Bir şehrin kaderini tek başına değiştirdi! Şortunun üzerinde istiklal madalyası taşıyan Manisa Tarzanı’nın Oscar'a uzanan unutulmaz hikâyesi kentte yaşatılmaya devam ediyor
Kurtuluş Savaşı’nın küllerinden modern bir doğa cenneti çıkaran, Türkiye’nin ilk tescilli çevre aktivisti "Manisa Tarzanı" Ahmet Bedevi, vefatının üzerinden geçen onlarca yıla rağmen yeşile hayat veren eşsiz hikâyesiyle Manisa’nın kalbinde yaşamaya devam ediyor. Adı caddelerden spor kulüplerine, anıtlardan sinema perdelerine uzanan Bedevi, modern dünyaya meydan okuyan yaşam tarzıyla çevre bilincinin sembolü olmayı sürdürüyor. Gazi unvanından doğa savaşçılığına uzanan bu sıra dışı öykü, bir kentin kaderini değiştiren en önemli doğa hareketi olarak tarihe geçti.

Kurtuluş Savaşı’nın katran karası küllerinden modern bir doğa cenneti çıkaran, Türkiye’nin ilk tescilli çevre aktivisti "Manisa Tarzanı" Ahmet Bedevi (Ahmeddin Carlak), vefatının üzerinden geçen onlarca yıla rağmen yeşile hayat veren eşsiz hikayesiyle Manisa’nın kalbinde yaşamaya devam ediyor.

Bugün adı caddelerden spor kulüplerine, anıtlardan sinema perdelerine uzanan Bedevi, modern dünyaya meydan okuyan yaşam tarzıyla çevre bilincinin sembolü olmayı sürdürüyor.

CEPHEDEN DOĞAYA UZANAN BİR YAŞAM ÖYKÜSÜ
Aslen Kerkük kökenli bir Türkmen olan ve milli mücadele yıllarında Gaziantep, Kilis ve Batı cephelerinde ön saflarda çarpışan Ahmet Bedevi, gösterdiği kahramanlıklar neticesinde TBMM tarafından Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiş bir gaziydi. Savaş esnasında düşman kuvvetlerinin geri çekilirken ateşe verdiği Manisa’nın çorak, yanmış halini görmek onun hayatının dönüm noktası oldu.

Terhis olduktan sonra "Bu vatan için asıl savaş şimdi başlıyor" diyerek şehre yerleşen Bedevi, 1933 yılında Manisa Belediyesi'nde bahçıvan yardımcısı olarak göreve başladı ve kenti tek tek fidan dikerek yeniden yeşertmek için amansız bir mücadeleye girişti.

BEYAZ PERDEDEN OSCAR ADAY ADAYLIĞINA
Manisa Tarzanı’nın bu sıra dışı ve ilham verici hayatı, sanata da yön verdi. Yönetmenliğini Orhan Oğuz’un üstlendiği, başrolünde usta oyuncu Talat Bulut’un devleştiği 1994 yapımı "Manisa Tarzanı" filmi, Türkiye’nin ilk çevreci temalı sinema eseri olarak tarihe geçti. Türk müziğinin efsane ismi Attila Özdemiroğlu’nun müzikleriyle taçlanan yapım, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde "En İyi Özgün Senaryo" ödülünü alırken, başarısını uluslararası arenaya taşıyarak Akademi Ödülleri'nde (Oscar) En İyi Uluslararası Film dalında Türkiye'nin resmi aday adayı oldu.

PARAYI VE MODERN DÜNYAYI REDDETTİ
Spil Dağı eteklerindeki Topkale mevkisinde, yataksız ve yorgansız derme çatma bir kulübede yaşayan Bedevi, modern hayatın dayatmalarını tamamen reddetti. Yaz-kış sadece bir şort ve lastik pabuçla gezmesi nedeniyle, halk arasında o dönemin popüler filminden esinlenilerek "Manisa Tarzanı" lakabını aldı. Kazandığı maaşın neredeyse tamamını yoksullara yiyecek ve giyecek almak için harcayan bu cömert insan, her gün saat tam 12.00’de Spil Dağı’ndaki eski bir topu ateşleyerek halka saati bildirmesi sebebiyle "Topçu Hacı" olarak da anıldı. En büyük gururu olan İstiklal Madalyasını ise resmi törenlerde giysisi olmadığı için şortunun üzerine iliştirerek göğsünde taşırdı.

KENTİN ÖLÜMSÜZ SEMBOLÜ
31 Mayıs 1963’te hayata gözlerini yuman Ahmet Bedevi, arkasında milyonlarca ağaçtan oluşan yeşil bir miras bıraktı. Bugün Manisa halkı için bir yaşam felsefesi olan Tarzan’ın izleri kentin her köşesinde asılı duruyor.

Şehzadeler ilçesindeki tarihi Topkale Tepesi'nde anısını yaşatan temsili ahşap kulübesi, Fatih Parkı’ndaki simge heykeli ve Yunusemre ilçesindeki Manisa Tarzanı Bulvarı’nda yükselen dev anıtı, onun mirasını fiziki olarak yaşatıyor. Spor kulüplerinin taraftar gruplarından çevre platformlarına kadar kentin en büyük markalarına adını veren Manisa Tarzanı, her yıl 31 Mayıs Çevre Haftası’nda minnetle anılarak gelecek nesillere yeşil bir dünya rehberi olmaya devam ediyor.


