3 yıla saygı

18 Eylül 2015

EKRAN başına oturanların çoğunun aklında henüz biten Molde faciasının soru işaretleri vardı. Artık herkes biliyor ki, adı/ülkesi ne olursa olsun, sistemi olan bir oyuncu grubu futbolun gereklerini yapabiliyor. Yeter-gerek şart disiplinli uygulama. SKENDERBEU bunlara rağmen zayıf bir takım görüntüsü verdi. Tabii utları, gol girişimleri oldu. Ancak Beşiktaş’ın Atilla Gökçe ustanın deyimiyle ‘taşlaşmaya başlayan savunması’nı aşamadı. İyi niyetle kendi futbol geleceklerini kurmaya uğraşacak bir topluluk görüntüsünden uzağa gidemediler. Özellikle savunma ardına atılan toplarda zor durumda kaldılar. Bunda savunmacı kalitelerinin düşüklüğü kadar Beşiktaş’ın nitelikli oyuncularının etkisi vardı.SİYAH-beyazlılar 10 civarında net gol pozisyonuna girdiler. 1 gol, 3 puanlık sistemin geçerli olduğu grup aşamasında alınacak galibiyet açısından çok değerli. Fark olabilirdi; olmadı. Beceriksizlikle şanssızlık birbirine karıştı.SİSTEM DEĞİŞMİYORİLK yarıda öndeki Kerim-Quaresma-Cenk üçlüsünün yapamadığını 28’de orta sahadan katılımla Sosa yaptı. Gol pozisyonları cömertçe harcandı. İkinci yarıda Gökhan ve Gomez ikilisinin oyuna girişi öndeki kaliteli oyunu ve oyuncu sayısını arttırmakla birlikte gol yine bulunamadı. Necip-Sosa ikilisinin savunma önünde rakip atakların başlangıçlarında yaptığı kritik müdahaleleri de unutmamalı!ŞENOL hocaya da bir parantez açmalı. Olcay cezalı, Oğuzhan sakat. Töre, Tosiç ve Gomez’i de tercih etmeyip rotasyona gitti. Yalnız bunu yaparken sadece oyuncu isimlerini değiştiriyor. Sistem ve oyunu değiştirmiyor. Biliç’in, hatta Samet Hoca’nın oynattığı 3 yılın birikimine saygısızlık etmiyor. Oyun ve sistem değişikliklerini geçen yılkinden farklılaştırmaya çalışanların halini; Seyrantepe ve Kadıköy’de gördük iki gün!

Devamını Oku

Bir Osmanlı gerçeği

30 Ağustos 2015

BİR yazı tek soru! Hakiki futbol yorumu yapmak isteyene, gerçekçi saha içi analizi dinlemek isteyene. G.Saray iç sahada 2-1 kaybettiği Osmanlı maçında mı daha iyi oynadı, dün Konya’da 4-1 kazandığı maçta mı? Bir Amerikan filmi repliğiyle ‘Tanrı aşkına Michael, şu lanet olası idefixlerinden kurtul lüften!’ Tabelaya bakmayın lütfen! Geçen hafta bu satırlarda yenilgiye rağmen bulunan 10 pozisyonun futbol adına umut verdiğini, takımın derdinin sahanın içinde olmadığını aktarmıştık.DÜNKÜ tablo, Osmanlı maçından karanlıktır, dikkat! Sabri’nin harika ortası, Burak’ın nefis kafası ve Semih’in tesadüfi attığı gol ile 2-1’e gelen maçta geçen haftanın yarısı gol pozisyonu bulunamadı. Son iki gol sadece Wesley ustalığı, üzerine futbol fikri üretilemez. Tabela üzerinden güzellemelere itibar etmeyiniz. G.Saray, iyi oynamadı. 66’dan sonra 10 kişiyle fena olmayan bir savunma kurgusunu hayata geçirirken, önde umut bağlananlardan ne Sniejder, ne Podolski verimli oldular. Umut da hocanın beklentilerinin uzağında kaldı. Burak ise çok iyiydi...HANDİKAP OLUR4-1’E rağmen mi bunları yazıyorsun? Evet! Çünkü bazen oyun kazanır, bazen kalite kazan-dırır. Sarı-kırmızılılar oyunda kaybedip, kalitede kazandılar. Wesley’nin son iki klas vuruşuyla gelen 4-1’e “farklı kazandık” mua-melesi yapan sosyal medya ergenlerinden olmak taraftarın en büyük handikapı olur!

Devamını Oku

Topal ve Souza

28 Ağustos 2015

F.BAHÇE’NİN meselesi Atina’nın sahiden bir mahallesinin takımı olan Atromitos’u yenmek-elemek değil. Fark daha büyük olabilirdi. Aradaki kumaş farkı kıyas kabul etmez. Ancak hocanın 6 resmi maçta öndeki 6’lı konusunda bir fikri oluşmalı. YAKIN dönemdeki 8 günde 3 maç temposu esnasında bu denemeleri yapamaz! Seçeneği çok Portekizli teknik direktörün. Lakin o seçeneklerden ilk elenmesi gerekeni Topal/Souza birlikteliği. İkisi birden oynadığında belki Atromitos önünde değil ama özellikle Süper Lig’de takımın ciddi tempo sorunu oluşur. Souza sağ içte olmuyor, olmayacak gibi görünüyor sistem ne olursa olsun. Ozan, Alper, Volkan türü süratli; Raul türü akıllı oyuncularla tahkim edilmeli orta saha.EMRE ARANIYORNİTEKİM Volkan ile Alper’in girmesinden sonra fark ortaya çıktı. Tempo sorunu, takımın ileriye gidiş hızını etkiliyor. Kanatlar akarken, orta alan yavaş kalıyor; bazen hiç gelmiyor. Şener neredeyse 100 metreyi 90 dakika ileri-geri tek başına oynamak zorunda kalıyor. Kanarya’da kötü şey yok gibiydi; iyiler de yanıltmasın.VE son not.. Gerçekleştirilen onca transfere rağmen bu takım halen Emre Belözoğlu’nu arıyor. Başakşehir’de Emre’ye yer aranıyor! Emre’nin yerindeki Topal-Souza’dan biri fazla! 2.’sine yer aranıyor!1, 2 ve 3 numaralar belliHAFTAYA perşembe Letonya, pazar Hollanda ile EURO 2016’nın kader maçlarına çıkıyoruz. Hiçbir bilgi ve istihbarata dayanmaksızın sadece gözlemimi paylaşayım; Fatih hocanın 1, 2, 3 numaraları belli. Volkan Demirel, Şener, Caner! En bankosu da Şener. Yanılma payım olabilir. Hoca, Volkan’ı çağırmayabilir. Ama Şener, bugün itibarıyla 2015-16’nın en iyi yerli oyuncusudur. Tartışmaya kapalı!

Devamını Oku

32 dakika

25 Ağustos 2015

KAYSERİ maçını izleyen her futbol gözü anlamıştır ki, Akçay’ın Osmanlı’sı iyi kapan hızlı çık prensibiyle oynayacak. Şaşırtan bir top oynamadı ki Ankara temsilcisi. Hamza hocanın bunu çürütücü önlemler alamadığını gördük sadece. Öndeki 4 hücumcunun ardında Selçuk Jose yumuşaklığı ile neredeyse orta sahasız bir 58 dakika izledik Melo girene kadar ev sahibinde! Meselenin kaynağı da oydu zaten... GÖBEKTEKİ ikili ile öndeki dörtlü arasında ovalar olunca, Hakan Balta da ilk topu kullanan adam haline dönüştü takımı ileri taşımak için. 15-16 kişi bir ara debelenip durdu Osmanlı yarı sahasında. İş kanada düştü G.Saray’da. Sabri de işini bihakkın yaptı. Dengesiz yakalanan defansın arasından geçen Serdar’ın golüne, Sabri’nin şık ortasında Selçuk İnan’ın kafası yanıt verdi.FABRİKA AYARI!2. yarıya da benzer bir oyun anlayışıyla çıkan G.Saray, Melo-Yasin değişikliğine kadar futbolla ilişiğini kesmiş görüntüdeydi! İkilinin oyuna girmesiyle fabrika ayarlarına Burak’sız dönen sarı-kırmızılılar Torje’nin golünden sonra kısa bir bocalamanın sonrası ipleri eline aldı. 67 ile 85.dakikalar arasında 7 gol pozisyonuna girdi. Olmadı!İKİ konu önemli zannımca.. Hocanın Jose ile oynamasına saygım var. Oyuncu kıymetli. Ancak yumruk gibi sıkılı futbol oynayan bu rakibe niçin daha çok problem çözen Bilal ile başlamazsın! Bir de Burak’ı çıkartarak niçin tribünle oyunun irtibatını kesersin? Osmanlıspor bu maçta galibiyeti hak etti.

Devamını Oku

Melodram’a doğru

16 Ağustos 2015

FUTBOL ahlâkıyla bağdaşmayan hareketlerini çok eleştiririm, bundan sonra eleştirmeye de devam ederim! Ancak bildiğimiz Felipe Melo, eğer bu takıma dönmezse, bu yazıyı kopyala-yapıştır. G.Saray onlarca kez dün akşamki duruma düşecek çünkü. Melo’nun sertlik getirmediği orta alan ve doğal olarak takım savunmasızlığı, Chedjou ve Hakan Balta’nın (Semih’in) formda olmadığı günlerde takımı erkenden dağıtır!BURAK OYUNA GİRİNCE...KABUL edelim ki Bilal Kısa-Selçuk İnan ikilisi Sivas türü deplasmanlarda, Şampiyonlar Ligi’nde, derbilerde kifayetsiz kalacak. Hamza hocanın Burak’ı oynatmama gerekçesi olarak ortaya koyduğu takım savunması kavramının nirengi noktası ortanın göbeği.Bakın ikinci yarı Burak’ın girişiyle 55’lerden sonra G.Saray’ın kendine gelebilme sebeplerinden biri takımın oynamaya dönmesi. Etkili bir/iki santraforla oynamaya kalkınca, rakip çıkamıyor. Çıkamayınca da orta alandaki Selçuk-Bilal defosu görünmüyor.MAÇ boyu galibiyete yakın takım Sivasspor idi. Öndeki oyuncuları biraz becerikli olsa, maç daha ilk yarıda bitebilirdi. İki klas golcüsüyle anca 1 puan alabilen G.Saray, oyunu kaybetti! Felipe Melo, eskisi gibi dönmezse puanı ve sezonu da erkenden kaybedebilir!OLCAN! AŞK İLE YAPİlk haftadan bir beraberlikle bu kadar karamsar tablo çizilebilir mi? Denebilir ki eksik yerlere oyuncu takviyesi yapılabilir! Derim ki; PARA YOK! Tüm mevzu da burada kitleniyor zaten!Bir de son söz Olcan’a... Kenan Doğulu’nun bir şarkısı var; reklamlarda da kullanılıyor... Ne yaparsan yap.. Aşk ile yap!

Devamını Oku

Mehmet Özbek kimdir?

10 Temmuz 2015

SORUNUN yanıtı belli. G.Saray Başkanı Dursun Özbek’in kardeşi. Sayın Özbek’in bilhassa Florya’nın yeniden imarı konusunda yetkilendirdiğini sandığımız, bilindiği kadarıyla işinde mahir bir inşaatçı/otelci… Başkan olarak kulübün yararına ucuz, belki de bedava bir hizmeti kardeşinizden dahi olsa alabilirsiniz. İtirazım yok İnşaatçı/otelci Mehmet beye! Hatta onu ‘Florya’nın yeni Abdurrahim’i’ olarak da atamış olabilir.ANCAK transfer görüşmesindeki Mehmet Özbek’e şiddetle itirazım var. Transfer gündeminin ‘1 numaralı tartışmalısı’ Sabri Sarıoğlu, önceki günkü basın toplantısında “Transfer görüşmem 5 dakika sürdü. Cüneyt abi ve Mehmet abi ile sohbet ettik” dedi. ‘Mehmet abi’nin kim olduğunu da bilmeyenlere açıkladı; Dursun başkanın kardeşi.‘HANGİ SIFATLA?’YANİ G.Saray’da transfer görüşmelerinin içinde resmi olarak, imza aşamasında, ikna sürecinde yer alan bir isim Mehmet Özbek. Hangi sıfatla? Bana dersen ki ’14 bin kusur no’lu kongre üyesi sıfatıyla!’ Ona bile ‘ehh’ derim. Fakat başkanın kardeşi olma kontenjanıyla bu görüşmelerde resmi isim olursan, bu sorulur.GERÇİ bunu ne Cüneyt kaptan sormuş, ne de kamptaki gazeteci kardeşler! Sabri, “Mehmet abi oradaydı” diyor. Tek arkadaşımdan “Hangi sıfatla?” sorusu gelmiyor. Ertesi gün 12 gazeteye baktım, tam 12… Hiçbirinde ‘Mehmet abi’ detayı yoktu. Benim gazetem VATAN’da da, çalıştığım grubun 3 gazetesinde de! Halının altına süpürdülerse de kötü, bu detayın ne önemli haber olduğunu ıskaladılarsa da!Geçmiş alacaklarını mı aldı?VE bir başka detay! Levent Tüzemen geçen hafta ‘Sabri’nin sözleşmesinin geçtiğimiz yılların alacaklarını da kapsayan bir sözleşme olduğunu’ yazdı. Özü şu.. Sabri geçen yıl sadece 200 bin dolar alabildi. Kalan 1 milyon doları bu yıla yedirildi. Önceki gün bu konuda da tek ses çıkmadı. Atlandı, es geçildi vs. Zannımca Mehmet bey ve geçen yılki alacaklar konusunda iki manşet haber kaçtı, gitti.

Devamını Oku

Geleceği inşaa etmek

9 Haziran 2015

SKORA bakacaksak herkesin net gördüğü bir gerçeği yineleyerek başlamalı. İlk yarı Yasin, Volkan ve forvet arkası Arda ile 4-2-3-1 oynadık; olmadı. 2. yarı hoca kanatlara orta saha özellikli başka kabiliyette adamlar monte edip 3 iç orta sahalı 4-3-3’ e dönünce neticeyi aldık. 46-65 arasındaki futbol da yetti zaten. Kaldı ki sonuç çerçevesinde konuşmanın manası yok. Takımımızda 1-1’ lik Hollanda maçının moral kondisyonu halen duruyor. Almatı yolunda Amsterdam ve Kasımpaşa moral depolaması işe yarar netice getirir; sözün özü kazanırız.ANCAK 8-12 Haziran serüveni bir inşaa sürecini getirmeli. O inşaa da Fatih hocanın kafasında zaten olacağını/olduğunu varsaydığımız bir mühendislik kurgulaması... Yani bu takımı bir adamın etrafında geleceğe hazırlamak. O adam da Hakan Çalhanoğlu. Ne 1. goldeki alışkın olduğumuz vuruş kalitesi, ne 2. goldeki takibi... Bunlardan söz etmiyorum! Hakan’ın topu ayağına, oyunu eline alışı milli takımda çok uzun süredir görmediğimiz bir lider oyuncu kimliğini buram-buram kokutuyor.LİDER HAKAN OLMALISADECE 20 yaşında! Ama liderlik yaşta değil, baştadır! Kalitesi kadar oyunu okuma zekasının da muhteşem olduğunu her an gördük. İlk yarıda ikili orta sahanın bir parçası olarak, ikinci yarıda ise 4-3-3’ ün sağında... Basa basa “Takım benim üzerime inşaa edilmeli” diyor. Fatih hoca, ‘onu kazanmakta gösterdiği büyük babalığı’ onu bu takımın, ülke futbolunun lideri yapmak konusunda da göstermelidir. Bu konuda hasislik edeceğini sanmam.BİR takıma, bir camiaya, bir ülkeye liderlik etmenin ne kadar büyük bir iş; ne kıymetli adamların yapabileceği bir fayda olduğunu en iyi bilenlerdendir. Ona akıl verecek değilim; Türk olarak temenni de kabul edebilirsiniz bu yazdıklarımı.VE Emre Taşdemir... Caner ile birlikte aklı başında bir sol bekimiz oluyor galiba! Bu maçın 2. büyük kazancı da bu oyuncu...

Devamını Oku