Güntekin Onay

Güntekin Onay

gonay@gazetevatan.com

Felaket başlangıç

10 Eylül 2014

İLK yarı acemiler mangası gibiydik. Ne pas yapabildik ne hücum, ne de savunma.. Tamamen İzlanda’nın kontrolünde bir devre oldu. İlk 30 dakikada ev sahibi ekip maçı 3-0’a getirip kopartabilirdi bile.3’LÜ savunma ile başlamamız bir çok oyuncumuzun yerini yadırgamasına neden oldu. Savunmada pozisyon hataları yaptık. Özellikle de Gökhan ve Caner kademe hataları yaptı. Orta alanda bizden daha dinamik ve enerjik görünen İzlanda tüm ikinci topları da kazanınca sürekli atak üstünlüğü elde etti. Bizim açımızdan ilk yarıdaki tek olumlu şey skorun 1-0 olması idi.2. yarı herşey değişecek diye beklerken sahanın en kötü isimlerinden biri olan Ömer Toprak gereksiz bir elle müdahale sonrası oyundan atılınca işimiz iyice güçleşti. 10 kişi ile yakaladığımız tek pozisyonu Burak ile değerlendiremedik.EMRE ve Selçuk son derece statik kaldılar. Rakipten hemen hemen hiç top kazanamadılar. Rakip ceza alanına da forse etmediler. Sakatlıktan çıkan Arda hazır değil. Her hattımızla kabus gibi bir maç oynadık.‘KOLAY DEĞİL’ DEDİM!LAFA gelince “Biz hep çok iyiyiz” de, İzlanda son Dünya kupası elemelerinde play-off oynadı, biz grup 4’üncüsü olduk. Son yıllarda hiç bir güçlü takımı yenemediğimiz gibi orta seviye takımlar karşısında da artık kazanamamaya başladık.YENİ umutlar ile yepyeni bir sayfa açalım derken, İzlanda karşısında hezimet ile karşılaştık. Halbuki dün de yazdım, “Bu maç kolay değil, beraberlik kötü sonuç olmaz” diye.NE diyelim ? Belki de böyle ağır bir yenilgi ile başlamak bazı şeyleri değiştirmek için bizim açımızdan bir fırsat olur. Özellikle orta alanda daha enerjik ve dinamik oyunculara dönüş yaparız.BU yenilgiye rağmen enseyi karartmaya gerek yok. Grupta ilk 2 direkt gidiyor. 3’üncü play-off oynuyor. Ekim ayındaki Çek Cumhuriyeti maçı ayağa kalkmak için bir fırsat olacak.

Devamını Oku

İkincilik için kazanmak şart

8 Eylül 2014

2016 Avrupa Şampiyonası elemelerine 3 puanla başlamak önemli. Ancak hedef maçları kazanmak belki de 3 puandan daha değerli.Yeni statü gereği grupta ilk 2’ye girmek yeterli olacak. Bu yüzden Hollanda’nın liderlik için favori olduğunu hesaba katarsak 2.’lik (3.’ler de play-off oynaycak) için doğrudan rakiplerimiz olarak görünen İzlanda ve Çek Cumhuriyeti’ne kesinlikle kaybetmemiz gerekiyor. Reykjavik’te alacağımız bir galibiyet, İzlanda’ya büyük bir darbe vuracaktır.SON dönemde bir çıkış yaşayan İzlanda futbolunu çok da küçümsememek lazım. Son Dünya Kupası elemelerinde play-off oynamayı başardılar. Yetenekli ve güçlü oyunculara sahipler. Özellikle Swansea’de forma giyen Sigurdsson dikkat edilmesi gereken bir oyuncu. Fiziksel olarak işimizi güçleştirecek potansiyele sahipler. Ancak teknik olarak Danimarka maçının 2. yarısındaki gibi topa sahip olarak oynarsak biz avantajlı duruma geçebiliriz.GRUP maçlarında puan stratejisi büyük önem taşıyor. Yeni statüyle birlikte deplasmanda İzlanda karşısında alınacak bir beraberlik bile içeride Çek Cumhuriyeti’ni yenersek değerli olabilir. Keza Hollanda da geçen elemelerdeki kadar büyük bir galibiyet yüzdesi yakalayamayabilir. Önemli olan kaybetmemek ve önümüzdeki ay oynanacak Çek Cumhuriyeti maçına 3 puan için çıkmak.EN BÜYÜK KAZANCIMIZ ARDAYENİ bir sayfa açıyoruz. Hem tecrübeli hem de genç oyuncularımız var. Bu elemelere iyi de hazırlandık. Terim’in tecrübesi oyuncu grubuna ve kamuoyuna büyük güven veriyor. Bu akşam alacağımız galibiyet büyün ülkeyi arzu edilen seviyede havaya sokacaktır. Arda’nın sakatlıktan büyük ölçüde kurtulmuş olması bizim için bir kazanç.Şu an için her hattıyla güçlü, formda ve ilk kez bu kadar sorunlarından arınmış bir şekilde sahaya çıkıyoruz. Kopenhag’daki maçın son yarım saatinde oynadığımız futbol umut vericiydi. Ancak ilk yarıda kopuk, pasif ve dağınık göründük. Danimarka maçı kopartabilirdi hatta. Sanıyorum ki Terim, 2. yarıdaki 11’i tercih edecektir.SON dönemlerin trendi 3’lü savunma tercih edilebilir. Gökhan Gönül ve Caner bu sistemde rahatlıkla oynayabilecek potansiyele sahipler. Kalabalık bir orta sahayla oyunu ele geçirip, İzlanda’yı domine edebiliriz. Burada önemli olan savunmadaki 3 stoperimizin poziyon hatası yapmamaları.YENİ bir sayfa, yeni bir heyecan.. Ve hepsinden öte güzel bir başlangıç bekliyoruz. Bunu yapacak gücümüz, inancımız ve yeteneğimiz var.

Devamını Oku

Tarladaki zafer

31 Ağustos 2014

BU maçta oyunu değerlendirmek ve eleştirmek büyük haksızlık olur. Neden ? 1- Çarşamba gecesi Londra’da Arsenal ile oynayan Beşiktaş neden Pazar değil de Cumartesi oynuyor ?2- Bu kadar kötü bir zeminde bir futbol maçı nasıl oynanır ? Sporcu sağlığının hiç mi önemi yok ? Pas yapmak futbol oynamak hemen hemen imkansız idi.3- 35 derecelik bir sıcaklık ve yüksek nemde en fazla bu kadarı olur.2 takım futbolcuları da bu olumsuzluklara rağmen büyük bir mücadele gösterdiler. Hatta tempo diğer maçlar ile kıyaslandığında daha bile yüksekti. Demba Ba’nın yokluğunda şans bulan Cenk Tosun’un bitiriciliği tartışılmaz. Rakip ceza alanında beslenirse golü bilen, vuruş özelliği olan bir oyuncu. Goller kaçırdı ama vuruş kalitesi hiç de kötü değildi. Nitekim Gökhan Töre’nin ortasında attığı kafa golü 1’nci sınıf santrfor golü idi. 3 kez daha net gol pozisyonu yakalayan Cenk kaleci Nihat’ı aşamazken Kerim Frei’ın karşı karşıya kaldığı pozisyonda da çok klas bir pas verdi.BEŞİKTAŞ bu maçı kazandı ise Mustafa Pektemek’in rolü çok büyüktü. Hem çok çalıştı, hem topu rakip ceza alanına iyi taşıdı ve arkadaşlarına servis yaptı. Sağbek oynayan İsmail ve oyuna Veli’nin yerine giren Necip de çok güçlülerdi ve etkili oynadılar.NiHAT YILDIZLAŞTIGOLÜN asistini yapan Gökhan Töre, tarladan beter sahada ince işler yapmaya çalışırken yaptığı top kayıpları ile saç baş yoldurdu. Artık olgunlaşması ve daha ekonomik oynamayı öğrenmesi lazım. Aynı şeyler Kerim için de geçerli. Ayağında çok top tutuyor ve savunmada kendi kanadını hiç kapatmadı. Beşiktaş kendi açısından hiç bir olumluluk içermeyen bir haftayı zorluklar içerisinde 3 puan ile kapattı. Kaçan inanılmaz pozisyonları atamamak da az kalsın pahalıya mal oluyordu.HEP yazıyorum, söylüyorum. Hem ligi hem de Avrupa’yı birlikte götürmek kolay değil. Kadro derinliği şart. Bir Avrupa maçının ardından daha ligin ilk maçında kırılmalar başladı. Kadroda eksilmeler baş gösterdi. Özellikle orta sahanın merkezinde rotasyon son derece dar. İlk yarıda Veli sakatlandı. Tüm orta alan oyuncuları sahada. Yedek kulübesinde başka orta saha yok ve daha ligin ilk haftası...LONDRA’DAN Mersin’e uzanan yolda, bu kadar yorgun iken, eksikler ile ve de bu rezil zeminde Çukurova sıcağından 3 puan ile ayrılmak büyük bir başarı. Maçın adamı ise hiç tartışmasız kalesinde 5 net golü kurtaran Nihat Şahin idi.

Devamını Oku

Gurur duyduk

28 Ağustos 2014

BEŞİKTAŞ, İngiliz devini İstanbul'daki gibi yine çok zor durumlara düşürdü. Maç bittiğinde sevinen Arsenal oldu. Skoru kenara bırakırsak oyun gurur verici idi. Premier Lig’de topa ortalama %65 sahip olan bir rakibe deplasmanda top oynatmamak kolay değil. Beşiktaş güçlü rakibini çok iyi bozdu. Arsenal'in istediklerini yapmasına müsaade etmedi. İlk yarının son saniyesinde yenilen gol hak edilmemiş bir goldü. Tolga kalitesindeki bir kaleci onu çıkartabilirdi. TAKIM oyunu, mücadele gücü ve saha içi organizasyonunun bu kadar üst seviyede olduğu bir Beşiktaş ilk yarının sonunda golü yemese 2. yarı daha çok risk alan ve kontrolü kaybeden bir Arsenal bulacaktı karşısında. Maçın son bölümünde Arsenal 10 kişi kaldıktan sonra baskı kuran ve rakibini köşeye sıkıştıran Beşiktaş o öldürücü darbeyi bir türlü vuramadı. Bunda 2 stoper, Koscielny ve Mertesacker'in kusursuz oyunlarının da payı büyüktü.BEŞİKTAŞ'TA herkes çok çalıştı. Ancak kalitesi ile Oğuzhan fark yarattı. Demba Ba yanlız kalırken orta alanda Atiba, dengeleri bozacak kadar güçlü idi. İsmail, Ersan ve Pedro yine iyi bir maç çıkarttılar. Oyuna sonradan girenlerin katkısı düşük kaldı. Beşiktaş kenardan gelecek güçlü bir hamle oyuncusunun kalitesine sahip olsa çok şey değişebilirdi.ARSENAL gibi bir ekip karşısında 180 dakika çok iyi planlanmış bir strateji ile oynayan Beşiktaş, İstanbul'da bulamadığı gole de yandı. İstanbul'da alınacak 1-0'lık bir skor bile bizi Şampiyonlar ligine götürebilirdi.VEBALİ BOYNUNABU deneyim elenmek ile sonuçlansa bile Beşiktaş'ın takım oyunu,bütünlüğü ve mücadele gücü sezon için büyük umut vaad ediyor. Kadro derinliği ve kaliteyi arttıracak 2 uluslararası düzeyde transfer güçlü Beşiktaş'ı başka bir seviyeye taşıyabilir.DÜNYACA ünlü hakem Pedro Proença, Motta'nın pozisyonuna çok yakındı. Vuruş pozisyonundaki Motta "Neden kendini atsın?" demekten kendimizi alamıyoruz, çünkü orada minicik bir temas bile penaltıyı getirir. Maç boyu mükemmel ve cesur bir yönetim gösteren Portekizli, önündeki penaltıyı çalmayacak bir hakem değil. Zor bir poziyondu ve hakem 2 metre ötede idi. Eğer pozisyon penaltı ise vebali boynuna.BEŞİKTAŞ'A ve Slaven Biliç'e teşekkürler. Gurur duyulacak büyük bir mücadele ortaya koydular. Beşiktaş'ın ve Türk futbolunun gücünü tüm dünyaya gösterdiler. Ama yetmedi. Yine de helal olsun... Gurur duyduk...

Devamını Oku

Süper olan sadece kupa

26 Ağustos 2014

Kalite ve temponun düşük olduğu bir derbi izledik. F.Bahçe birlikte oynama alışkanlığı ile özellikle ilk yarıda daha kollektif bir görüntü ortaya koydu. Topa daha fazla sahip oldu ve oyunu kanatlara iyi açtı. Ancak orta alandaki defansif 3'lü, Emre-Meireles ve M.Topal hücuma yeterli desteği veremediği için pozisyon üretemedi. Emenike'nin dağınıklığı, top tutamaması ve pas tercihlerindeki hatalar da bunda etkendi.G.SARAY'IN SORUNLARI CİDDİG.SARAY ise ne pas yapabildi, ne de kontratak. Melo'nun durgun oyununun dışında hiç hazır olmayan Sneijder'in hayalet gibi dolaşması orta sahayı oyundan düşürdü. G.Saray'ın 2 yeni transferinden Yasin bu formayı kaldırabilecek seviyede mi ? Tartışılır... Tartışılmayacak şey ise: Yasin'in ilk resmi maçında geçer not almamasıydı.G.SARAY'IN bu sezon 5+3 kuralı ile da başı dertte olacak gibi gözüküyor. Çünkü kötü oynayan bir Yasin'i çıkarıp yerine Amrabat veya Bruma alma şansınız yok, ille de bir yabancı çıkartmak zorundasınız.G.SARAY geçen yılki sorunlarını yaptığı transfer ile gideremediği gibi güçlü taraflarını da yitirmiş. 3 kulvarda oynayacak bir Cimbom yabancı transferi yapsa bile 5+3 yüzünden yine sorunlarından arınamaz.EMENIKE KLAS OYUNCU?DEĞİLDAHA derli toplu oynayan ve organize görünen F.Bahçe, Bekir'in şutu ile gole yaklaştı. Emenike'nin 6 pastan ıskaladığı ve Muslera ile karşı karşıya kalıp kaçırdığı goller ise akıllara durgunluk verecek cinstendi.F.BAHÇE, Diego'nun takıma dahil olması ile yaratıcılık sorununu minimize edecektir. Ancak 1. santrfor olarak görünen Emenike dar alanda beceriden yoksun; Nijeryalı'nın pas kalitesi de son derece düşük. Net bir şekilde daha iyi takım olarak görünen F.Bahçe, 90 dakikada golü bulamadı ise bunda en büyük etken Emenike'ydi. Böyle büyük bütçeli bir takımın santrforu daha klas olmalı. Sadece açık alanda rakibi zorlamak yetmiyor.UZATMALARINDA?daha dengeli olduğunu gördümüz bu maçın hakemi Mustafa Kamil Abitoğlu mücadeleyi yönetmekten çok maalesef idare etti.2 KULÜP?DE?CEZALAR ALACAKBÖYLESİNE büyük anlam ihtiva eden maçta sahaya atılan 100'lerce yabancı ve yanıcı madde ile 2 kulüp de daha sezon başlamadan cezalarla yüzleşmek durumunda kaldı. Görünen o ki: sert yaptırımlar uygulamadan bu işler düzelmeyecek.

Devamını Oku

Olimpiyat’ta tek eksiğimiz goldü

20 Ağustos 2014

BEŞİKTAŞ, Atiba'sız çıktığı Arsenal maçında güçlü rakibinden hiç de geri kalmadı. Hatta oyunun büyük bölümünde üstündü. Santra ile birlikte Demba Ba ile rakip kalede tehlike yaratan Beşiktaş, yine Demba Ba ile 2 net fırsat daha yakaladı. Özellikle devrenin sonunda önünü harika boşaltan Senegalli etkili oyununu golle sonuçlandırmayı haketmişti.ORTA alanda Oğuzhan ile şekil bulan ataklar, Mustafa'nın sakladığı toplar ve servisleri, Veli ile Necip'in çalışkanlıkları, İsmail'in etkili çıkışları Beşiktaş'ı sahada güçlü kıldı. Öyle ki Arsenal gibi bir rakip karşısında devre sonunda topa sahip olma oranlarında bile üstündü siyah-beyazlı temsilcimiz...Tüm oyuncular çok çalıştı ama Ersan Gülüm, Mustafa Pektemek, Oğuzhan Özyakup ve Demba Ba fark yaratacak düzeyde idi.OĞUZHAN'IN mükemmel pası ile Szczesny'le karşı karşıya kalan Olcay Şahan maçın durgun isimlerinden biri idi. Zaman zaman hem Motta'ya yardımda gecikti, hücumda da beklenen üretkenlikte değildi. Ancak o pozisyonda golü yapsa maçın kahramanı da olabilirdi.NEDEN OLMASIN?BU tip maçlarda sizden güçlü rakiplere karşı bulduğunuz fırsatları değerlendireceksiniz. Dün gece eksik olan tek şey goldü.80'DE Ramsey'in atılması ile 10 kişi kalan Arsenal karşısında Oğuzhan'ın çıkmasını biraz yadırgadık.Son derece iyi planlanmış taktiksel oyunda eksik olan tek şey goldü. Gol yemeden maçı bitirmiş olmamız tur şansını Londra'ya taşıdı. Avantaj tabii ki Arsenal'de. Ancak dün geceki oyunu gördükten sonra ”neden olmasın?” diye de sormadan da edemiyoruz.

Devamını Oku

Emanetini yaşatacağız

16 Ağustos 2014

GÖRKEMLİ bir cenazeydi. Her şeyden önce futbol dünyasının, Beşiktaş ailesinin katılımı dışında halk, vatandaş, taraftar yani her kesimden insan vardı. Süleyman Ağabey için gururlandık. Ancak çok kesin bir şey söyleyebilirim ki bu cenaze törenini görse çok kızardı. 'Bu kadar şatafata ne gerek var?' derdi. Özellikle eski Beşiktaşlı futbolcuların hepsinin cenazeye katılmış olması, antrenörlük yapan Rıza Çalımbay, Mehmet Özdilek gibi isimlerin kamplarını, takımlarını bırakıp cenazeye koşmuş olması, Metin, Ali, Feyyaz, Gökhan, Kadir, Ulvi'nin yıllar sonra bir araya gelmiş olması herkesi duygulandırdı.SADECE Beşiktaş semtinde ya da yakın civarda oturanlar değil, çok uzaklardan bile Süleyman Seba'yı son yolculuğuna uğurlamak için herkes koşup gelmişti. Üzücü olan, yarım asırlık dostları hemen yanı başında olamadı cenaze töreninde. Maalesef siyasiler ve devlet erkanı ön saflarda yer aldı, sevenleri arkada kaldı.TAM BİR HALK ADAMIYDIONURLU bir yaşamın, dik bir duruşun özlemiyle, arzusuyla sevgi için, dostluk için gelmişlerdi. Binlerce Beşiktaşlı vardı ama yüzlerce de F.Bahçe ve G.Saray formalı vardı. Onlar Süleyman Ağabey'in temsil ettiği değerler için oradaydı. Mirasını aldık Süleyman Ağabey. Onu yaşatacağız.SÜLEYMAN Ağabey, bir halk adamıydı. Ceketini giyer, tek başına yürürdü Beşiktaş semtinde. Herkesle sohbet eder, selamlaşırdı. Hiçbir zaman o önde, arkadasında da bir şürekayla veya korumalarla bir yere gitmezdi. Yanında hep dostları olurdu.Bazı değerler kaybolmamış SÜLEYMAN Seba, hayatını Beşiktaş'a adamıştı. Günümüz dünyasında hızla yitirdiğimiz değerler var. Sadece paranın itibar gördüğü günümüzde dürüst, onurlu, mütevazı, centilmen bir insanın onbinlerce kişi tarafından büyük bir sevgiyle son yolculuğuna uğurlanması da en azından bazı değer yargılarının kaybolmadığını da gösterdi.Tüm imkânlarını Beşiktaş’a harcadıBEŞİKTAŞ'I Beşiktaş yapan, dikili ağacı bile yokken ülkenin en zengin (gayrimenkullerle) kulübü haline getiren ancak kendisi kulübe milyar dolarlık tesisler kazandırırken mütevazı Beşiktaş semtinde 2 oda 1 salon küçük bir apartman dairesinde oturmaya devam eden, otomobili bile olmayan, aynı ceketi ve pardesüyü yıllarca giyen ama hepsinden önemlisi bütün nüfuzunu ve imkanlarını Beşiktaş için harcamış bir adamdı. İşte bunu bilenler, bunu görenler hiç hesapsızca 'Seba' diye haykırdı.

Devamını Oku

Beşiktaş'ın duruşu Seba'nın eseri

14 Ağustos 2014

KAYBETTİKLERİMİZİN ardından bir şeyler söylemek her zaman zordur. Genellikle hep iyi taraflarıyla hatırlarız, övgü dolu, güzel ufadeler kullanırız... Süleyman Ağabey için bir şeyler söylemek, yazmak hiç de zor değil.GERÇEK bir beyefendiydi. Nesli tükenen İstanbul centilmenlerinden, büyük bir spor adamıydı. Hayatını Beşiktaş'a adamış, tüm ömrünü Beşiktaş'la geçirmiş, parada pulda, rantta, hiçbir menfaat ilişkisinde gözü yoktu.BEŞİKTAŞ Başkanı'ydı, otomobili bile yoktu. Ama Beşiktaş'a o kadar çok şey kazandırdı ki, kulüp şu anda neye sahipse hepsi Süleyman Seba'nın sayesinde oldu.KATKISI?BÜYÜKO Türkiye'nin en büyük Beşiktaşlısı'ydı. Dikili bir ağacı bile olmayan, zor durumdaki Beşiktaş'ı kendi kendine yetebilecek bir kulüp haline getirdi. Akaretler'deki kulüp binası, buradaki plaza, Fulya'daki milyar dolarlık arazi ve Nevzat Demir Tesisleri'nin bulunduğu Ümraniye'deki arazi hep Süleyman Seba'nın çabalarıyla elde edildi.BEŞİKTAŞ'I Beşiktaş yapan, bataktan kurtaran bugünlere getiren, Süleyman Seba'dır. Türkiye sportmenliği Süleyman Seba'dan öğrendi. Çokça telaffuz edilen ancak hiç vücut bulmayan 'Beşiktaşlılık duruşu' Onursal Başkan Süleyman Seba'nın duruşuydu.KAZANMAK onun için her şey değildi. Spor ahlâkına, centilmenliğe, kazanmaktan daha fazla önem verirdi. Günümüzde kaybolan bazı insani değerleri, Süleyman Seba'yla birlikte kaybettik. Onun ilkelerini, ilişkilerini, dünya görüşünü yaşatmak hepimizin görevi. Türkiye, en büyük Beşiktaşlı'yı kaybetti. Süleyman Ağabey bir efsaneydi ve şunu biliyoruz ki efsaneler ölmez.

Devamını Oku