Beşiktaş derbiye iyi başladı ve planladığı gibi hızlı hücumla golü buldu. İlk 10 dakika pas yaparak orta sahayı geçmeye çalışan F.Bahçe, bunda başarılı olamayınca uzun toplarla çıkmaya ve devamında baskıya başladı. Beraberlik golü de böyle geldi. 1-1’den sonra moral bulan F.Bahçe aynı anlayışla devam edince Beşiktaş savunması çok bocaladı. F.Bahçe oyunda üstünlük kurmuşken Meireles sahneye çıktı. Veli’nin kasığına gaddarca basan sabıkalı Portekizli, direkt kırmızı kartla -hiç tartışılmayacak şekilde- takımını 10 kişi bıraktı. 1 oyuncu eksik F.Bahçe 2-1’e kadar sorun yaşamadı. Ancak devrenin son 5 dakikasında 3 forvet ile oynamaya devam etmenin sıkıntısını yaşayan sarı-lacivertliler ve baskı ile goller yedi. Halbuki Ersun Yanal 2-1’den sonra 3 forvetten birini çıkarıp bir orta saha alsa dengeyi kurabilirdi.Asistin dışında 2 harika gol atmayı başaran Almeida, Beşiktaş’ta Tolga ile birlikte maçın adamı oldu.İkinci yarıda 10 kişilik F.Bahçe’den baskı yiyen Beşiktaş’ta Tolga tek başına direndi. Baskı yersen bu savunma ile pozisyon da yersin. Mesele çıkamamak da. Bu kadar riskli ve alan bırakan F.Bahçe’ye karşı Beşiktaş’ın adeta eli ayağı birbirine dolaştı. Sürekli aksayan Serdar Kurtuluş’u ve sahada olmayan Gökhan Töre’yi çıkartmayan Biliç de bu duruma seyirci kaldı. ,EMENIKE ATILMALIYDIF.Bahçe'nin yürekli ve baskılı oyununa cevap veremeyen Beşiktaş resmen sindi. Siyah-beyazlılar galibiyet trenini 11’e 10 iken ve 3-2 önde oynadığı bölümde kaçırdı. F.Bahçeliler'in çok eleştirdiği Cüneyt Çakır, Sivok’a kafa atan Emenike’yi atamazken tipik bir karşılıklı çekmenin olduğu ikili mücadelede Necip’i gereksiz yere atarak dengeleri değiştirdi. Tecrübeli hakem ne yazık ki skor değiştikçe yönetimini de değiştirdi.Olağanüstü bir seyirci baskısı ile oynayan F.Bahçe’yi yürekli ve enerjik oyunundan dolayı kutlamak lazım. Çok asıldılar. Kazanabilirlerdi de...İkinci yarıda rakibinin mücadelesine cevap veremeyen Beşiktaş 1 puan aldı ise Tolga’ya teşekkür etmeli. Futbolseverler böyle bir maç izlediği için şanslıydı. F.Bahçe için 1 puan kayıp değil. Beşiktaş için ise yıkım olmadı.
Derbilerin ruhu çok farklı oluyor. Sadece futbolun temel prensipleriyle izah edilemeyecek birçok faktör var. Teknik, taktik bir yere kadar. F.Bahçe, Kadıköy’de G.Saray’a 15, Beşiktaş’a 8, Trabzon’a 20 yıldır yenilmiyorsa bunu sadece futbolla anlatamazsınız. Evindeki derbide F.Bahçe’yi geçmek kolay değil. Son yıllardaki rakamlar bunu bize gösteriyor.Ligdeki durumu, golcü kimliği ve kadro yapısıyla evinde oynadığını da hesaba katarsak, her şeyden önce ‘F.Bahçe favoridir’ demek en doğrusu olacaktır. Favoriler her zaman kazanır mı? Tabii ki hayır... Puan cetvelinde Beşiktaş’a 7, G.Saray’a 9 puan fark yapmış bir F.Bahçe sahaya bu rahatlıkla ve güven duygusuyla çıkacak. Beraberlikte bile avantajını koruyacak. Bu önemli bir avantaj. Sarı-lacivertlilerin ayrıca forvet hattında farklı tipte silahları var. Kapanan takımları baskıyla hataya zorlayabiliyor. Geçen yıldan farklı olarak hızlı hücumlarla gol bulabiliyor. Duran topları etkin kullanabiliyorlar. Sarı-lacivertlilerin asıl oyun planı ve gücü 2 kanat beki Caner ve Gökhan’da gizli. 2 oyuncuyu birden hücumda kullanan Ersun Yanal, rakip ceza sahasına topu bu 2 oyuncuyla taşıyor.Beşiktaş savunmasıysa rakip kendi ceza alanına geldiği zaman sorun yaşıyor. Yani kısaca F.Bahçe kendi oyununu Beşiktaş’a kabul ettirebilirse maçı kazanma yolunda büyük bir adım atar. Ancak buna mukabil Beşiktaş’ın ligin en çok koşan ve en etkili hızlı hücum yapan takımı olduğunu hesaba katarsak özellikle Caner’in bıraktığı boş alanlardan faydalanabileceğini ön görebiliriz. Beşiktaş, yarı sahasında bekleyip ‘hızlı hücumlarla sonuca gideyim’ duygusunda hareket edebilir. Ancak bu durum yenik duruma düşerse işini çok güçleştirecektir. Siyah-beyazlılar zorluk düzeyi yüksek Bursa, Eskişehir ve Kayseri gibi deplasmanlarda yaptığı gibi ön alanda baskı yaparsa F.Bahçe’ye üstünlük kurabilir. Ancak öne geçerse maçın devamında hızlı hücum planı işe yarayabilir.
Seyircisiz futbolun tadı yok. Oynamak, baskı yapmak çok zor. Beşiktaş dün gece daha ilk yarıda kararlılık ve yüksek konsantrasyon ile hem Konyaspor’u, hem de seyircisizliği yendi.Özellikle 1-0’dan sonra çok daha etkili hücum yapan siyah-beyazlılar, derbi öncesi evinde sonuca kolay gitti.Olcay artık formunu buldu. İlk golde harika bir koşu ile klas bir gol atan Olcay, 2. golün de hazırlayıcılarından biriydi.Gökhan Töre, 2 asist ile yıldızlaşırken 2 pasında da hızlı düşünüp, çabuk oynayarak fark yarattı. Topu ayağında çok tuttuğu zaman bu kadar etkin değil. Dünkü asistlerdeki basit ve hızlı oyun genç oyuncuya rehber olmalı.Oğuzhan Özyakup bu ülkenin oyun zekası, yaratıcılığı en yüksek yerli ofansif orta saha oyuncusu. Dün akşam bunu bir kez daha ispat etti.DAHA FARKLI OLMALIYDI!Beşiktaş takım savunmasında büyük aşama kaydetti ancak siyah-beyazlılar duran top savunmasında sorun yaşıyor. Kayserispor maçında belki gol yememişti fakat rakip oyunculara yüksek toplarda çok sayıda şans verdiler. Dün de Konyaspor’un golü kornerden geldi. 3-1 sonrasında belli bir bölüm kontrolü kaybetmesi Beşiktaş seviyesindeki bir takıma yakışmadı. İkinci yarıda yardımlaşma seviyesi aşağılara inince de çok kolay görünen maç zora girdi. Siyah-beyazlıların bir diğer önemli eksiği ise kanat beklerinin hücuma katkısı... Kanat bekleri hücuma katkı yapmayınca hücumdaki derinlik de azalıyor. Ligin en kritik virajı F.Bahçe derbisi öncesi Oğuzhan-Olcay ve Gökhan’ın form durumları, üst üste alınan farklı galibiyetler moral ve güven getirdi. 2. devrede mental olarak oyundan kopan ve maçı kafada bitiren siyah-beyazlılar son dakikalarda sıkıntılı anlar yaşadı. Halbuki Beşiktaş bu maçı çok önceden kopartmalı ve daha farklı bir skor elde etmeliydi.
Türkiye'nin derbilerinde farklı dinamikler var. Teknik, taktik, kalite vs. hepsi palavra...1: Daha çok isteyeceksin2: Agresif olacaksın3: Fiziksel olarak güç, mental olarak kararlılık göstereceksin.4: İkili mücadelelerde her zaman ayakta kalmaya çalışacaksın.F.Bahçe dün akşam bunları sahaya yansıtan taraftı. Onun dışında güçlü bir oyun yapısı, kaliteli bir futbolu yoktu. Seyirci itti, takım cevap verdi. Yüreğini ortaya koymak yetti. Alves ve Egemen, Drogba’ya top aldırmadı. Mehmet Topal sahanın en iyisiydi. Burak Yılmaz sol kanatta kayıpları oynadı. Bruma silik ve etkisiz kaldı. MancInI sol bek olarak Dany, savunmanın önünde Ceyhun tercihleriyle zaten rakibi kilitlemeye çıkmıştı. Tek bir pozisyon bile üretemedi.G.Saray'ın hiç pozisyon bulamadan bitirdiği tek bir maç gösteremezsiniz. Sarı-lacivertli ekibin de pozisyon vermeden bitirdiği maç yok. Ancak G.Saray zor olanı başardı ve tek bir gol pozisyonu bile bulamadan karşılaşmayı bitirdi. PTT 1. LiG’DEN FARKSIZ!6 puan geride maça çıkıp da savunma ağırlıklı başlamak anlaşılabilir de 1-0 geriye düştükten sonra 3 pas yapamayıp rakip kaleye gidememek zor anlatılır. Sarı-lacivertli takım hücumda üretemese de savaşarak ve iyi savunma yaparak haklı bir galibiyet aldı.Maçın hakemi Bülent Yıldırım en az 5-6 net sarı kartlık pozisyonda futbolculara tolerans göstererek kötü futbola destek olan bir yönetim gösterdi.Türkiye'nin en kaliteli 2 kadrosu denilen maçta net gol pozisyonu sayısı 2 değil. Oyun yok, bol temaslı mücadele futbolu var... Eh o zaman derbiyi izlemeye ne gerek var? PTT 1. Lig maçları açık kanalda. Oradaki futbolun dün akşamkinden pek de farkı yok açıkçası...
Beşiktaş zorluk derecesi son derece yüksek Kayseri deplasmanında sahaya kazanma kararlılığı ile çıktı. Henüz daha oyunun başında kendi gücünü ve kalitesini rakibine gösterdi. Yüksek konsantrasyon, arzu ve kazanma arzusu ile daha ilk yarıda maçı kopartabilirdi de..2. yarının başında beraberlik için tüm gücünü ortaya koyan Kayseri, özellikle Atiba’nın kanadını Mouche ile çok zorlasa da kaleci Tolga’nın mükemmele yakın oyunu ile golü bulamadı. Sivok ve Ersan kritik hamleleriyle görevlerini yaparken, Motta da sahanın en iyilerinden biriydi."Maçın adamı” Olcay ise haftalar sonra 5 yıldızlık bir futbolla geri döndü. İlk golü atan, 3. golün asistini yapan Olcay, Kerim’e de harika bir gollük pas vererek ne derece etkili olabildiğini gösterdi. Ayrıca genç oyuncu savunmaya kusursuz yardım etti ve karşılaşma boyunca çok top kazandı.FERNANDES ve Oğuzhan ilk yarı iyi, 2. yarı ise kötü performans gösterdiler. Fiziksel dayanıklılıkları dakikalar geçtikçe düştü. BİLİÇ’TEN DOĞRU HAMLELERBiliç'in Necip-G.Töre ve Almeida-Eneramo değişiklikleri ise maçın kilidini çözdü. Hırvat hoca önce orta alanın direncini Necip ile arttırdı. Sonra da Eneramo ile yapamadığı kontratakları yapmaya başladı.2 ezeli rakibinin derbi oynadığı bir haftada, şiddetle puana ihtiyacı olan ve ideal kadrosunu bulmuş bir Kayseri karşısında deplasmanda kazanmak Beşiktaş açısından çok önemliydi. Eneramo golü ve etkili oyunu ile “Almeida alternatifsiz değil” mesajını verdi.Son 3 haftada yapılan oyuncu değişiklikleri Beşiktaş’ı güçlendirmemişti. Bu kez çok fark yarattı. Beşiktaş deplasmanda daha kolay pozisyona giriyor ve daha çok gol atıyor. Biliç bunu da iyi analiz edip kazanımlar çıkarmalı. İlk golde yardımcı hakem kolay süzülebilecek bir ofsaytı es geçti. Ancak aynı yardımcı Motta’nın atılmasında kasıt olmamasına rağmen sarı kart gösterterek hatasını hata ile kapatmaya çalıştı. Elle oynama vardı ama sarı kart gereksizdi.
G.Saray, sadece ilk 10 dakikasını kötü oynadığı maçta, Kopenhag karşısında oyun üstünlüğünü ele geçirmesine rağmen golü bulamadı. Maça 4-4-2 düzeninde başlayan Mancini, ikinci yarının başından itibaren takımın kurgusunda değişiklikler yaptı. 4-2-3-1’e dönen İtalyan teknik adam, Burak’ı sola, Bruma’yı ise Drogba’nın arkasında merkeze aldı. Ancak çift santrforlu düzenden tek santrfora geçince Kopenhag stoperleri Drogba’yı daha rahat kontrol etme imkanı buldu ve baskılı oyuna rağmen pozisyonlar gelmedi. Daha sonra Ceyhun’u oyuna alıp forvet arkasına Selçuk’u çeken Mancini, Bruma’yı tekrar kanada aldı. Ancak yine beklenilen olmayınca bu kez Ceyhun’u stopere çekip Selçuk’u eski pozisyonuna döndürdü. HENÜZ ŞANS BİTMEDİİkinci yarının tamamı G.Saray’ın hakimiyetinde geçmesine rağmen G.Saray pozisyon üretemedi. Formda bir Wesley Sneijder’in yokluğu bu baskılı oyunda çok hissedilirken bir diğer sakat oyuncu Fernando Muslera’nın yokluğu farkedilmedi. İlk 10 dakika dışında sahada istediklerini yapan G.Saray, yediği gole cevap veremeyince avuçlarının içindeki avantajı da yitirmiş oldu. Grupta bundan sonra Real Madrid ve Juventus’a karşı iki zor 90 dakika daha var. Belki avantaj kayboldu ama şans bitmedi. G.Saray kalitesinde bir takım, bu kadar iyi oynadığı bir maçta sahadan en kötü 1 puanla ayrılmalıydı. BEKLENTİLERİN ALTINDALARSelçuk, G.Saray takımında görevini en iyi yapan oyuncuların başında gelirken Burak ve Drogba gibi iki golcü beklentilerin altında kaldı. Kopenhag takımı ise gücü doğrultusunda savunma ağırlıklı oynayarak iyi bir direnç gösterdi ve bu mücadelesiyle 3 puanı kazandı. Mancini'nin maç sonunda yaptığı değerlendirmede beşinci hafta maçlarını es geçip son maçlara yönelik yorum yapması ise hiç hoş değildi. Belki gerçekçi sonuçlar 5. haftada Real Madrid ve Juventus’un galibiyetleri olarak görülebilir ama futbolda her şey elbette ki mümkün.
Beşiktaş'taki düşüş devam ediyor. Üst üste 2 beraberliğin ardından Karabük maçında siyah-beyazlı futbolcularda daha fazla kararlılık, konsantrasyon ve kazanma arzusu bekliyorduk ancak beklentiler boşa çıktı. Jose Mourinho seneler evvel verdiği bir röportajda “Benim için futboldaki en önemli şey, oyuncularımın içindeki kazanma arzusudur. Bu kazanma arzusu yoksa teknik, taktik, sistem hiçbir şey ifade etmez” diyordu.Bir futbol takımı kötü oynayabilir ancak Beşiktaş’ın her şeyden önce kazanma arzusu eksik ve sahada da rakiplerine bunu hiç hissettiremiyor. Görünen o ki Slaven Biliç, çok kaliteli ve demokrat bir insan fakat artık sert yüzünü futbolcularına göstermek zorunda. Eğer futbolcuyu rahat bırakırsan, sıkmazsan ipin ucu da kaçar. Özellikle de bu Türkiye’de böyledir. Ayrıca tüm dünyada futbol takımları maksimum 24-25 kişilik kadrolar ile sezona devam eder. Avrupa kupalarında oynamayan Beşiktaş Toraman ve Sezer kadro dışı bırakılana kadar kadroda 30-31 oyuncu barındırıyordu. Takımdaki verimliliğin ve antrenman kalitesinin artması için oyuncu sayısı 24’e düşmeli. Bu takımda hiçbir işe yaramayan veya aldığı paranın hakkını veremeyen oyuncular var. Profesyonel hayat acımasızdır. GOL KISIRLIĞI DOĞALDIR4-2-3-1 düzeninde forvetin arkasında oynayan futbolcuların gol sayısı düşük olursa az gol atan bir takım olursunuz. Geçen sezon Beşiktaş golcü bir takım kimliği sergilerken Olcay, Holosko ve Fernandes üçlüsü takımın gol yükünü taşıyordu. Bu sezon böyle bir tablo yok. Gökhan Töre golcü bir oyuncu değil. Olcay formsuz. Fernandes’in ise sahada yürüyecek hali yok. Durum böyle olunca da gol kısırlığı yaşanması doğal. İlk 7 haftalık zor fikstürü 15 puan ile geçip son 3 maçta mütevazı rakipler karşısında 3 puan almak krediyi çoktan tüketti. Beşiktaş sadece 2 puan kaybetmedi bundan sonraki maçları bıçak sırtında oynayacak. Önümüzdeki 3 maçta Beşiktaş ya lige tutunacak ya da kopacak. Herkes bu durumun farkına varmalı.
F.Bahçe'nin zorluk düzeyi yüksek Bursa deplasmanında nasıl bir performans ortaya koyacağı merak konusu idi. Bu durumun nedeni nispeten zayıf rakiplere karşı alınan üstüste galibiyetlerdi.Her 2 kanat beki Mehmet Topuz ve Caner’in aslında birer orta alan oyuncusu olmaları ve önlerinde oynayan diğer kanat oyuncuları Sow ve Kuyt’ın da orjin olarak santrfor olmaları F.Bahçe’nin kanatlarda açık vermesine neden oldu. BURSA İLK YARIDA TÜKENDİİlk yarıda sarı-lacivertlilerin çok etkisiz kalmasına neden olan bir diğer faktör ise Bursaspor’un stoperlere yaptığı baskıydı. Egemen ve Alves presi görünce ya uzun oynamak zorunda kaldılar ya da kaleciye geri pası verdiler. 2. yarıda Bursaspor baskıyı bırakıp kendi yarı sahasına çekilince F.Bahçe’nin istediği oyun oynanmaya başlandı. Her ne kadar gollerin ikisi de kaleci Frey’in hatalarından gelse de 2-1’e kadar oyunun hakimi F.Bahçe idi. İlk yarıda bütün enerjisini tüketen Bursaspor ikinci yarıda bir kaç etkili atak dışında dağınık bir görüntü çizdi.DAUM HİÇBİR ÖNLEM ALMADIF.Bahçe'de özellikle Webo oyuna girdikten sonra ataklar olgunlaştı. 30 dakikalık tempo ve 3 duran top golü oyun çok iyi olmasa da F.Bahçe’ye skoru getirdi. Takımının orta sahasının oyundan düştüğünü göremeyen Daum, bu duruma hiçbir önlem almazken kaleci Frey ile birlikte maçın 1-2’ye gelmesinin sorumlusu oldu.90+1’de Batalla’nın attığı gol ise F.Bahçe gibi bir takımın savunmasının yapmaması gereken bir hataydı. Savunma bu kadar kaleye yakın kurulmaz. Kurulursa da orada oyuncu topla buluşturulmaz. 90+4’te gelen gol ise yine Bursaspor savunmasının rakibi ofsayta düşürmek yerine geriye kaçmasından kaynaklandı.