Yöneticiliği bıraktı, sıfırdan başladı: İlçesini üretim üssüne çevirdi! Şimdi Amerika'dan Hollanda'ya dünyanın dört bir yanına satış yapıyor
Plaza hayatından Kaz Dağları’na uzanan uluslararası bir başarı hikayesi! Mühendislik diplomasını bir kenara bıraktı, Edremit Körfezi’nde üretime başladı. Kadın girişimci sıfırdan yarattığı markayla Türk zeytinyağını küresel lige taşıdı. 52 dönümle başlayan tutku; bugün 4.200 dönüm arazi, 60 bin zeytin ağacı ve tonlarca üretimle devam ediyor. Amerika, Hollanda ve Kore başta olmak üzere farklı ülkelere ihracat gerçekleştiriyor. İşte Nermin Gelbal Gökduman'ın ilham veren başarı hikayesi...

Gerçek başarı, bazen alışılmış konfor alanlarını terk edip tutkuların ve sağlığın peşinden gitme cesaretini göstermekle başlıyor. Hayatta en önemli şeyin sağlık olduğuna inanan ve hem iş hem de aile yaşamında mutluluğun sırrını arayan Nermin Gelbal Gökduman'ın hikâyesi de işte bu ilham veren arayışla şekillendi.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Metalurji Mühendisliği bölümünden mezun olan Gökduman, eğitiminin ardından 4 yıl boyunca çelik sektöründe, sonrasında ise telekomünikasyon alanında çalıştı. İki çocuk annesi olan Gökduman, çalışma hayatı boyunca topluma ve çevresine sağlıklı gıdayla nasıl katkı sağlayabileceğini araştırdı. Bu arayış onu, oksijeni ve doğasıyla ünlü Kaz Dağları eteklerindeki Edremit bölgesine yöneltti. "Ölümsüz ağaç" olarak bilinen zeytinin değerini öğrendikçe bu alana olan tutkusu artan Gökduman, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kaydolup eğitimler alarak kurumsal kariyerinin ardından hayatına yepyeni bir yön verdi.

52 DÖNÜMDEN 4 BİN 200 DÖNÜMLÜK DEV ÜRETİM KAPASİTESİNE
Gökduman'ın girişimcilik serüveni, 2012 yılında Havran bölgesinde 52 dönümlük bir zeytinlik satın almasıyla başladı. İlk etapta 800 zeytin ağacıyla sadece yakın çevresi ve ailesi için butik miktarda katkısız sızma zeytinyağı üretmeyi hedeflerken, zaman içerisinde bu tutkusunu profesyonel bir üretim modeline kavuşturdu.

Geçen yıllar içerisinde üretim kapasitesini hızla artıran marka, başlangıçtaki 52 dönümlük arazi varlığını 4 bin 200 dönüme, 800 olan ağaç sayısını ise 60 bine ulaştırdı. İlk yıllardaki butik üretim ölçeğini geride bırakan işletme; yıllık 300 ton sızma zeytinyağı ve 200 ton sofralık zeytin işleme kapasitesine sahip dev bir yapı haline geldi. Üstelik bu büyüme bölgesel istihdama da güçlü bir katkı sundu; bireysel bir girişim olarak başlayan yolculuk, bugün 60 sürekli çalışanın yanı sıra hasat döneminde yaklaşık 350 mevsimlik işçiye kapılarını açan dev bir istihdam kapısına dönüştü.

KALİTEDE TAVİZSİZ MODEL: 4-6 SAATTE SOĞUK SIKIM
Üretim anlayışında kalite ve izlenebilirliği merkeze alan şirket, dışarıdan fason sıkım kabul etmeyerek yalnızca kendi bahçelerindeki zeytinleri işliyor. Erken hasat edilen zeytinler, tazeliğini ve besin değerini koruması için 4 ila 6 saat gibi kısa bir süre içerisinde 18-20°C ısıda soğuk sıkım yöntemiyle sıkılıyor.

KAZ DAĞLARI'NDAN AMERİKA, JAPONYA VE AVRUPA PAZARLARINA
Üretim alanındaki bu titizlik, markayı uluslararası yarışmalarda zirveye taşıdı. Bugüne kadar Türkiye'deki Zeytin Dostu yarışmalarında altın madalyalar kazanan marka; Belçika merkezli International Taste & Quality Institute (iTQi) tarafından "Üstün Lezzet Ödülü"ne, Monde Selection değerlendirmelerinde ise "Gümüş Madalya"ya layık görüldü. Ayrıca New York, Tokyo, Londra ve İtalya'daki organizasyonlardan da altın madalya ile dönmeyi başardı.
Yerel bir başarı hikâyesini küresel bir değere dönüştüren şirket; günümüzde Amerika, Hollanda ve Kore başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat gerçekleştirirken, önümüzdeki dönemde Japonya ve ABD pazarlarındaki e-ticaret ile B2B ağlarını daha da genişletmeyi hedefliyor.








