Gürcistan'dan gelip Trabzon'u esir aldı! Köylüler kara kara düşünüyor, hepsini yok ediyor
Karadeniz bölgesinde özellikle Trabzon'da resmen kabusa döndü. 2017 yılında Çin'den yayılıp Gürcistan sınırından Trabzon'a kadar ulaştı. 2023 ve 2024'te de yoğunluk daha da arttı. Bakanlık 13 ilde harekete geçti. 3 yılda 200 binin üzerinde doğaya salınırken, kimyasal mücadele çalışmaları da aralıksız sürdürülüyor.

2017 yılında Gürcistan üzerinden kara yolu ve gemilerle Türkiye'ye giriş yapan kahverengi kokarca, 2020 yılından sonra popülasyonunun hızla artmasıyla tarımsal üretimi tehdit eden zararlılar arasında yer aldı. Tarım ve Orman Bakanlığı, zararlıya karşı biyolojik, kimyasal ve fiziksel mücadeleyi kapsayan 5 yıllık eylem planını devreye aldı.
Mücadelenin biyolojik ayağında laboratuvarlarda üretilen samuray arıları kullanılıyor. Son 3 yılda Trabzon'da 200 binin üzerinde samuray arısı doğaya bırakılırken, arıların bölgeye adapte olduğu ve kokarca yumurtalarını parazitlediği gözlemleniyor.

Kimyasal mücadele kapsamında ise Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Trabzon Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle özellikle kışlak olarak kullanılan boş evlerde, orman ve bahçe kenarlarında ilaçlama yapılıyor. Kent genelinde park, bahçe ve köy meydanlarının bulunduğu 2 bin 500 dekarlık alanda ilaçlama gerçekleştirilirken, vatandaşlara 25 bin biyosidal ürün dağıtıldı. Kokarca popülasyonunun yoğun olduğu 12 ilçede ekiplerin gece gündüz çalışmalarını sürdürdüğü, yüksek rakımlı ilçelerde ise zararlıya rastlanmadığı öğrenildi.
Trabzon'da geçmiş yıllara göre kahverengi kokarca popülasyonunda belirgin azalma yaşanırken, bu yıl fındıkta görülen ürün kayıplarının önemli bölümünde külleme hastalığının etkili olduğu değerlendiriliyor. Yağışların fazla olmasıyla etkisini artıran külleme hastalığının, fındıkta kokarcadan kaynaklanan zararın önüne geçtiği belirtiliyor.

Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, kahverengi kokarcayla mücadele kapsamında kentte son 3 yılda 200 binin üzerinde samuray arısının doğaya salındığını, kimyasal mücadele çalışmalarının da aralıksız sürdüğünü belirterek, "2017 yılında Gürcistan'dan transport araç ve gemilerle belli miktar da karadan kokarca ülkemize giriş yaptı. Pik seviyesi 2020 yılından sonra başladı. Bakanlığımız dünyadaki gelişimleri, başarılı çalışmaları, yapmış oldukları hataları tecrübe edinerek 5 yıllık eylem planı uygulattı. Bakanlığımız her yıl yüksek miktarlarda ödenekler vererek hem kimyasal mücadele hem biyolojik mücadele hem de fiziksel mücadelemizi gerçekleştiriyoruz. Şu ana kadar 200 binin üzerinde biyolojik mücadele kapsamında samuray arısını doğaya bıraktık. Dünyanın göstermiş olduğu başarı ve başarısızlıkları tecrübe edindik derken dünyada normalde kokarca geldikten 20 yıl sonra samuray arısı takip ediyor. Samuray arısının en büyük özelliği kokarca yumurtasının içerisine kendi parazitlerini bırakarak orada kokarcanın değil de kendi yumurtasının çıkmasını sağlıyor. Bu kokarcanın neslini tüketiyor. Bizim laboratuvarlarımızda samuray arısı üreterek yıllarca beklemeye gerek kalmadan 3-5 yıl içerisinde samuray arılarını doğaya bıraktık. Doğaya 3 yıldır yoğun bir şekilde samuray arısı bıraktık. Samuray arısının görevini yaptığı, doğaya adapte olduğu, kokarca yumurtalarını parazitlendiğini net olarak gözlemliyoruz" dedi.







