Gazete Vatan Logo

Çelik'ten sert sözler!

Muhalefetin eleştirilerine böyle yanıt verdi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, AK Parti’nin eş başkanlığına geçme gibi derdinin olmadığının altını çizerken, “Bize eş başkanlık falan lazım değil. Baktık ki; muhalefet liderleri partilerini yönetemiyorlar, bunlara bir imkan hazırlayalım dedik. Yanlarına bir adam getirsinler yedek falan. Sarıgül bekliyor şimdi, Kılıçdaroğlu’nun çağırıp, ‘gel ben bu işi yapamıyorum, yanımda beraber idare edelim demesini bekliyorum. Ama AK Parti’nin böyle bir niyeti de planlaması da yok” diye konuştu.
AK Parti’li Çelik, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında muhalefet tarafından “Demokratikleşme Paketi”ne getirilen eleştirilere tepki gösterdi.
Kendilerinin muhalefetin yerinde olmaları durumunda pakete gösterecekleri tepkiyi anlatan Çelik, “Biz muhalefetin yerinde olsaydı şunu yapardık; bir şey hazırlandı. Bu AK Parti tüzüğünde yapılan değişiklik değil, AK Parti programıyla ilgili de değil. Bu ülkenin mukadderatıyla ilgili, bizim istikbalimiz, çocuklarımızın geleceğiyle ilgili bir meseledir. Biz buna nasıl katkı sağlarız diyerek çaba içerisinde olurduk. Açıklanan önerilerden hangisini söyleseniz Kılıçdaroğlu, ‘Bizim önerilerimiz arasında vardı’ diyor. Ne güzel işte o zaman desteklesene Kılıçdaroğlu. ‘Yok desteklemeyiz’ diyor. Madem sizin önerleriniz arasında da vardı, madem AK Parti’de bunu öneriyor, o zaman bu ortak bir payda demektir. Buyurun birlikte destek olalım, sadece oy kaygısı ve siyaset yapacağım kaygısı ile hareket etmeyelim. Sorumluluk bunu gerektirir” dedi.

-“BAHÇELİ BAYRAMLIK AĞZINI BİR KEZ DAHA AÇTI”-

Paketin Meclis’teki çalışmalarında esnasında muhalefetten gelecek makul taleplere de açık olduklarının altını çizen Çelik, “Ama öyle davul tozu, minare gölgesi, Hz. İsa’nın nefesi türünden gelirse kusura bakmasınlar bu karşılık bulmaz. Biz uçuk şeylere, aşırılıklara karşıyız. Türkiye şartlarını gözetmeyecek olan, 76 milyonun birliğini, kardeşliğini esas almayan tekliflere kapalıyız” diye konuştu.
MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin AK Parti’ye, hükümete, Başbakan Erdoğan’a bir ton hakaret ettiğini savunan Çelik, şöyle konuştu:
“Bahçeli bayramlık ağzını bir kez daha açtı. Onun laflarını tekrarlamayacağım. Ama hakaretlerini kendilerine aynen iade ediyoruz. İktidara küfrederek, hakaret ederek sözünüzü geçiremezsiniz. Diyalog, ortak paydada buluşmak bu değil. ‘Efendim paket gizli saklı hazırlandı…’ Programlarımızda ne varsa, 2023 hedeflerimizde ne varsa, Akil İnsanların vatandaş nabzını tutarken getirdikleri ne varsa, olması gereken, olmaması gerekenler, bunlar derlenmiş ve bir paket olarak hazırlanmıştır. Eksiği de elbette var. Yer yüzünde bir siyasi irade yoktur ki bir asırda birikmiş tahribatı sihirli bir dokunuşla halledebilsin. Reform kamuoyunu ikna ederek yapılır, yüreklere dokunması gerekir. İnsanların zihninde o devrimlerin yapılması gerekiyor. İnsanlar bir şeyi benimsemezse sizin yazdıklarını kağıt üzerindeki anlamsız metinler olarak kalır. 1923’te Cumhuriyet kuruldu, 2020’de TBMM açıldı. Herhalde o devrimler ve reformla demokratik usullerle yapılmadı bir kere. Aradaki farkı söylüyorum; biz demokratik yapıyoruz.”

-“BAHÇELİ, KILIÇDAROĞLU YİYİP, İÇİP ŞÜKRETMELİ; İYİ Kİ RECEP TAYYİP ERDOĞAN GİBİ BAŞBAKANIMIZ VAR”-

Bu hafta açıklanan bir kamuoyu anketine de değinen Hüseyin Çelik, “Orada halkımızın yüzde 62.3’ü ‘ben bu çözüm sürecini destekliyorum’ diyor. Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’nu dinlediğiniz zaman sanki Türkiye batmış. Bu arkadaşlar resmen felaket tellallığı yapıyor. Bahçeli’nin konuşma metnine bakın inanın kelimenin tam anlamıyla bir karamsarlık çukuruna girdiğinizi sanırsınız. Amerika kepenk kapattı, devlet kepenk kapattı, oradaki vatandaş falan değil, PKK’nın zoruyla dükkanlar kapatılmadı. Devlet kepenk kapattı. Ülkemizin kıymetini bilelim. Bahçeli, Kılıçdaroğlu yiyip, içip şükretmeli; iyi ki Recep Tayyip Erdoğan gibi başbakanımız var, iyi ki AK Parti gibi bir parti iktidardadır, yıllardır bizim de yükümüzü çekiyor. Baykal, Yaşar Nuri Öztürk’e ‘Hoca iyi ki iktidara gelmedik, başımıza bela mı alacaktık’ demiş. 2002’deki Türkiye şartlarını düşünün AK Parti gövdesinin taşın altına koymuş. Siz Çernobil gibi karamsarlık yayıyorsunuz, ne hakkınız var” diye konuştu.

-“İNSANIMIZ SİYASETE YÖNELSİN”-

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, Demokratikleşme Paketi’nin siyasetin, meşruiyetin alanı genişlettiğini savunarak, şunları kaydetti:
“Siyasetin, meşruiyetin alanını genişletirseniz, gayri meşruluğun, illegalitenin alanını daraltırsınız. İnsanımız siyasete yönelsin, siyasetten beklenti içinde olsun. A, B, C parti veya D partisi fark etmez. Yüzde 3 oy olanlara hazineden yardım yapılması budur.
AK Parti’nin çoğunluk sistemi getirmek gibi bir niyeti yok. Biz nispi temsil siteminden hiçbir zaman vazgeçmedik. Daraltılmış bölgede 5 milletvekili yarışacak diyoruz ya orada da nispi temsil uygulanacak. Nispi temsil devam edecek. ‘Efendim ama 5 milletvekili olan bir bölgede otomatik olarak baraj yüzde 20’ye çıkmıyor mu?’ diyorlar. Hayır çıkmıyor. En yüksek oy alan partinin oyunun beşe bölünmesinden çıkan sonuç neyse o olacak. Diyelim ki AK Parti bir bölgede yüzde 40 oy aldı. Yüzde 40’ı beşe bölersiniz orada yüzde 8 eder. Orada bölge barajı yüzde 8’dir. Ama ülke barajı yüzde 5’tir.
Temsilde adalet yönetimde istikrarı sağlayacak, formül neyse ortak akılla bunu bulabiliriz. Yüzde 10 barajı bugün fiilen anlamını yitirmiştir. CHP, MHP’nin baraj problemi yok. AK Parti’nin de zaten yok. BDP de etrafından dolanarak o işi hallediyor zaten. Yüzde 10 barajının pratikte bir faydası yok zaten. Biz buna takılıp kalmıyoruz.”

-“BİZE EŞ BAŞKANLIK FALAN LAZIM DEĞİL”-

AK Parti’nin eş başkanlığa geçme gibi derdinin de olmadığının altını çizen Çelik, “Bize eş başkanlık falan lazım değil. Baktık ki; muhalefet liderleri partilerini yönetemiyorlar, bunlara bir imkan hazırlayalım dedik. Yanlarına bir adam getirsinler yedek falan. Sarıgül bekliyor şimdi, Kılıçdaroğlu’nun çağırıp, ‘gel ben bu işi yapamıyorum, yanımda beraber idare edelim demesini bekliyorum. Ama AK Parti’nin böyle bir niyeti de planlaması da yok” diye konuştu.
Çelik sözlerini şöyle sürdürdü:
“Abdullah Öcalan’a da ‘siyaset yapma şansı geliyor.’ Yapmayın böyle. Başbakan ‘Oy kullananlar partilere üye olsunlar’ dedi. Müebbet hapse mahkum olanlar, mahkumlar oy kullanabiliyor mu? Bunu anlatırken değerli muhalefet liderimiz, değerli arkadaşımız Kılıçdaroğlu ‘Şu kadar öğrenci içeridedir’ diyor. Şimdi o öğrencilere ilişkin bazı bilgiler vereyim; şu anda Türkiye’deki 356 cezaevinde 157 üniversite öğrencisi var. Bunların 81’i hükümlü, mahkum. Yargı kararını bunlarla ilgili vermiş. ‘yargı hakkında karar vermiş de olsa, biz onları çıkaralım, öğrenci girmesin içeri’ demek olur mu? ‘Ben öğrenciyim buraları yakıp yıkacağım, arkadaşımı öldüreceğim’ olur mu? Bu hükümlülerin suçları yaralama, yağma, uyuşturucu madde kullanma, satma, alma, terör ki terör birinci sırada veya öldürmeye teşebbüs. Tutuklu olan 76 kişinin cezaevinde bulunmasını sebebi ise terör, uyuşturucu, öldürme, yaralama, suç işlemek amacıyla örgüt kurma. AK Parti iktidara geldiği zaman Türkiye’deki cezaevlerinde yüzde 50.4 insan tutukluydu, hükümlü değil. Şuanda ise tutuklu sayısı yüzde 20.3. Yüzde 80’e hüküm verilmiştir. Hakkaniyetle hareket edelim kendi kendimizi de kandırmayalım.”

-“O VALİ SİZİN VALİNİZDİ”-

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na eleştirisini sürdüren Çelik, “Kılıçdaroğlu bir şey söyledi ona hayret ettim. Kılıçdaroğlu, ‘Komünizm gelecekse onu da biz getiririz diyen bir vali vardı. Kılıçdaroğlu o vali Nevzat Tandoğan’dı, aynı zamanda CHP Ankara İl Başkanıydı, sizin valinizdi. Mübarek olsun size. Sonunda yaptığı bir zulmün ardından, insanlar eziyetten sonra, yönettiği şehirde insanlar kan kusturduktan sonra kafasına bir kurşun sıkarak intihar etti. Bu valiyi bize örnek veriyor, bize benzetiyor. Asıl size benziyor o” ifadelerini kullandı.
“Endişeli laiklerin endişesi ne olacak?” diye kendisine sorular yöneltildiğine değinen AK Parti’li Hüseyin Çelik, “Endişeli laikler de bizim vatandaşlarımızdır. Onların endişesi de bizim için saygıdeğerdir. Şüpheleri varsa onları gidermek de bizim boynumuzun borcudur. Nitekim hiçbir şekilde insanların hayat tarzına ilişilemez hükmü bunun için getirilmiştir. Kanun maddesi yazılırken de bu çok net şekilde ifade edilecektir. Hiç kimse hayat tarzından dolayı sorgulanamaz, hor görülemez, ayrımcılığa tabi tutulamaz. Ayrımcılıkla mücadele ile ilgili olarak çok önemli hükümler var. Nefret suçu başlı başına çok önemli bir hükümdür, getirilmiştir. Bunlar hiç kimsenin hayat tarzına müdahale edilemeyeceği anlamına gelir.
‘Üniversitelere başörtüsü serbest olursa, üniversiteler çarşaflı dolar’ deniyor. Kaç tane çarşaflı var üniversitelerde. Bu toplum akli olanı, dengeli olanı bulur. Başına örtü takmak ille de çarşaflı olmak anlamına gelmediği gibi, birisinin başı açıktır, hafif dekoltesi var, bu bikini ile gideceği anlamına gelmiyor. Bu toplum bunun makul olanını bulur. Yeter ki bu toplumu rahat bırakalım. Herkesin hayat tarzı, tercihi, inançları devletin elbette garantisi altındadır. Demokratik devlet bunu temin eder, bunu garanti altına alır. Bizim bütün çabamız budur” dedi.

-“ALMANYA’DA BİZİM ÇOCUKLARIMIZI SIRAYA GEÇİRİP BEN GERMEN’İM DEDİRTSELER”-

Andımızın kaldırılacak olmasına Bahçeli’den gelen sert tepkiyi anımsatan Hüseyin Çelik, “İnsan 'yemin ederim ki ben Türk’üm demek zorun da mı? Demezse Türklüğüne bir zarar gelir mi? Her sabah aynanın karşısında hanginiz ‘vallahi, billahi ben Müslüman’ım, doğruyum, üstelik çalışkanım’ diyor. Bunu demediğiniz zaman Müslümanlığınıza zarar geliyor mu? Her sabah her sabah minicik çocukları, soğukta, karda, kışta sıraya geçirip bunu yapmanın ne faydası var. Bakanlığım esnasında ilköğretim yönetmeliğini değiştirip, ‘yabancıların ant içme mecburiyeti yoktur’ hükmünü getirdim diye kıyamet kopardılar.
Nutuklar atan birisine ‘Almanya’da bizim çocuklarımızı sıraya geçirip Ben Germen’im, varlığım Germen varlığına armağan olsun’ dedirtseler ne yaparsınız?” diye sordum. ‘Dünyayı başlarına yıkarız’ dedi. Tutarlı olalım. Empati yapalım. Bahçeli, bu andın unutulmasını istemiyorsa MHP’nin her grup toplantısında kendisi söyler, katılanlar da tekrarlayabilir” dedi.
Çelik, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’in “Reyhanlı saldırısında şu kadar insanımız öldü ve bunun El Kaide tarafın yapıldığı ortaya çıktı” dediğine ifade ederek, “Böylelikle DHKP-C’yi tertemiz hale getirdi” şeklinde konuştu.

Haberin Devamı