Ahmet Çakar ve Erman Toroğlu'ndan yaylım ateşi 'Baban sayesinde...'
Ünlü futbol yorumcularından Ahmet Çakar, Erman Toroğlu, Ömer Üründül ve Ali Gültiken dün akşam 2-2 sona eren Fenerbahçe - Beşiktaş maçını değerlendirdi. İşte duayen yazarların görüşleri...

Süper Lig'de derbi heyecanı geride kaldı. Tempolu ve gergin maçta Fenerbahçe ile Beşiktaş 2-2 berabere kaldı ve zirve yarışından uzaklaşmaya devam ettiler. Maçta yaşanan penaltı pozisyonu kararı tartışmalara sebep oldu.

SABAH Spor yazarları Ahmet Çakar, Erman Toroğlu, Ömer Üründül ve Ali Gültiken derbi sonrası çok çarpıcı ifadeler kaleme aldı. Erman Toroğlu, VAR hakemi Hakan Ceylan hakkında olay sözler kaleme aldı. İşte o çarpıcı ifadeler...

AHMET ÇAKAR
Kaybedenin puan ve itibar kaybedeceği bir karşılaşmaydı. Kaybetmediler ama tabii Fenerbahçe de ev sahibi avantajını kaçırdığı için üzgün. Aslında maçın geneline baktığımızda oyunu daha çok kontrol eden takım Beşiktaş oldu.

Maça iyi başlamışlardı ama Fenerbahçe, hafif paniklediği dakikalarda bir penaltı ile öne geçti. Bu dakikadan sonra yine Beşiktaş oyunu kontrol etti ve sahanın en iyilerinden biri olan Josef de Souza ile beraberliği yakaladı.
Fakat Beşiktaş sezon başından beri bireysel hatalardan tuhaf goller yiyor. Dün de öyle oldu. Vida'nın kaleciye pası kısa düştü, Rossi çabukluğuyla yetişti, yana çıkardı ve Berisha da top yüksek ve zor olmasına rağmen iyi bir vuruşla Fenerbahçe'yi öne geçirdi.

İkinci yarıya Beşiktaş mükemmel başladı. İkinci yarının ilk 20 dakikası oyunu müthiş domine ettiler, maçın yıldızı Josef de Souza'nın mükemmel kafasıyla da beraberliği buldular. Aslında son bölümde de ibre Beşiktaş'tan yanaydı ama siyah-beyazlılar beraberlik golünden sonra adeta durdu.

Sonuçta baktığımızda bütün takımlar, Konya hariç, herkes Trabzonspor'a çalışıyor. 3 büyükler her hafta puan olarak Trabzonspor'un daha da gerisine düşüyorlar. Fırat Aydınus, bir pozisyon dışında mükemmel. O pozisyon da verdiği penaltı. Çok gri bir pozisyon. Ben olsam vermem.

Zira bir kafa topunda top hızını kesmiş şekilde Larin'in eline düşüyor. Larin'in eli biraz açık ama bence doğal konumunda. Dediğim gibi yoruma çok açık ama ben vermezdim. Ayrıca Szalai'nın ilk yarıda verilmeyen bir kartı var.

ÖMER ÜRÜNDÜL
Bu sezon hem ligde hem de Avrupa'da kötü performans gösteren iki takımın derbisinde mücadele vardı ama kalite yoktu. Maça Beşiktaş iyi başladı ama gol F.Bahçe'den geldi. Yeri geldikçe vurgularım; forvet oyuncusu defansa yardım için '18 içine' geldiğinde tehlike var demektir. Nitekim Larin, gereksiz penaltıya neden oldu.

Beşiktaş, Josef'in güzel golü ile beraberliği bulup moral kazandı. Dengeleri lehine çeviriyordu ki Vida'nın büyük hatası ile tekrar skor dezavantajına düştü. 2. devre ile birlikte oyunu domine eden Beşiktaş'tı. Bu da beklediğim bir şeydi. Çünkü kadrosu daha çok birbirini tanıyanlardan kurulu. F.Bahçe ise tam tersi.

Sonuçta Beşiktaş bu baskının semeresini beraberlik golü olarak buldu. Sonrasında öyle bir saha içi görüntüsü meydana geldi ki her iki takım da kazanabilirdi. Sonuçta maç beraberlikle noktalandı. İki takım da Trabzonspor'a devre bitmeden "Şampiyonluk artık senin elindedir" mesajını verdiler.

Pereira çok kötü bir teknik direktör. Oyuncu değiştirmekten korkan insandan teknik direktör olmaz. Değişik kadrolar ve oyuncuların görev yeri ile sürekli oynamak en büyük yanlışı. Dün de şapkadan tavşan çıkardı. Szalai, orta sahanın solunda oynadı.

Beşiktaş, sağ kulvardan dalga dalga gelirken Mesut doğal olarak geriye yardım etmiyor. Ama 'Mesut'u sakın çıkarma' talimatı verilmiş, o da kabul etmiş. İradesiyle karar verse mutlaka çıkaracak.

Beşiktaş, sonuca üzülmez. Zaten şampiyonluk şansı yok. En azından 50 bin ateşli taraftar önünde kaybetmedi. Medyada çok yanlış teşhisler yapılıyor. Ben Batshuayi için kendine bakmıyor, fizik olarak düşüş içinde diye defalarca vurguladım.

Geçen hafta hiçbir şey oynamazken son 5 dakikada 2 gol-1 asist katkısı verince methiyeler düzüldü. Dün takımın en kötüsüydü. Sahanın yıldızları iki gerçek profesyonel Josef ve Crespo'ydu.

ERMAN TOROĞLU
Bazı şeyleri anlamak mümkün değil. Josef de Souza, Fenerbahçe'de çok başarılı futbol oynadı. Tabiri caizse canını dişine taktı, ter döktü. Ama sahaya çıkıyor, Fenerbahçe seyircisi onu ıslıklıyor.

Souza maç mı sattı, tribünlere ters bir hareket mi yaptı? Hiçbir şey yapmadı. Fenerbahçe seyircisi adamı alkışlayacağına, ıslıklayınca 1 oynayacaksa 4 oynamaya başladı. İki de şahane gol attı. İşte size cevap dedi. Allah da ona yardım etti.

Mesut Özil top ayağına gelince iyi, onun haricinde bitik. Bir takım 1 tane Mesut'u kaldırabilir ama 2-3 taneyi kaldıramaz. Fener teknik direktörü Pereira işini doğru yapamıyor. O artık kesin.

Peki yönetim? Ali Koç geleli kaç yıl oldu, kaç teknik direktör değiştirdi? Haliyle de bütün stat dün "Ali Koç istifa" diye bağırdı. Bu saatten sonra Ali Koç, Fener'de dikiş tutturabilir mi? Hayır. Ali Koç başkan olduğunda Fenerbahçe'nin çehresi değişir, vizyonu değişir dedim, yanılmışım: Ama yalnız beni değil herkesi yanılttı.

Fenerbahçe maçı kazansa hani acaba Trabzon'u yakalar mı diye düşünülecekti ama bence dün gece ikisi de bitti. Dün maç iki tarafa da gitti geldi. Fenerbahçe yorulana kadar daha doğru oynadı. Pereira da oyuncu değişikliklerinde geç kaldı. Beşiktaş teknik heyeti daha doğru zamanda değişiklikler yaptı.

Dünkü futbola göre biri kazansa diğerine yazık olurdu. Herkes Trabzonspor'a çalışıyor. Ama Trabzonspor da doğru işler yapıyor. Fırat'ın Fenerbahçe lehine verdiği penaltı yorum meselesi.

Yalnız benim şuna ihtiyacım var. VAR'da bu işe karar verecek adam Hakan Ceylan. Hiçbir gün hakem olamamış bir isim. Babası sayesinde oralarda geziyor. Böyle bir maçta bu isme VAR'da görev vermek hatadır. Dün gecenin yıldızı sahada pırıl pırıl parlayan Josef de Souza idi.

ALİ GÜLTİKEN
Oynayanların ve izleyenlerin keyif aldığı, mücadeleci bir maç olsa da sonuç kimseyi mutlu etmedi. Bu sonuç iki takımı da yarıştan iyice uzaklaştırdı. Öncesi ile sonrasıyla da bir fark yaratamadı.

Beşiktaş açısından yine de cepte artı bir şeyler var. Bir derbi maçını deplasmanda kaybetmemek, iyi bir oyun ortaya koymak, deplasmanda iki gol atmak, birçok oyuncusunun mücadele anlamında sahada var olması gibi birçok şeyi söyleyebiliriz.

Bu maçtan Fenerbahçe'ye oranla Beşiktaş başı daha dik olarak ayrıldı. Karşılıklı goller vardı ama Beşiktaş aleyhine verilen penaltı beni ikna etmedi. Oyunun doğallığı içinde ele çarpan topu penaltı olarak değerlendirmesi çok yerine oturmadı. Ama Beşiktaş'ın yediği golden sonra Josef de Souza'nın liderliğinde direnç göstermesi Batsuhayi'nin, Rıdvan'ın, Pjanic'in ona katılması Beşiktaş'ı sahada daha dik tuttu.

Oyunun güzel tarafı, iki tarafın da açık ve kazanmayı düşünerek oynamasıydı. Tabii bu birçok boşluğu da ortaya çıkardı. Orta alanlar biraz daha çabuk geçildi. Ama ceza sahası önünde iki takım da istediği skor farkını yaratamadı. Beşiktaş biraz daha sakinleyerek ayrılsa da Fenerbahçe başkanı, yönetimi ve teknik direktörü istifa sloganlarıyla maçı bitirirken yeni travmalara doğru da yelken açtı.


