TÜSİAD senin arzun değil milletin arzusu olacak

Başbakan Erdoğan, 4+4+4 sistemine karşı çıkan TÜSİAD’a sert konuştu: 8 yıllık kesintisiz eğitimin mimarlarından, akıl hocalarından biri olan TÜSİAD’ın bugün bir kez daha eğitimde statükoculuğu savunması ibret verici bir durum. Acilen değişmesini, kör ideolojiden ve kalıplardan kurtulmasını tavsiye ediyorum
Ankara- AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında sağlık durumuyla ilgili bilgi verdi.
26 Kasım’da geçirdiği operasyonun, ikinci ve son aşamasının 10 Şubat’ta tamamlandığını, geçen hafta itibariyle mesaiye başladığını anlatan Erdoğan, ”Allah’ın izniyle artan ivmeyle çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi. Hayır dualarını esirgemeyen millete teşekkür eden Erdoğan,”Önceki akşam geç bir saat olmasına ve soğuğa rağmen Esenboğa Havalimanı’nda binlerce kardeşimizin coşku, heyecan, duygu dolu karşılamalarına şahit olduk. Hava alanından şehir merkezine kadar kilometrelerce mesafede kuyruk oluşturan, yol boyunca dualarını ileten taksici esnafımıza, minübüsçü, otobüsçü kardeşlerimize, gençlerimize, çocuklarımıza tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Hepsine kalpten muhabbetlerimi iletiyorum” ifadesini kullandı. Başbakan, konuşmasında 4+4+4 sistemine karşı çıkan ana muhalefete ve TÜSİAD’a yükledi. Erdoğan özetle şöyle konuştu:
ENGELLERİ KALDIRDIK: 28 Şubat’ın Türkiye üzerinde bıraktığı en büyük hasar eğitimde oldu. İmam hatip liselerinin önünü kapatmak, dindar nesiller yetişmesini önlemek isteyen 28 Şubat aktörleri kesintisiz 8 yıl uygulamasıyla Türkiye’ye büyük zararlar verdi. 28 Şubat sürecinde hedef sadece imam hatipler, imam hatipliler değildi. Aslında Anadolu çocuklarını, yoksul ailelerin zeki çocuklarını hedef almıştır. Merhum Adnan Menderes, merhum Turgut Özal ile Anadolu’nun zeki çocukları, iyi üniversitelerde, iyi bölümlerde okuma fırsatına kavuşurken, işte bu ittihatçı zihniyet, CHP’li zihniyet, 28 Şubatçı elitist zihniyet bu çocukların önünü kapatmış, istikbalini karartmıştır. 28 Şubat, Anadolu’nun bu şahlanışına karşı da yapılmış bir uygulamadır. Eğitimin önünde hiçbir mazeret bırakmadık.

MODERN SİSTEM: AK Parti Grubu, zorunlu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkarılması için yasa teklifini TBMM Başkanlığına sundu. Özellikle de gelişmiş ülkelerde zorunlu eğitim 9-13 yıl arasında uygulanıyor, birçok gelişmiş ülke öğrencilerin yaş grubu ve fiziksel özeliklerine göre kademeli bir eğitim sistemi uyguluyor. İlk ve ortaöğretimin kademeli ve 12 yıla çıkarılmasını en başından beri savunduk. Bu 3 kademeli bir eğitim. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu sağlıklı ve en modern sistem. Meslek liselerinin önü yeniden açılacak. 4+ 4+ 4 sistemine karşı başta CHP ve TÜSİAD’ın verdiği tepki, tamamen bayat, tamamen çağdışı ve Türkiye gerçeklerinden uzak tepkilerdir.
İBRET VERİCİ DURUM: CHP’nin taraf olduğunu biliyoruz. Demek ki TÜSİAD da taraf olabiliyormuş. Bu TÜSİAD daha önce, yine imam hatipler ile ilgili; yanılmıyorsam 1982 veya 1992. O zaman ismini vermeyeceğim bir zata imam hatip raporu hazırlattı. O raporla imam hatiplerin orta kısımları kapatıldı. Bunların cemazi evvelini biliyoruz. Bunların kinin neye olduğunu biliriz. 8 yıllık kesintisiz eğitimin mimarlarından, akıl hocalarından biri olan TÜSİAD’ın bugün bir kez daha eğitimde statükoculuğu savunması ibret verici bir durumdur. Kusura bakma TÜSİAD, senin arzun olmayacak, milletin arzusu olacak. Siz işinize bakın, biz de işimize bakalım. Sıkılmadan şunu söylüyorlar; neymiş kızların okumasının önü kesilecekmiş, el insaf... 9 yıl içinde eğitim öğretim nereden nereye geldi.
ENDİŞE YERSİZ: TÜSİAD önce 8 yıllık kesintisiz eğitimle, eğitim sistemine ve ekonomiye vurduğu darbenin özeleştirisini yapsın. Türkiye çok değişti. Ben TÜSİAD’a acilen değişmesini, kör ideolojiden ve kalıplarından kurtulmasını tavsiye ediyorum. Yeni sistemle kız çocukların okul dışında kalacakların iddia etmenin de hiçbir geçerli gerekçesi yoktur. Niye kalsın? 4 okuyacak, 4 daha okuyacak ve burada herhangi bir ayırım söz konusu değil ama ikinci 4’te tercih yetkisi var. Meslek lisesiyse hangi meslek lisesine, düz liseyse hangi düz liseye gidecek? Üçüncü 4’e başlarken isterse açık liseyi tercih edebilir. Bir ve ikide devam, üçüncü 4’te bunun adımı atılacak. Bunu yaparken bir rahatlama getiriyor. Yeni, ABD’de evden eğitim sistemi kurulmuş, bunu bir araya geldiğimizde bize anlatıyorlar, konuşuyoruz. Türkiye buna niçin bu kadar Fransız kalsın. Türkiye’de de bu yapılabilir ama dert başka, ideolojik... 12 yıl kademeli eğitimin ilk iki 4 yıllık döneminde devam mecburiyeti getiriyoruz. Bu yüzden kız çocukların okuldan koparılacağı endişesi tamamen yalandır, yersizdir. Okul öncesi eğitimde, 2002 yılında okullaşma oranı neydi biliyor musun ey TÜSİAD? Yüzde 11. Bugün yüzde 43... Bu mu geriye gidiş? İlkokulda okullaşma oranı neydi biliyor musun ey TÜSİAD? 2002’de yüzde 91, bugün yüzde 98. Ortaöğretimde okullaşma oranı 2002 yüzde 51, bugün yüzde 69. Türkiye’de kız çocuklarının okullaşma hızı, erkek çocuklardan çok daha fazla. Bizim dönemimizde bırakınız kızç çocuklarını, unutulmuş, ihmal edilmiş çocuklar bile okulla buluştu...
Millet dizi seyretmeyi bıraktı, seni seyrediyor
GÜNAYDIN: CHP, yeni kurultaylarında kadın ve gençlik kollarını MYK’ya almış olmakla övünüyorlar. Türkiye’nin ilk partisi diyorlar. Kendilerine orada da “günaydın” diyorum. AK Parti’yi izlemelerini temenni ediyorum. Kendi partisi içinde demokrasi tesis edemeyen, kendi partisi içinde muhalif seslere baskı uygulayan bir genel başkandan, biz açıkçası demokratik bir duruş beklemiyoruz. CHP Genel Başkanı kurultay konuşmasında CHP’nin tek parti geçmişine sahip çıktığını, geçmişleriyle gurur duyduklarını söyledi. Sayın Kılıçdaroğlu, Dersim katliamından dolayı da geçmişinizden gurur duyuyor musunuz? İstiklal mahkemelerinden dolayı da gurur duyuyor musunuz? Kılıçdaroğlu, CHP’den bir enkaz devralan, 10 yılda ülke hazinesini dolduran, Türkiye’nin her alanda çehresini değiştiren Demokrat Parti’ye yaptığınız 27 Mayıs darbesinden dolayı da gurur duyuyor musunuz? Siz İstiklal Mahkemesi yargıcı Kel Ali ile Dersim katliamının mimarlarından Kılıç Ali, Necip Ali ile gurur duymaya, onların adını CHP’li belediyelerde parklara vermeye devam edin. Hiç merak etmeyin, biz bu ülkenin şehitleri, gazileri, alimleri, büyük siyaset adamlarıyla gurur duyacak, onların isimlerini yaşatmaya devam edeceğiz. Enteresan bir şey daha söylüyor; ’Başbakan 46 dakika konuştu, 45 dakikasını CHP’ye ayırdı. Başbakan CHP’den çekiniyor’ diyor. Aynaya bak aynaya. Millet dizi seyretmeyi bıraktı, sabah akşam keyifle seni seyrediyor. Kılıçdaroğlu’ndan ziyadesiyle memnunuz, CHP’nin bu halinden fazlasıyla memnunuz.
Günde 10 vakit çark eden, ayak üstü 10 yalan söyleyen, iftira atan, yalan söyleyen, hakareti politika zanneden CHP, millet nezdinde tüm itibarını tüketen genel başkandan biz ziyadesiyle memnunuz. Kurultayda konuştuğu kürsünün önünde kendi milletvekili tartaklanıyor, neredeyse orada işini bitirecekler. Sayın Kılıçdaroğlu, oradaki rezalete engel olacağına şirazeden çıkmışcasına bize hakaret ediyor. Fakat bir taraftan da enteresan, oradaki emniyet mensuplarına diyor ki ’Beni CHP’lilerden korumayın.’ Aynaya baktığınızda mahçup olan biz değil, siz olacaksınız.
O pankartı hatırlattı
- 26 Şubat 1992’de Hocalı’da 613 masum insan Ermeni saldırganlar tarafından hunharca katledildi. İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde, pazar günü menfur cinayet lanetlendi. İstanbul’daki mitingde marjinal ve münferit birkaç pankartın olması, sloganların atılması Hocalı katliamına dair dayanışmamızı gölgelemeye yetmez. Hocalı katliamını unutmayacağız. orada katledilen kardeşlerimizin yasını tutmaya devam edeceğiz. Taksim’deki anma törenini, marjinal, münferit pankartlardan yola çıkarak bir kışkırtmaya dönüştürmek isteyenlere karşı da uyanık olmaya devam edeceğiz.










