaya gelinceye kadar hiç aldatmadığını" söyledi. Uzun sözün kısası gazetecinin ısrarı karşısında şu anda karısı olan Camilla Parker Bowles ile Diana'yı aldattığını itiraf etti.Üstelik o sırada yüz ifadesinde ya da ses tonunda herhangi bir pişmanlık belirtisi bile yoktu.Yeri yerinden oynatan bu sözlerin duyulduğu günün akşamında, Charles'ın evliliğini bitirdiği eski karısı Diana ise Vogue dergisinin düzenlediği bir partiye gidecekti.Kocasının o gün TV ekranlarında ne türden açıklamalar yapacağını belki de içgüdüleri ona söylüyordu. Ama yine de Charles'ın sözleri onu ruhsal olarak sarstı.ASLINDA BAŞKA BİR ELBİSE GİYECEKTİAslında o parti için Valentino tasarımı bir elbise giymeyi planlamıştı Diana. Fakat yaşadığı duygusal sarsıntı yüzünden üç yıldır dolabında asılı duran siyah mini bir elbiseyi giymek istedi.Bir başka ünlü modacı, Christina Stambolian'ın imzasını taşıyan o siyah elbise bedenini sımsıkı sarıyordu. Görüntüsünü, turkuaz rengi taşlı inci bir kolye ve yine damla şeklindeki inci küpelerle tamamladı. Bileğine de bir bilezik taktı. Ayağında elbiseyle aynı renkte siyah ayakkabıları vardı.Diana, o gece giydiği o elbiseyle hafızalara kazındı. Milyonlarca kişi Diana'nın üzerindeki kıyafeti Charles'ın o gün yaptığı açıklamanın intikamını almak için giydiğine inandı. Basın da bu durumu daha da körükledi. Bu siyah elbiseyi "asil ve zarif bir intikam silahı" olarak tanımladı.Ondan sonra da o siyah mini elbise "intikam elbisesi" olarak tarihe geçti.AMACI DIANA'YI ANMAKTI AMA ÇOK ELEŞTİRİ ALDIİşte o elbise giyilmesinden ve Diana'nın ölümünden yıllar sonra bu kez bambaşka bir nedenle ve üstelik de karmaşık duygular yaratır bir şekilde gündeme geldi.Bunun nedeni de o unutulmaz elbisenin, ünlü bir model tarafından Cadılar Bayramı kostümü olarak değerlendirilmesi.Milyonlarca insanın çeşitli kılıklara girdiği bu özel kutlamada ünlü İsveçli model Elsa Hosk da Diana'nın intikam elbisesi içindeki görüntüsünü canlandırdı. Başına onun kısa saçlarını andıran bir peruk taktı. Benzer kolyesiyle de Diana'nın 1994 yılındaki o partideki görünümünü taklit etti.Sonra da çekilen pozlarını sosyal medya hesabından paylaştı. Orada yazdığı "Size ikonik bir Cadılar Bayramı diliyorum. Halkın prensesi" notuna bakılırsa amacı Prenses Diana'yı anmaktı.Ama onun bu iyi niyeti çok da büyük alkış almadı doğrusu. Birçok kişi Elsa Hosk'un bu seçimini "saygısız ve korkunç" olarak nitelendirdi.DIANA'NIN ANISINA SAYGISIZLIK YAPMAKLA SUÇLANDIBirçok kullanıcı Elsa Hosk'u Diana'nın anısına saygısızlık yapmakla suçladı Bazıları da "Lütfen sürekli Diana'yı taklit etmeyi bırakabilir miyiz... Ruhu huzur bulsun" sözleriyle görüşünü ifade etti.Hosk'un bu seçimini daha iyimser olarak değerlendiren bazı kişiler de "Sorgulanabilir bir tercih... Ama Elsa bunu başarıyla taşıyor" yorumunu yaptı.Bazı kullanıcılar da "Ben Elsa Hosk'u severim. Ama bu seçim uygun olmamış" diyerek görüşünü belirtti.Diğer yandan az sayıda da olsa Hosk'un bu tercihini çok beğenenler de oldu. Bu grup da ünlü modeli bu yılın Cadılar Bayramı'nın kraliçesi ilan etti.Elsa Hosk, Prenses Diana'yı el hareketine kadar taklit etti. Ama Diana hayranlarından da belki de hiç beklemediği kadar eleştiri aldı.İsveçli Elsa Hosk, dünyanın en gözde ve en çok kazanan modellerinden biri.İNTİKAM KÜPELERİ ARTIK KATE'İN KULAĞINDABu arada Prenses Diana'nın o gece intikam elbisesini tamamlamak için kullandığı inci küpeleri yıllar sonra hiç göremediği gelini Kate Middleton kullandı. Kate, Kraliçe 2. Elizabeth'in cenaze töreninde giydiği siyah kıyafeti bu intikam küpeleriyle tamamladı.Saçlarını açık bırakan Middleton'ın kulağındaki küpeler yıllar önce Prenses Diana tarafından defalarca kullanıldı. Damla şeklindeki bu beyaz küpeleri Prenses Diana, bazen taçlarıyla bazen de farklı kıyafetlerle takardı.Middleton'ın bu seçimi, birçok kişinin hafızasında 1994 yılında yaşananları tazeledi.Diana'nın büyük oğlu William 'ın karısı Galler Prensesi Kate Middleton zaman zaman kayınvalidesinin geçmişte giydiği kıyafetleri anımsatan tercihleriyle dikkat çekiyor. Belli ki bu da bilerek yapılan bir durum. Ama bugüne kadar hiçbir zaman Diana'yı birebir taklit etmedi.

Devamını Oku

'Tedavim bitti' diyerek hayranlarını sevince boğmuştu... Ama haberler çok da iyi değil... Eski halinin gölgesine dönüştü

25 Ekim 2024

Evlenmeden önce paparazzi orduları evinde bile onu rahat bırakmazken, patlayan flaşlardan gözleri önünü bile görmez olduğunda çıkıp tek kelime etmedi. William ile ayrılık yaşadıkları süreçte birçok derginin kendisine getirdiği röportaj tekliflerini reddetti...Bu şekilde sabırlı davranışlarıyla hedefine adım adım kilitlendi Kate Middleton. Sonunda 2011 yılında Prens William ile evlenip resmen İngiliz kraliyet ailesinin bir üyesi hatta daha da ötesinde ülkenin gelecekteki kraliçesi oldu.BU YIL HAYATININ EN BÜYÜK SINAVIYLA YÜZLEŞTİO günden sonra da aile kendisinden neyi nasıl yapmasını bekliyorsa hep öyle davrandı. En zor anlarında bile yüzünden gülümsemesini eksik etmedi, kocası hakkında ortaya atılan "Kate'i aldatıyor" iddialarına da sessiz kaldı.Tahta üç tane varis dünyaya getirdi. Aslında soylu bir aileden gelmemesine, sıradan bir çevrede doğup büyümesine rağmen, İngiliz kraliyet ailesinin yüzünü kara çıkartacak tek bir hata yapmadan bugünlere geldi. Fakat bu yılın başında belki de hayatının en büyük sınavıyla karşılaştı.Her ne kadar türünü açıklamasa da kansere yakalandığını ve tedavi göreceğini açıkladı. Sonra da uzun bir sessizliğe gömüldü. Arada birkaç etkinliğe katılan Kate, geçen eylül ayında da sosyal medya hesaplarından paylaşılan bir aile videosuyla kemoterapinin tamamlandığını duyurdu.William'ın annesi Prenses Diana'nın ölümünden tam 23 yıl sonra ilk kez Galler Prensesi unvanını resmen taşıyarak tarihe de geçen Kate Middleton'dan gelen bu haber sadece ailesini ve yakınlarını değil dünyanın dört bir yanındaki hayranlarını da sevindirdi.Ondan sonra da kocası William ile sürpriz bir ziyarete bile gitti.MADALYONUN DİĞER YÜZÜ O KADAR PARLAK DEĞİLBu, madalyonun görünen yüzü... Ama bir de görünmeyen ve biraz karanlık bir yüzü var... O da bazı magazin sitelerine çoktan yansımış durumda.Her zaman kararlı ve güçlü iradeye sahip kişiliğiyle bilinen Galler Prensesi Catherine ya da hayranlarının arasındaki adıyla Kate Middleton için işler dışarıdan göründüğü kadar kusursuz ve yolunda değil.Üstelik bu kez sözünü ettiğimiz, yaşadığı ailenin katı kurallarıyla ilgili bir durum değil. Burada söz konusu olan Kate Middleton'ın kansere yakalandıktan sonra geçirdiği değişimle ilgili.Bu konuda öyle önceden konuşulduğu gibi iyimser ve güllük gülistanlık yorumlar da yapılmıyor.Tedavisinin tamamlandığını açıkladığı aile videosunda Kate, hem kendisinin hem de kocası William'ın, hastalıkla mücadele sırasında hayatın küçük zevklerinin ve anlarının ne kadar değerli olduğunun farkına vardıklarını belirtmişti.Bu, iyimser açıdan bakıldığında iyi bir durum olabilir. Ki zaten böylesine hayatı tehdit eden durumları atlatan birçok insan benzer bir değişim geçirir.'HASTALIK YAŞAM SEVİNCİNİ ALIP GÖTÜRDÜ'Ama İngiliz basınındaki bazı iddialara bakılırsa Kate Middleton'a olan sadece bu değil. Galler Prensesi ile ilgili olarak konuşulan başka bir durum var. O da yakalandığı hastalığa karşı verdiği acımasız mücadelenin Kate'in yaşam sevincini de çalıp götürdüğü.Üstelik bu iddialara göre Prenses bu süreçte kabullenmeye istekli olduğundan çok daha büyük bedeller ödedi.Kate ile William'a yakın, adının açıklanmasını istemeyen bir saray çalışanı "Prenses, kanser ve buna karşı uygulanan tedavilerin yarattığı etkiler yüzünden derin psikolojik yaralar aldı" diye özetledi durumu.Onun ileri sürdüğüne göre Kate Middleton, hem zihinsel hem de fiziksel olarak kendini bitkin hissediyor. Bu yüzden en basit görevlerini bile yerine getirmekte zorlanır bir hale geldi.Yine aynı kaynağa göre başta kocası William olmak üzere etrafındaki herkes Kate'in canlılığını ve yaşama coşkusunu kaybettiğini dışarıdan baktıklarında bile görebilir hale geldi.SÜRPRİZ ZİYARETTE YAŞADIKLARININ İZİ YÜZÜNE YANSIYORDU42 yaşındaki üç çocuk annesi Kate Middleton, tedavisi tamamlandıktan sonra sürpriz bir şekilde ilk kez halka açık bir etkinliğe katıldı. Kocası Prens William'ın bir ziyaretinde o da yer aldı.İlk bakışta eskisi gibi görünüyordu Galler Prensesi Kate Middleton. Giyimi kuşamı yerindeydi. Üstelik kendisiyle aynı kaderi paylaşan birçok kişinin aksine tedavi sırasında kullanılan ilaçlar nedeniyle saçları da dökülmemişti. Özenle taranmış ve bukleler halinde omuzlarından aşağıya dökülüyordu. Gülümsediği zaman da eskiyi aratmıyordu Kate.Ama yüzü ciddi bir ifadeye büründüğünde geçirdiği zorlu deneyimin onda bıraktığı izler de saklanır gibi değildi. Cildinde sadece yaşından kaynaklanmayan yıpranmalar ve gözlerinin altındaki usta işi makyajın bile saklayamadığı derin halkalar dikkat çekiyordu.Yine de Middleton'ın kendi mücadelesi, onun Taylor Swift temalı bir dans gösterisi sırasında vahşice bıçaklanan üç küçük çocuğun ailelerini kocasıyla birlikte ziyaret etmekten alıkoyamadı.Her ne kadar o gün güçlü bir görüntü sergilese de Kate Middleton, saray kaynaklarına göre kanser hastalığı ve tedavisinin ardından eski halinin bir gölgesi haline geldi.'ESKİ HALİNİN BİR GÖLGESİNE DÖNÜŞTÜ'Yine bir saray kaynağına göre Prens William da karısı Kate'in bu durumu nedeniyle çok endişeli.Bir yandan karısıyla aynı dönemde kansere yakalanan babası Kral Charles, diğer yanda Kate Middleton ve hayatlarını normal bir şekilde sürdürmesi gereken üç küçük çocuk arasında eski kaygısız günlerini mumla arar hale geldi William.Bu arada kendisi de aynı hastalıkla mücadele eden Kral Charles her ne kadar zaman zaman sosyal medyadan selam gönderse de gelini Kate'in mücadelesine çok da yakından destek veremedi.İleri sürülenlere göre onun Kate ile William'dan beklentisi çiftin özel sorunlarını dışarıya yansıtmadan mümkün olduğunda eksiksiz şekilde görevlerini yerine getirmeleri.Aslına bakılırsa aileden kimsenin Kate ile ilgili bu konuda büyük bir kaygısı da yok. Çünkü Galler Prensesi her koşulda kendisinde beklenenleri eksiksiz ve kusursuz şekilde yerine getirmesiyle biliniyor. İşler yine o şekilde yürüyecek.HERKES TAMAMEN İYİLEŞMESİNİ BEKLİYOR: Özetle zorlu bir tedavi sürecini geride bırakan Kate Middleton ile ilgili son iddialar bu şekilde. Her ne kadar tedavi sırasında eskisinden daha zayıf olması, gülümsemediği zaman yüzüne yansıyan yorgunluğu belli olsa da hem kendisinin hem ailesinin hem de onu dışarıdan takip eden milyonların umutlu beklentisi, Galler Prensesi Kate Middleton'ın tamamen iyileşmesi ve yine eski günlerine dönmedi. Elbette bunun için de zaman gerekiyor.SAĞLIKLI SON GÖRÜNTÜSÜ BU OLDUGaller Prensesi Kate Middleton, geçen yılın 25 Aralık günü yapılan Noel kutlamasında ailesiyle birlikte kamera karşısına çıktı. Ondan sonra bir süre sessizliğe gömüldü.Herkes ailenin yeni yıl tatiline çıktığını düşündü. Ama gerçek, 2024 yılının ocak ayının ilk yarısında yapılan bir açıklamayla ortaya çıktı: Kate karın bölgesinden bir operasyon geçirmişti.Sonra marrt ayına kadar binlerce komplo teorisinin hedefinde gözlerden uzak kaldı Kate. Mart ayında da kanser tedavisi göreceğini açıkladığı bir video yayınlandı.   

Devamını Oku

27 yıllık evlilik bir anda bitmişti: Karısı ilk günden itibaren ikisinden de şüpheleniyormuş

24 Ekim 2024

Ama yıllar boyunca, aralarındaki yaş farkını hiç umursamadan, bir türlü biyolojik çocukları olmadığı için evlat edindikleri iki çocukla mutlu bir evlilik sürdüren ünlü çift gerçekten de yolun sonuna gelmişti.Böyle durumlarda her zaman olduğu gibi bin bir çeşit söylenti ortaya atıldı. Yine de boşanan çift, ilk ortak duyurunun ardından bunların hiçbirine yanıt vermedi. İkisi de kendi hayatlarına gitti.Fakat son dönemde yine gündemin ilk sırasında bu eski çift. Çünkü "erkek tarafı" yeni bir aşk söylentisiyle gündemde. Bunun ilk heyecan dalgası geçtikten sonra bu kez işin içine eski eşi de karıştı...Yeni iddialara göre ünlü çiftin "kadın tarafı" kocasının bir müzikaldeki rol arkadaşından, ikisinin arasında bir ilişki olabileceğinden başından beri şüpheleniyordu.ESKİ KARISI İKİSİNDEN DE ŞÜPHELENİYORDUKonuyu yakından takip edenler Hugh Jackman ile eski eşi Deborra Lee Furness'in bu olayın kahramanları olduğunu çoktan anladı bile.Geçen yıl eylül ayında boşanma açıklaması yapan Jackman ile Furness bir daha da bu konuda hiç konuşmadılar.56 yaşındaki Hugh Jackman son birkaç haftadır Broadway'de sahnelenen The Music Man adlı yapımdaki rol arkadaşı Sutton Foster ile aşk yaşadığı söylentisiyle gündemde.İşin aslına bakılırsa bu durum artık söylentiyi de geçti gerçeğin ta kendisi olduğu kesin gibi bir durum. Geriye kalan tek ayrıntı Jackman ile Foster'ın el ele kırmızı halıya çıkması.Bu arada Sutton Foster'ın, kocası Ted Griffin'den boşanması da bu söylentileri daha da artıran bir ayrıntı oldu.Şimdi Hugh Jackman, Deborra Lee Furness ve Sutton Foster'ın adı yeni bir iddiada yan yana geçiyor.Buna göre Jackman, daha evli olduğu dönemde The Music Man adlı müzikalde Sutton Foster ile birlikte çalışırken 68 yaşındaki Deborra Lee Furness'in ikisi hakkında şüpheleri vardı.KAYNAKLAR: 'BU İLİŞKİ ESKİ KARISI İÇİN BİR SIR DEĞİLDİ'Kısaca söylersek bu yeni iddialara göre Furness, 27 yıllık kocası Jackman'ın, rol arkadaşı Foster ile yakınlaştığını düşünüyordu Üstelik Deborra Lee Furness'in bu şüpheleri, daha 2022 yılında ikilinin müzikal için bir araya geldiği ilk dönemde başlamıştı.İngiliz Daily Mail gazetesine konuşan bir kaynak bu konuda "Hugh, Sutton ile birlikte müzikalde çalışmaya başladığında Deborra Lee'nin şüpheleri vardı. Bu yüzden eski kocası Hugh ile Sutton'ın ilişkisi onun için bir sır değildi" diye konuştu.Diğer yandan bu kaynağa bakılırsa Deborra Lee Furnes, bu konuda konuşma taraftarı değil.Onun bu konudaki sözleri şöyle: "Deborra Lee bütün bunların dışında kalmak istiyor. Eski kocası Hugh hakkında kamuoyuna olumsuz açıklamalar yapmak niyetinde değil. Boşandıklarında aralarında yaşanan bu tür özel olayları gizli tutmaya karar vermişlerdi."İLİŞKİLERİNİ RESMEN GÖZLER ÖNÜNE SERMEYE ÇOK YAKINLARBaşka bir kaynağa bakılırsa Hugh Jackman, başlarda biten evliliği için yas tuttu. Bu arada Sutton da kocası Ted Griffin'den boşandı.Şimdi ikisi de artık ilişkilerini kamuoyu karşısında da gözler önüne sermeye çok yakın bir durumda.Hugh Jackman ile Sutton Foster'a yakın kaynaklara göre ikili birbirlerini gerçekten seviyorlar ve hayatlarının geri kalanını da birlikte geçirmekte kararlılar.Hugh Jackman'ın özel hayatını artık bilmeyen kalmadı. Sutton Foster'a biraz daha yakından bakacak olursak...İKİNCİ EVLİLİĞİNİ YAŞIYORDUTiyatro, film ve TV dünyasında 30 yıllık bir kariyeri olan 49 yaşındaki Foster 2006 ile 2009 arasında Christian Borle ile evliydi.Ardından da Ocean's Eleven, The Wolf of Wall Street gibi filmlerin senaryo yazarı kadrosunda olan Ted Griffin ile 2014 yılında bir evlilik yaptı. Bu evlilikten de Emily adında bir kızı dünyaya geldi.Hugh Jackman ise Deborra Lee Furness ile ilişkisinden 24 yaşında Oscar ve 19 yaşında Ava adında iki tane evlatlık çocuk babası.  

Devamını Oku

Ünlü oyuncunun içi yanıyor... Oğlum engelli... Bana ya da annesine bir şey olursa ne yapar!

19 Ekim 2024

Bu ünlülerin çocukları da böyle bir ortamda büyüdükleri için anne ve babalarının bütün olanaklarından faydalanır. Bazı örnekler dışında da hepsi gayet sağlıklı ve 'genetik piyangoyu doğuştan kazandıkları için' fiziksel görünüş olarak güzel bir şekilde büyürler.Ama bu konuda bazı istisnalar var elbette. Ünlülerin sahip oldukları bütün olanaklara rağmen değiştiremedikleri, sadece kabullenip üstesinden gelmeye çalıştıkları sağlık sorunları.BÜYÜK OĞLUNDA MELEK ADAM SENDROMU' VARİşte bunlardan birinin örneğini ünlü oyuncu Colin Farrell sergiliyor. Farrell'ın yaşadığı ilişkilerden iki tane erkek çocuğu bulunuyor. Biri model Kim Bordenave ile ilişkisinden dünyaya gelen 21 yaşındaki James Padraig, diğeri de oyuncu Alicja Bachleda-Curuś ile birlikteliğinden doğan 14 yaşındaki Henry Tadeusz.Colin Farrell'ın iki çocuğundan küçük olanı zaman zaman onunla birlikte film galalarına katılıyor, kırmızı halıda boy gösteriyor. Bütün yaşıtları gibi hayatını normal bir biçimde sürdürüyor.Ama artık 21 yaşında bir yetişkin olan büyük oğlu James onun kadar şanslı değil. O nadir bir genetik bozukluk olan Melek Adam Sendromu'ndan (Angelman Syndrome) muzdarip.Tedavisi olmayan bu sendromla dünyaya geldiği için de entelektüel ve fiziksel olarak belirgin bir gelişim bozukluğu gösteriyor James. Normal biçimde yürüyemiyor, rahatça konuşamıyor.ONUN HASTALIĞI SAYESİNDE KÖTÜ ALIŞKANLIKLARINDAN KURTULDU48 yaşındaki İrlandalı oyuncu Colin Farrell, İngiliz Daily Mail gazetesine verdiği röportajda büyük oğlunun hastalığı, ilk bakışta olumsuz bir durum gibi görünse de bunun kendisinin hayatına çeki düzen verme konusunda ne kadar öğretici bir ayrıntı olduğunu anlattı.İnsanlar, bazen oğlu James ile Colin Farrell'ı Los Angeles'ta birlikte gördüklerinde oyuncuya yaklaşıp çocuğunun ne sorunu olduğunu soruyor anlattığına göre. Farrell, belki benzer durumda olan birçok anne ve babayı rahatsız edecek bu soruya gayet soğukkanlı bir biçimde yaklaştığını gizlemiyor.Bu konuda "Bana bu soruyu soranlara her zaman neler olduğunu anlatırım. Belki bazı insanların duyguları böyle bir durumda incinebilir, ama benim değil. Yani eğer biri bana oğluma neler olduğunu sorarsa ben de onla her şeyi anlatırım" diye konuştu ünlü oyuncu.Farrell, bu dünyada herkesin kendine özgü sorunları olduğunu sözlerine ekledi. Ama birçoğunun dışarıdan bakıldığında fark edilmediğini, herkesin gayet sağlıklı göründüğünü belirtti. Fakat oğluyla ilgili olarak, James bir odaya girdiğinde herkesin onda bir problem olduğunu hemen fark ettiğini söyledi.James'in hastalığının tedavisi olmasa bile Colin Farrell, bu durumun kendi hayatını yoluna koyma ve düzenleme konusunda büyük katkısı olduğunu saklamadı.TASASIZ HAYATI BİTTİ, AKLI BAŞINA GELDİAnlattığına göre 2003 yılında Kim ile ilişkisinden James dünyaya gelinceye kadar tasasız bir hayat sürdü. Güzel kadınlar, su gibi akan alkol, sabahlara kadar süren partiler.Sonra James dünyaya geldi. Onun doğduğu ilk günlerde Colin ile Kim, oğullarının normal bir bebek olduğunu düşünüyordu. Fakat sonra gerçek bir anda bir tokat gibi suratlarına çarptı. O andan itibaren de Colin Farrell, eski sorumsuz ve tasasız hayatına bir son verdi.Büyük oğlunun ilk dönemlerini ve sağlığındaki sorunu nasıl fark ettiklerini de anlattı Farrell: "Oğlumuz gayet sevimli bir çocuktu. Biz onun fiziksel ve nörolojik olarak da sağlıklı olduğunu sanıyorduk. Sonra bir sorun olduğu anlaşıldı. İlk bakışta James'in sorununun serebral palsi olduğu düşünüldü. Çünkü Melek Adam Sendromu'yla sık sık karıştırılıyor, benzer karakteristik özellikleri var."Bu arada James, iki yaşına gelinceye kadar sık sık nöbetler geçirmeye başlamıştı ve gelişim bozukluğu bu konuda uzman olmayanlar tarafından bile anlaşılabilecek durumdaydı. Daha küçük çocuğun hastalığına net teşhis konulmadan önce yaşadıklarını da "Önceleri nöbet geçirdiğinde onu kollarıma alıp hastaneye koşuyordum. İçimde derin bir korku vardı" diyerek anlattı. Ama aynı zamanda bunların yanı sıra içinde oğluna karşı çok derin bir sevgi ve saygı da vardı.'HER ÇOCUĞUN ANNESİNE VE BABASINA İHTYACI VAR'Sonuç olarak James'in hastalığına teşhis konuldu. Bunun net bir tedavisi olmadığı, sadece onun yaşamını kolaylaştıracak bazı adımlar atılabileceği de ortaya çıktı.Bu elbette her anne ve baba için kabullenilmesi güç bir durum. Diğer çocuklar gelişimlerini normal şekilde sürdürürken kendi çocuğunun bunun gerisinde kalacağını bilmek o kadar da kolay değil.Bakın bu konuda Colin Farrell neler söyledi: "Bir çocuğun ilk adımlarının anne ve baba için ne anlama geldiğini bilirsiniz. Ama size oğlunuzun belki dehiç yürüyemeyeceği söylenmişse o adımlar bambaşka bir anlam kazanır."Oğlunun başına gelenler Colin Farrell'ı üzse de onun hayatına çeki düzen vermesini, kötü alışkanlıklarından vazgeçmesini sağladı. Bu yüzden de röportajda "Evet, oğlum bir engelli ama olduğu gibi mükemmel biri. Benim de kötü alışkanlıklarımdan uzak kalmamı sağladı" diye anlattı.Söylediğine göre James iki yaşındayken, alkol alışkanlığından kurtuldu Farrell. Bu da onun hayatında önemli bir dönüm noktası oldu.ONUN SAYESİNDE İÇİMDEKİ YAŞAMA ARZUSUNA ERİŞTİMFarrell, "Alkol ve uyuşturucudan ve tüm bu şeylerden kurtulmak için kullandığım yakıtın bir kısmı, onun sağlık sorunları olduğunu bilmekti" diye anlattı. Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü: "Tüm çocukların ebeveynlerine ya da bir ebeveyne, büyükanneye veya büyükbabaya ihtiyacı var. James'in bana öğrettiği şeylerden biri, başlangıçta onun yanında olmak için yaşamak istediğimi düşünmemdi. Onun sayesinde kendi içimdeki yaşama arzusuna eriştim."'ANNESİNE YA DA BANA BİR ŞEY OLURSA JAMES NE YAPAR?'Benzer durumda çocukları olan bazı aileler gibi James'i gözlerden uzak tutmaya çalışmayan Colin Farrell'ın onunla ilgili büyük bir kaygısı var.Çünkü James, hayatını bağımsız bir şekilde sürdürebilecek durumda değil. Bu yüzden de kendisine ya da James'in annesi Kim'e bir şey olursa onun hayata nasıl tutunacağı ünlü oyuncunun en büyük endişesi.İşte bu yüzden de oğluna, hayatını kendileri olmadan da sürdürebileceği bir yer bulmak istiyor. "Bazı aileler, benzer durumdaki çocuğuna kendileri bakmak istiyor. Buna saygı duyuyorum" diyerek bu konudaki görüşünü anlatmaya başladı Farrell.Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü: "Ama benim korkum şu olurdu... Ya yarın kalp krizi geçirsem ya da Tanrı korusun Kim bir trafik kazası geçirse o zaman James kendi başına kalır. O zaman devletin koruması altına girer ve bizim söz hakkımız kalmaz. Bu yüzden de hem benim hem de annesinin isteği, biz sağlıklıyken gidebileceği, onu ziyaret edebileceğimiz, arada dışarı çıkaracağımız bir yer bulmak... Onun da dolu dolu ve mutlu bir hayat yaşayabileceği bir yeri olmasını istiyoruz."Farrell'ın anlattığına göre James de evden çıkıp daha büyük bir yaşamın içine karışmaya hazır. Oyuncu, bundan emin olduğunu da sözlerine ekledi.AYNI DURUMDAKİ GENÇ YETİŞKİNLER İÇİN BİR VAKIF KURDUThe Colin Farrell Foundation (Colin Farrell Vakfı) adlı bu kurumla ünlü aktör, kendi oğlu James gibi zihinsel ve fiziksel gelişim sorunları bulunan kişilere ve ailelerine destek vermeyi amaçlıyor. Bu kapsamda önümüzdeki aralık ayında ünlülerin de katılımıyla ABD'nin Chicago kentinde bir etkinliğe de ev sahipliği yapacak ünlü oyuncu.'ONUNLA KONUŞUYORUM... AMA CEVAP ALAMIYORUM'İşte sözün bu noktasında Colin Farrell, oğlu James gibi özel ilgi görmesi gereken gençlerin toplumun gerisinde kaldığını hatırlattı.Zaten söylediğine göre kurduğu vakfın amacı da bu olacak. Özel yardıma gereksinim duyan genç yetişkinlerle toplum arasında bir köprü kurmak... Onların hayatın akışının gerisinde kalmamasını sağlamak.Farrell bu konuda da şunları söyledi röportajda: " Bu konuda ilk kez konuşuyorum ve konuşmamın tek nedeni James'e bunu yapmak isteyip istemediğini soramayacak olmam."Ünlü oyuncunun bundan sonra söylediği sözler ise epey dokunaklı: " James'le sanki 20 yaşındaymış ve İngilizce dilinde mükemmel bir akıcılığa ve yaşına uygun bilişsel yeteneğe sahipmiş gibi konuşuyorum. Ancak ondan tüm bunlarla rahat olup olmadığına dair belirli bir cevap alamıyorum. Bu yüzden James'in ruhunu ve ne tür bir genç adam olduğunu ve kalbindeki iyiliği bilerek bir karar vermem gerekiyor."İLK ADIMLARINI GÖRÜNCE MUTLULUKTAN AĞLAMIŞTIFarrell, bundan yıllar önce oğlu henüz 4 yaşındayken ilk adımlarını attığında kendisinin ve ailenin geri kalanının ne kadar büyük bir mutluluk yaşadığını anlatmıştı.O dönemde In Touch dergisine röportaj veren Farrell, James'in ilk adımlarına tanık olduğunda gözyaşlarını tutamadığını da saklamamıştı. MELEK ADAM SENDROMU NEDİR?Angelman Syndrome (Melek Adam Sendromu) gelişim geriliği, entelektüel yetersizlik, konuşma bozukluğu ya da yokluğu, denge sorunları gibi belirtilerle ortaya çıkan nörolojik bir hastalık. Bu hastalık bebek dünyaya gelir gelmez anlaşılmıyor. Genellikle gelişimdeki gecikmeler 6 ile 12 aylıkken gün yüzüne çıkıyor. En çok görülen belirtisi de bebeğin 24 ile 30'uncu ayları arasında görülüyor. Genellikle ipucu olan ayrıntı ise küçük çocuğun ya akranları gibi hiç konuşmaması ya da çok kısıtlı bir kelime dağarcığına sahip olması. Melek Adam Sendromu'na sahip bebekler ilk anda mutlu bir görüntüye sahip oluyor. Fakat zaman zaman hiperaktivite, saldırganlık, öfke nöbetleri ve davranışsal uyumsuzluklar gösterir.Colin Farrell'ın bir başka ilişkisinden Henry adında 14 yaşında bir oğlu daha var. Oyuncu zaman zaman onu film galalarına ya da ödül törenlerine götürüyor. Farrell, iki oğlunu da aralarında ayırım gözetmeden eşit şekilde sevdiğini söylüyor.  

Devamını Oku

Ünlü şarkıcıyla sevgilisi arasında 44 yaş var: 'Asla kafama takmam... Herkes kendi işine baksın'

22 Eylül 2024

Bu sözler, müzik dünyasının çapkınlığı ve ardı ardına yaşadığı ilişkiler, bunlardan dünyaya gelen çok sayıda çocuk ile konuşulan bir ünlüsünün genç sevgilisine ait... 'Genç' dediysek de öyle birkaç yaş aklınıza gelmesin...Çünkü ünlü yıldızın sevgilisi, kendisinden 44 yaş genç. Bir başka deyişle aralarında kuşak farkı var.  işin daha da ilginci bu sahnelerin ünlü yıldızının 50'li yaşlarını süren çocukları bile olması.Ama görünüşe göre ne artık 80'li yaşlarını süren müzisyenin ne de 40 yaşına bile gelmemiş olan sevgilisinin oturup bu konuyu düşündüğü yok.Parmağına özel tasarım bir nişan yüzüğü taktığı halde evliliği aklından bile geçirmeyen genç sevgilinin sözleri de bunun bir kanıtı.Bir bakalım kim bu ünlü müzisyen ve sevgilisi....'KİMSEYE ZARARIM YOK.. HERKES KENDİ İŞİNE BAKSIN'Bu ünlü kişi müzik tarihine damgasını vuran Rolling Stones grubunun solisti Mick Jagger… Onunla ilişkisi hakkında fikir beyan edenlere tepki gösteren de Jagger'ın sevgilisi Melanie Hamrick.Sözün burasında hemen kısa bir hatırlatma yapalım. Özellikle gençlik yıllarında döneminin ünlü kadınlarıyla yaşadığı aşklarla konuşulan Jagger, geçtiğimiz temmuz oyunda 81 yaşına girdi.En küçük oğlunun annesi olan balerin Melanie Hamrick ise daha 37 yaşında. Aralarındaki bu yaş hatta kuşak farkına rağmen, çift ilişkilerini mutlu bir şekilde sürdürüyor.Kaleme aldığı yeni romanı The Unraveling'in tanıtımını sürdüren Melanie Hamrick, The Times'a verdiği röportajda sevgilisi Jagger ile aralarındaki yaş farkına da değindi.Sözlerini kısaca toparlamak gerekirse Hamrick, bu konunun kendisi ve Jagger'ın ilişkisini etkileyen bir ayrıntı olmadığını söyledi,Hamrick "Bunu düşünmüyorum.. Herkesin bir fikri olacaktır" dedi... Sonra da sözlerini şöyle sürürdü: "Eğer başkalarının fikirlerini bu kadar önemserseniz hayatınızda sorun yaşarsınız.... "Mick Jagger ile gayet uyumlu bir birliktelik sürdüren Melanie Hamrick bu konuda sadece bu kadar konuşmadı.Sözlerinin devamını da getirdi: "Gözlerimi kapatıyorum... Ben mutlu muyum? Evet.. Benim hayatımdaki insanlar mutlu mu? Evet... Birini üzüyor muyum, birinin canını yakıyor muyum? Hayır.. Tamam o zaman herkes kendi işine bakabilir... "10 YILDIR BİRLİKTELER:  Mick Jagger ile Melanie Hamrick, 2014 yılında Japonya'nın başkenti Tokyo'daki bir konserin ardından tanıştı. Aralarında geçen bir sohbetle başlayan yakınlaşmaları da bugüne kadar geldi. Bir başka deyişle Micik Jagger ile Melanie Hamrick'in ilişkisi 10 yıldan bu yana sürüyor.ÖZEL NİŞAN YÜZÜĞÜ YAPTIRDI AMA GÜNDEMDE EVLİLİK YOKHer ne kadar 81 yaşına gelse de hem hayattaki hem de sahnedeki enerjisiyle gençlere taş çıkartan Mick Jagger ile Melanie Hamrick, bir dönem nişan söylentileriyle gündeme gelmişti.Her ne kadar Hamrickin armağında iri taşlı bir yüzükm olsa da balerin ve yazar olan Hamrick, bunun yakın zamanad evlenecekleri anlamına gelmediğini söledi. Bu arada yüzüğün Jagger taarfından özel oarakve 1920'ledin çizgilerini yansıtacak şekilde tasarlandığını hatırlatalım. Melanie Hamrick, People dergisine verdiği röportajda, bu yüzüğü takmış olmasının yakın zamanda evlenecekleri anlamına gelmediğini söyledi.36 yaşındaki Hamrick " Mutluluktan gülümsemem gerek çünkü bana bu yüzüğü Mick verdi, öyle mi? Evet... Yüzük parmağı için mi? Evet.. Ama biz ateşli ergenler gibiyiz. Benim fikrime göre bu bir "söz" yüzüğü. Biz olgunlaşmayacağız ve buna "söz yüzüğü" diyeceğiz" şeklinde karmaşık bir açıklama yaptı.Melanie Hamrick aynı röportajda kendini evli bir kadın olarak görüp görmediği sorusuna da şu ilginç yanıtı verdi: "Bilmiyorum." Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben olayları yaşayarak görmekten yana olan bir insanım. Kim bilir."'EVLİLİK İÇİN DEĞİL SIRF ONU MUTLU ETMEK İÇİN'Melanie Hamrick aslında bu yüzüğü geçen haziran ayından bu yana parmağında taşıyor. Kendisi bunu mutlaka gerçekleşecek bir evliliğin sembolü olarak değil bir tür söz yüzüğü olarak görüyor.Fakat Melanie Hamrick'in Daily Mail gazetesine konuşan arkadaşlarına göre bu yüzük gerçek bir nişan yüzüğü. Öte yandan ortada evlilikle ilgili somut bir plan yok.Yakın çevresine göre Hamrick işte bu yüzden o iri taşlı yüzüğü Jagger ile evleneceğinin garantisi olarak tanımlamıyor.Bazı yorumlara göre, aslında evliliğe sıcak bakmayan Mick Jagger o yüzüğü sevgilisine sırf onu mutlu etmek için verdi.'EVLENMEK CENNETE YOLCULUK GİBİ GÖRÜLÜYOR... AMA HİÇ ÖYLE DEĞİL'Zaten ünlü müzisyenin geçmişte evlilikle ilgili olarak söyledikleri de bu konuya bakışının bir özeti gibi.Jagger bir röportajda "Evlilik hakkında kararsızım. Bence evlilik, insanlara çok şey vaat ediyor. Bir kere evlendiğinizde cennete giden yola çıktığınız düşünülüyor. Ama çoğu zaman öyle değil. Bence evlilik her zaman dini ve yasal nedenlerin üzerinde temellenmiştir."Bu sözlerden de anlaşılacağı üzere Jagger'ın evliliğe pek sıcak baktığı iddia edilemez.SEKİZİNCİ ÇOCUĞUNUN ANNESİ MELANIE HAMRICK: Melanie Hamrick ile Mick Jagger, 2014 yılında tanıştılar. Çiftin oğlu Deveraux Ovtavian Basil 2016 yılında dünyaya geldi. Bu arada, ailesinin Devi diye çağırdığı minik çocuk sayesinde Mick Jagger sekizinci kez baba olmanın mutluluğunu yaşadı.SADECE BİR EVLİLİK YAPTIMick Jagger, bugüne kadar tek evliliğini bir dönemin ünlü modeli Bianca Jagger ile yaptı. 1971 yılında başlayan bu evlilik 1978 yılında sona erdi. Eski çiftin bu evlilikten 51 yaşında Jade adında bir kızı var. Jade Jagger, model ve tasarımcı olarak tanınıyor.Bundan önce Jagger, şarkıcı Marsha Hunt ile ilişkisinden Karis adında bir kız babası olmuştu. Karis Jagger şu anda 52 yaşında.EN ÇOK ÇOCUK BU İLİŞKİDEN DÜNYAYA GELDİMick Jagger, uzun ve çok çocuklu ilişkisini yine model olan Jerry Hall ile yaşadı. Bu birliktelikten Georgia May, Elizabeth, James ve Gabriel adında çocukları dünyaya geldi.Bu arada Hall'un da şu ana kadar tek evliliğini iş insanı Rupert Murdoch ile yaptığını ama bunun da boşanmayla sonuçlandığını hatırlatalım.BREZİLYALI MODELDEN DE BİR OĞLU VAR:Mick Jagger'ın, Brezilyalı model Luciana Gimenez Mora ile ilişkisinden şu anda 20'li yaşlarında olan Lucas adında bir oğlu bulunuyor.HER YAŞTAN ÇOCUĞU VAR: Küçük bir not: Jagger'ın en büyük çocuğu Karis 53, bir sonraki Jade 52, Elizabeth 40, James Leroy 39, Georgia May 32, Gabriel Luke 26, Lucas Maurice 25 yaşında. Melanie Hamrick ile birlikteliğinden dünyaya gelen Deveraux Octavian 7 yaşında. Bir başka deyişle çocuklarının arasında da kuşak farkı var.

Devamını Oku

Bu yuvayı kurmak için yarım asır bekledi... Şimdi 10 yılı devirdiler... 'Karım ne yaparsa desteklerim.. Onunla olmaktan gurur duyuyorum'

21 Eylül 2024

Ama hiç beklenmedik bir anda karşısına öyle bir kadın çıktı ki aradığı her şeyi onda buldu.Hayatının geri kalanını o uzun boylu, koyu renk uzun saçlı, güzel gülüşlü hepsinden de öte iyi eğitimli ve kendinden emin o genç kadınla geçirmeye karar verdi...Çok da vakit kaybetmeden evlendiler zaten. Hatta bir süre sonra da biri kız diğeri erkek ikiz çocukları dünyaya geldi.Ünlü oyuncu artık 63 yaşında, iki çocuk babası bir yetişkin. Üstelik evliliği de kimsenin beklemediği kadar büyük bir başarıyla sürüyor.Hem de 27 Eylül'de 10 yılı devirdi bile "geç bulduğu" karısıyla. Mutlu olduğu, karısını çok sevdiği gittiği her yerde her halinden belli oluyor.Ama o da bunu kelimelere dökmekten hiç kaçınmıyor: "Karım hep tarihin doğru tarafındadır... Ne olursa olsun onunla aynı odada bulunmaktan gurur duyuyorum" sözleri de bunun kanıtı zaten.EVLİLİKTE  10 YIL GERİDE KALDIHayranları çoktan anladı George Clooney ile karısı Amal Clooney'den söz ettiğimizi...27 Eylül 2014'te Venedik'te bir dizi görkemli törenle evlenen George ve Amal Clooney, birlikte 10 yılı geride bıraktılar.Bu arada Alexander ve Ella adında biri kız diğeri erkek iki tane çocukları da dünyaya geldi.Özetle meslektaşı Talia Balsam ile yaptığı kısa süren ilk evliliğini saymazsak yeni bir yuva kurmak için 53 yaşına kadar beklemesinin ödülünü de aldı Clooney.Evliliklerinde bu önemli yıl dönümünü kutlamadan önce George ve Amal Clooney, birlikte el ele bir etkinliğe katıldılar.Orada da bir kez daha kameralar karşısında mutluluk tablosu sergiledi ünlü yıldız ile tanınmış bir insan hakları avutatı olan eşi Amal.Evlilik yıl dönümlerinden bir gece önce gittikleri o etkinlikte Clooney, People dergisine bir de ayaküstü röportaj verdi. Orada da karısını 10'uncu yıl dönümü için bir yere yemeğe götüreceğini ama neresi olduğunu Amal'ın bilmediğini söyledi.HER KOŞULDA KARISININ DESTEKÇİSİClooney, aslında her fırsatta söylediği, karısına ne kadar güvendiğini ve onu nasıl sevdiğini ifade eden sözlerini bir kez daha tekrarladı: "Karımın dahil olduğu her şeyi desteklerim. O her zaman tarihin doğru tarafında duruyor. Onunla aynı odada bulunmaktan gurur duyuyorum."Clooney çifti bir yandan kendi dünyalarında ayrı hayatlar yaşıyorlar, mesleklerini sürdürüyorlar. Ama öte yandan aradığı aşkı ve aileyi ileri bir yaşta bulan Clooney için kelimenin tam anlamıyla "varsa yoksa karısı"..Son dönemde oyunculuktan çok yapımcılığa ağırlık veren George Clooney, hayatındaki her şeyi hatta kariyerini bile geri plana atmayı göze almış durumda.Çifte yakın bir kaynağın anlattığına göre ünlü yıldız için ikiz çocuklarının annesi Amal her şeyin önünde geliyor.EN SEVDİĞİ YERDE TANIŞTILARŞimdi 2013 yılına gidelim ve Clooney'in İtalya'nın Como Gölü yakınlarındaki evinde yaşanan o geceyi bir hatırlayalım.Clooney çifti, ünlü oyuncunun çok severek satın aldığı o evde bir araya geldi ilk kez. Bir arkadaşı İtalya'dan geçip Cannes'a gidiyordu. O arada da Clooney'e uğramak istedi. Tabii ki yanında başarılı bir avukat olan Amal Alamuddin vardı.Arkadaşı Cloonely'i aradı ve "Sana geliyorum. Ama yanımda bir arkadaşım var. O da gelebilir mi?" diye sordu. George Clooney de "Tabii ki" diye yanıt verince kaderin ağları da örülmeye başlamış oldu.'EVİNE BİR KIZ GELİYOR... SEN ONUNLA EVLENECEKSİN'Onun ardından da Clooney'in menajeri aradı. Belli ki etrafındaki herkes onun artık bir yuva kurup durulup oturması gerektiğine karar vermişti. Üstelik buna uygun buldukları kişi de Amal Clooney'di.Menajere dönersek o da George Clooney'i arayıp "Şimd evine gelen kızla ben tanıştım. Sen onunla evleneceksin" dedi.Clooney'in bir röportajda anlattığına göre o gece evinde küçük bir de parti vardı. Hatta ünlü oyuncunun annesi ve babası da oradaydı.Sonunda hem Amal'ı hem de George'u tanıyan arkadaşı yanında Amal Alamuddin ile Como Gölü kıyısındaki eve gitti. Böylece çiftimiz tanıştı.O gece Clooney'in babası Nick ve annesi Nina da müstakbel gelinlerini ilk kez o gece gördü. Nick Clooney'in anlattığına göre Amal ile ikisi gayet güzel bir sohbete daldılar. Baba Clooney, bu genç kadının tam da oğluna uygun bir eş olduğuna kanaat getirdi o gece.İYİ ARKADAŞ OLAMAYACAKLARINI ANLADITabii ki George Clooney de etkilendi Amal'dan. Onun telefon numarasını ve elektronik posta adresini aldı: Öyle tatlı bir sohbet ortamı oluştu ki ikisi de bir türlü uyumak istemedi.O gecenin ardından eposta aracılığıyla yazışmaya başladılar. George Clooney'in söylediğine göre Amal'dan hoşlanmıştı ama onun kendisiyle çıkmayı isteyip istemeyeceğinden emin değildi. Clooney bir röportajında bu konudaki endişesini şöyle anlatmıştı: "En azından arkadaş olabileceğimizi düşündüm."Tabii olaylar öyle gelişmedi. 2013 yılının temmuz ayındaki o buluşmadan sonra Amal ile George ekim ayında bu kez Londra'da baş başa çıktıkları akşam yemeğinde görüldüler.O sırada Clooney, Monuments Men adlı filmin stüdyo işlemleri için kentte bulunuyordu. Amal da zaten orada yaşıyordu.İşte o yemeğin ardından George Clooney bir ayrıntıyı fark etti. Amal ile iyi arkadaş olamayacaklardı! Çünkü ilişkileri aşka doğru gidiyordu.Ünlü oyuncu o akşam yemeğinden "İyi bir ilk buluşmaydı" diye söz etti daha sonra Hollywood Reporter'a verdiği röportajda. Buluştukları restoranı öneren kişi de Amal oldu.EVLİLİK TEKLİFİ KORKUNÇTUSonra sıra evlilik teklifine geldi. Ama o gece Clooney'in anlattığına göre korkunç bir kabus gibiydi.Aslında ünlü oyuncu romantim bir yemek planlamıştı kendi evinde. Amal'a da orada evlenme teklif edecekti. Ama planlar istediği gib iyürümedi ve teklifini 25 dakika gecikmeli olarak yaptı.Romantik bir müzik açtı. Sonra elinde yüzüğüyle Amal'ın önünde diz çöktü. Ona teklifini laptıb. Ama Amal'dan hemen cevap gelmediDakikalar geçti gitti. Tam 20 dakika oldu Amal'dan kses çıkmadı. Çünkü Clooney'in anlattığına göre Amal şaşkınlıktan donup kalmıştı.TANIŞTIKTAN BİR YIL SONRA EVLENDİLERİlk evliliğini 1989 ile 1993 arasında meslektaşı Talia Balsam ile yaptı George Clooney. Ama ondan boşandıktan sonra tam 21 yıl boyunca hayatına giren hiçbir kadınla evlenmeye yanaşmadı.Çapkın gülüşü ve yakışıklılığıyla birçok sevgili edinen Clooney hakkında evlilik söylentileri çıksa da bunların hiçbiri gerçeğe dönmedi.Sonunda Lübnan asıllı insan hakları avukatı Amal Alamudin ile tanıştı aktör. Onu tanıdıktan sonra da evliliğe bakışı değişti. Amal Alamuddin, hem genç ve güzel hem de mesleğinde başarılıydı. Sonunda çift 2014 yılında İtalya'nın gözde turistik bölgesi Venedik'te evlendi.Törene Clooney'in hem yakın dostu hem de iş ortağı olan Rande Gerber ile eşi top model Cindy Crawford başta olmak üzere birçok ünlü akın etti.Bu arada hemen hatırlatalım... Amal Alamuddin ve George Clooney'i yine Como Gölü yakınlarındaki bir partide, ortak arkadaşları tanıştırdı. O sırada takvimler 2013 yılını gösteriyordu. Çift tanıştıktan bir yıl sonra nisan ayında nişanlandı. Aynı yıl temmuz ayında da Venedik'te dillere destan bir düğünle evlendi.56 YAŞINDA İKİZ BABASI OLDUBu gösterişli törenin ardından George ve Amal Clooney, bir çift olarak yeni hayatlarına başladı. Aradığı aşkı 50'li yaşlarının ilk yarısında bulan George Clooney, 56 yaşında da ilk kez baba olma mutluluğunu yaşadı. Hem de aynı anda iki bebeğin birden babası oldu.O süreçte yani ikiz babası olacağını öğrendiği zaman neler hissettiğini de konuk olduğu bir sohbet programında anlattı Clooney.Meslektaşı Drew Barrymore'un sohbet programına katılan Clooney, ikiz bebekleri olacağını öğrendiklerinde kendisinin de karısı Amal'in de büyük bir korkuya kapıldığını anlattı. Aynı zamanda çok şaşırdıklarını da gizlemedi.Ünlü oyuncu, kendisinin hissettiği korkunun büyük oranda yaşından kaynaklandığını sözlerine ekledi.  

Devamını Oku

Kocası ünlü şarkıcıyı çamaşır yıkarken görüp beğendi... Düğünü iptal edip gizlice evlendiler... Ama bunca zamanda bir çocuk nasip olmadı

15 Eylül 2024

Peki ama hiç çamaşırhanede tanışan bir ünlü çift duydunuz mu?Bir de size bu ünlü çiftin evliliğinin yarım asrı aşkın süredir devam ettiğini söylesek...İşte şimdi gösteri dünyasının evliliklerinde 50 yılı geride bırakan bir çiftinin ilginç tanışma öyküsünü anlatacağız size...Ünlü bir şarkıcı ile kocası bu öykünün kahramanları... 1964 yılında tanıştılar ve o zamandan bu yana hiç ayrılmadılar...Gelin bir bakalım bu öykünün ayrıntılarına.YARIM ASIRDIR BİRLİKTELERBu sözünü ettiğimiz ünlü şarkıcı, yıllardır sahnelerin yıldızı olma unvanını kimselere kaptırmayan Dolly Parton .Tam 58 yıldır evli olduğu kocasıyla birlikte benzersiz bir aşkın kahramanı ünlü şarkıcı.Bugün 78 yaşında olan Parton ile artık 82 yaşına gelen kocası Carl Thomas Dean, 1966 yılında evlendiler.O zamandan bu yana da birbirlerinden hiç ayrılmadılar. Bunca yıl içinde tek eksikleri ise bir çocuk oldu.ONU ÇAMAŞIRHANEDE GÖRÜP BEĞENDİÜnlü çiftin tanışma öyküsü ise gerçekten ilginç.Carl Dean, o sırada henüz ünlü olmayan Dolly Parton'ı Nashville'de bir çamaşırhanede gördü... O sırada takvimler 1964 yılını gösteriyordu.Parton, yeğenine bebek bakıcılığı yapıyordu. İkisi de çamaşırlarını yıkamak amacıyla bu iş için hizmet veren bir çamaşırhaneye gitmişlerdi o gün.İşte Carl Dean bu sarı saçlı, gösterişli fiziğe sahip genç kızı orada görünce bir anda kelimenin tam anlamıyla kalbinden vuruldu.Hatta onun dikkatini çekmek için ona seslenmeye başladı. Bir adım daha ileri gidip daha ilk gün bu güzel genç kıza birlikte gezmeye gitmeyi teklif etti.BİR HAFTA HER GÜN VERANDADA BULUŞTULARFakat New York Times'a verdiği röportaja göre Dolly Parton bu teklifi kabul etmedi. Söylediğine göre o dönemde bu tehlikeli bir durumdu.Bunu da şöyle anlattı Dolly Parton "Onunla gezmeye gidemezdim. Bize öğretilenlere göre tanımadığımız biriyle bir yerlere gitmek güvenli bir durum değildi. Bu kişiler sizi arka sokaklara götürebilirdi."Her ne kadar Dolly Parton onunla gezmeye gitmek istemese de başka bir şey yaptı. Carl'a "Yarın yeğenime baktığım eve gel" dedi...Tabii ki onu içeri almadı. Ama iki genç Parton'ın bebek bakıcılığı yaptığı evin verandasında buluştular.Carl Thomas Dean, bir hafta boyunca her gün Dolly'nin söylediği gibi o evin verandasına gitti ve genç kızla buluştu.BİR HAFTA SONRA ONU AİLESİYLE TANIŞTIRDIDean, daha sadece bir haftadır görüşüyorlardı ki ilk görüşte beğendiği bu genç kızın elinden tutup ailesinin yaşadığı eve götürdü. Orada annesiyle ve babasıyla tanıştırdı.Zaten o noktadan sonra da olaylar kendilerinin bile beklemediği bir şekilde hızla gelişti.Parton yine New York Times'a verdiği röportajda hızlı gelişen ilişkileri hakkında şunları söylemişti: "Carl'ın sonradan bana söylediğine göre daha ilk gördüğünde aradığı ve istediği kişinin ben olduğumu anlamış."Dolly Parton ile Carl Dean, 1966 yılında evlendiler.O zamandan bu yana da birbirlerinden hiç ayrılmadılar. Gerçekten de evlilik yeminlerini ettikleri gün olduğu gibi 'hastalıkta sağlıkta' iyi günde kötü günde hep birbirlerinin yanında oldular.DÜĞÜN İPTAL EDİLDİ GİZLİCE EVLENDİLEREvlendiler evlenmesine ama işin o kısmı biraz zorlu oldu.Dolly ve Carl Thomas Dean iki yıl flört ettiler. Sonra Dean sevgilisine evlenme teklif etti. O sırada Dolly Parton da müzik kariyerinde yükselmeye çalışıyordu. İşte tam da düğün hazırlıkları sırasında Dolly ile Carl'ı kararsız bırakan bid gelişme oldu.Şarkıcının menajeri Fred Foster ona evlenmemesi gerektiğini söyledi. Parton bu konuyu şöyle anlattı: "Bana evlenmememi söyledi. Eğer bunu yaparsam albümün tanıtımı sırasında zorluk çıkacağını ileri sürdü."O sırada Carl'ın annesi çoktan düğün davetiyelerini göndermişti bile. Menajerinin bu isteği onun da kalbini kırdı. Sonuç olarak çiftin düğünü iptal edildi.Yine de bu durum genç aşıkların evlenmesini engellemedi.Her ne kadar öyle gösterişli bir tören olmasa da Dolly Parton ile Carl Thomas Dean gizlice evlendiler. Nikahlarında görevlilerle birlikte sadece üç kişi vardı. Bunlardan biri de Dolly Parton'ın annesi Avia Lee Owens'tı.TEK EKSİK ÇOCUKBöylesine hızlı başlayan ve ilerleyen bu ilk görüşte aşk ve evlilik öyküsünde eksik kalan bir ayrıntı var: Çiftin hiç çocuğu olmadı.Parton bu durumu geçen yıl Saga dergisine verdiği bir röportajda "Tanrı benim çocuk sahibi olmama izin vermedi. Bütün çocuklar benim olsun istedi" diye anlatmıştı.Müzik dünyasının yıldız ismi, aslında bu durumda biraz da kendisinin etkisi olduğunu gizlemedi. Bu konuda şunları söyledi Parton "Genç bir çiftken günün birinde çocuklarınız olacağını düşünürsünüz. Ama bu benim yanıp tutuştuğum bir şey de değildi. Kariyerim vardı, müzik vardı, seyahat ediyordum" diye konuştu ünlü şarkıcı.Sonra da daha ilginç bir ayrıntıya değindi. Eğer bugün, dünyanın şu halinde çocuk büyütmek zorunda kalsaydı büyük endişe içinde olacağını itiraf etti.Bu konuda şöyle konuştu ünlü şarkıcı: " Eğer çocuklarım olsaydı onlarla birlikte evde otururdum. Eminim ki onlar için ölesiye endişe duyardım. Bütün bu olanlara baktığımda bu dünyaya çocuk getirmekten nefret ederdim."Her ne kadar çocuk sahibi olmasa da bunun çocuklarla bağlantısı olmadığı anlamına gelmeyeceğini sözlerine ekledi Parton.ÇOCUKLARA 220 MİLYON KİTAP BAĞIŞLADIAilesinde kız ve erkek yeğenleri olduğunu söyleyen Parton, dünyanın dört bir yanındaki çocuklar için de çok önemli bir adım attı.1995 yılında kurduğu Imagination Library (Hayal Kütüphanesi) adlı girişim aracılığıyla dünyanın farklı yerlerine toplam 220 milyon kitap bağışladı.Dolly Parton çocuk konusuyla ilgili olarak şunları da sözlerine ekledi: " Her zaman derim ki Tanrı benim çocuk sahibi olmama izin vermedi. Çünkü bütün çocukların benim olmasını istedi..."Dolly Parton ve kocası Carl Thomas Dean, neredeyse 60 yıldır evliler. Ama ünlü şarkıcının söylediğine göre hayalindeki düğünü, evlendikten yıllar sonra 50'inci evlilik yıl dönümünde yaşadı. Çünkü 1966'daki evlilik töreni çok da istediği gibi değildi.Oysa Parton'ın anlattığına göre 50'inci evlilik yıl dönümünde düzenlenen nikah tazeleme töreninde güzel fildişi rengi bir gelinlik giydi. Kocası da takım elbisesi içinde çok yakışıklı görünüyordu. 

Devamını Oku

Ünlü yıldızın ilk kocası anlattı:  Hayatımda gördüğüm en güzel kadındı... İstediği şöhreti bulunca çok değişti

14 Eylül 2024

Saçlarına kırlar düşmeye başlamış o yakışıklı adamı yıllar öncesine götüren o anıya gelirsekGüzeller güzeli karısı da kendisi de çok genç... Büyük bir kavga etmişler ve karısı, evlendikten sonra yerleştikleri muhteşem malikanenin üst katındaki yatak odasında öfke nöbetleri geçiriyor. Genç adam ise alt katta ne yapacağını bilmez şekilde oturuyor.Dakikalar sonra karısı bağırarak onu üst kata yanına çağırıyor... Sadece öfkeden değil bu bağırması... Yaşadıkları ev normalden çok büyük ve sesini kocasına duyurmak için bağırmak zorunda.Kocasına, yanına gitmesi için yalvarıyor az önce öfke nöbetleri geçiren kadın. Genç adam onun istediğini yerine getiriyor ve karısının yanına gidiyor.Hatırladığı o anları "Evliliğimizdeki en ateşli tartışmalardan biriydi" diye yorumluyor aradan geçen zamanın ardından genç adam.Adam yukarı çıktığında genç çiftin kavgası da bitiyor. Ama aslında adam neler olduğunun farkında: "Hem çok güzeldi, hem de çok üzücüydü... Çünkü yolun sonuna geldiğimizi ikimiz de biliyorduk..."BİR ZAMANLAR 'BAY JENNIFER LOPEZ' OLARAK ANILIYORDUBu sahneyi anlatan kişi Ojani Noa… Belki birçok kişi böyle ilk anda onun kim olduğunu çıkaramaz... Ama biz hatırlatalım...Şu anda 50 yaşında olan Ojani, bundan yıllar önce "Bay Jennifer Lopez" olarak anılıyordu.Şimdi tahmin ettiğiniz gibi Ojani Noa, şu anda son kocası Ben Affleck ile boşanmasıyla konuşulan Jennifer Lopez'in ilk kocası.Aynı şekilde Lopez de Ojani Noa'nın ilk karısıydı.Lopez, 1997 ile 1998 arasında yani sadece bir yıl süren bu evliğin ardından üç kez daha hayatını sevdikleriyle birleştirdi.Öte yandan JLo ile yaptığı bu evlilik Noa için ilk ve - şimdilik- son oldu. Çünkü ondan sonra bir daha hiç evlenmedi.BU İLK EVLİLİK SONRAKİLERİN TASLAĞI GİBİYDİOjani Noa, İngiliz Daily Mail gazetesine verdiği röportajda Jennifer Lopez ile yaptığı evliliğin bilinmeyenlerini büyük bir samimiyetle anlattı.Aslında şöyle bir geriye çekilip bakarsak, ilk kocası Noa ile yaptığı bu kısa süren evlilik, Lopez'in daha sonraki üç evliliğinin de bir taslağıydı sanki... Çünkü hepsi aynı biçimde kısa sürdü ve gayet gerilimli bir şekilde bitti.Ojani Noa, verdiği röportajda sırada Lopez'in bugünkü kadar ünlü olmadığını belirtti. Bu konuda şunları söyledi Noa: "Kariyerinin başında onun yanındaydım, ona destek oldum. Kaygılarıyla ve güvensizlikleriyle yüzleştim. "Noa'ya sorarsanız kendisi Lopez'e çok iyi bir koca oldu. "Çünkü ben evliliğe inanıyorum. Boşandığımız zaman kalbim kırılmıştı. İstediğini elde ettiğinde, şöhrete ulaştığında artık bana ihtiyacı kalmadığında evliliğimiz bitti" diye konuştu.Ojani Noa'nın geçmişine bir bakarsak... Kübalı olan Noa, henüz 15 yaşındayken altı arkadaşıyla birlikte şişme bir bota bindi ve ABD'ye ulaştı. Göçmen olarak geldiği ülkede hayata tutunmak için de çok büyük bir çaba harcadı Ojani Noa.Miami sokaklarında araba yıkadı bir süre. Ardından da ünlü şarkıcı Gloria Estefan'ın restoranında bulaşıkçı olarak işe girdi.22 yaşına geldiğinde de aynı restoranda garson olarak çalışmaya başladı. Bu konuda Ojani Noa'nın hala korumayı başardığı yakışıklı görüntüsünün de etkisi vardı kuşkusuz...'HAYATIMDA GÖRDÜĞÜM EN GÜZEL KADINDI'İşte Jennifer Lopez ile tanışması da o restoranda garson olarak çalışırken gerçekleşti.Tanıştıkları o gün Jennifer Lopez'i karşısında gördüğünde neler hissettiğini, neler düşündüğünü de saklamadı Ojani Noa.O sırada 27 yaşında olan Lopez hakkında "Hayatımda gördüğüm en güzel kadındı. İnanılmaz bir vücudu vardı" diye konuştu.Lopez'in gençlik yıllarındaki fiziksel görünümünü koruduğunu da sözlerine ekledi.Belli ki o sırada bugünkü şöhretine henüz ulaşmamış olan Jennifer Lopez de bu yakışıklı garsondan etkilendi.Çünkü ertesi gün bir kez daha asistanıyla birlikte restorana gitti. Özellikle de Ojani'nin kendi masalarına servis yapmasını istedi.Noa o gün olanları şöyle anlattı: "Jennifer ile biraz konuştum. O çok iyi İspanyolca bilmiyordu. O zamanlar ben de bugünkü kadar iyi İngilizce konuşamıyordum. Ama yine de konuştuk ve güldük."'O PARTİDE DANS ETTİK VE ÖPÜŞTÜK'O dönemde Lopez, sinemada da ilk adımlarını atıyordu. Jack Nicholson ve Michael Caine ile Blood and Wine filmini çekiyorlardı.Çekimlerin bitmesi nedeniyle düzenlenen partiye Ojani de davet edildi. İşte o gece Lopez ile Noa arasındaki aşk kıvılcımları çaktı ve hatta alev aldı.Takvimler 1996 yılını gösteriyordu...Anlattığına göre Jennifer ile Ojani o partide dans ettiler hatta birbirlerine ilk öpücüklerini verdiler. Noa o anları "Sanki birbirimizi çok uzun zamandır tanıyormuşuz gibi hissettik" diye anlattı.Film çekimi de bittiği için Lopez ertesi gün Los Angeles'a evine döndü. Ama Noa ile ilişkisini kesmedi. Her gün telefonda saatlerce konuştular.Noa'ya kendi deyimiyle 'çılgınca' telefon faturaları geldi. Ama Lopez ile birbirlerini iyice tanıdılar.UYDURUK BİR BOTLA GELDİĞİ ÜLKEDE KIRMIZI HALIYA BİLE ÇIKTIBirkaç hafta sonra Lopez onu rol aldığı filmin galasına davet etti ve o sırada da ünlü oyuncu Michael Caine ile tanıştırdı.Lopez ile kiralık takım elbisesi içindeki Noa el ele kırmızı halıda yürüdüler. O sırada Ojani, bir şişme botla geldiği ülkede bu yaşadıklarına bir türlü inanamıyordu.Gerisi ise bilinen hikaye.Artık Lopez ile Noa resmen sevgili olmuştu.Ojani Noa, star olmanın eşiğindeki bir genç kadının kendisi gibi bir garsonda ne bulduğunu merak etti o dönemde.Bunu da Lopez'e açıkça sordu. Aldığı cevap "Sende başka kimsede görmediğim bir şey gördüm" oldu.Bu yanıt üzerine de Noa ne kadar şanslı olduğunu düşündü.Bugün Lopez bırakın biriyle sevgili olmayı yan yana bir erkekle bile görüntülense paparazzi ordusu peşini bırakmaz. Ama o dönemde işler pek öyle yürümüyordu.O sıralarda Lopez henüz büyük bir yıldıza dönüşmemişti.DİZ ÇÖKÜP EVLENME TEKLİF ETTİOjani Noa daha sonra Lopez'in evine taşındı. Film setlerine yiyecek götüren bir şirkette çalışıyordu. Anlattığına göre kimin ne kadar parası varsa bütün masrafları paylaşıyorlardı.O dönemde Noa, bu dünyaya kendini hiç yabancı hissetmiyordu. Çünkü seviyordu ve bu güzel kadın tarafından seviliyordu.Sonuçta bir buçuk yıllık beraberliğin ardından Noa, evlenme teklif etti.O sırada Lopez de bugünkü kariyerine uzanan yolun taşlarını döşeyen Selena filminde oynuyordu. Filmin son çekim gününün ardından düzenlenen partide Ojani Noa, herkesin önünde diz çökerek ona evlenme teklif etti.Lopez'in o ilk nişan yüzüğü sadece 15 bin dolar değerindeydi. Sonradan parmağına takılanlardan çok çok ucuzdu yani.Sonunda çift evlendi. Pahalı bir balayı yerine Florida'ya gittiler ve orada müzeleri gezip tekne gezintilerine çıktılar.Balayının ardından genç çift Los Angeles'a yerleşti. İlk dönemleri de gerçekten çok mutluydu. İşten eve geldiklerinde birlikte yemek bile pişiriyorlardı.LOPEZ'İN ŞÖHRETİ ARTTIKÇA YUVALARI DA ÇATIRDAMAYA BAŞLADIAma bu mutluluk Lopez'in şöhretinin giderek artmasıyla bozulmaya başladı.Jennifer Lopez, Ojani Noa ile evlendiği ilk dönemde, gencecik yaşında bir hayranı tarafından ateşli silahla öldürülen ünlü şarkıcı Selena'nın hayatını anlatan filmde rol alıyordu.Her ne kadar sonradan kendisine bugünkü şöhretinin kapılarını açsa da film çekimleri sırasında sık sık güvensizlik krizlerine kapılıyordu. İşte o sırada da yanında kocasını buluyordu.O dönemi şöyle anlattı Noa:" Zaman zaman kaygı atakları geçirir ve ağlardı. Öyle anlarda elini tutar onu sakinleştirmeye çalışırdım. İyi iş çıkardığını söylerdim."Ojani Noa'nın söylediğine göre Lopez o dönemde de hep sevilmek istediğini söylüyordu.Bu konuda "Ama dört kocası oldu ve hep iyi bir şekilde sevildi. Hala ne kadar sevgiye ihtiyacı olduğunu, ne kadar sevgi aradığını bilmiyorum" diye konuştu.DİKKAT ÇEKME ARZUSUNA KAPILDISelena filminin başarısından sonra ise Lopez kamuoyunun daha fazla dikkatini çekme arzusuna kapıldı. Daha önce paparazzi ilgisi onu rahatsız ederken bu konudaki tavrı değişti.İşte o dönemde Ojani Noa karısını şu sözlerle uyardı: "Medyanın ilgisinden gerçekten keyif aldığını hissettim. Özel olmalısın. Sürekli fotoğraflanıyorsan bir ilişkide gerçek olamazsın."Fakat bu sözleri çok da etkili olmadı Lopez üzerinde... O gördüğü ilgiden giderek daha memnun olurken Noa ise sinirlenmeye başladı.Kendi deyimiyle paparazzi fotoğraflarında birinin kafasını kırmak istiyormuş gibi görünmeye başladı. Lopez'in ilk kocası, Ben Affleck'in basın karşısındaki bazı tavırlarını kendisinin o dönemdeki haline benzettiğini söylemeden de geçmedi.Bu gerilime rağmen Lopez ile Noa, evliliklerinde her şey yolunda gidiyormuş gibi görünmeyi sürdürdü. Fakat bir süre sonra Noa bu konuda isteksiz bir hale geldi.İçinde bulundukları durumu da "Her şeyin yolunda olduğunu ancak bir yere kadar ileri sürebilirsiniz. Bir cehennemin içinden geçerken bir çift olarak dışarı çıktığımızda iyi görünmek zorundaydık. Ama bunu başarmak zordu. Çünkü gerçekte iyi bir durumda değildik."Zamanla Jennifer Lopez'in yanında kırmızı halıya çıkmaya da dayanamaz hale geldi Ojani Noa.BOŞANDIKTAN SONRA 50 BİN DOLAR TAZMİNAT ALDIZaten sonunda da 10 ay içinde evliliğin sonu geldi. Noa'nın ileri sürdüğüne göre evliliği bitiren de kendisi oldu. Hatta boşandıktan sonra 50 bin dolarlık bir tazminat aldı.Noa, boşanmanın ardından kendisinin kötü bir insan olarak gösterildiğini ileri sürdü. Oysa işin gerçeğinin hiç de öyle olmadığını vurguladı.Aradan geçen bunca zamana rağmen Lopez'e yönelik hiçbir kötü duygusunun olmadığını özellikle vurguladı.Ojani Noa'nın anlattığına göre Lopez, Selena filmiyle büyük bir çıkış yaptıktan sonra değişti. Bir yıldıza dönüşmeden önce ona ruhunu açan, samimi davranan, güvensizliklerini gösteren kadın gitti yerine bambaşka birisi geldi.Eskiden kameralardan hoşlanmazken sonradan ilgi çekmek görüntülenmek için her yolu deneyen birine dönüldü.Özetle istediği şöhrete kavuştuktan sonra hayata onun gibi bakmayan Ojani Noa'dan uzaklaştı.'BİR DAHA ASLA'Noa eski karısını "Harika bir kariyeri olan güzel ve çalışkan bir kadın" olarak nitelendirdi.Ama ona birkaç nasihat vermekten de geri durmadı: "Biriyle birlikte olmadan önce kendine biraz zaman tanı. Sonra hayatına biri girdiğinde ona gerçekten vakit ayır. Kameralar için yaşamak yerine gerçekten kendin ol."Ojani Noa'ya yöneltilen son soru ise yıllar sonra yeniden onunla evlenmeyi isteyip istemeyeceği oldu. i Noa'nın bu soruya verdiği yanıt ise bir gülümseme eşliğinde gayet kısa ve net oldu: "Hayır asla!"    

Devamını Oku