Güntekin Onay

Güntekin Onay

gonay@gazetevatan.com

Kopyacı Prandelli

27 Eylül 2014

PRANDELLI 3'lü savunma ve bu bloğun hemen önünde Sneijder ile başladı maça. İtalyan futbolunun geleneksel kalıpları vardır. Orta alanda savunmanın önünde oynayan futbolcu ilk topları alır ve oyunu kurar. İtalyanlar bu oyuncuya 'Regista' der. Pirlo bu pozisyonda oynar. Oyunu kurmak onun işidir. Yanlarında daha yüksek tempolu 2 ceza alanı arasında gidip gelen orta saha oyuncuları vardır. İtalyanlar bu tip oyunculara 'Mediano’ der. Vidal, Marchisio ve Pogba bu tip futbolculardır. G.Saray'da bu işi dün Dzemaili ve Selçuk yaptı. Yani orta alanda iç oynadılar. Prandelli bu kalıplara saplanmış. Halbuki İtalya'daki imajı gelenekçi olmadığı yönündedir. Dünkü sistem Juventus'un yıllardır oynadığı formasyonun bire bir kopyası.DÜNKÜ sistem işe yaramış gibi görünebilir ancak gerçek şu ki: Sneijder, Melo ve Selçuk en verimli oldukları bölgede oynamadılar. G.Saray akan oyunda organize ataklar ile pozisyon üretemedi. Rakibe de birçok şans verdi. Bu durum önümüzdeki maçlarda özellikle de Arsenal gibi güçlü rakiplere karşı ciddi sorunları da beraberinde getirebilir.KULÜP?KÜLTÜRÜNE?TERSSİVAS ilk 15 dakikada Utaka ve Aatif ile kaçırdıklarından birini atsa farklı bir maç olabilirdi. Ancak Chedjou'nun golünden sonra moral ve güven kazanan G.Saray, Burak'ın penaltısı sonrası farkı 2'ye çıkardı. Toraman üst seviye futboldan uzun süre uzak kaldı. Olumsuz görüntüsü deneyimli oyuncunun kariyer çizgisinden uzaktı.GEÇEN yılın ofansif olarak en dikkat çeken takımı Sivas karşısında 2-0'dan sonra 5'li savunmaya dönen G.Saray duvarını aşmak da konuk takım için kolay olmadı tabii. Yine de maç boyu 6-7 net pozisyonları var.SON 2 maçta 5 puan kaybeden ve kongre sürecinde idari çalkantılar yaşayan G.Saray açısından dün galip gelmek önemliydi. Arsenal maçı öncesinde moral kazandı. Ancak özellikle 2. yarıdaki futbol gelecek için hiç ama hiç umut vermedi. Adeta tek kale oynayan bir Sivas karşısında evinde bu derece mahkum oynamak G.Saray'a yakışmadı. Bu kulübün bir geleneği var ve uzun vadede bu oyun sürerse G.Saray taraftarı bu kadar defansif bir anlayıştan mutlu olmayacaktır.

Devamını Oku

3 puandan çok daha fazlası

23 Eylül 2014

BURSASPOR ilk yarıda Beşiktaş'ı sürklase etti. Şenol Güneş'in takımı futbolun gerektirdiği her şeyi yaparken Biliç'in takımı futbol adına olumlu hiçbir şey yapamadı. Şayet Volkan, Bakambu ve Fernandao biraz becerikli ve sakin kalabilseler maç ilk 25 dakikada biterdi.İLK yarıda ayakta kalan tek isim kaleci Tolga'ydı. Biraz da Sivok.BURSASPOR Teknik Direktörü Şenol Güneş'i sonuç ne olursa olsun tebrik etmek lazım. Her zaman 4-2-3-1 düzeninde savunmanın önündeki 2'liyi topa yatkın, tekniği yüksek oyunculardan kullanıyor. Trabzon'da da Selçuk ve Colman'ı oynatıyordu. Bursa'da da Belluschi ve Ozan'ı kullanıyor. Sadece koşan ve bozan defansif oyuncuları tercih etmiyor.İLK yarıda yüksek tempo ile oynayan Bursaspor karşısında Biliç 2 değişiklikle oyunu dengeledi. Necip, kesinlikle sağ bek oynayamıyor. Serdar her hali ile Necip'ten daha olumlu. Çok top kaybeden Oğuzhan yerine de Sosa'nın oyuna girmesi siyah-beyazlıların daha aktif olmasını sağladı.DEMBA BA HİÇ HAZIR DEĞİLSAKATLIKTAN çıkan Demba Ba, fiziksel açıdan hiç hazır bir görüntü ortaya koyamadı. Arkadaşlarından pas alamayan Senegalli etkisiz bir futbol ortaya koydu. Özellikle maçın son 25 dakikalık bölümünde rakip ceza alanına daha fazla giden Beşiktaş 3 de net pozisyon yakaladı. Olcay ile bu 3 pozisyondan birini gole çevirmeyi başardı.İLK 45 dakikada son dönemlerin en kötü oyununu ortaya koyan Beşiktaş, 2. yarıda Bursaspor'a oranla daha üstündü ve maçı kazanacak kadar oynadı.SOSA ÇOK KALİTELİBU skorun alınmasında Sosa'nın da katkısı büyük. Arjantinli, çok çabuk düşünüyor ve oynuyor. Olcay'a iki tane % 100 gollük pas verdi, özellikle de goldeki topuk pası son derece klastı. Çok eleştirilen Olcay ise Beşiktaş'ın 2 yıldır gol yükünü taşıyan futbolcu. Attığı goller dışında ise her şeyini ortaya koyan bir profesyonel.BEŞİKTAŞLILAR Olcay Şahan'a hak ettiği değeri daha fazla vermeli.

Devamını Oku

Beşiktaş klasiği!

19 Eylül 2014

BEŞİKTAŞ ilk 20 dakika rakibi tarttıktan sonra tempoyu arttırdı, vitesi yükseltti, golü ve pozisyonları buldu. Oğuzhan ve Gökhan Töre son derece etkili ve kaliteli işlere imza attılar.NİTEKİM gol de bu iki oyuncunun işbirliği ile geldi. Gökhan büyük potansiyele sahip bir futbolcu. Attığı klas goldeki gibi tabela değiştiren işlere imza atmaya devam ederse 'yıldız' oyuncu apoletini de takacak.İLK yarıda maçı kopartacak pozisyonlar da buldu siyah-beyazlılar. İkinci golün bir türlü gelmemesi dakikalar geçtikçe Beşiktaş'ı sıkıntıya soktu.MUSTAFA sakatlanınca giren Cenk Tosun'un çok daha aktif olması şart. Cenk'in tutukluğu ve yavaş kalması da 2. golü bulamamak da etkendi.SAĞ bek pozisyonunda oynayan Necip yerini yadırgayan bir oyun ortaya koydu. Hücumlarda hiç yoktu.SOSA KLASINI GÖSTERDİİKİNCİ yarıda da oyunun tüm kontrolü Beşiktaş'ın elindeydi. 68'de giren Sosa, ağır sahaya rağmen her topla buluşmasında klasını ortaya koydu. Arjantinli, çabuk düşünen ve oynayan, doğru kararlar veren bir futbolcu.BU tip maçlar oyundan çok skorun önemli olduğu maçlar. Beşiktaş maçın büyük bölümünde iyi oynadı. Ancak hovardaca kaçırılan pozisyonlar ve son bölümde yapılan hatalar beraberliğe adeta davetiye çıkardı.AVRUPA Ligi'ne evinde 3 puan ile başlamak çok önemliydi. Beşiktaş 7-8 net pozisyon yakaladığı maçta kendisini hiç tehdit etmeyen bir rakiple berabere kalmayı başararak bir klasiğe imza attı.KOLAY kazanılacak bir maçı berabere bitirmek siyah-beyazlıların ders çıkartması gereken bir durum.

Devamını Oku

Bu tokat hepimize

17 Eylül 2014

BU maçı G.Saray’ın puan kaybettiği bir karşılaşma olarak analiz edersek ve sadece o noktada kalırsak büyük hata yaparız. Bu maç futbolumuz için adeta bir ders niteliğindeydi. Yaş ortalaması 21-22 olan bir takımın ne derece organize olabildiğine şahit olduk. ORTA sahada oynayan Tielemans sadece 17 yaşında ve Şampiyonlar Ligi’nde Anderlecht kendisine formayı vermiş. Bizde Süper Lig’de 17 yaşında 1 tane bile futbolcu yok. Bırakın Süper Lig’i A2 takımlarımızda bile bu yaşta oyuncular forma giyemiyor. Zaten bu tablo da Belçika’nın FIFA klasmanında neden 5. olduğunu ortaya koyuyor. Türk futbol sekteründe kalan astronomik paraların reel olmadığı gerçeği de belki bir anlamda ortaya çıkıyor.PRANDELLI GEÇ KALDIOYUNA dönersek.. İlk 30 dakika son derece etkili bir Anderlecht vardı. Çok iyi baskı yaptılar ve G.Saray’ı oynatmadılar. Bu bölümde 3 tane de pozisyon buldular. Devrenin sonlarına doğru G.Saray dengeyi sağlasa da üretemedi. İlginç olan ilk yarıda işler yolunda gitmemesine rağmen Prandelli’nin 2. devreye aynı düzende ve kadroyla çıkmasıydı. Anderlecht’in golünden sonra Prandelli, Bruma hamlesiyle ofansif olarak biraz daha kenarlara açılmayı hedefledi. Konuk takımın Mitrovic’le kaçırdığı 2. net fırsat sonrası son 20 dakika da beraberlik için yüklendik. Bunun meyvesini uzatmada alsak da kağıt üzerindeki en kolay maçımızı kazanamadığımızdan bundan sonra işimiz çok daha zor olacak.

Devamını Oku

Geçmişe dönüş

16 Eylül 2014

BEŞİKTAŞ'LA ilgili sezon başından beri tüm olumlu düşünceleri terk ettiğimiz bir maç oldu. Özellikle de ilk yarıda...FEYENOORD ve Arsenal maçlarındaki organize takım gitmiş yerine dağınık ve ne yaptığını bilmeyen bambaşka bir takım gelmiş..OYUN kuramayan, pas akıcılığı ve akılcılığı sağlayamayan Beşiktaş, duran topları da bir amatör takım kalitesinde kullanınca pozisyon bulamadı. Mustafa Pektemek -iyi hoş da- bir forvet oynadığı maçlarda rakip kaleye tek bir girişimde bulunmaz mı?SÜPER LİG NEDEN ZOR?SÜPER Lig demek bu demek.. Rakipler savunma yapacak, oynamaktan çok oynatmamayı düşünecek. İşinizi güçleştirmek için her şeye baş vuracak, bol bol faul yapacak hatta siz top ile giderken arkadan 'Belinize sarılacak' ve sarı kart görmeyecek!BUNUN üzerine bir de taçtan gol yeme acemiliğini gösterirseniz işiniz daha da fazla zorlaşır.OĞUZHAN'SIZ OLMUYOROĞUZHAN'IN Beşiktaş için ne kadar önemli bir futbolcu olduğu yokken daha iyi anlaşılıyor. Kadro dar, orta saha rotasyonu özellikle ofansif anlamda son derece kısıtlı. Beşiktaş'ın bu durumla henüz 2. maçta yüzleşmesi beklenmiyordu ama maalesef realite bu. Demba Ba ve Sosa bu takımın kalitesini arttırabilmek için bir an önce dönmeli.AKSİ halde Beşiktaş geçmiş yıllarda olduğu gibi bu sezon da bu tip karşılaşmalarda çok yaşar.LİGİN ilk haftasında G.Birliği karşısında tek bir olgun atak dahi yapamayan Rizespor, İstanbul'da büyük bir direnç gösterdi. Buna yardımcı olan Beşiktaş'tı. Mersin maçının yıldızlarından Cenk Tosun kalabalık savunmanın arasında kayboldu. İkinci yarıda büyük efor sarfeden Beşiktaş, baskıyı oluşturdu, rakibini sıkıştırdı ancak üretkenlik bu baskıya oranla azdı.GEÇEN hafta TV programında konuk ettiğimiz Slaven Biliç takımının çok ilerlediğini ve aşama kaydettiğini uzun uzun anlattı fakat görünen o ki Beşiktaş geçmişe dönmüş..

Devamını Oku

Golsüz ve olaysız

15 Eylül 2014

BAZI şeyleri anlamak mümkün değil. Trabzonspor 21 futbolcu transfer etti. Sahaya 18 kişi çıkıyor. 11 tanesi oynuyor. Geçen yıldan kalan 5-6 oyuncu da var. Bu durumu kim izah edebilir?İlk dakikada Constant’ın getirdiği top ile F.Bahçe ceza sahasına etkili gelen Trabzonspor, “Güçlüyüm-hazırım” sinyali verdi ancak dakikalar geçtikçe sahada kayboldu. Orta alanda F.Bahçe kontrolü ele aldı ve istediği gibi pas yaptı. Fakat sarı-lacivertliler sahip oldukları o topu Trabzonspor ceza alanına sokamadı. İlk yarıda gole en çok yaklaşılan pozisyon ise Waris ile Trabzonspor’dan geldi. Kaleci Mert iyi yer tutarak gole izin vermedi.İKİNCİ yarıda F.Bahçe’nin oyundaki ağırlığı azaldı. En tehlikeli hücumlar yine Yatabare ile Trabzonspor’dan geldi. 2 kez gole yaklaşan Mali’li santrfor Mert’i geçemedi. F.Bahçe ise ceza alanı dışından 2 kez Mehmet Topal’ın şutları ile etkili oldu.DEFANSİF bir taktikle oynayan Trabzonspor savunması içinde kaybolan bir Emenike izledik. Sow da hiç verimli olamayınca F.Bahçe 2. bölgedeki üstünlüğünü rakip ceza alanına taşıyamadı.ZAMANLA GELİŞECEKTİRGEÇEN yıldan 10 oyuncunun üzerine Diego’yu katarak oynayan oturmuş bir takım ve diğer tarafta ilk kez birlikte oynayan futbolcular grubu.. Trabzon penceresinden bakarsak Bosingwa, Cardozo gibi önemli isimler yok ve takım birlikte antrenman dahi yapmadan sahaya çıktı. Mazeret çok. Zaman geçtikçe saha içi organizasyonu gelişecektir fakat Constant dışında orta alandaki oyuncuların kalitesi tartışılır. YENİLER TATMİN ETMEDİYATABARE ve Waris geçen sezon Fransa liginde ses getirecek işler yaptılar fakat dün kendi kalitelerinin altında kaldılar. F.Bahçe'de ise gözler Diego'nun üzerinde idi. Brezilyalı basit oynadı, riskten uzak hareket etti. Kendisinden beklenen iş bitirici aksiyonların içinde değildi. Kötü oynadı demek tabii ki haksızlık olur fakat kalitesinin altında idi.EN İYİSİ EMREF.BAHÇE oturmuş ve iyi bir takım. Şayet Emenike yerine daha kaliteli bir santrfora sahip olsa takımın oyunu bir seviye yukarıya çıkar. Emenike hem güçlü hem hızlı ancak oyun zekası ve pas kalitesi düşük.TRABZON savunması genel olarak başarılı bir maç çıkartırken sahanın en iyisi F.Bahçeli Emre idi. Dün gece futbol olarak doyurucu bir gece yaşamadık. Sevindirici olan olaysız,kavgasız bir Trabzon-F.Bahçe maçını tamamlamak oldu.

Devamını Oku

Yeniler fark yaratamadı

14 Eylül 2014

G.Saray seviyesindeki bir takımda yeni transferlerden beklenen fark yaratmalarıdır. Dün oynayan Tarık Çamdal, Dzemaili ve Pandev ilk kez sarı-kırmızılı formayla sahaya çıktılar.DZEMAILI ÇALIŞKANDIGOL yollarındaki sıkıntıyı çözmek için kadroya katılan Goran Pandev 15 dakika süre aldı. Bu yüzden olumlu veya olumsuz görüş belirtmek yanlış olur. Kariyerine baktığımız zaman kendisini fazlasıyla ispat etmiş kaliteli bir oyuncu. İyi bir sol ayağını olduğunu herkes biliyor. Eskişehirspor karşısında da bir pozisyonda etkili bir top kesti ancak onun dışında oynadığı kısa sürede çok etkin olamadığını söylememiz gerek.MELO'NUN yokluğunda şans bulan Blerim Dzemaili de çok yönlü bir orta saha oyuncusu. Her şeyi yapabilen ancak hiçbir şeyi mükemmel yapmayan bir oyuncu. Dün görevini yaptı mı? Yaptı. Fakat o da fark yaratmadı. En büyük silahı olan ceza alanı dışından şut tehditini oluşturacak fırsatı bir türlü yakalayamadı. Genel anlamda temiz ve basit oynadı. Çalışkandı.ZAMAN GEREKİYOR! ESKİŞEHİRSPOR'DAN uzun uğraşlar sonucunda G.Saray kadrosuna katılan Tarık Çamdal da seyircisiz karşılaşmada sarı-kırmızılı forması ile ilk resmi maçına çıktı.Milli takım kampında olduğu için yeni takım arkadaşlarıyla birlikte çalışma şansı da bulamadı. Zamanla daha iyi olacaktır. Hücumda çok üretken değildi. Savunmada da zaman zaman pozisyon hataları yaptı. Ancak görevini yapmadığını söylemek haksızlık olur. Fakat fark yaratabildi mi? Hayır.

Devamını Oku

Futbolumuzu öldürmeyelim

12 Eylül 2014

MİLLİ Takım İzlanda’ya yenildi. Mesele bu değil. 1 maç üzerinden değerlendirirsek hata yaparız. Zaten 6 yıldır eli-yüzü düzgün bir rakibi resmi maçta yendiğimiz yok!KAVGA, bildiri, kaos, hakaret, nefret, düşmanlık… Son yıllarda futbolumuzu bu kelimeler tanımlıyor. Güven ve huzur ortamı yok. Uluslararası itibar yok. Seyirci ve sponsorlar kaçıyor. Oyun ileriye gitmiyor. Bir girdabın içine girmişiz çıkamıyoruz.SAHADAKİ oyun yavaş ve abartılı derecede faullü. 1 kişi de çıkıp “Türkiye’de güzel futbol oynanıyor” diyemiyor. Sadece “Türkiye Ligi zor” diyor. Hiçbir sektörde uluslararası karşılığı olmayan böyle abartılı ücretler yok. Yerli oyuncular pırlanta, altın gibi.. Sürekli değer kazanıyor. Onları suçlamak yersiz. Sistem böyle. TFF de baktı, yıllardır Milli Takım kötü gidiyor. Kısıtlama getirdi. Fakat bu durum oyuncuları garanti paraya ve rehavete sürüklüyor.STATLAR yapılıyor, fiziki şartlar iyileştiriliyor. Eskiden başarısızlıklarda “tesis yok” diye işin içinden çıkardık. Koşullar çok yetersizdi. Şimdi her Anadolu takımının dünya standartlarında A klas tesisleri var. Ancak olmayan şeyler: Sistem, eğitim ve eğitmen.ALTYAPIDA oyuncuyu yetiştirecek kalifiye eleman, geliştirecek metodoloji ve organizasyon yok. Bir kaç kulüp bu konuda doğru atılımlar yaptı. Fakat herkesin gözü yukarıda. Yarışalım, kavga edelim, 4. yıldızı takalım. 3-5 puan fazla alalım. Yapamıyorsak birbirimizi suçlayalım, hatta gırtlaklayalım..Altyapıya yatırım şartESKİ futbolcular, yeni antrenörlerin de gözü yukarıda. Bir kaç idealist dışında kimse alt yapıda çalışmak istemiyor. Lisansı kapan Süper Lig'de kulüp kovalıyor veya yorumculuk yapmak istiyor. Çünkü ücretler yetersiz ve altyapı kimsenin umurunda değil. Burada kulüpler suçlu.SAÇMA sapan futbolculara yanlış transferler ile milyon Euro dökerken, göndermek için tazminat öderken pro-lisans sahibi bir antrenöre yılda 1 milyon lira veremiyorlar. İspanya, Almanya eğitmene yatırım yaparak ilerledi. En çok pro-lisans ve A lisansına sahip antrenör onlarda. Liglerinde en çok altyapıdan gelen oyuncuya yer verenler de onlar. Biz bu didişme ile bu zihniyet ile bir arpa boyu yol katedemeyiz. Bir kaç yıl sonra da bu girdabın içinde boğuluruz.Peki çözüm ne ? 1-TFF kulüplere zorunlu altyapı kriterleri getirmeli.2-Altyapı antrenörlerinin seviyesi arttırılmalı. (Pro ve A lisans)3-Kulüplerin 25 kişilik sezonluk kadrolarında yabancı sayısı 8 olmalı. Ancak Almanya’da olduğu gibi altyapıdan 8 oyuncu bulundurmak zorunlu olmalı.4-Altyapıdan gelen 8 zorunlu oyuncunun 18 yaşından önce o kulüpte lisansı çıkmış olmalı.5-Antrenör eğitimi katı ve daha detaylı hale gelmeli. Hatır-gönül, yıldız futbolcu kontenjanı kalkmalı. Hakeden, çalışan “gerçekten” sınavları bileğinin hakkı ile geçen Pro-Lisansı almalı.Neo-Türkiye’de futbol-basketbol ve medyaDÜNYA değişiyor, gelişiyor. Devir bilgi ve teknoloji devri.. Artık bilgiye ulaşmak çok kolay. Saniyeler içerisinde her türlü veri avucunuzun içinde.. 3 yaşındaki çocuklar tablet kullanıyor, 6 yaşındakiler yabancı dil biliyor. Yeni kuşaklarda 1 yabancı dil bilmek bile yetmiyor. Bilgi değerli ve sınırsız… Kendini geliştiremeyen, yenileyemeyen, bildiklerini “update” etmeyen, eski fikirler ile ortaya çıkanların yaşama şansı az.FİKİR sahibi olmak için bilmek gerekiyor. Bilmek için de merak etmek, gezmek, okumak, araştırmak… Tabii ki yaşanmışlıklar, tecrübe ve belirli bir entellektüel seviye de şart.Gençler en 'baba' spor yazarlarına taş çıkartırBASKETBOL koçlarımız, yorumcularımız, anlatanlarımızın hepsi yabancı dil biliyor.. Spanoulis’i, Valenciunas’ı, Navarro’yu tüm özellikleri ile en ince detayına kadar size anlatabiliyor. Euroleague’de oynayan tüm takımların analizini, güçlü ve zayıf taraflarını size dikte edebiliyor.ANCAK futbol ailemizde bunu yapabilecek düzeyde kaç kişi var ? Jose Sosa’yı, Pandev’i, Dzemaili’yi veya Anderlecht’i anlatabilen; Arsenal’in taktiksel analizini yapabilecek düzeyde kaç kişi var ?ZEHİR gibi genç blog yazarları var. En “baba” sanılan falanca spor yazarına taş çıkartır. Bırakın Avrupa’yı; Arjantin Ligi'ni bile yutmuşlar. 13-14 yaşındaki çocuklar tüm oyun sistemlerini, dünyadaki tüm oyuncuların özelliklerini biliyor.AVRUPA'NIN en üst düzey ligleri, oyuncuları her gün ekranda.. Artık sığ yaklaşımlar ile, derinliği olmayan söylemler ile oyun kurallarını bile bilmeden ezbere yapılan yorumlar kimsenin karnını doyurmuyor. Gelişebilmek için, ilerleyebilmek için yön verenlerin, talep edenlerin de vizyoner olması şart. Türkiye değişiyor, dünya değişiyor.. Futbol ailemiz de bu değişime ayak uydurabilmeli..

Devamını Oku