Sürat felâkettir!

3 Ağustos 2004

Hızlı tren ve hızlı feribot kazaları son günlerde yaşanan üzücü olaylar. Özellikle bilim adamlarının saptamaları gözardı edilerek, hızlı tren projesinde ısrarlı olunması akıllarda soru işaretlerinin doğmasına neden oldu.THY'de sorunlu olduğu için seferden kaldırılmış olan uçaklar tekrar sefere konuluyor. Son günlerde, aceleyle yapılmaya çalışılan duble yollarla ilgili, inşa kalitesi açısından bazı itirazlar yükselmeye başladı. Aceleyle yapılmakta olan yolların kısa zamanda bozulmaya başladığı ve yeniden inşa edilmelerinin gerekebileceği öne sürülüyor.Hükümet; seçim çalışmaları sırasında doğal olarak birçok vaatte bulundu. Bunları hayata geçirmek için de eldeki olanakları zorluyor.Akla gelen; acaba ekonomide de benzer bir yaklaşımın mı hakim olduğu. Yaşanan hızlı büyüme, büyümenin beraberinde getirdiği dış ticaret açığı ve cari açık problemleri, tren kazasına benzer bir kazaya neden olabilir mi? Özellikle cari açık rakamları konusunda; IMF Başkanı Rato'nun, Türkiye şefi Odd Per Brekk'in ve Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'nin yorumları, "hızlı" büyüyen ekonominin bir kazaya uğraması ihtimalini akıllara getiriyor.Ekonomik alanda yaşanabilecek bir kaza hepimizi etkileyecektir. Tren kazasındaki makinistler gibi suçlanacak "günah keçileri" olmayacaktır. Bu kez gözler ekonominin "makinistleri" olan ekonomi yönetiminde olacaktır. 2000 yılında yaşanan kriz sonrasında bugün geldiğimiz noktaya oldukça "hızlı" geldik. Bundan sonra hiç değilse üzerinde gitmekte olduğumuz rayları daha dikkatli gözden geçirmekte büyük fayda olacaktır.Program açıklamasına rağmen...Kurların göreceli olarak sakin gitmesiyle elde edilen en önemli başarı enflasyon cephesinde. Ancak makro rakamlarda sorunların devam ettiği görülüyor. Son açıklanan dış ticaret açığı rakamları da bunu doğrular nitelikte.AB ile müzakerelere başlanacağı beklentisi şu anda piyasaların makro rakamları 'görmezden gelmesinin' en önemli sebebi. IMF ile yeni bir anlaşmanın yapılacağı beklentisi de bir diğer sebep.Haftasonu, Sn. Babacan'ın 'IMF heyetinin bu ay içinde yeni program alternatiflerini görüşmek üzere geleceği' şeklindeki açıklamasıyla piyasalar haftaya oldukça iyimser bir havayla başladı. Ancak Sayın Babacan'ın gün içindeki açıklamalarıyla nihai kararın, aralık ayına bile sarkabileceğini belirtmesi üzerine, döviz fiyatları geçen haftanın kapanışının bile üzerine çıktı.IMF programı veya hükümetin kendi programı konusundaki belirsizliğin hâlâ sürüyor olması, piyasalardaki bekleyişin devam etmesine neden oluyor. Bu bekleyişin de hepimize bir maliyeti olmaktadır.

Devamını Oku