‘Sınır falan yok ben hıçkırsam oradaki ağlar’
VATAN Akçakale’nin nabzını tuttu
Akçakale-Suriye sınırında sessizlik hakim. Suriyeli ‘Meşhur’un lideri Ebul Ahmed, “Esad hayatımızı zorlaştırmak için her şeyimizi kesti. Hiçbir şeyimiz yok” derken, bir Akçakaleli şöyle konuşuyor: “Sınır falan boş, orası da burası da tek mahalle. Ben burada hıçkırsam, oradaki ağlamaya başlar...”
Suriye’den Akçakale ilçesine atılan havan topuyla 5 kişinin ölümünün ardından, Suriye ordusu, muhaliflerin elinde bulunan Tel Abyad Sınır Kapısı’nı almak için top atışlarına devam ederken, Akçakale’de de halkın tedirgin bekleyişi sürüyor. Suriye’nin Rakka kentine bağlı Tel Abyad kasabası ile Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesi arasındaki sıfır noktası sessiz... Ancak, sınırdan 20 km. uzaktaki Esad ordusunun belli belirsiz duyulan top atışları bile her iki tarafı teyakkuza geçiriyor.
Pazar sabah erken saatlerde sıfır noktasına ulaştığımızda, her şey olağan seyrinde görünüyor. Ancak hiçbir şeyin olağan olmadığı az sonra farkediliyor. Sıfır noktasında bugüne kadar her iki tarafa da hizmet veren Toprak Mahsulleri Ofisi’nin devasa ambarları havan toplarından zarar görmüş, hemen yanındaki bir bina kullanılamaz hale gelmiş. Karşıda muhalif güçlerin bayrağı dalgalanıyor.
İlçede savaş turizmi!
Verilen bilgilere göre, Esad güçleri muhaliflerin elinde bulunan Tel Ebyad Sınır Kapısı’nı almak için top atışlarına devam ediyor. Tam o sırada, birden uzaklardan gelen top sesleri nedeniyle derhal bulunduğumuz yerden ayrılmamız isteniyor. Biz biraz daha konuşabilmek için zaman kazanmaya çalışıyoruz, nasılsa sesler çok uzaktan geliyor... Ama bir anda gergin bir hareketlilik başlıyor ve sıfır noktasından uzaklaştırılıyoruz.
İlk bakışta Akçakale’de sanki son 10 günde olanlar hiç yaşanmamış gibi... Pazar sabahı ekmek almaya gönderilen çocuklar fırın önünde birikirken, bisikletle gezen gençler, dükkan önünde sigara içen yaşlılar, ilçeye gelmiş heyetleri, kamu görevlilerini seyrediyor. Vatandaşların bir kısmı, “İlçeye bu güne kadar hiç bu kadar ziyaretçi gelmemişti. Vali Bey sık sık burada, milletvekilleri, büyük adamlar, biri gidiyor biri geliyor” yorumu yaparken, biraz daha genç olanlar ilginç bir yorum yapıyorlar: “İlçede savaş turizmi yaşanıyor.”
Erdoğan’a selam
Gelinen noktada Suriye’yle “en kötü senaryonun” konuşulduğu günlerde Akçakale’de ilginç görüntülere de rastlamak mümkün. Bölgenin en büyük aşiretlerinden biri olan Meşhur aşiretinin lideri Ebul Ahmed ve yardımcısına, Akçakale’nin bir parkında rastlamanın bir sürpriz olmadığını orada öğrendik. Kalabalık ve yerel giysileriyle hemen dikkat çeken misafirlerin, ilçede büyük bir rahatlıkla gezmesi ve büyük bir hürmetle karşılanması dikkatimizi çekiyor. Kim olduklarını ise Akçakaleliler anlatıyor: “Mehşur aşiretinin lideri, Ebul Ahmed.”
Meşhur aşiretinin, Suriyeli muhalif güçleri desteklediği biliniyor. Ebul Ahmed ve diğer bazı aşiret üyelerinin bölge gergin bir dönemde ve sınır kapatılmışken, Akçakale’ye rahatça gelip gitmesi dikkat çekerken, Akçakaleliler, Ahmed’in bölgede çok sevilen ve tanınan bir aşiret lideri olduğunu söylüyor.
Ebul Ahmed’in yanına gittiğimizde, yöreden bir tercüman aracılığıyla sorularımıza toptan yanıt verdi: “Esad yönetimi hayatımızı zorlaştırmak için her şeyimizi kesti. Hiçbir şeyimiz yok. Yiyecek içecek, yakıt her şey az. Bizler Türkiye’ye, sizin Başbakanınıza şükranlarımızı sunuyoruz. Burası bize yabancı değil. Burası hep bizim kızlarımız, oğullarımız. Başsağlığına geldik, döneceğiz.”
Ebul Ahmed’in çevresinde bulunanlardan bir Akçakaleli, bize dönerek bölgenin en önemli gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor: “Sınır falan boş, orası da burası da tek mahalle. Birinin eltisi orada, birinin dayısı burada. Ben burada hıçkırsam, oradaki ağlamaya başlar...”
Bu sözler üzerine yaşlılar sigaralarından bir nefes daha alırken, gençler başlarını önüne eğiyor; hepimiz susuyoruz.
Süleyman Şah kampına ek mahalleler
Akçakale deyince “sıfır noktası” kadar önemli bir başka nokta da halen 12 bin Suriyeli sığınmacının yaşadığı Süleyman Şah kampı... İçeri girdiğimizde kampın eklemelerle 25 bin sığınmacıya hazırlandığını şaşırarak öğrendik. Çok geniş bir alanda yüzlerce çadır ve onlarca mahalleden oluşan kamp, yeni bir şehir yaratmış durumda. Yeni gelecekler için ek mahalleler oluşturuluyor. Çalışmalar yoğun şekilde sürerken, sığınmacılar çadırların önünde oturuyorlar, yorgun görünüyorlar. Sığınmacıların tel örgülerle ayrılan ve mahalle denilen bölümlere girmek mümkün değil, konuşmak da yasak. Ama her zamanki gibi yasağı çocuklar kırıyor. Tel örgülerden kurtularak, kampın “ana caddesi” sayılan ortak alana çıkan çocuklar el sallarken, bir yandan da tanımasalar bile bize öpücük yolluyorlar... Bütün gün boş oturmasınlar diye isteyenlere kurslar da konulmuş. Kur’an Kursu, en fazla ilgi gösterdiği kurs. Kadınlara, erkeklere ve çocuklara ayrı televizyon çadırları kurulmuş, çok sayıda banyo ve tuvalet inşa edilmiş. Çadırlara tek tek yemek dağıtılıyor. Sığınmacılar bulaşıklarını kendileri yıkıyor. Bir sonraki öğünü alabilmeleri için bu şart.
Sığınmacılar arasından öğretmenler seçilmiş. Çocukların okullarına devam edebilmelerinin koşulları yaratılmaya çalışılıyor. Çocuklara oyun parkı da hazırlanmış. Kampta her şey olması gerektiği gibi görünüyor. Olması gerekmeyen tek şey belki de yaşananların kendisi; çocukların kendi evinde ve sokağında oyun oynayabilmesi yerine, başka bir ülkenin çadırına sığınmak zorunda kalması...
Sığınmacılara 1 gün ‘çarşı izni’
İlçe esnafı “işler nasıl?” sorusu karşısında ikiye ayrılmış durumda. Bir kısmı Suriyeli sığınmacıların yerleştirildiği kamp nedeniyle “işlerin açıldığını” söylerken, bir kısmı tam tersini savunuyor. Suriyeli sığınmacılara haftada 1 gün “çarşı izni” veriliyor. Binlerce sığınmacıdan bir kısmı çarşı izninde Akçakale esnafının işlerini artırırken, bazıları da “Alıp gidiyorlar, para da vermiyorlar, bir şey söyleyemiyorsun, bağırıp çağırıyorlar” diye yakınıyor. Ancak şu anda artık Akçakale’de bütün dükkanlar açık.
Barış yemeği verildi
Ebul Ahmed, AKP Akçakale İlçe Başkanı Hikmet Başak’ın birkaç ay önce 17 yaşındaki oğlunun başından vurularak öldürülmesi nedeniyle aşiretler arasında başlayan kan davasının bitirilmesi için önceki gün barış yemeğine gelmiş. düzenlenmiş. Barış yemeğine, milletvekilleri, kaymakam, emniyet müdürü de katılmış. Yemekti Ural ailesi ile Başak ailesi barıştırılmış.




