Gazete Vatan Logo
Çalışma HayatıTeknoloji ve Dayanıklı Tüketim Ürünleri Pazarı raporu yayınlandı

Teknoloji ve Dayanıklı Tüketim Ürünleri Pazarı raporu yayınlandı

Teknoloji ve Dayanıklı Tüketim Ürünleri Pazarı raporu yayınlandı

Yayınlanan bir raporda yer alan verilere göre, Türkiye’de tüketicilerin teknoloji ve dayanıklı tüketim ürünlerini satın alma biçimleri değişiyor. Rapora göre tüketicilerin yaklaşımı “Bunu karşılayabilir miyim?” sorusundan “Bu satın alımın altı ay sonra da doğru bir tercih olduğunu düşünecek miyim?” sorusuna doğru evriliyor.

Haberin Devamı

NielsenIQ’nun en yeni “Teknoloji ve Dayanıklı Tüketim Ürünleri Pazarı” raporu (Tüketici Teknolojileri Trendleri 2027: Her satın alımın sorgulandığı bir dönemde nasıl kazanılır?) tüketicilerin teknoloji ürünlerini satın alma ve yenileme kararlarında “ne zaman” ve “neden” sorularına odaklandığını ortaya koyuyor.

Rapora göre Teknoloji ve Dayanıklı Tüketim Ürünü markalarının değişen pazarda değerlendirebileceği büyüme fırsatları ise şöyle sıralanıyor:

1. Dönüşümün ötesinde: Güven odaklı fiyatlandırma

Yıllar içinde değişen ekonomik koşullar, Türkiye’de tüketicilerin ellerindeki nakdi farklı yatırım araçlarına yönlendirmesine neden oldu. Dünyanın farklı bölgelerindeki tüketiciler gibi Türkiye’deki tüketiciler de en düşük fiyatı aramak yerine, yaptıkları harcamadan memnun kalacakları ve aldıkları ürünün karşılığını vereceğine inandıkları bir fiyatı tercih ediyor. Kampanya dönemlerinde ise tüketiciler, biraz daha fazla harcayarak daha yüksek bir değer elde edeceklerini düşündüklerinde başlangıçta planladıklarından daha üst segment bir ürüne yönelebiliyor.

2. Tüketiciye somut değer sunan inovasyon

Küresel ölçekte her beş tüketiciden biri, mevcut ürünlerini değiştirmeye ikna edecek yeterli bir seçenek sunulmadığını düşündüğü için teknoloji satın alımını erteliyor. Bu durum, ürün özellikleri, tasarımı veya teklifleri tüketicilerin beklentilerini karşılamadığı için markaların potansiyel müşterilerini kaybedebileceğine işaret ediyor.

Haberin Devamı

Türkiye’de tüketicilerin tercihini kazanmak isteyen markaların kalite ve değer konusunda güçlü bir itibar oluşturması; ürün fiyatı, performansı, dayanıklılığı ve kullanıcı memnuniyetini birlikte değerlendirmesi gerekiyor.

3. Düşük riskli sahiplik modelleriyle uzun vadeli değer yaratmak

Tüketiciler satın alma sırasında ödedikleri fiyatın ötesine geçerek satın aldıkları ürünlerin toplam değerini, riskini ve beraberinde getirdiği sorumlulukları değerlendiriyor. Ürünlerin ne kadar süre dayanacağını, kullanım maliyetlerinin ne olacağını, onarılıp onarılamayacağını veya yeniden satılıp satılamayacağını ve kullanım ömrünün sonunda ne olacağını bilmek istiyor.

Türkiye’deki tüketiciler açısından sürdürülebilirliğin yalnızca etik bir konu olarak değil, ürün değeri üzerinden de ele alınması gerekiyor. Uzun kullanım ömrü, daha düşük kullanım maliyeti ve daha kolay onarım gibi unsurlar bu yaklaşımın temelini oluşturuyor. Ürünün kullanım ömrünün sonuna ilişkin değerlendirmeler, takas teklifleri gibi uygulamalar da giderek önem kazanıyor.

Haberin Devamı

4. Değeri tüketiciye daha iyi anlatan yeni ve yükselen markalardan ilham almak.

Dünyanın farklı bölgelerindeki tüketiciler, uygun fiyatla kaliteli ürünler sunan yeni ve yükselen markalara yönelmeye daha açık hale geliyor. Başarılı markalar, yeni rakipleriyle rekabet edebilmek için sundukları değeri tüketicilere satın alma aşamasında daha açık ve anlaşılır şekilde anlatıyor. Markaların da tüketicilerin tercihlerini şekillendirdiği bu aşamada daha görünür olması ve fiyat ile güven konusunda net mesajlar vermesi gerekiyor.

5. Yapay zekâ destekli aramalarda ve dijital alışverişte görünür olmak.

Dünya genelinde tüketicilerin yaklaşık üçte ikisi (%65), tüketici teknolojisi ürünleri ve ev aletleriyle ilgili araştırmalarına genellikle çevrim içi ortamda başlıyor. Yapay zekâ destekli aramaları kullanan tüketicilerin sayısının artmasıyla birlikte bu durum, markaların tüketicilerin karşısına çıkma ve değerlendirme sürecine dahil olma biçimlerini yeniden ele almasını gerektiriyor.

Haberin Devamı

Perakendede artık markaların, tüketicilerin bulunduğu ve satın alma kararlarını şekillendirdiği her kanalda kolayca bulunabilmesi, tüketici sinyallerini hızlı biçimde değerlendirmesi, tüketicinin ihtiyaçlarına karşılık vermesi ve güven oluşturması önem taşıyor. Ürün bilgilerini, stok durumunu ve satın alma geçmişini yapay zekâ ve dijital sistemlerin kolayca anlayabileceği şekilde düzenleyen markalar, yalnızca geleneksel arama sonuçlarında görünürlüğünü artırmaya odaklanan markalara kıyasla daha avantajlı bir konuma geliyor.

Raporu değerlendiren NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika & Hindistan E-Ticaret Bölge Başkan Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan, araştırmaya ilişkin olarak, “Teknoloji ve dayanıklı tüketim ürünleri pazarında tüketicilerin satın alma kararlarını şekillendiren kriterler değişiyor. Tüketicilerin beklentilerini ve tercihlerini anlamak, markaların değişen pazar dinamiklerine uyum sağlaması ve sürdürülebilir büyüme fırsatlarını değerlendirmesi açısından önem taşıyor.

Türkiye’de tüketiciler Teknoloji ve Dayanıklı Tüketim Ürünleri satın alımlarını mevcut ekonomik koşulların etkisi altında gerçekleştiriyor. Bu durum, markalar üzerinde her satın alımın neden değerli olduğunu tüketiciye gösterme konusunda daha fazla baskı oluşturuyor. Teknoloji ve Dayanıklı Tüketim Ürünü markaları açısından bu tablo yeni bir büyüme denklemi yaratıyor. Tüketiciler ürünlerini yenileme kararlarını daha dikkatli değerlendirirken, satın alma aşamasında daha fazla unsuru göz önünde bulunduruyor. Dayanıklılık ve kullanım faydasına yönelik beklentiler yükseliyor ve tüketicilerin satın alımı erteleme, daha düşük fiyatlı bir ürüne yönelme veya rakip bir markayı tercih etme riski artıyor” diye konuştu.

Teknolojik yenilik tek başına artık bir cihazı yenilemek için yeterli bir neden sunmuyor, diyen Didem Şekerel Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı; “Türkiye’de markaların, sundukları değeri daha net ortaya koyması gerekiyor. Tüketiciler artık yalnızca ürün özelliklerine değil; mevcut teknoloji ekosistemleriyle uyumuna, yapay zekânın sağladığı somut faydalara ve satış sonrası desteğe de dikkat ediyor. Yapay zekâ, enerji verimliliği, yenilenmiş ürünler ve takas programları önemli fırsatlar sunarken, asıl hedef her satın alımı yalnızca yeni bir ürün tercihinden çıkarıp daha akıllı ve uzun vadeli bir çözüme dönüştürmek olmalı.”

Sizin İçin Seçtiklerimiz