Babasını iyice defterden sildi... Gazeteye ilan bile verdi

19 Temmuz 2024

Bir zamanlar Brangelina olarak anılan eski çiftin evliliklerinden bile daha uzun süren hesaplaşmaları bitmek bilmiyor.Olayın bu kadar uzamasının nedenlerinden biri boşanmanın ve ardından gelen yasal sürecin sadece Jolie ile Pitt arasında yaşanmayıp çiftin çocuklarının da işin içine karışması.Şu ana kadar Jolie ile Pitt'in üçü evlatlık, üçü biyolojik altı çocuğundan beşi, annelerinin yanında yer aldıklarını, babaları Pitt'i artık hayatlarından tamamen çıkarmak istediklerini çoktan dünya aleme duyurdu bile.BABALARININ SOYADINI REDDETTİLERAngelina Jolie ile birlikte yaşayan çocuklar sırayla babaları Pitt'in soyadını reddetmekle işe başladı.Önce Zahara okulundaki bir etkinlikte kendini "Ben Zahara Marley Jolie" diye tanıttı. Ardından ikizlerden Vivienne, annesiyle birlikte çalıştığı Broadway müzikalinin kadrosuna adını Vivienne Jolie olarak yazdırdı.Ama en ciddi adım çiftin ilk biyolojik çocuğu Shiloh'dan geldi.Geçtiğimiz mayıs ayında 18 yaşına giren Shiloh, kendine avukat tutup babasının soyadını kullanmamak için dava açtı. Genç kız son alarak bu konuda isteğini yasal olarak çabuklaştıracak başka bir adım daha attı.GAZETEYE İLAN VERDİ... HEDEFİ SONUCU HIZLANDIRMAKJolie ile Pitt'in aşklarının ilk meyvesi olarak anılan ve daha dünyaya gelmeden milyonlarla ölçülen bir kitleyi peşinden sürükleyen Shiloh, Los Angeles'ta yayınlanan bir gazeteye ilan verdi.Genç kız bu ilanıyla artık babasının soyadı olan Pitt'i kullanmak istemediğini beyan eden bir dava açtığını ve dilekçe verdiğini duyurdu.Shiloh'nun bunu yapmasının nedeni ise basit. İsim değişikliği söz konusu olduğunda gazeteye verilen bir ilan, yasal sürecin sonuçlanmasını hızlandırıyor.Jolie ve Pitt'in ilk biyolojik çocuğunun isteği Shiloh Nouvelle Jolie Pitt olan adının bundan böyle Shiloh Nouvelle Jolie olarak anılması ve bunun yasal olarak onaylanması.18 YAŞINA GİRER GİRMEZ İLK İŞİ BU OLDUShiloh, geçtiğimiz mayıs ayında 18 yaşına girdikten yani artık reşit olduktan sonra ilk iş olarak babasının soyadını kullanmamak için yasal adımlar atmıştı.Genç kızın babasına karşı attığı bu adımla ilgili mahkeme dokümanlarını, internetteki TMZ adlı site ele geçirdi.Son dönemde dans konusundaki yeteneğini gözler önüne seren videolarla konuşulan Shiloh'nun bu isteği, babası Brad Pitt'in çocuklarıyla bozulan ilişkilerini düzeltmek istediğinin duyulmasından hemen sonra geldi.HİÇBİR KARDEŞİ BU KADAR CİDDİ BİR ADIM ATMADIAslına bakılırsa Shiloh'nun kız kardeşleri Zahara ve Vivienne de arka arkaya görev aldıkları bazı etkinliklerde Jolie Pitt olan soyadlarının ikinci kısmını kullanmamaya başlamıştı. Bu da onların babalarına olan bir tepkisiydi.Ama ikisi de bu konuda resmi bir başvuruda bulunmadı. Bu tür bir davranışı sergileyen ilk kardeş Shiloh oldu.Hatta babalarıyla aralarının iyi olmadığını artık herkesin bildiği Maddox, Pax Thien ve Zahara da Shiloh kadar kararlı bir davranış sergilemedi.Angelina Jolie ile Brad Pitt'in Etiyopyalı evlatlık kızı 19 yaşındaki Zahara Jolie Pitt, okuduğu okulda düzenlenen bir etkinlikte kendini "Merhaba, Ben Zahara Jolie" diyerek tanıtmış, babasının soyadını kullanmamıştı.ALTI ÇOCUĞU BİRER BİRER ONDAN YÜZ ÇEVİRİYORGeçen yıl meydana gelen bu olayın ardından yakın zamanda da annesi Angelina Jolie'nin Broadway'de sahneye koyduğu The Outsiders adlı yapımda sahne arkasında çalışan 15 yaşındaki Vivienne Jolie Pitt de aynı davranışı sergiledi.Oyunda görev alanlar listesine adını Vivienne Jolie olarak yazılmasını istedi.Geçen yıl bir zamanların Brangelina'sının altı çocuğundan biri olan Vietnamlı Pax Thien'in sosyal medya paylaşımı da kelimenin tam anlamıyla ortalığı ayağa kaldırmıştı.20 yaşındaki Pax Thien, Brad Pitt'den 'Dünya çapında bir pislik' olarak söz etmişti.Jolie'nin daha Brad Pitt ile evlenmeden önce ailesine kattığı ilk evlatlık çocuğu Kamboçyalı Maddox'un da babasıyla iyi geçinemediğini artık bütün dünya biliyor.22 yaşındaki Maddox, daha boşanmanın ilk dönemlerinde bu mücadelede annesinin yanında yer aldığını belli etmişti.İKİZLERDEN KNOX ŞİMDİLİK SESSİZHenüz reşit olmayan Vivienne hariç, eski çiftin diğer çocukları 18 yaşını geçtiği halde Shiloh gibi Pitt soyadının çıkarılması için resmi yola başvurmamıştı.Bu yüzden de Angelina Jolie ile Brad Pitt'in ilk biyolojik çocuğunun bu adımı şaşkınlık yarattı.Annesi ile babası arasında bitmek bilmeyen boşanma savaşında şu ana kadar aldığı tavır bilinmeyen tek kardeş olarak Vivienn'in ikizi Knox Leon kaldı.Shiloh'nun soyadından Pitt kısmının çıkarılması için mahkemeye başvurması ise birçok kişi için büyük bir sürpriz oldu.Çünkü yıllardır Shiloh'nun annesine asilik yaptığı, hatta kimi zaman babasıyla yaşamak istediğini söylemesi magazin dünyasında konuşuluyordu.ARTIK TARİHE KARIŞAN AŞKIN İLK MEYVESİShiloh Nouvelle, 27 Mayıs 2006'da Namibya'da dünyaya gözlerini açtı. O dönemde aşklarıyla çok konuşulan Jolie ile Pitt'in ilk biyolojik çocuğu olduğu için de daha annesinin karnındayken milyonlarca kişinin ilgi odağı oldu.Doğduktan sonra Shiloh'nun anne ve babasıyla çekilen fotoğrafları 4.1 milyon dolara satıldı. Ayrıca bebekken annesi ve babasıyla bir mumya heykeli de yapıldı. 

Devamını Oku

Balayı bile zehir olmuştu... Hastalığı yendi, şimdi aşk zamanı

7 Temmuz 2024

Gecikmiş tatilde de içi içini yedi. Eve döndüklerinde ise kitlenin büyüdüğünü fark etti. Bu kez doktora koştular. Yapılan tetkiklerden sonra kötü haber geldi: Meme kanserine yakalanmıştı.Sonra tedavi süreci başladı. Yaşadıklarını, çektiği zorlukları, kısacası hayatıyla ilgili her ayrıntıyı sosyal medya sayfasından paylaştı genç kadın.Ve aradan geçen zorlu ayların sonunda sağlığına kavuştu. Şimdi ikinci evlilik yıl dönümünü bir türlü gönül rahatlığıyla balayı bile yapamadığı kocasıyla birlikte kutluyor. Kısacası hastalığı yendi, şimdi onun için aşk zamanı geldi!İKİNCİ YIL DÖNÜMÜNE ÖZEL KUTLAMAÖyküsünü böyle kısaca anlattığımız bu genç kadın, İngiltere'de yayınlanan Strictly Come Dancing adlı yarışmayla tanınan Amy Dowden'ın ta kendisi.33 yaşındaki dansçı Dowden, hastalığı yüzünden Ben Jones ile evliliğinin ve balayının keyfini çıkaramadı.Ama kendisi ve ailesi için zorlu geçen sürecin ardından hastalığı yendi, sağlığına kavuştu. Şimdi Ben Jones ile birlikte çıktığı romantik tatilde de ikinci evlilik yıl dönümünü kutladı Dowden.Hastalığı süresince kimi zaman evinden, kimi zaman hastane odasından sosyal medya paylaşımları yapan Dowden bu kez tatilde çekilen pozlarına yer verdi Instagram sayfasında.EVLİLİĞİN İLK YILINDA ZORLU BİR SINAVDAN GEÇTİLERDowden, eşiyle birlikte havuzda çekilen bir pozunu paylaşıp "Tatil modundayız" diye yazdı. Sonra da düğün günü görüntülenen mutlu anlarından bir derleme hazırladı. Orada da kocasına olan sevgisini ifade edip tedavi sırasındaki desteği için teşekkür etti.Satırlarına "İkinci yıl dönümümüz kutlu olsun" diyerek başladı Dowden. Ardından da "Evlilik hayatımız boyunca çok şey yaşadığımızı söylemek doğru olur sanırım. Ama sana sonsuza kadar minnettarım" diye sürdürdü satırlarını.Amy Dowden, tedavi süresince kocası Ben'in kendisini olumsuz düşüncelerden kurtarmak için çok çabaladığını belirtip daha sorunsuz bir yıl geçirme konusundaki dileğini ifade etti. Sonra da kocasına "Seni daha çok seviyorum" diye seslendi.MUTLU HABERİ ŞUBAT AYINDA VERMİŞTİ:  2023 yılının nisan ayında kansere yakalandığını öğrenen Amy Dowden, bu yılın şubat ayında da sosyal medya üzerinden mutlu haberi verdi. Yapılan testlerin ardından hastalıktan temizlendiğini mutluluktan yüzünün ışıldadığı bir pozu eşliğinde paylaştı. Sonra da şu satırlara yer verdi: " Hastalığın belirtisi kalmadı... Duymayı hayal ettiğim sözler. Bugüne kadar elde ettiğim en büyük başarı..."BEŞ YIL BOYUNCA KONTROL ALTINDA OLACAKDowden, önümüzdeki beş yıl boyunca hastalığının tekrarlama olasılığı bulunduğunu belirtse de yine de her şeye değdiğini satırlarına ekledi.Tedavinin en zorlu bölümünde hastalığı yendiğinin kendisine söyleneceğine hiç inanmadığını belirtti genç kadın.Yine de sonunda iyileştiğini yazan Amy Dowden, tedavisi süresince bakımını üstlenen sağlık görevlilerine minnettar olduğunu da ekledi.Amy Dowden, önümüzdeki beş yıl boyunca düzenli olarak kontrolden geçeceğini ve tedavisinin süreceğini satırlarına ekledi.BİR KAMPANYA FARKINDALIK YARATTIAslına bakılırsa Dowden'ın sağ memesindeki kitleyi keşfetmesi de bu konuda düzenlenen bir kampanya sayesinde oldu.Kampanyanın etkisiyle kendi memelerini hiç kontrol etmediğini fark etti. Sonra da sıkı bir kontrol yaptı ve hayatını kurtaran o keşifte bulundu: Sağ memesinde bir kitle vardı.O ilk anda şoke olduğunu anlatan Dowden yine de doktora gitmeden bir süre önce kitleyi kontrol altında tuttu. Fakat kitlenin büyüdüğünü fark edince de soluğu doktorda aldı.Acil bir şekilde tetkiklerden geçtikten sonra da Dowden'a o kitlenin şüpheli olduğu söylendi. Anlattığına göre en kötüsüne hazırlanması konusunda uyarıldı.Yapılan biyopsinin ardından genç dansçının meme kanseri olduğu kesinleşti. Aynı göğsünde bir kitle daha bulundu. Söylediğine göre, kendisine haberi veren doktora sorduğu ilk şey ise ne zaman dans pistlerine dönebileceği oldu. 'BU KADAR GENÇ YAŞTA BEKLEMİYORDUM'Genç dansçı, Hello dergisine verdiği röportajda başına gelenler konusunda şunları söylemişti geçen yıl: "Bu tür şeylerin sizin başınıza geleceğini asla düşünmezsiniz. Daha 32 yaşındayım ve bu yaşta meme kanseri olabileceğimi düşünmemiştim. Annem meme kanseri olmuştu ama daha ileri yaşlarda 50'lerindeydi. "Amy Dowden, hastalığı boyunca yaşadıklarını sosyal medya hesabından paylaştı. Sonunda sıra hastalıktan kurtulduğunu duyurmaya geldi.Dowden şimde gelecekteki hayatına büyük bir umutla bakıyor.

Devamını Oku

Açıklamasıyla dünyayı sarsmıştı... Kate'in hastane sırları ortaya çıktı

6 Temmuz 2024

Bu "ders gibi" olayın kahramanı da 2011 yılından bu yana "masal prensesi" olarak anılan Kate Middleton oldu.  Hayatın sert gerçeklerini hatırlatmak, yıllardır kusursuz yaşadığı düşünülen bu genç kadına düştü.Ülkesinin gelecekteki kralı ile evlenip ona üç çocuk doğuran, o tahta geçtiğinde de kraliçe olmaya hazırlanan 42 yaşındaki Kate Middleton, önce bu yılın başında ayrıntısı kesin olarak açıklanmayan bir karın ameliyatı geçirdi.Ortadan kaybolduğu için öldüğü bile ileri sürüldü. Mart ayında da bir video aracılığıyla kanser tedavisi göreceğini açıkladı. O arada zaten Kral Charles da daha önce kansere yakalandığını duyurmuştu.Her şeye muktedir olduğu düşünülen İngiliz kraliyet ailesinden gelen bu haberler, daha önce onlarla hiç ilgilenmeyenler için bile son derece sarsıcı oldu. Ama milyonları etkileyen kişi Kate Middleton'dı hep.HALA GİZEM PERDESİ TAM OLARAK KALKMADIDünyanın dört bir yanında seveni kadar sevmeyeni de olan Galler Prensesi, gündemdeki bütün konuları geride bıraktı. Hakkındaki iddialar birbirini kovaladı.Sonunda geçen haziranda, tam altı ay gözlerden kaybolmasının ardından aile için çok önemli bir etkinlikte, Trooping The Colour'da kamuoyu karşısına çıktı.Beyazlar içinde her zamankinden daha zayıf ve kimi zaman gizleyemediği şekilde yorgundu. Ama Kral'ın doğum gününde, kocası William, çocukları George, Charlotte ve Louis ile birlikte yüzüne yine o bildik gülümsemesini yerleştirdi, görevini yerine getirdi. Sonra belirsiz bir süreliğine yeniden sessizliğe gömüldü.Kendi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, yaz aylarında, doktorlarının onayıyla sağlığı el verdiği sürece zaman zaman bazı etkinliklere katılacak.Durum böyle ama Galler Prensesi Kate Middleton ile ilgili bir dolu bilinmez daha var... "Karın bölgesi" diye geçiştirilen operasyonun ayrıntısı, kanserin hangi türüne yakalandığı, nasıl bir tedavi uygulandığı... Bütün bunlar hala birer büyük sır!Belli ki ne kendisi bu konuda ayrıntılı bilgi vermek istiyor ne de İngiliz kraliyet ailesi. Sadece olasılıklar konuşuluyor.YİNE DE BİR İPUCU GELDİAma Kate Middleton ile ilgili olarak başından beri çok merak edilen bir ayrıntıyla ilgili beklenmedik bir ipucu geldi. Bu da altı aydır gerçekte neler olup bittiğini merak edenleri biraz olsun rahatlattı.Olayların başına dönersek...17 Ocak 2024 günü Kensington Sarayı, Galler Prensesi Kate'in karın bölgesinden planlı bir ameliyat geçirdiğini ve iki hafta süreyle hastanede tedavi göreceğini, nisan ayına kadar görevlerine dönmeyeceğini açıkladı.Öğleden sonra saatlerinde gelen bu açıklama büyük heyecan yarattı. Çünkü hastalığın da operasyonun da ayrıntısı bilinmiyordu. Üstelik normal bir ameliyat için iki hafta hastanede kalma süresi ve üstüne aylarca evde dinlenmek uzun ve abartılı bir süreydi.Kate'in Londra'da ailesinin başka bazı üyelerinin de yıllardan beri tedavi gördüğü The Clinic'te kontrol altında olduğu açıklandı. Ama işte bu duruma kimse inanmadı.ÜÇ ÇOCUĞU HASTANE ZİYARETİNE HİÇ GÖTÜRÜLMEDİKocası William sadece bir kez Kate'i ziyaretten çıkarken objektiflere takıldı. Ama Kate'in annesi, babası, kardeşleri daha da önemlisi çocuklarından hiçbiri onu bir kez bile ziyarete gitmedi.O dönemde ortada dolaşan söylentiler de aldı başını gitti. Bunlardan birine göre Kate'in yakınları basının ulaşamayacağı başka bir kapıdan girip çıkıyordu.Bir başka söylentiye göre Kate gerçekte ameliyat falan olmamıştı. Ruhsal bunalım geçirmişti ve belirtilen hastanede değil bambaşka bir yerde tedavi görüyordu.KENDİSİNİ HASTA YATAĞINDA GÖRMELERİNİ İSTEMEDİİşte gelen ipucu bu konuyla ilgili...Yılların tecrübeli kraliyet yazarı Kate Nicholl, Galler Prensesi'nin üç çocuğunun gerçekten de annelerini hastanede ziyaret etmediğini söyledi. Bunun nedenini de açıkladı yazar.Onun söylediğine göre üç çocuğunun Kate'i hastanede hiç ziyaret etmemesi bilerek tercih edilen bir durumdu.Galler Prensesi, yaşları 10 ile 6 arasında değişen çocuklarının kendisini öyle hasta yatağında tüpler ve monitörlerle çevrili bir şekilde görmesini istememişti.Bunun yerine doktorlarının uygun gördüğü zamanlarda George, Charlotte ve Louis ile görüntülü konuşmalar yapıyordu.Bir kaynağın Vanity Fair dergisine söylediğine göre Kate ile William'ın çocukları annelerini ameliyattan sonra en kötü haliyle hiç görmedi.Bunun yerine sıradan günlük hayatlarını sürdürdüler. Söz gelimi Kate hastanede tedavi görürken büyük oğlu George başka bir okula karşı rugby maçında mücadele ediyordu.ARDINDAN DAHA KÖTÜSÜ GELDİSonunda Kate, operasyonun etkilerini atlattı ama onu daha kötü bir sürpriz bekliyordu.İlk açıklamada kanser şüphesi bulunmadığı belirtilse de ameliyat sonrası yapılan tetkiklerde Kate'in türü açıklanmayan bir kansere yakalandığı ortaya çıktı.İki aylık suskunluğun ardından yayınlanan videosunda da önleyici kemoterapi tedavisi göreceğini açıkladı Kate.O videoda da vurguladığı gibi bu durumun çocuklarını etkilemesini istememişti Galler Prensesi. O yüzden de haberi uzun süre kamuoyundan hatta çocuklarından gizlemişti.Yaşları küçük olan üç kardeşe annelerinin hastalığı uygun bir dille açıklandıktan sonra halka da duyuru yapılmıştı.AİLENİN MODERN ÇAĞLARDAKİ EN BÜYÜK GİZEMLERİNDEN BİRİHer ne kadar Kate, aylar sonra Trooping the Colour etkinliğinde halkın karşısına çıkmış olsa da onun hastalığı üzerindeki sır perdesi net olarak aralanmış değil.Görünüşe göre bu da İngiliz kraliyet ailesinin modern tarihe ait sırlarından biri olarak kalacak. Eğer belli bir süre sonra biri ya da belki Kate'in kendisi çıkıp tüm gerçeği açık açık anlatmazsa!  

Devamını Oku

Törene katıldı ama ayakta zor durdu... Prensesler de fedakârlık yapar!

30 Haziran 2024

Bu yılın başında karın bölgesinden büyük bir ameliyat geçiren sonra da mart ayında kansere yakalandığını kendisi açıklayan 42 yaşındaki Kate Middleton, altı aylık bir aranın ardından, 15 Haziran'da ilk kez halkın karşısına çıktı.Prenses, her zamanki zarafetiyle İngiliz kraliyet ailesi için çok önemli olan bir etkinliğe katıldı. Bu kadar çok seveni ve merak edeni olduğu için de aslında o günün yıldızı olması gereken Kral Charles'ı bile gölgede bıraktı.ERTESİ GÜN BÜTÜN DÜNYANIN MANŞETLERİNDEYDİBu arada küçük bir hatırlatma... Her ne kadar Trooping The Colour, kökleri çok eskilere dayanan bir askeri tören olsa da aynı zamanda tahttaki hükümdarın da doğum günü olarak kutlanıyor.Yani aslında o günkü tören Charles'ın onuruna gerçekleştirildi. Ama sonuç olarak günün yıldızı, en çok konuşulan ve ertesi gün basının manşetlerini süsleyen kişisi Galler Prensesi Kate Middleton oldu.Aslında bir süredir bu önemli günde balkona çıkacağı hakkında söylentiler dolaşan Kate Middleton'ın o gün törende yer alacağı kesin değildi. Hatta aylar önce törene katılacaklar listesinden ismi çıkarılmıştı. Törenden birkaç gün önce yayılan söylentilere göre de Kate o törene katılamayacaktı.Trooping The Colour'dan bir gün önce kocası Prens William ile birlikte kullandığı resmi sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı ve hayranlarını sevindiren mutlu haberi verdi. Yine de herkes törende Kate'i görünceye kadar kafasındaki soru işaretlerini bir türlü silip atamadı. Çünkü sağlık sorunu ciddiydi ve her an bir aksilik olabilirdi.Sonuçta Kate sözünü tuttu ve törendeki yerini aldı. Üstelik sadece balkona çıkmakla kalmadı, atlı arabada üç çocuğuyla birlikte Buckingham Sarayı'na ulaştı. Sonra da ailenin önde gelenleriyle birlikte balkondan kendisini görmeye gelenleri selamladı.KAYINPEDERİNE DESTEK İÇİN FEDAKÂRLIK YAPTIAslında Kate'in törenin başından beri çekilen fotoğraflarına bakıldığında yüzünün her zaman gülmediği de dikkat çekti. Mücadele ettiği hastalığın fiziksel ve psikolojik etkileri, gördüğü tedavinin yarattığı yorgunluk kimi zaman dışa yansıyordu çünkü.Tören boyunca bazen Kate'in gözlerinden bulutlar geçti, bazen gülümsemesi yarıda kesildi. Bir an da Kate ayakta dururken gözlerini uzun süre kapalı tuttu. Fakat yine de aileye katıldığı ilk günden bu yana olduğu gibi görevini eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirdi. Günü de sarayın balkonundan gülümsemeler saçarak tamamladı.İngiliz basınının bu konudaki yorumlarına bakılırsa Kate Middleton, İngiliz kraliyet ailesi, özellikle de bu yılın başından beri ortak kaderi paylaştığı yani aynı hastalığın farklı türüyle mücadele eden kayınpederi Kral Charles için fedakarlıkta bulundu. Hastalığına ve bunun yarattığı yorgunluğa rağmen görevini yerine getirdi.AKSİ HALDE TÖREN RENKSİZ GEÇECEKTİBu konuda yapılan yorumlara göre tüm aile bu özel günün kusursuz bir şekilde gerçekleşmesini istiyordu. Bunun için de en çok ilgi çeken üyelerin orada bulunması gerekiyordu.Bu üyeler de elbette Prens William, karısı Kate ve üç çocukları George, Charlotte ve Louise... Ailenin vitrin yüzleri olmadan bu tören de sıkıcı ve renksiz geçecekti.Bir dönem Prens William'ın karısı törene katılamasa bile çocuklarıyla birlikte gideceği konuşuldu. Elbette öyle bir durumda da yine renkli görüntüler sergilenecekti. Yine de bir eksik bir şeyler kalacaktı.Ayrıca bir de zorlu bir durum ortaya çıkacaktı. Galler çiftinin büyük çocukları George ve Charlotte, yaşlarına rağmen kendilerine hakim ve nerede ne yapacaklarını bilen çocuklar.ÇOCUKLARINI ÖZELLİKLE DE EN KÜÇÜĞÜNÜ KONTROL ALTINDA TUTTUAma aynı durum, Louis için geçerli değil. Babaları William, askeri törende olduğu sırada çocukların başkaları tarafından kontrol altına alınmaları da aile içinde çok hoş karşılanmayan bir durum.İşte Kate Middleton'ın törene katılmasının nedenlerinden biri bu. Galler Prensesi Kate, önce otomobilde kocası William ve çocuklarıyla birlikte seyahat etti.William atı üzerinde askeri geçide katıldığı sırada Kate de bu kez atlı araba ile Buckingham Sarayı'na doğru yola çıktı. Tabii ki o sırada yanında çocukları da vardı.Yapılan yorumlara göre Kate Middleton'ın törene katılmasının tek nedeni bu değil. Daha önemli bir ayrıntı daha var: Kayınpederi Kral Charles'a destek olmak ve bunu gözler önüne sermek.KRAL'IN GÜÇLÜ BİR DESTEĞE İHTİYACI VARDIBilindiği gibi İngiliz kraliyet ailesi özellikle de Kral Charles, artık ABD'de yaşayan küçük oğlu Prens Harry ile gelini Meghan Markle'ın saldırısı altında. Her ne kadar Harry, babasının kansere yakalandığını öğrenince apar topar yanına koşsa da baba ile oğulun ilişkisi öyle kolay düzelecek bir durumda değil.Kral'ın bir yandan da tedavisinin sürdüğü düşünüldüğünde gerçekten de desteğe ihtiyacı olduğu ortaya çıkıyordu.Ortanca kardeşi Andrew'nun da yarattığı skandallar nedeniyle artık insan içine çıkamadığı düşünülünce küçük kardeşi Edward bile durumu kurtaramayacaktı.Bütün bunlar toplandığında da Kate Middleton, arasının iyi olduğu kayınpederi ve ailenin birlik mesajı uğruna kendisi için de kolay geçmeyen bu dönemde büyük bir fedakarlık yaptı ve törene katıldı.Zaten birçok yoruma göre eğer Kate ve çocukları olmasaydı bu yılki Trooping The Colour etkinliği belki de tarihinin en sönük gününü geçirecekti.KATE BASKI ALTINDA MI KALDI?Bunlar bir yana başka iddialar da dolaşıyor ortada. Bunlardan biri İngiliz kraliyet ailesinin Kate'e bir tür psikolojik baskı uygulayarak törene katılmasını sağladığı.Bu yorumun başka bir versiyonu da var: Buna göre de aylardır hakkındaki "Öldü", "William'dan şiddet gördü", "Boşanıyorlar, çünkü aldatıldı", "Evi terk etti" tarzı söylentiler aileyi de Kate'i de orada görünme baskısı altında bıraktı.Ama Kate'in törende yer alması komplo teorilerini bitirdi sanıyorsanız büyük bir yanılgı içindesiniz demektir.Çünkü, Kate daha evinden dışarı adımını atıp otomobilde görüntülediği an sosyal medyada o kişinin Kate değil benzeri olduğu söylentileri yayıldı.KOMPLO TEORİLERİ YİNE BİTMEDİArdından artık görünen kişinin Kate olduğu kesinleşince bu kez de çocukluğunda geçirdiği operasyondan kalma yara izi sosyal medyanın gündemine düştü.Komplo seven bazı kişiler "İşte William'ın uyguladığı şiddetin izleri" diyerek sosyal medya paylaşımları yaptı.Kate'in kanserin hangi türüne yakalandığı, hangi bölgesinden ameliyat olduğu, hastalığının hangi evrede bulunduğu gibi ayrıntılar tamamen bir sır... Durum böyle olunca da Kate yine spekülasyonların merkezinde kalmaya devam edecek.Belli ki ailenin bu konuda da bir planı var. Çünkü Galler Prensesi Kate, Trooping The Colour'a katılacağını açıkladığı paylaşımında yaz boyunca, sağlığı el verdikçe başka bazı etkinliklerde de görüneceğini belirtti.Öyle ya da böyle İngiliz kraliyet ailesi en önemli günlerinden birini de geride bıraktı. Bu arada herkes Kate'i konuşurken Buckingham'ın önünde kalabalık bir grup da kraliyet ailesini proesto etti. Ama Kate Middleton'ın varlığı sayesinde bu durum da geçiştirildi.  

Devamını Oku

Kocasıyla tatile giderken eski aşkını da götürürdü... Sevgilileri birer birer öldü... Geri kalanlar da onu bir türlü unutamadı

24 Haziran 2024

Bazı ünlü çiftler de eşleri ya da sevgilileriyle yollarını ayırdıktan sonra onları hayatlarından tamamen çıkarır... Kimi birbirine düşman olur, gördüğü yerde başını çevirip geçer. Hatta ayrılıp yıllarca o mahkeme senin bu duruşma benim gezenlerin örnekleri de var. Ama aslında herkesin öyle ya da böyle birbirini tanıdığı gösteri dünyasında az sayıda kişi var ki onlar aşkları bitip yollarını ayırdıktan sonra bile arkadaşlıklarını, dostluklarını hiç bitirmez... İyi ve kötü günde birbirlerinin yanında olurlar hep. Bu konuda bir üst basamağa çıkıp yeni kocasıyla tatile çıkarken eski sevgilisini ya da eşini de davet edeni gördü bu tür ünlülerin hayranları. İşte hayatına giren sevgilileri ve eşleriyle ayrıldıktan sonra da böyle iyi bir ilişki sürdüren birini anlatacağız şimdi size. Bu ünlü, geçmişte sevgili olduğu hatta birinden tek çocuğunu dünyaya getirdiği iki eski aşkını toprağa verdi... Onları gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurladı. Ama hayatta kalan iki sevgilisiyle arasını da hep iyi tuttu. Şu anda bilinen bir sevgilisi yok, eski eşiyle de artık başkasıyla evli olan eski aşkıyla da dostluğunu sürdürüyor. Arada sırada buluşup birlikte vakit bile geçiriyorlar. ESKİ AŞKLARIYLA HEP BARIŞIKHangi ünlüden mi söz ediyoruz böyle! Elizabeth Hurley elbette. Ya da daha yaygın kullandığı adıyla Liz Hurley. Kısa bir süre önce 59'uncu doğum gününü kutlayan Hurley, gösteri dünyasının kendisiyle de eski aşklarıyla da barışık olan az sayıdaki ünlüsünden biri. İngiliz model, oyuncu ve iş kadını Hurley, bundan iki hafta önce 2007 ile 2011 arasında evli kaldığı, üstelik bir skandalla ayrıldığı eski eş Arun Nayar ile birlikte görüntülendi. Aslına bakılırsa 2023 yılını birlikte bitirip 2024'ü de beraber karşılayan eski eşler, kameralara takıldıkları gün Londra'da bir öğle yemeğine çıkmıştı. Onlara Hurley'in bir başka eski sevgilisi Steve Bing'den dünyaya gelen oğlu Damian da eşlik etti.Hurley, yemek çıkışı eski eşi Nayar ile bir süre ayaküstü sohbet etti. Hatta bir ara eliyle eski eşinin yüzünü bile okşadı. Sonra Nayar kendi yoluna gitti. Liz Hurley de oğlu Damian ile birlikte restorandan ayrıldı. BİR ELBİSE SAYESİNDE TEK GECEDE ÜNLÜ OLDULiz Hurley'in hikayesi ilginç aslında. Onun yükselişi için "sevgilisine eşlik etmek için gittiği galada üzerindeki elbise sayesinde ve bir gecede ünlü oldu" desek yanılmış olmayız... Hemen hatırlatalım, o sırada Hugh Grant ile sevgiliydi Hurley. Grant da bugünkü kadar tanınmış değildi. Onun önemli rollerinden birini üstlendiği Dört Nikah Bir Cenaze filminin galasına giderken Hurley, alel acele siyah bir elbise giydi. Versace imzasını taşıyan o elbisenin derin göğüs dekoltesi, onunla yarışacak kadar iddialı bir yırtmacı ve kritik noktalarında çengelli iğne benzeri aksesuarları vardı. Aslında filmin yıldızı olan Hugh Grant, o gece sevgilisinin yanında sönük bile kaldı. 29 yaşındaki Hurley, sergilediği görünüm nedeniyle ertesi gün bütün gazetelerin manşetlerindeydi. Kendisinin sonradan söylediğine göre evlerinde bir boy aynası olmadığı için nasıl göründüğünü bile kontrol edememişti doğru dürüst. Fakat belli ki sergilediği görüntü etkileyiciydi. ONU HAYAT KADINIYLA ALDATTI, İLİŞKİLERİ BİTTİHurley'in en çok dikkat çeken ve konuşulan aşkı Hugh Grant ile yaşadığı oldu. Yıllarca birlikte oldular. Herkes onlardan evlilik haberi beklerken de yollarını ayırdılar. Bu ayrılık yolunun taşlarını döşeyen de Grant'ın bir hayat kadınıyla otomobolinde yakalanması oldu. Hurley, ilk anda Grant'ı affetmiş görünse de ilişkileri yürümedi.... ÖNCE OĞLUNUN BABASINI TOPRAĞA VERDİLiz Hurley daha sonra iş insanı Steve Bing ile birlikte oldu. Hatta tek çocuğu Damian da onunla ilişkisinden dünyaya geldi. Bebek doğduğunda zaten evlenmemişlerdi, sonrasında da ayrılık geldi. İş insanı Bing; Damian'ı oğlu olarak kabullenmedi. Yapılan DNA testlerinden sonra gerçek ortaya çıktı. Fakat Damian babasının soyadını kullanmaya hak kazanamadı. Hatta onun mirasından da men edildi. Hurley oğlunu tek başına büyüttü.. Aradan yıllar geçtikten sonra Steve Bing, kendi elleriyle hayatına son verdi. Onun ölümünün ardından Hurley, yaptığı bir sosyal medya paylaşımıyla bu durumun kendisini ve oğlunu nasıl etkilediğini anlattı. Kendisinden ayrılan, öz oğlunu bile istemeyen Bing'in arkasından tek bir kötü söz etmedi. KUCAĞINDA BEBEĞİYLE EVLENDİKucağında küçücük bebeğiyle hayatta bir başına kaldığı dönemde Hint asıllı İngiliz iş insanı Arun Nayar ile tanıştı Hurley. 2007 yılında da dillere destan bir dizi törenle evlendiler. Önce Hindistan'da ülkenin geleneklerine uygun törenler yapıldı. Sonra da bu kutlamalara Londra'daki düğünle nokta konuldu. Bütün o süreçte Damian da hep çiftin yanındaydı. Hatta annesinin kocasına "baba" bile demeye başlamıştı. Fakat 2011 yılına gelindiğinde Hurley'in adı büyük bir ihanet skandalına karıştı. SKANDAL AŞK, EVLİLİĞİN SONUNU GETİRDİDönemin en ünlü kriket oyuncularından Shane Warne ile yaptığı kaçamak paparazzi objektiflerine takıldı. Nayar ile boşandılar. Hurley, kocasına ihanet etmediğini, evliliklerinin fiziken zaten bittiğini söylese de yine de bu olay "skandal" olarak uzun süre konuşuldu. Hurley'in Warne ile ilişkisi çok uzun sürmedi. Sporcu eski karısına geri döndü ve aşkları bitti. Ama dostlukları hep baki kaldı. Elizabeth Hurley, bir kez daha eski aşkının hayata vedasına tanık oldu. Shane Warne, 2022 yılında gittiği Tayland tatilinde hayata veda etti. Hurley, onun ardından da tek bir kötü söz söylemedi. Hatta sosyal medyadan ona "Hoşça kal aslan yüreklim" diye veda etmesi de uzun süre unutulmadı. ESKİ KOCASIYLA DA ESKİ SEVGİLİSİYLE DE DOSTLUĞUNU BOZMADIElizabeth Hurley, hayatına giren ve çok konuşulan aşklarıyla belki onlara içinden kırılsa da küskün kalmadı. Kocası Arun Nayar ile evliliği eski sevgilisi Hugh Grant ile dostluğunu bozmadı. Hatta evliliklerinin ilk döneminde Nayar ile tatile giderken onlara Grant da eşlik etti. Hurley, geçen yıla da eski kocası Nayar ile veda etti. Sonuç olarak eski eşler hala birbirleriyle görüşüyor, zaman zaman buluşuyorlar. 'ESKİ EŞLER VE SEVGİLİLER AİLEDEN BİRİ GİBİ OLUR': Hurley, neden böyle davrandığını da birkaç yıl önce verdiği bir röportajda anlatmıştı zaten:  " Eski sevgilileriniz sizin hayatınızın bir parçası olur, siz de onların hayatının. Birlikte inişler ve çıkışlar yaşamışsınızdır. Bu yüzden onlar aileden biri gibi olur. Ama gün gelip ayrıldığınızda onları "fotoğraflardan kesip atmazsınız, ya da hiç konuşmamak gibi bir yolu seçmezsiniz."

Devamını Oku

Sonunda evlendiler! Bir 'evet' dedi, hayatı değişti... Yılın sosyete düğünü!

8 Haziran 2024

O düzen, o gösteriş, benzerine filmlerde rastlanacak gibi olur... Yol kenarında kurulan barikatların ardına dizilenler şanslı ve mutlu çifti görebilmek için birbiriyle yarışır.Tören bittikten sonra da ardından uzun uzun 'düğün dedikodusu' yapılır. Gelinden damada, konuklardan görevlilere herkes ince ince mercek altına alınır.İşte İngiltere'nin başkenti Londra tam da böyle bir törene ev sahipliği yaptı.YILIN SOSYETE DÜĞÜNÜPrens William'ın ve bütün İngiliz kraliyet ailesinin yakın aile dostu olan Westminster Dükü Hugh Grasvenor ile bir süredir nişanlı olduğu Olivia Henson, bugün düzenlenen gösterişli bir törenle hayatlarını birleştirdi.33 yaşındaki Grosvenor ile 31 yaşındaki Olivia Henson'ın düğünü daha aylar öncesinden basının gündemini meşgul etmeye başlamıştı. Hatta bu tören daha gerçekleşmeden "yılın düğünü" unvanını aldı bile.Gelin Olivia'yı törenin yapılacağı katedrale babası Rupert getirdi. O sırada baba kız, ünlü bir otomobil firması tarafından sağlanan klasik bir otomobili kullandı.KUTLAMA YEMEĞİ VE EĞLENCE AİLENİN MÜLKÜNDESade ama çok şık gelinliği içinde mutluluktan ışıldayan Olivia'yı törenin yapılacağı Chester Katedrali'ne babasının kolunda girdi. O sırada da çevrede toplananların sevgi gösterilerine gülümseyip el sallayarak karşılık verdi.Nikahın ardından çift, 400 konuğunu Grosvenor ailesinin sahibi olduğu Eatol Hall'da düzenlenen bir yemek ve partide ağırladı.Düğünde Prens William oğlu George'un vaftiz babası ve çocukluğundan beri yakın dostu olan Hugh Grosvenor'ı yalnız bırakmadı.Onun sağdıcı olarak görev aldı. Normalde eşi Kate Middleton da törene katılırdı ancak kanser tedavisi yüzünden evde çocuklarıyla kaldı.İNGİLTERE'NİN EN GÖZDE BEKARIYDISoylu bir aileden gelen damat Hugh Grosvenor, Henson ile nişanlanıncaya kadar İngiltere'nin en gözde bekarı olarak biliniyordu. Bugünkü düğünün ardından artık bu unvanını daha yeni nesillere devretti.Grosvenor, sahip olduğu 10 milyar sterlin servetiyle Sunday Times'ın dünyanın en zenginleri listesinde 14'üncü sırada yer alıyorSoylu bir aileden gelen Hugh Grosvenor'un babası 6'ncı Westminster Dükü Gerald Grosvenor. Annesi ise Natalie Grosvenor. Annesinin kökenleri Rusya'nın son hükümdarı Nikolai Romanov'un ailesine kadar uzanıyor.Ayrıca anne tarafından ünlü Rus yazar Alexander Pushkin ile onun karısı Natalia Nikolayevna Goncharova ile de kan bağı bulunuyor.Hugh ile Olivia törenin ardından resmen karı- koca olarak coşkulu kalabalığın karşısına çıktı. Mutlu çift orada da birbirlerine romantik bir öpücük verdi.Gelin Olivia Henson, törenin yapılacağı Chester Katedrali'ne babası Rupert'ın kolunda girdi.Evlilik sonrası Westminster Düşesi unvanını alan Olivia Henson'ın gelinliği gayet sadeydi. Sırt kısmında bir dekolte detayı bulunan gelinliğin bir de kuyruğu vardı. Duvak da yine sade ama gayet şıktı.Olivia'nın görünümünde en çok dikkat çeken ayrıntılardan biri ayakkabıları oldu. Genç kadın, geleneksel beyaz yerine mavi renkli, fiyonklu bir ayakkabı giydi. Gelinin mavi ayakkabılarının ise geleneksek bir anlamı var. Düğünde gelinin mavi herhangi bir aksesuar ya da giyim eşyası kullanması, sadataki ve saf sevgili simgeler. Aynı zamanda mavi rengin tıpkı bizim geleneğimizde yer alan nazar boncuğu gibi kötü enerjiden koruduğuna da inanılıyor.Olivia'nın duvağına ve gelinliğinin kuyruğuna hakim olmak için yardım alması gerekti.Heyecanı yüzünden okunan gelin, evlilik töreninde saçlarını toplamayı tercih etti.Olivia Henson'ın gelinliği İngiliz modacı Emma Victoria Payne'in imzasını taşıyordu. Duvağı ise Grosvenor ailesinin evlenen kızlarının ya da aileye katılan gelinlerinin düğün günü takması için tasarlanan zarif bir taçla topuzunun üzerine yerleştirildi.Gelinlikte sadece Grosvenor ailesinin değil kendi ailesinin izleri de vardı. Genç kadının duvağı ise kendi büyük büyük annesinin 1880'de giydiği gelinliğin duvağındaki çiçek desenlerini içeriyordu.Zarif gelinliğin en çok dikkat çeken yanı da kuyruğu ile duvağı oldu.Gelinin çiçekleri ile Grosnevor ailesinin atalarından kalan mülkün bahçesinden toplandı.Gelinin nedimeleri beyaz elbiselerini siyah ayakkabılarla tamamladı. Hem ellerinde çiçek buketleri hem de başlarında çiçekten taçlar vardı.Nikah sonrası gelin ve damat, küçük nedimelerle birlikte katedralden çıktı.Olivia, esen rüzgar yüzünden kuyruk ve duvağının kontrolü için yardıma ihtiyaç duydu.ÜÇ KIZ KARDEŞ ARASINDA TEK ERKEK ÇOCUKAilesinin dört çocuğundan biri ve tek oğlu olan Hugh Grosvenor, yükseköğrenimini New Castle Üniversitesinde tamamladı. Ardından da kendi aile şirketinde çalışmaya başladı.Babasının 2016 yılındaki ölümünün ardından da hem onun unvanını hem de 9 milyar sterlinlik servetini devraldı.Hem geldiği aile hem de iş dünyasındaki kendi çalışmaları sayesinde daha 30'lu yaşlarının başında dünyanın en zenginleri listesine giren Hugh Grosvenor, geçen yıl Olivia Grace Henson ile nişanlandı.Her ne kadar kendisi de varlıklı bir aileden gelse de bu düğün ile Henson'ın hayatı da değişti. Hugh Grosvenor ile resmen hayatını birleştirdikten sonra Westminster Düşesi unvanını aldı.DAMADIN İNGİLİZ KRALİYET AİLESİYLE YAKIN BAĞLARI VAR: WILLIAM DA ORADAYDIBu düğünün bunca önemsenmesinin ve yılın düğünü olarak ilan edilmesinin nedenine gelirsek... Grosvenor ailesinin İngiliz kraliyet ailesiyle yakın bağları var.Grosvenor ailesi 1600'lü yıllardan itibaren kendi emlak imparatorluğunu kuran bir aile. Damat Hugh'un adını taşıdığı büyük büyük dedesi Hugh Lupus Grosvenor, 1874 yılında dönemin kraliçesi Victoria tarafından Westminster Dükü olarak ilan edildi.Bundan sonra da İngiliz kraliyet ailesiyle bağları daha da sıkılaştı. Hugh Grosvenor'ın babası Gerald, Kral Charles'ın yakın dostuydu.Bu yakınlık Gerald'ın 2016 yılında ölümüne kadar sürdü. Ayrıca Hugh'unh vaftiz babası da Kral Charles.Ama bu kadar da değil.Hugh Grosvenor, Prens William ile Prens Harry'nin de yakın dostu. William ile Kate'in en büyük çocuğu George'un vaftiz babası. Aynı şekilde Prens Harry ile Meghan Markle'ın ilk bebeği Archie'nin de vaftiz babası.   

Devamını Oku

Ünlü oyuncunun hayatında yeni bir sayfa açıldı... Annesi inatla onu doğurmasaydı kimse böyle bir güzelliği göremeyecekti

2 Haziran 2024

Annesinin inadı sayesinde dünyaya gelen bu ünlü oyuncu, daha bebekken yine onun sayesinde kamera karşısına geçti.Eşine az rastlanır güzelliği sayesinde de çocuk yaşta oyuncu olarak kariyerinin zirvesine çıktı. Aslına bakılırsa 'film olacak kadar' da ilginç ve çalkantılı bir hayat yaşadı.O ünlü oyuncu için 31 Mayıs 2024 günü hayatında yepyeni bir sayfa açıldı. Güzeller güzeli oyuncu, 59'uncu yaşına "merhaba" dedi... Yani hayatının 6 ile başlayan yaşlarına sadece bir yıl kaldı.Daha kendisi bile olup bitenin farkına varamayacak kadar küçükken ünlü olan bu oyuncu Brooke Shields'in ta kendisi!YENİ YAŞINA GİRDİAnnesinin kararlılığı sayesinde 31 Mayıs 1965 günü dünyaya gözlerini açan Shields, yeni yaşına girdi. Bu özel günü kocası Chris Henchy, kızları Rowan ve Grier ile kutladı ama sosyal medyadan da dünyaya geldiği günün altını çizmeden geçemedi.Shields, gençlik yıllarından kalan bir fotoğrafını, Instagram sayfasından paylaştı ve "Doğum günü ruh halim" diye yazdı. Paylaşımına da takipçilerinden beğeni ve yorum yağdı.60 yaşına yani hayatının yeni dönemine sadece bir yıl kalan Shields, bu konuya da hazır zaten. Büyük kızı Rowan'ı üniversite için uğurlayan oyuncu, People dergisine verdiği röportajda küçük kızı Grier'ın da yakında yuvadan uçacağını anlatmıştı.İki kızını da kendi hayatlarına doğru uğurladıktan sonra evlerinin boş kalacağını söyleyen Shields, yüreği sızlasa da genç kızları adına heyecanlı olduğunu saklamamıştı.İster misiniz sinemanın 1980'li ve 90'lı yıllarına damgasını vuran bu ünlü yıldızın 59 yıllık hayat hikayesinin köşe taşlarını hatırlayalım.ANNESİNİN İNADI SAYESİNDE DÜNYAYA GELDİÖncelikle Brooke Shields, annesi Teri'nin inadıyla dünyaya geldi. Onun yönlendirmesiyle hayatı şekillendi. Hatta yıllar içinde anne- kız çekişmelerini çok yaşasalar da annesi Teri'nin Shields için hep ayrı bir yeri oldu.Teri, Brooke'un babası Francis Alexander Shields ile evlilik öncesi bir ilişki yaşadı. O sırada da hamile kaldı. O sırada 31 yaşındaydı ve sevgilisine hamile olduğunu söyledi.Başta Frarces Alexander olmak üzere kimse bu bebeği istemedi. Hatta adamın varlıklı ailesi, güzel oyuncunun annesine "Bu bebeği aldır" diyerek para bile verdi. Ama bebeğini doğurmak isteyen genç kadın, o parayla doktora gitmek yerine kendi zevki için harcadı.BEBEKKEN BİLE EŞSİZ BİR GÜZELLİĞİ VARDISonunda hamile olan Teri ile Frances Alexander evlendi, kız bebek de dünyaya geldi. Ama evlilik çok kısa sürdü.Daha doğduğunda bile güzelliğiyle dikkat çeken Brooke, aylıkken anne ve babası yollarını ayırdı. Annesi bir daha hiç evlenmedi ve hayatını, kızının kariyeri uğruna harcadı.Babası ise daha sonra tekrar evlendi ve başka çocukları oldu. Sonradan gerçekten annesinin hayal ettiği gibi sinemada kariyer basamaklarını koşarak tırmanan güzel oyuncu ise babasına hiç küsmedi. Ölünceye kadar onunla arasını iyi tuttu.'NE KADAR GÜZEL OLDUĞUMU SÖYLEDİLER... BENİM YÜREĞİM YANDI'Brooke Shields, henüz 1 yaşındayken bir reklam filminde oynayarak kariyerine başladı. Daha bebekken eşine az rastlanır bir güzelliğe sahipti.Zaten kariyeri de bunun üzerinde şekillendi. Onu spot ışıklarının altına yönlendiren de geçmişte kendisi de oyuncu olmak isteyin bunu başaramayan hayalini kızında gerçekleştiren annesi Teri oldu.Shields, gençlik yıllarında hep güzelliğini ön plana çıkaran filmlerde oynadı. O zamanlar belki farkında değildi ama yıllar ilerledikçe o yılları daha farklı değerlendirmeye başladı.Kariyerinde yükselirken kendisine yönelen bakış açısını da eleştirmeye başladı. Çünkü bir röportajda söylediğine göre sadece güzel bir kadın olarak nitelendirmek onu aslında içten içe üzdü.Bunu da şöyle özetledi Shields " Hayatım boyunca bana ne kadar güzel bir yüzüm olduğu, bir seks sembolü olduğum söylendi. Bu da benim yüreğimi yaktı."MAVİ GÖZLER, DALGALI VE UZUN SAÇLAR GÜZELLİĞİN SİMGESİ OLDUBrooke Shields, kendisi çok memnun olmasa da 1980'ler ve 90'lar boyu kadın güzelliğinin simgesi olarak anıldı.Henüz 12 yaşındayken Louis Malle'in yönettiği Pretty Baby, adlı filmde bir hayat kadınının kızını canlandırdı. Küçük yaşına rağmen sergilediği oyunculuk performansı ve onun da ötesinde duru güzelliğiyle bir anda yıldız oldu.O artık popüler kültürün vazgeçilmez simgelerinden biriydi. Ama aynı zamanda bir tür nesne haline de dönüştü.Hayatı boyunca menajerliğini de üstlenen annesinin, daha küçücük bir çocukken kendisinin bir nesne haline dönüştürülmesine ses çıkarmadığı iddialarını da hep çürüttü. Annesini savundu Shields.ANNESİ, KENDİ HAYALLERİNİ KIZIYLA GERÇEKLEŞTİRDİDünyaya gelmesinden beş ay sonra da ailesi boşandı. Brooke annesiyle yaşamaya başladı. Annesi Teri Schmon, oyuncu olmaya hevesliydi.Ama belli ki kendisinin gerçekleştiremediği bu hevesini kızı üzerinden gerçeğe dönüştürmek istedi. Daha küçücükken bir reklam filminde oynadı. Sonra da kendisine ün kazandıran o film geldi: Pretty Baby.O sırada henüz 12 yaşındaydı. İleri sürülenlere göre yapımcılar bu rol için o sırada 14 yaşında olan Jodie Foster'ı istedi ama yönetmen Louis Malle'in tercihi Brooke Shields'den yanaydı. Sonunda da onun istediği oldu.O kadar küçük bir çocukken 29 yaşındaki rol arkadaşı Keith Carradine ile öpüşme sahnesinde bile rol aldı Shields.Söz konusu film, çok ağır biçimde eleştirildi. Shields filmde Susan Sarandon'ın canlandırdığı bir hayat kadınının New Orleans'ın 'kırmızı fener sokağında' onunla birlikte yaşayan kızını oynuyordu.Film, çok ağır eleştiriler aldı. Fakat Shields bunlara karşı durdu. Pretty Baby'nin, içinde yer aldığı en yaratıcı ve sanatsal çalışmalardan biri olduğunu söyledi. Ama şunu da ekledi: "Bugün olsa bu yaşta bir oyuncuyla bu film çekilmezdi."HEP GÜZELLİĞİ ÖN PLANA ÇIKARILDIBu filmden iki yıl sonra yine onun güzelliğinin ve cinselliğin ön plana çıktığı The Blue Lagoon adlı film geldi.Bir gemi kazasından kurtulan ve ıssız adaya düşen iki gencin öyküsüydü bu film. Rol arkadaş Christopher Atkins'ti.İkisi de film boyunca neredeyse yarı giyinik dolaşıyorlardı. Her ne kadar o filmin sevişme sahnelerinde Shields yerine dublör oynasa da filmin yapımcıları hatta annesi Atkins ile Shields'ın birbirlerine gerçekten aşık olması için onları yönlendirdi. Fakat öyle bir gelişme olmadı.ANNESİNE ÇOK ELEŞTİRİ GELDİBu filmden sonra artık Brooke Shields'ı bir cinsellik sembolü olarak zirveye yerleştiren Endless Love (Sonsuz Aşk) geldi.Bu filmin yönetmen koltuğunda da Franco Zeffirelli oturuyordu. Shields, o filmi çekerken de henüz kimseye aşık olmamış ve onunla birliktelik yaşamamıştı.Bu yüzden de anlattığına göre filmin yakınlaşma sahnesinde bir türlü Zeffirelli'nin istediği yüz ifadesini veremedi. Yönetmen de onun ayak parmağını bükerek istediği yüz ifadesini almaya çalıştı.Bütün bunlar olurken yanında hep annesi Teri vardı. Zaten o sırada kötü alışkanlıklarıyla gündemde olan anne Teri, kızının böyle nesneleştirilmesine ses çıkarmadığı için eleştirildi.Ama Brooke Shields, onu da hep savundu. Teri'nin 2012'de ölümünden sonra "Aslında biz birbirimize çok yakındık" diye anlattı o dönemi.Arkasında annesinin desteğiyle bu üç film ve ardından yine cinselliği çok öne çıkardığı için eleştirilen ve yine Shields'in "aslında öyle değildi" diye savunduğu bir blue jean reklamı sayesinde Brooke Shields'in şöhreti büyüdükçe büyüdü.İTİRAFI ONU 'ARZU NESNESİNE' DÖNÜŞTÜRDÜKoyu renk dalgalı saçları, mavi gözleri ve kalın kaşlarıyla bütün dünya onu "Brooke" olarak tanıyordu. Hakkında "o kadar güzel ki onu gören güçlü adamlar bile ellerindeki puronun külünü silkelemeyi unutuyor" diye benzetmeler yapıldı.Bu arada o dönemin gece hayatının en çılgın merkezlerinden biri olan Studio 54'ün de maskotu oldu Brooke Shields.İşte o dönemde onun 22 yaşına kadar hiçbir erkekle birlikte olmaması ve bunu da açıkça ilan etmesi Shields'i başka bir noktaya taşıdı.Eskisinden çok daha yoğun bir şekilde bir arzu nesnesine dönüştü. Ama aynı zamanda tuhaf bir şekilde ona bir tür koruma kalkanı da oldu. Her ne kadar cinselliğini öne çıkaran filmlerde oynasa da güzelliği göz kamaştırsa da Brooke Shields bir yandan da bu tür özellikleriyle gündeme geliyordu.GECE EN GEÇ 22:00'DE EVDE OLMASI GEREKİYORDUYani rol aldığı Pretty Baby, Sonsuz Aşk ve Mavi Göl filmlerinde seyircinin gördükleriyle onun gerçek hayatı arasında dağlar kadar fark vardı.Ama bir yandan da bu durum Shields için derin bir kimlik krizinin sebebiydi. Bir yanda hem iflah olmaz bir alkolik olan hem de güzel kızını şöhretin kollarına iten annesi vardı.Diğer yandan da onun kameralar karşısında yarattığı o bambaşka hayat. Kızını daha 11 aylıkken bir reklam filminde oynatan Teri, Brooke'un erkenden ortaya çıkan bu yeteneğinin meyvelerini topluyor ve kazancını emlak yatırımlarına aktarıyordu. Kızını film setlerinde asla yalnız bırakmıyordu ve özel hayatını da kendisi şekillendirmeye çalışıyordu.Brooke Shields ise annesine yönelik eleştirilerin karşısında bir kale gibi dikildi her zaman. Onun henüz 12 yaşındaki kızının film tanıtımı için bir küvette yarı çıplak yatmasına izin veren korkunç bir anne olduğu algısını yıkmaya çalıştı sürekli.Annesiyle aslında çok yakın olduklarını söyledi her fırsatta. O dönemde anlatılanlara göre Shields, her ne kadar klasik bir Hollywood kızı gibi görünse de akşamları en geç sat 22:00'de evinde olması gerekiyordu.BİRLİKTELİK YAŞADIĞI İLK ERKEĞE AŞIK OLMUŞTUÖte yandan bazı ünlülerle yakın arkadaşlığı da vardı. Mesela 17 yaşındayken kendisinden çok büyük olan John Travolta onu okuduğu liseden alabiliyordu.Dönemin en ünlü şarkıcılarından George Michael ile sıkı bir arkadaşlık kurmuştu. Anlattığına göre Shields, gerçek aşkı üniversitede okurken tatmıştı.Princeton'da Fransız dili ve edebiyatı eğitimi alırken aynı okulun öğrencisi olan Dean Cain'e aşık oldu. O sırada 22 yaşındaydı ve Cain, birliktelik yaşadığı ilk erkek oldu.'TERK ETMEK Mİ? BEN ONUNLA EVLENİYORUM ANNE!Sonra Brooke Shields, dönemin en ünlü tenis yıldızlarından Andre Agassi'ye aşık oldu O sırada neredeyse 30 yaşındaydı.Hatta onunla evlenmek uğruna belki de hayatında ilk kez annesine karşı geldi. Onu bırakmasını söyleyen annesine "Bırakmak mı? Ben onunla evleniyorum" dedi ve dediğini de yaptı.Çift 1997 yılında evlendi. Ama evlilik uzun sürmedi. iki yılda bitti. Çünkü Agassi'nin kıskançlığı insanı canından bezdirecek türdendi.MICHAEL JACKSON İLE İLİŞKİSİ HEP SORU İŞARETİ YARATTIBir dönem Shields ile Michael Jackson'ın yakınlığı çok konuşuldu Shiedls aslında 13 yaşındayken onunla arkadaş olmuştu. Hatta Elizabeth Taylor'ın düğünlerinden birine ikili birlikte katıldı.Öte yandan Jackson'ın ona hayranlığı da bilinen bir durumdu. Öyle ki Michael Jackson'ın Shields'e defalarca evlenmeyi ve birlikte çocuk evlat edinmeyi önerdiği söylendi. Fakat Shiedls asla arkadaştan daha öte oymadıklarını ısrarla tekrarladı.EŞİYLE BİR STÜDYODA TANIŞTIBrooke Shields'ın şimdiki hayatına gelirsek... Bir stüdyoda tanıştığı Chris Henchy ile 2001 yılında evlendi ve iki kız çocuğu annesi oldu. Bir ara doğum sonrası depresyonuyla gündeme gelen Shields, şimdi eskisinden daha sakin ve daha durmuş oturmuş bir yaşam sürüyor.

Devamını Oku

'Hâlâ yardım edebilirsiniz'... Ürküten videoya yanıt geldi: Kate kendini iyi hissederse balkona çıkabilir!

1 Haziran 2024

O ilk dönemlerde yüzüne doğru patlayan paparazzi flaşlarından yürüyemez hale geldiğinde de, evinin önünde fotoğrafçılar kamp kurduğunda da ileride başına geleceklerin ilk ipuçlarını almıştı zaten.Güçlü ve soğukkanlı kişiliği sayesinde gencecik yaşında bütün bunların üstesinden gelmeyi başardı.Ama 2011 yılında Prens William ile evlenmesinin ardından önce Cambridge Düşesi sonra da Galler Prensesi olan Kate Middleton, bu yılın ocak ayından bu yana yaşadıklarını ve görünüşe göre daha da yaşayacaklarını belki hayal bile edemezdi.40'lı yaşlarının başında kansere yakalanıp büyük bir sağlık mücadelesi vereceği de belki hiç aklına gelmemişti. Üstelik bunun sonucunda normal bir insanı bile bunaltıp nefessiz bırakacak böylesine dudak uçuklatan teorilerin merkezine yerleşeceği de! Ama işte olanlar oldu...Son olarak geçen yıl 25 Aralık'ta Noel ayini sırasında tüm ailesiyle birlikte halkın arasında görüntülenen Kate ondan sonra ortadan kayboldu.HAKKINDAKİ SÖYLENTİLER YAZILSA ROMAN OLURÖnce bu yılın ocak ayında karın bölgesinden bir operasyon geçirdiği ve nisan ayına kadar iyileşip dinleneceği açıklandı.Ama zaman uzadıkça Kate, özellikle de sosyal medyada hayal gücü sınırsız komplo üreticilerinin malzemesine dönüştü.Kocası William'ın, onu aile dostlarının karısı Rose Hanbury ile aldattığı, Kate'in de artık buna dayanamayıp gittiği ileri sürüldü.İddialar daha da ileri gitti ve Kate'in öldüğü bile konuşulur oldu. Öyle ki bu söylentiler hala tam olarak bitmiş değil.Sonunda 22 Mart'ta resmi olarak paylaşılan bir videoyla önleyici kanser tedavisi gördüğünü kendi ağzıyla söyledi.Yine de bu açıklamalar ortalığı sakinleştirmek yerine daha da karıştırdı. Hatırı sayılacak kadar geniş bir kitle videonun yapay zeka ürünü olduğunu, Kate'in başına açıklanmayan kötü bir şey geldiğini savunmayı sürdürdü.Elbette onun söylediklerine inananlar da vardı. Sonuç olarak kanser tedavisi sırasında insanların bağışıklığının düşmesi, bu yüzden enfeksiyondan kaçınmak için kalabalıktan uzak durması gerektiği biliniyor. Ayrıca tedavinin gözle görülür yan etkileri de cabası. Bu çerçevede düşünenler Kate'in açıklamasını inandırıcı buldu. Bir an önce sağlığına kavuşması için de sosyal medya üzerinden ona iyi dileklerini gönderdi.SOSYAL MEDYA YIKILIYOR: 'KATE NEREDE?'Ama diğer yandan sosyal medyada "vahşi" diye tanımlanabilecek komplo teorileri de sürüp gidiyor."Where Is Kate Middleton" (Kate Middleton Nerede?) etiketi altında binlerce kişi Twitter'da Kate'in kansere yakalandığına ve tedavi gördüğüne inanmadığını açık açık belli ediyor. Ne pahasına olursa olsun onu bir dakikalığına bile onu kanlı canlı görmek istiyor.Son birkaç gündür de sosyal medyada bu konuda hazırlanmış "tüyler ürperten" bir video dolaşıyor. Yapay zeka ürünü olduğu zaten belirtilen video o kadar gerçek ki teknolojiyle neler yapılabileceğinin ürkütücü bir örneği olarak bile görülebilir.Videoda Kate'in sesi, aksanı, vurgusu neredeyse kusursuz olarak taklit edilmiş durumda. Görüntüsüne hiç girmiyoruz bile!TÜYLER ÜRPERTEN VİDEOO videoda Kate Middleton "25 Aralık 2023 günü Sandringham, Norfolk, İngiltere'de ailemle birlikte son kez halkın karşısına çıktım. Halkın arasında görünmeyeli beş ay oldu" diyerek başlıyor sözlerine.Sonra da şöyle devam ediyor: "Benim için çok anlamı olan çocuklarımla birlikte de görüntülenmedim. Manipüle edilmiş fotoğraflarım ve videolarım yayınlandı. Bunlara şu anda izlediğiniz video da dahil. Lütfen soru sormaya devam edin. Bir şeyler yanlış gidiyor ve hala yardım edebilirsiniz"Üstelik bu kadar da değil. Yine sosyal medyada Kate'in yanında kocası Prens William ile birlikte göründüğü yapay zeka ürünü bir video hazırladığını açık açık söyleyenler bile var.Aslına bakılırsa daha resmi olarak aileye katılmadan önce bile milyonların ilgisini çeken Kate Middleton'ın böyle uzun süre ortadan kaybolmasına gösterilen ilgi normal sayılabilir.KRİZ YÖNETİMİ ÇOK BAŞARILI BULUNMADIAma birçok uzmana göre Kensington Sarayı da bu süreci çok da iyi idare edemedi.Önce Kate ile William'ın resmi Instagram sayfasından bir Anneler Günü fotoğrafı yayınlandı. Kısa süre içinde bu görüntünün üzerinde aşırı oynandığı ortaya çıktı. Ajanslar bile servis ettikleri görüntüyü geri çekti.Prenses'in ortadan kaybolma sürecinde Kate'in annesi Carole ile birlikte otomobilde giderken çekildiği ileri sürülen bir fotoğrafı ortaya çıktı. Ama o karede güneş gözlüğü takmış kadının Kate olduğuna kimse inanmadı.Bunun ardından Kate ile William'ı Windsor'daki bir yerel pazarda alışveriş edip çıkarken gösterdiği iddia edilen bir video İngiliz basınında manşetlere bile çıktı. O görüntülerdeki genç kadının Kate olduğuna da kimse ikna olmadı. Zaten onun üzerinden çok zaman geçmeden Kate Middleton, yayınlanan videosuyla başına gelenleri anlattı.Fakat bu bile komplo teorilerini durdurmaya yetmedi, hatta çeşitlendirdi. Çünkü aradan zaman geçtikçe Kate'in artık hayatta olmadığına ya da evlilik sorunları nedeniyle ortadan kaybolduğuna inananların sayısı giderek artıyor.Üzerinde aşırı oynanmış Anneler Günü paylaşımı Kate ile ilgili söylentileri zirveye çıkardı. Galler çiftinin resmi Instagram sayfasında yer alan bu fotoğrafı haber ajansları önce servis etti, sonra geri çekti.İKİ ÇOCUĞUNUN NEREDE OLDUĞU DA MERAK KONUSUBu arada Galler çiftinin en büyük çocuğu George, geçtiğimiz haftalarda babası William ile bir futbol maçına gitti. Yani aylar sonra ortaya çıktı.Ama çiftin diğer iki çocuğu Charlotte ve Louis de beş aydır ortada yok. Bu da komplo üretenler için ayrı bir merak konusu.Bütün bunlar olup biterken People gibi ciddi dergiler de dahil birçok basın kuruluşu, Kate'in bazen ailesiyle birlikte bazen de tek başına gezintiye çıktığı haberleri yayınlandı.Fakat bunların hiçbirinde görüntü ya da fotoğraf olmadığı için milyonlarca kişi bunu da inandırıcı bulmadı.ÖNCE TÖRENE KATILMAYACAĞI AÇIKLANDIDurum böyleyken bu sabah da çarpıcı bir iddia İngiliz basınında yer aldı. Ama ondan önce olayı bir kısaca anlatalım...Bilindiği gibi askeri bir geçit töreni olan Trooping The Colour, aynı zamanda hükümdarın doğum günü olarak da kutlanıyor.Bu geçit sırasında İngiliz kraliyet ailesinin önde gelen üyeleri de Buckingham Sarayı'nın balkonuna çıkıp halkı selamlıyor. Ondan bir hafta önce de bir askeri prova yapılıyor.Normalde bütün bunlara aileye gelin olduğundan bu yana Kate de katılıyor. Ama dün konuşulanlara göre tedavisi süren Kate bu yıl törende yer almayacaktı. Kensington Sarayı'nın dün yaptığı açıklama bu şekildeydi.YENİ İDDİA: YETERİ KADAR İYİ HİSSEDERSE BALKONA ÇIKABİLİRFakat bugün İngiliz Daily Mirror gazetesinde bu konuda başka bir iddia yer aldı.Buna göre Galler Prensesi Kate, eğer kendini yeterince iyi hissederse 15 Haziran'da yapılacak olan Trooping the Colour etkinliği kapsamında Buckingham Sarayı'nın balkonuna çıkıp bir sürpriz yapabilir.Özetle bu ayrıntı kesin olmasa da Kate'in ve sağlık ekibinin bu durumu dikkate alıp üzerinde düşündüğü ileri sürüldü.CHARLES BU KEZ AT ÜSTÜNDE DEĞİL BİR ARABADA OLACAK: Bu arada kendisi de kanser tedavisi gören Kral Charles da bu önemli törende bir değişiklik yapacak. Askeri birlikleri her zamanki gibi at üstünde değil özel bir atlı arabada yanında karısı Camilla ile birlikte tören geçişini gerçekleştirecek.

Devamını Oku