Gazete Vatan Logo
Siyaset"İnönü döneminde 900 cami yıkıldı"

"İnönü döneminde 900 cami yıkıldı"

"İnönü döneminde 900 cami yıkıldı"

.

Haberin Devamı

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, İsmet İnönü döneminde, CHP döneminde yaklaşık 900 caminin yıkıldığının bilindiğini belirterek, "Mihrişah Sultan tarafından yaptırılan mescit, 1941’de çıkarılan bir kanundan faydalanılarak CHP ocağına dönüştü ve caminin giriş kısmına CHP’nin simgesi 6 ok konuldu" dedi.

Bozdağ, CHP’nin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında, "CHP’li
belediyelerin Alman vakıflarından kredi alarak terör örgütüne yardımda
bulunduğuna" yönelik sözleri nedeniyle verdiği gensoru önergesinin gündeme
alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerde Hükümet adına söz aldı.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce’nin, "Malatya’da yıkılan cami" ile
ilgili açıklamalarda bulunduğunu anımsatan Bozdağ, tarihte pek çok caminin
yıkıldığına şahit olduklarını söyledi.

Bozdağ, İsmet İnönü döneminde, CHP döneminde yaklaşık 900 caminin
yıkıldığının bilindiğini ifade ederek, Çorum’da Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin
Keykubat tarafından Alaaddin Cami’nin yıkılmak istendiğini fakat vatandaşların
karşı çıkması üzerine yıkılmadığını, ancak kapatıldığını bildirdi.

Bursa Heykel Meydanı’ndaki Sarı Cami’nin, cemaati olmadığı gerekçesiyle
1939’da jandarma nezaretinde kazmayla yıktırıldığını belirten Bozdağ, Mihrişah
Sultan tarafından yaptırılan Anadolu Hisarındaki mescitin 1941’de çıkarılan bir
kanundan faydalanılarak CHP ocağına dönüştüğünü ve caminin giriş kısmına CHP’nin
simgesi 6 okun konulduğunu kaydetti. Bekir Bozdağ, Adana’daki Ali Dede Camisinin
yaklaşık 7 yıl CHP’nin il başkanlığı binası olarak kullanıldığını ifade etti.

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, 22 Kasım 1936’te, cami ve mescitlerin
tasnifine ilişkin kabul edilen bir kanunu okudu. Kanunda cami ve mescitlerin
kapatılmasının öngörüldüğünü belirten Bozdağ, CHP’lilerin laf atması üzerine,
"Bu kanun, kanun. Camilerin nasıl kapatılacağının usulünü gösteren kanundan
bahsediyorum. Burada, Genel Kurulda kabul edilen ve yasalaşan bir kanundan
bahsediyorum" dedi.

Bunun kitaplara konu olduğunu dile getiren Bozdağ, "Yakın tarihimizde
’cami kıyımı’ diye kitaplara konu olmuş. Bu tarihin hafızalarındadır. Kimin
camileri yaktığı, kimin yıktığını milletimiz gayet iyi bilmektedir" diye
konuştu.

-Deniz feneri-

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, konuşmasında Deniz Feneri konusuna da
değindi.

Deniz Feneri ile AK Parti arasında ilişki kurulan ve AK Parti’ye para
aktarıldığı belirtilen görüşlerin yanlış olduğunu ifade eden Bozdağ, şunları
kaydetti:

"Alman komiseri, ’yapılan incelemede, Türkiye’de herhangi bir parti,
Başbakan ya da Başbakanlığa para gönderildiğine dair belge ya da bulguya
rastlanmamıştır. Derneğin muhasebe kayıtlarından sorumlu Firdevs Ermiş’in
bilgisayarında, Mehmet Gürhan’ın (Türkiye’de Başbakanlığa teslim edilmek üzere)
ifadesi yer alan imzasız bir belge bulduklarını belirtmiştir. Bu belge Türkçe
hazırlanmış ve üzerinde Başbakanlığa verilmek üzere; (teslim alan Mehmet Gürhan,
teslim eden Firdevs Ermiş) ibaresi var. Ancak bu para ne Başbakanlığa ne de başka
bir yere gitmiş, herhangi resmi ya da gayri resmi evrak yok. Tercümede
Başbakanlık yerine Başbakan yazılmış, tercüme hatasının da nereden
kaynaklandığını bilmiyorum’ diyor.

Tercüme yanlış yapılmış. AK Parti ile ilgisi yok. Frankfurt Başsavcısı da
’AK Parti ile Deniz Feneri arasında hiç bir bağlantı yok. Böyle bir bağlantı
tespit edilemedi, davayı alan mahkeme de bu karara vardı, ancak Deniz Feneri
soruşturmasında AK Parti’ye para aktığı yönünde hiç bir delil yok’ diyor.

Alman mahkemelerinin verdiği kararlar da burada. Bu kararlar içerisinde
AK Parti’ye para aktarıldığına dair en ufacık ibare yoktur. Bu iftirayı
reddediyorum, Bu iftirayı yapanların üzerinde bu hususun kalacağını ifade etmek
istiyorum."

-"İspat ettik, düşürün bu Hükümeti diyeceksiniz"-

Bozdağ, gensorunun sonucunun, hükümetin, Başbakanın ya da bakanın
görevden düşürülmesine kadar varacak ağır müeyyidelere bağlandığını söyledi.
Bekir Bozdağ, şöyle konuştu:

"Gensoru niçin verilir? Hükümetin bir icraatı vardır, bu icraat
yanlıştır, hukuka aykırıdır. Bunu Meclise getirirsiniz, orada ispat edersiniz,
ondan sonra da milletin huzurunda Hükümete, Başbakana veya bakana güvensizlik oyu
talep ederek, onu düşürmenin yolunu tercih edersiniz. Ama gensoruda Sayın
Başbakan ve hükümet hakkında bir iddiayı ortaya koymuyor, aksine Sayın Başbakanı
iddiaları ispata çağırıyor. Siz bir iddia ortaya koyuyorsunuz. Hükümeti,
Başbakanı düşürecek bir iddia... O zaman siz Başbakanın dediklerinde bir
yanlışlık varsa, o iddiayı ispat edeceksiniz, ispat ettik, düşürün bu Hükümeti
diyeceksiniz. Var mı böyle bir şey? Yok. Gensoru ile ilgili bir kaç arkadaşım söz
söyledi, herkes bu vesileyle başka konularda konuştu, şey söyledi."

-"Almanya ziyaretinden sonra verseniz olmaz mı?"-

Bekir Bozdağ, gensorunun, Başbakan Erdoğan Almanya’ya giderken
verildiğini söyleyerek, "Başbakan Almanya ziyaretini tamamlayıp dönse, ondan
sonra verseniz olmaz mı? Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanını Almanya’ya giderken,
Alman vakıfları ile ilgili söylediği konular nedeniyle gensoruya muhatap tutmak
Türkiye’nin yararına mı yoksa aleyhine mi? Bunu da milletimizin takdirine
bırakıyorum. Bu zamanlamanın ne kadar önemli ve manidar olduğunu da yüce Genel
Kurulla paylaşmak istiyorum" dedi.

Sizin İçin Seçtiklerimiz