Gazete Vatan Logo

Büyük sınav öncesi uzmanlar uyarıyor dikkat!

Ebeveynler dikkat! Eğer çocuğunuzda el terlemesi, bildiği bir bilgiyi unutmak, karınlarına kramp girmesi gibi belirtiler görülüyorsa “kaygı fazlalığı” olabilir.

Özellikle, TEOG sınavına sayılı günler kala çocuğunuzun sınav stres yaşamaması, sınavlarda başarı sağlaması için dikkat edilmesi gerekenleri, Doğa Koleji Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölüm Başkanı Merve Kuruhasanoğlu açıkladı.


Stres kaynaklı yaşanan sorunlar saymakla bitmez. Aslında kaygı insanlarda olması gereken bir duygudur. Ancak kaygı fazlalığı, fiziksel ve ruhsal açıdan bizleri yorar. Bu durum belirli dönemlerde çok daha fazla yaşanır. Özellikle sınav öncesi belirli yaşlarda çocuklarda görülen kaygı ve stres onların kariyerlerine bile olumsuz etki edebilir.


Yaklaşan TEOG sınavı öncesindekonu ile ilgili bilgilendirme yapan Doğa Koleji Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölüm Başkanı Merve Kuruhasanoğlu, çocuklarda yaşanabilecek belirtilere dikkat çekiyor. Fazla kaygı ve stresin çok başarılı olan öğrencilerin bile başarısızlıklarına sebep olabileceğini vurgulayan Kuruhasanoğlu;“Aslında kaygı olması gereken bir şey. Ama kaygının fazlası, örneğin el terlemesi, bildiği bir bilgiyi unutma, karınlarına kramp girmesi, teknikleri bildiği halde kaygı sebebiyle süreyi yetiştirememesi, tamamen heyecanlanması sebebiyle kaydırma yapması… Bir sınavda çok başarılı olduğunu bildiğimiz bir öğrencimiz de başarısız olabiliyor. Nedenini araştırdığımızda ise tamamen sınav kaygısından kaynaklı olarak ya kaydırma yaptığı ya da süreyi yetiştiremediği için soruları cevaplayamadığını görüyoruz” dedi.

Haberin Devamı

Çocuklarda “Aileme ne derim” korkusu baş gösteriyor
Sınav stresi yaşayan çocuklara danışmanlar eşliğinde özel bir iletişim uygulanması gerekiyor. Aşırı sınav kaygısı yaşayan çocuklar için grup çalışmasının yeterli olmadığını belirten Doğa Koleji Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölüm Başkanı Merve Kuruhasanoğlu;bu öğrencilerle bire bir görüşme ile bu durumun aşılması gerektiğini söylüyor ama en önemlisinin deöğrencilerinkendi kendilerine yaptıkları telkin olduğunu vurguluyor. Sınav anında “Bu sınav benim korkmamı gerektirecek bir durum değil.Bu sınav dünyanın sonu değil.” demeyi öğrettiklerini de belirtiyor. Kuruhasanoğlu; “Çünkü aldığımız yanıtlarda aileden hiçbir baskı görmemesine rağmen “Aileme ne derim” diyen öğrencilerle karşılaşıyoruz. Bu kaygıları çok fazla hissediyorlar. Öğrencilerimizi sınava hazırlamaya beşinci sınıftan itibaren başlıyoruz. Biz kendi sınavlarını da yapan bir okul olduğumuzdan,böylelikle kaygı sorunu yaşayan öğrencilerimizi de daha beşinci sınıftayken keşfedebiliyoruz. Sadece sekizinci sınıfta sınav var diye kaygı çalışması yapmamız, kaybettiğimiz süreyi telafi etmemizde yeterli olmayacaktır. Birinci dönemdeki birinci sınavdan itibaren öğrenci bize kaygı durumuyla ilgili ipuçları vermeye başlıyor. Envanteri uygulayıp, verilere göre de kaygısı olduğunu saptadıktan sonra birinci dönemden itibaren çalışmaya başlıyoruz. Çoğu zaman zaten ikinci döneme doğru öğrenci bu durumu aşmış oluyor” dedi.

Haberin Devamı


Kaygı Artışına Nefes Terapisi
Kaygının kaygıyı doğurduğunu ifade eden, Doğa Koleji Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölüm Başkanı Merve Kuruhasanoğlu;ilk önce nefes egzersizleriyle olaya müdahale edilmesi gerektiğini vurguluyor. Nefes alışverişleri hızlandığı andan sonra çocukların kalp atışları da hızlanıyor, elleri terliyor ve saate bakmaya başlıyorlar. İşte o anda öğrenci de kaygı sorunu ortaya çıkıyor.Böyle bir durumda neler yapabileceklerini öğrencilerle sürekli paylaştıklarını belirten Kuruhasanoğlu, çalışmalarının içerisinde drama etkinliklerinin de olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Öğrencinin fazla kaygılanmasının altında ne var? Gördüğü bir olay mı? Aile bir baskı unsuru mu? Ya da bunu tamamen kendisi mi kurguluyor? Sınavı karşılarında çok büyük bir canavar gibi görmemelerini sağlamaya çalışıyoruz.Kaygı konusunda iyi durumda olup, duydukları kaygıya yenilenler daha büyük sorun yaşıyorlar. Kaygıyı biz ne kadar beslersek o, o kadar büyür Biz onu ne kadar küçük görürsek, “ben zaten çalıştım. Danışman öğretmenlerimle ,rehber öğretmenimle konuştum. Ailem benim yanımda” şeklinde telkin yaparlarsa çok daha kolay başa çıkabilirler. Bunların dışında test çözme gibi teknikleri de tabii ki öğrencilerin öğrenmesi gerekiyor.”

Haberin Devamı


Veliler Dikkat!!!
Sınava az bir zaman kala velilere de çok büyük görevler düşüyor. Velilerin yaptığı en sık hatalardan biri çocuklarına sürekli ders çalışmadığını söylemek oluyor. Velilerin çocuklarıyla beraber programın takibini yapması öneriliyor. Öğrencinin çok iyi bildiği konuyla ilgili çok fazla soru çözmesi yeterlideğil. Eksiği neredeyse o konunun üzerine gidilmeli ve ailesinin de bunu takip etmesi gerekiyor. Çocuğu programlı bir şekilde takip etmek ve evde bunu sürekli bir baskı unsuru olarak sunmamak gerektiğini belirten Kuruhasanoğlu; “Bazı çocuklarda kaygı baş gösterirken, bazılarında ise umursamazlık olarak geri dönüyor. Ergenlik döneminde vücutsal ve hormonal olarak dönüşümler yaşıyorlar. Bir yandan da üzerlerinde ergenlik baskısı oluyor. Ailenin de bu durumda yardımcı olması gerekiyor. Okul aile işbirliği içinde takip edildiğinde çok daha fazla verim elde edebiliyoruz.Bütün bunların yanı sıra, ailenin çocuklarının besinlerine de dikkat etmesi gerekiyor. Örneğin, sınava az bir zaman kala çok aşırı şekerli besinler tüketilmemeli, onun yerine kuruyemişe ağırlık verilebilir. Bu zamanda çok aşina olmadıkları yemekleri de tercih etmemelerini öneriyoruz. Öğrencilerin çok riskli sporlar da yapmamaları gerekiyor” dedi.

Haberin Devamı