Atatürk'ün damak kalıbından Enver Paşa'nın dişine kadar her şey var: Tarihi konaktaki eşsiz eserler görenleri hayran bırakıyor!
Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan Adana’daki Prof. Dr. İlter Uzel Tıp ve Diş Hekimliği Müzesi, birbirinden nadide ve dikkat çekici eserleriyle ziyaretçilerini adeta tıp tarihinde büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Seyhan Belediyesi tarafından restore edilen tarihi bir konakta kapılarını açan müze, ayda ortalama 3 bin yerli ve yabancı misafiri ağırlıyor.

Seyhan ilçesindeki Ulucamii Mahallesi Ali Münif Yeğenağa Caddesi'nde Seyhan Belediyesi tarafından restore edilen tarihi bir konakta ziyaretçilerini ağırlayan Prof. Dr. İlter Uzel Tıp ve Diş Hekimliği Müzesi'nde; tıbbi aletlerden, tarihi belgeler ve eğitim materyallerine kadar geniş bir koleksiyon bulunuyor.

Büyük oranda Çukurova Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Kurucu Dekanı Prof. Dr. İlter Uzel'in 1972 yılından bu yana biriktirdiği eserlerin sergilendiği müze, yerli ve yabancı ziyaretçilerin yanı sıra öğrencilere de zengin bir kaynak sağlıyor. Müzede ayrıca Prof. Dr. İlter Uzel'in bir dişçi koltuğunda Türkmen kızını tedavi ettiği gösterilen bal mumu heykeli de dikkat çekiyor.

ZİYARETÇİLERİ HEYECANLANDIRAN MÜZE
Seyhan Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Utku Arınç, "Müzemizde yer alan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün orijinal üst çene damak kalıbının örneği, Enver Paşa'ya ait altın kaplama azı dişi, Gelibolu Savaşı'na katılan bir Anzak askerinin alt çenesi, milattan sonra 4'üncü yüzyılda Hristiyan azizleri ikiz doktor kardeşler Kosmas ve Damianos tarafından dünyanın ilk organ naklinin yapılma anının bal mumu heykellerle canlandırılması, 1840'larda Ermeni bir diş hekimine ait olan dişçi koltuğu ziyaretçileri oldukça heyecanlandırıyor" diye konuştu.

AYDA 3 BİN ZİYARETÇİ
Müzenin diş hekimliği fakültesi öğrencileri için de önemli bir atölye olduğuna dikkat çeken Utku Arınç, "Müzemiz, Adana'nın en emsal, en güzel lokasyonundan birine sahiptir. Çevresinde tarihi Ulu Camii, Büyük Saat Kulesi, Ramazanoğlu Medresesi, Kazancılar Çarşısı ve Ziya Paşa'nın kabrinin bulunduğu, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olan tarihi bir bölgededir. Dolayısıyla ayda yaklaşık 3 bin kişi müzemizi ziyaret etmektedir. Burası aynı zamanda diş hekimliği fakültesi öğrencileri için müthiş bir okul aslında. Şu anki modern tıbbın öncesinde nasıl bir süreci olduğu, nasıl aletlerle müdahalelerde bulunulduğunun canlı örneğini burada keşfedebiliyor, öğrenebiliyorlar" dedi.

'ÇUKUROVA, TIP TARİHİNE ÖNCÜLÜK EDEN BİR BÖLGE'
Müzede yer alan eserlere de bakıldığında Çukurova’nın tıp tarihinde öncü bir bölge olduğunun görüldüğünü vurgulayan Arınç, "En önemlisi, Anavarza gibi bir antik kentimiz var. Anadolu'nun en büyük kentlerinden bir tanesidir.

Aynı zamanda antik dönemin en önemli hekimlerinden olan Dioskorides'in de memleketidir. Dioskorides, tıp tarihi ile ilgili kitap yazan en erken kaynaklardan bir tanesidir. Endemik bitkilerin çok olması ve bunların eczacılıkta kullanılması, burayı önemli bir merkez haline getiriyor. Bu nedenle Çukurova, tıp tarihi ile oldukça ilişkili ve çok da önde olan bir bölgedir" diye konuştu.











