Erçin Özüntürk

Erçin Özüntürk

ercinozun@gmail.com

Beden algısı nasıl bozulur...

Zaman zaman diğer meslektaşlarımın ilgi alanlarına giren önemli konuları kendilerini bu köşeye davet ederek sizlerle paylaşacağım.

Bugünde çok değerli meslektaşım psikiatr Dr. Hasan Ulvi Kıvanç’tan,kendileri Eskişehir Anadolu Üniversitesi Medikoksosyal Hastanesi pskiatri uzmanı olarak görev yapmakta,özellikle çok tartışılan bir konuda bizleri bilgilendirmesini rica ettim. Konu BEDEN DİSMORFİK BOZUKLUĞU... Bu konuyu ele almamın nedeni estetikle uğraşan bir hekim olarak bu tür sorunları olan kişilerle karşılaşmam. Karşıma gelerek rol model olarak benimsedikleri kimseleri örnek alıp benim yüzümü, dudaklarımı falanca kişi gibi yaparmısınız isteklerinde bulunmaları ve kendilerini hiç ama hiç beğenmemeleri.. Çoğunluklada istek Angelina Joli’nin dudaklarına sahip olmak isteği..! Haydi şimdi Dr.Hasan Ulvi Kıvanç’ı okuyalım.

Beden algısı nasıl bozulur...

BEDEN DİSMORFİK BOZUKLUĞU

Kişinin kendi bedeninin bir parçası yada bütünüyle barışık olmaması ve takıntılı bir şekilde beğenmemesi ve aşırı derecede kaygı ve sıkıntı duyma durumudur. Bu bozuklukta temel öge, hayali bir kusur ya da hayali bir çirkinlikle uğraşılmasıdır. Kişinin özellikle baş bölgesi ile ilgili saplantılı bir şekilde zihinsel uğraşısı ve yakınması ön plandadır. Hastalar herhangi bir vücut parçasına veya tüm vücut hacmine odaklanabilirler. Fiziksel bir sorun varsa bile, kişinin bundan aşırı derecede endişe ve kaygı duyması söz konusudur. Duyduğu bu endişe ve aşırı stres iş, sosyal ve özel yaşam alanlarında daralmaya ve işlev bozukluklarına yol açar.

Haberin Devamı

20’li yaşlarda başlar

Beden dismorfik bozukluğu Amerikan Psikiyatri Birliği’nin Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayısal El Kitabına (DSM) göre ayrı bir bozukluk olarak kabul görmüşse de sosyal fobinin,duygulanım bozukluklarının, obsesif kompülsif (saplantılı zorlantılı) bozukluğun veya psikotik hezeyanlı bir bozukluğun bir varyasyonu olup olmadığı çoğu zaman tartışma konusu olabilmektedir. Beden Dismorfik Bozukluğuyla ilgili ülkemizdeki bir çalışmada daha çok deride kıllanma, saç dökülmesi veya cansızlığı, genital organ küçüklüğü, vücudun aşırı zayıf olması gibi düşünceler saptanmıştır. Mevcut yakınmalara çoğu zaman ikincil olarak Depresif bozukluk ve Anxiete bozuklukları da eklenebilmektedir. Beden Dismorfik Bozuklukluklarında mevcut yakınmalarla daha çok plastik cerrahi, dermatoloji, KBB, iç hastalıkları gibi başka uzmanlık alanlarına başvurmaktadırlar. Başvurdukları bu ilgili dal uzmanları yakınmaları abartılı bulup hastayı psikiyatrlara yönlendirdikleri zaman bu öneriye pek sıcak bakmazlar.Yine de bizim gördüğümüz vakalar çoğunlukla deneyimli dermatolog, plastik cerrahi ve KBB uzmanı meslektaşlarımızın refere ettiği vakalardır. Zaman zaman psikiyatrik yönü gözden kaçan vakalarda yüze, buruna, kulaklara ya da başka bir alana yapılan estetik amaçlı müdahaleler, kişinin yakınmalarını azaltmayıp daha da kaotik bir sürece sokarak kendisinde var olan örtülü bir psikotik durumu aşikâr hale getire bilmektedir. Beden Dismorfik Bozukluğu sıklıkla 15-20 yaşlarda başlayıp kadınlarda daha sık görülmektedir. Bu hastalar kişilik özelliği olarak; mükemmeliyetçi, aşırı özeleştiri yapan çoğunlukla kendini suçlayan, kuşkucu, duyarlı ve sıkılgan kişilerdir.

Haberin Devamı

HASTALIĞA YOL AÇAN NEDENLER

Haberin Devamı

Kesin bir sebebi olmamakla beraber bilgilerimiz ışığında karşımıza sorumlu olarak daha çok:

- Biyolojik faktörler

- Aile yapısı ve yetiştirilme tarzı(birtakım davranış modellerini görerek öğrenme)

- Biyolojik faktörler: Bu hastalarda Serotonin geri alımını engelleyici ilaçlardan yarar görmüş olması serotonini sorumlu tutmamızın ana nedenleri arasındadır (ilaç tedavisinde bu husus önemlidir)

- Aile yapısı ve çocuğun büyüdüğü ortam: Bu durumda çok önemlidir. Yapılan çalışmalar,Kendileriyle ve birbirleriyle barışık olmayan katı, ritualistik, sevgisini gösteremeyen, devamlı suçlayan aşağılayan, eleştiren hiç memnun olmayan ebeveynlerin çocuklarında daha çok görüldüğünü ortaya koymuştur.

- TEDAVİ: 1-İlaç tedavisi 2-psikoterapi(Bilişsel ve davranışçı terapi) Yapılan çalışmalar ikisinin bir arada uygulandığı tedavilerin daha başarılı olduğunu ortaya koyuyor.

DİĞER YENİ YAZILAR