Sevigen'den VATAN 'a yanıt: 'İki manşetle gitmem !'
CHP’li Sevigen, Selenium Panorama’nın bulunduğu arazinin satışında “sadece iyilik olsun diye” aracılık yaptığını söyledi ve “Hiçbir rant söz konusu değildir” dedi. Sevigen istifasını gerektirecek bir durumun bulunmadığını da açıkladı
Sevigen: Etik olmayabilir ama yanlış bir şey yok
ANKARA- CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen, VATAN’ın, “İstanbul Beşiktaş’taki Selenium Panorama’nın yükseldiği arsanın satışında aracı olduğu ve 1 milyon 120 bin dolarlık protokol yaptığı” yönündeki haberde yer alan unsurlara açıklama getirirken, “Herkes hayatını geçindirecek. Milletvekilleri iş yapmıyor mu? Etik olmayabilir doğru” itirafında bulundu. Sevigen, “istifa edecek misiniz?” sorusuna, “Hayır, niye istifa edeyim? İstifa edilecek bir durum yok ki” yanıtını verdi.
Mehmet Sevigen hakkındaki iddialarla ilgili olarak düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:
KARALAMA KAMPANYASI: Bu karalama kampanyasının amacına CHP’nin rüzgarını kesmek için diyebilirsiniz. Direk olarak bana yönelik olduğunu söyleyebilirsiniz. Ama bilin ki böyle bir kampanya devam ediyor. Bu kampanya her seçim döneminde olur diye düşünürsünüz. Ama bakıyorsunuz uzuyor. Bir de sizi senaryo gibi hedef alınca ister istemez olayın içine giriyorsunuz.
KASET NEREDE: 6 Şubat’ta hatırlarsanız adaylar belli olduktan sonra adaylardan para istediğim yönünde bir haber yapıldı. 17 tane aday var. Bir tanesi aday olacak. 16 tanesi kampanya içine giriyor. Bazı arkadaşlar da bunu ciddiyle alıyor. Hatta manşetlere çıkartıyorlar. Bir gazetemizin manşetinde Sevigen adaylardan 600 bin dolar istedi diye manşet oldu. Saygın bir gazetemiz. Ben çıktım, yargıya gittiğimi savcılığa suç duyurusunda bulunduğumu açıkladım. Bütün bu iddialar, bir kasete dayandırılıyor benim ağzımdan bir aday adayından 600 bin dolar para istediğim ve ev istediğime dair kendi ağzından bir ses kaseti olduğu iddia edildi. Ben de dedim ki, ’Kaseti ortaya çıkartın bütün görevlerimi bırakıyorum’. Ancak 15 gündür kaset yok. Neden çıkmıyor kaset?
FATURA İDDİASI: Sabri Demirdögen diye bir işadamı genel merkeze gelmiş. Genel merkezde bir fatura kestirmişim. Buradan çıkacak parayı da partiye bırakacaksın demişim. Bu iddiadan sonra yanımda bulunan söz yazarı dedi ki, ’İyi ben sağım. Ölmemişim. Bu kadar büyük bir iddia olur mu?’ dedi. Ama haberi durduramadık o yine ’Sevigen’e şok iddia’ diye yayınlandı. Bu böyle devam ediyor.
RANT MI ELDE ETTİM: (Beşiktaş’ta yapılan binaya ilişkin) Ne aracılığı bu? Ben eroin kaçakçısı mıyım? Mafya ile işbirliği mi yapmışım? Rant mı elde etmişim? İki kişiyi tanıştırmışsın. İçeride Büyükşehir başkanı var, başbakan var. Mahkeme kararları var. Ama bunlar hiç önemli değil . Çünkü kurgu Sevigen’den yana. En son bugünkü olay da Bu da CHP’nin Şaban Dişli’si. Yani üzülüyorum. Ama önemli değil. Herşeyin bir cevabı var. Alnımız açık olduktan sonra, çocuklarınıza yetim hakkı getirmedikten sonra, hesabı millete verecek olduktan sonra, iki tane manşete hesap vermenin hiçbir anlamı yok. Biz milletin oyuyla buradayız. En küçük bir yetim hakkı boğazımdan geçse, ben sokağa çıkıp milletin yüzüne bakamam. Muhitime gidemem.
İŞADAMLARI MAĞDURDU: Eren inşaat arsayı, Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminde aldı. Arsa 3 emsal olarak. Sonra yeşil alan olmuş. Mahkemeye vermiş. Sonra mahkeme kararı ile 2.5 emsal olarak büyük şehire onaylatmış. Hiç birimiz yokuz bu süreçte. Çok da mağdurlardı gerçekten. Bu noktada alışveriş yaptılar arkadaşlarımla. Eren’in babası, çok teşekkür etti. ’Ne yapalım Mehmet Bey’ diye sordu. 40-50 çocuğu giydirirseniz iyi olur dedim. İnşallah giydirmişlerdir. Dolayısıyla o tarihte satılmadan önce 2.5 emsal olarak belediye ve mahkeme kararıyla tescillenmiş. Burada bir rant söz konusu nasıl olur? Kim plan değişikliği yapmış? Kim değişikliğe yardımcı olmuş? Hangi belediyeden rica etmişim? Ben bu işin neresindeyim? Bir tek belediyeye gidilmemiş Bir tek belediyeye rica edilmemiş.
PARA KOYAMADIM: “Mehmet Emin, ’Bu arsada emek verdin, gel ortak olalım’ dediğinde benim ismim gündeme geldi. Benim aracılığım iki insanı tanıştırmak. Sonra işte dediler ki, ’Emek verdin, ortak olabilir misin?’ Herkes koyduğu para oranında ortak olsun. Bir protokol gibi bir şey yapılmadı ama. Benim bir evim var. Satarım, Ne kadar olur bilmiyorum. Ama belli bir oranda 5-7. İşte emek verdin ortak olur musun dediler. Ben de olur dedim. Ama belli bir süre geçti. Evimi satamadım. Sizin verdiğiniz paranın şirkette gözükmesi lazım. Parayı koyamadım. Dolayısıyla ortaklığım olmadı. Bir anlaşma söz konusu değil, dolayısıyla bir rant da söz konusu değil.
İŞ YAPALIM DEDİK: İnanın biz günde 50 kişiyi, 100 kişiyi bir araya getiriyoruz. Adam bankalardan kredi olmuş. Borçlarını ödeyemiyor. Birisi para alıyor tefeciden, gidip onların arasını bulmaya çalışıyoruz. Ben öyle masada oturan, tepeden bakan bir milletvekili değilim ki. Ben sokaktaki milletvekiliyim. Kız istemeye gidiyorum. Halkın içinden geldiğim için bize bu istekler çok geliyor. Buradaki tek fark, Mehmet Emin benim arkadaşım, ’Ya sen buraya ortak olur musun’ diyor. Herkes hayatını geçindirecek. Milletvekilleri iş yapmıyor mu? Etik olmayabilir doğru. Ama biz de paramızı koyarak iş yapalım dedik. Paramızı koyamadığımız için ortak da olamadık. Çok büyük etik olmayan bir şey yok.
‘İstifa edilecek bir durum yok’
Sevigen, basın toplantısında gazetecilerin sorularını ise şöyle yanıtladı:
İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?
“Hayır niye istifa edeyim? İstifa edilecek bir durum yok ki. Herkese iftira ediyorlar. İftirayı çürütmeye çalışıyorsun. Bugün bana, yarın bir başkasına. Günlerce kaset çıkacak deniyor. Kaset çıkmıyor. Ben buraya milletin gücü ile geldim. İki gazete manşeti mi gideceğim? Bir tekini ispat etsinler giderim. Ben 20 yıldır buradayım. İki günlük üç günlük siyaset adamı değilim ki. Gaziosmanpaşa’dan çıkmış bir Anadolu çocuğuyum. 20 yıl nasıl olur da Baykal’a en yakın insanın bir Anadolu çocuğu olur? Bunu çekemeyen, kabul edemeyen çok insan var. Bunu yüzüme de söylüyorlar. İftiralar ispat edildikten sonra burada nasıl duralım. Duramazsın bakamazsın insanların yüzüne.“
‘Bazı talepler yerine getirilmeyince böyle şeyler oluyor’ dediniz. Bu haberler Vatan’da çıktı. Buradan mı size talepler geldi. Buradan gelmediyse kimden geldi?
“Herkesin bir talebi oluyor. Kurumların oluyor. Kişilerin oluyor. Sendikaların oluyor. Burada bunları söylemek doğru olmaz, sonra konuşuruz.”
‘Emek vermek’ ifadesini kullandınız. Bunu biraz açar mısınız?
“Bir emek durumu söz konusu. Zor durumdalardı. Tanıştırdım. Ama imar durumunda bir değişiklik yok.”
Satışında rol aldığınız bir arsanın inşaatına ortak olmak etik mi?
“Pazarlık yaparken böyle bir düşüncemiz yoktu. İki taraf da mutlu olsun diye aracı oluyoruz. Yani gerçekten çok zor durumdalardı. Teşekkür de ettiler.










