Ersun Yanal, kariyerindeki basamakları adeta tırnaklarıyla kazıyarak çıktı. Şöhretli bir futbolcu değildi. Genç, idealist, bilgiye inanan, çalışan ve üreten bir teknik adam olarak adını Denizlispor’da duyurdu. A.Gücü ve G.Birliği’nde 70 gol barajını geçerek oynattığı futbolla tüm Türkiye’nin dikkatini çekti ve ardından Milli Takım serüveni başladı.
Hakan Şükür’ü kadroya çağırmamasıyla başlayan kriz üstesinden gelemeyeceği boyutlara ulaştı. Milli Takım’da da 2000-2005 yılları arası çalıştırdığı kulüplerde oynattığı heyecan verici futbol oynatmasına rağmen kalıcı olamadı.
Ersun Yanal’ın kariyerini 2’ye ayırmak lazım. Milli Takım öncesi ve Milli Takım sonrası. Milli Takım sonrasında Manisa, Trabzon ve Eskişehir’de eskisi gibi etkili olamadı. Futbol mantalitesini değiştirdi, genel trende uyarak pas oyununa yöneldi.
1 YIL GÜVENSİZLİK GÖSTERGESİ
Bilgisiyle ve metodlarıyla tartışılmayacak bir isim. F.Bahçe’nin Yanal döneminde heyecan verici bir futbol oynayacağı kesin. Ancak bu başarı için yeterli olur mu? Çünkü F.Bahçe zor bir kulüp. Yönetim, medya ve taraftar baskısı çok fazla. Bu baskılarda baş edebilmek herkesin başarabileceği bir iş değil. 1 yıllık sözleşme kim ne derse desin gerçekçi gibi gözükse de bir güvensizlik göstergesi. Ersun Hoca kısa sürede kendini ispat etmek zorunda.
Milli Takım ve öncesindeki Yanal’a ‘evet’, sonrasındaki yıllardaki Ersun Yanal’a ‘hayır’. F.Bahçe’deki görevi kendisi için de büyük bir dönüm noktası.
En büyük rakibi baskı
Haberin Devamı

