Güzellik, dünyanın varoluşundan bu yana insanlığın en büyük zaafı olmuştur. Bu sebepledir ki; yüzyıllardır daha güzel görünmek için, sayısız çaba içine girilmiştir.
Güzellik böylesine önemliyken, Tanrı’nın insanlara verdiği bulunmaz armağan, saçtır. Çünkü insanlar saçları ile, çok daha çekici, karizmatik ve güzel görünmeyi başarabilir. Öyle ki saçlar kişilerin mesleklerinden tutun, sosyo-ekonomik düzeyine kadar her türlü konuda ipucu verebilir. Ayrıca güzel görünen saçlar, kişilere özgüven verir, insanlarla ilişkilerinde daha emin ve rahat olması gibi olumlu psikolojik sonuçlar doğurur. Bu nedenle saç, insanoğlunun geçmişten bu yana her zaman dikkatini verdiği bir konu olmuştur. İnsanlar, genellikle saçlarının gelişimi, sağlığı, kaybı gibi her değişikliği ile yakından ilgilenmektedir.
Saçlar ki; ne çok şarkıya, şaire mısra olmuştur...
Saçın yapısı ve döngüleri
Saç telini, keratin diye adını duyduğunuz protein oluşturur. Keratin, aminoasit denilen daha da küçük yapı taşlarının ardı ardına dizilmesi ile oluşur ve aşınmalara karşı son derece dayanıklı bir proteindir.
Saçların her biri, birbirinden bağımsız ve dinamik olarak farklı dönemlerden geçerler.
Anagen (Gelişim) Dönem : Saçlarımızın sağlıklı olduğu evredir. Saçlar kalındır ve uzamaya devam eder. Saçlarımızın yaklaşık yüzde 90’ı bu aşamadadır ve 3 yıl devam eder.
Katajen (Geçiş) Dönem: Saç kökünün cilt altından yükselmeye başlaması ile saç incelir, hücre ölümü başlar. Saçlarımızın yaklaşık yüzde 2’si bu aşamadadır.
Telojen (Dinlenme) Dönem: İncelmiş saçlar dökülür. Yerine saç ana hücrelerinden yeni bir folikül oluşmaya başlar ama bu sadece sağlıklı saç derisinde oluşur. Ayrıca bazen saçlı deri sağlıklı bile olsa, yeni saç oluşma aşaması 1-2 hafta bekleyebilir.
Saçlarımızın yaklaşık yüzde 10-15’i bu aşamadadır. Telogen dökülmenin sebeblerini inceleyecek olursak;
1- Hormonal sebebler: Guatr hastalıkları, gebelik sonrası ve menapoz dönemleri
2- Diyet: Demir, biotin, çinko, protein ve esansiyel yağ asiti eksikliği
3- İlaçlar: Bazı hipertansiyon ilaçları, doğum kontrol hapları, lityum gibi psikiyatrik ilaçlar.
4- Fiziksel stres: Kansızlık, ameliyat, şiddetli hastalıklar
5- Psikolojik stres: Hastalığın tedavisinde öncelikle yukarıda bahsedilen sebepler araştırılır ve hastaya sebebe yönelik uygun tedaviye başlanır. Hastanın saçlarına uygun şampuanların kullanımı da bu dönem için oldukça önemlidir.
En büyük sorun terleme
Aşırı terleme, dünyada her yüz kişiden birinde görülen, iyi huylu bir rahatsızlık olmasına rağmen kişilerin sosyal ve mesleki yaşantılarını son derece olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Tıp dilinde hiperhidroz (hyperhydrosis) olarak adlandırılır. Terleme, vücut ısısını dengede tutmak için kullanılan en önemli yollardan biridir. Ancak hiperhidroz hastaları, vücut ısılarını kontrol etmek için gerekenden çok daha fazla miktarda ter üretirler. Vücudun çeşitli yerlerine dağılmış yaklaşık dört milyon ter bezi bulunur. Ter bezleri “ekrin” ve “apokrin” olarak ikiye ayrılır. Vücut sıcaklığını ayarlamak için sempatik sinir sistemi tarafından çalıştırılırlar. Terleme ile sadece ter değil, bazı toksik maddeler ve tuz da atılır. O nedenle terleme vücut için gereklidir. Normal bir insan günde 0,5 lt terler ve 500 cc civarında sıvı kaybederler. Ancak günde, üstelik bir saatte 3 ila 5 litre arasında terleyen insanlar vardır ki, biz bu kişileri ‘hiperhidroz hastaları (aşırı terleme problemine sahip hastalar) olarak adlandırırız. Dolayısıyla bu kişiler günde 3000-4000 cc arasında sıvı kaybederler.
Lokal tedavi seçenekleri
- Deodorant ve antiperspirantlar: Yaşam tarzında değişiklik oluşturma: Bu seçenekte, kişiler vücutlarını serin tutacak kıyafetleri tercih etmelidirler, uzun süre zaman harcanan iş ortamı serin tutulup iyi havalandırılmalıdır. Terlemeyi tetikleyen gıda ve içecekler tüketilmemelidir. Stres, gerilim ve öfkeden uzak durulmalıdır. Kokuyu engellemek için sık duş bir çözüm olabilir.
- Cerrahi metotlar: Terbezlerinin kazınması veya endoskopik transtorasik sempatektomi
- Botulinum toksin: Aşırı terleme için son günlerin en gözde tedavisi olarak gösterilen Botulinum toksin, ileri teknoloji ile üretilen bir protein preparatıdır. Terleme problemi olan bölgeye enjekte edilen botulinum toksin , o bölgedeki aşırı terleme yaratan aktiviteyi normal hale getirerek terleme problemini ortadan kaldırır. Botulinum toksin terleme tedavisi ile ilgili en fazla merak edilen konuların başında, terlemenin engellenmesinin metabolizmaya zarar verip vermediği gelir. Şunu özellikle belirtmekte fayda vardır ki, bu ilaçla yapılan tedavilerde, terleme tamamen yok edilmez. Bu uygulama sadece terleme oranının normal düzeye gelmesini sağlar.

