En önemli başlık 2. el araç olacak

24 Mayıs 2022

OYDER Başkanı Dr. Altuğ Erciş sektörün pandemiyle birlikte başlayan bulunurluk, ÖTV matrahları, vergilendirme, yüksek kurlar, yüksek enflasyon ile birlikte alım gücünün azalması gibi bir dizi olumsuz konuyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Erciş şöyle devam etti:" Tüm bu gelişmeler, bayilerin 2. el araç satışlarına yönelmesi gerekliliğini ortaya çıkarıyor. Avrupa’da bayilerin toplam satışlarının yüzde 48’ini 2. el araçlar temsil ederken, ülkemizde bu oran yalnızca yüzde 2 seviyesinde kalıyor. Burada yüksek bir potansiyel olduğunu görüyoruz ve 2. eli de kendi içerisinde ayırıp, özel olarak yetişmiş istihdamıyla işimizin ana motoru gibi görmeliyiz. Bayilik sisteminde başarılı olmanın en büyük anahtarı bu. Yetkili satıcılık sistemini ayakta tutmak için tıpkı ABD ve Avrupa’da olduğu gibi 2. el satışlarını kendi bünyemizde yapmak en önemli unsur olacaktır. Şu anda bunun için yetkili satıcıların önünde herhangi bir engel bulunmamakta. Yetişmiş personelle birlikte mevcut yatırımlarını daha verimli bir şekilde değerlendirmelerini sağlayacaktır” diye konuştu.

2.el potansiyeli yüksek

“Yetkili satıcıların 1.5 milyon araç satacak kapasitesi var” Mevcut durumda yetkili satıcıların sıfır araç yatırımına konsantre olduğunu ifade eden Erciş, ”Genel tabloya bakıldığında bayiler şimdiye kadar Türkiye’de ikinci el yatırımını pas geçmiş olsa da, önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından biri bu olacaktır. Bayiler şu anda 1.5 milyon araç satacak potansiyele sahipler ve mevcut koşullar yetkili satıcıların bu kadar adette sıfır araç satmasına imkan vermiyor. Ancak bu da bayilerin potansiyellerini ikinci elde kullanmalarının ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Gelecekte yetkili satıcıların cirolarının yüzde 40-45 oranında ikinci elden gelmesini bekliyoruz. İşte bu yüzden ikinci ele önem vermemiz gerekiyor” dedi.

“Perakendede azalma yok”

Mevcut koşullarda perakende müşteri talebinde bir azalma görülmediğini ifade eden OYDER başkanı Dr. Altuğ Erciş, “Şu anda bekleyen bir filo talebi var ama aynı zamanda bekleyen bir perakende talebi de bulunuyor. Pandeminin ardından yaşanan tedarik problemi devam ediyor. Araç geldiği zaman öncelikle perakendeye satılıyor, çünkü buradaki karlılık daha yüksek. Bu yüzden önce perakende talebi ardından filo talebi doyurulmaya çalışıyor. Ancak henüz perakende talebini doyuracak kadar araç tedariği elde edilmiş değil. Markadan markaya değişmekle birlikte satışların çoğunluğunun perakende pazara ait olduğunu ifade edebiliriz. Genel tablo, perakende ağırlıklı olarak gerçekleşiyor” dedi.

“Servis girişlerinde azalma gözlemlemedik”

Yetkili servislerin durumunu da değerlendiren Erciş, yetkili servislerden özel servislere kayma olmadığının altını çizerek, “Şu anda piyasada enflasyon var. Bu ortamda yetkili servis fiyatları artsa da, özel servisler de işlerini sürdürmek adına fiyatları artırmak zorunda kalıyorlar. Dolayısıyla yetkili servis girişlerinde herhangi bir düşüş öngörmüyorum” dedi. “Vergi sisteminde değişim beklentimiz var” Vergi sisteminde ve ÖTV matrahlarında değişim beklentisi olduğunu belirten Erciş, şunları söyledi; “Vergi konusunu çok net biçimde her ortamda ifade ediyoruz. Bununla ilgili önümüzdeki süreçte de ortak çalışmalarımız olacak. Ülkemizde otomotiv sektörü ve araç sahipleri adına oldukça dezavantajlı bir durum söz konusu. Bizim kanunlarımız açısından yakın olduğumuz AB ülkelerindeki vergi sisteminde ÖTV’ye benzer bir vergi yok. Sadece bizdeki KDV’ye denk gelen bir vergilendirme sistemi uygulanmakta. Aynı zamanda bugün ÖTV matrahlarının güncellenmesi, gerek yetkili satıcıların gerekse de halkımızın en büyük beklentisidir. Özellikle kurlar sebebiyle fiyatların gelmiş olduğu noktada, neredeyse tüm modellerin yüzde 80’lik dilime girmesi nedeniyle; matrah tutarlarının güncellenmesi ile ilgili beklentimiz oluşmuştur. Kurların stabil halde kalması ve öngörülebilir olması sektör paydaşlarımız için önemini korumaktadır. Devletimizden matrah tutarlarının güncellenmesi ile ilgili beklentimiz halen devam etmektedir. Umarız ki, bu konuda da yakın zamanda bir adım atılacaktır.”

Devamını Oku

2. el araçta fiyat ve satışlar artışta

18 Mayıs 2022

 

Yılın ilk çeyreği boyunca oldukça düşük seyreden ikinci el satış rakamları bahar aylarının gelişiyle yukarı yönlü artış eğilimine girdi. Mart ayına göre nisanda ikinci el araç satışlarında yaklaşık yüzde 12’lik artış görüldü. Artan enflasyon ve kurlardaki hareketlilik ile satışlar artsa da tüketici, cebine uygun araçlara yöneliyor.

ARAÇ FİYATLARI YÜKSELİŞTE

Sıfır otomobilde; çip krizi, lojistik ve ham madde temininde yaşanan sıkıntıların halen sürdüğünü de belirten 2plan İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür şunları söyledi; “Sıfır araç temininde sıkıntılar yaşanıyor ve araç bulmak zorlaşıyor. Fiyatların artışında bulunurluk faktörünün de payı var. 2022 yılının başından bu yana araç fiyatları ortalama yüzde 20 oranında arttı. Rusya-Ukrayna savaşına bağlı olarak araç üretiminde önemli yeri olan ve bu ülkelerden tedarik edilen hammadde fiyatlarındaki iki katına varan fiyat yükselişleri, doğal olarak üretim maliyetlerini ve buna paralel olarak araç satış fiyatlarını etkiliyor.”

PAZAR HAREKETLENİYOR

2022 Mart ayında 647 bin ikinci el araç satış gerçekleştiğini, nisan ve mayısta daha da artış olduğunu vurgulayan Ülgür, “2022 geneline baktığımızda ise durgun geçtiğini belirttiğimiz ilk 3 aya rağmen toplamda son 4 ayda bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15’lik artış söz konusu olacak. 2022’de ikinci el pazarında iyi bir Nisan yaşadık. Önümüzdeki aylar daha hareketli geçecek” dedi.

SUV'A TALEP ARTIYOR

Devamını Oku

Operasyonel kiralama 2018’den beri küçülüyor

2 Mayıs 2022

 

Türkiye’deki operasyonel araç kiralama sektörünün 2018 yılından bu yana daralıyor. 2017 yılı sonu itibarı ile kiralama sektörünün toplam araç parkı 365 bin 782 adet iken 2021 yılı sonu itibarı 238 bin adetlere geriledi. Sektörün satın aldığı yeni araç sayısı da 60 bin adetlere inmiş durumda. Bir dönem yeni araç alımlarının yaklaşık yüzde 20’sini gerçekleştiren sektörün bu yıl yüzde 10’ların da altında kalması tahmin ediliyor. Sektör temsilcileri kiralamanın hala satın almaya göre avantajlı olduğunu sektör paydaşlarının biraraya gelerek entegre çalışması gerektiğine dikkat çekiyor.

Pay gittikçe düştü

DRD Filo Kiralama Genel Müdürü Özgür Kara yaptığı açıklamada 2017’de kiralama sektörünün otomobil satışlarından aldığı payın yüzde 20,5 olduğunu, 2021 yılında bu oranın yüzde 10,7’ye kadar düştüğünü söyledi. Son 4 yılda sadece araç sayısının ve otomotiv sektörü satışlarından aldıkları payın değil, müşteri sayılarının da hızla düştüğünü ve müşteri tabanlarının erozyona uğradığını aktaran Kara şuyle konuştu:
“2018 yılından itibaren ülkemizi etkileyen bir ekonomik türbülansın içindeyiz. Arada benzeri daha önce görülmemiş bir pandemi yaşadık ve son iki yılda da bunun etkileri ile baş etmeye çalıştık. Otomotiv sektöründe yaşanan çip krizi ve tedarik zinciri aksamaları bizim de işlerimizi çok etkiledi.”

Araçlar yaşlanıyor
Gelişen teknolojinin ve düşük de olsa yurt dışı enflasyonun yansımaları ile 2014’te ortalama 23 bin 134 Avro olan araç maliyetlerinin 2021 yılsonu itibarı ile yine ortalama 28 bin 388 Avro ’ya yükseldiğini anlatan Kara bunun Avro bazında yaklaşık yüzde 23 gibi hatırı sayılır bir artış olduğunu söyledi. Kara diğer yandan 2021 yılsonu itibarı ile trafiğe kayıtlı yaklaşık 13,7 milyon otomobilin yaş ortalamasının 13,6 olduğunu, Almanya’da ise trafikte dolaşan yaklaşık 45,8 milyon aracın yaş ortalamasının 8,1 olduğunun altını çizdi. Kara “Ülkemizde 2021 yılında el değiştiren araç sayısı, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 7 düşerek 6 milyon civarında oldu ve bunların yine yaklaşık 3,5 milyonu 10 yılın üzerindeki araçlar” dedi.

Kiralama hala avantaja sahip

Devamını Oku

Doğru lastik seçimi maliyetleri azaltıyor

19 Nisan 2022

Enerji verimliliği ve düşük karbondioksit emisyonunun yanı sıra artan maliyetler de sürücülerin yakıt tüketimini azaltma konusunda daha bilinçli olmasına neden oluyor. Uluslararası Enerji Ajansına göre; otoyollarda hız sınırlarını 10 km/saniye azaltmak, özel araçlarda ve özellikle yük kamyonlarında fazla ağırlığı azaltmak ve aniden hızlanmamak gibi ‘eko-sürüş’ olarak adlandırılan yöntemlerle daha verimli bir sürüş sağlanabilir. Continental’in 2020 yılında binden fazla sürücü ile geleceğin lastiği üzerine yaptığı araştırmanın sonuçları da, sürücülerin yüzde 40’tan fazlası için en önemli konunun lastiklerin daha fazla yakıt tasarrufu sağlaması olduğunu ortaya koyuyor. Ulaşımda maliyetlerin gittikçe arttığı günümüzde tasarruf yapmak için uzmanlar çeşitli yöntemler öneriyor. Bunlardan biri de lastik seçimi. Lastikler döndükçe yol yüzeyine yakınlaşıp uzaklaşarak enerji kaybına neden oluyor. Enerji kaybının miktarı lastiğin yuvarlanma direnci ile doğru orantıl. Düşük yuvarlanma direncine sahip lastiklerin enerji verimliliği en yüksek seviyede.. Bu da aracı hareket ettirmek için daha az güç ve dolayısıyla daha az yakıt ihtiyacı demek.

Çevre bilinci etkisi

Çevre bilinciyle trafiğe çıkmanın yakıt tüketimini önemli ölçüde azalttığını kaydeden Continental uzmanları lastiklerinizin basıncının düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini söylüyor. Uzlanlardüşük basıncın yakıt tüketimini artıran ve fren performansını etkileyen faktörlerden birisi olduğunu belirtiyorlar. Conti uzmanları şu tavsiyelerde bulunuyor:“Öndeki araçla aranızda her zaman güvenli bir mesafe bırakın. Lastiklerde, özellikle ön lastiklerin kenarlarında, düzensiz aşınma işaretlerini kontrol edin. Düzensiz aşınma, yakıt tüketimini artırabilecek ve lastiklerinizin daha hızlı aşınmasına neden olabilecek bir rot balans veya süspansiyon sorununa işaret edebilir. Ani hızlanma ve frenden kaçının. Bu durum bu hem yakıt tüketimini artırır hem de lastiklerin aşınmasına neden olur. Araç üreticilerinin bakım tavsiyelerine mutlaka uyun.Fazladan ağırlık da yakıt tüketimini artırır. Gerekli olmayan eşyaları aracınızda bulundurmayın. Mevsim geçişlerinde lastik değiştirmek de hayati önem taşıyor. Yaz mevsiminde kış lastiği ile yola çıkıldığında lastikler aşırı ısınma nedeni ile çabuk yıpranıyor ve yol tutuşu da zayıf oluyor. Ayrıca yakıt tüketimini de artırıyor.”

Devamını Oku

Satış sonrası sektörü, ikinci çeyrekten daha da umutlu!

17 Nisan 2022

Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), bu yılın ilk çeyreğini, üyelerinin katılımıyla düzenlediği bir anket çalışmasıyla mercek altına aldı. Yılın ilk çeyreğini hem satış hem ihracat hem de istihdamdaki artışlarla geride bırakan sektör, ikinci çeyrekten daha da umutlu. Çalışmada; bu yılın ilk çeyreğinde 2021’in son çeyreğine göre yurt içi satışlarda ortalama yüzde 19’a yakın artış yaşandığı belirlendi. Yılın ilk çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre cirosal bazda ortalama yüzde 50’ye yakın artış oldu. Ayrıca katılımcıların 2022’nin ikinci çeyreğinde yurt içi satışlarda ortalama yüzde 12 oranında artış beklediği ortaya çıktı. Üyeler ayrıca bu yılın ikinci çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre yurt içi satışlarda ortalama yüzde 43 oranında artış öngördüklerini açıkladı. Çalışmada tahsilat süreçleri de ele alındı. Katılımcıların yüzde 70 gibi büyük bir çoğunluğu, geçen yılın son çeyreğine göre bu senenin ilk çeyreğinde tahsilat süreçlerinde herhangi bir değişiklik yaşanmadığını belirtti. Bu durumun sektörde oturmuş bir tahsilat politikasından kaynaklandığı gözlemlendi.

 

İstihdam arttı

Ankette sektördeki istihdam konusu da mercek altına alındı. Katılımcıların yarısı istihdamının arttığını söylerken, “değişiklik yok” yanıtını verenlerin oranı yaklaşık yüzde 44, “azaldı” diyenlerin oranı ise yüzde 6 oldu. İstihdamında artış yaşanan üyelerin yarısından fazlasını üretici üyeler oluşturdu. Geçen senenin aynı dönemi ile karşılaştırıldığında da sektördeki istihdamın yükselişe geçtiği ortaya çıktı. 2021’in ilk çeyreğinde katılımcıların yüzde 44’e yakını istihdamlarında artış olduğunu açıklamıştı.

Tedarik problemleri yine ilk sırada yer aldı

Sektörde bu yılın ilk çeyreğinde yaşanan sorunların başında tedarik problemleri ile döviz kurlarındaki hareketlilik yer aldı. Maliyetlerdeki artış konusu da dikkat çeken başlıklara girdi. Bu kapsamda katılımcıların yüzde 86’ya yakını yaşadıkları öncelikli sorunu “tedarik problemleri”, yüzde 70’i “döviz kuru / kur artışı” olarak tanımladı. Üyelerin yüzde 69’a yakını bu soruya “kargo maliyet & teslimat problemleri”, yüzde 48’i “gümrüklerde yaşanan problemler”, yüzde 36’ya yakını “nakit akışında yaşanan problemler”, yüzde 23’ü “iş ve ciro kaybı”, yüzde 9’u “pandemi sebepli çalışan motivasyon kaybı” ve yüzde 6’sı da “diğer” yanıtını verdi.

Yatırım planları yükselişe geçti!

Devamını Oku

Bayilerin yüzde 23’ü markalarından “memnun” değil

12 Nisan 2022

 Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) tarafından yaptırılan “Yetkili Satıcı Memnuniyet” araştırmasının sonuçları açıklandı. Araştırmaya; 20 farklı otomobil markasını Türkiye’nin tüm bölgelerinde yetkili satıcı olarak temsil eden 202 şirketin sahibi, ortağı ve profesyonel yöneticisi katıldı. Araştırma sonucunda yetkili satıcıların yüzde 52’sinin, bayiliğini yaptıkları markalardan memnun olduğu, yüzde 23’lük bölümünün ise memnun olmadığı ortaya çıktı. Yetkili satıcıların yüzde 17’sinin, otomotiv sektörünün bugünkü mevcut durumundan memnun olduğu, yüzde 41’lik bölümünün ise memnun olmadığı da araştırma sonuçlarına yansıdı.

Aynı markaya devam

OYDER Başkanı Turgay Mersin etkili satıcıların, markaları ile olan ilişkilerinde, profesyonellik ve sürdürülebilirlik kavramlarına da çok önem verdiklerini kaydederek “Tüketiciye sunulan hizmetin kaynağında marka ile olan ilişkinin sağlıklı olmasının çok değerli olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle, OYDER olarak bu araştırmayı her yıl yenileyerek gelişmeleri takip etmeyi ve sektöre yol gösterecek bir rehber olmasını arzu ediyoruz” diye konuştu.Araştırmada bayilere sorulan bir başka soru ise gelecekte aynı markayla çalışmaya devam edip etmeyeceği yönünde oldu. Yetkili satıcıların yüzde 75’i gelecekte aynı markayla devam etmeyi düşünürken, yüzde 14’lik bir kesim ise devam etme konusunda olumsuz görüş bildirdi.

 Yeni nesil sektörü karlı bulmuyor

Yapılan araştırmada sektörün gelecekte daha iyi olması eğilimine bakıldığında ise, yetkili satıcıların yüzde 26’sı sektörün daha iyi olacağını belirtirken, yüzde 44’ü daha iyi olmayacağını belirtti. Yetkili satıcıların yüzde 40’ı, gelecek neslin, sektörü karlı bulmadığını, mevcut durumu koruyup, farklı sektörlere de yönelmeye sıcak baktığını düşünüyor. Bayilerin yüzde 32’si sektörü karlı bulduklarını ve bu alanda yatırıma devam etmeyi planladıklarını, yüzde 21’i ise karlı bulmakla birlikte yeni yatırıma sıcak bakmadıkları yönünde söylemde bulunuyor. Bunlar arasında sadece yüzde 3’lük bir kesim sektörü karlı bulmadıklarını ve sektörden ayrılıp farklı sektörlere geçmeyi düşündüğünü belirtiyor.

“Online bayilik 5-10 yıl içinde”


Devamını Oku