.

Bu hafta Paris’te haute couture heyecanı yaşandı. İşçiliğin en üst seviyede olduğu, hayallerin birbiriyle yarıştığı tasarımlar podyumda süzüldü. Bakalım Chanel, Versace, Dior gibi usta moda evleri kadınları nasıl zarif ve göz alıcı bir tasarım alemine davet ediyor.
Koray CANER / koraycaner@gmail.com






Diane Kruger
Favori Bond kızlarından Kruger, Chanel couture davetlileri arasında bakışları üzerinde toplayabilecek isimlerden olmayı başardı. Işıltılı elbisesini tamamlayan dantel işlemeli çorapları yumuşak bir geçiş yaratmaya çalışırken militer esintili ceketiyle stiline sert bir çizgi çekmeyi başarmıştı.

Cara Delevingne
Bugüne kadar ünlü isimlerin defilelere çocuklarıyla gelmesine alışmıştık ancak Cara sayesinde defileye tüylü ve sevimli dostlarla gelinmesine de alışacak gibiyiz. Cara’nın işlemeli ve pırıltılı ceketi, ikonik parçalardan olmaya aday. Altın zincirli siyah botlarının ceketiyle uyumu, spor şık bir denge yakalamasını sağlamış.

Anna Wintour
Efsanevi yayın yönetmeni Anna Wintour’un mavinin tonlarını küçük kahverengi ve sarı dokunuşlarla buluşturan ceket ve midi etek ikilisi göz kamaştırdı. Bir başkası olsa bu görünümde tercih ettiği egzotik çizmeleri sorgulayabilirdim ancak Anna Wintour bu, üzerine söz söylemek olmaz.

Gywneth Paltrow
Fiziği ve sahne performansıyla herkesi kendisine hayran bırakan Paltrow’un bu defa sınıfı geçtiğini söylemek çok mümkün değil. Gri üzerine beyaz kareli etek ceket takımı kelimenin tam anlamıyla sıkıcı. Keşke fiziğine ve yaşına daha uygun bir elbise tercih etseymiş dedirtiyor.



Her adımı sosyal medyada olay yaratan Kendall Jenner, podyumda askılı, siyah elbisesiyle yürürken en az onun kadar takip edilen bir diğer isim, Gigi Hadid ise ilk kez Chanel podyumunda olmanın heyecanını yaşıyordu. Gigi Hadid tarafından taşınan payetli straples elbise ve tamamlayıcısı altın rengi pelerin, defilede en çok dikkat çeken tasarımlardan oldu.

Defilenin kapanışında üç katlı tahta evin ön tarafında yer alan panjurların açılmasıyla karşımıza çıkan manzara, couture şatafatını ortaya koyar nitelikteydi. Onlarca modelin, birer oyuncak bebek gibi dizildiği katlara şöyle bir uzaktan bakınca, Karl Lagerfeld’in kendi oyuncak bebek evini, tabii ki gerçek üstü boyutlarda, yarattığını söylemek kaçınılmazdı.

























