Bu yılın başında karın bölgesinden büyük bir ameliyat geçiren sonra da mart ayında kansere yakalandığını kendisi açıklayan 42 yaşındaki Kate Middleton, altı aylık bir aranın ardından, 15 Haziran'da ilk kez halkın karşısına çıktı.Prenses, her zamanki zarafetiyle İngiliz kraliyet ailesi için çok önemli olan bir etkinliğe katıldı. Bu kadar çok seveni ve merak edeni olduğu için de aslında o günün yıldızı olması gereken Kral Charles'ı bile gölgede bıraktı.ERTESİ GÜN BÜTÜN DÜNYANIN MANŞETLERİNDEYDİBu arada küçük bir hatırlatma... Her ne kadar Trooping The Colour, kökleri çok eskilere dayanan bir askeri tören olsa da aynı zamanda tahttaki hükümdarın da doğum günü olarak kutlanıyor.Yani aslında o günkü tören Charles'ın onuruna gerçekleştirildi. Ama sonuç olarak günün yıldızı, en çok konuşulan ve ertesi gün basının manşetlerini süsleyen kişisi Galler Prensesi Kate Middleton oldu.Aslında bir süredir bu önemli günde balkona çıkacağı hakkında söylentiler dolaşan Kate Middleton'ın o gün törende yer alacağı kesin değildi. Hatta aylar önce törene katılacaklar listesinden ismi çıkarılmıştı. Törenden birkaç gün önce yayılan söylentilere göre de Kate o törene katılamayacaktı.Trooping The Colour'dan bir gün önce kocası Prens William ile birlikte kullandığı resmi sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı ve hayranlarını sevindiren mutlu haberi verdi. Yine de herkes törende Kate'i görünceye kadar kafasındaki soru işaretlerini bir türlü silip atamadı. Çünkü sağlık sorunu ciddiydi ve her an bir aksilik olabilirdi.Sonuçta Kate sözünü tuttu ve törendeki yerini aldı. Üstelik sadece balkona çıkmakla kalmadı, atlı arabada üç çocuğuyla birlikte Buckingham Sarayı'na ulaştı. Sonra da ailenin önde gelenleriyle birlikte balkondan kendisini görmeye gelenleri selamladı.KAYINPEDERİNE DESTEK İÇİN FEDAKÂRLIK YAPTIAslında Kate'in törenin başından beri çekilen fotoğraflarına bakıldığında yüzünün her zaman gülmediği de dikkat çekti. Mücadele ettiği hastalığın fiziksel ve psikolojik etkileri, gördüğü tedavinin yarattığı yorgunluk kimi zaman dışa yansıyordu çünkü.Tören boyunca bazen Kate'in gözlerinden bulutlar geçti, bazen gülümsemesi yarıda kesildi. Bir an da Kate ayakta dururken gözlerini uzun süre kapalı tuttu. Fakat yine de aileye katıldığı ilk günden bu yana olduğu gibi görevini eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirdi. Günü de sarayın balkonundan gülümsemeler saçarak tamamladı.İngiliz basınının bu konudaki yorumlarına bakılırsa Kate Middleton, İngiliz kraliyet ailesi, özellikle de bu yılın başından beri ortak kaderi paylaştığı yani aynı hastalığın farklı türüyle mücadele eden kayınpederi Kral Charles için fedakarlıkta bulundu. Hastalığına ve bunun yarattığı yorgunluğa rağmen görevini yerine getirdi.AKSİ HALDE TÖREN RENKSİZ GEÇECEKTİBu konuda yapılan yorumlara göre tüm aile bu özel günün kusursuz bir şekilde gerçekleşmesini istiyordu. Bunun için de en çok ilgi çeken üyelerin orada bulunması gerekiyordu.Bu üyeler de elbette Prens William, karısı Kate ve üç çocukları George, Charlotte ve Louise... Ailenin vitrin yüzleri olmadan bu tören de sıkıcı ve renksiz geçecekti.Bir dönem Prens William'ın karısı törene katılamasa bile çocuklarıyla birlikte gideceği konuşuldu. Elbette öyle bir durumda da yine renkli görüntüler sergilenecekti. Yine de bir eksik bir şeyler kalacaktı.Ayrıca bir de zorlu bir durum ortaya çıkacaktı. Galler çiftinin büyük çocukları George ve Charlotte, yaşlarına rağmen kendilerine hakim ve nerede ne yapacaklarını bilen çocuklar.ÇOCUKLARINI ÖZELLİKLE DE EN KÜÇÜĞÜNÜ KONTROL ALTINDA TUTTUAma aynı durum, Louis için geçerli değil. Babaları William, askeri törende olduğu sırada çocukların başkaları tarafından kontrol altına alınmaları da aile içinde çok hoş karşılanmayan bir durum.İşte Kate Middleton'ın törene katılmasının nedenlerinden biri bu. Galler Prensesi Kate, önce otomobilde kocası William ve çocuklarıyla birlikte seyahat etti.William atı üzerinde askeri geçide katıldığı sırada Kate de bu kez atlı araba ile Buckingham Sarayı'na doğru yola çıktı. Tabii ki o sırada yanında çocukları da vardı.Yapılan yorumlara göre Kate Middleton'ın törene katılmasının tek nedeni bu değil. Daha önemli bir ayrıntı daha var: Kayınpederi Kral Charles'a destek olmak ve bunu gözler önüne sermek.KRAL'IN GÜÇLÜ BİR DESTEĞE İHTİYACI VARDIBilindiği gibi İngiliz kraliyet ailesi özellikle de Kral Charles, artık ABD'de yaşayan küçük oğlu Prens Harry ile gelini Meghan Markle'ın saldırısı altında. Her ne kadar Harry, babasının kansere yakalandığını öğrenince apar topar yanına koşsa da baba ile oğulun ilişkisi öyle kolay düzelecek bir durumda değil.Kral'ın bir yandan da tedavisinin sürdüğü düşünüldüğünde gerçekten de desteğe ihtiyacı olduğu ortaya çıkıyordu.Ortanca kardeşi Andrew'nun da yarattığı skandallar nedeniyle artık insan içine çıkamadığı düşünülünce küçük kardeşi Edward bile durumu kurtaramayacaktı.Bütün bunlar toplandığında da Kate Middleton, arasının iyi olduğu kayınpederi ve ailenin birlik mesajı uğruna kendisi için de kolay geçmeyen bu dönemde büyük bir fedakarlık yaptı ve törene katıldı.Zaten birçok yoruma göre eğer Kate ve çocukları olmasaydı bu yılki Trooping The Colour etkinliği belki de tarihinin en sönük gününü geçirecekti.KATE BASKI ALTINDA MI KALDI?Bunlar bir yana başka iddialar da dolaşıyor ortada. Bunlardan biri İngiliz kraliyet ailesinin Kate'e bir tür psikolojik baskı uygulayarak törene katılmasını sağladığı.Bu yorumun başka bir versiyonu da var: Buna göre de aylardır hakkındaki "Öldü", "William'dan şiddet gördü", "Boşanıyorlar, çünkü aldatıldı", "Evi terk etti" tarzı söylentiler aileyi de Kate'i de orada görünme baskısı altında bıraktı.Ama Kate'in törende yer alması komplo teorilerini bitirdi sanıyorsanız büyük bir yanılgı içindesiniz demektir.Çünkü, Kate daha evinden dışarı adımını atıp otomobilde görüntülediği an sosyal medyada o kişinin Kate değil benzeri olduğu söylentileri yayıldı.KOMPLO TEORİLERİ YİNE BİTMEDİArdından artık görünen kişinin Kate olduğu kesinleşince bu kez de çocukluğunda geçirdiği operasyondan kalma yara izi sosyal medyanın gündemine düştü.Komplo seven bazı kişiler "İşte William'ın uyguladığı şiddetin izleri" diyerek sosyal medya paylaşımları yaptı.Kate'in kanserin hangi türüne yakalandığı, hangi bölgesinden ameliyat olduğu, hastalığının hangi evrede bulunduğu gibi ayrıntılar tamamen bir sır... Durum böyle olunca da Kate yine spekülasyonların merkezinde kalmaya devam edecek.Belli ki ailenin bu konuda da bir planı var. Çünkü Galler Prensesi Kate, Trooping The Colour'a katılacağını açıkladığı paylaşımında yaz boyunca, sağlığı el verdikçe başka bazı etkinliklerde de görüneceğini belirtti.Öyle ya da böyle İngiliz kraliyet ailesi en önemli günlerinden birini de geride bıraktı. Bu arada herkes Kate'i konuşurken Buckingham'ın önünde kalabalık bir grup da kraliyet ailesini proesto etti. Ama Kate Middleton'ın varlığı sayesinde bu durum da geçiştirildi.
Bazı ünlü çiftler de eşleri ya da sevgilileriyle yollarını ayırdıktan sonra onları hayatlarından tamamen çıkarır... Kimi birbirine düşman olur, gördüğü yerde başını çevirip geçer. Hatta ayrılıp yıllarca o mahkeme senin bu duruşma benim gezenlerin örnekleri de var. Ama aslında herkesin öyle ya da böyle birbirini tanıdığı gösteri dünyasında az sayıda kişi var ki onlar aşkları bitip yollarını ayırdıktan sonra bile arkadaşlıklarını, dostluklarını hiç bitirmez... İyi ve kötü günde birbirlerinin yanında olurlar hep. Bu konuda bir üst basamağa çıkıp yeni kocasıyla tatile çıkarken eski sevgilisini ya da eşini de davet edeni gördü bu tür ünlülerin hayranları. İşte hayatına giren sevgilileri ve eşleriyle ayrıldıktan sonra da böyle iyi bir ilişki sürdüren birini anlatacağız şimdi size. Bu ünlü, geçmişte sevgili olduğu hatta birinden tek çocuğunu dünyaya getirdiği iki eski aşkını toprağa verdi... Onları gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurladı. Ama hayatta kalan iki sevgilisiyle arasını da hep iyi tuttu. Şu anda bilinen bir sevgilisi yok, eski eşiyle de artık başkasıyla evli olan eski aşkıyla da dostluğunu sürdürüyor. Arada sırada buluşup birlikte vakit bile geçiriyorlar. ESKİ AŞKLARIYLA HEP BARIŞIKHangi ünlüden mi söz ediyoruz böyle! Elizabeth Hurley elbette. Ya da daha yaygın kullandığı adıyla Liz Hurley. Kısa bir süre önce 59'uncu doğum gününü kutlayan Hurley, gösteri dünyasının kendisiyle de eski aşklarıyla da barışık olan az sayıdaki ünlüsünden biri. İngiliz model, oyuncu ve iş kadını Hurley, bundan iki hafta önce 2007 ile 2011 arasında evli kaldığı, üstelik bir skandalla ayrıldığı eski eş Arun Nayar ile birlikte görüntülendi. Aslına bakılırsa 2023 yılını birlikte bitirip 2024'ü de beraber karşılayan eski eşler, kameralara takıldıkları gün Londra'da bir öğle yemeğine çıkmıştı. Onlara Hurley'in bir başka eski sevgilisi Steve Bing'den dünyaya gelen oğlu Damian da eşlik etti.Hurley, yemek çıkışı eski eşi Nayar ile bir süre ayaküstü sohbet etti. Hatta bir ara eliyle eski eşinin yüzünü bile okşadı. Sonra Nayar kendi yoluna gitti. Liz Hurley de oğlu Damian ile birlikte restorandan ayrıldı. BİR ELBİSE SAYESİNDE TEK GECEDE ÜNLÜ OLDULiz Hurley'in hikayesi ilginç aslında. Onun yükselişi için "sevgilisine eşlik etmek için gittiği galada üzerindeki elbise sayesinde ve bir gecede ünlü oldu" desek yanılmış olmayız... Hemen hatırlatalım, o sırada Hugh Grant ile sevgiliydi Hurley. Grant da bugünkü kadar tanınmış değildi. Onun önemli rollerinden birini üstlendiği Dört Nikah Bir Cenaze filminin galasına giderken Hurley, alel acele siyah bir elbise giydi. Versace imzasını taşıyan o elbisenin derin göğüs dekoltesi, onunla yarışacak kadar iddialı bir yırtmacı ve kritik noktalarında çengelli iğne benzeri aksesuarları vardı. Aslında filmin yıldızı olan Hugh Grant, o gece sevgilisinin yanında sönük bile kaldı. 29 yaşındaki Hurley, sergilediği görünüm nedeniyle ertesi gün bütün gazetelerin manşetlerindeydi. Kendisinin sonradan söylediğine göre evlerinde bir boy aynası olmadığı için nasıl göründüğünü bile kontrol edememişti doğru dürüst. Fakat belli ki sergilediği görüntü etkileyiciydi. ONU HAYAT KADINIYLA ALDATTI, İLİŞKİLERİ BİTTİHurley'in en çok dikkat çeken ve konuşulan aşkı Hugh Grant ile yaşadığı oldu. Yıllarca birlikte oldular. Herkes onlardan evlilik haberi beklerken de yollarını ayırdılar. Bu ayrılık yolunun taşlarını döşeyen de Grant'ın bir hayat kadınıyla otomobolinde yakalanması oldu. Hurley, ilk anda Grant'ı affetmiş görünse de ilişkileri yürümedi.... ÖNCE OĞLUNUN BABASINI TOPRAĞA VERDİLiz Hurley daha sonra iş insanı Steve Bing ile birlikte oldu. Hatta tek çocuğu Damian da onunla ilişkisinden dünyaya geldi. Bebek doğduğunda zaten evlenmemişlerdi, sonrasında da ayrılık geldi. İş insanı Bing; Damian'ı oğlu olarak kabullenmedi. Yapılan DNA testlerinden sonra gerçek ortaya çıktı. Fakat Damian babasının soyadını kullanmaya hak kazanamadı. Hatta onun mirasından da men edildi. Hurley oğlunu tek başına büyüttü.. Aradan yıllar geçtikten sonra Steve Bing, kendi elleriyle hayatına son verdi. Onun ölümünün ardından Hurley, yaptığı bir sosyal medya paylaşımıyla bu durumun kendisini ve oğlunu nasıl etkilediğini anlattı. Kendisinden ayrılan, öz oğlunu bile istemeyen Bing'in arkasından tek bir kötü söz etmedi. KUCAĞINDA BEBEĞİYLE EVLENDİKucağında küçücük bebeğiyle hayatta bir başına kaldığı dönemde Hint asıllı İngiliz iş insanı Arun Nayar ile tanıştı Hurley. 2007 yılında da dillere destan bir dizi törenle evlendiler. Önce Hindistan'da ülkenin geleneklerine uygun törenler yapıldı. Sonra da bu kutlamalara Londra'daki düğünle nokta konuldu. Bütün o süreçte Damian da hep çiftin yanındaydı. Hatta annesinin kocasına "baba" bile demeye başlamıştı. Fakat 2011 yılına gelindiğinde Hurley'in adı büyük bir ihanet skandalına karıştı. SKANDAL AŞK, EVLİLİĞİN SONUNU GETİRDİDönemin en ünlü kriket oyuncularından Shane Warne ile yaptığı kaçamak paparazzi objektiflerine takıldı. Nayar ile boşandılar. Hurley, kocasına ihanet etmediğini, evliliklerinin fiziken zaten bittiğini söylese de yine de bu olay "skandal" olarak uzun süre konuşuldu. Hurley'in Warne ile ilişkisi çok uzun sürmedi. Sporcu eski karısına geri döndü ve aşkları bitti. Ama dostlukları hep baki kaldı. Elizabeth Hurley, bir kez daha eski aşkının hayata vedasına tanık oldu. Shane Warne, 2022 yılında gittiği Tayland tatilinde hayata veda etti. Hurley, onun ardından da tek bir kötü söz söylemedi. Hatta sosyal medyadan ona "Hoşça kal aslan yüreklim" diye veda etmesi de uzun süre unutulmadı. ESKİ KOCASIYLA DA ESKİ SEVGİLİSİYLE DE DOSTLUĞUNU BOZMADIElizabeth Hurley, hayatına giren ve çok konuşulan aşklarıyla belki onlara içinden kırılsa da küskün kalmadı. Kocası Arun Nayar ile evliliği eski sevgilisi Hugh Grant ile dostluğunu bozmadı. Hatta evliliklerinin ilk döneminde Nayar ile tatile giderken onlara Grant da eşlik etti. Hurley, geçen yıla da eski kocası Nayar ile veda etti. Sonuç olarak eski eşler hala birbirleriyle görüşüyor, zaman zaman buluşuyorlar. 'ESKİ EŞLER VE SEVGİLİLER AİLEDEN BİRİ GİBİ OLUR': Hurley, neden böyle davrandığını da birkaç yıl önce verdiği bir röportajda anlatmıştı zaten: " Eski sevgilileriniz sizin hayatınızın bir parçası olur, siz de onların hayatının. Birlikte inişler ve çıkışlar yaşamışsınızdır. Bu yüzden onlar aileden biri gibi olur. Ama gün gelip ayrıldığınızda onları "fotoğraflardan kesip atmazsınız, ya da hiç konuşmamak gibi bir yolu seçmezsiniz."
O düzen, o gösteriş, benzerine filmlerde rastlanacak gibi olur... Yol kenarında kurulan barikatların ardına dizilenler şanslı ve mutlu çifti görebilmek için birbiriyle yarışır.Tören bittikten sonra da ardından uzun uzun 'düğün dedikodusu' yapılır. Gelinden damada, konuklardan görevlilere herkes ince ince mercek altına alınır.İşte İngiltere'nin başkenti Londra tam da böyle bir törene ev sahipliği yaptı.YILIN SOSYETE DÜĞÜNÜPrens William'ın ve bütün İngiliz kraliyet ailesinin yakın aile dostu olan Westminster Dükü Hugh Grasvenor ile bir süredir nişanlı olduğu Olivia Henson, bugün düzenlenen gösterişli bir törenle hayatlarını birleştirdi.33 yaşındaki Grosvenor ile 31 yaşındaki Olivia Henson'ın düğünü daha aylar öncesinden basının gündemini meşgul etmeye başlamıştı. Hatta bu tören daha gerçekleşmeden "yılın düğünü" unvanını aldı bile.Gelin Olivia'yı törenin yapılacağı katedrale babası Rupert getirdi. O sırada baba kız, ünlü bir otomobil firması tarafından sağlanan klasik bir otomobili kullandı.KUTLAMA YEMEĞİ VE EĞLENCE AİLENİN MÜLKÜNDESade ama çok şık gelinliği içinde mutluluktan ışıldayan Olivia'yı törenin yapılacağı Chester Katedrali'ne babasının kolunda girdi. O sırada da çevrede toplananların sevgi gösterilerine gülümseyip el sallayarak karşılık verdi.Nikahın ardından çift, 400 konuğunu Grosvenor ailesinin sahibi olduğu Eatol Hall'da düzenlenen bir yemek ve partide ağırladı.Düğünde Prens William oğlu George'un vaftiz babası ve çocukluğundan beri yakın dostu olan Hugh Grosvenor'ı yalnız bırakmadı.Onun sağdıcı olarak görev aldı. Normalde eşi Kate Middleton da törene katılırdı ancak kanser tedavisi yüzünden evde çocuklarıyla kaldı.İNGİLTERE'NİN EN GÖZDE BEKARIYDISoylu bir aileden gelen damat Hugh Grosvenor, Henson ile nişanlanıncaya kadar İngiltere'nin en gözde bekarı olarak biliniyordu. Bugünkü düğünün ardından artık bu unvanını daha yeni nesillere devretti.Grosvenor, sahip olduğu 10 milyar sterlin servetiyle Sunday Times'ın dünyanın en zenginleri listesinde 14'üncü sırada yer alıyorSoylu bir aileden gelen Hugh Grosvenor'un babası 6'ncı Westminster Dükü Gerald Grosvenor. Annesi ise Natalie Grosvenor. Annesinin kökenleri Rusya'nın son hükümdarı Nikolai Romanov'un ailesine kadar uzanıyor.Ayrıca anne tarafından ünlü Rus yazar Alexander Pushkin ile onun karısı Natalia Nikolayevna Goncharova ile de kan bağı bulunuyor.Hugh ile Olivia törenin ardından resmen karı- koca olarak coşkulu kalabalığın karşısına çıktı. Mutlu çift orada da birbirlerine romantik bir öpücük verdi.Gelin Olivia Henson, törenin yapılacağı Chester Katedrali'ne babası Rupert'ın kolunda girdi.Evlilik sonrası Westminster Düşesi unvanını alan Olivia Henson'ın gelinliği gayet sadeydi. Sırt kısmında bir dekolte detayı bulunan gelinliğin bir de kuyruğu vardı. Duvak da yine sade ama gayet şıktı.Olivia'nın görünümünde en çok dikkat çeken ayrıntılardan biri ayakkabıları oldu. Genç kadın, geleneksel beyaz yerine mavi renkli, fiyonklu bir ayakkabı giydi. Gelinin mavi ayakkabılarının ise geleneksek bir anlamı var. Düğünde gelinin mavi herhangi bir aksesuar ya da giyim eşyası kullanması, sadataki ve saf sevgili simgeler. Aynı zamanda mavi rengin tıpkı bizim geleneğimizde yer alan nazar boncuğu gibi kötü enerjiden koruduğuna da inanılıyor.Olivia'nın duvağına ve gelinliğinin kuyruğuna hakim olmak için yardım alması gerekti.Heyecanı yüzünden okunan gelin, evlilik töreninde saçlarını toplamayı tercih etti.Olivia Henson'ın gelinliği İngiliz modacı Emma Victoria Payne'in imzasını taşıyordu. Duvağı ise Grosvenor ailesinin evlenen kızlarının ya da aileye katılan gelinlerinin düğün günü takması için tasarlanan zarif bir taçla topuzunun üzerine yerleştirildi.Gelinlikte sadece Grosvenor ailesinin değil kendi ailesinin izleri de vardı. Genç kadının duvağı ise kendi büyük büyük annesinin 1880'de giydiği gelinliğin duvağındaki çiçek desenlerini içeriyordu.Zarif gelinliğin en çok dikkat çeken yanı da kuyruğu ile duvağı oldu.Gelinin çiçekleri ile Grosnevor ailesinin atalarından kalan mülkün bahçesinden toplandı.Gelinin nedimeleri beyaz elbiselerini siyah ayakkabılarla tamamladı. Hem ellerinde çiçek buketleri hem de başlarında çiçekten taçlar vardı.Nikah sonrası gelin ve damat, küçük nedimelerle birlikte katedralden çıktı.Olivia, esen rüzgar yüzünden kuyruk ve duvağının kontrolü için yardıma ihtiyaç duydu.ÜÇ KIZ KARDEŞ ARASINDA TEK ERKEK ÇOCUKAilesinin dört çocuğundan biri ve tek oğlu olan Hugh Grosvenor, yükseköğrenimini New Castle Üniversitesinde tamamladı. Ardından da kendi aile şirketinde çalışmaya başladı.Babasının 2016 yılındaki ölümünün ardından da hem onun unvanını hem de 9 milyar sterlinlik servetini devraldı.Hem geldiği aile hem de iş dünyasındaki kendi çalışmaları sayesinde daha 30'lu yaşlarının başında dünyanın en zenginleri listesine giren Hugh Grosvenor, geçen yıl Olivia Grace Henson ile nişanlandı.Her ne kadar kendisi de varlıklı bir aileden gelse de bu düğün ile Henson'ın hayatı da değişti. Hugh Grosvenor ile resmen hayatını birleştirdikten sonra Westminster Düşesi unvanını aldı.DAMADIN İNGİLİZ KRALİYET AİLESİYLE YAKIN BAĞLARI VAR: WILLIAM DA ORADAYDIBu düğünün bunca önemsenmesinin ve yılın düğünü olarak ilan edilmesinin nedenine gelirsek... Grosvenor ailesinin İngiliz kraliyet ailesiyle yakın bağları var.Grosvenor ailesi 1600'lü yıllardan itibaren kendi emlak imparatorluğunu kuran bir aile. Damat Hugh'un adını taşıdığı büyük büyük dedesi Hugh Lupus Grosvenor, 1874 yılında dönemin kraliçesi Victoria tarafından Westminster Dükü olarak ilan edildi.Bundan sonra da İngiliz kraliyet ailesiyle bağları daha da sıkılaştı. Hugh Grosvenor'ın babası Gerald, Kral Charles'ın yakın dostuydu.Bu yakınlık Gerald'ın 2016 yılında ölümüne kadar sürdü. Ayrıca Hugh'unh vaftiz babası da Kral Charles.Ama bu kadar da değil.Hugh Grosvenor, Prens William ile Prens Harry'nin de yakın dostu. William ile Kate'in en büyük çocuğu George'un vaftiz babası. Aynı şekilde Prens Harry ile Meghan Markle'ın ilk bebeği Archie'nin de vaftiz babası.
Annesinin inadı sayesinde dünyaya gelen bu ünlü oyuncu, daha bebekken yine onun sayesinde kamera karşısına geçti.Eşine az rastlanır güzelliği sayesinde de çocuk yaşta oyuncu olarak kariyerinin zirvesine çıktı. Aslına bakılırsa 'film olacak kadar' da ilginç ve çalkantılı bir hayat yaşadı.O ünlü oyuncu için 31 Mayıs 2024 günü hayatında yepyeni bir sayfa açıldı. Güzeller güzeli oyuncu, 59'uncu yaşına "merhaba" dedi... Yani hayatının 6 ile başlayan yaşlarına sadece bir yıl kaldı.Daha kendisi bile olup bitenin farkına varamayacak kadar küçükken ünlü olan bu oyuncu Brooke Shields'in ta kendisi!YENİ YAŞINA GİRDİAnnesinin kararlılığı sayesinde 31 Mayıs 1965 günü dünyaya gözlerini açan Shields, yeni yaşına girdi. Bu özel günü kocası Chris Henchy, kızları Rowan ve Grier ile kutladı ama sosyal medyadan da dünyaya geldiği günün altını çizmeden geçemedi.Shields, gençlik yıllarından kalan bir fotoğrafını, Instagram sayfasından paylaştı ve "Doğum günü ruh halim" diye yazdı. Paylaşımına da takipçilerinden beğeni ve yorum yağdı.60 yaşına yani hayatının yeni dönemine sadece bir yıl kalan Shields, bu konuya da hazır zaten. Büyük kızı Rowan'ı üniversite için uğurlayan oyuncu, People dergisine verdiği röportajda küçük kızı Grier'ın da yakında yuvadan uçacağını anlatmıştı.İki kızını da kendi hayatlarına doğru uğurladıktan sonra evlerinin boş kalacağını söyleyen Shields, yüreği sızlasa da genç kızları adına heyecanlı olduğunu saklamamıştı.İster misiniz sinemanın 1980'li ve 90'lı yıllarına damgasını vuran bu ünlü yıldızın 59 yıllık hayat hikayesinin köşe taşlarını hatırlayalım.ANNESİNİN İNADI SAYESİNDE DÜNYAYA GELDİÖncelikle Brooke Shields, annesi Teri'nin inadıyla dünyaya geldi. Onun yönlendirmesiyle hayatı şekillendi. Hatta yıllar içinde anne- kız çekişmelerini çok yaşasalar da annesi Teri'nin Shields için hep ayrı bir yeri oldu.Teri, Brooke'un babası Francis Alexander Shields ile evlilik öncesi bir ilişki yaşadı. O sırada da hamile kaldı. O sırada 31 yaşındaydı ve sevgilisine hamile olduğunu söyledi.Başta Frarces Alexander olmak üzere kimse bu bebeği istemedi. Hatta adamın varlıklı ailesi, güzel oyuncunun annesine "Bu bebeği aldır" diyerek para bile verdi. Ama bebeğini doğurmak isteyen genç kadın, o parayla doktora gitmek yerine kendi zevki için harcadı.BEBEKKEN BİLE EŞSİZ BİR GÜZELLİĞİ VARDISonunda hamile olan Teri ile Frances Alexander evlendi, kız bebek de dünyaya geldi. Ama evlilik çok kısa sürdü.Daha doğduğunda bile güzelliğiyle dikkat çeken Brooke, aylıkken anne ve babası yollarını ayırdı. Annesi bir daha hiç evlenmedi ve hayatını, kızının kariyeri uğruna harcadı.Babası ise daha sonra tekrar evlendi ve başka çocukları oldu. Sonradan gerçekten annesinin hayal ettiği gibi sinemada kariyer basamaklarını koşarak tırmanan güzel oyuncu ise babasına hiç küsmedi. Ölünceye kadar onunla arasını iyi tuttu.'NE KADAR GÜZEL OLDUĞUMU SÖYLEDİLER... BENİM YÜREĞİM YANDI'Brooke Shields, henüz 1 yaşındayken bir reklam filminde oynayarak kariyerine başladı. Daha bebekken eşine az rastlanır bir güzelliğe sahipti.Zaten kariyeri de bunun üzerinde şekillendi. Onu spot ışıklarının altına yönlendiren de geçmişte kendisi de oyuncu olmak isteyin bunu başaramayan hayalini kızında gerçekleştiren annesi Teri oldu.Shields, gençlik yıllarında hep güzelliğini ön plana çıkaran filmlerde oynadı. O zamanlar belki farkında değildi ama yıllar ilerledikçe o yılları daha farklı değerlendirmeye başladı.Kariyerinde yükselirken kendisine yönelen bakış açısını da eleştirmeye başladı. Çünkü bir röportajda söylediğine göre sadece güzel bir kadın olarak nitelendirmek onu aslında içten içe üzdü.Bunu da şöyle özetledi Shields " Hayatım boyunca bana ne kadar güzel bir yüzüm olduğu, bir seks sembolü olduğum söylendi. Bu da benim yüreğimi yaktı."MAVİ GÖZLER, DALGALI VE UZUN SAÇLAR GÜZELLİĞİN SİMGESİ OLDUBrooke Shields, kendisi çok memnun olmasa da 1980'ler ve 90'lar boyu kadın güzelliğinin simgesi olarak anıldı.Henüz 12 yaşındayken Louis Malle'in yönettiği Pretty Baby, adlı filmde bir hayat kadınının kızını canlandırdı. Küçük yaşına rağmen sergilediği oyunculuk performansı ve onun da ötesinde duru güzelliğiyle bir anda yıldız oldu.O artık popüler kültürün vazgeçilmez simgelerinden biriydi. Ama aynı zamanda bir tür nesne haline de dönüştü.Hayatı boyunca menajerliğini de üstlenen annesinin, daha küçücük bir çocukken kendisinin bir nesne haline dönüştürülmesine ses çıkarmadığı iddialarını da hep çürüttü. Annesini savundu Shields.ANNESİ, KENDİ HAYALLERİNİ KIZIYLA GERÇEKLEŞTİRDİDünyaya gelmesinden beş ay sonra da ailesi boşandı. Brooke annesiyle yaşamaya başladı. Annesi Teri Schmon, oyuncu olmaya hevesliydi.Ama belli ki kendisinin gerçekleştiremediği bu hevesini kızı üzerinden gerçeğe dönüştürmek istedi. Daha küçücükken bir reklam filminde oynadı. Sonra da kendisine ün kazandıran o film geldi: Pretty Baby.O sırada henüz 12 yaşındaydı. İleri sürülenlere göre yapımcılar bu rol için o sırada 14 yaşında olan Jodie Foster'ı istedi ama yönetmen Louis Malle'in tercihi Brooke Shields'den yanaydı. Sonunda da onun istediği oldu.O kadar küçük bir çocukken 29 yaşındaki rol arkadaşı Keith Carradine ile öpüşme sahnesinde bile rol aldı Shields.Söz konusu film, çok ağır biçimde eleştirildi. Shields filmde Susan Sarandon'ın canlandırdığı bir hayat kadınının New Orleans'ın 'kırmızı fener sokağında' onunla birlikte yaşayan kızını oynuyordu.Film, çok ağır eleştiriler aldı. Fakat Shields bunlara karşı durdu. Pretty Baby'nin, içinde yer aldığı en yaratıcı ve sanatsal çalışmalardan biri olduğunu söyledi. Ama şunu da ekledi: "Bugün olsa bu yaşta bir oyuncuyla bu film çekilmezdi."HEP GÜZELLİĞİ ÖN PLANA ÇIKARILDIBu filmden iki yıl sonra yine onun güzelliğinin ve cinselliğin ön plana çıktığı The Blue Lagoon adlı film geldi.Bir gemi kazasından kurtulan ve ıssız adaya düşen iki gencin öyküsüydü bu film. Rol arkadaş Christopher Atkins'ti.İkisi de film boyunca neredeyse yarı giyinik dolaşıyorlardı. Her ne kadar o filmin sevişme sahnelerinde Shields yerine dublör oynasa da filmin yapımcıları hatta annesi Atkins ile Shields'ın birbirlerine gerçekten aşık olması için onları yönlendirdi. Fakat öyle bir gelişme olmadı.ANNESİNE ÇOK ELEŞTİRİ GELDİBu filmden sonra artık Brooke Shields'ı bir cinsellik sembolü olarak zirveye yerleştiren Endless Love (Sonsuz Aşk) geldi.Bu filmin yönetmen koltuğunda da Franco Zeffirelli oturuyordu. Shields, o filmi çekerken de henüz kimseye aşık olmamış ve onunla birliktelik yaşamamıştı.Bu yüzden de anlattığına göre filmin yakınlaşma sahnesinde bir türlü Zeffirelli'nin istediği yüz ifadesini veremedi. Yönetmen de onun ayak parmağını bükerek istediği yüz ifadesini almaya çalıştı.Bütün bunlar olurken yanında hep annesi Teri vardı. Zaten o sırada kötü alışkanlıklarıyla gündemde olan anne Teri, kızının böyle nesneleştirilmesine ses çıkarmadığı için eleştirildi.Ama Brooke Shields, onu da hep savundu. Teri'nin 2012'de ölümünden sonra "Aslında biz birbirimize çok yakındık" diye anlattı o dönemi.Arkasında annesinin desteğiyle bu üç film ve ardından yine cinselliği çok öne çıkardığı için eleştirilen ve yine Shields'in "aslında öyle değildi" diye savunduğu bir blue jean reklamı sayesinde Brooke Shields'in şöhreti büyüdükçe büyüdü.İTİRAFI ONU 'ARZU NESNESİNE' DÖNÜŞTÜRDÜKoyu renk dalgalı saçları, mavi gözleri ve kalın kaşlarıyla bütün dünya onu "Brooke" olarak tanıyordu. Hakkında "o kadar güzel ki onu gören güçlü adamlar bile ellerindeki puronun külünü silkelemeyi unutuyor" diye benzetmeler yapıldı.Bu arada o dönemin gece hayatının en çılgın merkezlerinden biri olan Studio 54'ün de maskotu oldu Brooke Shields.İşte o dönemde onun 22 yaşına kadar hiçbir erkekle birlikte olmaması ve bunu da açıkça ilan etmesi Shields'i başka bir noktaya taşıdı.Eskisinden çok daha yoğun bir şekilde bir arzu nesnesine dönüştü. Ama aynı zamanda tuhaf bir şekilde ona bir tür koruma kalkanı da oldu. Her ne kadar cinselliğini öne çıkaran filmlerde oynasa da güzelliği göz kamaştırsa da Brooke Shields bir yandan da bu tür özellikleriyle gündeme geliyordu.GECE EN GEÇ 22:00'DE EVDE OLMASI GEREKİYORDUYani rol aldığı Pretty Baby, Sonsuz Aşk ve Mavi Göl filmlerinde seyircinin gördükleriyle onun gerçek hayatı arasında dağlar kadar fark vardı.Ama bir yandan da bu durum Shields için derin bir kimlik krizinin sebebiydi. Bir yanda hem iflah olmaz bir alkolik olan hem de güzel kızını şöhretin kollarına iten annesi vardı.Diğer yandan da onun kameralar karşısında yarattığı o bambaşka hayat. Kızını daha 11 aylıkken bir reklam filminde oynatan Teri, Brooke'un erkenden ortaya çıkan bu yeteneğinin meyvelerini topluyor ve kazancını emlak yatırımlarına aktarıyordu. Kızını film setlerinde asla yalnız bırakmıyordu ve özel hayatını da kendisi şekillendirmeye çalışıyordu.Brooke Shields ise annesine yönelik eleştirilerin karşısında bir kale gibi dikildi her zaman. Onun henüz 12 yaşındaki kızının film tanıtımı için bir küvette yarı çıplak yatmasına izin veren korkunç bir anne olduğu algısını yıkmaya çalıştı sürekli.Annesiyle aslında çok yakın olduklarını söyledi her fırsatta. O dönemde anlatılanlara göre Shields, her ne kadar klasik bir Hollywood kızı gibi görünse de akşamları en geç sat 22:00'de evinde olması gerekiyordu.BİRLİKTELİK YAŞADIĞI İLK ERKEĞE AŞIK OLMUŞTUÖte yandan bazı ünlülerle yakın arkadaşlığı da vardı. Mesela 17 yaşındayken kendisinden çok büyük olan John Travolta onu okuduğu liseden alabiliyordu.Dönemin en ünlü şarkıcılarından George Michael ile sıkı bir arkadaşlık kurmuştu. Anlattığına göre Shields, gerçek aşkı üniversitede okurken tatmıştı.Princeton'da Fransız dili ve edebiyatı eğitimi alırken aynı okulun öğrencisi olan Dean Cain'e aşık oldu. O sırada 22 yaşındaydı ve Cain, birliktelik yaşadığı ilk erkek oldu.'TERK ETMEK Mİ? BEN ONUNLA EVLENİYORUM ANNE!Sonra Brooke Shields, dönemin en ünlü tenis yıldızlarından Andre Agassi'ye aşık oldu O sırada neredeyse 30 yaşındaydı.Hatta onunla evlenmek uğruna belki de hayatında ilk kez annesine karşı geldi. Onu bırakmasını söyleyen annesine "Bırakmak mı? Ben onunla evleniyorum" dedi ve dediğini de yaptı.Çift 1997 yılında evlendi. Ama evlilik uzun sürmedi. iki yılda bitti. Çünkü Agassi'nin kıskançlığı insanı canından bezdirecek türdendi.MICHAEL JACKSON İLE İLİŞKİSİ HEP SORU İŞARETİ YARATTIBir dönem Shields ile Michael Jackson'ın yakınlığı çok konuşuldu Shiedls aslında 13 yaşındayken onunla arkadaş olmuştu. Hatta Elizabeth Taylor'ın düğünlerinden birine ikili birlikte katıldı.Öte yandan Jackson'ın ona hayranlığı da bilinen bir durumdu. Öyle ki Michael Jackson'ın Shields'e defalarca evlenmeyi ve birlikte çocuk evlat edinmeyi önerdiği söylendi. Fakat Shiedls asla arkadaştan daha öte oymadıklarını ısrarla tekrarladı.EŞİYLE BİR STÜDYODA TANIŞTIBrooke Shields'ın şimdiki hayatına gelirsek... Bir stüdyoda tanıştığı Chris Henchy ile 2001 yılında evlendi ve iki kız çocuğu annesi oldu. Bir ara doğum sonrası depresyonuyla gündeme gelen Shields, şimdi eskisinden daha sakin ve daha durmuş oturmuş bir yaşam sürüyor.
O ilk dönemlerde yüzüne doğru patlayan paparazzi flaşlarından yürüyemez hale geldiğinde de, evinin önünde fotoğrafçılar kamp kurduğunda da ileride başına geleceklerin ilk ipuçlarını almıştı zaten.Güçlü ve soğukkanlı kişiliği sayesinde gencecik yaşında bütün bunların üstesinden gelmeyi başardı.Ama 2011 yılında Prens William ile evlenmesinin ardından önce Cambridge Düşesi sonra da Galler Prensesi olan Kate Middleton, bu yılın ocak ayından bu yana yaşadıklarını ve görünüşe göre daha da yaşayacaklarını belki hayal bile edemezdi.40'lı yaşlarının başında kansere yakalanıp büyük bir sağlık mücadelesi vereceği de belki hiç aklına gelmemişti. Üstelik bunun sonucunda normal bir insanı bile bunaltıp nefessiz bırakacak böylesine dudak uçuklatan teorilerin merkezine yerleşeceği de! Ama işte olanlar oldu...Son olarak geçen yıl 25 Aralık'ta Noel ayini sırasında tüm ailesiyle birlikte halkın arasında görüntülenen Kate ondan sonra ortadan kayboldu.HAKKINDAKİ SÖYLENTİLER YAZILSA ROMAN OLURÖnce bu yılın ocak ayında karın bölgesinden bir operasyon geçirdiği ve nisan ayına kadar iyileşip dinleneceği açıklandı.Ama zaman uzadıkça Kate, özellikle de sosyal medyada hayal gücü sınırsız komplo üreticilerinin malzemesine dönüştü.Kocası William'ın, onu aile dostlarının karısı Rose Hanbury ile aldattığı, Kate'in de artık buna dayanamayıp gittiği ileri sürüldü.İddialar daha da ileri gitti ve Kate'in öldüğü bile konuşulur oldu. Öyle ki bu söylentiler hala tam olarak bitmiş değil.Sonunda 22 Mart'ta resmi olarak paylaşılan bir videoyla önleyici kanser tedavisi gördüğünü kendi ağzıyla söyledi.Yine de bu açıklamalar ortalığı sakinleştirmek yerine daha da karıştırdı. Hatırı sayılacak kadar geniş bir kitle videonun yapay zeka ürünü olduğunu, Kate'in başına açıklanmayan kötü bir şey geldiğini savunmayı sürdürdü.Elbette onun söylediklerine inananlar da vardı. Sonuç olarak kanser tedavisi sırasında insanların bağışıklığının düşmesi, bu yüzden enfeksiyondan kaçınmak için kalabalıktan uzak durması gerektiği biliniyor. Ayrıca tedavinin gözle görülür yan etkileri de cabası. Bu çerçevede düşünenler Kate'in açıklamasını inandırıcı buldu. Bir an önce sağlığına kavuşması için de sosyal medya üzerinden ona iyi dileklerini gönderdi.SOSYAL MEDYA YIKILIYOR: 'KATE NEREDE?'Ama diğer yandan sosyal medyada "vahşi" diye tanımlanabilecek komplo teorileri de sürüp gidiyor."Where Is Kate Middleton" (Kate Middleton Nerede?) etiketi altında binlerce kişi Twitter'da Kate'in kansere yakalandığına ve tedavi gördüğüne inanmadığını açık açık belli ediyor. Ne pahasına olursa olsun onu bir dakikalığına bile onu kanlı canlı görmek istiyor.Son birkaç gündür de sosyal medyada bu konuda hazırlanmış "tüyler ürperten" bir video dolaşıyor. Yapay zeka ürünü olduğu zaten belirtilen video o kadar gerçek ki teknolojiyle neler yapılabileceğinin ürkütücü bir örneği olarak bile görülebilir.Videoda Kate'in sesi, aksanı, vurgusu neredeyse kusursuz olarak taklit edilmiş durumda. Görüntüsüne hiç girmiyoruz bile!TÜYLER ÜRPERTEN VİDEOO videoda Kate Middleton "25 Aralık 2023 günü Sandringham, Norfolk, İngiltere'de ailemle birlikte son kez halkın karşısına çıktım. Halkın arasında görünmeyeli beş ay oldu" diyerek başlıyor sözlerine.Sonra da şöyle devam ediyor: "Benim için çok anlamı olan çocuklarımla birlikte de görüntülenmedim. Manipüle edilmiş fotoğraflarım ve videolarım yayınlandı. Bunlara şu anda izlediğiniz video da dahil. Lütfen soru sormaya devam edin. Bir şeyler yanlış gidiyor ve hala yardım edebilirsiniz"Üstelik bu kadar da değil. Yine sosyal medyada Kate'in yanında kocası Prens William ile birlikte göründüğü yapay zeka ürünü bir video hazırladığını açık açık söyleyenler bile var.Aslına bakılırsa daha resmi olarak aileye katılmadan önce bile milyonların ilgisini çeken Kate Middleton'ın böyle uzun süre ortadan kaybolmasına gösterilen ilgi normal sayılabilir.KRİZ YÖNETİMİ ÇOK BAŞARILI BULUNMADIAma birçok uzmana göre Kensington Sarayı da bu süreci çok da iyi idare edemedi.Önce Kate ile William'ın resmi Instagram sayfasından bir Anneler Günü fotoğrafı yayınlandı. Kısa süre içinde bu görüntünün üzerinde aşırı oynandığı ortaya çıktı. Ajanslar bile servis ettikleri görüntüyü geri çekti.Prenses'in ortadan kaybolma sürecinde Kate'in annesi Carole ile birlikte otomobilde giderken çekildiği ileri sürülen bir fotoğrafı ortaya çıktı. Ama o karede güneş gözlüğü takmış kadının Kate olduğuna kimse inanmadı.Bunun ardından Kate ile William'ı Windsor'daki bir yerel pazarda alışveriş edip çıkarken gösterdiği iddia edilen bir video İngiliz basınında manşetlere bile çıktı. O görüntülerdeki genç kadının Kate olduğuna da kimse ikna olmadı. Zaten onun üzerinden çok zaman geçmeden Kate Middleton, yayınlanan videosuyla başına gelenleri anlattı.Fakat bu bile komplo teorilerini durdurmaya yetmedi, hatta çeşitlendirdi. Çünkü aradan zaman geçtikçe Kate'in artık hayatta olmadığına ya da evlilik sorunları nedeniyle ortadan kaybolduğuna inananların sayısı giderek artıyor.Üzerinde aşırı oynanmış Anneler Günü paylaşımı Kate ile ilgili söylentileri zirveye çıkardı. Galler çiftinin resmi Instagram sayfasında yer alan bu fotoğrafı haber ajansları önce servis etti, sonra geri çekti.İKİ ÇOCUĞUNUN NEREDE OLDUĞU DA MERAK KONUSUBu arada Galler çiftinin en büyük çocuğu George, geçtiğimiz haftalarda babası William ile bir futbol maçına gitti. Yani aylar sonra ortaya çıktı.Ama çiftin diğer iki çocuğu Charlotte ve Louis de beş aydır ortada yok. Bu da komplo üretenler için ayrı bir merak konusu.Bütün bunlar olup biterken People gibi ciddi dergiler de dahil birçok basın kuruluşu, Kate'in bazen ailesiyle birlikte bazen de tek başına gezintiye çıktığı haberleri yayınlandı.Fakat bunların hiçbirinde görüntü ya da fotoğraf olmadığı için milyonlarca kişi bunu da inandırıcı bulmadı.ÖNCE TÖRENE KATILMAYACAĞI AÇIKLANDIDurum böyleyken bu sabah da çarpıcı bir iddia İngiliz basınında yer aldı. Ama ondan önce olayı bir kısaca anlatalım...Bilindiği gibi askeri bir geçit töreni olan Trooping The Colour, aynı zamanda hükümdarın doğum günü olarak da kutlanıyor.Bu geçit sırasında İngiliz kraliyet ailesinin önde gelen üyeleri de Buckingham Sarayı'nın balkonuna çıkıp halkı selamlıyor. Ondan bir hafta önce de bir askeri prova yapılıyor.Normalde bütün bunlara aileye gelin olduğundan bu yana Kate de katılıyor. Ama dün konuşulanlara göre tedavisi süren Kate bu yıl törende yer almayacaktı. Kensington Sarayı'nın dün yaptığı açıklama bu şekildeydi.YENİ İDDİA: YETERİ KADAR İYİ HİSSEDERSE BALKONA ÇIKABİLİRFakat bugün İngiliz Daily Mirror gazetesinde bu konuda başka bir iddia yer aldı.Buna göre Galler Prensesi Kate, eğer kendini yeterince iyi hissederse 15 Haziran'da yapılacak olan Trooping the Colour etkinliği kapsamında Buckingham Sarayı'nın balkonuna çıkıp bir sürpriz yapabilir.Özetle bu ayrıntı kesin olmasa da Kate'in ve sağlık ekibinin bu durumu dikkate alıp üzerinde düşündüğü ileri sürüldü.CHARLES BU KEZ AT ÜSTÜNDE DEĞİL BİR ARABADA OLACAK: Bu arada kendisi de kanser tedavisi gören Kral Charles da bu önemli törende bir değişiklik yapacak. Askeri birlikleri her zamanki gibi at üstünde değil özel bir atlı arabada yanında karısı Camilla ile birlikte tören geçişini gerçekleştirecek.
Bu bir yana... Bir süre sonra haklarında çarpıcı bir gerçek ortaya çıktı. Buna sadece "çarpıcı" demek az kalır aslında, tam tanımı: Yasak aşk skandalı...Her ikisi de evli olan iki ünlü sunucu kamera arkasında yasak aşk yaşıyorlardı! Üstelik bunu herkesten gizliyorlardı büyük bir başarıyla. Öyle ki durum ortaya çıkınca aynı TV kanalında onlarla birlikte çalışanlar bile çok şaşırdı.YASAK AŞKI UZUN SÜRE SAKLADILARAslında her ikisi de bir anda magazin gündeminin ilk sıralarına yerleşmemek için ellerinden gelenin fazlasını yaptılar. Aşklarını saklayabildikleri kadar sakladılar.Ama her zamanki gibi gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir alışkanlığı vardı. Onların yasak aşkı da katıldıkları bir spor etkinliğinde gün yüzüne çıktı.Sonra elbette evlilikleri bitti ve artık aşklarını rahat rahat yaşamaya başladılar.İşte bu iki ünlü sunucudan birinden artık 'yasak' değil 'yasal' aşkı olan sevgilisiyle sunduğu programda ilginç bir itiraf geldi.GEÇEN YIL ÇOK KONUŞULMUŞTUKonuyu takip edenlerin hemen hatırlayacağı gibi bu sözünü ettiğimiz iki ünlü sunucu bir dönem birlikte sundukları Good Morning America (Günaydın America) adlı programla tanınan Amy Robach ile T.J Holmes.Artık aşkları da ortaya çıktıktan sonra hayatları kolaylaşan ikili şimdi de birlikte Amy&T.J adıyla bir podcast yayını sunuyorlar.İşte o programın geçen hafta yayınlanan bölümünde konu döndü dolaştı, evliliğe ve nişan yüzüğüne geldi.Bugüne kadar iki kez evlenen Amy Robach, ilk eski eşi Tim McIntosh'un kendisine evlilik teklif ederken 3 bin dolarlık bir yüzük hediye ettiğini anlattı. Ama aldattığı ikinci kocasının ise kendisine bir nişan yüzüğü bile vermediğini söyledi.SOSYAL MEDYADA YAYILAN VİDEO ESİN KAYNAĞI OLDUAmy Robach ile T.J Holmes'un bu konuyu açmasının nedeni sosyal medyada yayılan bir videoydu. O videoda bir kadın, sevgilisinin kendisine nişan yüzüğü almak için ortak banka hesaplarını kullandığını anlatıyordu.İşin ilginç yanı söz konusu kadın bu durumu evlendikten sonra öğrendiğini ekledi sözlerine. O parayı ev almak için biriktirdiklerini de belirtti. Fakat kocasının savunduğuna göre o yüzük de genel düğün masraflarının bir parçasıydı ve nişan yüzüğü satın alırken kullanmak da gayet doğaldı.Robach bu olayı hatırlattıktan sonra "Bu kadın nişan yüzüğünün sevgilisiyle ortak hesaplarından alındığını öğrendi. Ortada bir tartışma yoktu. Sadece buna şaşırdı" dedi ve sonra kendisiyle ilgili durumu anlattı.Robach, eğer kendisi böyle bir durumda kalsaydı ne yapacağını da şöyle kelimelere döktü: "Önce satın almaya gücünün yetmeyeceği bir yüzükle bana evlenme teklif ettiğini düşünürdüm. Bu kulağa aptalca geliyor. Benim için biraz can sıkıcı bir durum olurdu."İKİNCİ ESKİ EŞİ BİR NİŞAN YÜZÜĞÜ BİLE VERMEMİŞAma yasak aşk skandalından sonra yollarını ayırdığı ikinci eski eşi Andrew Shue'nin kendisine bir nişan yüzüğü bile vermediğini anlattı.Amy Robach "İlk kocam bana 3 bin dolarlık bir nişan yüzüğü verdi. Ama ikincisi böyle bir şey yapmadı" diye anlattı durumu.Robach, dinleyicilerine bunun "uyarıcı bir hikaye" olduğunu belirtti. Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun uyarıcı bir hikaye olduğunu düşünüyorum. Çünkü evliliklerin yüzde 50'ye yakınının boşanmayla sonuçlandığını biliyoruz."'ARABAYI BİLE SATARKEN DEĞERİ DÜŞÜYOR'Amy Robach bunların ardından yine nişan yüzüğü meselesine döndü.. "Eğer yüzüğün değerli bir yatırım olduğunu düşünüyorsanız ne kadar harcadığınızın önemi yok. Bu yüzüğü satmak zorunda kalacağınız zamana kadar bekleyin."Ünlü sunucu, nişan yüzüğünün değerinin aslında satın alınırken ödenen parayla ölçülemeyeceğini de sözlerine ekledi.Amy Robach "Aslında bu araba satın almak gibi bir durum. Arabayı aldıktan sonra satmaya kalkıştığınızda değerinin düştüğünü görürsünüz" dedi.BOŞANIRKEN MAL VARLIĞI DA ELİNDEN GİTTİAslına bakılırsa bu anlattıkları yani evlilikle ve sahip olunan mülklerle ilgili ayrıntılar Amy Robsach'ın yaşadığı deneyimlerden yola çıkarak anlattıkları.Çünkü, T.J Holmes ile yasak aşkının otaya çıkmasından sonra kocası Andrew Shue'dan boşanırken Robach bütün mal varlığını yitirmişti.Ama yine de bütün bunların mutluluğunun elinden gitmesine neden olmadığını da bu yılın ocak ayındaki bir yayınında anlatmıştı Amy Robach:
Durum böyleyken Kate Middleton bambaşka bir görüntü nedeniyle gündemin ilk sıralarına yerleşti son iki gündür. Bu kez söz konusu olan Zambiyalı ressam Hannah Uzor'un çizdiği ve Tatler dergisinin haziran sayısının kapağını süsleyen portre.Ama işte o portre, özellikle de Kate'in hayranlarını ilk anda şoke etti, hemen ardından da çileden çıkardı. Çünkü genel kanıya göre söz konusu portre Kate'e hiç benzemiyor. Orada görünen kişi bambaşka birisi.'BELKİ KATE'E ÖZENEN BİR UZAKDOĞU PRENSESİ'Sosyal medyada dolaşan yüzlerce yoruma göre "Kate gibi görünmeye özenen, kimselerin tanımadığı bir Uzakdoğu prensesi."Uzor'un tablosuna yöneltilen eleştirilerden biri de şöyle: "Eğer Kate, o beyaz elbise ve tacıyla hafızalarda yer etmeseydi, bu tablodaki kişinin Kate olduğu aklıma bile gelmezdi..."Bir başka sosyal medya kullanıcısı "Eğer bu tablodaki kişi Kate ise en azından ona birazcık benzemesi gerekmez miydi?"Bir kullanıcı da "Sanatın taraflı ve öznel olduğunu biliyorum ama bu tablodaki kadın, Kate'e hiç benzemiyor" diyerek görüşünü ifade etti.Bunların yanı sıra birçok kullanıcı sosyal medyada "Şaka mı yapıyorsunuz?" diyerek tabloyu eleştirdi.BEYAZ ELBİBESİ VE TACIYLA İKİ YIL ÖNCEKİ DAVETE DAMGA VURDUKate Middleton'ın 0Zambialı ressam Hannah Uzor'un çizdiği portreye yansıttığı görünümü bundan iki yıl öncesine ait.Kraliçe 2. Elizabeth'in ölümünden sonra tahta çıkan Kral Charles, ilk resmi davetini Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa ve eşine vermişti. Resmi karşılama sırasında da Kral Charles ve Kraliçe Camilla'nın yanı sıra Galler Prensi William ile Galler Prensesi Catherine yani Kate Middleton da hazır bulundu.Gündüz yapılan bu karşılama ve etkinliklerin ardından da Kral Charles, konuğu onuruna bir yemek verdi.İşte Uzor'un portresine yansıttığı gibi omuz kısımları gümüş rengi işlemelerle süslü beyaz bir gece elbisesiyle katıldı Kate Middleton.Saçlarını topladı ve başına da kayınvalidesi Prenses Diana ile özdeşleşen Cambridge Aşıklar Düğümü adlı tacı taktı.KAYINVALİDESİYLE ÖZDEŞLEŞEN ÜNLÜ TAÇ DA BAŞINDAYDIAslına bakılırsa 2022 yılının kasım ayında gerçekleşen o davete damga vuran kişi de Kate Middleton oldu.Kral Charles'ın eski karısı, Prens William'ın annesi Diana'nın ölümünden 23 yıl sonra bu unvanı açıkça kullanan ilk kişi olan Kate, ertesi gün asıl ev sahipleri olan Kral ve Kraliçe'den daha fazla çıktı basının manşetlerine.En çok dikkat çeken de başındaki taçtı. Ki o taç zaten Diana'dan sonra Kate ile özdeşleşti.HEM DIANA'YA HEM KRALİÇE 2. ELIZABETH'E 'SELAM' GÖNDERDİGaller Prensesi, o davette Diana'ya sadece tacıyla "selam göndermedi." Görünümünü tamamlayan küpeleri de bir zamanlar Prenses Diana'nın kulaklarını süslüyordu.Middleton ile ilgili olarak en çok dikkat çeken ayrıntılardan biri de üzerinde Kraliçe 2. Elizabeth'in gençlik yıllarında çekilen bir fotoğrafının yer aldığı, sarı kurdele üzerine yerleştirilmiş nişandı.Kate'in üzerinde Kraliçe'nin bir başka hatırası daha vardı: Koluna taktığı inci bilezik.Kate, o yemekte de her zamanki tarzından ve sevdiği modacıdan giyinme alışkanlığından vazgeçmedi. Galler Prensesi Catherine'in beyaz elbisesi de onu meraklı takipçileri için gayet tanıdıktı.WILLIAM İLE YAN YANA PORTRELERİ DE VARKate Middleton ile Prens William'ın ilk yan yana portreleri de 2022 yılında gün yüzüne çıktı. Bu kez portre ressam Jamie Coreth'in imzasını taşıyondu. Kate ile William o portrede yan yana durup sağ tarafa bakarken görülüyor.Tabloda Kate Middleton, eşiyle birlikte 2020 yılında eşi Prens William ile çıktığı Dublin turunda giydiği yeşil elbiseyi giyiyor.William'ın kravatının renginin de eşinin pırıltılı kıyafetiyle uyumu dikkat çekici. Tabloda Middleton'ın iri bir broş taktığı da görüldü.KRALİÇE 2. ELIZABETH'İN BROŞUTablo ile ilgili bir başka ayrıntı da Kate'in göğsünde resmedilen broş. Bu incili broş Kraliçe 2. Elizabeth'e ait. Kraliçe, katıldığı etkinliklerde sık sık bu broşu kullanıyor.Kate Middleton ile Prens William'ın bu ilk ortak resmi portresi, Cambridge Üniversitesi'ne bağlı Fitzwilliam Müzesi tarafından gün yüzüne çıkarıldı. Tablo, çiftin müzeyi ziyareti onuruna gün yüzüne çıkarıldı.İLK RESMİ PORTRESİ DE ELEŞTİRİLDİ2011 yılının 29 Nisan günü Prens William ile evlenerek aileye giren Kate Middleton'ın ilk resmi portresi ise bu gösterişli günden iki yıl sonra ortaya çıktı.O dönemde Cambridge Düşesi unvanını taşıyan Kate'in bu ilk resmi portresi Paul Emsley tarafından yapıldı. Londra'daki Ulusal Portre Galerisi'nde yer alan portrenin açılışına Kate ve William da katıldı.İşin ilginç yanı Kate'in o portresi de çok fazla beğenilmedi. Hatta olduğundan daha yaşlı göründüğünü ileri sürenler oldu.
Kimi zaman bu rüya gerçek olur. Birbirini tamamlayan o iki ruh, iki kalp, doğanın kaçınılmaz kanunu "ölüm" gelinceye kadar el ele birlikte yaşarlar. Elbette böyle bir durumda da insanın diğer yarısını kaybetmesi zordur. Ama yine de kocaman ve uzun bir ömür birlikte geçmiştir. İnsan elinde kalan sıcacık anılara sarılır.Bir de bu kadar şanslı olmayanlar var... Tam aradığı aşkı, huzuru ve mutluluğu bulmuşken, daha birlikte yaşanacak uzun yıllar olduğunu düşünürken insanın sevdiği elinden uçar gider. O kadar kısa sürmüştür her şey.Geride kocaman bir boşluk, yarım kalmış anılar bırakır böyle bir veda. Dayanmak için de gerçekten yürek ve sabır gerekir.GEÇ BULDU ÇABUK KAYBETTİTıpkı ünlü oyuncu Sandra Bullock'a olduğu gibi.Yaşadığı, aldatmayla sonuçlanan bir evliliğin ardından tam diğer yarısını bulduğuna sevinirken hiç ummadığı bir hastalık nedeniyle onu kaybetti Bullock. "Hayatımın aşkı" dediği sevgilisi, hayat arkadaşı gözlerinin önünde eridi, sararıp soldu. Bunun sonucunda da kaçınılmaz zor veda geldi.Bullock, geç bulup çabuk kaybettiği sevgilisi Bryan Randall'ın hayata vedasının ardından hala tam olarak kendine gelebilmiş değil.Önümüzdeki temmuz ayında 60 yaşına girecek olan Sandra Bullock, bütün enerjisini işine ve iki çocuğuna vermiş durumda.Ama yakınları ve ailesi artık onun kalbini de açması gerektiğini düşünüyor. Büyük aşkını kaybetmenin derin acısını bir yana bırakıp hayatını paylaşacağı birisini bulmasının zamanı geldi onlara göre.'BENDEN SONRA YENİDEN AŞKI BULMALISIN'Closer Weekly'de yer alan habere göre Bryan Randall, artık hayata tutunamayacağı kesinleştiğinde Sandra Bullock'ın da kendisinden sonra yalnız kalmasını istememişti. Onların anlattığına göre son sözleri de "Benden sonra yeniden aşkı bulmalısın" oldu.Ama Sandra Bullock bunun için henüz kendini hazır hissetmiyor. Aynı kaynak bu konuda "Bryan öldüğünde Sandra yıkıldı. Bir daha onun gibi birini bulacağını hayal bile edemez hale geldi. Ama şimdi 60 yaşına geliyor. Hissettiği ise kocaman bir boşluk. Bir yandan da kalbinin bir yerlerinde hayatının geri kalanını yalnız geçiremeyeceğini biliyor" diye konuştu.HAYATA TUTUNABİLSEYDİ 58 YAŞINDA OLACAKTI: Sandra Bullock, geçen yılın ağustos ayında kaybettiği sevgilisi Bryan Randall'ın küllerini onun vasiyeti üzerine Wyoming'de gökyüzüne bırakmıştı. O günün başka bir anlamı da vardı. Çünkü eğer yaşasaydı Randall o gün 58'inci doğum gününü kutlayacaktı.TANIŞTIKLARINDA BÖYLE BİR AŞKA DÜŞECEKLERİNİ BİLMİYORLARDISandra Bullock ile Bryan Randall, ünlü yıldızın oğlunun doğum gününde tanıştı. Eski bir model olan Randall, daha sonra fotoğrafçılığa yönelmişti. O gün tanıştılar ve aralarında bir yakınlaşma doğdu.Tam da Oscar kazanmanın sevincini yaşarken kendisini aldatan eski eşi Jesse James'ten ayrıldıktan sonra uzun süre kalbini kimseye açmayan Bullock, Bryan Randall ile tanışınca kalbinin kapıları da yeniden açıldı.Sonra ikisi de birbirleri için çok derin bir aşka düştüler. Bullock, ilerleyen yaşında aradığı aşkı bulmuştu. Fakat Randall'ın yakalandığı ALS hastalığı onların mutluluğunun yarım kalmasına neden oldu.Bryan Randall, vücuttaki bütün sinir hücrelerini etkileyen bu hastalık nedeniyle geçen yıl ağustos ayında daha 57 yaşındayken hayata veda etti.HASTALIĞI UZUN SÜRE SAKLADILARÜstelik iki sevgili bu hastalığı ve onun getirdiği zorlukları uzun süre kamuoyundan sakladılar. Bullock, üç yıl boyunca sevgilisinin bakımında etkin rol aldı.Bu sağlık mücadelesini de aşklarını da meraklı gözlerden uzak yaşadı çift. Çünkü Bullock bu konuda sevgilisine söz vermişti. Sonuna kadar da bu sözüne sadık kaldı.ÖLÜM ONLARI AYIRINCAYA KADAR AŞIK KALDILAR: Sandra Bullock ile Bryan Randall'ın büyük aşkı sadece sekiz yıl sürdü. Henüz çaresi bulunamayan bu hastalık iki aşığı birbirinden ayırdı. 2015 yılında başlayan ilişkileri 2023'te ölüm onları ayırıncaya kadar sürdü.ESKİ EŞİNDEN BİR DE KIZI VARDI: Bryan Randall, Sandra Bullock'ın iki evlatlık çocuğu Louis ve Laila için de bir baba figürüydü. Hatta çocuklar ona "baba" diye sesleniyordu. Bu arkada Randall'ın eski evliliğinden Skylar adında bir kızı olduğunu da hatırlatalım.ALDATILINCA EVLİLİĞİ BİTTİ: Sandra Bullock ilk eşi Jesse James ile 2005 yılında evlendi. Ama aldatıldığı için evlilik sadece beş yıl sürebildi. Boşanmanın ardından da Bryan Randall ile tanışıncaya kadar uzun süre kalbinin kapılarını kimseye açmadı.