Güntekin Onay

Güntekin Onay

gonay@gazetevatan.com

Süper Kupa daha iyinin

12 Ağustos 2013

Süper kupa gösterdi ki 6-0-4 kuralı G.Saray’ı çok törpüleyecek. Malaga, Napoli ve Arsenal maçlarına 8 yabancı ile çıkan G.Saray 6 yabancı ile çıkmak zorunda olduğu ilk sınavda tercih zorluğu ve kadro zaafiyeti yaşadı. Semih-Gökhan Zan ve sol bek Hakan Balta’nın olduğu savunma hattı kabul etmek gerekir ki G.Saray’ın ideal savunması değil. Ancak buna rağmen güçlü oyun yapısı ve orta sahasıyla sarı-kırmızılılar F.Bahçe’den çok daha pozitif görüntüler verdi. F.Bahçe'de Mert-Mehmet Topuz, Bekir ve Hasan Ali’nin oynadığı savunma hattından da 4 oyuncu değişebilir. Ancak bunda Gökhan Gönül ve Volkan’ın olmamaları etken.F.Bahçe geçen yıldan farklı olarak direkt oyunu hedefliyor. Orta alanda topu kazandıktan sonra hızlı çıkmaya çalışan sarı-lacivertliler atakları olgunlaştıramıyor. Hücumda üretken olamıyor. Bunun en büyük nedeni orta alan oyuncularının hücuma katılmaması. G.Saray’da Sneijder, Selçuk, Melo, Hamit ve Amrabat şut attılar, hücum aksiyonlarının içinde yer aldılar. F.Bahçe’de ise şut atan bir orta saha oyuncusu olmadı.İlk yarının son 10 dakikasında başlayan G.Saray üstünlüğü, 2. yarının tamamında devam etti. Bruno Alves’in atılmasından sonra da iyice tek taraflı bir maç oldu.Kaleci Mert’in iyi oyunu F.Bahçe’nin oyunu uzun süre 0-0 götürmesini sağlayan faktörlerden birincisi idi. İlk yarıda 2, ikinci yarıda da en az 4-5 net fırsattan sonuç alamayan G.Saray üstün oynadığı maçı golle sonuçlandıramadı.PSV ve Salzburg maçlarında oynadığı futbolla hayal kırıklığı yaratan F.Bahçe, G.Saray derbisinde de özellikle ofansif anlamda tamamıyla sınıfta kaldı. 100 dakika boyunca sadece 1 pozisyon yakalayan ve neredeyse korner bile atmayan F.Bahçe’nin bu durumunu sadece 11’e 10 oynamasına bağlamak iyimserlik olur. Bu maçlarda sadece kalecileri iyi oynadığı için ve rakipleri gol kaçırma rekoru kırdığı için ayakta kalan sarı-lacivertlilerin mevcut görüntüsü için olumlu bir şey söylemek mümkün değil. 1-0 yenik duruma düştükten sonra tekrar maça asılmaları ise F.Bahçe açısından en olumlu şeydi.

Devamını Oku

Artılar-Eksiler

11 Ağustos 2013

Lig öncesi son hazırlık karşılaşmasında Beşiktaş artılar ve eksiler ile dolu bir maç ortaya koydu. Geçen sezona oranla savunmada çok daha derli toplu görünen Beşiktaş, rakibine ciddi bir gol pozisyonu vermeden karşılaşmayı tamamladı. En az 5-6 kez de gole çok yaklaşan siyah-beyazlılar sonucu değiştirecek fırsatları 90. dakikaya kadar değerlendiremedi. Siyah-Beyazlılar geçen yıldan farklı olarak daha kontrollü ve dengeli oynuyor ancak çok yavaş hücum ediyor. Kabul etmek gerekir ki Rizespor da Süper Lig’e hiç hazır değil. Hem kadro kalitesi bakımından hem de oyun anlayışı ile zayıf bir takım görüntüsü verdiler. Tek memnun olmaları gereken şey ise mücadele güçleri..EN VERİMLİSİ HUTCHINSONDaha dişli ve kaliteli bir rakip siyah-beyazlıların zaafiyetlerini daha fazla ortaya çıkartabilirdi. Beşiktaş’ın en verimli oyuncusu yeni transfer Atiba’ydı. Beşiktaş, Kanadalı oyuncunun transferi ile ciddi oranda güç kazandı.Siyah-Beyazlılarda G.Töre modern futbola uzak, bireysel oyunu ile yetersiz bir görüntü ortaya koydu. Ayağında çok top tutan genç oyuncu bitmek tükenmek bilmeyen çalım denemeleri ve pas hataları ile “bu formayı giyemem” mesajı verdi. Holosko’nun yokluğunda o kanatta Veli denenebilir. Zira R.Wien’de o bölgede oynadı.Serdar Kurtuluş, geçmiş maçlara oranla hem ofansif hem de defansif olarak daha iyiydi. Muhammed’de gelişme var, zamanla daha da iyi olacağı kesin. Ancak ilk 11 için erken. Aynı şeyleri Dentinho için de söylemek mümkün. Escude-Sivok ikilisine hiç iş düşmedi. Tolga çaprazdan kalesine gelen tek şut dışında rahat bir maç çıkardı. ERSAN SOL BEK DEĞİLFranco yüksek tekniği ile dikkat çekerken şık bir kafa golü atarak duran toplardaki etkisini ortaya koydu. Ersan iyi niyetine rağmen sol bek değil. Bu mevkiye transfer şart. BILIC orta alandaki tercihler konusunda zorlanacak. Olcay, Atiba ve Fernandes’in yerleri garanti görünüyor.Beşiktaş'ın iyi bir Oğuzhan’a, bir sol beke ve daha yüksek tempoya ihtiyacı var.

Devamını Oku

Sadece goller güzeldi

7 Ağustos 2013

İlginç bir ilk 45 dakika izledik. Zorlayan ve sürekli F.Bahçe’nin üzerine gelen, atak üstünlüğünü elinde tutan bir Salzburg ve 3 süper gol bulan F.Bahçe...Rakibin erken gelen golü ile 1-0 yenik duruma düşen F.Bahçe, Meireles’in sıra-dışı golü ile beraberliği hemen yakaladı. Sow’un golü ise tam bir harikaydı... 2 rakibine rağmen bileşik bir hareket ile topu nefis önüne alan Sow, klas bir vuruşla skoru 2-1’e getirince ‘Tamam’ dedik: ‘Bu iş bitti’. 3. golde de Sow’un hızlı düşünerek tek top oynayarak yaptığı asist Senegalli’nin klasını ortaya koydu. Bu 3 harika golün dışında F.Bahçe oyunu istediği gibi tutamadı. Pas yapamadı. Hızlı çıkmaya çalıştı, çıkamadı. İlk yarının son saniyesinde Salzburg’un Mehmet Topal’ın hatası ile yakaladığı 2 net fırsat gol olmayınca herkes rahat bir nefes aldı. Avusturya temsilcisinin stoperleri ve savunması tam bir felaket. En zayıf noktaları. F.Bahçe ilk maçın son 20 dakikasında ve dün akşam ilk yarıda her rakip ceza alanına gittiği atakta pozisyonlar ve goller buldu.İkinci yarıda ise F.Bahçe’nin tamamen kendi yarı sahasında beklediği ve hemen hemen hiç hücum yapamadığı bir maç izledik. Umuyoruz ki bu skorun getirdiği avantajdan kaynaklanan bir durumdur. Volkan’ın 2 kritik kurtarışı rakibe gol imkanı vermezken 1 net gollük pozisyonu da Mehmet Topuz kesti.F.Bahçe tecrübe ve bir kaç oyuncusunun kalite farkı ile Salzburg’u geçmeyi başardı. Ancak oyunun insiyatifini rakibe bu kadar çok vermesi düşündürücü. Zira bir sonraki eleme turundaki rakibi çok daha güçlü olacak. Yeni transferlerden Kadlec yine yetersiz bir görüntü ortaya koyarken Bruno Alves görevini tam anlamıyla yaptı. Selçuk Yula’yı çok genç yaşta ve zamansız kaybettik. Bir dönemin en iyi golcüsü olmanın dışında kültürlü, samimi ve espritüel bir insandı. Mekanı cennet olsun.

Devamını Oku

Skor iyi oyun kötü

1 Ağustos 2013

F.Bahçe ilk resmi maçında organize ve dinamik bir görüntü ortaya koyamadı. İlk 45 dakikada hücumda hemen hemen hiç etkili olamayan temsilcimiz yüksek tempo ile oynamaya çalışan rakibi karşısında stoperlerinin ve Volkan’ın tecrübesi ile ayakta kaldı. Ofansif bölgedeki etkisizliğin nedeni sahaya çıkan 11’de ideal kanat oyuncularının yer almaması idi. Ersun Yanal görünen o ki takımının orta alandan hücuma daha hızlı ve direkt çıkmasını istiyor ancak koşuyla rakip savunmanın arkasına geçecek tipte bir oyuncu olmadığı için F.Bahçe bu anlayışı sahaya yansıtamıyor.İkinci yarıda Salzburg gole kadar olan bölümde baskısını daha da yoğunlaştırdı. Top hemen hemen hiç F.Bahçe’de kalmazken bunda Alper’in silik, Emre’nin etkisiz futbolunun rolü büyüktü. 1-0’dan sonra yapılan Emre-Baroni değişikliği ile biraz daha fazla hücumu düşünen F.Bahçe, pozisyon üretmekte ve rakip ceza sahası çevresinde çoğalmakta güçlük çekti. DEĞİŞİKLİK ATEŞLEDİBireysel olarak başta Volkan olmak üzere Alves ve Meireles görevlerini yapan oyunculardı. Kadlec olumlu bir görüntü ortaya koyamazken, Mehmet Topuz pozisyonunu yadırgadı.Yakalanan tek net fırsatta Sow’un şutunun direkten dönmesi ise büyük talihsizlik idi. Salzburg, Kampl ve Mane hariç kalitesi kısıtlı fakat enerjik ve dinamik bir ekip. Kadıköy’ün büyülü atmosferinde F.Bahçe tura yakın olan taraf. Son 15 dakikadaki oyun Salzburg savunmasının panik ve hataya meyilli olduğunu gösterdi.70 dakika yokları oynayan F.Bahçe, Sow ve Baroni’nin girmesi ile hareketlenirken, tur kapısını aralayan golü 90+3’te gelen penaltıyla buldu.

Devamını Oku

Kafa karıştıran sınav

27 Temmuz 2013

Sezon öncesi bu tip stadyumlarda oynanan hazırlık maçlarındaki futbolun kalitesi ve temposu beklentilerin genellikle altında kalıyor. Beşiktaş için net fikirler vereceğini düşünerek izlediğimiz Southampton sınavı da özellikle ilk yarıda bir hazırlık maçının ötesine geçemedi. İlk 45 dakikadaki sıkıcı görüntüde geçen sezonki takım oyunu ile kıyasladığımız zaman belirgin farklılıklar vardı.İlk yarıda takım savunmasına önem veren, organize ve derli toplu olmaya çalışan bir ekip izledik. Pozisyonuna sadık rakibe alan bırakmayan , geçen seneki dağınık görüntüsünden sıyrılmaya çalışan bir Beşiktaş...Aslında taktik disiplinden fazla uzaklaşmayan ve iyi yardımlaşan siyah-beyazlılar 75 dakika boyunca takım savunmasını oturtma konusunda yol katetmiş göründü.4’de 3’lük bölümde rakibe fazla pozisyon vermedi.Yenilen gollerden ilki duran topta Sivok’un bireysel hatası, ikincisi ise Mayuka’nın sonsuza vurduğu mucize top idi. Keza Beşiktaş’ta Muhammed’in attığı gol de ekstraydı. Tamamen bireysel beceri ile atılmış harika bu gol genç oyuncuya özgüven katacaktır. Baz alınması gereken organize hücumlarla girilen pozisyonlar ve ataklar. Beşiktaş bunu yapamadı. Siyah-beyazlılar hücumda 2’inci bölgeden 3’üncü bölgeye geçen sezon olduğu gibi hızlı çıkamıyor. Ofansta yavaş hareket ediyor. Pas kalitesi de yüksek değil. Bunda Oğuzhan ve Olcay’ın kötü oyununun yanı sıra Gökhan Töre’nin oyunda sürekli kaybolması , Ersan’ın sol bek bölgesinde oynayacak yeterlilikte olmaması gibi faktörler etkendi. Serdar Kurtuluş hücumda bir Hilbert değil ama savunmada daha oturaklı. Pedro Franco 2’nci golde rakibe daha yakın olmalıydı. Tarz olarak topu iyi kullanan fakat yumuşak bir stoper tiplemesi. Beşiktaş’ın en iyisi Fernandes’di. “Maestro” hem istekliydi hem de duran toplarda “al da at” tadında toplar kesti. Son 15 dakikada yenilen gollerin ve verilen pozisyonların nedeni ise Muhammed ve Dentinho’lu orta sahanın defansif olarak zayıf kalmasından. Gökhan Süzen’in defansif yetersizliğini 3’üncü golde bir kez daha gördük.Maalesef Beşiktaş 10 milyon euro’dan fazla bonservis ödemesi yaptı ancak Tolga dışında 11’in kalitesini arttıramadı. Yedek kulübesini ve genel kadroyu ise hayli güçlendirdi. Acil bir solbek dışında, tecrübeli, pas kalitesi olan ve fizikli bir defansif orta saha oyuncusu transferi şart.İşin ilginç tarafı ekonomik sıkıntılar dışında 10 milyon euro harcayıp da -geçen sene Ağustos ayında bariz eksik olan 2 bölgeye -transfer yapılmaması.

Devamını Oku

En büyük rakibi baskı

28 Haziran 2013

Ersun Yanal, kariyerindeki basamakları adeta tırnaklarıyla kazıyarak çıktı. Şöhretli bir futbolcu değildi. Genç, idealist, bilgiye inanan, çalışan ve üreten bir teknik adam olarak adını Denizlispor’da duyurdu. A.Gücü ve G.Birliği’nde 70 gol barajını geçerek oynattığı futbolla tüm Türkiye’nin dikkatini çekti ve ardından Milli Takım serüveni başladı. Hakan Şükür’ü kadroya çağırmamasıyla başlayan kriz üstesinden gelemeyeceği boyutlara ulaştı. Milli Takım’da da 2000-2005 yılları arası çalıştırdığı kulüplerde oynattığı heyecan verici futbol oynatmasına rağmen kalıcı olamadı.Ersun Yanal’ın kariyerini 2’ye ayırmak lazım. Milli Takım öncesi ve Milli Takım sonrası. Milli Takım sonrasında Manisa, Trabzon ve Eskişehir’de eskisi gibi etkili olamadı. Futbol mantalitesini değiştirdi, genel trende uyarak pas oyununa yöneldi. 1 YIL GÜVENSİZLİK GÖSTERGESİBilgisiyle ve metodlarıyla tartışılmayacak bir isim. F.Bahçe’nin Yanal döneminde heyecan verici bir futbol oynayacağı kesin. Ancak bu başarı için yeterli olur mu? Çünkü F.Bahçe zor bir kulüp. Yönetim, medya ve taraftar baskısı çok fazla. Bu baskılarda baş edebilmek herkesin başarabileceği bir iş değil. 1 yıllık sözleşme kim ne derse desin gerçekçi gibi gözükse de bir güvensizlik göstergesi. Ersun Hoca kısa sürede kendini ispat etmek zorunda. Milli Takım ve öncesindeki Yanal’a ‘evet’, sonrasındaki yıllardaki Ersun Yanal’a ‘hayır’. F.Bahçe’deki görevi kendisi için de büyük bir dönüm noktası.

Devamını Oku