Türkçe ve Türk milleti muhafaza edilmeli!
CHP, TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na anayasanın temel hak ve özgürlükler bölümüyle ilgili maddelerine ilişkin metnini verdi. 54 maddelik bir taslak sunan CHP, eğitim ve resmi dilin Türkçe olmasını öngördü. CHP Milletvekili Atilla Kart, metnimizde “Türk milleti ifadesinin muhafaza edilmesi vurgusu yapıldı” dedi
CHP, 54 maddelik anayasa taslağını dün teslim etti. Böylece tüm partilerin bu bölümle ilgili önerileri tamamlanmış oldu. CHP Milletvekili Atilla Kart, tartışma yaratan vatandaşlık tanımı ve anadille ilgili olarak VATAN’a, “Temel hak ve özgürlüklerle ilgili 54 maddelik bir taslak sunduk. Daha önceki 19 madde ile 73 maddeye ulaştı. Vatandaşlık maddesinin, başlangıç bölümündeki temel ilkelerle konu bağlantısı olması nedeniyle birlikte tartışılması gerektiğini ifade ettik. Zira vatandaşlık kavramı, ulus kavramıyla yakın ilişki içindedir” dedi.
‘Madde yazmadık, not düştük’
Atilla Kart, “Vatandaşlık ırk, dil, din birliği değildir. Bireylerin bir arada yaşamasına dayalı olarak devleti bağlayan hukuksal bir ilişki söz konusudur. Tüm bunlar göz önüne alınarak Türk milleti kavramı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün kurucu ve önder rolü de dikkate alınarak, ‘bütün bu kavramlar hep birlikte değerlendirilerek başlangıçtaki temel ilkeler ile vatandaşlık tanımı tartışılmalı ve değerlendirilmelidir’ fikrini ifade ettik” diye konuştu. Madde yazmadıklarını ve “not düştüklerini“ belirten Kart, “Türk milleti ifadesi muhafaza edilmeli vurgusu yaptık” dedi. CHP’nin benzeri bir yorumu Diyanet İşleri Başkanlığı’nda da yaptığını belirten Kart, “Orada da bunun laiklikle, din vicdan hürriyetiyle ilgili olduğunu belirterek Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görüşünün alınması gerektiğini söylemiştik” diye konuştu. Din eğitiminin ailenin rızasına bağlı olarak seçmeli verilmesi gerektiğini belirten Atilla Kart, ‘Dil’ meselesiyle ilgili de, “Eğitim dili Türkçe’dir. Devlet kişilerin ana dilini öğrenmeleri konusunda gerekli önlemleri alır. Üçüncü maddede de resmi dil Türkçe’dir ifadelerini koruduk. Resmi dil Türkçe’dir ama insanlar ana dillerini de öğrenebilmeliler” dedi.
‘AK Parti müzakereye yabancı’
Öte yandan Kart, AK Parti’li üye Mustafa Şentop’un, “Anayasa başka komisyondan çıkabilir” sözlerine de tepki gösterdi. Kart, şunları söyledi: “CHP olarak bizim hazır bir metnimiz yok. Açıkça söylüyorum, AKP gibi hazır bir metni alıp piyasaya sürmüyoruz. Biz bütün metinlerden ve dokümanlardan yararlanarak müzakere ediyoruz. Bu sebeple de çalışmalarımız zaman alıyor. İlk kez bu uzlaşma komisyonu zemininde müzakere ortamını yakaladık. Bunu demokrasi ve toplumsal barışımız adına çok önemsiyoruz. Ancak AKP grup sözcülerinin bu müzakere ortamından rahatsız olduklarını ve bir an evvel bu platformu işlemez hale getirmek istediklerini görüyoruz. AKP müzakere kavramına yabancı bir parti. Bu sebeple bu platforma girdiğine pişman oldu.”
Uzlaşma komisyonu toplandı
ANAYASA Uzlaşma Komisyonu 10 Temmuz’da verilen aranın ardından dün TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in başkanlığında toplandı. Anayasa Uzlaşma Komisyonu, kişi hak ve özgürlükleri bölümündeki madde yazım çalışmalarına 7 Ağustos Salı günü devam edecek.
İyimaya: “Partilerin metinleri bağlayıcı değil”
Yaklaşık 3,5 saat süren toplantı sonrasında yapılan yazılı açıklamada “Anayasa Uzlaşma Komisyonu, bugün TBMM Başkanı sayın Cemil Çiçek’in başkanlığında toplanarak düşünce ve ifade özgürlüğü maddesini müzakere etmiştir. Yarın Saat 11.00’de danışmanlar, saat 14.00’te ise Yazım Komisyonu madde müzakerelerine devam edecektir. Bu toplantılar cuma ve pazartesi günü de sürdürülecektir” denildi. Toplantı öncesi gazetecilere konuşan AK Parti’li Ahmet İyimaya, partilerin getirdikleri taslaklar üzerinden çalışmaya başlayacaklarını belirtti. İyimaya, “Bu, ifade özgürlüğü olabilir, farklı özgürlük olabilir. Bütün partiler temel hak ve özgürlükler ile ilgili eksik kalan bölümleri teslim etti. Çalışmalarımıza eski usul içerisinde devam edeceğiz” dedi. AK Parti’nin vatandaşlık tanımı önerisiyle ilgili İyimaya, “Bizim vatandaşlık tanımımız, küresel değerler içerisinde ve tüm sorun alanlarını tüketici bir tanım, tanım da değil zaten, temel hak paradigması” diye konuştu. Basın hürriyetinin kısıtlanması noktasında “genel ahlak” kavramının tartışmalara yol açtığının anımsatılması üzerine İyimaya, “Şu anda partilerin verdiği metinler ön metinlerdir, bağlayıcı değildir. Bizim temel felsefemiz; sınırlandırma sebeplerini de sınırlandırmak” dedi.










